yazarların gözünden kendi hayatları
(bkz: kara delik)
devamını gör...
suat suna
ansızın çektin gittin'i seslendiren karizma.
devamını gör...
siyasi parti kursa oy verirdim dediğiniz ünlüler
haluk levent..
devamını gör...
17 kasım 2020 normal sözlük'ün çökmesi
henüz istanbul'dan hissedilmeyendir.
devamını gör...
pentagram'ın şişirilmiş bir balon olması
başlığa ait ilk tanım "courageux" tarafından 04.04.2021 12:58 tarihinde girilmiştir.
başlık açıp kaçıyorsunuz ama oradaki i simgesine tıklayınca başlığı kimin açtığı gözüküyor.
devamını gör...
katatonik şizofreni
yunancada 'sıkıca germek' anlamına gelir. katatoni görülen birey sadece durur. asla tepki vermez. dış dünyaya karşı ilgisini yitirmiştir. hareket ettiremezsiniz. hatta kaslarını o kadar kasar ki açmaya çalıştığınızda kırılmalara sebep verebilirsiniz.
devamını gör...
bergamotlu çay
tomurcuklu çaydan sonra filiz çaya göre en çok rağbet gören çay aroması. kahvaltıda, 5 çayında veyahut akşam yemeğinden sonra demlik demlik içilir.
ister sıcağını ister soğuğunu tüketiniz.
ister sıcağını ister soğuğunu tüketiniz.
devamını gör...
the platform
birçok konuda eleştiri olduğu gibi göndermeleriyle de zengin 2019 ispanyol yapımı netflix distopya filmi.
filmde isminden anlaşılacağı üzere kurulu bir platform var. bu platforma alınmadan önce herkesin sevdiği yemek soruluyor. ve platforma alındıktan sonra herkesin istediği yemeklerin olduğu bir sofra kurulup yukarıdan aşağıya kademe kademe indiriliyor.

görsel kaynak
yanlış hatırlamıyorsam yemekler her katta 2 dakika süreyle kalıyor. herkes kendi sevdiğinden yeterince yese kimse aç kalmayacak, fakat gelin görün ki bu durum söz konusu bile değil. filmde ''üsttekiler'' ve ''alttakiler'' işlendiği için, üsttekiler alttakilere yemek bırakmıyor. yeteri kadar değil de daha fazlasını yiyorlar, hatta 2 dakika içerisinde hepsini yemeleri mümkün olmadığı için (her hatta 2 kişi var), yemekleri bilerek bozup yenmeyecek duruma sokuyorlar.
insanın bencilliği ve açgözlülüğünün güzel işlendiğini düşünüyorum. film ilk çıktığı zamanlarda sonunu birçok kişi eleştirmişti fakat ben iyi ki o şekilde bitti dedim, bence sonu gayet yerindeydi çünkü
sistemi eleştiren başrol, kızı yukarı göndererek platform anlayışına/sistemine büyük bir darbe indirdi. yukardakilerin yüz ifadesini görmeyi isterdim*.
filmde isminden anlaşılacağı üzere kurulu bir platform var. bu platforma alınmadan önce herkesin sevdiği yemek soruluyor. ve platforma alındıktan sonra herkesin istediği yemeklerin olduğu bir sofra kurulup yukarıdan aşağıya kademe kademe indiriliyor.

görsel kaynak
yanlış hatırlamıyorsam yemekler her katta 2 dakika süreyle kalıyor. herkes kendi sevdiğinden yeterince yese kimse aç kalmayacak, fakat gelin görün ki bu durum söz konusu bile değil. filmde ''üsttekiler'' ve ''alttakiler'' işlendiği için, üsttekiler alttakilere yemek bırakmıyor. yeteri kadar değil de daha fazlasını yiyorlar, hatta 2 dakika içerisinde hepsini yemeleri mümkün olmadığı için (her hatta 2 kişi var), yemekleri bilerek bozup yenmeyecek duruma sokuyorlar.
insanın bencilliği ve açgözlülüğünün güzel işlendiğini düşünüyorum. film ilk çıktığı zamanlarda sonunu birçok kişi eleştirmişti fakat ben iyi ki o şekilde bitti dedim, bence sonu gayet yerindeydi çünkü
sistemi eleştiren başrol, kızı yukarı göndererek platform anlayışına/sistemine büyük bir darbe indirdi. yukardakilerin yüz ifadesini görmeyi isterdim*.
devamını gör...
nikola tesla
hakkında pek çok yazılabilir ancak dünyanın gördüğü en büyük dahidir, kablosuz elektrik iletiminden, iklim değiştirmeye kadar pek çok düşüncesi vardı bu denli bir zekayı desteklemeyip önünü kesenler utansın.
devamını gör...
10pele
malum son zamanlarda sözlüğe yeni üyeler katılıyor. yığınla anket ve gündem başlığı sol tarafta çatışma halinde. hal böyleyken aramıza yeni katılan arkadaşların, pek çok değerli yazarı es geçmesi, fark etmemesi ve onların kaliteli yazılarını görmemesi olası. bu sebeple 10pele'nin adının altını kalınca çizmekte fayda var. okuyacak düzgün içerik arayan arkadaşlar biraz profilinde gezinirlerse oradan gülümseyerek çıkacaklardır diye düşünüyorum.
canım, cicim, kuzum değil tanım canavarıdır kendisi.
canım, cicim, kuzum değil tanım canavarıdır kendisi.
devamını gör...
zenginler kötüdür algısı
hep bunlar kıskançlıktan..
devamını gör...
hayatında hiç avrupa'ya seyahat etmemiş kültürsüz insan
edirne'ye gider gitmez savunacağım görüş.
devamını gör...
avatar'ı yakalamadan bana rahat yok amca
(bkz: avatar the last airbender) dizisinde zuko'nun her bölümde ısrarla bunu söylemesine rağmen amcasının sadece farklı çaylar yaparak onu vazgeçirmeye çalışması* .
devamını gör...
elmalı tarçınlı kurabiye
elma ve tarçın ancak bu kadar yakışır birbirine ve muhteşem bir lezzet verir. ağızda dağılan içi bol, bi de cevizli olursa yemesi çok keyifli. sağlık için fazlası zarar tabi. bizler bu lezzetten asla vazgeçmeyenlerdeniz. bu muhteşem kurabiyeyi yapanlara, yiyenlere, sevenlere afiyet olsun.
devamını gör...
spontane radyo yayını
aşırı sevdiğim iki yazarın harika olacağına emin olduğum radyo yayını.
yerimi ayırttım, koşa koşa geleceğim canımlar!
hayırlı olsun, bol dinleyicili olsun, güzel olsun, tatlı olsun! *
yerimi ayırttım, koşa koşa geleceğim canımlar!
hayırlı olsun, bol dinleyicili olsun, güzel olsun, tatlı olsun! *
devamını gör...
regl oldum diyen kadın iticiliği
kadınların vücudunda her ay sağlık için gerçekleşen gayet normal bir döngü. bunu itici bulmak veya ayıplamak kaçıncı yüzyıldayız ya?
devamını gör...
mantar
kaşarlı mantar tava orgazmik lezzettir.
devamını gör...
kardeşi olanların bildiği şeyler
kardeşiniz varsa aklınızı çelecek başka birine ihtiyacınız yok demektir.
kardeş kişisi birlikte yolculuk yapacakları ablasına yolculuk günü oruç tutmaması için baskı yapmakta "ya ben senin yanında rahat rahat nasıl dondurma yiyip kahve içeceğim? sen de oruç tutma günahın benim olsun beraber yanalım." diyerek başının etini yemektedir.
ablası kesin bir dille kendisine karışmaması gerektiğini, ona rahat olmasını söylemektedir. anlaştıklarını düşünen abla elbette yanılmaktadır.
yolculuk günü gelir çatar. yola düşerler, yol kenarında starbucks görürler.
kardeş: abla bak burada starbucks varmış.
abla: evet istersen alabilirsin kahve. hem hava da sıcak soğuk bir şeyler al istersen.
kardeş: starbucks kahvesi oruç bozmuyormuş beraber alalım mı?
abla: oğlum bak git!
aradan bir süre geçer, kardeş kişisinin karnı acıkır, bir şeyler atıştırır.
abla: bak burada bir parça kalmış, yememişsin.
kardeş: o minik parçayı da sen ye oruç bozmaz zaten o yediğini bile anlamazsın.
abla: salak yemin ederim gerizekalı bu çocuk ya
yolculuk biter, eve gelinir.
kardeş: çok susadım ben bir su içeyim.
abla: valla yanlışlıkla ben de içecektim, benim yerime de iç hatta.
kardeş: kızım neden içmedin yanlışlıkla, bir şey olmuyor o zaman. hala içebilirsin sonuçta yanlışlıkla gelmiş bir kere aklına.
abla: bugün de bitsin hayırlısıyla, bir daha seninle yola çıkan ne olsun!
kardeş: mecbur çıkacaksın, kıhkıhkıh.*
kardeş kişisi birlikte yolculuk yapacakları ablasına yolculuk günü oruç tutmaması için baskı yapmakta "ya ben senin yanında rahat rahat nasıl dondurma yiyip kahve içeceğim? sen de oruç tutma günahın benim olsun beraber yanalım." diyerek başının etini yemektedir.
ablası kesin bir dille kendisine karışmaması gerektiğini, ona rahat olmasını söylemektedir. anlaştıklarını düşünen abla elbette yanılmaktadır.
yolculuk günü gelir çatar. yola düşerler, yol kenarında starbucks görürler.
kardeş: abla bak burada starbucks varmış.
abla: evet istersen alabilirsin kahve. hem hava da sıcak soğuk bir şeyler al istersen.
kardeş: starbucks kahvesi oruç bozmuyormuş beraber alalım mı?
abla: oğlum bak git!
aradan bir süre geçer, kardeş kişisinin karnı acıkır, bir şeyler atıştırır.
abla: bak burada bir parça kalmış, yememişsin.
kardeş: o minik parçayı da sen ye oruç bozmaz zaten o yediğini bile anlamazsın.
abla: salak yemin ederim gerizekalı bu çocuk ya
yolculuk biter, eve gelinir.
kardeş: çok susadım ben bir su içeyim.
abla: valla yanlışlıkla ben de içecektim, benim yerime de iç hatta.
kardeş: kızım neden içmedin yanlışlıkla, bir şey olmuyor o zaman. hala içebilirsin sonuçta yanlışlıkla gelmiş bir kere aklına.
abla: bugün de bitsin hayırlısıyla, bir daha seninle yola çıkan ne olsun!
kardeş: mecbur çıkacaksın, kıhkıhkıh.*
devamını gör...

