cenk'in arka bahçesi elindeki yoyo'yu bırakta, müzik aç bize biraz.
devamını gör...

okumadan okudum demem. okumadan okudum diyenleri anlamam. okumadan okudum diyerek okumuş gibi yapan insanları bir kaşık suda boğmak isterim. *
devamını gör...

menajerimi ara... on numara başladı tüm klişeleri yıkıyor derken reyting uğruna diğerlerinden farksız hale geldi. hala bu gerçekle yüzleşemiyorum takip ettiğim tek türk dizisiydi.
devamını gör...

yağmurdan sonraki o taze koku..
devamını gör...

platinumgames çıkışlı efsane hack and slash serisi. her oyunda istisnasız ühüü bosslar çok yetersiz diye ağlaklık eden -souls serisi hariç- bana bile olmuş bu oyun dedirten bir garip çakma dmc. buradaki esas sıkıntı şu; dmc'nin ilk oyununda tasarımcı olan abimiz hideki kamiya devam oyunlarında yerini hideaki itsuno abimize kaptırınca -ki bu olaylardan sonra itsuno gidip dmc 2 gibi bir garabeti yaptı ama daha sonra nasıl olduysa aynı adam dmc 3 gibi bir efsaneyi de yaptı ya neyse- ben bu temayı kaptırır mıyım diyerek seksi, animevari ve karizmatik dante'nin çakması bayonetta diye bir kadın karakter yaratıyor ve dmc'nin ilk oyunlarında eksik olan ne varsa hepsini dolduruyor oyunun içine. headmistress fiora ve crimson viper çakması bu hanımefendiye biraz dante karizması, biraz da topukları silahlardan bir ayakkabı da ekleyince ortaya sağa sola atlayıp önüne geleni beş parçaya ayıran muhteşem bir hack 'n' slash karakteri çıkıyor. vasat altı ve klişenin de klişesi bir senaryoya sahip olmasına rağmen oynanışı rahatsız edici düzeyde etkilemiyor bu hatta zaten karakterin hızına ayak uydurmaya çalışırken senaryo arada kaynıyor.

en güzel tarafı da yılışık, saf iyi niyetli bir karakteri yönetmiyor olmak. hafızasını kaybetmiş bir umbra cadısı olarak onlarca farklı silah ve yumruklarımızla önümüze geleni biçe biçe gidiyoruz, bir oyundan daha ne bekleyebilirim ki?* sayısız combo yapabilme şansı tanıyan bir karakter bayonetta; scarborough fair ile düşmanın kafasında 9mm bir delik mi açsam, yumruklarımla suratını mı dağıtsam, oraya buraya zıplayıp kılıç mı sallasam veya hiç olmadı summonlarım var diyerek mevcut yeteneklerin yarısını bile kullanamadan bitiveriyor oyun -ki zaten 9-10 saatlik bir oynanış süresi var- sonra kendini tekrar oynatıyor. bir balder fightı var ki bu kadar şiirsel çok az şey oynamışımdır. gomorra zaten evlerden ırak. bak da boss nasıl tasarlanır gör şarap çanağına tükürdüğümün santa monica'sı.
devamını gör...

aradığınız helalliğe şu anda ulaşılamıyor, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.
devamını gör...

basit gibi görünse de kapsamlı bir sorundur. sanırım işin içinden çıkabilmenin tek yolu, yalnızlığı kişilere bağlayarak tarif etmekten geçiyor.

genel olarak, yalnız olamazsınız. yalnızlık birlikteliktir.

(bkz: birliktelikte yalnızlık) .
(bkz: yalnızlıkla birliktelik) .
devamını gör...

bazılarının maksadının yalnızca bu olduğunu düşünmeye başladım. yazara bakıyorsunuz herkesi tanıyor. nickaltı deli gibi kalabalık. çoğu kişi hakkında sohbeti hoş falan yazmış. kankacılık şebekesi kurmuş resmen. birilerini tanımaya hevesli arkadaşlara tavsiyem sözlüğün derinliklerinde keşfedilmeye hazır pek çok yazarımız vardır. onlara da odaklanalım. bırakalım bu lobicilikleri.

edit: kimseye mesaj servisini kullanmayın mı dedik? komiksiniz valla. ayrıca lobiciler de kendisini belli etti teşekkürler. seviyesiz yorum yapanlara da ayrıca teşekkürler.
devamını gör...

tarkan'ın en büyük hitlerinden biri. şımarık'tan sonra ikinci sanırım. önce '94'te aacayipsin albümünde hepsi senin mi ismiyle yer aldı, sonra '99 yılında şıkıdım adıyla piyasaya tekrar sürüldü.

devamını gör...

insanın kendine tıpkı bir dostuna yaklaştığı gibi şefkatle, merhametle, saygıyla yaklaşması. kendini anlaması. zor anlarda "evet bu zor bir an. şu an çok zorlanıyorum, ne yaparsam bu süreci daha kolay yaşayabilirim?" demesi. kendine yardımcı olması. o kadar güzel bir duygu ki. elbette öz şefkati pratiği yaparken bir yandan da farkındalık pratiği yapmış oluyorsunuz çünkü acınızı fark ediyor ve ona yargısızca tanık oluyorsunuz, onu kabul ediyorsunuz.

öz şefkat pratikleri için faydalı bulduğum kitaplar:
pembe fili düşünme (öz şefkate başlangıç için iyi bence)
öz şefkatli farkındalık - christopher k. germer (uygulama kitabı da güzel)
mindfulness - zümra atalay

birkaç tane de link bırakayım:
www.zeynepselvili.com/tr (bunu link olarak ekleyemedim nedense. öz şefkat hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için zeynep selvili'nin sitesine bakabilirsiniz)
öz şefkat üzerine bir video
christopher germer'in öz şefkat meditasyonu
devamını gör...

hanıma kupa çeker misin beli ağrıyomuş dedi ünideyken komşum.. lan ben tıp doktoru olucam alternatif tıptan anlamam diyemedim. gidip çektim. nenem sağolsun anlattıydı telefonda. evet size nasıl hacamatçı olunur vlog çekecem . hah.
devamını gör...

mitolojik bir kavram olan andromeda'nın türkçedeki karşılığı zincire vurulmuş kız anlamına gelmektedir.
andromeda çıplak göz ile dünya'dan görülebilen en uzak gök cismi olmasıdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hem alfa hem beta reseptörü üzerinden etkisi olan bir antihipotansif ajandır.
etki kalıbı adrenaline benzer.
kaslarda kontraktiliteyi arttırır.
etkisine çabuk tolerans gelişir.(taşifilaksi)
devamını gör...

bazen bir film izlerken oradaki karakter sana çok yakın gelir, hemen bir bağ kurarsın, keşke gerçek hayatta bu kişi olsa ne iyi arkadaşım olurdu dersin.. yada onun hüznüne de sevincine de istemsiz ortak olursun..” mary ve max”de her iki karakterde de aynı duygular canlandı bende.
ayrıca bazen aradaki yaş ve mesafenin dostluk kurmak için engel olmadığını çok güzel anlatır..
oldukça hüzünlü ve duygu yüklü bir hikaye..
izlediğim ender güzel stop motion animasyonlarından biri olup, tavsiye ettiğim bir filmdir..
devamını gör...

erzurum'da bir vatandaş alacaklısından parasını alamayınca hoparlör ve megafonla dükkanının önünde bağırmış.

aramaya baktım ama alakalı başlık bulamadım.


devamını gör...

tek bir oda içerisinde bu kadar kült nasıl bir film çekilmiş dedirten türkçe adıyla 12 öfkeli adam filmi, sidney lumet yönetmenliğinde çekilmiş siyah beyaz film. şiddetle tavsiye edilir.
devamını gör...

hazırlanmayın.
devamını gör...

akdeniz'in en uzun sahil şeridine sahip şehrimiz, memleketim. tantuni'nin başkenti.

ayrıca (bkz: kafa sözlük mersinliler derneği)
devamını gör...

ben goya'yım!
çorak bir tarlaya kuzgunlar gibi süzülen düşman
yuvalarından oydu gözlerimi.
ben acıyım!
ben iniltisiyim savaşın.
41 karlarında yanmış şehirlerim ben.
ben açlığım!ben kırılmış boynuyum
çıplak alana çanlar gibi sallanarak asılmış
bir ihtiyar kadının...
ben goya'yım!
ey gazap üzümleri!
top sesleriyle yürüdüm batı'ya,
çağrısız konuğun külleriyim ben!
o unutulmaz göğe tabut çivileri gibi
sert yıldızlar çaktım!
ben goya'yım!

goya, andrey voznesenski
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim