oy kullanmayan insanlar
hiç birinin bir diğerinden ya da eleştirdiği kişiden farkı olmadığını bildiği için değişmeyecek düzene ortak olmak istemeyen kişidir.
devamını gör...
pandemi nedeniyle ölmeye yüz tutan türk gelenekleri
kahve önünde toplanan dayı/amca bireylerin yoldan geçen insanları gözleriyle sekme geleneği.
devamını gör...
hayatın sevgilisiz daha güzel olduğu gerçeği
hayatını paylaşabileceği bir yol arkadaşı bulduğunda bu fikrinden vazgeçecek yazar beyanıdır. keza aşk sevgi çok güzel şeylerdir. insana değer katar, insanı hayata bağlar.
devamını gör...
yazarların yolculuk yaparken dinledikleri şarkılar
son ses lütfen.
devamını gör...
z kuşağının sözlüklerin kalitesini düşürmesi
her kötü hareketi z kuşağına kakalayan yazar başlığı.
devamını gör...
gabriel garcia marquez
"bitti diye üzülme, yaşandı diye sevin"
"birlikte gülüyorsanız mutluluktur
birlikte ağlıyorsanız dostluktur
ama birlikte susuyorsanız, bu aşktır."
"benden nefret edenlerden nefret edecek vaktim yok. çünkü ben bana değer verenleri sevmekle meşgulüm."
bu adamın sevdiğim daha birçok sözü var. ayrıca kendisi nobel ödüllü bir yazardır. kırmızı pazartesi kitabı çok güzeldi sonunu bildiğiniz bir cinayetin oluşumu gerçekten çok iyi işlenmişti özellikle sondaki "beni vurdular hala" cümlesi beni ağlatmıştı. ama albay'a mektup yok kitabının sonunu beğenemedim çünkü bitmemişti yani çok muallakta bitti. horoza ne oldu, albay'ın mektubu ne oldu, ne yiyip ne içtiler, oğulları yaşıyor mu yani aklımda çok soru var o kitapla ilgili yine de kendisi çok sevdiğim yazarlardandır.
"birlikte gülüyorsanız mutluluktur
birlikte ağlıyorsanız dostluktur
ama birlikte susuyorsanız, bu aşktır."
"benden nefret edenlerden nefret edecek vaktim yok. çünkü ben bana değer verenleri sevmekle meşgulüm."
bu adamın sevdiğim daha birçok sözü var. ayrıca kendisi nobel ödüllü bir yazardır. kırmızı pazartesi kitabı çok güzeldi sonunu bildiğiniz bir cinayetin oluşumu gerçekten çok iyi işlenmişti özellikle sondaki "beni vurdular hala" cümlesi beni ağlatmıştı. ama albay'a mektup yok kitabının sonunu beğenemedim çünkü bitmemişti yani çok muallakta bitti. horoza ne oldu, albay'ın mektubu ne oldu, ne yiyip ne içtiler, oğulları yaşıyor mu yani aklımda çok soru var o kitapla ilgili yine de kendisi çok sevdiğim yazarlardandır.
devamını gör...
zippo ile tek tabanca radyo yayını
arkadaşlar selam. her hafta aynı gününde, aynı saatinde aynı hatırlatma işte. eyluling ile dalgalar geçildiği, filmlerin, dizilerin eleştirildiği, naçizane bir konuk (bkz: 21oz)un kısa bir süreliğine bizlere eşlik ettiği yayın bu akşam 9.00 da. yine buluşuruz orada, aynı yerde, aynı zamanda!
devamını gör...
normal sözlük karma toplama başlığı
bu muhabbet de efsane ha. evet birkaç kankirella buluyoruz, birbirimizi oyluyoruz ne yazarsak yazalım ve karmalarımız yükseliyeah. zort yaz 18 oy, üşüdüm yaz 45 oy, hüüü yaz 29 oy...yazarsan dikkat çekersin, özgün olursan, kendini ifade edebilme yeteneğin varsa oylanırsın. ama sizin kafanızdaki bu düşünceyle olmaz o iş.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
boşuna"kuzguncuktaki vişne"olmadığına sesinle de inandım sempatik insan.
devamını gör...
kağıt bir lira kullanmış nesil
herkes farklı bir şey yazmış. 1 lira mı 1 milyon mu karar verin. kağıt 1 milyon büyük paraydı, o varken en küçük kağıt para 5 bindi. benim hatırladığım en küçük kağıt para da o.
devamını gör...
comanche
komançi. kuzey amerika'da büyük ovalarda yaşayan, uto - aztek dili konuşan bir kızılderili kabilesidir. kendilerine numunuu derler ama düşmanları olan ute'ler onlara "düşman" anlamında kimmantsi dedikleri için böyle tanınmışlardır.
eskiden yakın akrabaları olan shoshone'larla wyoming bölgesinde yaşarken, daha sonra texas civarına yerleştiler. louisiana'dan gelen fransız'lar, meksika'dan gelen ispanyol'lar ve texas'a gelen amerika'lılarla savaşarak, apache'ler gibi "beyaz adam"la uzun yıllar savaşan birkaç kabileden biridir. amerikalılar, kızılderilileri aç bırakıp teslim olmalarını sağlamak için milyonlarca bizon öldürdüler.
comanche'ler, 1870'lerde kiowa, cheyenne ve arapaho kabileleri ile texas'ın son "bizon av alanları" için son kez savaştılar ama yoğun saldırılar karşısında teslim olup, rezervasyonda yaşamayı kabul ettiler.
eskiden yakın akrabaları olan shoshone'larla wyoming bölgesinde yaşarken, daha sonra texas civarına yerleştiler. louisiana'dan gelen fransız'lar, meksika'dan gelen ispanyol'lar ve texas'a gelen amerika'lılarla savaşarak, apache'ler gibi "beyaz adam"la uzun yıllar savaşan birkaç kabileden biridir. amerikalılar, kızılderilileri aç bırakıp teslim olmalarını sağlamak için milyonlarca bizon öldürdüler.
comanche'ler, 1870'lerde kiowa, cheyenne ve arapaho kabileleri ile texas'ın son "bizon av alanları" için son kez savaştılar ama yoğun saldırılar karşısında teslim olup, rezervasyonda yaşamayı kabul ettiler.
devamını gör...
film seçerken geçen sürenin filmi izlerken geçen süreden fazla olması
izlenecekler listesinde 300 küsür filmin içinden film seçemedikten sonra, bildiğim yönetmenlerin başka filmlerini seçtiğim olaydır. yönetmen yönetmen gidin, daha kolay oluyor.
devamını gör...
karşı cinste tahammül edilemeyen özellikler
erkeklerin çok fazla yaptığı bir şey var. parayla, malıyla yahut makamıyla hava atmaları. hepsi için söylemiyorum tabiki.
gözüm seyiriyor böyle konuşan birini görünce. bir mide bulantısı hissi geliyor. çok sakin bir insan olmama rağmen aşırı sinirleniyorum.
her kadının paraya- güce taptığı fikrini atın aklınızdan!
kadın erkek farketmeksizin karşınızdaki insanı parayla etkileyemezsiniz. hemcinslerim de yapıyorsa yapmayın allasen. çok itici, çok komik oluyorsunuz. ben utanıyorum sizin adınıza.
gözüm seyiriyor böyle konuşan birini görünce. bir mide bulantısı hissi geliyor. çok sakin bir insan olmama rağmen aşırı sinirleniyorum.
her kadının paraya- güce taptığı fikrini atın aklınızdan!
kadın erkek farketmeksizin karşınızdaki insanı parayla etkileyemezsiniz. hemcinslerim de yapıyorsa yapmayın allasen. çok itici, çok komik oluyorsunuz. ben utanıyorum sizin adınıza.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
modern talking
thomas anders ve dieter bohlen adlı sanatçılardan oluşan müzik grubu.
garip bir havası vardır şarkılarının. onlarla büyümüşseniz, kaç yıl geçerse geçsin bıkmadan dinleyebilirsiniz. alır götürürler sizi her şeyin yolunda olduğu, hayatın can sıkmadığı, kaygısız çocukluk günlerinize... banu alkan filmlerinin vazgeçilmezlerindendir ayrıca bu şarkılar ki o filmler de çoğunlukla güneşli, sıcak günlerde, deniz kenarlarında çekilmiştir ve insanı alıp yine bambaşka anılara götürürler. güzel bir çocukluk geçirenlere, çocukluklarını hatırlatan her şey gibi kıymetlidir modern talking.
garip bir havası vardır şarkılarının. onlarla büyümüşseniz, kaç yıl geçerse geçsin bıkmadan dinleyebilirsiniz. alır götürürler sizi her şeyin yolunda olduğu, hayatın can sıkmadığı, kaygısız çocukluk günlerinize... banu alkan filmlerinin vazgeçilmezlerindendir ayrıca bu şarkılar ki o filmler de çoğunlukla güneşli, sıcak günlerde, deniz kenarlarında çekilmiştir ve insanı alıp yine bambaşka anılara götürürler. güzel bir çocukluk geçirenlere, çocukluklarını hatırlatan her şey gibi kıymetlidir modern talking.
devamını gör...
josef stalin
josef stalin, lenin ve troçki'nin dogal devamidir. stalin, genel olarak çok yargilanan bir tarihi kisilik. bazi solcular, lenin ya da troçki'yi stalin karsisinda romantiklestiriyorlar. lenin ve troçki 1918'de kurucu meclisi kapatmasi, rus ekonomisini merkezilestirmesi unutuluyor. politik muhalifleri rusya'da ilk siddetle susturan ya da ekonomik ve idari hatalarindan dolayi milyonlarin açliktan olmesine yol açan stalin degildi.
stalin'in sovyetler birligi kesinlikle çok daha baskici ve zor durumdaydi. ancak ıkinci dunya savasi ve soguk savasin baslangici, sovyet rejimini her turlu sertlestirecekti. amerika bile 1930'lar, 40'lar ve 50'lerde daha baskici bir yer haline geldi. sovyetler birliginde bu donemde olen birileri varsa tek suclanacak kisi stalin degildir. otoriter komunizmin dogal olarak gelecegi nokta burasiydi. rosa luxemburg bu durumu "rus devrimi" adli denemesinde, 1918 yilinda zaten elestirmisti. demokrasisiz, proletarya diktatorlugu olmaz.
(bkz: rosa luxemburg)
not: stalin ile hitler'i ayni kefeye koymak ya dupeduz cahilliktir ya da nazi sempatizanligidir. turkiye'de genelde nazi ideolojisinin ne bicim bir sacmalik aldigi ciddi bir sekilde anlatilmiyor. bir tarafta, aryan irk denilen sacmaliktan olmayan herkesin ya yok edilmesi ya da kolelestirlmesi gerektigini savunan bir adam var. stalin'in hedef kitlesi ya politik muhaliflerdi ya da entelijensiya. diger olenler, ukrayna durumu disinda idari ve ekonomik problemler ve beceriksizliklerin yol actigi acliklardan dolayi olduler. hitler yahudileri bir irk olarak iddia edip bu irkin yok edilmesini savunuyor. bunun yaninda sakatlar, politik muhalifleri ve slavlar da var. stalin hicbir zaman yahudi soykiriminda kullanilan tipte makinelesmis bir soykirim gerceklestirmemistir.
stalin'in sovyetler birligi kesinlikle çok daha baskici ve zor durumdaydi. ancak ıkinci dunya savasi ve soguk savasin baslangici, sovyet rejimini her turlu sertlestirecekti. amerika bile 1930'lar, 40'lar ve 50'lerde daha baskici bir yer haline geldi. sovyetler birliginde bu donemde olen birileri varsa tek suclanacak kisi stalin degildir. otoriter komunizmin dogal olarak gelecegi nokta burasiydi. rosa luxemburg bu durumu "rus devrimi" adli denemesinde, 1918 yilinda zaten elestirmisti. demokrasisiz, proletarya diktatorlugu olmaz.
(bkz: rosa luxemburg)
not: stalin ile hitler'i ayni kefeye koymak ya dupeduz cahilliktir ya da nazi sempatizanligidir. turkiye'de genelde nazi ideolojisinin ne bicim bir sacmalik aldigi ciddi bir sekilde anlatilmiyor. bir tarafta, aryan irk denilen sacmaliktan olmayan herkesin ya yok edilmesi ya da kolelestirlmesi gerektigini savunan bir adam var. stalin'in hedef kitlesi ya politik muhaliflerdi ya da entelijensiya. diger olenler, ukrayna durumu disinda idari ve ekonomik problemler ve beceriksizliklerin yol actigi acliklardan dolayi olduler. hitler yahudileri bir irk olarak iddia edip bu irkin yok edilmesini savunuyor. bunun yaninda sakatlar, politik muhalifleri ve slavlar da var. stalin hicbir zaman yahudi soykiriminda kullanilan tipte makinelesmis bir soykirim gerceklestirmemistir.
devamını gör...
kitapseç
jean christophe grange'in "kongoya ağıt" isimli kitabını uygun bir fiyatla geçen yıl bu siteden aldım. kargoya hemen verdiler kitap çabuk ulaştı buraya kadar sorun yok. ama kitabın son 200 sayfasına girerken ciddi anlamda silik sayfalar ve bariz eksik olan yerler fark ettim.
olabilir dedim arar konuşurum sorun yok. tabi bu arada yaklaşık 20 gün civarı geçti.* aradım müşteri hizmetlerini bağlandım. dedim durum böyle böyle. ben sze faturası ile bu kitabı göndereyim, sizde bana yenisini yollayın bu böyle olmaz.
olumlu yaklaşırlar diye düşünürken beş dakika bekletilmem ve akabinde gelen "beyefendi, yasal iade süremiz 15 gün. maalesef talebinizi gerçekleştiremeyeceğiz" şeklinde über saçma bir dönüş yaptılar..
tabi böyle saçma salak bir laf öbeğinin karşısında sessiz kalamazdım ve tüm sakinliğimi muhafaza ederek tane tane telefondaki görevli ile konuşmaya başladım: " hay hay nasıl isterseniz. fakat farketmiş olmalısınız burada hata tamamen size ait, fazlası ile boş vakte sahip biriyim, ve bu konuyu tüketici mahkemesine taşıyacağımdan hiç şüpheniz olmasın" şeklinde bir çıkış yapmamla birlikte bir dakika bir dakika hemen dönüş yapacağım diyerek araya tekrar müzik verdiler.
bir dakika dahi geçmeden bir geri dönüş ve bingo:" fatura ile birlikte iade adresimize gönderin hemen halledelim beyefendi"..
peki buna ne gerek vardı sevgili kitapseç? neden bu muamele? bir kitap yüzünden ölecek değilsiniz be kardeşim. ben o muameleyi gördükten sonra bir daha kitap alır mıyım oradan? bedava olsa almam. çünkü zihniyet bozuk, kalite yerlerde. esnaf dükkanı mantığı.
olabilir dedim arar konuşurum sorun yok. tabi bu arada yaklaşık 20 gün civarı geçti.* aradım müşteri hizmetlerini bağlandım. dedim durum böyle böyle. ben sze faturası ile bu kitabı göndereyim, sizde bana yenisini yollayın bu böyle olmaz.
olumlu yaklaşırlar diye düşünürken beş dakika bekletilmem ve akabinde gelen "beyefendi, yasal iade süremiz 15 gün. maalesef talebinizi gerçekleştiremeyeceğiz" şeklinde über saçma bir dönüş yaptılar..
tabi böyle saçma salak bir laf öbeğinin karşısında sessiz kalamazdım ve tüm sakinliğimi muhafaza ederek tane tane telefondaki görevli ile konuşmaya başladım: " hay hay nasıl isterseniz. fakat farketmiş olmalısınız burada hata tamamen size ait, fazlası ile boş vakte sahip biriyim, ve bu konuyu tüketici mahkemesine taşıyacağımdan hiç şüpheniz olmasın" şeklinde bir çıkış yapmamla birlikte bir dakika bir dakika hemen dönüş yapacağım diyerek araya tekrar müzik verdiler.
bir dakika dahi geçmeden bir geri dönüş ve bingo:" fatura ile birlikte iade adresimize gönderin hemen halledelim beyefendi"..
peki buna ne gerek vardı sevgili kitapseç? neden bu muamele? bir kitap yüzünden ölecek değilsiniz be kardeşim. ben o muameleyi gördükten sonra bir daha kitap alır mıyım oradan? bedava olsa almam. çünkü zihniyet bozuk, kalite yerlerde. esnaf dükkanı mantığı.
devamını gör...



