bilen bilir, müslüm gürses ustamız çok sigara içerdi.

o kadar sigara içerdi ki, ister inanın ister inanmayın küllüğünü yapan insanlar vardı müslüm babamızın.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

99 depreminin tam bir sene sonrası, 2000 yılında müslüm gürses moral konserleri düzenlemeye karar vermiş, 81 ilin 81'ini de dolaşmaya ant içmiştir.

aynı yıl askerliği polatlı 58.topçu tugay komutanlığında yaptığımız karambol arkadaşımızla çarşı iznine çıkmış, kızılay'da müslüm gürsesi görmüşüzdür.

ufak bir sohbetin ardından akşam yapacağı konsere çağırmış, ancak askerlik dolayısıyla katılamayacağımızı öğrenmiş, üzülmüş, bu durumu kendine dert edecek kadar büyük bir adam olduğunu ayak üstü göstermiştir.

kendisi ikimizi en azından birkaç kadeh bir şeyler içebilmek için mekana davet etmiş olup, sigara külünün düşeceğini gördüğü an karambol'un hızlı bir refleksle külü yakalamasından etkilenmiştir rahmetli. o günkü sözleri hâlâ kulağımda;

"helal olsun, böyle kül yakalayanı görmedim."

ardından her ne kadar telefon alışverişi olsa da, "sen bana lazımsın, illa beni gel bul"lar konuşulsa da, karambol arkadaşımız farklı bir kariyer yolu seçmiştir. şu anda kendisi türkiye'nin en büyük 100 antep fıstığı ihracatçısından birisidir.

demem o ki, kimse bilmez, müslüm gürses 2001 çıkışlı "gel bahtımın kar beyazı" şarkısını karambol arkadaşımıza yazmıştır.

güzel günlerdi ya. daha güzel günlere o zaman.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlüğe girdiğimde kapıda karşılayan, sohbeti ile de güzelce ağırlayan moderatörümüzdür. var olsun, hep bizimle olsun.
devamını gör...

o, 90 kuruş yok mu, bankamatikte kalacak ona yanıyorum. neyse biriksin bakalım 10 ayda 9 tl yapar, az değil.
devamını gör...

%100 eminim. yazılan eleştirilerin hepsinin onu kıskananlar tarafından yazıldığını düşünüyor. çok net bu egoya sahip. hatayı kendisinde aramıyor. hep kendisi haklı.

aynı akpliler gibi.

bu entrylere verdiği cevap tarzı da çok alıştığımız bir tarz. karşıdakini hor görme, hiçbir done olmadan üste çıkma çabası. aşağılayıcı tavır.

aynı akpliler gibi.

edit: hatta şunu söyleyeyim. şu an sol framede kendi ismini gördükçe yükseliyordur. yükseldikçe yükseliyordur. biri tutsun.
devamını gör...

herkesin en az bir kez denediği çocukluk aktivitesi. babaannemin evinin kapıları bu iş için biçilmiş kaftandı. geniş ve yağlı boya ile boyanmış kapı kasası sayesinde zirveye çıkmak çok kolaydı. çorapları fırlattığımız gibi kardeşlerimle en tepeye kim çıkacak yarışması yapardır.
devamını gör...

imkansızdır. ağaçtan bir meyve, gökten bir yağmur ister, nefes almak ister metrobüste yer bulmak ister, geçerken kapısı tutulsun ister, kırmızı yanmadan geçmek ister, pastanede en sevdiği poğaçadan kalsın ister. bunlar beklenti değil midir? en büyük yalanı kendine söyleyen ve ilgiliyle iyileştirilmesi gereken insandır, geçmiş olsun.
devamını gör...

birçok ilişkinin katili olması nedeniyle bir bakıma doğru önerme.

yaparken aldığınız keyiften falan bahsetmiyorum. son zamanların toplu deliliği haline dönüşmesinden bahsediyorum. bazen "aman daha ilk günden benimle yatağa girdi bu da" gerekçesiyle, "bazen bunca zaman oldu, hâlâ sevişmedik." gerekçesiyle bitirilen ilişkilere ek olarak, bir ilişkiden tek istediği bu olan kişilerin, etraflarında kendilerini gerçekten sevecek ve kendilerine gerçekten değer verecek kişileri tanımak zahmetinde bile bulunmadan, sadece bu işi kolayca yapabildikleri tiplerin peşinde koşması nedeniyle hiç başlayamadan biten, gerçekten büyük olabilecek sevgiler var.

ve o son hiç değişmez; belirli bir yaş eşiği aşılır. artık yapayalnız kalınmıştır. sevişilenlerin hiçbiri kalmamıştır hayatınızda ve düşünürsünüz "neden yalnızım, neden yarımım?.." diye. nedenini, daha önce her bedende umarsızca bıraktığınız birer parçanızda arayın. oysa o parçaları bir bütün halinde sevecek insanların yüzüne "ciddi ilişki istiyor. boş yatırım" diye düşünerek bakmamıştınız bile zamanında. geçmiş olsun!
devamını gör...

insanlar varoluş sancılarını ve acılarını azaltmak için tanrı'yı yaratmıştır. ve buna rağmen başarısız olmuştur.
devamını gör...

bana hitap değil söyleniş biçimi ve söyleyen kişi itici geliyor. mesela hayatım kelimesi. ulan mahalle kuaförü yayvan yayvan derse tabii itici gelir ama çok sevdiğim biri söyleyince pamuk gibi oluyorum. napim?
devamını gör...

gittiği yağmurla gelmiş, yazın son demlerini de beraberinde getirmiş, yılın en güzel zamanlarını müjdeleyen aydır.

tabi şu şarkının sonundaki gibi bir sesle sabah sabah yerimden sıçratması da ilginç olmuştur, ama seviyoruz orası başka... *
devamını gör...

gençler, çocuklar diyebileceğim yazarlar
ablanız 45 yaşında.
hayatta her şey mümkün.
devamını gör...

mutlu olmayı bilmedik, belki bu yüzden ; mutlu etmeyi de...
kış uykusu
devamını gör...

hiçbirimiz doğduğumuz şehri, aileyi hatta bir ömür bize hitap edilen ismimizi bile kendimiz seçmedik. dini inançlarımızı bilinçli olarak seçmedik, yalnızca müslüman bir ailemiz var diye müslüman olduk bir çoğumuz. ten rengimizi, saçlarımızı, boyumuzu biz belirlemedik.
kendi tercihimiz olmayan hiçbir şey yüzünden yargılanmayı hak etmiyoruz. bu nedenle de kendisi gibi olmayanları aşağılayan, asıl kendisi aşağılıktır. kendin seçmediğin, hiçbir emeğin olmayan tamamen doğuştan sahip olduğun özelliklerin için başkalarına üstünlük taslayamazsın.
devamını gör...

cumhuriyet dönemindeki anadolu'ya yönelen ve anadolu'yu, taşrayı, kırsal kesim insanını çok gerçeküstü tasvirlerle aktaran edebiyattan sonra böyle şiirlere ihtiyacımız var bence. çünkü taşra, köyler gerçekte böyle. şehirdeki insanlar gibi kusurlular.sadece mevcut şartlardan dolayı kötülük varyasyonları daha farklı. hatta cehalet, eğitimsizlik tercihli kötülükle birleşince daha acı tablolar bile ortaya çıkabiliyor.
gerçekleri, aksaklıkları konuşalım ki, değiştirmeye imkanımız olsun. diğer türlü ülke gerçekleriyle yüzleşemezsek ve her şeyin toz pembe olduğu kabulüyle hareket edersek daha da kötüye gideriz. yazar da bu düşünce yapısından hareketle böyle bir şiir yazmış.
devamını gör...

içinde bulunduğum durumdur. üç beş sene sonrası için işime çok yarayacağını biliyorum ancak bazen beni kanser eden durumdur.
öğretmensiniz ama öğrenci sanılabiliyorsunuz...

not: ilkokul öğretmeniyseniz daha da kötü olan durumdur. 24 yaşında 13 yaşında sanılmak ayrı bi ironi çünkü.
devamını gör...

oyundayım.
devamını gör...

van gölü bitlis'tedir.
hayal kırıklığı sözünü dilimize kazandıran kişi tevfik fikret'tir.
devamını gör...

kafa rahatlığıyla bir ömrü huzurla yaşayacak olan insandır. özendiğim insan tipidir.
devamını gör...

2008 yılında yayınlanan sanal oyundur. karakter yaratma, çeşitli görevler yapıp para kazanma (balık tutma, gazete dağıtma, çöp toplama vb.), günlük aktiviteleri yapabilme (ev sahibi olmak, kuaför, sinema, cafe, alışveriş merkezi gibi yerlere gitme, ev eşyası alabilme vb.) özelliklerine sahiptir. mevsimlere göre oyunun teması da değişir. kışın kar birikir mesela caddelere.

oyunun yanılmıyorsam ilk çıktığı zamanlarda para birimi ''sanil''di. fakat daha sonrasında ''diamond'' da eklendi. normalde görevleri yapıp sanil kazanabilirken diamond kazanabilmek için para vermeniz gerekmekte.

benim bu oyunla tanışmam 9 yaşında, oyun çıktıktan bir yıl sonra olmuştu. hatırlıyorum da, balık tutup çöp toplayarak sanil kazanırdık. o zamanlar oyun çok cimriydi, o kadar caddeleri dolaşarak topladığımız çöplerin karşılığı nasıl 25 sanil olabilirdi insafsızlar... bir yoyo alabilmek için günlerce görev yapmanız gerekirdi, hele bir de ışıklı toplar ve kılıçlar vardı ki onlar için rahat bir ay görev peşinde koşulmalıydı.

yine de çocukluğumu hatırlattığından mıdır bilinmez, güzeldi. tabii ''sew olalım'' muhabbetine hiç girmiyorum bile. o neydi öyle her önüne gelen isim sormadan bu soruyu sorardı. her muhabbetin dönüyor olması çocuklar için gerçekten tehlikeliydi. zaten bir ara oyuna erişim yasağı gelmişti. o erişim yasağının da sebebi çocukları cinsel istismardan korumakmış. küçükken nedenini bilmiyordum elbette. erişim yasağından sonra küfürlü kelimelerin kullanımı yasaklandı* (sohbet argo içerirse mesajı gönderemiyordunuz) ve 18 yaş altı kullanıcılar için aile onayı sistemi geldi.

geçenlerde aklıma geldi bir bakayım dedim, her şey değişmiş, birçok yenilik hatta kolaylık gelmiş fakat eskiden daha anlamlıydı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim