hamile karısının karnını açarak poz veren adam
ne kadar güzel yeni bir aile kuruyorlar ve bu heyecanlarını paylaşıyorlar. edep kalmamış diyenler acaba ne yaşıyorlar?
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
hazım problemi yaşayana soda bizden.
devamını gör...
hediye olarak alınmaması gereken şeyler
kitap okuyan birine kitap
okuduğu kitabı alma olasılığınız yüksek
önceden bilgi almak gerekir
yoklama çekmek gerekir
okuduğu kitabı alma olasılığınız yüksek
önceden bilgi almak gerekir
yoklama çekmek gerekir
devamını gör...
kaderci jacques ve efendisi
diderot'un bir başka eseridir. çeviri adnan cemgil'e ait. iş bankası hasan âli yücel klasikler dizisi. diderot diyalog tarzını bu eserinde de kullanmıştır. iki ana karakter etrafında dönen karşılıklı konuşmalar metni oluşturmaktadır. diderot eseri için "roman değil" demiş ama kesinlikle romana yakın duran bir anlatı. belki en doğru tâbir anlatı olacaktır. her ne kadar modern bir tâbir olsa da... kaderci jacques ve efendisi arasında gerçekleşen felsefî sorgulamalar anlatıya yön veriyor. ama sadece felsefî sorgulamalardan ibâret değil. yer yer kahkahalar atıyorsunuz okurken, kimi zaman hüzünleniyorsunuz, bazen de oturup düşünüyorsunuz... kaderci jacques adı üstünde zaten. her şeyi kadere bağlayan ve her olaya kaderde varsa olur diyen birisi. ama kesinlikle aptal değil. hattâ bu kaderciliğin hâricinde oldukça zeki ve sıra dışı bir karakter. efendisi âdeta gönülden bağlı jacques'a. bazen bozuşuyorlar ama fazla sürmeden ikisi de birbirlerine ne kadar bağlı olduklarını anlıyorlar. aslında kim kimin efendisi tam olarak belli değil. kaderci jacques efendisini parmağında oynatıyor çünkü. baştan sona kadar efendisi jacques'a anlat bakalım şu aşk hikâyelerini diyor. jacques her başladığında bir şekilde bölünüyor bu maceralar. genel olarak da anlatıcı müdahale ediyor anlatılan şeye. yazarın direkt müdahaleleri oluyor. okurlarla konuşuyor anlatıcı yazar. "biliyorum biliyorum merak ediyorsunuz ama durun bir şunu anlatayım önce" diyor. ve bir başka hikâyeye veya maceraya sürükleniyoruz. oradan bir başkasına... kaderci jacques gün görmüş birisi. macerası ve tecrübesi çok. zaman zaman don kişot'u andırıyor kitap. diderot'un büyük edebiyatçı kimliği burda da dikkat çekiyor. bir anlatı ustası olarak pek çok romancıya taş çıkartacak birisi diderot...
devamını gör...
filmi varken gidip sayfalarca roman okuyan tip
romanı okursan o dünyayı kafanda canlandırabiliyorsun çünkü.ama filmde sana çizileni ve gösterilmek isteneni görüyorsun.grange'in birçok kitabı film yapıldı ama hiçbirinden kitaptan aldığım zevki alamadım.
devamını gör...
sevgi
“ben şuna inanıyorum, sevgi insana her şeyi yaptırabilir , bir de sevgisizlik”.
şeker portakalı
şeker portakalı
devamını gör...
fight club
yönetmenliğini , david fincher'in yaptığı 1999 yapımı film. oyuncuları ise brad pitt, edward norton, helena bonham carter.
bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasın lütfen .
film amerika'da çokça bulunan terapi gruplarının eleştirisini jack ve tylar üzerinden yapmaktadır. bu arada kapitalizm eleştirisini de çat çat yapmaktan da geri kalmaz.
jack temiz titiz, düzenli, eşyaları kendisi için önemli, toplumsal normlardan şaşmayan bir heriftir. burada jack düzenli terapi gruplarının temsilidir. aynı zamanda kapitalist düzenin temsilidir.
tylar, jackın olmadığı; dolayısı ile düzenli terapi gruplarının olmadığı her şeydir. o ''dövüş kulübü'' terapi grubudur. düzenin ise eleştirisidir.
filmin başlama noktası, jackin uykusuzluğundan bahsetmesidir. jack'ın 6 aydır acı çektiği uykusuzluğunu doktoruna danışıyor. doktoru onu küçümsüyor ve testis kanseri hastalarına git de gör acı neymiş diye başından savıyor.
o da terapi gruplarına gidiyor. üstelikte bir sene boyunca, ve nihayetinde tyların kurduğu döğüş kulübüne de katılıyor. ve bu katıldığı terapi grupları uykusuzluğuna çözüm oluyor efem .
bir terapi grubunda meme kanseri olan bir kadının, ''sonunun geldiğini'' ''ölmekten korkmadığını'' söylemesi, peşine de ''ölmeden önce son defa sevişmek istiyorum'' demesi ve çevredekilerin bu olayı tuhaf karşıladığını görmemiz ile aslında düzenli terapi gruplarında seks ve saldırganlığın bir tabu olduğunu anlıyoruz. zaten kadın susturuluyor. ölümden acıdan bahsetmek normal, ancak seksten bahsetmek yasak.
döğüş kılübünde tabu yoktur. saldırganlık ve seks olmazsa olmazdır. zaten tylar ve marla'nın sabaha kadar sevişmesi buna itirazdır. çünkü sevişmek doğaldır.
filmde tyların yaptığı bir konuşmada güçlü ve zeki erkeklerin kapitalizmin pençeleri altında ezildiğini; ömürlerinin benzin pompalayarak, garsonluk yaparak, nefret edilen işlerde çalışarak erkek olmaya çalışmanınzor olduğu söyleniyor. . bu anlamda erkekliği kaybetme korkusu da işlenmiş filmde . kapitalizm erkekleri hadım ediyor. bir zamanların erkek vücut güzeli bob gibi... kapitalizm size ''güzel'' görünmenizi söyler. bunun için ihtiyaçlarınız olmayan doping ilaçları alırsınız. ama ilaç yan etki gösterir memeleriniz çıkar ve testisiniz alınır.
yani bu film o kadar güzel ki; her bir anından bir film çıkar. anlatmakla bitmez.
filmin sonunda jack'te ki bozukluk nasıl tyları yaratıyorsa, yani tylar jackin alternatifi ise; düzen de düzensizliğin alternatifi haline geliyor. kapitalizm'in alternatifi olan kaos projesini yaratıyor. ama proje, ortada kapitalizm var olduğu için var. kapitalizmin alternatifinin kaos projesi olduğunu tokat gibi suratımıza yiyoruz.
süprüz sonlarıyla beni benden alan, yazanın, yönetenin, oynayanın eline yüreğine sağlık diyeceğimiz harika bir filmdir. izlemeyeni olduğunu sanmıyorum ama izlemeyen varsa hemen izlesin.
fight club soundtrack çalışmasını da şuraya bırakalım.
bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasın lütfen .
film amerika'da çokça bulunan terapi gruplarının eleştirisini jack ve tylar üzerinden yapmaktadır. bu arada kapitalizm eleştirisini de çat çat yapmaktan da geri kalmaz.
jack temiz titiz, düzenli, eşyaları kendisi için önemli, toplumsal normlardan şaşmayan bir heriftir. burada jack düzenli terapi gruplarının temsilidir. aynı zamanda kapitalist düzenin temsilidir.
tylar, jackın olmadığı; dolayısı ile düzenli terapi gruplarının olmadığı her şeydir. o ''dövüş kulübü'' terapi grubudur. düzenin ise eleştirisidir.
filmin başlama noktası, jackin uykusuzluğundan bahsetmesidir. jack'ın 6 aydır acı çektiği uykusuzluğunu doktoruna danışıyor. doktoru onu küçümsüyor ve testis kanseri hastalarına git de gör acı neymiş diye başından savıyor.
o da terapi gruplarına gidiyor. üstelikte bir sene boyunca, ve nihayetinde tyların kurduğu döğüş kulübüne de katılıyor. ve bu katıldığı terapi grupları uykusuzluğuna çözüm oluyor efem .
bir terapi grubunda meme kanseri olan bir kadının, ''sonunun geldiğini'' ''ölmekten korkmadığını'' söylemesi, peşine de ''ölmeden önce son defa sevişmek istiyorum'' demesi ve çevredekilerin bu olayı tuhaf karşıladığını görmemiz ile aslında düzenli terapi gruplarında seks ve saldırganlığın bir tabu olduğunu anlıyoruz. zaten kadın susturuluyor. ölümden acıdan bahsetmek normal, ancak seksten bahsetmek yasak.
döğüş kılübünde tabu yoktur. saldırganlık ve seks olmazsa olmazdır. zaten tylar ve marla'nın sabaha kadar sevişmesi buna itirazdır. çünkü sevişmek doğaldır.
filmde tyların yaptığı bir konuşmada güçlü ve zeki erkeklerin kapitalizmin pençeleri altında ezildiğini; ömürlerinin benzin pompalayarak, garsonluk yaparak, nefret edilen işlerde çalışarak erkek olmaya çalışmanınzor olduğu söyleniyor. . bu anlamda erkekliği kaybetme korkusu da işlenmiş filmde . kapitalizm erkekleri hadım ediyor. bir zamanların erkek vücut güzeli bob gibi... kapitalizm size ''güzel'' görünmenizi söyler. bunun için ihtiyaçlarınız olmayan doping ilaçları alırsınız. ama ilaç yan etki gösterir memeleriniz çıkar ve testisiniz alınır.
yani bu film o kadar güzel ki; her bir anından bir film çıkar. anlatmakla bitmez.
filmin sonunda jack'te ki bozukluk nasıl tyları yaratıyorsa, yani tylar jackin alternatifi ise; düzen de düzensizliğin alternatifi haline geliyor. kapitalizm'in alternatifi olan kaos projesini yaratıyor. ama proje, ortada kapitalizm var olduğu için var. kapitalizmin alternatifinin kaos projesi olduğunu tokat gibi suratımıza yiyoruz.
süprüz sonlarıyla beni benden alan, yazanın, yönetenin, oynayanın eline yüreğine sağlık diyeceğimiz harika bir filmdir. izlemeyeni olduğunu sanmıyorum ama izlemeyen varsa hemen izlesin.
fight club soundtrack çalışmasını da şuraya bırakalım.
devamını gör...
celebrant’tan satılık kilise
çok fonksiyonlu bir kilise bir de. kültür sanat merkezi bile olabiliyor. inanılmaz.
tanım: bir miktar 'yok artık' dedirten ama daha çok üzen başlık.
tanım: bir miktar 'yok artık' dedirten ama daha çok üzen başlık.
devamını gör...
10 il için 2 hafta tam kapanma önerisi
vaka sayısı patlayan 10 ilde alarm durumuna geçildi! uzmanlar 15 günlük sokağa çıkma yasağı öneriyor.
türkiye'de koronavirüs salgınıyla mücadele devam ederken, özellikle 10 ildeki vaka artışları dikkat çekiyor. uzmanlar ordu, giresun, samsun, tokat, bolu, sakarya, ardahan, adıyaman, erzurum, kırklareli için 15 günlük sokağa çıkma yasağı ve bölgesel karantina önerisinde bulunuyor.
koronavirüs vaka sayısı yükselmeye devam ederken özellikle bazı bölgelerde sıçrama yaptı. en büyük sıçrama ordu'da yaşanırken, onu yine karadeniz illeri takip etti. vaka sayısı sıçrama yapan bölgelerde 15 günlük sokağa çıkma yasağı talepleri daha yüksek sesle dile getirilmeye başlandı.

buradan
türkiye'de koronavirüs salgınıyla mücadele devam ederken, özellikle 10 ildeki vaka artışları dikkat çekiyor. uzmanlar ordu, giresun, samsun, tokat, bolu, sakarya, ardahan, adıyaman, erzurum, kırklareli için 15 günlük sokağa çıkma yasağı ve bölgesel karantina önerisinde bulunuyor.
koronavirüs vaka sayısı yükselmeye devam ederken özellikle bazı bölgelerde sıçrama yaptı. en büyük sıçrama ordu'da yaşanırken, onu yine karadeniz illeri takip etti. vaka sayısı sıçrama yapan bölgelerde 15 günlük sokağa çıkma yasağı talepleri daha yüksek sesle dile getirilmeye başlandı.

buradan
devamını gör...
anın fotoğrafı
devamını gör...
sözlükte sürekli bir sözlük yazarının gündem olması
katıldığım günden beridir gözlemlediğim olay, sürekli olarak yazar bir arkadaşın ismi gündem oluyor ve herkes ona övgüler dizmeye başlıyor. buna o kadar gerek var mı gerçekten ya? yapılmasın demiyorum elbette; ama bu kadar yapılması da ne bileyim. yeni kurulan bir sözlük nihâyetinde, müsade edin de yeni gelenler kimin nasıl olduguna, nasıl yazdıgına, kimi takip edeceklerine bir algının etkisinde olmadan karar verebilsinler.
not: art niyet yok.
not: art niyet yok.
devamını gör...
yalnızlığın anlaşıldığı anlar
etrafın bir sürü insan kaynıyordur ama senin halini hatrını anlayan, nasıl olduğunu soran kimse yoktur. herkes iyi gününde yanındadır işte o zaman yalnızsındır.
devamını gör...
marsili (dads) sendromu
evet karşınızda bu sendroma ismini veren marsili ailesi. italyan aile, belirli genlerinin bloke olması sonucu acı hissetmiyor.
resimag.com/p1/78f8bc2fbd1e.jpeg
italyan ailenin garip durumu, kronik ağrı vakaları için bir umut olacak araştırmalara yol açtı. bu ailenin bütün bireyleri hiç acı hissettirmeyen genetik bir mutasyona sahip.
(bkz: marsili ailesinin dna’sında bulunan ve onların kan örneklerinden izole edilerek bulunan zfhx2 geni.)
marsili ailesi, 78 yaşında bir anne, 52 ve 50 yaşlarındaki iki kızı ve onların 24 ve 21 yaşlarındaki iki erkek çocukları ve 16 yaşındaki bir kız çocukları olmak üzere, toplam altı kişiden ve üç kuşaktan oluşuyordu.
resimag.com/p1/c243986da257.jpeg
hiç ağrı hissetme düşüncesi başta kulağa çok hoş gelebilir ancak ağrı vücutta bir sorun olduğu zaman bunu bize belli eden bir uyarıcıdır ve eğer biz bu uyarıları almazsak bu sorun büyüdükçe büyüyebilir. sorundan haberimiz olduğundaysa artık çok geç olabilir.
araştırmacılardan james cox’a göre, bu ailenin üyeleri kendilerini yakabilir veya herhangi bir ağrı hissetmeden kemik kırılmaları yaşayabilirdi. ancak tamamen normal bir intraepidermal sinir lifi yoğunluğuna sahiptiler. sinir lifleri açısından bir eksikleri yoktu, ama lifler görev yapmıyorlardı. araştırmanın amacı, neden acı hissetmediklerini anlamak ve bunun yeni ağrı kesici tedaviler bulunmasına yardımcı olup olamayacağını görmekti.
önceki araştırmalarda, ağrıya duyarsızlıktan muzdarip kişilerin, ağrı sinyalleri vermede önemli olduğu bilinen bir hat olan ve nav1.7 olarak adlandırılmış, fonksiyonel olmayan bir sodyum kanalına sahip olduklarını göstermişti. bu bilgiyle, bilim insanları, durumu tekrarlamak için nav1.7’yi bloke eden uyuşturucular geliştirmişlerdi. ancak bunlar çok az etki göstermişlerdi ve sonuçlar umut verici değildi.
resimag.com/p1/a24fe06cb92c.jpeg
opioid ağrı kesiciler, morfin gibi yaygın olarak kullanılmaktadır. ancak bağımlılık yapabilir, zamanla daha az etkili hale gelir ve nihayetinde herhangi bir etkisi olmayacak duruma gelir. dolayısıyla uzun süreli kullanım için uygun değildir. bununla birlikte, nav1.7 blokerleri ile birlikte kullanıldığında gereken doz çok küçük olduğundan, ağrıyı önlemenin uygun bir yolu haline gelmektedir. araştırmacılar, ileriye dönük olarak, çalışmalarının kronik ağrı hastalarını tedavi etmek için kullanılabilecek bir ilacın geliştirilmesinde yararlı olabileceğini umuyorlardı.
akademi ekibi, marsili ailesinin “süper güçlerini” açıklığa kavuşturarak, ortam sıcaklıklarına karşı ve acı kırmızı biberlerin aktif bileşeni olan kapsaisine karşı özellikle duyarsız olduklarını buldu. ayrıca, marsili’ler geçmişte hiç hissetmedikleri kemik kırılmaları da yaşamışlardı. ardından, kan numunelerinden dna testleri yapıldı ve her bir aile üyesi için tam bir ekzon dizileme gerçekleştirildi. bu işlemler, genomdaki protein kodlayıcı genleri haritaladı ve uzmanlar marsili ailesinin, zfhx2 (zinc finger homeobox 2) olarak bilinen genlerinde bir mutasyon olduğunu keşfettiler. bu genin de ağrı sinyalizasyonunda görev yapan diğer genlerle bağlantılı olduğunu buldular.
resimag.com/p1/5173410d3497.jpeg
genin ağrı tepkisini nasıl etkilediğini belirlemek için, araştırmacılar fareler üzerinde iki test yaptılar. ilk deneyde, fareler zfhx2 geni olmaksızın yetiştirildi ve ağrı eşiklerinin değiştiği bulundu. ikinci testteki fareler marsili ailesi üyeleriyle aynı mutasyona sahip o genle yetiştirildi ve sonuçta hayvanlar ısıya duyarsız oldular.
araştırmacılardan anna maria aloisi’ye göre, bu mutasyonun belirlenmesi ve ailenin ağrı duyarsızlığının nedeninin açıklığa kavuşturulması, ağrı kesici ilaç araştırmaları için yepyeni bir yol açtı. mutasyonun ağrı hassasiyetini nasıl etkilediğini tam olarak anlamak, ilişkili olabilecek diğer genleri saptamak ve ilaç geliştirmek için yeni hedefler oluştu. daha önceki çalışmalarda da, ağrıya duyarsızlıkta rol oynayan ve kronik ağrı tedavileri geliştirmek için üzerlerinde çalışılan scn9a ve prdm12 gibi başka genler belirlenmişti. henüz sonuç vermemiş olsa da, araştırmacılar zfhx2 için umutlular.
resimag.com/p1/78f8bc2fbd1e.jpeg
italyan ailenin garip durumu, kronik ağrı vakaları için bir umut olacak araştırmalara yol açtı. bu ailenin bütün bireyleri hiç acı hissettirmeyen genetik bir mutasyona sahip.
(bkz: marsili ailesinin dna’sında bulunan ve onların kan örneklerinden izole edilerek bulunan zfhx2 geni.)
marsili ailesi, 78 yaşında bir anne, 52 ve 50 yaşlarındaki iki kızı ve onların 24 ve 21 yaşlarındaki iki erkek çocukları ve 16 yaşındaki bir kız çocukları olmak üzere, toplam altı kişiden ve üç kuşaktan oluşuyordu.
resimag.com/p1/c243986da257.jpeg
hiç ağrı hissetme düşüncesi başta kulağa çok hoş gelebilir ancak ağrı vücutta bir sorun olduğu zaman bunu bize belli eden bir uyarıcıdır ve eğer biz bu uyarıları almazsak bu sorun büyüdükçe büyüyebilir. sorundan haberimiz olduğundaysa artık çok geç olabilir.
araştırmacılardan james cox’a göre, bu ailenin üyeleri kendilerini yakabilir veya herhangi bir ağrı hissetmeden kemik kırılmaları yaşayabilirdi. ancak tamamen normal bir intraepidermal sinir lifi yoğunluğuna sahiptiler. sinir lifleri açısından bir eksikleri yoktu, ama lifler görev yapmıyorlardı. araştırmanın amacı, neden acı hissetmediklerini anlamak ve bunun yeni ağrı kesici tedaviler bulunmasına yardımcı olup olamayacağını görmekti.
önceki araştırmalarda, ağrıya duyarsızlıktan muzdarip kişilerin, ağrı sinyalleri vermede önemli olduğu bilinen bir hat olan ve nav1.7 olarak adlandırılmış, fonksiyonel olmayan bir sodyum kanalına sahip olduklarını göstermişti. bu bilgiyle, bilim insanları, durumu tekrarlamak için nav1.7’yi bloke eden uyuşturucular geliştirmişlerdi. ancak bunlar çok az etki göstermişlerdi ve sonuçlar umut verici değildi.
resimag.com/p1/a24fe06cb92c.jpeg
opioid ağrı kesiciler, morfin gibi yaygın olarak kullanılmaktadır. ancak bağımlılık yapabilir, zamanla daha az etkili hale gelir ve nihayetinde herhangi bir etkisi olmayacak duruma gelir. dolayısıyla uzun süreli kullanım için uygun değildir. bununla birlikte, nav1.7 blokerleri ile birlikte kullanıldığında gereken doz çok küçük olduğundan, ağrıyı önlemenin uygun bir yolu haline gelmektedir. araştırmacılar, ileriye dönük olarak, çalışmalarının kronik ağrı hastalarını tedavi etmek için kullanılabilecek bir ilacın geliştirilmesinde yararlı olabileceğini umuyorlardı.
akademi ekibi, marsili ailesinin “süper güçlerini” açıklığa kavuşturarak, ortam sıcaklıklarına karşı ve acı kırmızı biberlerin aktif bileşeni olan kapsaisine karşı özellikle duyarsız olduklarını buldu. ayrıca, marsili’ler geçmişte hiç hissetmedikleri kemik kırılmaları da yaşamışlardı. ardından, kan numunelerinden dna testleri yapıldı ve her bir aile üyesi için tam bir ekzon dizileme gerçekleştirildi. bu işlemler, genomdaki protein kodlayıcı genleri haritaladı ve uzmanlar marsili ailesinin, zfhx2 (zinc finger homeobox 2) olarak bilinen genlerinde bir mutasyon olduğunu keşfettiler. bu genin de ağrı sinyalizasyonunda görev yapan diğer genlerle bağlantılı olduğunu buldular.
resimag.com/p1/5173410d3497.jpeg
genin ağrı tepkisini nasıl etkilediğini belirlemek için, araştırmacılar fareler üzerinde iki test yaptılar. ilk deneyde, fareler zfhx2 geni olmaksızın yetiştirildi ve ağrı eşiklerinin değiştiği bulundu. ikinci testteki fareler marsili ailesi üyeleriyle aynı mutasyona sahip o genle yetiştirildi ve sonuçta hayvanlar ısıya duyarsız oldular.
araştırmacılardan anna maria aloisi’ye göre, bu mutasyonun belirlenmesi ve ailenin ağrı duyarsızlığının nedeninin açıklığa kavuşturulması, ağrı kesici ilaç araştırmaları için yepyeni bir yol açtı. mutasyonun ağrı hassasiyetini nasıl etkilediğini tam olarak anlamak, ilişkili olabilecek diğer genleri saptamak ve ilaç geliştirmek için yeni hedefler oluştu. daha önceki çalışmalarda da, ağrıya duyarsızlıkta rol oynayan ve kronik ağrı tedavileri geliştirmek için üzerlerinde çalışılan scn9a ve prdm12 gibi başka genler belirlenmişti. henüz sonuç vermemiş olsa da, araştırmacılar zfhx2 için umutlular.
devamını gör...
phoebe buffay
olmak istediğim* favori friends karakterim. evrime inanmadığı için ross'u çıldırttığı şu videoyu buraya eklemek zorundayım:
devamını gör...
çocukken yanlış bilinen şeyler
yılbaşında televizyonda eğlence programları olurdu ya. dansöz çıkardı hani. baya küçüğüm ama. o darbuka seslerinin kızın göbeğinden geldiğini sanırdım.
devamını gör...
kırmızı panda
ailurus fulgens ya da kızıl panda ismi ile de bilinen çok sevimli aynı zamanda nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan bir canlı.
ürkek yapıları ile bilinen bu pandalar çin, himalayalar ve nepalde yaşamaktadır.
tıpkı kediler gibi tüylerini yalayarak düzeltirler. gündüzleri ağaçlara tırmanır ve genelde günü uyuyarak geçirir geceleri avlanırlar.
boyları 120 cm'e ağırlıkları ise 4-5 kg'a kadar çıkabilir.
kırmızı panda hepçil bir canlıdır. bambular, çeşitli meyveler, böcekler, sürüngenler ve kuşlar onun beslenmesinde önemli yer tutar.
ürkek yapıları ile bilinen bu pandalar çin, himalayalar ve nepalde yaşamaktadır.
tıpkı kediler gibi tüylerini yalayarak düzeltirler. gündüzleri ağaçlara tırmanır ve genelde günü uyuyarak geçirir geceleri avlanırlar.
boyları 120 cm'e ağırlıkları ise 4-5 kg'a kadar çıkabilir.
kırmızı panda hepçil bir canlıdır. bambular, çeşitli meyveler, böcekler, sürüngenler ve kuşlar onun beslenmesinde önemli yer tutar.
devamını gör...
nick değiştirince gözden düşmek
niye gözden düşsün ki? sadece göz alışkanlığı oluyor işte. burda birbirimizi çoğu zaman nicklerimizden tanıyoruz. hani tl’den ytl’ye geçildi ya yine herkes tl demeye devam etti; işte o hesap. her ne kadar nicki ‘y’ olsa da bizim için ‘x’ olmaya devam edecek bir süre; sonrasında alışılacak tabi.
devamını gör...
makale yazmak
müthiş bir disiplin, analiz yeteneği, bolca araştırma ve uzunca vakit isteyen düşünce yazısı. ayrıca alanınızda çığır açacak bir makale yazısı üretmek istiyorsanız çıldırmamak için çok sabırlı olmalısınız.
devamını gör...


