lümpen
beni interaktif sözlüklerlerle tanıştıran kelimenin taa kendisi.
nedir ne değildir diye araştırırken ekşiden tanımlar okuyup tanışmıştım sözlükle.
yıl 2005. hey gidi günler hey be.
nedir ne değildir diye araştırırken ekşiden tanımlar okuyup tanışmıştım sözlükle.
yıl 2005. hey gidi günler hey be.
devamını gör...
yunan mitolojisi
üniversitede birinci sınıfta dönem dersiydi. sevdiğim bir alandır, hakkındaki tüm kitapları toplamaya çalışmaktayım.
devamını gör...
hobaaa3434
benden ikinci bir nickaltı daha hak eden yazar. fazla güzel yazıyor, bu sözlüğe fazla bir kişilik. severek takipteyiz hocam, bırakmayın burayı.
düdüt: şimdiye kadar erkek zannettiğim yazar.*
düdüt: şimdiye kadar erkek zannettiğim yazar.*
devamını gör...
beşiktaş
elini attığı her işte 20. yüzyıl almanyası gibi davranan canım takımım. yok yani başka açıklaması olamaz bu hüsranın çünkü. yahu neden güzel başladığınız her şeyin sonu kötü gidiyor? genç yaşımda sinir stres sahibi oldum. sergen hocam müsade ederseniz bir yüzüm gülsün artık benim ya. hayır yani kendimi her sene dört çocukla ortada kalmış gibi hissetmekten ben de yoruldum çünkü. neyse, henüz her şey bitmiş değil.
"siyah günlerimizdeyiz yakındır beyaz"
"siyah günlerimizdeyiz yakındır beyaz"
devamını gör...
kara veba
insanlık tarihinde kaydedilen en ölümcül salgındır. yersinia pestis adlı bakteri neden olur. salgın, yalnızca 14. yüzyılda yaklaşık 200 milyon kişinin ölümüyle sonuçlanmıştır.
14. yüzyılda bu salgına "büyük ölüm" dense de, daha sonraki yıllarda "kara ölüm" olarak tanımlanmıştır. bunun sebebi de, bu hastalık sonucunda deri altı kanamalar yüzünden derinin siyaha dönmesidir. aslında bu ad mecazi anlamda kullanılmış olup, "kara" burada kasvetli, sıkıntılı, kederli anlamına gelir.
veba salgınının yayılışını anlayabilmek için o dönemin siyasi durumuna biraz bakmak gerekir. ilk vaka uzak doğu'da görülmüş ve salgın günden güne yayılmakta, durdurulamaktadır.
salgının yayılışında kilit nokta önüne gelen kenti işgal eden moğollardır. o yıllarda moğollar orta asya'dan başladıkları işgallerinde kırım'a dek ulaşmıştır. 1347'de cenevizliler'e ait olan bir ticaret merkezini kuşatmışlardır. salgının avrupa'ya taşınması da işte bu kuşatmada gerçekleşmiştir. vebalı cesetleri mancınıkla şehre fırlatan moğol ordusu, şehri veba salgınıyla baş başa bırakmış ve şehri ele geçirmiştir. işte bu noktadan sonra veba tüm avrupa'ya yayılmıştır.
cenevizliler ticaretle uğraşan bir topluluktur. her ülke ve kent ile ticaret yapan bu topluluk, vebanın tüm avrupa'ya yayılmasına da sebep olmuştur. öyle ki birkaç yıl içinde avrupa'nın her yerinde veba görülür olmuştur.
avrupa’yı kasıp kavuran hastalık neticesinde 75 milyon olan avrupa nüfusu 3’te 1’ini kaybederek 50 milyona düştü.
14. yüzyılda bu salgına "büyük ölüm" dense de, daha sonraki yıllarda "kara ölüm" olarak tanımlanmıştır. bunun sebebi de, bu hastalık sonucunda deri altı kanamalar yüzünden derinin siyaha dönmesidir. aslında bu ad mecazi anlamda kullanılmış olup, "kara" burada kasvetli, sıkıntılı, kederli anlamına gelir.
veba salgınının yayılışını anlayabilmek için o dönemin siyasi durumuna biraz bakmak gerekir. ilk vaka uzak doğu'da görülmüş ve salgın günden güne yayılmakta, durdurulamaktadır.
salgının yayılışında kilit nokta önüne gelen kenti işgal eden moğollardır. o yıllarda moğollar orta asya'dan başladıkları işgallerinde kırım'a dek ulaşmıştır. 1347'de cenevizliler'e ait olan bir ticaret merkezini kuşatmışlardır. salgının avrupa'ya taşınması da işte bu kuşatmada gerçekleşmiştir. vebalı cesetleri mancınıkla şehre fırlatan moğol ordusu, şehri veba salgınıyla baş başa bırakmış ve şehri ele geçirmiştir. işte bu noktadan sonra veba tüm avrupa'ya yayılmıştır.
cenevizliler ticaretle uğraşan bir topluluktur. her ülke ve kent ile ticaret yapan bu topluluk, vebanın tüm avrupa'ya yayılmasına da sebep olmuştur. öyle ki birkaç yıl içinde avrupa'nın her yerinde veba görülür olmuştur.
avrupa’yı kasıp kavuran hastalık neticesinde 75 milyon olan avrupa nüfusu 3’te 1’ini kaybederek 50 milyona düştü.
devamını gör...
orhan veli kanık
1914 yılında doğmuş bir '' garip '' şair adam. şiire kasket giydiren, onu sivilleştiren, sokağın dilini kendi diliyle birleştirip unutulmamayı başarmış ender insanlardan sadece biri. yaşamı da erken ölümü de hep sırlarla örülü, üzücü. kapanışı da kendisinin bir şiiriyle yapalım o halde.
şaheserim
âşık olduğum zamanlarda
şiir yazmak âdetim değildi.
halbuki asıl şaheserimi
onu en çok sevdiğimi
anladığım zaman yazdım.
onun için bu şiiri
ılk önce ona okuyacağım.
mehmet ali sel adıyla , ankara, eylül 1937.
şaheserim
âşık olduğum zamanlarda
şiir yazmak âdetim değildi.
halbuki asıl şaheserimi
onu en çok sevdiğimi
anladığım zaman yazdım.
onun için bu şiiri
ılk önce ona okuyacağım.
mehmet ali sel adıyla , ankara, eylül 1937.
devamını gör...
bir erkekten alınan en güzel iltifat
bana bir italyan erkeğinden gelmişti.
kafamda kocaman bir şapkayla yürürken yanıma geldi ve '' o büyük şapka güzelliğini kapamaya yetmemiş'' dedi. daha önceki atılan laflara hiç benzemediği için bi an havalandım ben yerden*
kafamda kocaman bir şapkayla yürürken yanıma geldi ve '' o büyük şapka güzelliğini kapamaya yetmemiş'' dedi. daha önceki atılan laflara hiç benzemediği için bi an havalandım ben yerden*
devamını gör...
grigori rasputin
bin sekiz yüz altmış dokuz yılında sibirya’da doğan rus şeytanı.
“ra ra rasputin” diye şarkısını söylediğimiz, gerçekten de “lover of the russian queen” olan zat. kehanetleriyle rus sarayına kadar girmiş, dokunarak yaraları tedavi edebilen rasputin’in sonu da bir garip. prens yusufov tarafından önce siyanürle zehirlenip, sonra da kafasından ve gövdesinden vuruluyor. akabinde, detayları araştırırsınız, ingiliz ajanlar tarafından nehire atılıyor. herifin otopsisinde ölüm nedeni boğulma çıkıyor. garip bir hikayesi var bu rus mistiğin.
“ra ra rasputin” diye şarkısını söylediğimiz, gerçekten de “lover of the russian queen” olan zat. kehanetleriyle rus sarayına kadar girmiş, dokunarak yaraları tedavi edebilen rasputin’in sonu da bir garip. prens yusufov tarafından önce siyanürle zehirlenip, sonra da kafasından ve gövdesinden vuruluyor. akabinde, detayları araştırırsınız, ingiliz ajanlar tarafından nehire atılıyor. herifin otopsisinde ölüm nedeni boğulma çıkıyor. garip bir hikayesi var bu rus mistiğin.
devamını gör...
jin jiyan azadi
jin jiyan azadi. kahrolsun foşik tece
jin jiyan azadi. yaşasın kadın hakları
jin jiyan azadi. 4 kadın 40 çocuk.
jin jiyan azadi. yaşasın halkların kardeşliği
jin jiyan azadi. berdel
jin jiyan azadi. isyan devrim anarşi
jin jiyan azadi. töre cinayetleri
jin jiyan azadi. (yasak olduğu için kğfğr edemeyen emoji)
jin jiyan azadi. yaşasın kadın hakları
jin jiyan azadi. 4 kadın 40 çocuk.
jin jiyan azadi. yaşasın halkların kardeşliği
jin jiyan azadi. berdel
jin jiyan azadi. isyan devrim anarşi
jin jiyan azadi. töre cinayetleri
jin jiyan azadi. (yasak olduğu için kğfğr edemeyen emoji)
devamını gör...
deniz feneri mekanizması
bir nötron yıldızı çeşidi olan pulsarlardaki ışınım mekanizması için kullanılan terim.
pulsarlar son derece yoğun cisimler. bu da onların kendi eksenleri etrafında aşırı derecede hızlı dönmesini sağlıyor. örneğin psr j1748−2446ad adlı pulsar kendi ekseni etrafında saniyede 716 kez dönebiliyor. *
pulsar, dönme esnasında son derece yoğun manyetik alan oluşturur ve bundan kaynaklı olarak da yüklü miktarda radyasyon yayar. dünyadan bakan bir gözlemci için bu ışınımı sürekli görmek pek mümkün olmaz çünkü ışınımın yayılım doğrultusu, pulsarın kutuplarıdır. bir başka deyişle, pulsarın yaptığı ve ancak periyodik olarak gözlemleyebildiğimiz için "puls" olarak adlandırdığımız bu ışınımı sürekli olarak görebilmek için, onun manyetik kutuplarından birinin tam karşısından bakıyor olmanız gerekir.
bu durum deniz fenerlerindeki ışığın durumu gibidir. bir deniz fenerinin ışığını, sadece bulunduğumuz konumu aydınlatırken periyodik olarak görebiliriz. sürekli görebilmek için o ışığın karşısında sabit olarak onunla dönmemiz gerekirdi. pulsarın ışınımını da manyetik ekseni doğrultusunda değilsek sadece periyodik olarak ölçebiliriz. bunlar, evrendeki en dakik saatlerden biri olarak kabul edilir. bu mekanizmaya da deniz feneri mekanizması adı verilir.

görselin kaynağı
pulsarlar son derece yoğun cisimler. bu da onların kendi eksenleri etrafında aşırı derecede hızlı dönmesini sağlıyor. örneğin psr j1748−2446ad adlı pulsar kendi ekseni etrafında saniyede 716 kez dönebiliyor. *
pulsar, dönme esnasında son derece yoğun manyetik alan oluşturur ve bundan kaynaklı olarak da yüklü miktarda radyasyon yayar. dünyadan bakan bir gözlemci için bu ışınımı sürekli görmek pek mümkün olmaz çünkü ışınımın yayılım doğrultusu, pulsarın kutuplarıdır. bir başka deyişle, pulsarın yaptığı ve ancak periyodik olarak gözlemleyebildiğimiz için "puls" olarak adlandırdığımız bu ışınımı sürekli olarak görebilmek için, onun manyetik kutuplarından birinin tam karşısından bakıyor olmanız gerekir.
bu durum deniz fenerlerindeki ışığın durumu gibidir. bir deniz fenerinin ışığını, sadece bulunduğumuz konumu aydınlatırken periyodik olarak görebiliriz. sürekli görebilmek için o ışığın karşısında sabit olarak onunla dönmemiz gerekirdi. pulsarın ışınımını da manyetik ekseni doğrultusunda değilsek sadece periyodik olarak ölçebiliriz. bunlar, evrendeki en dakik saatlerden biri olarak kabul edilir. bu mekanizmaya da deniz feneri mekanizması adı verilir.

görselin kaynağı
devamını gör...
ya kızım beni deli etme ben aradığımda o telefon açılacak diyen erkek
suç erkekte değil, suç erkeğin bu kadar palazlandırıp bu cümleyi sarf edecek kadar cesareti veren kadında. bir höyt deyip susturamıyorsa o erkeği ne diyelim? biraz taht oyunları entrikası lütfen...
devamını gör...
şarkılarda geçen şiir tadında cümleler
şiir gibi keyif veren şiire benzeyen şarkı sözleridir.
biz bu son baharda buluşacaktık
bahar geldi geçti, sen gelmez oldun
biz bu son baharda buluşacaktık
bahar geldi geçti ah, sen gelmez oldun .
biz bu son baharda buluşacaktık
bahar geldi geçti, sen gelmez oldun
biz bu son baharda buluşacaktık
bahar geldi geçti ah, sen gelmez oldun .
devamını gör...
ilkokul aşkı
1. sınıftan 6. sınıfa kadar aynı kişiyi sevmiştim. belki de isminin yanında "can" ismi olan kişiler bu yüzden bana çok tatlı geliyordur. kaç yaşında olursa olsun ister 5 ister 40 o "can" ismi çok tatlı gelir bana. içim hemen yumuşacık oluyor. o kişiye o "can" ismi ile hitap etmeyi severim. hatta onun çantasına gizlice onu sevdiğime dair mektup atardım, kimse kim attı bu mektubu bilemezdi. o kadar çaktırmadan sevdim yani. murat boz'a benziyordu, tatlı çocuktu. sonra ergenliğin etkisiyle değişk bir şey oldu amannn. küçükken daha iyiydi. ne hayaller kurmuştum bee o minik halimle. kopyacıydı. benden az istemedi kopya, vermedim. içimde hiç sızlamadı. kendisi fırsat buldukça çekerdi zaten. sonra ortaokul bitinceye kadar kimseyi sevmedim.
devamını gör...
esnaf lokantasının olmazsa olmazları
sanayi bölgesindeki esnaf lokantası ise masa camının altında kartvizit olmazsa olmazlar arasındadır.
devamını gör...
uykuya dalmak için etkili yöntemler
#157245 aynen bunu yapıp sonrasında kendimi uyku yerine, "niye uyuyamıyorum lan ben?" diyerek yattığım yerde sinir krizi içerisinde manyak gibi sağa sola döner vaziyette bulduğum durum.
referans entrydeki tekniği uygulayarak uyuyabilen varsa seçilmiş kişidir. swh
uyumamı bir nebze kolaylaştıran tek şey soğuk ama o da kar soğuğu falan olmalı.
eskişehir bebesi olmak bunu gerektirir çünkü. en sevdiğim şeyin de afyon dinlenme tesisi soğuğu olduğunu söylememe gerek yok sanırım. swh.
referans entrydeki tekniği uygulayarak uyuyabilen varsa seçilmiş kişidir. swh
uyumamı bir nebze kolaylaştıran tek şey soğuk ama o da kar soğuğu falan olmalı.
eskişehir bebesi olmak bunu gerektirir çünkü. en sevdiğim şeyin de afyon dinlenme tesisi soğuğu olduğunu söylememe gerek yok sanırım. swh.
devamını gör...




