sözlük radyosunun yayına başlaması
ara ara açıp bakıyorum da her tarzdan çalıyorlar. her zevke hitap ediyor.bence başarılı. *
devamını gör...
anın fotoğrafı
devamını gör...
nazım oratoryosu
fazıl say'ın nazım hikmet ran şiirlerini müziğiyle buluşturduğu, bulunmayı çok istediğim canlı konser etkinliğidir. genco erkal, ibrahim yazıcı, serenad bağcan ve güvenç dağüstün gibi yetenekli sanatçıların nazım hikmet orkestrası ve korosuyla yer aldığı projedir. 2018'de canlı konser kaydı albüm olarak yayınlanmıştır. tesirinden hâlâ çıkamadığım, dinlediğim ilk günden beri tüylerimi diken diken eden konserdir.
seslendirilen şiirler şunlardır:
-üç selvi
-açların gözbebekleri
-kerem gibi
-diz boyu karlı bir gece
-bugün pazar
-ben içeri düştüğümden beri
-yatar bursa kalesinde
-hapisten çıktıktan sonra
-kız çocuğu
-hiroşima
-nerden gelip nereye gidiyoruz
-vatan haini
-şehitler
-davet
-memleketim
-yaşamaya dair
spotify üzerinden albüm dinlenebilir
seslendirilen şiirler şunlardır:
-üç selvi
-açların gözbebekleri
-kerem gibi
-diz boyu karlı bir gece
-bugün pazar
-ben içeri düştüğümden beri
-yatar bursa kalesinde
-hapisten çıktıktan sonra
-kız çocuğu
-hiroşima
-nerden gelip nereye gidiyoruz
-vatan haini
-şehitler
-davet
-memleketim
-yaşamaya dair
spotify üzerinden albüm dinlenebilir
devamını gör...
öğrenci yurdunda kalmanın insana kazandırdıkları
insanı sabır taşına çeviren, farklı kültürden bireylerle tanışmasına imkan tanıyarak onun sosyal birikimini belki de hiçbir zaman bulamayacağı fırsatları ona sunan barınakta kalınması sonucu edinilen kazanımlardır.
güzel yerdir öğrenci yurdu, sefalet, eğlence, aşk acısı, goy goy her şey mevcuttur.
güzel yerdir öğrenci yurdu, sefalet, eğlence, aşk acısı, goy goy her şey mevcuttur.
devamını gör...
duygusal halı yıkama
barney stinson’ın* tanımladığı deli gözleri* var adamda. işlerini ciddiye almaları güzel de halıya duygusallık beslemek trajikomik.
devamını gör...
babanın ölmesi
keşke gerçek olmasaydı diyorum babam hala yanımda olsaydı diyorum. hala gittiğine inanamıyorum. keşke kapıyı çalıp gelsen bakın ben gitmedim desen. allah kimseye yaşatmasın.
devamını gör...
sözlük yazarlarının fotoğrafları
devamını gör...
bir zamanlar anadolu'da
türk sineması'nın medar-ı iftihârı'dır, ''bir zamanlar anadolu'da.''
bir kahraman yoktur bu filmde her karaktere girip, hikâyede hissedebilirsiniz kendinizi. her karakterin ayrı bir derdi vardır.
hayatın ta kendisidir bu film. diyaloglarındaki doğallık, film değilmiş de gizli bir kamerayla, hayatın bir akışı çekilmiş gibi haz verir insana. her karesiyle, bozkırın resmini çekmiştir bize, bozkırın durağan hayatlarını getirmiştir yanıbaşımıza.
usta yönetmen nuri bilge ceylan'a cannes film festivali'nde grand prix (jüri büyük) ödülünü getirmiş, dünyada ses uyandırmıştır.
'fakat bundan sadece yüzyıl sonra bile arap ne sen, ne ben, ne savcı, ne komiser... yani şairin dediği gibi gene yıllar geçecek ve geride benden bir iz kalmayacak yorgun ruhumu karanlık ve soğuk kuşatacak.'
bir kahraman yoktur bu filmde her karaktere girip, hikâyede hissedebilirsiniz kendinizi. her karakterin ayrı bir derdi vardır.
hayatın ta kendisidir bu film. diyaloglarındaki doğallık, film değilmiş de gizli bir kamerayla, hayatın bir akışı çekilmiş gibi haz verir insana. her karesiyle, bozkırın resmini çekmiştir bize, bozkırın durağan hayatlarını getirmiştir yanıbaşımıza.
usta yönetmen nuri bilge ceylan'a cannes film festivali'nde grand prix (jüri büyük) ödülünü getirmiş, dünyada ses uyandırmıştır.
'fakat bundan sadece yüzyıl sonra bile arap ne sen, ne ben, ne savcı, ne komiser... yani şairin dediği gibi gene yıllar geçecek ve geride benden bir iz kalmayacak yorgun ruhumu karanlık ve soğuk kuşatacak.'
devamını gör...
uzun ilişkinin bitmesi
*sabahında telefonu eline alıyorsun mesaj atmış mı diye alışkanlık sonuçta çok sonra anlıyorsun bittiğini genelde nedensiz yere biter,karşı taraf sıkılmıştır dışarıya bir anda merak duyar.
devamını gör...
sahibinin sesiyle okunan cümleler
aslı yiiiiruummmm
devamını gör...
aylar sonra merhaba yazan sevgili ya da arkadaş
canı istedikçe kapıyı çalandır. ve bu hakkı en başında ona tanıdığınızı bildiği için özgürce dolaşır.
ayrıca hemen işi düşmüştür diye ön yargılı olmayalım lütfen. *sadece bencil bir pisliktir. ve siz arkadaşınızı seçerken ve severken onu böyle kabul ettiğiniz için başkaları anlamasa da siz kollarınızı kocaman açarsınız. *
ayrıca hemen işi düşmüştür diye ön yargılı olmayalım lütfen. *sadece bencil bir pisliktir. ve siz arkadaşınızı seçerken ve severken onu böyle kabul ettiğiniz için başkaları anlamasa da siz kollarınızı kocaman açarsınız. *
devamını gör...
wow sinyali
uydurma bir sinyaldir.

1977'de ohio üniversitesi'nin radyo gözlemevi tarafınca kaydedilmiş sözde radyo sinyalidir.
70'li yılların başında, amerikanlar üst üste ay'a insanlı yolculuk yapınca sovyetler uzay programlarını yavaşlatmış, nasa da başarısız geçen apollo 13 görevinden sonra abd devletinden gerekli ödenekleri bulamamaya başlamıştı. aynı dönem, yüz yılda bir denk gelen güneş sistemindeki gaz devlerinin arka arkaya sıralanma pozisyonunu kaçırmak istemeyen nasa ve diğer uzay ajansları, kasadaki tüm parayı son kuruşuna kadar harcayıp, var gücüyle voyager uzay programını başlatmıştı. uzay tarihinin en başarılı, en görkemli, aynı zamanda uzaya tüm bilgilerimizi gönderdiğimiz için en ahmakça sayılan misyonu, voyager 1 ve voyager 2'nin gönderildiği bu uzay misyonuydu.
iki uzay aracı, gaz gezegenleri ziyaret ettikten sonra galaksinin merkezi etrafında dönen güneşimizin altına ve üstüne doğru yol almaya başladı. şu an ikisi de hala yoluna devam etmekte. birisi galaksi diskinin altına doğru, diğeri diskin üstüne doğru seyahat ediyor. diskin kalınlığı 30 ışık yılı kalınlığında ve şu an(aralık 2021) iki uzay aracı arasındaki mesafe 2.2 ışık günü kadar. yani her biri bizden yaklaşık 1 ışık günü uzaklıkta.
samanyolu diski

voyager misyonu dönemin son uzay programıydı. voyager'dan önce başlayan skylab uzay programı ise, bugünkü iss'in atası olan araform bir uzay istasyonu projesiydi. başarılı bir misyon oldu fakat istenildiği gibi on yıllar boyunca süren bir proje değil, 3 yıl süren bir proje oldu.
ardından 1993'e kadar uzay programları durma noktasına geldi.
tam da bu dönem, uzay furyasının dip dalga yapacağını öngören onlarca bilim insanından biri olan ohiolu bir gökbilimci, yay takımyıldızı lokasyonundan anormal bir sinyal aldığını iddia etti. niyet, uzaya karşı olan ilginin azalmasını önlemekti. amerikan halkı ödedediği verginin her bir kuruşunu devlete soruyordu. dolayısıyla uzay çalışmalarına istedikleri kadar bütçe ayıramıyorlardı. zaten ay'a gidilmiş, zaten uzay çalışmaları yapılmış, artık dünyevi işlere bakılması zamanıydı amerikanlara göre. wow sinyali, bu zihniyeti dağıtmak amacıyla uydurulmuş bi sinyaldi. nitekim aradan geçen kırkbeş yıla rağmen bi daha eşi benzeri görülmemiş ve şunun dışında makul bi açıklaması yapılamamıştır.

1977'de ohio üniversitesi'nin radyo gözlemevi tarafınca kaydedilmiş sözde radyo sinyalidir.
70'li yılların başında, amerikanlar üst üste ay'a insanlı yolculuk yapınca sovyetler uzay programlarını yavaşlatmış, nasa da başarısız geçen apollo 13 görevinden sonra abd devletinden gerekli ödenekleri bulamamaya başlamıştı. aynı dönem, yüz yılda bir denk gelen güneş sistemindeki gaz devlerinin arka arkaya sıralanma pozisyonunu kaçırmak istemeyen nasa ve diğer uzay ajansları, kasadaki tüm parayı son kuruşuna kadar harcayıp, var gücüyle voyager uzay programını başlatmıştı. uzay tarihinin en başarılı, en görkemli, aynı zamanda uzaya tüm bilgilerimizi gönderdiğimiz için en ahmakça sayılan misyonu, voyager 1 ve voyager 2'nin gönderildiği bu uzay misyonuydu.
iki uzay aracı, gaz gezegenleri ziyaret ettikten sonra galaksinin merkezi etrafında dönen güneşimizin altına ve üstüne doğru yol almaya başladı. şu an ikisi de hala yoluna devam etmekte. birisi galaksi diskinin altına doğru, diğeri diskin üstüne doğru seyahat ediyor. diskin kalınlığı 30 ışık yılı kalınlığında ve şu an(aralık 2021) iki uzay aracı arasındaki mesafe 2.2 ışık günü kadar. yani her biri bizden yaklaşık 1 ışık günü uzaklıkta.
samanyolu diski

voyager misyonu dönemin son uzay programıydı. voyager'dan önce başlayan skylab uzay programı ise, bugünkü iss'in atası olan araform bir uzay istasyonu projesiydi. başarılı bir misyon oldu fakat istenildiği gibi on yıllar boyunca süren bir proje değil, 3 yıl süren bir proje oldu.
ardından 1993'e kadar uzay programları durma noktasına geldi.
tam da bu dönem, uzay furyasının dip dalga yapacağını öngören onlarca bilim insanından biri olan ohiolu bir gökbilimci, yay takımyıldızı lokasyonundan anormal bir sinyal aldığını iddia etti. niyet, uzaya karşı olan ilginin azalmasını önlemekti. amerikan halkı ödedediği verginin her bir kuruşunu devlete soruyordu. dolayısıyla uzay çalışmalarına istedikleri kadar bütçe ayıramıyorlardı. zaten ay'a gidilmiş, zaten uzay çalışmaları yapılmış, artık dünyevi işlere bakılması zamanıydı amerikanlara göre. wow sinyali, bu zihniyeti dağıtmak amacıyla uydurulmuş bi sinyaldi. nitekim aradan geçen kırkbeş yıla rağmen bi daha eşi benzeri görülmemiş ve şunun dışında makul bi açıklaması yapılamamıştır.
devamını gör...
bir insanın kalitesiz olduğunu gösteren detaylar
kendini hiçbir konuda geliştirmeye çalışmaması. biz buna alışığız, böyle görmüşüz, türk örf adetlerinde yoktur gibi low iq cevaplar vermesi. farklı kültürlere açık olmaması (mutfak, moda, kültür, insan ilişkileri, bakış açısı). bir siyasi parti veya figürün her dediğini doğru kabul etmesi.
fanatik futbol hayranı olması+1
fanatik futbol hayranı olması+1
devamını gör...
otobandakiyanlizdusakabin
sevdiğim naif yazarlardan.
dünkü başlık konusuna gelirsem, herkes fikirlerini söylemekte tabi ki serbest. bunun için özür dilenecek bir durum yok bence. üst üste olan olaylardan dolayı da etrafta görülen sisin aralanması için faydalı olduğunu düşünüyorum. herkes fikrini söyledi, içlerinden geçenleri yazdı. bu düşüncelerin ayrı başlıklar yerine tek başlıkta olması iyi oldu. belki bu yazılmasaydı, hala bugün bunun tartışması sürüyor olacaktı.
kendisinde haklı bir tedirginliğin olması normal; muhtemelen nispeten yeni yazarlarda da olmuştur bu tedirginlik. kendisini üzmesin ve yazmaya devam etsin.
dünkü başlık konusuna gelirsem, herkes fikirlerini söylemekte tabi ki serbest. bunun için özür dilenecek bir durum yok bence. üst üste olan olaylardan dolayı da etrafta görülen sisin aralanması için faydalı olduğunu düşünüyorum. herkes fikrini söyledi, içlerinden geçenleri yazdı. bu düşüncelerin ayrı başlıklar yerine tek başlıkta olması iyi oldu. belki bu yazılmasaydı, hala bugün bunun tartışması sürüyor olacaktı.
kendisinde haklı bir tedirginliğin olması normal; muhtemelen nispeten yeni yazarlarda da olmuştur bu tedirginlik. kendisini üzmesin ve yazmaya devam etsin.
devamını gör...
deniz feneri mekanizması
bir nötron yıldızı çeşidi olan pulsarlardaki ışınım mekanizması için kullanılan terim.
pulsarlar son derece yoğun cisimler. bu da onların kendi eksenleri etrafında aşırı derecede hızlı dönmesini sağlıyor. örneğin psr j1748−2446ad adlı pulsar kendi ekseni etrafında saniyede 716 kez dönebiliyor. *
pulsar, dönme esnasında son derece yoğun manyetik alan oluşturur ve bundan kaynaklı olarak da yüklü miktarda radyasyon yayar. dünyadan bakan bir gözlemci için bu ışınımı sürekli görmek pek mümkün olmaz çünkü ışınımın yayılım doğrultusu, pulsarın kutuplarıdır. bir başka deyişle, pulsarın yaptığı ve ancak periyodik olarak gözlemleyebildiğimiz için "puls" olarak adlandırdığımız bu ışınımı sürekli olarak görebilmek için, onun manyetik kutuplarından birinin tam karşısından bakıyor olmanız gerekir.
bu durum deniz fenerlerindeki ışığın durumu gibidir. bir deniz fenerinin ışığını, sadece bulunduğumuz konumu aydınlatırken periyodik olarak görebiliriz. sürekli görebilmek için o ışığın karşısında sabit olarak onunla dönmemiz gerekirdi. pulsarın ışınımını da manyetik ekseni doğrultusunda değilsek sadece periyodik olarak ölçebiliriz. bunlar, evrendeki en dakik saatlerden biri olarak kabul edilir. bu mekanizmaya da deniz feneri mekanizması adı verilir.

görselin kaynağı
pulsarlar son derece yoğun cisimler. bu da onların kendi eksenleri etrafında aşırı derecede hızlı dönmesini sağlıyor. örneğin psr j1748−2446ad adlı pulsar kendi ekseni etrafında saniyede 716 kez dönebiliyor. *
pulsar, dönme esnasında son derece yoğun manyetik alan oluşturur ve bundan kaynaklı olarak da yüklü miktarda radyasyon yayar. dünyadan bakan bir gözlemci için bu ışınımı sürekli görmek pek mümkün olmaz çünkü ışınımın yayılım doğrultusu, pulsarın kutuplarıdır. bir başka deyişle, pulsarın yaptığı ve ancak periyodik olarak gözlemleyebildiğimiz için "puls" olarak adlandırdığımız bu ışınımı sürekli olarak görebilmek için, onun manyetik kutuplarından birinin tam karşısından bakıyor olmanız gerekir.
bu durum deniz fenerlerindeki ışığın durumu gibidir. bir deniz fenerinin ışığını, sadece bulunduğumuz konumu aydınlatırken periyodik olarak görebiliriz. sürekli görebilmek için o ışığın karşısında sabit olarak onunla dönmemiz gerekirdi. pulsarın ışınımını da manyetik ekseni doğrultusunda değilsek sadece periyodik olarak ölçebiliriz. bunlar, evrendeki en dakik saatlerden biri olarak kabul edilir. bu mekanizmaya da deniz feneri mekanizması adı verilir.

görselin kaynağı
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
odamdayım. çok zor bir gün geçirdim, atlatmaya çalışıyorum. hayat ne kadar garip. masum, hiç bir suçu olmayan çocuklar hiç haketmedikleri muameleye karşılaşıyorlar.
şimdi ne bu?
ailenin imtihanı mı?
çocuğun sınavı mı?
yoksa günahlarının bedeli mi?
ama neden?
bu nasıl bir düzen?
çok yorgun ve üzgünüm.
umarım sizin gününüz güzel geçmiştir.
herkese huzurlu geceler.
edit: mantık hataları. kafa bir dünya.
şimdi ne bu?
ailenin imtihanı mı?
çocuğun sınavı mı?
yoksa günahlarının bedeli mi?
ama neden?
bu nasıl bir düzen?
çok yorgun ve üzgünüm.
umarım sizin gününüz güzel geçmiştir.
herkese huzurlu geceler.
edit: mantık hataları. kafa bir dünya.
devamını gör...
küfür
günlük kullanıma inmemeliydi dediğim kelimeler, kendini ifade edemeyen bir çok bireyin oluşumuna yol açtı. iki kelimeyi yan yana getiremeyenin dert ortağı oldu çıktı. kullanırsın kullanmazsın ,beni alakadar etmez ama ifade edemediğin yerleri cümle içinde küfür ederek dolduruyorsan üzerinde düşünmen gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. güzel dilimizi bende mükemmel kullanamıyorum ,haşa haddim değil seni sorgulamak.
devamını gör...
cezalar ağırlaştıkça suçun sıklığı azalır mı sorusu
bizimkisi gibi coğrafyalarda sanırım cezalar ne kadar ağır olursa olsun, bir suçu işlemekten vazgeçirmek daha çok kültürel nedenlere ihtiyaç duyuyor. bir kan davasını engellemek kanunlarla değil kültürle, örfle, adetle gerçekleşiyor. kanunlar da o coğrafyada yaşayan insanların kültürlerine göre şekillendiğinden temelde bir yanlışımız var gibi görünüyor. kanunları iyileştirmek ya da ceza oranlarını artırmak yerine daha bilinçli/rasyonel insanlar yaratmak cazip geliyor bu noktada.
devamını gör...


