geceye bir erkek yalanı bırak
yükselenim yengeç.
devamını gör...
sözlükte kalp kırmak
özelde konuşup halledilmesi gereken meseleleri sözlük içinde ulu orta herkesin içinde yazdıktan sonra tarafların incinmesi durumu.
hiç girmem bu işlere. problemim varsa yazarım özelden gayet düzgün bir biçimde. bir olaydan hoşnut değilsem hoşnut olmadığım kişileri engellerim.
kimin kiminle ne problemi olduğunu da bilmek zorunda değilim. kafa dağıtmak için girdiğimiz sözlükte dert tasa sahibi olup çıkıyoruz. doğru düzgün akışta tanım yazacak başlık yok be.
neyse başlığı görünce aklıma şu replik geldi.
(bkz: bir de bayıl istersen feriha)
hiç girmem bu işlere. problemim varsa yazarım özelden gayet düzgün bir biçimde. bir olaydan hoşnut değilsem hoşnut olmadığım kişileri engellerim.
kimin kiminle ne problemi olduğunu da bilmek zorunda değilim. kafa dağıtmak için girdiğimiz sözlükte dert tasa sahibi olup çıkıyoruz. doğru düzgün akışta tanım yazacak başlık yok be.
neyse başlığı görünce aklıma şu replik geldi.
(bkz: bir de bayıl istersen feriha)
devamını gör...
madalyasız yazarların boş beleş tipler olması
mandalyasız olan çoğu kişinin de istese madalya alacak tanımlar girebilecek kapasitede olduğuna inanıyorum ama benim gibi kasmıyordur, vakti yoktur, aklına geleni az ve öz yazmayı seviyordur ya da burada goygoy yapmayı seviyordur. tüm bunları yapanlar, boş beleş oluyorsa ben de, takip ettiğim çoğu yazar da boş beleş o zaman... bize de boş beleş rozeti verilsin, tam olsun!
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan yazarın asıl amacı
bozdun ya al işte.
devamını gör...
nedamet
yaptığı iş veya davranışın sonucunu brğenmeyip yaptığına hayıflanma, pişmanlık anlamına gelen arapça kökenli sözcüktür.
devamını gör...
sözlük mağazası
market fiyatlarına dönmüş*
sakız da alamayız, düz hesap da olmaz.ironi mi acaba?
sakız da alamayız, düz hesap da olmaz.ironi mi acaba?
devamını gör...
kadın sürücü
araba kullanma tarzları hep tartışma konusu olmuştur bu arkadaşların.
mevzunun özü ise tamamen, teorik bilgi ve pratik eksikliğidir aslında.
bir erkek çocuk henüz 3-4 yaşlarından itibaren otomobil kullanma merakı içine girer.
6-7 yaşlarına gelince de, gerek araç içinde seyir halindeyken gerekse de yaya olarak, trafiği takip etmeye, kendince yorumlamaya başlar.
abisine, babasına, amcasına, dayısına sorduğu sayısız sorudan aldığı cevaplarla birlikte, 10'lu yaşlardan itibaren, trafik konusundaki teorik birçok bilgiye sahip olur erkek çocuk.
gözlem üstüne gözlem...
vites nasıl değiştiriliyor?
ne zaman sinyal veriliyor?
sağ ve sol aynalar hangi durumlarda kullanılıyor?
direksiyon simidi nasıl kavranıyor?
fren mesafesi neden önemli?
hangi riskli durumlarda gaza basmak, frene basmak kadar mühim ve gerekli?
bir aracı sollamak için hangi standartlar yerine getirilmiş olmalı?
vesaire...
bu tarz birçok soruya gözlem yaparak yanıt bulur çocuk.
kız çocuğu ise öyle midir?
zaten ayda yılda bir bindirilir arabaya.
''ben arabaya binmek istiyorum'' şeklinde serzenişleri olmaz erkek çocuk gibi.
arabaya binse bile arka koltuğa oturur ve de camdan dışarıyı seyreder. trafik dışında her şeyi düşünebilir o an.
çocukluğu bu şekilde geçen bir kadının, 18 yaşına geldiğinde, elle tutulur pek bir sürücülük altyapısı olmaz.
velhasıl-ı kelam, kadın sürücülere gülünebilir, onlarla eğlenilebilir de fakat onları suçlamak, inanın doğru değildir.
onların tek suçu, olsa olsa otomobil kullanmaya heveslenmemeleridir.
toplum yapımız son 20 yılda müthiş bir değişim geçirdi.
hemen hemen her anlamda, kadınlar erkeklere, erkekler de kadınlara yaklaştı.
ayakları üzerinde durmayı başaran kadın, kendi arabasını rahatlıkla alabiliyor artık. varsa şayet kız çocuğunu da, o bilinçle büyütüyor. aynı şekilde duyarlı babalar da, ''bak kızım, büyüyüp kendi hayatını kuracaksın. her şey gibi araba kullanmayı da öğrenmelisin'' diyerek, küçük yaşlarda eğitmeye başlıyor çocuğunu.
ama henüz erken... bir 10-20 yıl daha var, o bilincin meyvelerini trafikte görebilmek için.
o zamana kadar, empati kurun yeter.
mevzunun özü ise tamamen, teorik bilgi ve pratik eksikliğidir aslında.
bir erkek çocuk henüz 3-4 yaşlarından itibaren otomobil kullanma merakı içine girer.
6-7 yaşlarına gelince de, gerek araç içinde seyir halindeyken gerekse de yaya olarak, trafiği takip etmeye, kendince yorumlamaya başlar.
abisine, babasına, amcasına, dayısına sorduğu sayısız sorudan aldığı cevaplarla birlikte, 10'lu yaşlardan itibaren, trafik konusundaki teorik birçok bilgiye sahip olur erkek çocuk.
gözlem üstüne gözlem...
vites nasıl değiştiriliyor?
ne zaman sinyal veriliyor?
sağ ve sol aynalar hangi durumlarda kullanılıyor?
direksiyon simidi nasıl kavranıyor?
fren mesafesi neden önemli?
hangi riskli durumlarda gaza basmak, frene basmak kadar mühim ve gerekli?
bir aracı sollamak için hangi standartlar yerine getirilmiş olmalı?
vesaire...
bu tarz birçok soruya gözlem yaparak yanıt bulur çocuk.
kız çocuğu ise öyle midir?
zaten ayda yılda bir bindirilir arabaya.
''ben arabaya binmek istiyorum'' şeklinde serzenişleri olmaz erkek çocuk gibi.
arabaya binse bile arka koltuğa oturur ve de camdan dışarıyı seyreder. trafik dışında her şeyi düşünebilir o an.
çocukluğu bu şekilde geçen bir kadının, 18 yaşına geldiğinde, elle tutulur pek bir sürücülük altyapısı olmaz.
velhasıl-ı kelam, kadın sürücülere gülünebilir, onlarla eğlenilebilir de fakat onları suçlamak, inanın doğru değildir.
onların tek suçu, olsa olsa otomobil kullanmaya heveslenmemeleridir.
toplum yapımız son 20 yılda müthiş bir değişim geçirdi.
hemen hemen her anlamda, kadınlar erkeklere, erkekler de kadınlara yaklaştı.
ayakları üzerinde durmayı başaran kadın, kendi arabasını rahatlıkla alabiliyor artık. varsa şayet kız çocuğunu da, o bilinçle büyütüyor. aynı şekilde duyarlı babalar da, ''bak kızım, büyüyüp kendi hayatını kuracaksın. her şey gibi araba kullanmayı da öğrenmelisin'' diyerek, küçük yaşlarda eğitmeye başlıyor çocuğunu.
ama henüz erken... bir 10-20 yıl daha var, o bilincin meyvelerini trafikte görebilmek için.
o zamana kadar, empati kurun yeter.
devamını gör...
yazarların en sevdiği 90’lar pop şarkısı
devamını gör...
zor günlerden geçenlerin en iyi bildiği şey
sırada daha kötü günlerin olduğu.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
bunca yıldır söyleyemedim sana bunu duyursan sinirlenirsin diye. zaten etrafımdakilere de o kadar sevdirdin kendini kimse farkında değil ama işte artık tutamıyorum kendimi senin allah belanı versin.
devamını gör...
aşk için gidilen en uzun mesafe
uzun değildi ama benim için büyük bir şeydi.
yurda geleli 1 hafta olmamışken eve gitmem gerekiyordu ve ben yalnızca çok yakın bir arkadaşımla plan yapıp sevgilim için ankara'dan istanbul'a gitme kararı aldım.
hiç bir şey bilmiyorum tabi tren falan daha kısa nerden bileyim..
otobüs bileti aldım, her şeyi hazırladım. yanına gitmek için sabah 5te kalktım. elimde küçük valizimle yola çıktım. bazı aksilikler oldu. 12de varmam gereken yere 4te vardım. * haberi de yoktu yavrumun.
napıyorsun diyor, metrodayım diyorum. ama hangi metroda olduğumu söylemiyorum ki. ankara mı istanbul mu hehe.
bir de esenler otogarında indim. korkutmuşlardı gözümü esenler otogarıyla ilgili. tam akbil basıcam* adamın biri bana da basar mısın dedi*, bana kadar var abi dedim. *
4 saat görüşebildik sadece. ama benim için büyük bir şeydi. kendimi aşmıştım. elimde küçük valizimle kendi aşk'ım için büyük bir şey yapmıştım, kendimce tabii.
edit: toyluk insana böyle kendini bilmez davrandırabiliyoe maalesef. kimse için değmez. geçmiş geçmişte.
yurda geleli 1 hafta olmamışken eve gitmem gerekiyordu ve ben yalnızca çok yakın bir arkadaşımla plan yapıp sevgilim için ankara'dan istanbul'a gitme kararı aldım.
hiç bir şey bilmiyorum tabi tren falan daha kısa nerden bileyim..
otobüs bileti aldım, her şeyi hazırladım. yanına gitmek için sabah 5te kalktım. elimde küçük valizimle yola çıktım. bazı aksilikler oldu. 12de varmam gereken yere 4te vardım. * haberi de yoktu yavrumun.
napıyorsun diyor, metrodayım diyorum. ama hangi metroda olduğumu söylemiyorum ki. ankara mı istanbul mu hehe.
bir de esenler otogarında indim. korkutmuşlardı gözümü esenler otogarıyla ilgili. tam akbil basıcam* adamın biri bana da basar mısın dedi*, bana kadar var abi dedim. *
4 saat görüşebildik sadece. ama benim için büyük bir şeydi. kendimi aşmıştım. elimde küçük valizimle kendi aşk'ım için büyük bir şey yapmıştım, kendimce tabii.
edit: toyluk insana böyle kendini bilmez davrandırabiliyoe maalesef. kimse için değmez. geçmiş geçmişte.
devamını gör...
allah'ın sözü olduğuna inanılan ayetler
şüphesiz allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
nebe 33.*
nebe 33.*
devamını gör...
estetik yaptırmış sözlük kızları
böyle söyleyen erkekler genelde instada ful estetik kızları takip edip, alev emojisi falan atar. üzerine bu kadar düşünülecek bir durum olduğunu düşünmüyorum. yaptırmadım ama ilerde botoks yaptırmayı düşünüyorum. tercih meselesi.
devamını gör...
hocalı katliamı
ölen müslüman olunca dünya hep suskun kalır.
dünyanın suskun kaldığı bir vahşet.
dünyanın suskun kaldığı bir vahşet.
devamını gör...
bir erkeği engellemenin verdiği haz
abaza ve salakça konuşan bir erkekse evet, harika bir haz.
engelleme eşiğim yüksektir normalde. sus derim, yazma derim. devam ederse ağzının ortasına çaaat!
engelleme eşiğim yüksektir normalde. sus derim, yazma derim. devam ederse ağzının ortasına çaaat!
devamını gör...
pavlov'un göbeği
hızlı ve kibar bir moderatördür.küfürsüz bir sözlük olmasından dolayı mı yoksa itina ile seçildikleri için mi bilemiyorum kafa'nın moderatörleri hep çok kibar.*
devamını gör...
kişisel gelişim kitapları
bu türde binlerce seçenek sunulmasına rağmen kişisel gelişemediğim için beni üzmüş kitaplardır.
devamını gör...
para mutluluğu satın almaz
"komple paha biçemez ama anca kısa bir süre kiralayabilir" şeklkinde mümkünü olabilecek önerme, koşul.
devamını gör...

