insanların size baktığında gördükleri
her zaman yanında olacak bir 'enayi' görüyor sanırım yoksa bu kadar kazık yememin başka bir açıklaması olamaz.
devamını gör...
merdümgiriz
toplum içerisine girince kendini oldukça sıkıntılı hisseden, telaşa kapılıp kendini tek solukta eve atan kişilerdir.
şahsım merdümgirizdir.
şahsım merdümgirizdir.
devamını gör...
carl gustav jung
"kendi kalbine bakamayanın yaşamı bulanıktır; kendi yüreğine bakabilme cesareti gösterenler gönlünün muradını keşfedenlerdir. dışarıya bakan rüya görür, hayal dünyasında kaybolur; içeriye bakan uyanır, kendini keşfeder." *
devamını gör...
tezek kokusu
aklıma barış balcı'nın söylediklerini getiren başlık.
--- alıntı ---
köylerde gezerken inek dışkılarından yeni yapılmış buram buram kokan tezeklerin yanında elimde simit yiyerek dolaşıyorum…
bütün yakın arkadaşlarım burada, yedi yıldır aynı telefonu kullanıyorum. (blackberry 9800).
satsanız 150 lira etmez, ama bir hafta sarjım dayanıyor, üstelik istediğim her yeri rahatça arayıp, bütün sosyal medya hesaplarıma bakıp, maillerime cevap verip, kaybolduğumda navigasyonuyla yolumu bulabiliyorum.
her ortamda da masanın üstüne çekinmeden koyuyorum…
böyle bir fotoğraf paylaştığımdan dolayı benim ne maaşım, ne yetkilerim, ne mevkiim ne de insanların bana olan saygısı, sevgisi azalmıyor.
aynı şekilde 7 yıldır aynı telefonu kullandığım için de hiç kimse beni küçük görmüyor…
oysa avrupa birliği ülkelerinde görev yapan 5 türk kalkınma uzmanından birisiyim. günlük ortalama 14 milyon lira cirosu olan bir gemi ikmal limanının proje sahibiyim.
sadece geçtiğimiz yıl ülke ekonomisine 5.2 milyar dolar para kazandıran bir ekibin masa başındaki ismiyim.
yine bir telefonumla milyar dolarlık gemilerin güvenerek geldiği sayılı isimlerden birisiyim.
ayrıca turizm veya kırsal alanda yapılacak her projeye 10 milyon liralık hibe desteği sağlayan imzaya sahibim…
işte insanlar buna bakıyorlar…
sizin mevkinize, beyninize ve kariyerinize bakıyorlar.
telefonunuza veya yediğinize içtiğinize değil, anlatabildim mi?
bakın bugün 3 bin liraya iki tane yabancı dil kursuna gidip burada ab bünyesinde kokartlı rehber olabiliyorsunuz.
aldığınız maaş ise tam 12 bin lira!
sonra turizm bakanlığına geçerseniz eğer, aldığınız bu maaşı da katlıyorsunuz.
yani kafanızı çalıştırırsanız bugün bir ıphone 7 parasına geleceğiniz kurtuluyor arkadaşlar!
size yemin ediyorum buraya samsung’u, ıphone’u üreten adamlar geliyorlar ve ellerinde halen 10 senelik telefonlarla konuşuyorlar, fakat devamlı ellerinde kitap var ve okuyorlar.
kendilerini geliştiriyorlar…
bir kere bile odalarında bir dizi veya aptal yarışmalar seyrettiklerini görmedim,
telefonları sadece çaldığı zaman çantalarından çıkartıyorlar, çünkü hayatı gerçekten gezerek eğlenerek sosyal bir şekilde yaşıyorlar.
magazin manyaklarının takıldığı ınstagram’da veya sanal alemlerde değil!
abartmıyorum volvo’nun yeni modellerini yapan mühendis bile halen 15 sene önce yaptığı arabaya biniyor,
neden yeni yaptığınızı kullanmıyorsunuz?, diye sorduğumda ”çünkü ihtiyacım yok” diyor!
düşünsenize ne kadar eski araba kullanıyor olsa da ”işte bu adam volvo’nun mühendisi” diyorlar o kadar !..
ve işte insanlar da buna bakıyor arkadaşlar…
geriye kalan benim telefonumun modeliymiş, ayakkabımın markasıymış, nerede kiminle ne yediğimmiş.
yemin ediyorum kimsenin umrunda bile değil arkadaşlar.
çünkü bunlarla adam yerine konulmuş olmuyorsunuz !…
umarım az da olsa bir şeyler anlamışsınızdır da geleceğinizi düşünüp ailelerinize acı çektirmezsiniz!
*barış balcı
--- alıntı ---
--- alıntı ---
köylerde gezerken inek dışkılarından yeni yapılmış buram buram kokan tezeklerin yanında elimde simit yiyerek dolaşıyorum…
bütün yakın arkadaşlarım burada, yedi yıldır aynı telefonu kullanıyorum. (blackberry 9800).
satsanız 150 lira etmez, ama bir hafta sarjım dayanıyor, üstelik istediğim her yeri rahatça arayıp, bütün sosyal medya hesaplarıma bakıp, maillerime cevap verip, kaybolduğumda navigasyonuyla yolumu bulabiliyorum.
her ortamda da masanın üstüne çekinmeden koyuyorum…
böyle bir fotoğraf paylaştığımdan dolayı benim ne maaşım, ne yetkilerim, ne mevkiim ne de insanların bana olan saygısı, sevgisi azalmıyor.
aynı şekilde 7 yıldır aynı telefonu kullandığım için de hiç kimse beni küçük görmüyor…
oysa avrupa birliği ülkelerinde görev yapan 5 türk kalkınma uzmanından birisiyim. günlük ortalama 14 milyon lira cirosu olan bir gemi ikmal limanının proje sahibiyim.
sadece geçtiğimiz yıl ülke ekonomisine 5.2 milyar dolar para kazandıran bir ekibin masa başındaki ismiyim.
yine bir telefonumla milyar dolarlık gemilerin güvenerek geldiği sayılı isimlerden birisiyim.
ayrıca turizm veya kırsal alanda yapılacak her projeye 10 milyon liralık hibe desteği sağlayan imzaya sahibim…
işte insanlar buna bakıyorlar…
sizin mevkinize, beyninize ve kariyerinize bakıyorlar.
telefonunuza veya yediğinize içtiğinize değil, anlatabildim mi?
bakın bugün 3 bin liraya iki tane yabancı dil kursuna gidip burada ab bünyesinde kokartlı rehber olabiliyorsunuz.
aldığınız maaş ise tam 12 bin lira!
sonra turizm bakanlığına geçerseniz eğer, aldığınız bu maaşı da katlıyorsunuz.
yani kafanızı çalıştırırsanız bugün bir ıphone 7 parasına geleceğiniz kurtuluyor arkadaşlar!
size yemin ediyorum buraya samsung’u, ıphone’u üreten adamlar geliyorlar ve ellerinde halen 10 senelik telefonlarla konuşuyorlar, fakat devamlı ellerinde kitap var ve okuyorlar.
kendilerini geliştiriyorlar…
bir kere bile odalarında bir dizi veya aptal yarışmalar seyrettiklerini görmedim,
telefonları sadece çaldığı zaman çantalarından çıkartıyorlar, çünkü hayatı gerçekten gezerek eğlenerek sosyal bir şekilde yaşıyorlar.
magazin manyaklarının takıldığı ınstagram’da veya sanal alemlerde değil!
abartmıyorum volvo’nun yeni modellerini yapan mühendis bile halen 15 sene önce yaptığı arabaya biniyor,
neden yeni yaptığınızı kullanmıyorsunuz?, diye sorduğumda ”çünkü ihtiyacım yok” diyor!
düşünsenize ne kadar eski araba kullanıyor olsa da ”işte bu adam volvo’nun mühendisi” diyorlar o kadar !..
ve işte insanlar da buna bakıyor arkadaşlar…
geriye kalan benim telefonumun modeliymiş, ayakkabımın markasıymış, nerede kiminle ne yediğimmiş.
yemin ediyorum kimsenin umrunda bile değil arkadaşlar.
çünkü bunlarla adam yerine konulmuş olmuyorsunuz !…
umarım az da olsa bir şeyler anlamışsınızdır da geleceğinizi düşünüp ailelerinize acı çektirmezsiniz!
*barış balcı
--- alıntı ---
devamını gör...
ilk defa gözlük alacaklara tavsiyeler
evet sevgili yazarlar başlıktan da anlayacağınız üzere bu yazar ilk defa gözlük kullanacak yani tavsiye verecek birilerine ihtiyacı var. gözlükçü her taktığıma iyi güzel dedi camlarla ilgili bi şeyler söyledi tabi ama ben konuya bayağı bi uzağım.. başlığın altına ya da mesaj kutuma bekliyorum hadi bakalım.
not: gelmezseniz üzülürüm kahrolurum alır başımı giderim buralardan sonra siz üzülürsünüz..
miyopmuşum yahu ne güneşi ne gözlüğü. hem benim almancı kuzenim de yok... yıpyıkığım
not: gelmezseniz üzülürüm kahrolurum alır başımı giderim buralardan sonra siz üzülürsünüz..
miyopmuşum yahu ne güneşi ne gözlüğü. hem benim almancı kuzenim de yok... yıpyıkığım
devamını gör...
1 ağustos 2021 ateşin çocukları'nın yangınları üstlenmesi
her kim ise yaktıkları canlar kadar dilerim gönülleri de yanar.
manavgat'a kilometrelerce uzakta bile denizde kül parçaları ve gökyüzüne uzanan duman tabakası var.
kiminin karıncayı incittim diye üzüldüğü kiminin de hak iddia etmek için canları ateşe verdiği bir dünyayı aklım da yüreğim de almıyor.
manavgat'a kilometrelerce uzakta bile denizde kül parçaları ve gökyüzüne uzanan duman tabakası var.
kiminin karıncayı incittim diye üzüldüğü kiminin de hak iddia etmek için canları ateşe verdiği bir dünyayı aklım da yüreğim de almıyor.
devamını gör...
21 aralık'ta tüm gezegenlerin hizaya geçmesi
devamını gör...
türbede ellerini arkadan bağlamaktan dolayı soruşturma açılması
nefes aldın hop gözaltı. iyice saçmalamışlar ve nereye saracaklarını şaşırmışlar.
devamını gör...
ericsson gf 768
bu telefonun easter egg'ini vereyim de bi gün medeniyet çöker de dışarıda bir ericsson gf 768 bulursanız canınız sıkılmadan oynayabilin. köftehorlar sizi.
herhangi bir yere text yazarken yandaki ses açma kapama tuşlarından birine basıp hemen akabinde rakamlardan birine basarsanız normalde alfabesinde olmayan unicode karakterler çıkarabilirsiniz ekrana. her seferinde random çıkar.
tam listesini tabii ki hatırlamıyorum, manyağım da yani o kadar da değil.
ƀ ʀ ȩ falan gibi şeyler işte.
alın şimdi bu dünyanın en gereksiz bilgisiyle naparsanız yapın.
not: t10, t20 gibi aynı seriden diğer telefonlarda da işler.
herhangi bir yere text yazarken yandaki ses açma kapama tuşlarından birine basıp hemen akabinde rakamlardan birine basarsanız normalde alfabesinde olmayan unicode karakterler çıkarabilirsiniz ekrana. her seferinde random çıkar.
tam listesini tabii ki hatırlamıyorum, manyağım da yani o kadar da değil.
ƀ ʀ ȩ falan gibi şeyler işte.
alın şimdi bu dünyanın en gereksiz bilgisiyle naparsanız yapın.
not: t10, t20 gibi aynı seriden diğer telefonlarda da işler.
devamını gör...
kadın yazarlardan erkek yazarlara sorular
#743212
9- bilimin bardağından içilen bir yudum su sizi ateist yapar sözüne katılıyor musunuz? sizce bu sözle ne denmek isteniyor?
-katılmıyorum. bilimsel gerçekler öğrenildiğinde tanrıya varlık atfetmenin anlamsızlaşacağı kastediliyor.
yaşadığımız evrende bir uyumun varlığından söz edebiliriz sanırım. ben bu uyumun ilk sebebinin tanrı olduğu kanısındayım. bu bağlamda bilim de tanrının sanatını izah etmeye çalışıyor.
açıkçası bu konu tercih meselesi. ne inananlar varlığını ispat edebilir ne inanmayanlar var olmadığını...
7- toplum olarak karamsar bir yapıya sahibiz. peki neden bu karamsarlıktan kurtulamıyoruz sizce?
-bir radyo programında dinlemiştim. annenin mutsuz, moralsiz olduğu zamanlarda asık yüzüyle bebeğiyle iletişime geçmemesi gerektiğinden ne yapıp edip mutlu bir yüz ifadesi takınması gerektiğinden bahsediyordu. bebekle anne arasındaki iletişimin nasıl olacağı, karamsarlıktan kurtulma konusunda yol gösterebilir.
3- bilimin bir toplumda gelişebilmesi için sizce neye ihtiyacımız var?
- soru kendi içinde bilimin bir toplumda gelişmesi gerektiği varsayımına dayanıyor. fen bilimleri kastediliyor zannımca.
açıkçası bilimin gelişmesi tek başına bir şey ifade etmez. öncelikle bireylerin objektif düşünebilmesi, herhangi bir konuyu duygulardan bağımsız ele alabilmesi gerekir. bunu yapamadıktan sonra bilimde ne kadar ilerlediğinizin bir önemi yok.
bu temel üzerine sosyal bilimler de olması gerektiği gibi inşa edilebilir.
peki bu nasıl gerçekleşecek? dayatmadan tamamen uzak, neden ve nasıl sorularını soran nesnel bir eğitim sistemi ile.
soruları için orsalesta anafor'a teşekkür ederim.
9- bilimin bardağından içilen bir yudum su sizi ateist yapar sözüne katılıyor musunuz? sizce bu sözle ne denmek isteniyor?
-katılmıyorum. bilimsel gerçekler öğrenildiğinde tanrıya varlık atfetmenin anlamsızlaşacağı kastediliyor.
yaşadığımız evrende bir uyumun varlığından söz edebiliriz sanırım. ben bu uyumun ilk sebebinin tanrı olduğu kanısındayım. bu bağlamda bilim de tanrının sanatını izah etmeye çalışıyor.
açıkçası bu konu tercih meselesi. ne inananlar varlığını ispat edebilir ne inanmayanlar var olmadığını...
7- toplum olarak karamsar bir yapıya sahibiz. peki neden bu karamsarlıktan kurtulamıyoruz sizce?
-bir radyo programında dinlemiştim. annenin mutsuz, moralsiz olduğu zamanlarda asık yüzüyle bebeğiyle iletişime geçmemesi gerektiğinden ne yapıp edip mutlu bir yüz ifadesi takınması gerektiğinden bahsediyordu. bebekle anne arasındaki iletişimin nasıl olacağı, karamsarlıktan kurtulma konusunda yol gösterebilir.
3- bilimin bir toplumda gelişebilmesi için sizce neye ihtiyacımız var?
- soru kendi içinde bilimin bir toplumda gelişmesi gerektiği varsayımına dayanıyor. fen bilimleri kastediliyor zannımca.
açıkçası bilimin gelişmesi tek başına bir şey ifade etmez. öncelikle bireylerin objektif düşünebilmesi, herhangi bir konuyu duygulardan bağımsız ele alabilmesi gerekir. bunu yapamadıktan sonra bilimde ne kadar ilerlediğinizin bir önemi yok.
bu temel üzerine sosyal bilimler de olması gerektiği gibi inşa edilebilir.
peki bu nasıl gerçekleşecek? dayatmadan tamamen uzak, neden ve nasıl sorularını soran nesnel bir eğitim sistemi ile.
soruları için orsalesta anafor'a teşekkür ederim.
devamını gör...
insanların çok eşli canlılar olduğu gerçeği
gerçekler acıdır şeker tatlıdır o zaman şeker gerçek değildir tadında olmuş.
devamını gör...
apocalypto
mel gibson'ın eski zamanlardaki yaşam şeklini gözümüzün içine soktuğu 2006 yapımı filmdir.iki kabilenin ormanda karşılaşması,kurban töreni,pumanın kovalaması ve benzeri sahneler seyirciyi germeyi başarmıştır.
tarihi gerçeklerle çelişen hatalar olsa da atmosferi itibariyle ilgi çekmiştir.
tarihi gerçeklerle çelişen hatalar olsa da atmosferi itibariyle ilgi çekmiştir.
devamını gör...
bugün sözlüğün biraz şey olması
kaos var, vahşet var. geç kalmışım. kim kazandı. biri bana özet geçsin lütfen
devamını gör...
röportaj adam
fakirlik vs zenginlik karşılaştırması için harbi hayatlar adlı 140journos’un kendisine has video teknikleri ile iki video serisi [1, 2] yayınlamış bir youtube kanalı. video serisinde yaptığı göndermeler, günümüzdeki şartlar göz önünde bulundurulduğu takdirde durumundan yakınan kişilerin yine kılını bile kıpırdatamayacağını gözler önüne sermektedir. fakir yakındığı hâlde hâlinden memnun zengin fakirin bu memnuniyeti ile daha memnun. böyle de bir süregelen çelişki mevcut.
devamını gör...
gece çatırdayan eşyalar
çaresi basit.
eve sokaktan bir kedi al ve her şeyi ona yor.
artık huzurla uyu.
yat yat, kedidir o kedi...*
eve sokaktan bir kedi al ve her şeyi ona yor.
artık huzurla uyu.
yat yat, kedidir o kedi...*
devamını gör...
klara miliç
ivan turgenyev'e ait kısa ama etkileyici bir aşk öyküsü.
ruhen ve bedenen bakir bir adam, daha önce kimseye aşkını sunmamış gururlu ve başına buyruk bir kadın, kırılan bir kalp ve ardından gelen beklenmedik ölüm." ölümden sonra " bir uyanış, bin pişmanlık ve aşkın sonsuzluğunda kavuşan 2 ruh
yazar, kitabını " ölümden sonra" ismiyle yayınlamak istese de ispritizma suçlamalarına maruz kalmamak adına bu istediğinden vazgeçmiş ve kitap klara miliç adı ile yayınlanmış.
kitapta karşılıksız -olduğu düşünülen- bir aşkın, iki insanın hayatını nasıl etkilediği, ölümün aşkın devamına bir engel olup /olmadığı mistik unsurlar katılarak sürükleyici bir biçimde anlatılıyor.
yalın ve akıcı bir dille yazılmış,tek oturuşta bitirilebilecek insana ve aşka dair enfes bir eser .
bazen şöyle derdi:" istediğim gibi birine rastlayamayacağım... diğerlerinden zaten bana ne! "
"ya eğer rastlarsan?"
"rastlarsam benim olur!"
"peki istemezse?"
"o zaman... kendimi öldürürüm demek işe yaramaz biriymişim"
detaylı bilgi için
ruhen ve bedenen bakir bir adam, daha önce kimseye aşkını sunmamış gururlu ve başına buyruk bir kadın, kırılan bir kalp ve ardından gelen beklenmedik ölüm." ölümden sonra " bir uyanış, bin pişmanlık ve aşkın sonsuzluğunda kavuşan 2 ruh
yazar, kitabını " ölümden sonra" ismiyle yayınlamak istese de ispritizma suçlamalarına maruz kalmamak adına bu istediğinden vazgeçmiş ve kitap klara miliç adı ile yayınlanmış.
kitapta karşılıksız -olduğu düşünülen- bir aşkın, iki insanın hayatını nasıl etkilediği, ölümün aşkın devamına bir engel olup /olmadığı mistik unsurlar katılarak sürükleyici bir biçimde anlatılıyor.
yalın ve akıcı bir dille yazılmış,tek oturuşta bitirilebilecek insana ve aşka dair enfes bir eser .
bazen şöyle derdi:" istediğim gibi birine rastlayamayacağım... diğerlerinden zaten bana ne! "
"ya eğer rastlarsan?"
"rastlarsam benim olur!"
"peki istemezse?"
"o zaman... kendimi öldürürüm demek işe yaramaz biriymişim"
detaylı bilgi için
devamını gör...
baba tarafı vs anne tarafı
hepsinin köküne kibrit suyu...
devamını gör...


