geceye bir şiir bırak
nazım hikmet- hoş geldin kadınım
hoş geldin kadınım benim hoş geldin
yorulmuşsundur;
nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket gibi yoksuldur odam.
hoş geldin kadınım benim hoş geldin
ayağını bastın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam...
hoş geldin kadınım benim hoş geldin.
hoş geldin kadınım benim hoş geldin
yorulmuşsundur;
nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket gibi yoksuldur odam.
hoş geldin kadınım benim hoş geldin
ayağını bastın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam...
hoş geldin kadınım benim hoş geldin.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
“en parlak yıldızların bile üzerinde lekeler vardır. bazı gözler yıldızların parlaklığını görmezler de ancak ufak tefek lekeleri seçerler.”
jane eyre - charlotte brontë
jane eyre - charlotte brontë
devamını gör...
kuzey ışıkları
kuzey kutbu'nda oluşanlar aurora borealis, güney kutbu'nda oluşanlar aurora australis'tir. oluşma sebepleri aynıdır ama kuzey ışıkları daha popülerdir, daha kolay ulaşılabilir olmasından kaynaklanır. kuzey ışıklarını gözlemlemek için önerilen yerlerin başında; alaska, kanada ve norveç gibi iskandinav ülkeleri gelir. güney ışıklarını gözlemlemek için ise; avustralya ve yeni zelanda önerilir.
peki bu olağanüstü doğa olayı nasıl oluşur? auroranın oluşmasını sağlayan şey güneş’tir. güneş'te sürekli patlamalar olur ve bu patlamalar sonucunda güneş'ten uzaya parçacıklar savrulur. güneş’te gerçekleşen ve taçküre kütle boşaltımı ya da güneş patlaması olarak adlandırılan patlamalar, güneş'in taçküresinde (koronasında) manyetik alan karışımları nedeniyle oluşur ve uzaya büyük kütlelerde plazma fırlatılmasına sebep olur. bu patlamalar güneş rüzgarlarının oluşmasını sağlar ve yüksek hızlarda uzayda yolculuk edebilen tanecikler oluşmasına sebep olur.
bu tanecikler yani serbest elektron ve protonlar, güneş'in dönmesi ile birlikte güneş rüzgarları ile dünyaya doğru savrulurlar. yüklü parçacıklar dünyanın manyetik alanı tarafından büyük ölçüde saptırılsalar da dünya'nın manyetik alanının her iki kutupta da zayıf olmasından kaynaklı, bazı parçacıklar dünyanın atmosferine girer ve bu parçacıklar atmosferdeki gaz molekülleri ile çarpışırlar.
yani bu muhteşem ışık gösterileri, güneş'ten gelen yüklü taneciklerin dünya’nın atmosferdeki oksijen ve azot gazlarının tanecikleri ile çarpışması sonunda oluşur. dünya'nın atmosferi çoğunlukla azot ve oksijen gazlarından oluştuğu için bu moleküllerle çarpışırlar. çarpışan taneciklerle enerji kazanan bu moleküller normal enerji düzeylerine dönerken foton yayarlar. yayılan fotonların sayısı o kadar çoktur ki, ışık gösterisi olarak karşımıza çıkar.
güneş’ten gelen parçacıkların oksijen molekülleri ile çarpışması sonucunda kırmızı veya yeşil ışık tonları üretilirken; azot molekülleri ile mavi ve mor ışık tonları üretilir. soluk sarımsı yeşil en sık rastlanılan aurora rengidir ve dünyanın yaklaşık 96 kilometre yukarısında bulunan oksijen molekülleri sayesinde oluşur. nadir görülen kırmızı auroralar, 320 kilometre yükseklikteki oksijen molekülleri ile oluşmaktadır. azot molekülleri ise mavi veya morumsu-kırmızı auroralar üretir.
peki bu olağanüstü doğa olayı nasıl oluşur? auroranın oluşmasını sağlayan şey güneş’tir. güneş'te sürekli patlamalar olur ve bu patlamalar sonucunda güneş'ten uzaya parçacıklar savrulur. güneş’te gerçekleşen ve taçküre kütle boşaltımı ya da güneş patlaması olarak adlandırılan patlamalar, güneş'in taçküresinde (koronasında) manyetik alan karışımları nedeniyle oluşur ve uzaya büyük kütlelerde plazma fırlatılmasına sebep olur. bu patlamalar güneş rüzgarlarının oluşmasını sağlar ve yüksek hızlarda uzayda yolculuk edebilen tanecikler oluşmasına sebep olur.
bu tanecikler yani serbest elektron ve protonlar, güneş'in dönmesi ile birlikte güneş rüzgarları ile dünyaya doğru savrulurlar. yüklü parçacıklar dünyanın manyetik alanı tarafından büyük ölçüde saptırılsalar da dünya'nın manyetik alanının her iki kutupta da zayıf olmasından kaynaklı, bazı parçacıklar dünyanın atmosferine girer ve bu parçacıklar atmosferdeki gaz molekülleri ile çarpışırlar.
yani bu muhteşem ışık gösterileri, güneş'ten gelen yüklü taneciklerin dünya’nın atmosferdeki oksijen ve azot gazlarının tanecikleri ile çarpışması sonunda oluşur. dünya'nın atmosferi çoğunlukla azot ve oksijen gazlarından oluştuğu için bu moleküllerle çarpışırlar. çarpışan taneciklerle enerji kazanan bu moleküller normal enerji düzeylerine dönerken foton yayarlar. yayılan fotonların sayısı o kadar çoktur ki, ışık gösterisi olarak karşımıza çıkar.
güneş’ten gelen parçacıkların oksijen molekülleri ile çarpışması sonucunda kırmızı veya yeşil ışık tonları üretilirken; azot molekülleri ile mavi ve mor ışık tonları üretilir. soluk sarımsı yeşil en sık rastlanılan aurora rengidir ve dünyanın yaklaşık 96 kilometre yukarısında bulunan oksijen molekülleri sayesinde oluşur. nadir görülen kırmızı auroralar, 320 kilometre yükseklikteki oksijen molekülleri ile oluşmaktadır. azot molekülleri ise mavi veya morumsu-kırmızı auroralar üretir.
devamını gör...
alıntılar ile başlık kasan yazar
sanıldığım şey.
alıntı yaptığımda, bir başka sözlüğe daha önce yazdığım şeyleri alıntılarım genelde, onu da belirtirim "bir başka sözlükteki kendi yazımdan alıntıdır" şeklinde. nadiren de viki'den falan almışsam, onu da belirtirim. onun dışında yazdıklarım, okulda eğitimini aldığım, kitaplarda okuduğum, videolarda izlediğim her şeyin bir kombinasyonu olduğundan kaynak belirtmemin imkânı yoktur pek. bugüne dek okuyup izlediğim her şeyin hangi birini hangi başlıkta belirteyim?
tabi tarihleri ve isimleri bir yerlerden bakıp yazmak zorundayım elbette. yani bir şeyin keşif yılını ya da keşfeden insanın kızlık soyadıyla beraber tam ismini aklımda tutamam. fakat sorun bana fiziği, kimyayı, kuantumu, astronomiyi, bülbül gibi şakırım *
edit: bir yerden copy+paste olduğundan şüphelendiğiniz bir yazıyı kontrol etmek kolay. yazının içerisinden bir cümlenin tamamını alıp google'a yapıştırın. bire bir aynı cümlenin geçtiği bir site varsa, o yazı oradan alınmıştır. yalnız yazının tamamını kontrol edip diğer cümlelerin de aynı olup olmadığını kıyaslamanız gerekir. bu da burada bilgi olarak bulunsun.
alıntı yaptığımda, bir başka sözlüğe daha önce yazdığım şeyleri alıntılarım genelde, onu da belirtirim "bir başka sözlükteki kendi yazımdan alıntıdır" şeklinde. nadiren de viki'den falan almışsam, onu da belirtirim. onun dışında yazdıklarım, okulda eğitimini aldığım, kitaplarda okuduğum, videolarda izlediğim her şeyin bir kombinasyonu olduğundan kaynak belirtmemin imkânı yoktur pek. bugüne dek okuyup izlediğim her şeyin hangi birini hangi başlıkta belirteyim?
tabi tarihleri ve isimleri bir yerlerden bakıp yazmak zorundayım elbette. yani bir şeyin keşif yılını ya da keşfeden insanın kızlık soyadıyla beraber tam ismini aklımda tutamam. fakat sorun bana fiziği, kimyayı, kuantumu, astronomiyi, bülbül gibi şakırım *
edit: bir yerden copy+paste olduğundan şüphelendiğiniz bir yazıyı kontrol etmek kolay. yazının içerisinden bir cümlenin tamamını alıp google'a yapıştırın. bire bir aynı cümlenin geçtiği bir site varsa, o yazı oradan alınmıştır. yalnız yazının tamamını kontrol edip diğer cümlelerin de aynı olup olmadığını kıyaslamanız gerekir. bu da burada bilgi olarak bulunsun.
devamını gör...
namık ekin
43 doğumlu türk emekli su altı taarruz (sat) komandosu ve judocu. su altı, paraşüt, jimnastik, halter ve yüzme şampiyonu olan, su altında 24 saatte 34 bin 800 metreden fazla yüzerek, guinness dünya rekoru kıran türk rekortmen.
2007 yılında, rumeli fenerinden sarayburnu'na kadar olan 52 km'lik mesafeyi 13.5 saatte su altından yüzerek tamamladı.
(link: tr.m.wikipedia.org/wiki/Nam...
kendisine ait youtube sayfası da mevcuttur.
eğlenceli bir video
2007 yılında, rumeli fenerinden sarayburnu'na kadar olan 52 km'lik mesafeyi 13.5 saatte su altından yüzerek tamamladı.
(link: tr.m.wikipedia.org/wiki/Nam...
kendisine ait youtube sayfası da mevcuttur.
eğlenceli bir video
devamını gör...
günün karikatürü
bugünün karikatürü, sadece benim değil tüm sözlüğün superman'i olduğunu düşündüğüm sevgili gomercan'a gitsin. kendisinin bir kere bile sızlandığına, yorulduğuna, şikayet ettiğine denk gelmedim, nasıl olduğunu bilmiyorum ama inanılmaz bir enerjisi ve görev bilinci var. "gomercan koş yardımına ihtiyacım var" cümlesini bitirmeden işinizi halletmiş oluyor. sürekli "ne yaparım da sözlüğü daha iyi bir yer haline getiririm?" diye kafa patlatıyor.
kafa sözlük için inanılmaz büyük bir şans bu adam, işte tam da bu yüzden tişikkirlir sipirmin!
kafa sözlük için inanılmaz büyük bir şans bu adam, işte tam da bu yüzden tişikkirlir sipirmin!
devamını gör...
yazarların google nick araştırma sonucu
the summer queen diye bir kitap varmış o çıkıyor. adıma kitap yazmışlar ne çok hayranım var be.
devamını gör...
hapşırınca çok yaşa yerine yerhakemüllah denmesini isteyen tip
ağzına çay bardaklarıyla vurulması elzem olan tiptir.
çok yaşa demek gavur icabıymış da bilmem ne...
bu kelime türkçe bile değil, nasıl söyleyeyim yahu bunu?
yazarken bile zorlandığım söz.
''totondan element uydurma yitzhar!'' demeyiniz, başıma geldi bu rezalet.
çok yaşa demek gavur icabıymış da bilmem ne...
bu kelime türkçe bile değil, nasıl söyleyeyim yahu bunu?
yazarken bile zorlandığım söz.
''totondan element uydurma yitzhar!'' demeyiniz, başıma geldi bu rezalet.
devamını gör...
karşılıklı takip etkinliği
(bkz: sen yenisin galiba)*
devamını gör...
hatay milletvekili barış atay’ın polis tarafından tartaklanması
bir milletvekilinin polis şiddetine maruz kalmasını alkışlayan sözlük ehlini görmek mide bulandırıcı. kendinden emin, milliyetçi safsatalar sallayıp duran bu tiplerin türkçe'yi doğru kullanmaktan aciz olmaları da teamülün tekerrürü adeta.
devamını gör...
suriyeli gençlerin türkiye'deki hayat pahalılığına isyanı
haklı bir isyan ama işte suriyeliler yapınca bir garip duruyor.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
şahane bir sohbetle devam eden, hatta gülmeyi unutmuşçasına güldüren programdır. aklıma gelen ilk şey nezaket oldu, gerçi bütün insan ilişkileri için geçerli bu. lakin diyelim ki o an bir şeye sinirlendik, üzüldük, bunun sebebi kendisine bir şeyler hissettiğimiz kişi olsa bile sakin olmaya çalışmak önemli. çok zor ama önemli. keza hepimizin türlü türlü halleri var, bu nedenle önemli bir şeyi değersizleştirmek ya da çok basit bir şeyle alay etmek karşımızdaki kişiyi çok incitebilir. kavga edip "ben ne dedim ki şimdi?" dediğimiz durumlar böyle şeylerden kaynaklanıyor olabilir. hayat hepimize zor, bu nedenle özür dilemeyi, gülümsemeyi, teşekkür etmeyi ihmal etmemek gerek.*
devamını gör...
günaydın sözlük
guten morgen değerli sözlük kullanıcıları.
bugün kronik uykusuzluğum dışında aşı vurulduğum için bağımsızlığını ilan etmiş bir sol kol ile güne başlamak zorunda kaldım. kolum kalkmıyor lan, sanki bana bağlı değil kendi ne isterse onu yapacakmış gibi hissediyorum.
herneyse acı macı bize komaz bacı diyerek hepinize güzel bir gün diliyorum.
ha unutmadan günlük isyanımızı da buraya bırakalım.
bugün kronik uykusuzluğum dışında aşı vurulduğum için bağımsızlığını ilan etmiş bir sol kol ile güne başlamak zorunda kaldım. kolum kalkmıyor lan, sanki bana bağlı değil kendi ne isterse onu yapacakmış gibi hissediyorum.
herneyse acı macı bize komaz bacı diyerek hepinize güzel bir gün diliyorum.
ha unutmadan günlük isyanımızı da buraya bırakalım.
devamını gör...
sizi neden işe alalım sorusu
çünkü neden almayasınız?
devamını gör...
yetti artık denilen şeyler
(bkz: covid-19)
devamını gör...
iyi insanlar nerededir ve onları nasıl buluruz sorunsalı
iyi insanların çoğu kötü insanlarla ve muhtemelen iyi oldukları için kendilerine sövüyorlar. peki bulabilir miyiz iyi insanı? bulamayız çünkü herkes kalbinin ekmeğini yemiyor. ben dünya iyisi olayım(ki öyleyim)*ama yine de karşıma iyi biri çıkacağını sanmıyorum. iyiler kötülerledir demiş miydim?
editasyon: "o iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler."
editasyon: "o iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler."
devamını gör...
asgari ücretin 4000 tl olacağı iddiası
asgari ücret 4000 değil 10000 lira olsa devlet o parayı halkımıza yedirmez, geri almak için bir formül bulur.
devamını gör...
kalorili yiyeceklerin lezzetli olma sebebi
kalorisi düşük olan bazı yiyeceklerde lezzetli ama alıştığımız ve öğrendiğimiz tatlarla ilgili, mesela çayı şekersiz içmeye başladığınız ilk günleri düşünün, o çayı tuz koyarak da içseniz birkaç gün, ona da alışırsınız inanın, ilk birkaç gün zorla içersiniz sonra canınız artık şekersiz çay ister, o alışma dönemi çok önemli,
ben hayatım boyunca kilo sorunu yaşadım, en uzun süre bozmadan yapabildiğim diyet süresi 2 ay, ve dukan diyeti yaptım, yani bilen bilir unsuz, ekmeksiz, bakliyatsız, meyve bile yok, ve şunu söyleyebilirim, baklava bile görsem tadını hatırlamadığım için canım istemiyordu, ekmek, makarna filan onlarıda öyle, peki niye bozdum, gittim gofret çikolata filan aldım, resmen can sıkıntısından bozdum, onları yediğimde yaşadığım keyifi özledim, ve ilk yediğimde kağıt yemiş gibi oldum inanın, resmen zorla hatırlattım kendime şekeri, şu an anlıyorum ne kadar büyük bir hata yaptığımı, ne kadar zor birşeyi sürdürebildiğimi.
sanırım 90 günde bir daha dönmemek üzere yeme alışkanlığınızı değiştirebiliyormuşsunuz, yani beslenme şeklinizi bozmayıp ama canınızda istiyorsa, bağımlı bağımsız denen birşey var, yani hala bağımlı oluyorsunuz, yemeseniz bile, bu döngü 90 günde kırılıyormuş,
ben bu arada bir parça ye yine diyenleri de anlamıyorum, bir parça nedir yani, hiç yeme daha iyi, tekrar diyete devam edeceksen, niye uyandırıyosun uyuyan devi, yani dişimizi sıkıp 3 ay dayanabilirsek, neye alışırsa vücut, acıkınca onu istiyor,
yani sebzeyle de doyuluyor, bunu eski bir etcil olarak söylüyorum, diyetlerden dolayı etten de bıktım, sebze de nebe onunla karın doyarmı etsiz derdim, doyuluyor arkadaşlar, çok da güzel doyuluyor, yine en sağlıklı besin sebze.
maalesef bizde poaçalarla keklerle büyüdüğümüz için, her köşe başında vitrininde pastalarla pastaneler olduğu için, bilinç olarak da, damak tadı olarak da, değişim çok zor, ben şu an uğraşıyorum bakalım, hiç öyle arada bir tane bir parça filan yememek üzere, değiştirmeye çalışıyorum, ilk iki denemem başarısız oldu, ama denemeye devam ediyorum, başardığım zaman editlerim, başlık açarım, az buz birşey değil, çarşaf çarşaf ilan edicem, kitabını bile yazarım.
ben hayatım boyunca kilo sorunu yaşadım, en uzun süre bozmadan yapabildiğim diyet süresi 2 ay, ve dukan diyeti yaptım, yani bilen bilir unsuz, ekmeksiz, bakliyatsız, meyve bile yok, ve şunu söyleyebilirim, baklava bile görsem tadını hatırlamadığım için canım istemiyordu, ekmek, makarna filan onlarıda öyle, peki niye bozdum, gittim gofret çikolata filan aldım, resmen can sıkıntısından bozdum, onları yediğimde yaşadığım keyifi özledim, ve ilk yediğimde kağıt yemiş gibi oldum inanın, resmen zorla hatırlattım kendime şekeri, şu an anlıyorum ne kadar büyük bir hata yaptığımı, ne kadar zor birşeyi sürdürebildiğimi.
sanırım 90 günde bir daha dönmemek üzere yeme alışkanlığınızı değiştirebiliyormuşsunuz, yani beslenme şeklinizi bozmayıp ama canınızda istiyorsa, bağımlı bağımsız denen birşey var, yani hala bağımlı oluyorsunuz, yemeseniz bile, bu döngü 90 günde kırılıyormuş,
ben bu arada bir parça ye yine diyenleri de anlamıyorum, bir parça nedir yani, hiç yeme daha iyi, tekrar diyete devam edeceksen, niye uyandırıyosun uyuyan devi, yani dişimizi sıkıp 3 ay dayanabilirsek, neye alışırsa vücut, acıkınca onu istiyor,
yani sebzeyle de doyuluyor, bunu eski bir etcil olarak söylüyorum, diyetlerden dolayı etten de bıktım, sebze de nebe onunla karın doyarmı etsiz derdim, doyuluyor arkadaşlar, çok da güzel doyuluyor, yine en sağlıklı besin sebze.
maalesef bizde poaçalarla keklerle büyüdüğümüz için, her köşe başında vitrininde pastalarla pastaneler olduğu için, bilinç olarak da, damak tadı olarak da, değişim çok zor, ben şu an uğraşıyorum bakalım, hiç öyle arada bir tane bir parça filan yememek üzere, değiştirmeye çalışıyorum, ilk iki denemem başarısız oldu, ama denemeye devam ediyorum, başardığım zaman editlerim, başlık açarım, az buz birşey değil, çarşaf çarşaf ilan edicem, kitabını bile yazarım.
devamını gör...

