kanal istanbul ödemelerini sizden söke söke alırlar
buradaki "sizden" ibaresi oldukça mühimdir, umutludur, güzel günleri vaad eder.
devamını gör...
dilek özçelik
'görüyorum ki çaresizliği tatmamışsınız hayatınızda' diyerek hepimize çaresizliği anlatan melek insan. ruhun şad olsun dilek abla.
devamını gör...
carlson deneyi
fizikçi shawn carlson tarafından, astrolojinin bir bilim olup olmadığı tartışmalarına ışık tutabilmek için yapılan deney.
alanında uzman 26 astrologla birlikte yapılan deneyde, astrologlara 100 kişinin doğum haritası verildi ve eşleştirmeleri istendi. tahmin edileceği üzere eşleştiremediler. çünkü astrologlar yalnızca yıldızlara bakar, fal yapar. *
deneyin amacını sorgulayanlar vardı. çoğu kişi deneyin yalnızca "astroloji bilim midir?" sorusuna cevap aramak için olduğunu düşünmüyordu. fakat durum hiç öyle değildi.
shawn carlson, deney sonuçları sonrasından istediği hedefe ulaştı mı, bilinmez. teorisini kanıtlamış olmanın verdiği gururu yaşıyormuşsa demek.
astroloji bilim değildir, ilgi alanıdır!
alanında uzman 26 astrologla birlikte yapılan deneyde, astrologlara 100 kişinin doğum haritası verildi ve eşleştirmeleri istendi. tahmin edileceği üzere eşleştiremediler. çünkü astrologlar yalnızca yıldızlara bakar, fal yapar. *
deneyin amacını sorgulayanlar vardı. çoğu kişi deneyin yalnızca "astroloji bilim midir?" sorusuna cevap aramak için olduğunu düşünmüyordu. fakat durum hiç öyle değildi.
shawn carlson, deney sonuçları sonrasından istediği hedefe ulaştı mı, bilinmez. teorisini kanıtlamış olmanın verdiği gururu yaşıyormuşsa demek.
astroloji bilim değildir, ilgi alanıdır!
devamını gör...
rüyada dişlerin dökülmesi
güçsüzleşme, gücün kayıp edildiğine işarettir.
sembol ve simge çözümlemeleri bir çok pisikolojik duruma tespit sağlayabilir.
sigmund freud rüyaların yorumu isimli kitabında bu konuya derin bir şekilde değinmiştir.
kitap da ki yanan çocuk fablı iyi bir örnektir.
rüyasında dişlerinin döküldüğünü gören kişi muhtemelen hayatında kontrolü kayıp etmektedir ve bilinç altı ona bu şekilde uyarı veriyordur.
yine garanti olsun diye bir dişçiye de uğrasanız fena olmaz.
sembol ve simge çözümlemeleri bir çok pisikolojik duruma tespit sağlayabilir.
sigmund freud rüyaların yorumu isimli kitabında bu konuya derin bir şekilde değinmiştir.
kitap da ki yanan çocuk fablı iyi bir örnektir.
rüyasında dişlerinin döküldüğünü gören kişi muhtemelen hayatında kontrolü kayıp etmektedir ve bilinç altı ona bu şekilde uyarı veriyordur.
yine garanti olsun diye bir dişçiye de uğrasanız fena olmaz.
devamını gör...
pirates of the caribbean
son derece eğlenceli bir set ortamında çekilmiş film serisidir.
devamını gör...
dua çiçeği
görünümü ile insanı etkileyen dua çiçeği, marantaceae (duaçiçeğigiller) ailesinin maranta cinsinden bir türüdür. dua çiçeği insana verdiği muhteşem his ve ferahlık ile bilinir. yaşam alanlarınıza ferahlık getiren, görünümüyle adeta sanat eserine benzeyen dua çiçeği, en güzel bitkiler arasında yer alıyor. dua çiçeği yarattığı muhteşem hisler ile adeta insanlarda kalıcı bir etki bırakıyor. dua çiçeği maranta ismini italyalı botanik uzmanı olan maranta'dan almıştır.adının dua çiçeği olarak bilinmesinin sebebi bitkinin davranışlarından ve gösterdiği hareketlerden kaynaklanmaktadır. dua çiçeği, gecenin gelmesiyle beraber çiçek şeklini fiziksel olarak değiştirir. bu değişiklik dua eden bir kişinin ellerini andıran bir görünüme bürünür. bu fiziksel değişikliği yaşadığı için maranta bitkisine dua çiçeği ismi verilmiştir.bu çiçeğin 20 türü vardır.dua çiçeği sıcak seven bir bitkidir. soğuk havalarda olumsuz bir şekilde etkilenir ve yaprakları kurur. böyle durumlarda bitki hastalanır ve kurumaya doğru gider. dua çiçeği yaşamını sürdürebilmesi için en uygun sıcaklık koşulu ortalama 23 derece olmalıdır. kış dönemlerinde ise 18 derece civarında yaşamını sürdürebilir. sıcağı sevmesine rağmen gün ışığını sevmeyen dua çiçeği için ideal ortam yarı gölge ortamı olacaktır. havaların serinlemesi ve kış döneminin gelmesi ile beraber sulama sıklığını azaltmanız gerekecektir. yaz döneminde ise sık sık sulamanız gerekir. sulama yaparken direkt olarak soğuk su verilmemelidir. suyu dinlendirip, oda sıcaklığına getirmek gerekir. sulama sonrasında saksı tabağında su birikirse bu suyu dökmelisiniz. yoksa bitkiniz çürümelere neden olacaktır.


devamını gör...
anlamlandırma eksikliği
baran güzel’in her kötü geceden sonra isimli beni çok etkileyen öykü kitabının seksen dokuzuncu sayfasında geçen bir kavramdır.
baran güzel’in çok isabetli bir şekilde belirttiği gibi anlamlandırma eksikliği daha güçlü, daha hassas ve daha kullanışlı bir zekaya sahip olan kadınlara göre, daha karışık ama bir o kadar da tekdüze bir zihne sahip olan erkeklerde daha çok görülen bir eksikliktir.
bu eksikliği bünyemde bolca hissettiğim için bu konuda bir tanım yazma gereği duydum. sanki yazarsam eksikliği tamamlamayı becerecekmişim gibi bir duyguya kapıldım. ancak bu duygunun ne kadar yanıltıcı olduğunu daha yazmaya başladığım an anladım.
anlamlandırma eksikliği basit bir şekilde çözülecek bir sorun gibi görünebilir. sanki bir şeylere biraz daha yoğun bir dikkat versem, üzerlerinde daha uzun süre düşünsem, odaklanma sorunu ortadan kaldırsam her şey yoluna girecekmiş gibi gelebilir ama maalesef ki durum bu kadar kolay üstesinden gelinebilecek gibi değildir.
hissetme kabiliyetim olmayan duyguları başkalarında görünce buna anlam veremiyorum. daha sonra o duyguları deneyimleme şansım olduğunda geriye dönerek başka insanların yaşadıklarına anlam vermeye çalışıyorum, ama bu sefer de çok geç kalmış oluyorum.
anlamlandırma eksikliği çoğu zaman insanın empati yeteneğini de sakatlıyor. bana çok yabancı gelen olaylardan mustarip insanlarla karşılaşınca kendimi onların yerine koyup düşünmekte zorluk çekiyorum. bu de beni umursamaz biri gibi gösteriyor beni tanımayan insanlara. halbuki ben anlam vermeyi başaramıyorum.
bu yazıda ne anlatmak istediğimi bile bilmiyorum şu an. bilemiyorum altan. anlam veremiyorum kendime.
baran güzel’in çok isabetli bir şekilde belirttiği gibi anlamlandırma eksikliği daha güçlü, daha hassas ve daha kullanışlı bir zekaya sahip olan kadınlara göre, daha karışık ama bir o kadar da tekdüze bir zihne sahip olan erkeklerde daha çok görülen bir eksikliktir.
bu eksikliği bünyemde bolca hissettiğim için bu konuda bir tanım yazma gereği duydum. sanki yazarsam eksikliği tamamlamayı becerecekmişim gibi bir duyguya kapıldım. ancak bu duygunun ne kadar yanıltıcı olduğunu daha yazmaya başladığım an anladım.
anlamlandırma eksikliği basit bir şekilde çözülecek bir sorun gibi görünebilir. sanki bir şeylere biraz daha yoğun bir dikkat versem, üzerlerinde daha uzun süre düşünsem, odaklanma sorunu ortadan kaldırsam her şey yoluna girecekmiş gibi gelebilir ama maalesef ki durum bu kadar kolay üstesinden gelinebilecek gibi değildir.
hissetme kabiliyetim olmayan duyguları başkalarında görünce buna anlam veremiyorum. daha sonra o duyguları deneyimleme şansım olduğunda geriye dönerek başka insanların yaşadıklarına anlam vermeye çalışıyorum, ama bu sefer de çok geç kalmış oluyorum.
anlamlandırma eksikliği çoğu zaman insanın empati yeteneğini de sakatlıyor. bana çok yabancı gelen olaylardan mustarip insanlarla karşılaşınca kendimi onların yerine koyup düşünmekte zorluk çekiyorum. bu de beni umursamaz biri gibi gösteriyor beni tanımayan insanlara. halbuki ben anlam vermeyi başaramıyorum.
bu yazıda ne anlatmak istediğimi bile bilmiyorum şu an. bilemiyorum altan. anlam veremiyorum kendime.
devamını gör...
elit olduğunu sanan insan
parası olduğu için kendisini elit sanan ve fakirlerden üstün gören kişilerin içine düştüğü sanrı.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
çok sigara içiyorum, fena dağıtıyorum.
hayatımı bi toparlamam lazım çok değil üç yıl dayansam eminim baya iyi yerlere gelirim.
ama ben hâla ye - iç, izle - uyu kafasındayım.
hayatımı bi toparlamam lazım çok değil üç yıl dayansam eminim baya iyi yerlere gelirim.
ama ben hâla ye - iç, izle - uyu kafasındayım.
devamını gör...
huzur vs mutluluk
gençken mutluluk, yaş kemale ermeye başlayınca huzur dediğim sorunsaldır.
devamını gör...
bakü
azerbaycan'nın başkenti, rüzgarlar şehri olarak bilinir. bir kaç sene önce bu dönemlerde ziyaret etme şansı buldum. ülkeye otobüsle giriş yaptım türk vatandaşlarına sınır kapılarında vize verilmiyor bu sebeple önceden e-vize alınması lazım. şu siteden alın abuk sabuk bir sürü site var bu azerbaycan dışişleri bakanlığının. yaklaşık 1 haftada size bir mail geliyor çıktısını alıp yanınızda taşıyın memurlar görmek istiyor.
şehre otobüsle geldim otogarda kesinlikle taksilere binilmesini önermiyorum adamı deli düdüklüyorlar. otogardan şehir merkezine giden metro ve otobüs durakları bulunmakta, biraz içeride katlı bir kapalı çarşı var oraya girince işaretlerle metroyu bulursunuz. kartları otomatlardan alabiliyorsunuz, tek biniş 50 kepik yapıyor ben sadece metroyu kullandım. uzun süre kalacaksanız hat alıp uber yükleyin telefonunuza gayet uygun ve kullanışlı oluyor.
şehir merkezi 1 belki 2 gününüzü alır, içşehir dedikleri şehrin eski merkezi var büyük ölçüde korunmuş, restore edilmiş durumda. şehrin en turistik mekanı burası kafeler, restoranlar ve hediyelik eşya satan dükkanlar bulunuyor. içşehirde ücretsiz internet var bu arada. bu civarda şirvanşahlar sarayı isimli eski bir saray var çok büyük sayılmaz 1 - 1,5 saatte gezilir. içinde döneme ait silahlar, kıyafetler, yazıtlar ıvır zıvır var bir topkapı beklemeyin. girişide pahalı bence 25 manat gibi birşey aldılar benden. kız kulesinin dışı içinden güzel boşuna masraf etmeyin. buralarda şehrin dışındaki turistik yerleri gezdiren tur paketlerinden alırsanız 2. gün sıkılmazsınız. 80 manata aldım ben pazarlık yapın daha da düşerler.
şehir merkezi avrupaya taş çıkartır, binaların bir kısmı sovyet işgali öncesine aitmiş. ilk petrol bulunduğu zamanlar zengin ailelerin şehir merkezinde yaptırdığı meşhur birkaç binası var ama içlerini gezemedim. turist çekmek için deli yatırım yapılmış. hazar kıyısında bakü bulvarı 3-4 kilometrelik güzel bir yürüyüş yolu var yolun sonunda deniz mall diye sidney opera binasını andıran bir alışveriş merkezi inşaatı var. fevvareler meydanı civarında güzel publar ve restoranlar var. gece burada bar hopping yapılabilir, akşamları neredeyse her mekanda canlı müzik mevcut özellikle caz ve blues seviliyor anladığım. bunun dışında türkçe popta seviliyor hande yener, demet akalın çok geldi kulağıma. ikince uefa final gecesi olduğundan barlar biraz keyifsizdi biraz ingiliz turistler azıtıtıydı baya.
bu turlar genelde aynı önce şehrin 1 saat kadar dışında çöle götürdüler orada 3 kişilik gruplar halinde serçe kılıklı eski ladalarla "off-road" yaparak petrolün topraktan kendiliğinden çıktığı bir bölgeye götürdüler yaklaşık 45 dakika çamur izledikten sonra gobustan milli parkına geçtik. milattan önce 7-8 yüzyıllarda yerleşim merkeziymiş buralar duvarlarda primitif çizimler ve işaretler hakkında bilgi verildi sonrasında yakındaki müzede bölgede çıkan tarihi eserleri gösterdiler. burdan sonra en çok merak ettiğim ateşgah denilen eski zerdüşt tapınağına geçtik. vakti zamanında baya önemli bir merkezmiş ancak turistik açıdan çok iyi sunulamamış bence çok az tarihi eser vardı, rehberimizde çok bilgili değildi. son olarak yanardağa gidiyoruz dediler, lan aktif yanardağ mı var bakü'de dedim evet dediler. topraktan çıkan doğalgaz alev almış 2. dünya savaşı döneminde ona yanardağ diyorlar. orda da bir 45 dakika ateşi izleyip herkesin fotoğraflarını çektirdikten sonra merkeze götürüp saldılar bizi. yol boyunca özellikle şehir dışında yol kenarları büyük panolarla kapatılmış sanırım aliyev bakü merkezi dışında çevreyi görmemizi istemiyor. tek tük aralardan görebildiğim kadarıyla merkez dışında şehirin geri kalanı yıkıtıdan hallice.
şehirde rus ve arap turist yoğun. tarihi bölgeler dışında tek cami görmedim anladığım kadarıyla dindar değiller, ramazanda alkol takıntıları yok. deli gibi vodka-enerji, viski-enerji karışımı hazır kokteylleri içiyorlar. yemekleri genelde kebap et tarzı, etlerini çok lezzetli buldum ama. oradayken hostelde kaldığım için market alışverişi de yapıyordum fiyatlar bize göre pahalı bence zaten ürünlerin çoğu ya bizden ya rusyadan gelmiş.
şehre otobüsle geldim otogarda kesinlikle taksilere binilmesini önermiyorum adamı deli düdüklüyorlar. otogardan şehir merkezine giden metro ve otobüs durakları bulunmakta, biraz içeride katlı bir kapalı çarşı var oraya girince işaretlerle metroyu bulursunuz. kartları otomatlardan alabiliyorsunuz, tek biniş 50 kepik yapıyor ben sadece metroyu kullandım. uzun süre kalacaksanız hat alıp uber yükleyin telefonunuza gayet uygun ve kullanışlı oluyor.
şehir merkezi 1 belki 2 gününüzü alır, içşehir dedikleri şehrin eski merkezi var büyük ölçüde korunmuş, restore edilmiş durumda. şehrin en turistik mekanı burası kafeler, restoranlar ve hediyelik eşya satan dükkanlar bulunuyor. içşehirde ücretsiz internet var bu arada. bu civarda şirvanşahlar sarayı isimli eski bir saray var çok büyük sayılmaz 1 - 1,5 saatte gezilir. içinde döneme ait silahlar, kıyafetler, yazıtlar ıvır zıvır var bir topkapı beklemeyin. girişide pahalı bence 25 manat gibi birşey aldılar benden. kız kulesinin dışı içinden güzel boşuna masraf etmeyin. buralarda şehrin dışındaki turistik yerleri gezdiren tur paketlerinden alırsanız 2. gün sıkılmazsınız. 80 manata aldım ben pazarlık yapın daha da düşerler.
şehir merkezi avrupaya taş çıkartır, binaların bir kısmı sovyet işgali öncesine aitmiş. ilk petrol bulunduğu zamanlar zengin ailelerin şehir merkezinde yaptırdığı meşhur birkaç binası var ama içlerini gezemedim. turist çekmek için deli yatırım yapılmış. hazar kıyısında bakü bulvarı 3-4 kilometrelik güzel bir yürüyüş yolu var yolun sonunda deniz mall diye sidney opera binasını andıran bir alışveriş merkezi inşaatı var. fevvareler meydanı civarında güzel publar ve restoranlar var. gece burada bar hopping yapılabilir, akşamları neredeyse her mekanda canlı müzik mevcut özellikle caz ve blues seviliyor anladığım. bunun dışında türkçe popta seviliyor hande yener, demet akalın çok geldi kulağıma. ikince uefa final gecesi olduğundan barlar biraz keyifsizdi biraz ingiliz turistler azıtıtıydı baya.
bu turlar genelde aynı önce şehrin 1 saat kadar dışında çöle götürdüler orada 3 kişilik gruplar halinde serçe kılıklı eski ladalarla "off-road" yaparak petrolün topraktan kendiliğinden çıktığı bir bölgeye götürdüler yaklaşık 45 dakika çamur izledikten sonra gobustan milli parkına geçtik. milattan önce 7-8 yüzyıllarda yerleşim merkeziymiş buralar duvarlarda primitif çizimler ve işaretler hakkında bilgi verildi sonrasında yakındaki müzede bölgede çıkan tarihi eserleri gösterdiler. burdan sonra en çok merak ettiğim ateşgah denilen eski zerdüşt tapınağına geçtik. vakti zamanında baya önemli bir merkezmiş ancak turistik açıdan çok iyi sunulamamış bence çok az tarihi eser vardı, rehberimizde çok bilgili değildi. son olarak yanardağa gidiyoruz dediler, lan aktif yanardağ mı var bakü'de dedim evet dediler. topraktan çıkan doğalgaz alev almış 2. dünya savaşı döneminde ona yanardağ diyorlar. orda da bir 45 dakika ateşi izleyip herkesin fotoğraflarını çektirdikten sonra merkeze götürüp saldılar bizi. yol boyunca özellikle şehir dışında yol kenarları büyük panolarla kapatılmış sanırım aliyev bakü merkezi dışında çevreyi görmemizi istemiyor. tek tük aralardan görebildiğim kadarıyla merkez dışında şehirin geri kalanı yıkıtıdan hallice.
şehirde rus ve arap turist yoğun. tarihi bölgeler dışında tek cami görmedim anladığım kadarıyla dindar değiller, ramazanda alkol takıntıları yok. deli gibi vodka-enerji, viski-enerji karışımı hazır kokteylleri içiyorlar. yemekleri genelde kebap et tarzı, etlerini çok lezzetli buldum ama. oradayken hostelde kaldığım için market alışverişi de yapıyordum fiyatlar bize göre pahalı bence zaten ürünlerin çoğu ya bizden ya rusyadan gelmiş.
devamını gör...
zamanla sevmek vs ilk görüşte aşk
tüm aşkların temeli ilk görüşte başlar. beyninizde aşık olabileceğiniz kişi ile ilgili bir tanım bilmeseniz de bulunmaktadır. kişiyi ilk gördüğünüz anlarda bu tanıma uydurursanız. aşık olabileceğiniz anlamına gelir.
bu his karşılıklı ve yoğun ise ya mantığınızı dinleyip daha da tanımak isteyerek zamana yayarsınız ya da duygularınızı dinler kapılıp gidersiniz. mantık ile hareket edenler daha sürdürülebilir ilişki yaşarlar. ilk görüşte aşk ve zamanla aşk sizin mantık mı? yoksa duygu mu? seçiminizdir.
bu his karşılıklı ve yoğun ise ya mantığınızı dinleyip daha da tanımak isteyerek zamana yayarsınız ya da duygularınızı dinler kapılıp gidersiniz. mantık ile hareket edenler daha sürdürülebilir ilişki yaşarlar. ilk görüşte aşk ve zamanla aşk sizin mantık mı? yoksa duygu mu? seçiminizdir.
devamını gör...
acaba bir simülasyonun içinde miyiz sorunsalı
yani o kadar çok belirtisi var ki bu durumun.
düşündüğünüz kişinin yolda aniden karşınızda belirmesi.
o gün ilgilendiğiniz konunun sözlükte başlığının açılmış olması.
ama ben simülasyondan daha çok bilinçli bir rüyada olduğumuzu düşünüyorum.
düşündüğünüz kişinin yolda aniden karşınızda belirmesi.
o gün ilgilendiğiniz konunun sözlükte başlığının açılmış olması.
ama ben simülasyondan daha çok bilinçli bir rüyada olduğumuzu düşünüyorum.
devamını gör...
karma puanı yükseltme
keşiş bulmanız lazım, budizm dinine mensup olmanız lazım ayrıca.
devamını gör...
28 şubat normal sözlük darbesi
gece 1'de darbe mi olur lan? herhalde enişteden haber gelince darbeyi erkene almak zorunda kaldılar.
devamını gör...
nick değiştirme
ilk katıldığımda yaptım yönetime yazmıştım yardımcı oldu. bir kereliğine izin verilebilitesi olan olay.
devamını gör...
podcast önerileri
ilk sayfası - mirgün cabas ve can kozanoğlu’nun beraber storytel sponsorluğunda gerçekleştirdikleri 26 bölümlük bir podcast serisi. her bölümde seçtikleri kitabın sesli kitap sistemi üzerinden ilk sayfasını dinleyiciye sunuyor sonrasında da o kitabın yazarını programlarına konuk ediyor. en sevdiğim yazar zülfü livaneli'den pınar küre ...
devamını gör...
ben robot değilim testinden geçememek
robot muyum diye düşündüren olay
devamını gör...
