kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

küçükken evimize giren hırsızın bütün fotoğraflarımızı da çalması, çocukluğumun yalnızca şu karelerden ibaret kalmasına neden oldu.
devamını gör...

doktor bana "hamilesin" dediğinde, ben "nasıl yani şimdi korona değil miyim?" diye soruyordum. zira sabahın 5'inde covid acile gitmiştik, 39 derece ateş ve kusmayla uykumdan uyanınca. haliyle. güzel bir his, korona olmamak.
devamını gör...

a.b.d'nin arizona, new mexico ve utah eyaletlerinde yaşayan, nüfus olarak en kalabalık kızılderili kabilesidir.
apache'ler gibi atabascan dili konuşurlar ve apache'lerle yakın akrabadırlar ama onlar gibi göçebe, avcı değil, tarım yapan, evcil hayvanları olan, halı, kilim dokuyan bir kabiledir.
meksika savaşından sonra topraklarına gelen a.b.d'lilerle çatışmaya başlamışlar ama katliama uğramışlar, meyve ağaçları kesilmiş, hayvanları öldürülmüş ve sonunda 1863'te yenilerek teslim olmuşlar ve bir daha savaşmamışlardır.
ikinci dünya savaşında, 80 yıl önce atalarını katleden a.b.d ordusuna katılmışlar ve ordunun şifreli haberleşmesinde navajo dilini kullanmışlardır. rüzgarla konuşanlar filmi bu kabile hakkındadır.
devamını gör...

sen bir ayısın diye okuduğum için her şeyi mahvettigimi dusundurdu...
guzelmis bu arada.
simdi boş atmayalim az biraz sözlerini atalim ilgili türkünün;
sen bir аysın ben kаrа gece
gel derim gel derim gel derim
bu cаn senin sersebil ettim
al derim аl derim аl derim
devamını gör...

normalde kahvaltıdan sonra fırçalardım ama son okuduğum makaleden sonra uyanınca yüzümü yıkadıktan sonra ilk iş fırçalıyorum.
makalenin özeti ise gece dişlerimizde bakteriler ve zararlı asitler çoğalıyor eğer yemek yersek onları beslemiş ve boğazımıza doğru indirmiş oluyoruz ama tabi bunun zıttı görüşlerde mevcut.
siz hangisini yapıyorsunuz ?
devamını gör...

dünya nüfusunun % 2'sinin bir anda kaybolmasından yola çıkarak, izleyiciyi sürükleyici bir öykünün içine alan flashforward'la oldukça benzettiğim ama ondan daha ağır dramatize edilmiş hollywood yapımı dizi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir mehmet dinler filmidir. yönetmen aynı zamanda filmin senaryosunu da yazmıştır. ve filmin yapımcısı ve isim babası da elbette ki osman seden’dir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin konusu aslında çok da orijinal değil ama çok eğlenceli olduğunu söyleyebilirim. tıpkı allah cezanı versin osman bey filminde olduğu gibi bu filmde de başrolde orhan günşiray oynamakta ve ona fatma girik eşlik etmektedir.

hapisten yeni çıkıp bir kahvehane açmaya karar veren bir tövbekarın başına gelen oldukça komik hikayeler anlatılıyor filmde. rakip kahvehanecinin kız kardeşine aşık olması da cabası oluyor. ve yine orhan günşiray siyah beyaz bu filmi renklendiriyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ama bu filmin asıl özelliği atıf yılmaz’ın allah cezanı versin osman bey filminde osman seden’e salladığı selama karşılık olarak isimlendirilmiş olması. osman seden’in değişiyle atıf ona bir gül atmış, osman seden de atıf yılmaz’a bir gül atmıştır. osman sedenin söylediğine göre ortalığı karıştıran da bülent oran’dır.

bende türk sinema tarihinin en güzel aşık atışmasıdır bu iki film. art arda izlerseniz müthiş keyifli olacağını düşünüyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

#618058 1- ses sanatlarını seçerdim ve insan kulağının algılayabileceği en yüksek frekansa ayarlardım. bir süre dinleyince zaman kavramı yavaştan yok oluyor, bununla bağlantılı olarak da fizik bilimini seçerdim.
2- ambiyans müziğinin soft melodileri.
3- afrika örgüsü yapılmış saçlarını geriye savuran elektrogitarlı kadın.
4- gerçek nesneldir, doğruluğun nesnel ya da öznel olabilmesi için düşünce kavramının öznel ve nesnelliğinden bahsetmek gerekir. dinamik düşünceyle bu pek mümkün olmaz.
5- yokluk var olan tek yokluktur.
devamını gör...

insanı insan yapan önemli bir olgu.vicdan masturbasyonu diye bir kavramda var,ona pek girmeyelim. (bkz: vicdan mastürbasyonu)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hiç gerçek olarak görmedim burayı sadece fotoğraflarda gördüm ama ne zaman görsem içim daralır. çok kalabalık geliyor bana.
devamını gör...

60’lar, 70’ler ve 80’lerde insanların çevrelerini türk filmlerindeki gibi siyah beyaz ya da soluk renklerde gördüklerini sanırdım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

böyle durumlarda nasılsın sorusuna öyle bir "iyiyim" diyorum ki tonlamamdan ve akabinde gelmeyen sen nasılsın sorusundan "ne isteyeceksen iste de işimize gücümüze bakalım" anlamı çıkıyor.
bunu istemsizce yapıyorum ama tavsiye ederim.
devamını gör...

satürn. o çevresinde bir halka gibi şey var ya, çocukken acaba satürn'e gitsem o halkada yürüsem falan diye düşünürdüm.

sonradan ne kadar geri zekalıca bir düşünce olduğunu fark ettim tabi.
devamını gör...

orman
ağaç
temiz hava

bu üçlünün mutlak bir şekilde terapötik etkisi var.
devamını gör...

erkek lisesi mezunuyum bana garip olay demeyin.
devamını gör...

attila ilhan'ın yürek burkan şiiri.

benzin mum gibi giderdin kısmının ne düşünerek yazıldığını merak ettiren şiirdir. bir kaç senaryo olabilir.

1-benzin mumu yakmak için gereklidir, gece vakti lazım olur. geceleri giderdin anlamında
2-yine benzin mumu yakmak için. mum ortamı aydınlatır. sen onun karanlığını aydınlatmaya giderdin anlamında
3-sonraki mısrada belirttiği gibi mum sabaha kadar yakılabilir. onun yanında sabaha kadar kaldırdın anlamında
4-mum yakılınca erir. sen onun yanına sağlam giderdin ama o seni eritirdi anlamında

yazılmış olabilir. belki de atilla ilhan çok başka bir şey düşünerek yazmıştır. ama her anlam ayrı güzeldir.

edit: mısradaki benzin kelimesi beniz anlamında kullanılmış. ten rengin soluktu anlamı çıkıyor. ben boşuna anlam kasmışım ama silmeyeceğim çünkü böyle anlamak da hoşuma gidiyor.* uyarı için (bkz: armysuzy) e teşekkürler.

şiirin tamamı şöyledir.


gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felâketim olurdu ağlardım


ne vakit maçka'dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgâr aklımı alırdı
sessizce bir cıgara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felâketim olurdu ağlardım


akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felâketim olurdu ağlardım
devamını gör...

feragat edenleri bana yönlendirmeli.sevgili agatha'nın bütün, bütün kitaplarını istiyorum istiyorum*
devamını gör...

artık kim biraz sesini yükseltir ise terörist muamelesi görmesi gayet normal, kim bu yol yanlış diyecekse yiyeceği damga belli!!terörist sin, teröristler!!
üniversiteler bağımsız birer eğitim yuvası kalması lazım. bunu istemek ile terörist'mi olunuyor?
hak aramak, adalet aramak, eşitlik istemek, adil gelir istemek teröristler in işleri.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim