an itibarıyla işsiz kalmam
sen de hak etmiyorsun, ben de, hiç kimse de. 2 diplomamla 1 yıldan fazladır iş arıyorum. ışsiz kalmam pandemi dönemine denk geldi diye işler iyice zorlaştı. zaten hakkıyla bir iş bulmak zorken, artık imkansız hale geldi. insanın kendisini işe yaramaz hissetmesi, maddi anlamda kendi kazancının olmaması insanı alaşağı ediyor. umuyorum iş arayan ve ihtiyacı olan herkes hakettiği işe kavuşur. şu dönemde, iş bulunca da bitmiyor dert o ayrı da, hiç olmaması daha büyük dert. umuyorum son bulur.
devamını gör...
bugünkü bilgi ile 2000 yıl önce yaşamak
2000 yıl önceki bilgi ile bugün yaşayanlar var!
devamını gör...
propaganda yaparak lgbt'yi normalleştirebileceğini sanmak
olmayacak şeydir. zira lgbt+ olmak zaten normal bir şeydir. normal olmayan sizin orta çağ avrupası zihniyetiniz.
not: lokasyon bilerek seçilmiştir. zira osmanlıda eşcinsel ilişkiler kanıksanmıştı.
not: lokasyon bilerek seçilmiştir. zira osmanlıda eşcinsel ilişkiler kanıksanmıştı.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının fav ve artı atmaması
sen niye o zaman bu başlığı canlandırdın? kasmayın diyorsun da kendin kasmışsın biraz. bu başlığa tanım girmek istemiyorum, canım öyle istiyor çünkü.
devamını gör...
sanal arkadaş
arkadaş arkadaştır bence. sanalı insan uydurmuştur. ortam, zaman, yer değişebilir. fakat dostluk, ne olursa olsun dostluktur.
devamını gör...
sevdiğimiz insanları üzme nedenimiz
severken öldürmek diye bir şey var. sevdiğinde bazen ölçüyü kaçırabiliyorsun. seni de seven insansa üzsem ne olur nazım geçer diye bile düşünebilirsin. bunu planlamıyorsun elbet. ama insan kendini bile üzüyor be hem de çok. bazen en yakının da bu duygu karmaşasından nasibini alıyor.
daha çok sevilmek için de yapabilirsin bazen en çok sevdiğinin derdini anlamadığına çok bozulursun. belki bir yardım çığlığıdır belki bir beklentidir.
biz özünde kendi içimizdeki duyguyu anlayamıyoruz ki? bunun sancısını çekerken de sevdiklerimize ters tepkiler veriyoruz.
ayna kırıldığında, cam kırıkları sana battığı gibi en yakınınıda batıyor. bu bir gerçek.
daha çok sevilmek için de yapabilirsin bazen en çok sevdiğinin derdini anlamadığına çok bozulursun. belki bir yardım çığlığıdır belki bir beklentidir.
biz özünde kendi içimizdeki duyguyu anlayamıyoruz ki? bunun sancısını çekerken de sevdiklerimize ters tepkiler veriyoruz.
ayna kırıldığında, cam kırıkları sana battığı gibi en yakınınıda batıyor. bu bir gerçek.
devamını gör...
benim için yaşayan en önemli şahsiyet
sevdiğim.
devamını gör...
yaşama nedeni
intihar eylemini g*tün yememesi durumu.
devamını gör...
azizler
azizler filmi oyuncu kadrosu
azizler filminde başrolleri engin günaydın, haluk bilginer, binnur kaya, irem sak, fatih artman ve öner erkan gibi isimler paylaşıyor. filmin kadrosunda ayrıca hülya duyar, gülçin santırcıoğlu ve okan yalabık da bulunurken; bergüzar korel ve halit ergenç de konuk oyuncu olarak filme katılıyor. 8 ocakta netflix'te.
buradan
netflix'in yeni projesi azizler iyi bir yapıma benziyor özellikle binnur kaya ve engin günaydın'ın olması beni epey heyecanlandırdı.
azizler filminde başrolleri engin günaydın, haluk bilginer, binnur kaya, irem sak, fatih artman ve öner erkan gibi isimler paylaşıyor. filmin kadrosunda ayrıca hülya duyar, gülçin santırcıoğlu ve okan yalabık da bulunurken; bergüzar korel ve halit ergenç de konuk oyuncu olarak filme katılıyor. 8 ocakta netflix'te.
netflix'in yeni projesi azizler iyi bir yapıma benziyor özellikle binnur kaya ve engin günaydın'ın olması beni epey heyecanlandırdı.
devamını gör...
ahmed arif'in leylası
çok kıskandığım isimlerdendir leyla.
ismi leyla olan gönül hayatına önde başlıyor sanki.
cazibe ile doğuyor.
haliyle şarkılarda , edebiyatta ondan bahsediliyor.
nalan'ı da kıskanmaya başladım 1 senedir.
mihriban, destina, dilara, zeynep, feride, zahide vb.
ismi leyla olan gönül hayatına önde başlıyor sanki.
cazibe ile doğuyor.
haliyle şarkılarda , edebiyatta ondan bahsediliyor.
nalan'ı da kıskanmaya başladım 1 senedir.
mihriban, destina, dilara, zeynep, feride, zahide vb.
devamını gör...
sakarya türküsü
etkileri çok olmuştur ve türkiye'de her kesim tarafından sevilir
insan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
bir yanda akan benim, öbür yanda sakarya.
su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
fakat sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
hey sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
sırtına sakaryanın, türk tarihi vurulur.
eyvah, eyvah, sakaryam, sana mı düştü bu yük?
bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..
ne ağır imtihandır, başındaki, sakarya!
binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
insandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
şimdi dövün sakarya, dövünmek vakti bu ân;
kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
hani yunus emre ki, kıyında geziyordu;
hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
nerede kardeşlerin, cömert nil, yeşil tuna;
giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
bulur mu deli rüzgâr o sedayı: allah bir!
bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
sakarya, kandillere katran döktü geceler.
vicdan azabına eş, kayna kayna sakarya,
öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
insan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
sakarya, sâf çocuğu, mâsum anadolunun,
divanesi ikimiz kaldık allah yolunun!
sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
sen kıvrıl, ben gideyim, son peygamber kılavuz!
yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, sakarya! ..
insan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
bir yanda akan benim, öbür yanda sakarya.
su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
fakat sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
hey sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
sırtına sakaryanın, türk tarihi vurulur.
eyvah, eyvah, sakaryam, sana mı düştü bu yük?
bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..
ne ağır imtihandır, başındaki, sakarya!
binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
insandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
şimdi dövün sakarya, dövünmek vakti bu ân;
kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
hani yunus emre ki, kıyında geziyordu;
hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
nerede kardeşlerin, cömert nil, yeşil tuna;
giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
bulur mu deli rüzgâr o sedayı: allah bir!
bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
sakarya, kandillere katran döktü geceler.
vicdan azabına eş, kayna kayna sakarya,
öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
insan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
sakarya, sâf çocuğu, mâsum anadolunun,
divanesi ikimiz kaldık allah yolunun!
sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
sen kıvrıl, ben gideyim, son peygamber kılavuz!
yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, sakarya! ..
devamını gör...
totalitarizm
tüm yetkilerin merkezîleştirildiği, devlete mutlak itaat beklenen, diktatörlükvari yönetim. totalitarizmde bireysel özgürlüklere izin verilmez ve bireyin yaşamının tüm alanları devlet kontrolüne bırakılır.
devamını gör...
günü kendinden bir cümle ile sonlandır
yine pişman olacağımız bir haltlar yedik.
devamını gör...
oscar schindler
2. dünya savaşı döneminde, kurduğu fabrikaya yahudileri işe almak suretiyle çalışma kamplarına gönderilmekten kurtarmış iş adamı. dönemin fırsatlarından faydalandığı, sadece kendine kolay iş gücü sağlamak istediği söylense de bir çok kişinin canını kurtarmış olması önemli bence.
kraków'daki fabrikası müzeye dönüştürülmüş, dönemle ilgili bir çok belge ve eşyanın yanında kendisinin çalışma odasını da ziyaret edebiliyorsunuz. etkileyici bir müze.
kraków'daki fabrikası müzeye dönüştürülmüş, dönemle ilgili bir çok belge ve eşyanın yanında kendisinin çalışma odasını da ziyaret edebiliyorsunuz. etkileyici bir müze.
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
ben kendi kendimin hakimiyim ve herkesi kendim gibi sanmak suçundan müebbet yedim.
devamını gör...
chivas regal etkisi
artık rüyalarda buluştuğumuz viski markasının etkisi.
devamını gör...
yalnız kalma ihtiyacı
bu nasıl bir ihtiyaçtır şaşarım. ömrüm gitti yalnızlıktan, ben istemem ama kader işte.
devamını gör...

