şahısların bir tavsiye* üzerine aracılar tarafından gerekli işlemlerin yapılması sonucunda evlenmek. yabancılar buna blind date diyorlar ama o filmin sonunda evlenmek zorunda kalmıyorsun.
devamını gör...

başınıza gelecek en kötü şeylerden biridir efendim. zaten birisi gelip sizi uyandırıyorsa bunun anlamı hala uykunuzun bitmediğidir. ayrıca uykunun bitmesi ve kendiliğinden uyanma hali tek başına bile yeterince zor ve nahoşken irade dışı bir güç tarafından uykunun muhtemelen en güzel yerinde kesilmesi işkence gibi bir şeydir. yataktan sürünme hareketiyle çıkılır, gün boyunca o dış güce komplo teorileri kurulur.
devamını gör...

anlık halimi yansıtan nick.
devamını gör...

karşı tarafta o mabadı görememek de bunlardan biridir. kadın kesimi de evlilikten çekinir fakat bu yine erkeklerden kaynaklıdır. sözde korumacı aslında id'sel davranan erkek kesiminin kadınların özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik davranışları da bu kurumun kurulmamasında önemli rol oynar.
ayrıca er kişilerin aynı anda 3 4 hanımı idare ederken konu ev ekonomisini idare etmeye gelince her birinin birer horoz şekerli kısa pantolonlu çocuğa dönüşmesi de ayrı bir ironidir.
devamını gör...

yıllar öncesinden kalma...

bir kitapta görmüştüm bu yaratığı ve çizmek istemiştim (diablo 2 ile ilgili bir kitaptı yanlış hatırlamıyorsam ya da genel olarak o tür oyunlarla ilgili...)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sayesinde daha şimdiden severek dinleyeceğim şarkılar keşfettiğim gerçekten çok güzel ve başarılı bi uygulama.reklam da ayrı güldürmüştür beni.hayırlı olsun hepimize bol bol dinleriz artık.
devamını gör...

üretelim. boş durmayalım. mutluluk üretelim. bilgi üretelim. sevgi üretelim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birde yaşarken vermiyorlar mi.. ağlanacak halimize gülüyorum.. bir öl de adam bakalım hatrin var mı millette adın verilsin üniversiteye..
devamını gör...

hayat felsefem her şeye rağmen farklı olmak. birçok açıdan bunu ele alabiliriz. herkes bir yere çöp mü atmış elimdeki çöpü oraya atmam gider çöpe atarım, herkes bir konu hakkında yalan mı söylüyor söylemem, herkes bir yanlışı görmezden mi geliyor görmezden gelmem ve daha nice şeyler.
devamını gör...

başta saklanmasının nedeni ne? nedeni ne ya bu suçluların bu kadar korunmasının, hak ettikleri cezanın alınmaması için her şeyin yapılmasının?
gerçeklerin gün yüzüne bu kadar yavaş çıkmasından daha doğrusu çıkmaması için uğraşlar verilmesinden, yüzsüzlüğün, acımasızlığın bu kadar hızlı yürümesinden tiksiniyorum artık. çürümüş bir şey var diyoruz ya bu dünyada, tam olarak biziz o şey.

zamanında leyla'nın aç bırakıldığı için öldüğünü ve kesinlikle cinsel istismar görmediğini belirttiler. buna rağmen leyla'nın katili serbestti, şimdi hem katili hem de tecavüzcüsü serbest. bu iğrenç gerçeği yediremiyorum. buna göz yumanlar o yaratık amcadan daha nefret edilesi.
devamını gör...

nefret ediyorum böyle tiplerden. hani ne amaçla istediğinizi bilmesek ayrı konu ama fotoğrafa bakıp ne kadar güzel kız keşke duygularıma karşılık verse demediğiniz kesin. ya da ben hep o tür erkeklerle karşılaştım. bilemedim şimdi. istemeyin arkadaşlar yine de çok irrite edici bir durum.
devamını gör...

yoldaş benjamin'in çıplak pozları ve kaçamak yaptığı sözlüğün güzellerinden ikisi ile çekilmiş en özel anları arşivimde. fiyatta anlaşabilirsek veririm. netlik takıntısı olanlar yazmasın. ciddi alıcılar yazsın, ölücüler uzak dursun. *
devamını gör...

bu adamlar ülkeyi yönetiyor işte.

bunların ağa babaları.

gurur duyun, alın size yeni türkiye!
devamını gör...

walter trevis tarafından yazılan bir bilim kurgu kitabı. fakat her ne kadar bilim kurgu diye geçse de sadece bir bilim kurgu kitabı değil, yayımlandığı dönemin toplumsal sorunlarına da sıkça değiniyor. yazarın kendisi ise kitabı 'üstü kapalı bir otobiyografi' olarak tanımlıyor.

kitabı anlatmaya başlamadan önce kitabın içinde geçtiği dönemden kısaca bahsetmek istiyorum, zira dediğim gibi bu kitap sadece bir bilim kurgu kitabı değil. kitap soğuk savaşın sürdüğü, askeri teknolojilere ciddi yatırımlar yapıldığı, nükleer silahlanma yarışının devam ettiği bir zamanda geçiyor. yazarın kitabı bu nükleer silahlanma yarışının sonunun nereye varacağına dair duyduğu kaygılarından yola çıkarak yazdığını düşünüyorum. her ne kadar kitapta silahsızlaşma görüşmelerinin başladığı söylense de

kitaptaki newton karakteri otuz yıla kalmadan dünyanın büyük bir nükleer çöplüğe dönüşeceğini iddia ediyor.
tabi sadece silahlanma sorunu değil tek bahsedilen. siyahilerin ayaklanması, üniversitelerde başlayan ideolojik hareketler ve bu hareketlerin ulaştığı sonuçlar, medyada yapılan amerika propagandaları, yazarın kendi ifadesiyle üniversitelerin araştırma vizyonunu kaybedip askeri ve ticari projelere yoğunlaşan merkezler haline gelmesi (hatta bryce karakteri [[alıntı]]
"oysa bizim burada yaptığımız bombaları mükemmelleştirmek ya da böcek zehri imal etmek için daha ekonomik yöntemler bulmaktan başka bir şey değil."
[[/alıntı]] diyor konuyla ilgili.), gibi birçok soruna da değiniyor ufaktan.

kitap gezegeni yaşanmaz hale gelen anthealı thomas jerome newton karakterinin dünyaya gelişiyle başlıyor. newton bir yandan dünyaya gelişinin zorluklarla başa çıkmaya çalışırken bir yandan gezegenini kurtarmak için oluşturulan bir planı hayata geçirmeye çalışıyor. karakterin gezegenini kurtarmaya çalışan anthealı kimliğinden sıyrılıp zamanla insanlaşma sürecini okuyoruz kitapta. şahsen ben her ne kadar bu sürecin işlenişinden memnun olsam da sanki daha iyi olabilirdi kanaatindeyim. özellikle son zamanlarda sık sık stefan zweig okuyan biri olarak karakterlerin işlenişi konusunda aradaki farkı net bir şekilde görebiliyorum. tabi burada yazara haksızlık etmemek lazım, karakterin geçirdiği duygusal değişimler anlaşılır ve net bir şekilde aktarılmış okura. fakar ben bazı şeyler biraz daha yavaş geçilse

mesela newton kör olduktan sonrasını onun gözünden daha fazla okumak isterdim. böylesine travmatik bir deneyim bir iki bölümle geçiştirilmemeliydi. ayriyeten bryce ve betty jo arasındaki ilişki de hızlıca gelişti. bryce'ın bettye ne ara aşık olduğunu anlayamadım.
kitap daha vurucu olabilirdi kanaatindeyim. ayrıca anthealılara dair daha fazla şey öğrenmek isterdim. her ne kadar biyolojik özellikleri ayrıntılı bir şekilde düşünülmüş olsa da tarihleri ve kültürleri birkaç cümleyle geçiştiriliyor kitapta. tabi ki yazarın okurlarına asıl anlatmak istediği şey anthealıların tarihi değil, dolayısıyla kitabın tamamını buna adaması beklenemez fakat kitaptaki olayların asıl başlangıcının onların başına gelenler olduğunu düşünürsek eğer gezegenlerinin nasıl mahvolduğuna ve mahvolduktan sonra nasıl yaşadıklarına dair daha çok ayrıntıya girilseydi yazarın okura vermek istediği mesaj çok daha vurucu olurdu diye düşünüyorum.

kitabın en çok hoşuma giden yönü kitapta kullanılan semboller oldu. newton karakteri ıkaros* ve rumpelstilskin karakterleriyle bağdaştırılıyor sık sık. bu iki karakterin öyküsünü bilen ve seven biri olarak bu durum oldukça hoşuma gitti diyebilirim. ayrıca newton karakterinin farklılıkları nedeniyle ötekileştirilmiş ve toplumdan dışlanmış insanları temsil ettiğini okudum bir incelemede. bana da mantıklı geldi açıkçası.

özetle bazı yönlerden oldukça iyi bazı yönlerden ortalama bulduğum bir kitap oldu dünyaya düşen adam. okumak isteyelere rahatlıkla önerebilirim fakat okumazsanız çok da bir şey kaybetmezsiniz bence
devamını gör...

eğitimsiz kişilerin, üniversite mezunu şahsa siyaset ya da ekonomi hakkında kazık bir soru soracakları zaman kullandıkları kalıp ya da varsayım. insanı irkiltir. her şeyi bilmek zorunda mıyım arkadaşım, git başımdan ya.
devamını gör...

çocuk büyür ve sokaktaki yaşlı yobaz amca çocuğa sorar;
- sen cami olan ayasofya mısın, yoksa kilise olan mı?
+ ...
devamını gör...

saygısızlık ve terbiyesizlik yapanlar sadece.
devamını gör...

okuduğum en acıklı hayat hikayelerinden birisine sahip henry molaison. 27 yaşında geçirmiş olduğu bir ameliyat sonrasında, öğrendiği yeni bilgileri uzun süreli hafızaya aktarma yetisini kaybeder. böylelikle ömrünün sonuna dek ebedi bir "şimdinin" içine hapsolur.

henry molaison, 9 yaşında geçirdiği bir kazada kafa travması yaşar. bu kazadan sonra bitmek bilmeyen epilepsi nöbetleri geçirmeye başlar. 27 yaşında gittiği hastanede, beyin cerrahı dr. william scoville kendisini ameliyat edebileceğini söyler. ömrünü nöbetlerle geçirmek istemeyen molaison, ameliyatı kabul eder.

scoville, amigdala ve hipokampüsün de içinde olduğu beynin bazı bölümlerini ameliyatla alır.

epilepsi nöbetleri sona ermesine karşın, büyük bir sorun ortaya çıkar. henry, yeni bilgileri uzun süreli hafızaya dönüştürmemektedir. uzun zaman önce tanıdığı insanları hatırlamasına rağmen, yeni gördüğü insanları hafızasında tutamamaktadır. daha önce gördüğü doktorların yüzünü hatırlayamamış, hastaneye niçin yattığını bile söyleyememişti. henry yeni anılar oluşturamadığı gibi geleceği de düşleyemiyordu.

bu durumun ne kadar acı olduğunu biraz anlayabilmek için şu andan itibaren hiçbir yeni bilgi öğrenemediğimizi, tanıştığımız kişileri bir daha hatırlayamadığımızı hayal edelim. bu yazıyı okuduktan sonra sanki hiç okumamış gibi hayata devam ettiğimizi düşünelim. ebedi bir şimdi...

molaison'da ortaya çıkan bu durum, bilim dünyasında da bellek ilgili çalışmaları da derinleştirdi.
ilk olarak bellek işlevlerinin kısa ve uzun dönem bellekleri olarak ayrıldığı ortaya çıktı. bir başka ayrım ise, kişinin kendi hayatıyla ilgili anısal belleği ile dünyanın genel anlamda tanınması arasında ortaya çıkan ayrım oldu.
henry molaison'da görsel, mekansal, yer yön belleğinde de problem ortaya çıkmıştı. bu durum hipokampüsteki özel bir hücre tipinin yer ve yön bulmada işlev gördüğünü ortaya koydu.

henry molaison 2 aralık 2008 tarihinde hayata veda etti. bilim dünyasında 55 yıl boyunca h.m. olarak bilinen vakanın henry molaison olduğu da o zaman açıklandı.
devamını gör...

içim güzel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim