türemek fiilinden gelir. -ik yapım ekiyle türük halini almıştır. türemiş ya da yaratılmış olan manasına gelir. türkçede aynı mantıkla türetilmiş kelimelere örnek olarak açık, yıkık, büyük, sönük verilebilir. türemek fiilinin kökü töz kelimesidir. eski türkçede "r" sesi bulunmaz. türki dillerin birçoğunda da z-r değişimi yaşanmış ve bugünkü formuna ulaşmıştır.

ziya gökalp'in teorisi gramer olarak hatalıdır. çincedeki miğfer karşılığı da doğru değildir.
devamını gör...

bir kadın, okumak için iki katı yaşında bir adamla evlenmiş. baskılara dayanamayıp evini terk etmiş, iran'da bekar anneler velayet alamadığı için çocuğunu da.

“kırlardaki kuşların mutluluk şarkılarını duyayım diye,
kaçıyorum senden, senden uzakta açayım diye.”

diyerek düşmüş yola istanbul'a yerleşmiş. evli bir adamın metresi olduğu için de bir kaza sonucu ölünce cenazesi bile yıkanmadan toprağa verilmiş.

yaşamı, doğruları-yanlışları onundur da benim aklıma takılan "günaha birlikte girdiği o adamın cenaze namazı kılındı mı? / insanlar imam sorunca 'iyi bilirdik.' dediler mi?

hayatı boyunca eril toplumda ahlaksızlıkla suçlanan şair, kadın şair, yaşamanın bedelini ödeyen şair...

yine onun sözleriyle füruğ'un isyanı son söz olsun:

“gel, ey erkek, ey bencil varlık
gel, kafesin kapılarını aç
beni bir ömür zindanda tutmuşsan eğer
bari bir anlık olsun serbest bırak.”
devamını gör...

kulaklık.
lazım olur diye aldım.
onu da kızım aldı benden.
çok sevmem teknolojik alışveriş işini.
devamını gör...

yayındaki bütün anonsları pürdikkat dinlerken büyük bir aydınlanma yaşadım.bu mahlası ilk gördüğüm günden beri ben-garip-sen-güzel-dünya-mutlu olarak okuyordum.*
dinlediğim kadarıyla bu mahlası yanlış bilen bir benmişim.*
devamını gör...

hem kendim hem de başkaları için yazıyorum dediğim başlık. bilgilerimi tekrar etmek, pekiştirmek ve yenilemek için de yazıyorum. belki yalnız kalmamak için yazıyorum. haykırıyorum ortalığa: "ben de yaşıyorum! aynada iskeletimi görmekten korkmuyorum!" vs. vs. like olunca insanın hoşuna gidiyor elbette. boşluğa haykırmıyormuşum en azından diyorum. ve bunu yaparken de zihnimi en açık olması gereken kıvrımlarına değin açmaya çabalıyorum. lakin haritanın tamamı değil, yalnızca bir kısmını. böylece, bir ihtimal, kendimi tanıyorum. yeniden.
devamını gör...

buradan

nerde kendini bilmez çocuklar
bir sabah öylece çekip gittiler
çınladı alkışlar kör sokaklarda
yankısı kime kaldı

deniz koydum adını
kederi bende saklı
uzak köyler kurdum birbirine
denizine aldandım

acının surlarında ateşler yaktık
vuruldu şehirler soluksuz kaldık
kendine çekildi bütün zamanlar
gölgeler orda kaldı
devamını gör...

her gece armağan ettiğim şiirler ve bugün bana armağan edilen bir ahmed arif. mutluluk için başka bir şeye ihtiyaç var mıdır ki?

hani kurşun sıksan geçmez geceden

yiğit harmanları, yığınaklar,
kurulmuş çetin dağlarında vatanların.
dize getirilmiş haydutlar,
hayınlar, amana gelmiş,
yetim hakkı sorulmuş,
hesap görülmüş.
demdir bu...

demdir,
derya dibinde yangınlar,
kan kesmiş ovalar üstünde mayıs...
uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde,
çelik kadavrası korugan\'ların.
ölünmüş, canım,ölünmüş
murad alınmış...

gelgelelim,
beter, bize kısmetmiş.
ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
susmak ve beklemek, müthiş
genciz, namlu gibi,
ve çatal yürek,
barışa, bayrama hasret
uykulara, derin, kaygısız, rahat,
otuziki dişimizle gülmeğe,
doyasıya sevişmeğe,yemeğe...
kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
ve asıl biz biliriz kederi.

içim, bir suskunsa tekin mi ola?
o malta bıçağı,kınsız,uyanık,
ve genç bir mısradır
filinta endam...
neden, neden alnındaki yıkkınlık,
bakışlarındaki öldüren buğu?
kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri...
nasıl da almış aklımı,
sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,
dost, düşman söz eder kendi kavlince,
kınanmak, yiğit başına.
bu, ne ayıp, ne de yasak,
öylece bir gerçek, kendi halinde,
belki, yaşamama sebep...

evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık...
ve zehir - zıkkım cıgaram.
gene bir cehennem var yastığımda,
gel artık...
devamını gör...

zamanın nasıl akıp geçtiğini hissediyorum.
o zamanlarla şimdiki zamanı kıyaslıyorum.
devamını gör...

'neden savaşlar oluyor biliyor musun? çünkü dünya insansız başladı ve de onsuz bitecek.'

-kar ve kaplan
devamını gör...

hayatım
devamını gör...

mirkelamın tavla şarkısını açıyorsunuz son ses..sonra pulları zarları sallıyorsunuz.
devamını gör...

“çok zaman geçmeden hiçbir yerde bir hiç olacaksın, ne şimdi gördüğün herhangi bir şey olacak , ne de şimdi yaşayan herhangi birisi. çünkü doğanın uygun gördüğü üzere , her şey değişmek, dönüşmek ve yok olmak zorundadır. şu an bulunduğun yerde sırası gelince bir başkası var olacak.” - kendime düşünceler, marcus aurelius
devamını gör...

eli silah tutan ağzı bozuk adamlar siyaset konuşur, eğitim konuşur ne günlere kaldık ne acı. parmak sallarlar ateş püskürürler tehtid ederler. peki neden hep gözümüzün önüne koyarlar? bizi bunlarla muhattap edenler asıl suçlu değil midir? ülkede işsizlik, intihar haberleri her geçen gün artarken gençler herşey'e küsmüşken gövde gösterileri gerim gerim gerilmeler kimin umrunda. siz cebinize girecek parayı düşünüp kendi çıkarlarınız doğrultusunda birbirinize diklenirsiniz halk bir lokma ekmek derdinde sizi anlayamaz bile. bütün haberlerde mafya görüyoruz artık elini kolunu sallayan çekiyor video'yu yazıyor mektubu.inanın hülya avşar gülben ergen çekişmesinin olduğu zamanlar bile daha kaliteliymiş en azından eğlenceliymiş.öfkeden şiddetten bıktık.
bu topraklar akıllı vicdanlı sorgulayan ve sevgi eken gençler yetiştirecek inadına. güller dikeceğiz her bir yana çocuksu duygularımızı kaybetmeyeceğiz. siz umudumuzu kaybettirdiniz bize ama kazanan yine iyilik olucak. size benzemeyen insanlar yetistirilse belki biraz olsun iyileşebiliriz.
devamını gör...

ülkemiz tartışma kulübüdür.kültür mültür yok anlamayız öyle şeylerden.
devamını gör...

güzel başlıktır merakla ilgiyle okuyacağım.

sözlük tabi önemli
webtekno
kitap okurken uyurken ses olsun
ve pornhub var onun linkini eklemiyorum.
devamını gör...

her neden ve nasılsa bana evimin salonu samimiyetini veren sözlük.
devamını gör...

korona olduğuma dair dedikodu çıkmıştı. oysaki sadece temaslıydım...
devamını gör...

aklıma hep tek bir alıntıyı getiren kitap.


her gün aynı saatte gelmelisin” dedi tilki. “örneğin öğleden sonra saat dörtte gelirsen, ben saat üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım. zaman ilerledikçe de daha mutlu olurum. saat dörtte endişelenmeye ve üzülmeye başlarım. mutluluğun bedelini öğrenirim ama günün herhangi bir vaktinde gelirsen, seni karşılamaya hazırlanacağım zamanı asla bilemem. insanın gelenekleri olmalıdır.
devamını gör...

kendi adıma alacağım kararı önceden almış olması çok kötü oldu. aklımda dönüp dolaşan düşünceleri* düzenli bir şekilde yansıtmış olması ise inanın bana üzerimden kalkan bir yük gibiydi.

haklı olması ise ne yazık ki kafamıza vurula vurula öğretilen bir gerçek oldu. buradan yetkililere sesleniyorum; bizler sözlüğü böyle bulmadık ve ne derler bilirsiniz; nasıl bulmak istiyorsan öyle bırak. elimizden geleni yapıyoruz* güzel bir şekilde bırakabilmek için fakat maalesef ki; bu işler sadece ayrıştırıcı başlıklara tepki göstermekle olmuyor/bitmiyor.

umarım tez zamanda geri döner. okyanus dibinde kuru kum aradığımız şu dönem gidişi hiç iyi olmadı. *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim