anonymous’un berat albayrak ile ilgili tweet'i
twitte milyar değil mişyar yazmışlar yanlışlıkla, bu yanlışlığı yapabilmek için türkçe klavye kullanman gerekir değil mi?
devamını gör...
misafir çocuğu
en güzel tanımı ünlü düşünür aleyna tilki yapmıştır, onun üzerine söz söylemek istemem açıkçası;
"misafir çocuğu gibiydin; geldin, dağıttın, gittin."
evet buradan da çıkarabileceğimiz gibi misafir çocukları ailelerinin yanında eşantiyon olarak gönderilen, ev sahibinin çocuğu tarafından eğlendirilmek ile yükümlü, her yeri dağıtıp sonra da defolup giden canlılardır.
nasıl sevmiyorsam başlığa kin kustum resmen.*
"misafir çocuğu gibiydin; geldin, dağıttın, gittin."
evet buradan da çıkarabileceğimiz gibi misafir çocukları ailelerinin yanında eşantiyon olarak gönderilen, ev sahibinin çocuğu tarafından eğlendirilmek ile yükümlü, her yeri dağıtıp sonra da defolup giden canlılardır.
nasıl sevmiyorsam başlığa kin kustum resmen.*
devamını gör...
pandemi
malum pandemi sürecinin etkileri insanımızı ister istemez olumsuz anlamda fazlasıyla etkiledi. kendimizi toplumdan soyutlama, sosyal izolasyon, yaz döneminden itibaren maruz kaldığımız sokağa çıkma yasakları ve akabinde gelen eksikliğini hissettiğimiz güneş ışığının bünyelerimize tesir edememesi bizleri bedenen ve ruhen fazlasıyla yormuş vaziyettte.
önceleri hafta içi rutini olan çalışan ve okullarına devam etmek zorunda olan insanımız için hafta sonunu iple çekme durumu, cuma günü mutlululuğu ya da pazar sendromu da bu süreçle birlikte kendini unutturmuş bir vaziyette. bazı değerleri de bu süreçte anlamış ve idrak edebilmiş de olduk ayrıca. insanlarla iç içe olmanın, toplu bir şekilde buluşup sohbet edip kafa dağıtmanın yok olduğu sadece telefonlar aracılığıyla görüntülü konuşmalara sığdırılmış hayatlar yaşar olduk.
sarılmanın kıymetini anladık mesela. bilimsel olarak da kanıtlanmış olan iki insanın birbirine sımsıkı sarılmasıyla oluşan pozitif enerji aktarımı da bu süreçle birlikte bir kenara bırakılmak zorunda kaldı. fakat özellikle hafta sonlarını ve sokağa çıkma yasaklarını kişisel gelişim anlamında iyi değerlendirmek adına bolca kitap okumak ve kişiyi geliştirmeye yönelik bazı aktiviteler yapmak elzem oldu.
pandemi sürecine bir de soğuk ve kasvetli havalar eklenince psikolojilerimizi sağlam tutmak her ne kadar zorlaşsa da bu süreci de lehimize çevirmek yine kendi ellerimizde. güzel alışkanlıklar edinip, bolca kitap okuyup, online kurslara yazılıp sertifika sahibi olmayı deneyebiliriz mesela. bu sürecin en kısa zamanda bitmesi herkesin arzusu. umarım en sağlıklı ve normal bir sosyal hayat yakındır bizlere. çünkü buna çok ihtiyacımız var.
önceleri hafta içi rutini olan çalışan ve okullarına devam etmek zorunda olan insanımız için hafta sonunu iple çekme durumu, cuma günü mutlululuğu ya da pazar sendromu da bu süreçle birlikte kendini unutturmuş bir vaziyette. bazı değerleri de bu süreçte anlamış ve idrak edebilmiş de olduk ayrıca. insanlarla iç içe olmanın, toplu bir şekilde buluşup sohbet edip kafa dağıtmanın yok olduğu sadece telefonlar aracılığıyla görüntülü konuşmalara sığdırılmış hayatlar yaşar olduk.
sarılmanın kıymetini anladık mesela. bilimsel olarak da kanıtlanmış olan iki insanın birbirine sımsıkı sarılmasıyla oluşan pozitif enerji aktarımı da bu süreçle birlikte bir kenara bırakılmak zorunda kaldı. fakat özellikle hafta sonlarını ve sokağa çıkma yasaklarını kişisel gelişim anlamında iyi değerlendirmek adına bolca kitap okumak ve kişiyi geliştirmeye yönelik bazı aktiviteler yapmak elzem oldu.
pandemi sürecine bir de soğuk ve kasvetli havalar eklenince psikolojilerimizi sağlam tutmak her ne kadar zorlaşsa da bu süreci de lehimize çevirmek yine kendi ellerimizde. güzel alışkanlıklar edinip, bolca kitap okuyup, online kurslara yazılıp sertifika sahibi olmayı deneyebiliriz mesela. bu sürecin en kısa zamanda bitmesi herkesin arzusu. umarım en sağlıklı ve normal bir sosyal hayat yakındır bizlere. çünkü buna çok ihtiyacımız var.
devamını gör...
şarkılarda sorulan en zor soru
"would you love me more, if i killed someone for you?"
"eğer senin için birini öldürürsem, beni daha çok sever misin?"
"eğer senin için birini öldürürsem, beni daha çok sever misin?"
devamını gör...
normal sözlük'ten çıkıp normal sözlük'e girmek
bütün gün evde canı sıkılan bir yıkık hareketidir. sıkıntıdan kafayı yiyen yazarlar sık sık yapmaktadır bu hareketi.
devamını gör...
sosyal medya detoksu
iki gündür yaptığım detox. twitter ve instagram bağımlılığımı yenmeye çalışırken kafa sözlük bağımlısı olmama yol açacak sanırım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının içini ısıtan şeyler
dizilerin filmlerin christmas bölümleri..deliriyorum izlerken..
devamını gör...
pilav kuru turşu üçlüsü
o üçlü ne güzel üçlü, bu üçlüyü sofraya koyan kadın ne mübârek kadındır. bir erkeğin kalbini fetheden yoldur, bir nesli peşinden sürükleyen üçlüdür bu.
devamını gör...
your name engraved herein
filmi yeni bitirmiş olmakla birlikte beni darmaduman etti resmen. bir kaç şey yazmak istedim, duygular çok yoğun çünkü.
uzun zamandır bir filmi izlerken ağlamamıştım. izlediğim ilk tayvan filmi. fragmanı gördüğümde bu denli iyi çıkacağını tahmin etmemiş iki erkeğin yaşadığı aşk olarak beklentisiz açıp izlemiştim açıkçası.
tayvan'da bl dizileri çokça mevcut ve çokta kaliteli değiller. biraz da beklentim bu yüzden yoktu aslında. filmde de görüldüğü üzere geçmişte böylesine bir toplumdan muhafazakar, baskıcı, engellerle dolu zamanlardan lgbt dostu bir ülke haline gelmek ve dediğim gibi bir dizi sektörü oluşturmak beni içinde bulunduğumuz koşullarda çok etkiledi. oyunculukları gayet iyi buldum. duygular o kadar yoğundu ki çoğu sahneleri görmezden gelebildim, evet iyi olmasa da. özellikle son düzlük. şans verilip izlenebilecek bir yapım. kendimi eleştiri yapmadan filme, akışa tutku değil kalplerin sevgisine bıraktım. karakterimizin de değindiği gibi.
--! spoiler !--
peder ve ana karakterimiz arasında geçen diyaloglarda ''sen kızlardan hoşlanabilirsin ama ben erkeklerden hoşlanamam? senin aşkın benimkinden büyük mü? söyle aşkımız arasında ne fark var? '' çıkışı, devamında yalvarıp ben günahkarsam o zaman yardım et cehenneme gitmeme, belki oradakiler beni anlarlar sözleri öyle dokundu ki. o yalnızlığı, çaresizliği hissettim. kimseye duygularını açıp da sevdiği kişiyi söyleyemedi. bir arkadaşı bile yoktu. abisine bile diyemedi. yalnız peder vardı. ortak şeyler paylaştığı peder.
aşık olduğu birdy isimli genci bir kuşu takip eder gibi takip etti. yani zorluydu ulaşılmazdı. yanına gittiğinde kanatlarını çırpıp kaçardı sonsuz maviliklerde. inatçı ve farklıydı da. jia han hiçbir şeye karşı gelmeyen sessiz, kapanık biriyken onu severek hayatına girmesiyle bambaşka bir insana evrildi. ailesinin önünde duygularını bile açtı. devamında dağ bayır deniz bir yolculuğa çıktı. uzun bir süre çıktıkları son yolculuk olduğunu bilmeden.
duştaki sahnelerinde birdy'nin gülmesi acaba her şeyi bilerek mi yapıyor, aşkını itiraf etsin diye şeklinde düşündürdü. cesur bir karakterdi ama babası keşke doğmasaydın diyordu. sevilmeyen çocuktu, okulda eşcinsel bu çocuk onunla takılma diye jia han'ı arkadaşları uyarıyordu. ama buralara tam değinilmedi. böyle birinden duygularına daha sahip çıkmasını beklerdim. ama tam tersi oldu. bir yansıma.
bizim çocuğumuz olmaz demesi, jia han'a yaklaşımlarından dolayı rol yaptığını düşündüm. ama sonunda zaten kızla evlendiğini çocuklarının olduğunu da gördük.
kadının hayatı da mahvolmuş. boşa bir evlilik yapmış sevenler ayrı kalmış seneler boşa gitmişti.
telefon sahnesinde şarkı dinleyerek ağlamaları çok etkileyiciydi. jia han'ın seni seviyorumlu verdiği mesajı birdy'nin gidip de kıza okulun önünde balonlarla vermesiyle o yıkıklığı ben de hissettim.
birdy ''bana verdiğin, başkalarına verdiklerinle aynıysa istemiyorum'' diye alıntı yapıp kasıldın da sen jia han'a yaptığın her şeyi başkasına yaptın. onu ne yapacağız?? hem üzüldüm hem sinirlendim.
adları birbirlerine kazınmış, dokunmadan da yıllar geçse de izi kalmış, yıllanmış ve yaşanamamış bir aşk. yeni başlangıçlar mesajıyla sona ererek bende de bir iz bıraktı.
--! spoiler !--
tıpkı jia han'ın da dediği gibi ''herkesin ilk aşkı destansı bir film gibi muazzamdır.'' 2020 yılının bıraktığı your name engraved herein de destansı bir ilk aşkın filmi.
uzun zamandır bir filmi izlerken ağlamamıştım. izlediğim ilk tayvan filmi. fragmanı gördüğümde bu denli iyi çıkacağını tahmin etmemiş iki erkeğin yaşadığı aşk olarak beklentisiz açıp izlemiştim açıkçası.
tayvan'da bl dizileri çokça mevcut ve çokta kaliteli değiller. biraz da beklentim bu yüzden yoktu aslında. filmde de görüldüğü üzere geçmişte böylesine bir toplumdan muhafazakar, baskıcı, engellerle dolu zamanlardan lgbt dostu bir ülke haline gelmek ve dediğim gibi bir dizi sektörü oluşturmak beni içinde bulunduğumuz koşullarda çok etkiledi. oyunculukları gayet iyi buldum. duygular o kadar yoğundu ki çoğu sahneleri görmezden gelebildim, evet iyi olmasa da. özellikle son düzlük. şans verilip izlenebilecek bir yapım. kendimi eleştiri yapmadan filme, akışa tutku değil kalplerin sevgisine bıraktım. karakterimizin de değindiği gibi.
--! spoiler !--
peder ve ana karakterimiz arasında geçen diyaloglarda ''sen kızlardan hoşlanabilirsin ama ben erkeklerden hoşlanamam? senin aşkın benimkinden büyük mü? söyle aşkımız arasında ne fark var? '' çıkışı, devamında yalvarıp ben günahkarsam o zaman yardım et cehenneme gitmeme, belki oradakiler beni anlarlar sözleri öyle dokundu ki. o yalnızlığı, çaresizliği hissettim. kimseye duygularını açıp da sevdiği kişiyi söyleyemedi. bir arkadaşı bile yoktu. abisine bile diyemedi. yalnız peder vardı. ortak şeyler paylaştığı peder.
aşık olduğu birdy isimli genci bir kuşu takip eder gibi takip etti. yani zorluydu ulaşılmazdı. yanına gittiğinde kanatlarını çırpıp kaçardı sonsuz maviliklerde. inatçı ve farklıydı da. jia han hiçbir şeye karşı gelmeyen sessiz, kapanık biriyken onu severek hayatına girmesiyle bambaşka bir insana evrildi. ailesinin önünde duygularını bile açtı. devamında dağ bayır deniz bir yolculuğa çıktı. uzun bir süre çıktıkları son yolculuk olduğunu bilmeden.
duştaki sahnelerinde birdy'nin gülmesi acaba her şeyi bilerek mi yapıyor, aşkını itiraf etsin diye şeklinde düşündürdü. cesur bir karakterdi ama babası keşke doğmasaydın diyordu. sevilmeyen çocuktu, okulda eşcinsel bu çocuk onunla takılma diye jia han'ı arkadaşları uyarıyordu. ama buralara tam değinilmedi. böyle birinden duygularına daha sahip çıkmasını beklerdim. ama tam tersi oldu. bir yansıma.
bizim çocuğumuz olmaz demesi, jia han'a yaklaşımlarından dolayı rol yaptığını düşündüm. ama sonunda zaten kızla evlendiğini çocuklarının olduğunu da gördük.
kadının hayatı da mahvolmuş. boşa bir evlilik yapmış sevenler ayrı kalmış seneler boşa gitmişti.
telefon sahnesinde şarkı dinleyerek ağlamaları çok etkileyiciydi. jia han'ın seni seviyorumlu verdiği mesajı birdy'nin gidip de kıza okulun önünde balonlarla vermesiyle o yıkıklığı ben de hissettim.
birdy ''bana verdiğin, başkalarına verdiklerinle aynıysa istemiyorum'' diye alıntı yapıp kasıldın da sen jia han'a yaptığın her şeyi başkasına yaptın. onu ne yapacağız?? hem üzüldüm hem sinirlendim.
adları birbirlerine kazınmış, dokunmadan da yıllar geçse de izi kalmış, yıllanmış ve yaşanamamış bir aşk. yeni başlangıçlar mesajıyla sona ererek bende de bir iz bıraktı.
--! spoiler !--
tıpkı jia han'ın da dediği gibi ''herkesin ilk aşkı destansı bir film gibi muazzamdır.'' 2020 yılının bıraktığı your name engraved herein de destansı bir ilk aşkın filmi.
devamını gör...
dünya nickaltı günü
şimdilik sözlüğün her günüdür. umut ediyorum biraz daha zaman geçince özel bir güne dönüşür ve yalnızca bir gün delirmişçesine nickaltı gireriz. akışın içine serpiştirilmiş nickaltları cidden yordu hepimizi. (bkz: seviyorsan git konuş bence)
devamını gör...
sevginin bittiğini anlama yöntemleri
yaptığı normal şeyler bile gözünüze batıyorsa bitmiştir.
devamını gör...
geceyisevenbiri
yeni takip ettiğim pek tatlı yazar. muhabbetinin çok keyifli olduğunu belirtmemde de yarar var. nickaltı'nı açmış bulunmaktan da büyük keyif duyduğum yazardır.* hoş geldin, iyi ki geldin!
devamını gör...
daddy (yazar)
tekrar merhabalar. hepinizin bildiği gibi hesabımı dondurmuştum, aslında pazartesi geri gelmeyi amaçlıyordum fakat fazla dayanamadım diyelim. moderasyon ile yaşadığımız iletişim sıkıntısı beni bu kararı almaya itti. haksızlığa uğradığımı düşündüm ki hala aynı düşünüyorum ama önemi yok.
kısaca özetleyecek olursam eğer; 30 yaşındayım ben. çeşitli iş kollarında çalıştım ve hiçbir zaman kurallara alerjisi olan biri olmadım. kurallar çiğnenmek için vardır gibi saçma bir düşünceyi benimsemedim. bildiğim ve inandığım şeylerden biride, herhangi bir iş yerinde yahut platformda bir kural varsa bunun yazılı olması gerektiği.
kafa sözlük kraliyet arması başlığının ilk tanımında yazdığı üzere, herhangi bir yazar 3 hafta üst üste 1. kabul edilemez. böyle olduğu takdirde 3.hafta 2.sırayı alan yazar 1. kabul edilir. böyle bir ibare var ve ben zaten 3. hafta 1.olduğumda 2. olan değerli yazar arkadaşım rapunzel 1. kabul edildi. buraya kadar bir sıkıntı yok sorun diğer hafta için oldu. ben yine 1. oldum ve 2. sıradaki değerli yazar arkadaşım dünyalıkişi 1. olarak ilan edildi.
şimdi olay 1.olmak 2. olmak falan değil. moderasyona ben şunu sordum, bu nerede yazıyor bana gösterin dedim. aslında 2 hafta 1. olduktan sonra 2 hafta 1. olamayacağımı ve kuralın böyle olduğunu kraliyet armasında ki ilk tanımın güncellenmediğini fakat güncelleneceğini söylediler. bende bu söylenenleri açıkçası samimi bulmadım ve bir süre uzaklaşmak için ayrıca bir tepki vermem gerektiğini düşündüğüm için hesabımı dondurdum.
büyük bir çoğunluğun ne demek istediğimi bunu neden yaptığımı anlayacağını umuyor ve biliyorum. ha 25 tl'lik hediye çeki için bunu yaptığımı düşünenler de illaki olacaktır canları sağolsun.
burada olmadığım sırada gerek nickaltımda olsun gerek özelden görüştüğümüz yazar arkadaşlar olsun güzel tanımları için her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. geldi yine tipini sevmediğim diyenlerde illaki var onlara da kızmıyorum, kimse kimseyi sevmek zorunda değil zira.
kısaca özetleyecek olursam eğer; 30 yaşındayım ben. çeşitli iş kollarında çalıştım ve hiçbir zaman kurallara alerjisi olan biri olmadım. kurallar çiğnenmek için vardır gibi saçma bir düşünceyi benimsemedim. bildiğim ve inandığım şeylerden biride, herhangi bir iş yerinde yahut platformda bir kural varsa bunun yazılı olması gerektiği.
kafa sözlük kraliyet arması başlığının ilk tanımında yazdığı üzere, herhangi bir yazar 3 hafta üst üste 1. kabul edilemez. böyle olduğu takdirde 3.hafta 2.sırayı alan yazar 1. kabul edilir. böyle bir ibare var ve ben zaten 3. hafta 1.olduğumda 2. olan değerli yazar arkadaşım rapunzel 1. kabul edildi. buraya kadar bir sıkıntı yok sorun diğer hafta için oldu. ben yine 1. oldum ve 2. sıradaki değerli yazar arkadaşım dünyalıkişi 1. olarak ilan edildi.
şimdi olay 1.olmak 2. olmak falan değil. moderasyona ben şunu sordum, bu nerede yazıyor bana gösterin dedim. aslında 2 hafta 1. olduktan sonra 2 hafta 1. olamayacağımı ve kuralın böyle olduğunu kraliyet armasında ki ilk tanımın güncellenmediğini fakat güncelleneceğini söylediler. bende bu söylenenleri açıkçası samimi bulmadım ve bir süre uzaklaşmak için ayrıca bir tepki vermem gerektiğini düşündüğüm için hesabımı dondurdum.
büyük bir çoğunluğun ne demek istediğimi bunu neden yaptığımı anlayacağını umuyor ve biliyorum. ha 25 tl'lik hediye çeki için bunu yaptığımı düşünenler de illaki olacaktır canları sağolsun.
burada olmadığım sırada gerek nickaltımda olsun gerek özelden görüştüğümüz yazar arkadaşlar olsun güzel tanımları için her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. geldi yine tipini sevmediğim diyenlerde illaki var onlara da kızmıyorum, kimse kimseyi sevmek zorunda değil zira.
devamını gör...
kendinize bir iyilik yapın
ve sağlığınıza dikkat edin.
devamını gör...
bugün gereksiz ne öğrendin sorunsalı
devamını gör...
osman öcalan'ı trt'ye ecevit çıkardı
doğru bir tespittir. rahmetlinin vasiyeti yerine getirilmiştir ama açıklanmamıştır. abla büyük resmi görmüş.
devamını gör...
ben seninle mutsuzluğa da varım
ben yokum arkadaş! üç günlük dünya kimse yüzünden oturup karalar bağlayamam. salak olmayın, siz de yapmayın.
devamını gör...
narsisistik kişilik bozukluğu
narsist insanlar karşılarındaki insanı dinlemeyi sevmezler. daima ilgi odağı olmak isterler. kurallara uymaktan hoşlanmazlar. daima kendilerini üstün görürler ve eleştiri kaldıramazlar bu tip insanlar.
devamını gör...
harry potter
kitap okumaya başladığım seri.
hala keyfim kaçtığında, moralim bozuk olduğunda ya filmini ya da kitabını alır hala okurum.
hala keyfim kaçtığında, moralim bozuk olduğunda ya filmini ya da kitabını alır hala okurum.
devamını gör...
normal sözlük belgesel veri tabanı
morgan freeman ile evrenin sırları belgeselini tavsiye ederim. program bir ara kaldırılmak istendi ama çifte kavrulmuş morgan abimiz vazgeçmedi.
devamını gör...