alkol aldıktan sonra sokakta yapılabilecekler
bir kuytuya işemek.
devamını gör...
çocuk yaparak evliliği kurtarmak
(bkz: yapma işte bunu yapma)
devamını gör...
edgar allan poe
"çocukluğumdan beri başkaları gibi olmadım. dünyayı diğerlerinin gördüğü gibi görmedim. tutkularımı ve kederimi, onlarla ortak bir kaynaktan almadım. yüreğim uyanmadı başkalarının sevinç duyduğu seslerde. ve sevdiğim her şeyi, yalnız sevdim."
amerikalı şair, yazar, editör ve edebiyat eleştirmenidir kendisi. romantizm akımının önde gelenlerinden olduğu için benim de çok sevdiklerimdendir.
amerikalı şair, yazar, editör ve edebiyat eleştirmenidir kendisi. romantizm akımının önde gelenlerinden olduğu için benim de çok sevdiklerimdendir.
devamını gör...
kötü günlerde güç veren şarkılar
devamını gör...
daha güzeli olduğu halde o'na aşık olmak
daha güzel gülüyordur.
sohbeti daha güzeldir.
daha güzel bakıyordur.
konuşurken ellerini takip etmek daha güzeldir.
aşk öyle salt güzellik olsa insan çiçekle kediyle aşk yaşardı. *
sohbeti daha güzeldir.
daha güzel bakıyordur.
konuşurken ellerini takip etmek daha güzeldir.
aşk öyle salt güzellik olsa insan çiçekle kediyle aşk yaşardı. *
devamını gör...
en sinir bozucu çizgi film karakteri
(bkz: road runner)
ölümüne coyote reisçiyiz.
ölümüne coyote reisçiyiz.
devamını gör...
bandista
benim annem cumartesi parçasıyla kalbime taht kurmuş, birden fazla arpejlerle müziğini sade tutmamış emekçi müzik grubudur. ha bu arada berfo ana selam olsun..
devamını gör...
ben tonya
tonya harding'in hayatından uyarlanmış filmdir. baş rolü margot robbie ve sebastian stan paylaşıyor, film 2017 de vizyona giriyor.
1994 olimpiyatlarında tonya hardingin rakibi nancy kerriganın başına gelen yaşanan dünya'yı sallayan skandal hadiseye odaklanmasını beklediğimiz film bizi şaşırtarak tonya'nın çocukluğundan başlıyor. doğası gereği toplumun tasvir etmek istediği zarafet, üreme ve ayrıcalık imajı olmadığı için artistik patinaj topluluğunda hiçbir zaman tam olarak kabul edilmedi.küçük yaşta paten kaymaya başlayan tonya , amerika'da ''triple axel"i yapmayı başaran ilk kadın olup büyük bir başarıya imza atıyor ve bütün gözler ona çevriliyor. maddi yetersizlik sebebi ile birden fazla işte çalışan para kazanmaya çalışan tonya , jeff gillooly ile paten kaymaya başladığı salonda tanışıp ilişkiye başlıyorlar.
açıkçası ben biyografi türdeki filmleri sevmesem de akıcı bir anlatımı vardı, oyunculukları gerçekten bütünleşmiş deyim yerindeyse filmde oyuncu kadrosunda kimse kötü performans sergilememiş sırıtmamış kostümler alan gerçekten kendine çeken bir atmosfere sahip. şöyle bir bilgide vermek isterim filmde geçen ''triple axel''i yapmak imkansız olsa da yapan birisi olsaydı olimpiyatlara hazırlanacağı için kimseyi riske atamayacaklarından kaynaklı gerçekçi bir görsel efektle hiç anlayamayacağımız şekilde bu olayı başarı ile yapmışlar.
imdb 7/10
aldığı ödüller en iyi yardımcı kadın oscarı, altın küre en iyi yardımcı kadın, uluslararası aacta en iyi kadın oyuncu, bafta en iyi yardımcı kadın oyuncu.
benim filme verdiğim puan 6/10
1994 olimpiyatlarında tonya hardingin rakibi nancy kerriganın başına gelen yaşanan dünya'yı sallayan skandal hadiseye odaklanmasını beklediğimiz film bizi şaşırtarak tonya'nın çocukluğundan başlıyor. doğası gereği toplumun tasvir etmek istediği zarafet, üreme ve ayrıcalık imajı olmadığı için artistik patinaj topluluğunda hiçbir zaman tam olarak kabul edilmedi.küçük yaşta paten kaymaya başlayan tonya , amerika'da ''triple axel"i yapmayı başaran ilk kadın olup büyük bir başarıya imza atıyor ve bütün gözler ona çevriliyor. maddi yetersizlik sebebi ile birden fazla işte çalışan para kazanmaya çalışan tonya , jeff gillooly ile paten kaymaya başladığı salonda tanışıp ilişkiye başlıyorlar.
açıkçası ben biyografi türdeki filmleri sevmesem de akıcı bir anlatımı vardı, oyunculukları gerçekten bütünleşmiş deyim yerindeyse filmde oyuncu kadrosunda kimse kötü performans sergilememiş sırıtmamış kostümler alan gerçekten kendine çeken bir atmosfere sahip. şöyle bir bilgide vermek isterim filmde geçen ''triple axel''i yapmak imkansız olsa da yapan birisi olsaydı olimpiyatlara hazırlanacağı için kimseyi riske atamayacaklarından kaynaklı gerçekçi bir görsel efektle hiç anlayamayacağımız şekilde bu olayı başarı ile yapmışlar.
imdb 7/10
aldığı ödüller en iyi yardımcı kadın oscarı, altın küre en iyi yardımcı kadın, uluslararası aacta en iyi kadın oyuncu, bafta en iyi yardımcı kadın oyuncu.
benim filme verdiğim puan 6/10
devamını gör...
sözlük radyosunun yayına başlaması
sık kullanılanlara ekledik. fena parçalar çalmıyor. ortalamanın üstünde. böyle iyi bozmayın. reklam kaygısı olmayınca iyi işler çıkıyormuş demek.
devamını gör...
hayko cepkin
dininden ve görüntüsünden ötürü yaşadığı sıkıntıları armağan çağlayan'a anlatan yetenekli bulduğum sanatçı.
hep aynıyız sananlar yüzünden bu ülkede farklı olmak çok zor.
hep aynıyız sananlar yüzünden bu ülkede farklı olmak çok zor.
devamını gör...
musicbuddy
devamını gör...
stefan andre
kendisi hakkında çok fazla bilgi bulamadığımız, albümlerine türkçe isim vermiş olan güzide piyanist. evgeny grinko dinlemeyi seven yazarlarımız, kendisini dinlemekten keyif alabilirler, bir bakınız derim. ayrıca bu kadar iyi işler çıkarıp fazla tanınmadığı için biraz üzülüyorum. dinlemek isterseniz birkaç öneri sundum, aşağıdan bakabilirsiniz. ben kendisini dinlerken mest oluyorum, sanki bana bir şeyleri hatırlattırıyor ya da unutturuyor bilemiyorum ama içimi tuhaf ve güzel bir his kaplıyor.
buradan.
buradan.
buradan.
buradan.
buradan.
buradan.
devamını gör...
zengin mutfağı
vasıf öngören'in 15-16 haziran işçi olayları ve sonrasını tek mekânda (bir fabrikatör ailesinin mutfağı) anlattığı oyunu. oyunu rahmetli başar sabuncu 1988'de sinemaya uyarlayıp filmi çekmişti ki, filmin sağcı türker inanoğlu yapımcılığında çekilmesi de ilginç. ayrıca hem filmde, hem şehir tiyatrolarında 1970'lerde sahnelenen ilk versiyonda hem de pandemi öncesi oynanan son halinde başrol aynıydı: şener şen.
15 haziran 1970'de tüm fabrikalarda greve giden işçiler, disk'i fiilen yasaklayan yeni sendika tasarısını protesto için istanbul'un her yerinde hayatı durdurur, yürüyüşe geçerler. eylemin devam ettiği 16 haziran'da kadıköy'e yönelen yürüyüş korteji, polis ve jandarma saldırısıyla 3 işçi ve bir esnafın ölümüyle kana bulanır (çatışmada bir de polis ölmüştür). böylece solcuların "devrim yakın meşaleleri yakın" diye moral topladığı, hükümetin sıkıyönetim ilanıyla rest çektiği ve fabrikatörlerin de birer birer yurtdışına çıkıp ancak ortalık sakinleşince döndüğü bir ortam oluşur. işte pehlivan lütfü'nün * aşçılık yaptığı köşkün sahipleri de bu furyada yurtdışına çıkmıştır. lütfü usta, evladı gibi sevdiği isimsiz hizmetçi kız*, kızın eğitim enstitüsünde okuyan fakir sözlüsü selim, abisi sendikacı olan şoför ahmet 15-16 haziran günleri atmosferinde seyircilere tanıtılır.
sıkıyönetim ilan edilip ev sahipleri döndükleri zaman, önüne gelene saldıran agresif bir alman kurdu getirirler. bir de, okul masraflarını çıkarmak için çalışması gereken selim'e bir iş bulurlar: muhbirlik edecek, aralarında kendi okul arkadaşlarının da bulunduğu solcuları ihbar ederek para ödülü alacaktır. selim başlangıçta korksa ve öldürdüğü insanlar yüzünden vicdan azabı duysa da zamanla alışacak, tam bir mahalle kabadayısına dönecektir. adı verilmemekle beraber selim'in ülkücü olduğu ima edilir.
12 mart sonrası azgın köpeğin önüne gelene saldırması lütfü ustayı canından bezdirir. zaten şoför ahmet'in abisinin de etkisiyle giderek sınıf bilinci oturmakta, kendini "baldırı çıplaklar"a yakın hissederken yıllardır sıdkı sadakatle bağlı olduğu ev sahibi kerim bey'e ve damadı gibi sevdiği selim'e sinirlenmektedir. derken köpek için hazırladığı kıymaya zehir koyar. "vatansever asil kurt paşa'nın" katillerini sherlock holmes titizliğiyle araştırmaya başlayan selim, en sonunda kendi nişanlısından şüphelenmeye başlar. sonra bir şekilde kızla selim nişanı atarlar. zaten kızın fabrikada çalışan solcu abisi de selim yüzünden ölmüştü galiba (burayı pek hatırlamıyorum).
kız işten ayrılıp abisinin fabrikasında iş bulur. kerim bey yeni köpekler alır, selim artık köşke iyice yerleşir ve arkadaşlarıyla yer içer... lütfü usta tüm bunlardan bıkmıştır. hele hele gazetede, hizmetçi kızın bir yürüyüşte selim'in yakasına yapışmış fotoğrafını görünce artık istifa ederek kendi sınıfına, proleterya arasına dönmeye karar verir. ama ahmet'in abisi "sen orada bize lazımsın, bize köşkten bilgi sızdıracaksın" diye kalmasını istemektedir.
film boyunca anlatıcı olarak aralardaki gelişmeleri seyirciye aktaran lütfü usta finalde başladığı yere döndüğü final sahnesinde seyirciye sorar: "ayrılmak mı zor, kalıp bu mutfakta hizmet etmek mi?"
15 haziran 1970'de tüm fabrikalarda greve giden işçiler, disk'i fiilen yasaklayan yeni sendika tasarısını protesto için istanbul'un her yerinde hayatı durdurur, yürüyüşe geçerler. eylemin devam ettiği 16 haziran'da kadıköy'e yönelen yürüyüş korteji, polis ve jandarma saldırısıyla 3 işçi ve bir esnafın ölümüyle kana bulanır (çatışmada bir de polis ölmüştür). böylece solcuların "devrim yakın meşaleleri yakın" diye moral topladığı, hükümetin sıkıyönetim ilanıyla rest çektiği ve fabrikatörlerin de birer birer yurtdışına çıkıp ancak ortalık sakinleşince döndüğü bir ortam oluşur. işte pehlivan lütfü'nün * aşçılık yaptığı köşkün sahipleri de bu furyada yurtdışına çıkmıştır. lütfü usta, evladı gibi sevdiği isimsiz hizmetçi kız*, kızın eğitim enstitüsünde okuyan fakir sözlüsü selim, abisi sendikacı olan şoför ahmet 15-16 haziran günleri atmosferinde seyircilere tanıtılır.
sıkıyönetim ilan edilip ev sahipleri döndükleri zaman, önüne gelene saldıran agresif bir alman kurdu getirirler. bir de, okul masraflarını çıkarmak için çalışması gereken selim'e bir iş bulurlar: muhbirlik edecek, aralarında kendi okul arkadaşlarının da bulunduğu solcuları ihbar ederek para ödülü alacaktır. selim başlangıçta korksa ve öldürdüğü insanlar yüzünden vicdan azabı duysa da zamanla alışacak, tam bir mahalle kabadayısına dönecektir. adı verilmemekle beraber selim'in ülkücü olduğu ima edilir.
12 mart sonrası azgın köpeğin önüne gelene saldırması lütfü ustayı canından bezdirir. zaten şoför ahmet'in abisinin de etkisiyle giderek sınıf bilinci oturmakta, kendini "baldırı çıplaklar"a yakın hissederken yıllardır sıdkı sadakatle bağlı olduğu ev sahibi kerim bey'e ve damadı gibi sevdiği selim'e sinirlenmektedir. derken köpek için hazırladığı kıymaya zehir koyar. "vatansever asil kurt paşa'nın" katillerini sherlock holmes titizliğiyle araştırmaya başlayan selim, en sonunda kendi nişanlısından şüphelenmeye başlar. sonra bir şekilde kızla selim nişanı atarlar. zaten kızın fabrikada çalışan solcu abisi de selim yüzünden ölmüştü galiba (burayı pek hatırlamıyorum).
kız işten ayrılıp abisinin fabrikasında iş bulur. kerim bey yeni köpekler alır, selim artık köşke iyice yerleşir ve arkadaşlarıyla yer içer... lütfü usta tüm bunlardan bıkmıştır. hele hele gazetede, hizmetçi kızın bir yürüyüşte selim'in yakasına yapışmış fotoğrafını görünce artık istifa ederek kendi sınıfına, proleterya arasına dönmeye karar verir. ama ahmet'in abisi "sen orada bize lazımsın, bize köşkten bilgi sızdıracaksın" diye kalmasını istemektedir.
film boyunca anlatıcı olarak aralardaki gelişmeleri seyirciye aktaran lütfü usta finalde başladığı yere döndüğü final sahnesinde seyirciye sorar: "ayrılmak mı zor, kalıp bu mutfakta hizmet etmek mi?"
devamını gör...
ensest ilişki yaşama özgürlüğü
(bkz: kaçın kuzenci geldi)
(bkz: inci sözlük)
(bkz: odaya girdiğimde memelerini sıvazlıyordu)
edit: nereye kaçtın lan daha linç edecektik.
bir zamanlar uzak bir galakside editi: entryi canlandırmış.
(bkz: inci sözlük)
(bkz: odaya girdiğimde memelerini sıvazlıyordu)
edit: nereye kaçtın lan daha linç edecektik.
bir zamanlar uzak bir galakside editi: entryi canlandırmış.
devamını gör...
7 mayıs 2021 bazı marketlerin ped satışını durdurması
marketlerin olayı g..ünden anlaması durumu. muhtemelen 2 erkek arasında:
-la knk ped parfümeri - makyaj sayılıyo mu la?
+tabii la knk manyah mısın yasak satmak.
şeklinde gerçekleştiğini düşüyorum.
-la knk ped parfümeri - makyaj sayılıyo mu la?
+tabii la knk manyah mısın yasak satmak.
şeklinde gerçekleştiğini düşüyorum.
devamını gör...
kendinden 10 yaş büyük erkekle birlikte olmak
şartlar ayrı düşürmeseydi 20 yaş farkla gerçekleşecek olandı. o kadar özlüyorum ki onu her mecrada yazıyorum bunu sanki bir yerlede denk gelip okuyacak anlayacak ve tekrardan beni bulacak. büyük bir özlemle bekliyorum seni ihtiyar.
devamını gör...
çağımızın hastalığı
empati yoksunluğu ve bencillik
devamını gör...
bir ebeveynin çocuğuna yapacağı en büyük iyilik
vicdanlı, merhametli, ahlaklı, öğrenmeyi seven, saygılı ve sevgili çocuk yetiştirmek. keşke herkes çocuğunu böyle yetiştirse, o zaman dünyada kötülük kalmazdı.
devamını gör...
normal sözlük yaş ortalaması
ayşecik, bücür cadı, deli yürek izleyen tayfadanım yaş yazmaya gerek var mı?.
devamını gör...
