"kimdir o" isimli şarkısıyla geleceğe seslenmiş söz yazarı ve müzisyendir. mekanı cennet, ruhu şâd olsun.
devamını gör...

on gün sürmek üzere yirmi bir aralık'ta, kış gündönümünde başlayacak olan, hem yılbaşı hem de noel'in kökeni niteliğindeki pagan bayramı. yılın bu vakti, din farkı gözetmeksizin hemen hemen herkes için sevilenlerle bir araya gelme, kutlama, ziyafet vaktidir. paganlar bunu yule olarak kutlarlar.

yule temelinde bir ışık bayramıdır, güneşin dünyaya geri dönüşünün kutlanması olarak değerlendirilir. bu yönüyle yeniden doğuşu, yenilenmeyi ışığın insanlara geri dönüşünü temsil eder. bunlar da sembolik olarak hep birlikte aydınlanma vaktini selamlarlar. her biri kutlamalarda mum ışığıyla temsil edilir, yılbaşı ve noel süslemelerinin kökeni de buradan gelir.

eski usül kutlamak isteyenler gelen kutuma sulanabilir.
devamını gör...

kadın iç sesimiz (bkz: nerede yaşıyor lan bu?)*
devamını gör...

sakatat.
devamını gör...

türk pop müziğinin iki elin parmağını geçmeyen "sanatçı" tanımını hak eden gerçek sanatçılarından biridir. eğitimi, sesine hakimiyeti, ses kalitesi ve çok farklı enstrümanlara olan yeteneği ile çok büyük bir sanat adamıdır.

lise yıllarıma denk gelen 1992 yılı albümü "ellerim bomboş" her şarkısıyla mükemmel ötesi dinlenesi bir albümdür.

aynı albümden "anı" şarkısının bendeki yeri apayrıdır. ileriki yıllarda bu şarkının yeni yorumu için yaptığı klibiyle de sanatın her alanından, sanatçılara ne derece saygılı bir adam olduğunu göstermiştir.
hiç dinlememiş olan arkadaşlar varsa, gözlerinizi kapatıp 3 dk. ayırın bu şarkıya senden kalan tek "anı" bu .
devamını gör...

kadınlar istediği kişiye kanar.
devamını gör...

çocukluğumuzun olmazsa olmaz oyunlarından birinin oluşmasına sebep olan sakız markası. oyunun mantığı basit; turbo sakızlardan çıkan ve koleksiyonunu yaptığınız elinizdeki arabaları üç değer üzerinden birbiri ile karşılaştırıyordunuz. silindir/motor gücü, beygir gücü, azami sürat...

oyuna ilk başlayacak olanı belirlemek içinde ya yazı tura atardınız ya da taş, kâğıt, makas yapardınız. en azından bizde sistem böyle işliyordu. tabi herkes en güvendiği kağıtları sıralı olarak en ön saflara dizerdi.

bela arabalar vardı. misal şu rolls royce gibi. 6750 motor gücü ile önünüze geleni devirirdiniz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ama şans da yanınızda olacak tabi. oyuna siz başlamışsanız ve bu kâğıt 'tan elinizde sıralı birkaç tane varsa, ortalığı toz duman ediyordunuz. bu sayede, az buz değil yığınla ferrari ve lomborghini üttüm. düşünün azami sürati 198 olan araçla bu canavarları ham yapıyordunuz. inanılmaz keyifli bir duyguydu. karşınızdaki çocuğun kâğıdı size verirken ki, bakışları, mimikleri falan pek hoş oluyordu. anlatılmaz cidden o duygu. yaşamak lazım.

ferrari şöyle bir şeydi ve kaybedenin canı fena yanıyordu. yarış arabası olan ferrari bunun kadar gözde değildi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
lomborghini ise şuydu ve en gözde arabalardan birisiydi. herkes bu arabaya bayılırdı. sarısına ve beyazına kimse itibar etmezdi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
motosikletler ise her oyuncunun yumuşak karnıydı. genelde kimse ilk destelerde elinde motosiklet tutmazdı. koleksiyon anlamında değeri vardı. çocuk aklımla o dönem en çok sevdiğim motosiklet ise şuydu;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
nedense bana çok havalı gelirdi. pek zevksizmişim aslında. sevmez olaydım. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
şu kâğıt ise benim belalımdı. yahu bütün koleksiyon elimdeydi. şunu bir türlü bulamadım. aldığım sakızlardan bir türlü çıkmadı. ekrem diye bir arkadaşımız vardı, herifte bundan iki tane bulunuyordu. ne teklif ettiysem vermedi. hergelenin inadı tuttu. en nihayetinde hakkımla üterek, aldım paçasını aşağı. o günkü mutluluğumu tarif edemem. abartısız birkaç gün üst üste kâğıdı destenin içerisinden çıkarıp çıkarıp, arabaya bakmışımdır. demiş ya veysel kavuşamayınca aşk olur diye, işte o misal bizimkisi. çocukluk aşkımdı bu araba benim *

bir de illet kâğıtlar vardı. yani aklıma geldikçe gülüyorum. sakızdan o arabanın çıktığını gördüğünüz an dünyanın başınıza yıkıldığı andır. harçlıklarınızın boşa gittiğinin resmidir ve yapacak hiçbir şeyiniz yoktur. atsan atılmaz, satsan satılmaz. buyurun ona da bir örnek;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

hülasa; turbo sakız çocukluk zamanlarımızın olmazsa olmazlarından birisiydi. koleksiyon uğruna az mı kavgalar yaşandı, ütülen kağıtların ardından az mı göz yaşı döküldü. ama hiçbir şey oyunu kazanmanın ve koleksiyonu tamamlamanın tadını asla gölgeleyemedi. serideki tüm kağıtlar halen aklımda. varın gerisini siz düşünün *
devamını gör...

kimse sözlük sevgimi sorgulamasın!

*
devamını gör...

yiyip-içip, okuyup-gezen
devamını gör...

kaç gündür sözlüğe girip bakıyorum. diyorum ki, bir tane şöyle doğru dürüst bir yazı olsun, ben de yazacağım. yok! yok yani! benim girdiğim saatlere mi denk gelmiyorlar, yoksa bu sözlüğün akışı hep böyle mi oldu, oluyor, olacak, bilemiyorum.
hayır, epey de yazım var burada. silmek de istemiyorum. ama, bu sözlük böyle devam ederse düzgün yazar bulması çok zor.
durayım, izleyeyim diyorum bazen, bakıyorum yaş ortalaması en fazla 17 ya! resmen tinder ve benzerleri gibi bir yer burası da. yazmaya değmeyecek kadar hem de. çünkü çoğunluğu oluşturanların amacı, bilgilenmek, gündemi takip etmek, yararlı -ya da yararsız- düşüncelerini paylaşmak değil, resmen oynaşmak.
akışa çok fazla başlık giriyor. ve bunlardan tutanların geneli yukarıda yazdıklarımı ispatlar niteliksizlikte.
şu an, şükür ki, iyi bir zamana denk geldim -kendi adıma tabii- akış açısından. en azından tutan başlıklarda elle tutulur bir iki yazı bulunabilir. ama bu tamamen şans tabii. az sonra akan ve değişen başlıklarla bu tamamen değişebilir.
yönetimin işine gelir, akış, online durumu. onları ilgilendiren reklamlar nasılsa. sözlük olayı çok tuttu. ama modası da geçecek yavaş yavaş. ve bunun gibi tutan sözlükler de yazar çoğunluğu nasıl istiyorsa ona evrilecek. eşyanın tabiatı böyle.
devamını gör...

"poncik minnoş beğenisine" ilaveten bu arkadaş güzel şeyler yazıyor okudum yine zam almış işci gibi keyiflendim beğenisi ve acaba bu kişi annem mi beğenisi attığım vakidir.
devamını gör...

imdb favori filmlerimdendir.

romantik ve dram türündeki 1995 yapımı bir filmdir.
johnny depp ve marlon brando'nun şereflendirdiği bu yapım adı pek duyulmasa da izlenmeye değer şahane bir filmdir.

film bir otelde başlıyor ve üzerinde pelerin ve maske bulunan bir genç önce bir kadın ile kısa süreli ilgileniyor ve devamında otelin çatısına çıkarak intihar edeceğini beyan ediyor.

isminin don juan demarco olduğunu iddia eden bu genç (johnny depp) hayatını bir silahşörün kollarında vermek istediğini söyleyerek polisi ve itfaiyeyi meşgul eder.

emekliliğine günler kalmış olan devlet psikiyatristi dr. jack mickler (marlon brando) bu genci ikna etmek için görevlendirilir.

mickler zoro koyafeti giymiş bu çılgın gencin suyundan giderek onu aşağı inmeye ikna eder ve akıl hastanesinde mickler 'in gözetimi ile kilit altına alınır

asıl hikaye bundan sonra başlar. genç masalımsı hikayesini anlatmaya başlar ancak bu hikaye gerçek olamayacak kadar romantik ve fantastiktir.

özetle birbirlerine ihtirasla bağlı bir anne ve babanın çocuğu olan bu gencimiz öocuk yaşlardan itibaren kadınların gözdesidir. ve bu fantastik serüvenini gerçekten sevdiği tek bir kadın için sonlandırma niyetindedir.

film boyunca hem ilginç hikayelere tanık olup hem de kulakları rahatlatan güzel müziklerle karşılaşacaksınız.

fantastik romantik komedi olarak tanımlayabileceğim bu filmi izlemenizi tavsiye ederim
devamını gör...

hiç üstüme alınmadığım başlık.
şiddet sevmem, koca dövmem.
devamını gör...

aldatan eski sevgilim, sevgilim olduğunu bile bile geri dönmeye çalışmıştı. herkesi kendileri gibi karaktersiz sanmaları da aldatmaktan bile daha iğrenç bi olay
devamını gör...

"titreyen çenende dünya devrilmiş
kimse böyle üzgün olamaz
gözlerin dolu dolu, hayatın da öyle
kimse böyle yorgun olamaz

hep göz pınarında
duran o göz yaşında
akmaya hazırlanan
neler neler var?
ne hikayeler var?

her bahar öncesinde
kardelene dönüşmeyi
kopmayı, koparılmayı anlat

karanlıkla dans etmeyi
sonra ölmeye yatmayı
kahpe dünyayı anlat"

şebnem ferah - yalnız
devamını gör...

moderatörün unuttuğu kafa sözlüklü başlık.
tiz normal sözlük ola.
devamını gör...

bitcoin böyle hızlı yükselmiyor dedirten tablodur herkes bi yere temas etmeden tutunsun.

buradan
devamını gör...

kizimi daha guzel sartlarda buyutmek icin sahip oldugumuz herseyi birakip ulkeyi terketme kararimin ne kadar dogru oldugunu gosteren bir organizma. bunu bu sekilde yetirstiren anasina babasina sovmek lazim da, su kizin babasi olsam bu cocugu once guzel bi dover sonra da bu kista komple soyup ciril ciplak sokak ortasinda tasma takip gezdirirdim.
devamını gör...

çiko 2

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

-yakışıklı zengin erkek
-fakir gururlu kız
-holding ama ne b.ka yaradığı asla bilinmez
-yakışıklı erkeğin eski manitası
-yakışıklı erkeğin daha az yakışıklı ama karizmatik arkadaşı
-fakir kızın kankiştosu
-yakışıklı erkeğin annesi ve babası
-fakir kızın sadece annesi veya babası çünkü biri kayıp ilerleyen bölümde gelecek
aklıma ilk gelenler bunlar.bir kere de bunun dışına çıkın be abi. aslında çok güzel bazı diziler vara fakat değer görmedi. mesela *.düşük reyting dolayısı ile ilk sezon final oldu ne yazık ki.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim