sütlü tarhana çorbası, bir göçmen yemeğidir. biz makedonlar beyaz tarhanalarımızı bir güzel ellerimizle hazırlar, sütle beraber bir güzel pişirir, üstüne de salçalı sos hazırlayıp bir güzel dökeriz. evet, yemek bundan ibaret. terbiyeli tarhana denilebilir mi bilemiyorum çünkü süt su yerine geçiyor sanırım. açıkçası ben hiç yapmadım, terbiyeli mi terbiyesiz mi bilemem, tam tarifini bile bilmiyorum çorbanın. bu da minik bir itirafım olsun. gerçi miniğim daha yemek yapmakla mı uğraşacağım sonuçta.
sütlü tarhana çorbasının tadı tatlı gibi değil, nasıl anlatabilirim tadını bilemiyorum. aslında tümdengelim yaparak bu konuya çok güzel bir cevap verebilirim sanırım. çorbalar tuzlu yemeklerdir, sütlü tarhana çorbası bir çorbadır, demek ki sütlü tarhana çorbası tuzlu bir yemektir. evet.
devamını gör...

eğer ağrı gögüsünü sıkıştırıcı, yanıcı tarzda bir ağrıysa ve bu ağrıları bir süre sonra sol çene ve kol iç kısmına yayılıyor ise kalbe bağlı bir patoloji olma olasılığı yüksektir, böyle durumda biraz dinleneyim geçer denilmemesi ve en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmesi kişinin sağlığı açısından önem arz etmektedir.
devamını gör...

herkesin dışarıda maskeyle dolaşması. takmayana ceza kesiyorlar o derece..
devamını gör...

akülü araba.
devamını gör...

o kadar da başak burcu olmadığımı anladığım ekşin.*
domestosum yetiyor bana, bende onu onla bunla karıştırmıyorum.
devamını gör...

hani şu ayrı yazılan ama arada unutulan, üvey evlat gibi de rol oynayan de.

örneğin : bir de şunu söylemek istiyorum.
devamını gör...

"devamlı burada yaşayınca burayı dünyanın merkezi sanıyorsun.
hiçbir şeyin değişmeyeceğine inanırsın. sonra bir ya da iki seneligine gidersin. döndüğünde her şeyi değişmiş bulursun. aradıklarını bulamazsın. eskiden senin olanlar şimdi çoktan gitmiştir bile."
devamında da şunu diyordu sanırım.
"git ve bir daha dönme toto."
devamını gör...

bir çeşit güldürü sanatı.
farklı bir kültürdür mizah.
yazılı, sözlü, çizimli gibi gibi bölümlere ayrılır.

kimisi için bir hayat biçimi. her anlarını bu kültüre göre yoğuran bir çok insan var artık günümüzde. yaşanılan kaoslardan, çekişmelerden, kargaşa, gürültü, her türlü sorunlardan uzaklaşma ve onlarla baş etme yöntemi bir yerde.

kimse sizden tek kişilik dev kadro olmanızı beklemiyor. yani minik kadro da olmanızı beklemiyor kendinize kadar mizahınız olsa yeter. eğlenin yahu gülün işte. bakın bu bedeva.

gülmeyi, eğlenmeyi seven her insanın buluştuğu ortak noktadır mizah. bazen aynı şeylere gülmesekte gülebiliyor olmak bile aynı gruba dahil olmayı gerektiriyor bence.

mizah anlayışı tabi kişiden kişiye değişiyor. ayrıca bazı mizahlar hiç güldürmüyor sadece düşündürüyor bazıları da önce düşündürüyor sonra güldürüyor. en makbulü benim gözümde tabi önce gözünden yaş getiren sonra 'dur yahu bu insan kişisi ne yazdı? ne söyledi? ne çizdi böyle? oo alt söylem efsane' dediklerim.

halka inmesi, halkın özemsemesi en kolay sanatlardan olmuş olma ihtimali yüksek bir sanat çeşidi. bakın işte burada halka oynayın lütfen. halkın buna pek ihtiyacı var.
devamını gör...

gençliğe hitabedir.

--- alıntı ---

ey türk gençliği! birinci vazifen, türk istiklâlini, türk cumhuriyet'ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. istikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.

bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. istiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

ey türk istikbalinin evlâdı! işte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!

muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!

mustafa kemal atatürk

20 ekim 1927

--- alıntı ---
devamını gör...

ıçinde olmadığım yazar grubudur. neden? çünkü sözlükte hâlâ görsel paylaşmasını bilmeyen bir cahilim. olsun be sözlük bir gün ben de öğrenip görsele boğacağım seni. bekle beni.
devamını gör...

e tabi.

kendimden daha salak insanlara tahammülüm yok.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"çerkeslerin köyünü yaktık hayvanlarını öldürdük ekinlerinin üstünde atlarımızı sürdük..çocuklarını acımasızca öldürdük...
ve çar bize bu katliamları yaptık diye bu onur madalyasını verdi
hangi onur?
hangi onurlu insan bunları yapar?
ben tanırıya beni affetmesi için her gün yalvarıyorum
onlar vatanlarını savundular ve yiğit insanlardı
biz ise insanlıktan çıkmış birer ucubeden farksızdık elimize esir düşen çerkeslerle yanyana geldiğimizde sanki biz onların esiri gibi duruyorduk onlar ise dimdik vakur duruşlarından taviz vermiyorlardı.
tanrı beni affetsin" yüzbaşı alexander zyatov-1865.

(bkz: 21 mayıs 1864 çerkes soykırımı) unutmadık, unutmayacağız.

bugünü unutmayan ve sözünü eden ekrem başkana saygılar.. buradan
devamını gör...

tanrının varlığını sorgulayan ve aslında bana göre pek de paradoks olmayan soru.

tanrının (ya da allah'ın diyeyim ben) varlığına inanan biri olarak şöyle bakıyorum olaya: allah böyle bir taş yaratabilir ama bunun yerden kalkmasını sağlayacak şekilde tüm fizik kuvvetlerini de yeniden düzenleyebilir. bu durumda başlangıçta yerden kaldırılamayacak özellikte yaratılmış olan taşı, fizik kuvvetlerinin (mesela kütle çekiminin) yeniden düzenlenmesi ile kaldırılabilir bir hale getirebilir. o halde "demek ki fizik kuvvetleri değişmese taşı kaldıramayacaktı." demektense "bu fizik kuvvetlerini kendisinden başkası değiştiremeyeceğinden, o taşı kaldırılabilir hale getiren de ancak o olabilir. böylece hem böyle bir taşı yaratabilir ve her şeyi yaratabilmeye gücünün yettiğini kanıtlamış olur hem de taşı kaldırılabilir hale "dönüştürerek" yine her şeye gücünün yettiğini söylediği ifadesiyle ters düşmemiş olur" diye düşünürüm.

bilemiyorum anlatabildim mi aklımdakini.

benzer bir düşünce şurada daha derli toplu şekilde yazılmış, okumak isterseniz:
link

bu da yazıdan bir kesit:


ilk başta bu soru bizim cevabımızı kısıtlamış gibi geliyor fakat önermeyi değil de olayı/işi/eylemi tekilliğe döktüğümüz zaman sorunun cevabı ortaya çıkıyor. örneğin; insan tek bir olay/iş/eylem karşısında aynı zamanda hem kazanan hem kaybeden olabilir mi? bunu örneklerle açıklamaya çalışacağım.

birinci örneğim satranç oyunu üzerine. karşılıklı iki kişi ile oynanan ve bir kazanan bir de kaybedenin olduğu bir zeka oyunu. şimdi bu oyunu tekilliğe düşürelim, kendi kendimize oynadığımızı düşünelim. oyun sonuçlandığında kazanan bensem kaybeden kim, kaybeden bensem kazanan kim? bir araya gelemeyecek zıt iki olgu tekilliğe düştüğü anda bir arada bulundu. bu bir paradoks mudur?

1. ben kendimi yenmiş oldum. demek ki ben kendimden daha zekiyim.

2. ben kendime yenilmiş oldum. demek ki ben kendimden daha aptalım.

bu durumda ben kendime karşı her zaman kazanan aynı zamanda her zaman kaybedenim. bu oyunu kendi kendime sonsuz kerede oynasam her zaman kazanan ve her zaman kaybeden ben olacağım.

hangisi benim belirleyici özelliğim oldu? kazanan ben mi, kaybeden ben mi, kendine göre zeki olan ben mi, kendine göre aptal olan ben mi?
devamını gör...

yandaki koltukta bizim bızdıkla oyun oynadığı için bu başlığı pas geçiyorum.
şanslı mıyım ? master degree..
devamını gör...

samimi , anlaşılma gibi bir derdi olan insandır.

n'apalım anlamsız random atmak yerine smile atıyoruz. zaten etkili iletişemiyoruz yazarken. jest yok mimik yok tonlama yok tavır yok. kuru kuru yazı. bir nevi emojiler ile ruh hali yansıtılabilir dimi? yoksa niye icat ettiler bu seveyimsonik şeyi..?
devamını gör...

dördünü de çektirdiğim sevimsiz diş türü.

tecrübelerimi yazayım çektirecek olanlar için. belki fikir verir.

herkeste aynı olmadığı gibi, kişinin her yirmilik dişi için de aynı olmuyor çektirme işi. 3 tanesi çok rahat çekildi bende. hatta doktor ağzıma bakarken "şunu tutar mısın 1 dakika" diyerek elime tutuşturduğu peçetenin içine koyuvermişti dişi bir keresinde. ben de daha dişim çekilecek diye bekliyorum. "bak içine" dedi, açtım diş orada... ne acı, ne sızı...

üstteki 2 tane eğri çıkmıştı, hafiften dışa doğru. ama tamamen çıktıkları için kesinlikle çok rahat çekildiler. alttakilerden biri de aynı şekilde... yani gömülü olmayanlar sorunsuz çekiliyor birkaç saniye içerisinde. anestezi sağ olsun... iğne fobiniz varsa ona bir şey diyemem tabi.

fakat attaki son diş yarı gömülüydü ve ameliyatla alındı. hafif sivri olan kenarıyla yanağımın iç kısmını oymuştu resmen. o nedenle önce antibiyotik yazıldı ki mikrop kapma falan gibi riskler olmasın. yara geçtikten sonra çektirmeye geldi sıra.

merak etmeyin, çekilirken hiçbir şey hissetmiyorsunuz anestezi nedeniyle. çekildikten sonra dikiş atıldığı için o süreç biraz sancılı olabilir ama dünyanın sonu değil elbette. boğaza doğru patates kadar şişme gerçekleşti. zaten doktor uyarmıştı şişecek, haberin olsun diyerek. bildiğiniz yamuldu sağ tarafım aşağıya doğru. bir de sinir bozucu bir boğaz ağrısı yaşattı birkaç gün.

tabi hepsinin çekilmesi sonrasında yeme içme fırçalama konusunda dikkatli olmalısınız bir müddet.

sonuca bakarsak, harika bir his! gerçekten ağız içindeki varlıkları sinir bozucu olabiliyor. dilinizle oynayıp duruyorsunuz dişin varlığını hissedince. ağız kokusu da yapabiliyor duruma göre. ağız içini aşındırıp yara eden epey zorlaştırmıştı benim hayatımı, yeme içme konusunda mesela. kocaman bir aft düşünün... öyle bir his.

varlığı nedeniyle sorun yaşamayan arkadaşlar dikkatli olsun. sinsi sinsi çürürse yine sıkıntı yaratır. ımkânınız varsa pandemi sonrasında çektirin derim.
devamını gör...

gargamelsiz buyuculer, kambersiz düğüne benzer:)
devamını gör...

ayrıldıklarını gösteren videoda random access memories'in en beğendiğim parçası touch'dan bir kısım eklemişler. her güzel şey gibi sonu gelmiştir.
devamını gör...

planlı bir şekilde hareket edebilmek. "evdeyim, nasıl olsa hallederim" düşüncesiyle en basit işler bile karmaşıklaşıyor ve ertelene ertelene dağ gibi büyüyorlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim