en çok satılanlar (bkz: best seller) arasına girecektir. bunu da teşkilatlara ve üyelerine bedava dağıtarak temin edeceklerdir tahminen. peki bedava dağıtılanların parası nereden çıkacak? evet bildiniz bizim cebimizden. bizim cebimizden çıkmadığı durumda da muhtemelen başka paralar sisteme enjekte edilerek yine belki türkiye tarihinin hatta dünyanın en çok satan kitapları arasına cebren ve hile ile sokulacağını varsayabiliriz.
zira en uzun köprü, en uzun tünel, en duble yol, en büyük hastane, en büyük avm, en büyük tarak hepsi bizde.
devamını gör...

sana kullanılmamış bir gök getirsem*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hiç de masum değiller. dün horluyordu.
bkz. davetsiz misafir
bugün de cips paketini açmamla miyavlayıp ortak çıkmaya çalışması bir oldu.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
daha 2 gün gece nöbetim var. sana yaş mama almak farz oldu.
dipnot: çorbamı da akşam saatlerinde gömdü bu arada.
devamını gör...

insanlar mutlu olsun diye saatlerce beĝeni yaptıĝımı bilirim.
sonra bunun adı şu oluyor, karmasını yükseltmek için , geri dönüş yapılsın diye beĝeniyor.... yok efendim. puan falan umrumda deĝil. ne tanınmak için ne sevilmek için, ne puan için... yalnızca sevdiĝim için, insanlar mutlu olsun diye beğenirim. okurum. öyle yazarlar varsa da , üzücü.
devamını gör...

son zamanlarda aklımda dönüp duran şey diyebilirim bunun için.
ne oldu, neden oldu bilmiyorum ama eskisi gibi buraya girmekten keyif alamadığımı fark etmeye başladım. sözlüğe bir şeyler kazandırmış, sevilerek okunabilen bir yazar değilim ama burada gerçekten severek okuduğum çok insan vardı... hala var gerçi ama o eski tadı neden alamıyorum bilmiyorum.

misal eskiden gündeme mutlaka bakardım, saatlerce burada yazılanları okurdum ama şimdilerde aklıma gelen bir tabloyu, bir heykeli, bir akımı anlatıp çıkıyorum. tuhaf zaman dilimi, tuhaf bi dönem. büyük ihtimal ile bunu yakın zamanda yapacağım ve sadece burayı değil, aktif olarak kullandığım sosyal medya hesaplarına da biraz ara verecek ve aklımdaki diğer müzik grubu projelerine yöneleceğim, onlar için uykusuz kalıp çabalayacağım.
ölmeden önce bir de garage punk yapmak istiyorum.
devamını gör...

antonio banderas'ın sesinden desperado filminden - cancion del mariachi

devamını gör...

-mutsuz oluruz biz senle
-mutsuz olalım ne var. biz de mutsuz oluruz. ben seninle mutsuzluga da varım...
-behzat ç-
devamını gör...

üçüncüsü yolda olan muhteşem korku film serisi.



düzgün bir korku filmi bulmak oldukça zorken korku seansı 3 çok iyi gelecek eminim.
devamını gör...

tez zamanda tarkan filmindeki ahtapot ile karşı karşıya getirildiği takdirde yaşadığı travmanın etkisiyle kendine gelecek vikingtir. ne demek yağmaya katılmamak? * arkasından da cesaretinden dolayı gerçek ismini verip göndeririz genci.
devamını gör...

kaç kilosun, zayıflamayı düşünmüyor musun, dersler nasıl, evlenecek misin çalışacak mısın, ne işi yapacaksın, niye böyle giyindin..
devamını gör...

okumadığım ama okumak istediğim romanlardan biridir.
devamını gör...

mor inek deyince akla milka inekleri gelir.
devamını gör...

yayın olacaksa böyle olmalıdır, şiir-sinema üzerine yapılan özgün yorumlar.. gerçekten gurme bir yayın oluyor diyebilirim. şarkı seçimleri de tam isabet. başarılarınızın devamını diliyorum.*
devamını gör...

ikinci konuğumuz leo tolstoy.
varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen tolstoy (dördüncü göbekten kuzeni aleksandr puşkin'di) öğretmenleri tarafından "öğrenmeye ne kabiliyeti, ne de hevesi olan biri" diye tanımlanan, umarsız bir öğrenciydi. vaktinin büyük çoğunluğunu kumar oynayarak ve cinsel yolla bulaşan hastalıkları kaparak geçirdi. tolstoy henüz yirmili yaşlarında birkaç önemli eser üretmiş, bir tür itirafa dayalı ve sonu açık otobiyografi olarak gördüğü kalın güncesinde hatalarını kataloglamıştı.
tolstoy ölümden çok korkar ve uykularından kan ter içerisinde kalkardı. kardeşi nicholas'ın 1860'daki vefatı tolstoy'a bir kez daha kendi ölümlüğünü hatırlattı. henüz otuzlu yaşlarında olan yazar, evlenip yerleşmek ve normal bir hayat sürdürmek için fazla yaşlı ve çirkin olduğuna kanaat getirmişti. bir doktor kızı olan alımlı sofia andreyevna ('sonya') behrs 1862'de onunla evlenmeye razı olunca hayrete düştü.
o dönemde tolstoy 13 çocuk sahibi oldu. ve şaheserleri "savaş ve barış" ile "anna karenina"yı yazdı. bu romanlar ona şöhret verdikçe aynı zamanda hayatının erdemli olmadığı yönündeki düşüncesini pekiştirmiş oldu. ruhsal bir bunalıma girdi ve sağlık sorunları kötüleşti. tolstoy'un "çelik gibi kaslara ama ayılıp bayılan bir kadının sinirlerine sahip olduğu" söylenirdi. romatizma, bağırsak yangısı, diş ağrısı, bayılma nöbetleri, ısıtma hastalığı, toplardamar yangısı ve tifo hastalıklar geçirdi.
kendini hristiyan anarşizmi hayatına adadı. tolstoy tüm sıkıntılarının gerçek nedenini bildiğine inanıyordu. "benim hastalığım sonya" demişti bir defasında. karısı sonya çocuk ordusu doğurup yetiştirdiği ve "savaş ve barışı" tam yedi defa elle temize çektiği halde, dalgınlığı giderek artan bu kutsal adama rahatsızlık vermekten öteye gidememişti.
sonya kocasının koyu hristiyan spiritüalizminden bunalmış, tolstoy'un çuvalla önüne genele para dağıtmaya başlamasıyla tepesi iyice atmıştı. bardağı taşıran son damla ise çertkov isimli bir beleşçinin, eli ayağı titreyen tolstoy'u tüm servetini kendine bırakmaya ikna etmesi oldu. sabrı iyice taşan sonya, kocasını opera dürbünüyle gözetlemeye başladı. yazar evliliği bitirmeyi önerdiğinde sonya onu intiharla tehdit etti. tolstoy en sonunda karısının gizlice günlüğüne baktığını öğrendi. artık canına tak etmişti. gecenin bir yarısı sessizce evden çıktı ve geride karısına kırk sekiz yıllık evliliklerine karşı bir teşekkür notu bıraktı. bu olayı "benim yaşımdaki insanların sıkça yaptıkları bir şeyi yapıyorum, son günlerimi tek başıma ve sukunet içinde geçirebilmek için dünyadan vazgeçiyorum." diyerekten özetledi.
ne yazık ki o son günler, dondurucu bir tren istasyonunda geçti ve yazar ateşler içinde ve soğuktan titriyerek yere devrildi. şuurunu kaybetmiş ve sakalı donmuş tolstoy 20 kasım 1910'da istasyon şefinin bürosunda yere yığılarak vefat etti.
*tolstoy, moğol savaşcının*soyundan geliyordu.
*tolstoy'un jüri üyelerinin birini ifadesi ile "medeniyetin tüm formlarına karşı dar görüşlü sardırganlığı" gerekçesiyle nobel ödülünü hiç kazanamadı. neyse ki tolstoy bu konuda yalnız değildi. henrik ıbsen ve emile zola da benzeri nedenlerle ödüle layık görülmemişti.
*otuz dört yaşındaki tolstoy düğün gecesinde on sekiz yaşındaki yeni gelini, dişi hizmetkarlar da dahil diğer kadınlarla olan cinsel maceralarını ayrıntısıyla anlattığı günceyi okumaya zorladı. besbelli yazarın açıklık ve dürüstlük anlayışı buydu ama sonya'ya göre bu bilgiler gereğinden fazlaydı. sonya ertesi gün kendi güncesine böylesi bir 'iğrençliğe' maruz kalmaktan dolayı duyduğu tiksintiği yazdı.
*tolstoy'un dine dönmesi ve kırdığı insanlardan (uzun bir liste) özür dilemiştir.
*tolstoy ilk kütl yazarlardan biriydi.(kült-tapınma, tapma )
*tolstoy'un sanıldığının aksine "ölüm gölgeli vadide bile iki artı iki altı etmez." sözü son kurduğu cümle değildi. tolstoy'un gerçek son sözleri daha etkileyici olmasa da daha şifreliydi "peki ama ya köylüler...köylüler nasıl ölür?"
*tolstoy tüm spiritüelliğine karşın son derece soğuk biri olabiliyordu. öz kardeşi dmitri'yi yatağında ölüme terk etmiş hatta ahlaksız bir yaşam sürerek tanrı'ya sırt çevirdiği için gidip ona bakmayı reddetmişti. sonraları şunu yazdı: "doğrusu onun ölümüyle ilgili beni en çok rahatsız eden şey sarayda davetli olduğum bir gösteriye gitmemi engellemiş olmasıydı."
kaynak: "büyük yazarların gizli hayatları" kitabı.
devamını gör...

help turkey , türkiye'de orman yangınlarıyla baş etmeye çalışan halkın çıldırıp uluslararası yardım çığlığıdır.
itfaiyenin su vermemesi, malum hava desteğinin yetersiz olması, yangınların durdurulamaması, üstüne halka çay fırlatılması sonucu türk milletinin yardım çığlığıdır. fetö diyenler oradaki halkın çaresizliğini görememiş veya algılama sorunu yaşayanlardır.
devamını gör...

uçağa basarak görüp değiştirebileceğiniz, siyah ve turuncu tonların birleşmesi ile oluşan muhteşem tema. önerilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

rus edebiyatı'nda ekspresyonizm'in temsilcisi olan ve daha çok yedi asılmışların hikayesi isimli eseri ile tanınmış leonid andreyev'in beş perdelik draması. yaşamın değersizliği ve umutsuzluk üzerinden ilerleyen alegorik bir oyun ortaya koymuş andreyev. oyun; zamanında neredeyse bir çok eleştirmen tarafından deyim yerindeyse bombardımana tutulmuş ve aşağılanmıştır hatta andreyev'in yakın dostu maksim gorki bile -ki cesur saldırganlıkları ile özünde benzer yapıda eserler vermelerine rağmen- eseri tam olarak eleştirmese dahi oldukça karamsar olarak değerlendirmiştir. andreyev'in ilginç bir yönü var hatta bir nebze bilmece bile denilebilir bu duruma; leonid andreyev yazdığı karakterleri sayfalarda bırakmaya niyetli değildi, onları kendi karakterinin bir parçasına dönüştürüyordu ya da belki de zaten karakterinin mevcut bir parçasını aktarıyordu onlara. bu oyunda da karakterler andreyev'in umutsuz bakış açısından nasibini alıyor ve kasvetli bir atmosfer ortaya çıkıyor. eser; talihsiz bir adamın ölüm (mutlak karanlık) ve yaşamın (mum, ışık) hüsranı karşısında nasıl eski bir iskele gibi eğilip büküldüğünün güzel bir yansıması. ek olarak andreyev'in bir çok eseri gibi türkçe'ye çevrilmemiştir.


kondraty _(stepping nearer and speaking in a lowered voice)_ there is
no god here--there's only the devil. this is a terrible place to live
in, on my word it is, mr. savva. ı am a man with a large experience.
ıt's no easy thing to frighten me. but ı am afraid to walk in the hall
at night.
devamını gör...

amerika birleşik devletleri'ne bağlı bir vali tarafından yönetilen, pasifik okyanusunda bulunan, özerk bir adadır. başkenti hagatna, yüzölçümü 541 km²dir.
ben askerdeyken habur sınır kapısı'na binlerce ıraklı getirilmişti. bu adamların kayıtları yapılıp, otobüslerle götürüldüler. bize, saddam hüseyin'in ordusunun bunlara saldırdığı o yüzden kaçtıkları söylendi ama sonradan duydukki bu adamlar amerika için çalışan ajanlarmış ve guam adasına götürülüp, eğitim almışlar.
o zamanlar demokrat başkan bill clinton baştaydı ve kimse ırak'la yeniden savaşılacak demiyordu ama a.b.d o zamandan elemanlarını hazırlamış.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim