homofobik değilim amaaa....
devamını gör...

lo-fi veya low-fidelity, genellikle bir kayıtta duyulması pek tercih edilmeyen kusur olarak görülebilecek seslerin kasıtlı olarak kayıtta tutulması suretiyle oluşturulan bir müzik türüdür. kayıtlar kulağa amatör gelir, ve genellikle oldukça kısa tutulur ve sözlü veya sözsüz olabilir. çok rahatlatıcı bir müzik tarzı olmakla beraber, bir şeyler okurken veya çalışırken arka planda kulağa çok hoş gelir. bu türden bazı kayıtlar;

joji - rain on me
joji - you suck charlie
the deli - 5:32pm
devamını gör...

haydi abbas, vakit tamam;
akşam diyordun işte oldu akşam.
kur bakalım çilingir soframızı;
dinsin artık bu kalb ağrısı.
şu ağacın gölgesinde olsun;
tam kenarında havuzun.
aya haber sal çıksın bu gece;
görünsün şöyle gönlümce.
bas kırbacı sihirli seccadeye,
göster hükmettiğini mesafeye
ve zamana.
katıp tozu dumana,
var git,
böyle ferman etti cahit,
al getir ilk sevgiliyi beşiktaş'tan;
yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan. cahit sıtkı tarancı şiiridir.
devamını gör...

tarih ve sosyoloji kitaplarının 20. yüzyıl süresince vurgu yaptıkları, kitleleri sürükleyen iki büyük eğlence, iki büyük tutku.
devamını gör...

matematiğin piskopat sayılarıdır. farklı bir havaları vardır. hani anneniz küçükken, şunlara yanaşma, uzak dur onlardan diye değişik tiplere karşı sizi uyarır ya, asal sayılar o tipler olarak canlanıyor gözümde. asi bir yönleri var sanki, düzene ayak uydurmuyorlar. sayko sayılar.

edit: başlık başa.
devamını gör...

polonya devletliğini göstermiş mültecileri almamıştır.

devlet böyle olunuyor. işin insani boyutu apayrı bir hikaye.

edit: mevzuyu biraz araştırdım olay şu belarus mülteci başına 3-5000 euro dolar neyse alıp bunları polonya sınırına sutluyor. polonya başbakanı daha önce kaç kere açıklamış hiçbir şekilde mülteci almayacağız gelmeyin sınıra boşuna diye. e şimdi polonya diyor ki ben göçmen yada mülteci almıyorum belarus ta ısrarla polonyaya gönderiyor bu ne ilk ne de son olacak bu yüzden.
devamını gör...

buffet froid - 1979'lardan bir bertrand blier filmi. nereden bakarsam bakayım listemde ilk üçün içerisinde milim yer değiştirmedi yıllardır.

daha yeni şu videoyu izleyip geldim, o yüzden bu şarkıdan daha iyisi gelmiyor aklıma. ahahah mafia oynarken fazla gaza gelip açar bunu dinlerdim. livin' in the gangsta's paradiseee.

şakası bir yana placebo- i know güzeldir.
devamını gör...

okuduğum bölümü öğrenen yaşlıların "aman kızım olsun, senin canın sağolsun" demeleri. *
devamını gör...

dışarı çıkınca hemen eve gelmek istiyorum.
devamını gör...

hayatta en değer verdiğim ama bi o kadar da korktuğum düşünce tarzlarından birisi diyebilirim.herkes ne kadar kötü şeyler yaşarsa yaşasın hayata umutla bakmalıdır evet ama her şeye çok fazla umutlandığımızda bazı gerçekleri göremiyoruz ve bu aslında o an olandan daha fazla üzülmemize sebep oluyo ilerde anlamasak da.
devamını gör...

+baba iş yerine ne zaman geçiyorsun?
-sana ne zaman lazım?
+sen ne zaman geçeceksen ona göre ayarlayacağım kendimi.
-sen ne zamana ayarlıyorsun kendini?
+baba...
-kızım...
devamını gör...

yoldaş'ın ve eyluling'in tanımımı beğenmesi.*
devamını gör...

boğulmak ya da yanmak. ikisi de çok acı verici.
devamını gör...

gelecek kaygısı kadar düşündürücü bir sorun. ben kesin pavyona düşerim de siz iyi yerlere gelirsiniz köftehorlar.
devamını gör...

onların islamla bir derdi yok. kendi psikolojik sorunlarını yansıtıyorlar sadece.
inanmayan bir insan dini teferruat olarak görüyorsa banane ben inanmam inanan inansın der. kimseyle de uğraşıp rahatsız etmez.
ama bu arkadaşlar kendilerince zaten olmayan bir şeyi diğer insanlara da olmadığını kanıtlamaya çalışıyor. lan olmayan şeyin nasıl olmadığını kanıtlıyorsun ?
kısaca sürekli bir aşağılama, ben inanmıyorsam kimse inanmasın durumu var.

t: bir sorudur.
dipçe: sanki ben cennetliğim a...k.. gelip çemkirmeyin bana.
devamını gör...

erkekler olarak beğendiğimiz kadının saçını çekiyoruz, ya da sevdiği bir şeyini alıp yardır yardır kaçıyoruz.
devamını gör...

bilgisayar bilgisi ve bilgisayarı olmayan için zor bir durum.
devamını gör...

gérôme, günümüzde oryantalist sanat düşünüldüğünde, ilk akla gelen isimlerden biridir. oryantalizm’in en çok tartışılan görsel yaratılarından bazıları gérôme’a aittir. bu nedenle, edward said’in 1978 yılında yayımlanan, batı kaynaklı bu kültürel durumu analiz ederek, eleştirisini yaptığı ünlü “oryantalizm”kitabının kapağında gérôme’un “yılan oynatıcısı” resminin kullanılmıştır.
bir çok türk ressam aurora yazarımızında bahsettiği gibi bu ressamdan eğitim almışlardır.
*
devamını gör...

istanbul'da bizans'tan miras kaldığı söylenen, rumların yaptığı, meyhanelerde akşamcıların sevdiği salatadır. eskiden ortaköy'de rumların ikamet ettiği evlerin arasına gerilen çamaşır iplerinde çiroz balıkları kurutulurmuş, bu yüzden de sokaklarda yoğun bir çiroz kokusu yayılırmış.

bugün ise bu salatayı yapacak rum vatandaşı da kalmadı. zaten denizin kirlilik yüzünden can çekişmeye başlaması da tuz biber ekmiş oldu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim