3 kişi bir araya gelince whatsapp grubu kurması
'keşke bana özelden yazsaydın' 'o bu durumu bilmiyor' diyaloğunun yaşanma ihtimali söz konusudur.
devamını gör...
sözlük kızlarına iltifat ediyoruz kampanyası
kah güldürüp kah sinirlendirdiğimiz sözlüğün çiçekleri için özel bir kampanya.
kızlar; biliyoruz sizi bazen üzüyoruz ama bu sözlük sizsiz olmaz. kafa sözlük sizinle güzel ve özel. siz olmazsanız burası karaambar kamyoncular dernegine döner. sizi seviyoruz muah muah.
şahsım ve milletim adına kocaman kocaman öpüyorum sizi.
kızlar; biliyoruz sizi bazen üzüyoruz ama bu sözlük sizsiz olmaz. kafa sözlük sizinle güzel ve özel. siz olmazsanız burası karaambar kamyoncular dernegine döner. sizi seviyoruz muah muah.
şahsım ve milletim adına kocaman kocaman öpüyorum sizi.
devamını gör...
18 şubat 2021 apartman boşluğu yayın
karma'dan kastınız şu iyilik eden iyilik bulur felsefesiyse inanıyorum. biz görmesek dahi o iyilik kıyıdan köşeden giriveriyor hayatımıza, çoğu zaman farkında olamadığımız için de hiç gelmedi zannediyoruz. önerim ise şudur; yorulunca dinlenin, vazgeçmeyin.
puan olan karma'dan bahsediyorsanız; indirim kovalayan, mürebbiye tipli bir garip yazarım. daddy veya ıvan mıyım, nereden bileyim adaletini ayol? *
bunun için önerim yok, kelin dermanı olsa başına yakar. *
••
program çok iyiydi de ufaktan sıkıcı olmaya başladı ya, az eğlence he ne dersiniz? mesela sayın thekirpiks portakal kasama spotify listesini falan atsa mükemmel olur. *
edit: imla hatası yapmasaydım ölürdüm zaten.
puan olan karma'dan bahsediyorsanız; indirim kovalayan, mürebbiye tipli bir garip yazarım. daddy veya ıvan mıyım, nereden bileyim adaletini ayol? *
bunun için önerim yok, kelin dermanı olsa başına yakar. *
••
program çok iyiydi de ufaktan sıkıcı olmaya başladı ya, az eğlence he ne dersiniz? mesela sayın thekirpiks portakal kasama spotify listesini falan atsa mükemmel olur. *
edit: imla hatası yapmasaydım ölürdüm zaten.
devamını gör...
hiç gelmeyecek birini özlemek
zamanla acısının geçeceği, bir süre sonra hissizleştireceği söylenir; pek doğru olduğunu düşünmüyorum. ne kadar zaman geçerse geçsin aklınıza her geldiğinde kalbinizin bir köşesi sızlar arkadaşlar. özlemek insana ne çok çaresiz hissettiriyor !
devamını gör...
sözlükte yazmak ama okumamak
sevişirken öpüşmemek, sarılmamak gibidir.
devamını gör...
bir insanla ilişkiyi kesmek için yeterli sebepler
ilişki kurmak istememek.
devamını gör...
atıyorbuşopenhaur
"ne diyon sen yaaa?" dediğimiz yazarlardan. aşırı sıkıcı. uzun uzun tanımları var. hiç birisini sonuna kadar okumadım. aklinca ironi ya da espri yapmaya falan çalışıyor. ne bir günaydın sözlük başlığına uğramış ne de cinsel seksli başlıklara göz kırpmış. insan hiç olmazsa kanka bulur da bir nickaltı falan doldurur. anın fotoğrafına bira ya da semaver fotoğrafı koymamış, yazarım diye geçiniyor işte. ciddiye almayın boylelerini yaa, wikipedia diye bir yer var. oraya benzetecekler burayı. *
devamını gör...
mera
bu bir dopaminendorfin ukdesidir.
orman içi, orman altı ve orman üstü olarak incelenmesi gereken, ot alanların yetişmesine elverişli alanlar olarak nitelendirilebilir.
orman altında bulunan meralar yaz sıcaklığında, ilk kuruyan alanlardır. bu alanlar kuruduğunda; orman altı ve üstü otlaklar, hayvancılık ve arıcılık gibi faaliyetler için kullanılmaya başlar.
arkadaşlar insanlar var olduğundan beri meralar, insan hayatında önemli yer tutar. özellikle hayvancılık faaliyetleri için çok önemlidir.
ancak orman içi mera alanları, yeterli güneşi görmediğinden ve gölgelik olduğundan ''açık altlar'', geç kurusa da, hem besleyici olmasından hemde, geç kurumasından dolayı önemli bir yem kaynağıdır.
ancak bu orman içi alanlarının ''gölge'' olmasından dolayı ve aşırı tüketim ile birlikte bazı sorunlar meydana gelebilir.
vejetatif üreme, bazı bitkilerin, ana kökten belli bir kısımların sürgün vererek yeni ''ana kökler'' oluşturması olayıdır. bu bir eşeysiz üreme çeşididir.
bazı bitkiler ise, tohumların toprağa düşmesi ile ürerler örneğin; buğdaygiller.
ancak aşırı otlatma sebebiyle, vejatatif üreyen bu ''kısa'' bitkilerin yerini, tohumla üreyen daha uzun bitkiler alır. meralardaki bitki konsantrasyonları bozulur. kısa boylu,vejetatif üreyen bitkiler azalmaya başlar.
şunu unutmayalım ki , hayvanların, arıların,insanların bünyelerine aldıkları protein ve vitaminler tek tipleşir. buda besin yetersizliğine sebep olur.
açık alanlarda da benzer durumlar yaşanır.
uzun boylu tohumla üreyen buğdaygiller, kısa boylu vejetatif üreyen kısa boylu bitkileri gölgeler ve artık meramızda sadece buğdaygiller bulunmaya başlar.
işte bu olumsuz durumun yaşanmasını istemiyorsak meralarımızı etkili ve planlı bir şekilde kullanmak zorundayız.
tabi bizim hayvancılıktan kaynaklı aşırı otlatma sorunundan ziyade, '' beton'' gibi daha öncelikli sorunlarımızda vardır.
''b'' bağımlısı bir arkadaşın da dediği gibi
''rib''
orman içi, orman altı ve orman üstü olarak incelenmesi gereken, ot alanların yetişmesine elverişli alanlar olarak nitelendirilebilir.
orman altında bulunan meralar yaz sıcaklığında, ilk kuruyan alanlardır. bu alanlar kuruduğunda; orman altı ve üstü otlaklar, hayvancılık ve arıcılık gibi faaliyetler için kullanılmaya başlar.
arkadaşlar insanlar var olduğundan beri meralar, insan hayatında önemli yer tutar. özellikle hayvancılık faaliyetleri için çok önemlidir.
ancak orman içi mera alanları, yeterli güneşi görmediğinden ve gölgelik olduğundan ''açık altlar'', geç kurusa da, hem besleyici olmasından hemde, geç kurumasından dolayı önemli bir yem kaynağıdır.
ancak bu orman içi alanlarının ''gölge'' olmasından dolayı ve aşırı tüketim ile birlikte bazı sorunlar meydana gelebilir.
vejetatif üreme, bazı bitkilerin, ana kökten belli bir kısımların sürgün vererek yeni ''ana kökler'' oluşturması olayıdır. bu bir eşeysiz üreme çeşididir.
bazı bitkiler ise, tohumların toprağa düşmesi ile ürerler örneğin; buğdaygiller.
ancak aşırı otlatma sebebiyle, vejatatif üreyen bu ''kısa'' bitkilerin yerini, tohumla üreyen daha uzun bitkiler alır. meralardaki bitki konsantrasyonları bozulur. kısa boylu,vejetatif üreyen bitkiler azalmaya başlar.
şunu unutmayalım ki , hayvanların, arıların,insanların bünyelerine aldıkları protein ve vitaminler tek tipleşir. buda besin yetersizliğine sebep olur.
açık alanlarda da benzer durumlar yaşanır.
uzun boylu tohumla üreyen buğdaygiller, kısa boylu vejetatif üreyen kısa boylu bitkileri gölgeler ve artık meramızda sadece buğdaygiller bulunmaya başlar.
işte bu olumsuz durumun yaşanmasını istemiyorsak meralarımızı etkili ve planlı bir şekilde kullanmak zorundayız.
tabi bizim hayvancılıktan kaynaklı aşırı otlatma sorunundan ziyade, '' beton'' gibi daha öncelikli sorunlarımızda vardır.
''b'' bağımlısı bir arkadaşın da dediği gibi
''rib''
devamını gör...
hoşlanılan kızın yanında ikiniz neden çıkmıyorsunuz diyen arkadaş
çok gerekli başlıklarda bugünün ödülünü alan başlık.
devamını gör...
yay burcu
hadi bugün nereye gidiyoruz diyen burç kişisi.
devamını gör...
kan revan içindeyim
murat yılmazyıldırım şarkısıdır.
cem adrian ile birlikte yorumladığı halini de bırakayım;
bağışlayın beni sevdalarım
kendimi parçalara ayıramadım
alın gidin korkularımı saçlarımı ellerinizle okşayın
hiçbir ayrılık yeniden yaratmıyor artık beni
alın gidin korkularımı saçlarımı ellerinizle okşayın
ve bütün ayrılıklar sabah olunca alıyor nefesimi
kan revan içindeyim gönlümün derdindeyim
yerlerin dibindeyim kurtar ne olur
kan revan içindeyim yarimin peşindeyim
cennetin izindeyim kurtar ne olur
aşk ağır yükler bindirdi küçülen omuzlarıma
kalplerinizden kaçtım hep varıp gittim en karanlıklara
yağmur ıslak mazeretler yükledi büyüyen yangınıma
cehennemden düştüm hep beni hiç görmediler
yağmur ıslak mazeretler yükledi büyüyen yangınıma
seviştim ve yoruldum varıp gittim en yalnızlıklara
kan revan içindeyim gönlümün derdindeyim
yerlerin dibindeyim dibindeyim kurtar ne olur ne olur
kan revan içindeyim yarimin peşindeyim
cennetin izindeyim kurtar ne olur
ah, ah
cem adrian ile birlikte yorumladığı halini de bırakayım;
bağışlayın beni sevdalarım
kendimi parçalara ayıramadım
alın gidin korkularımı saçlarımı ellerinizle okşayın
hiçbir ayrılık yeniden yaratmıyor artık beni
alın gidin korkularımı saçlarımı ellerinizle okşayın
ve bütün ayrılıklar sabah olunca alıyor nefesimi
kan revan içindeyim gönlümün derdindeyim
yerlerin dibindeyim kurtar ne olur
kan revan içindeyim yarimin peşindeyim
cennetin izindeyim kurtar ne olur
aşk ağır yükler bindirdi küçülen omuzlarıma
kalplerinizden kaçtım hep varıp gittim en karanlıklara
yağmur ıslak mazeretler yükledi büyüyen yangınıma
cehennemden düştüm hep beni hiç görmediler
yağmur ıslak mazeretler yükledi büyüyen yangınıma
seviştim ve yoruldum varıp gittim en yalnızlıklara
kan revan içindeyim gönlümün derdindeyim
yerlerin dibindeyim dibindeyim kurtar ne olur ne olur
kan revan içindeyim yarimin peşindeyim
cennetin izindeyim kurtar ne olur
ah, ah
devamını gör...
iğrendiren kokular
cehalet kokusu.
kan kokusu.
savaş kokusu.
kanalizasyon kokusu
ütülmüş kelle kokusu!
küflü peynir kokusu.
kan kokusu.
savaş kokusu.
kanalizasyon kokusu
ütülmüş kelle kokusu!
küflü peynir kokusu.
devamını gör...
fenerbahçeli olmak
fenerbahçeli olmak:
her sene lige futbol anlamında şampiyonluk parolası ile başlamak ve sonunda hüsran yaşayarak basketbol,voleybol şubelerindeki başarılarla yetinmektir.
her sene lige futbol anlamında şampiyonluk parolası ile başlamak ve sonunda hüsran yaşayarak basketbol,voleybol şubelerindeki başarılarla yetinmektir.
devamını gör...
nanatsu no taizai
mangaka nakaba suzuki'nin shounen, ecchi, supernatural özelliklerin ağır bastığı bir eseridir. mangasını okumadığım için animesine dönük bir yorumda bulunacağım.
anime serisinin ilk sezonundan son sezonuna doğru çizimlerde, renklendirmelerde kalite giderek düşmekte, belirgin bir şekilde özensizlik görülmektedir. şarkıları fena değildir. açılış ve kapanışları spoiler içermeleri sebebiyle biraz can sıkıyor.
konu akışına baktığımızda ilk sezon kendi içerisinde az da olsa tutarlıyken, gittikçe dağılan ve kendini yanlışlayan bir duruma evrilir. sürekli olarak bilinmezlik vardır ve bunların çoğunun bir cevabı yoktur ya da mangaka bu durumu önemsemiyor.
anime kendi içerisinde oldukça eğlenceli, komedisi ile sizi güldüren ve orijinal karakterler barındırması açısından oldukça ilgi çekici. şahsen izlerken sıkıldığım zamanlar olsa da severek izledim. devam sezonunu da soru işaretlerimi gidermek için izleyeceğim.
izleme sırası aşağıdaki gibidir ve henüz dördüncü sezonu yayınlanmamıştır:
nanatsu no taizai
nanatsu no taizai: seisen no shirushi
nanatsu no taizai: ımashime no fukkatsu
nanatsu no taizai: kamigami no gekirin
nanatsu no taizai: fundo no shinpan
shounen olmasından mütevellit hitap ettiği yaş grubunu düşünerek izleyin. bazı bazı saçma gelen, çocuksu gelen, gereksiz gelen unsurlar görmeniz çok normal olacaktır. kendi türü içerisinde değerlendirdiğiniz zaman türünü çok iyi yansıtan örneklerinden biri olduğunu göreceksiniz.
animeyi uzun bir süre meliodas için izledim ki animedeki ecchi unsurların yarısını bu karakter yaratmakta. orijinal bir karakter ve başta tavırlarını saçma bulurken mangakanın her tavrını mantığa uydurmasıyla gözümde minnoş bir hale dönüştü.
sanırım serideki en sevdiğim kişi ban. hiç bir animede ya da mangada sevdiği kadını bu derece önemseyen bir adam görmedim. korkunç bir yaşam bahşedilmiş bu adama. sevdiği kadın ölmüş ama kendisi ölümsüz. kavuşmaları imkansız ve o ölmüş olan sevgilisini diriltmenin, ölümsüz olan bir adamı öldürmenin yollarını arıyor. imkansızı arıyor ve imkansızı seviyor. benim için oldukça etkileyici bir karakter.
ve evet çoğu kişi gibi escanor un hakkının yendiğini düşünüyorum. adam çok cool ve bir o kadar pısırık bir karakter. dördüncü sezonda belki daha çok görürüz.
anime serisinin ilk sezonundan son sezonuna doğru çizimlerde, renklendirmelerde kalite giderek düşmekte, belirgin bir şekilde özensizlik görülmektedir. şarkıları fena değildir. açılış ve kapanışları spoiler içermeleri sebebiyle biraz can sıkıyor.
konu akışına baktığımızda ilk sezon kendi içerisinde az da olsa tutarlıyken, gittikçe dağılan ve kendini yanlışlayan bir duruma evrilir. sürekli olarak bilinmezlik vardır ve bunların çoğunun bir cevabı yoktur ya da mangaka bu durumu önemsemiyor.
anime kendi içerisinde oldukça eğlenceli, komedisi ile sizi güldüren ve orijinal karakterler barındırması açısından oldukça ilgi çekici. şahsen izlerken sıkıldığım zamanlar olsa da severek izledim. devam sezonunu da soru işaretlerimi gidermek için izleyeceğim.
izleme sırası aşağıdaki gibidir ve henüz dördüncü sezonu yayınlanmamıştır:
nanatsu no taizai
nanatsu no taizai: seisen no shirushi
nanatsu no taizai: ımashime no fukkatsu
nanatsu no taizai: kamigami no gekirin
nanatsu no taizai: fundo no shinpan
shounen olmasından mütevellit hitap ettiği yaş grubunu düşünerek izleyin. bazı bazı saçma gelen, çocuksu gelen, gereksiz gelen unsurlar görmeniz çok normal olacaktır. kendi türü içerisinde değerlendirdiğiniz zaman türünü çok iyi yansıtan örneklerinden biri olduğunu göreceksiniz.
animeyi uzun bir süre meliodas için izledim ki animedeki ecchi unsurların yarısını bu karakter yaratmakta. orijinal bir karakter ve başta tavırlarını saçma bulurken mangakanın her tavrını mantığa uydurmasıyla gözümde minnoş bir hale dönüştü.
sanırım serideki en sevdiğim kişi ban. hiç bir animede ya da mangada sevdiği kadını bu derece önemseyen bir adam görmedim. korkunç bir yaşam bahşedilmiş bu adama. sevdiği kadın ölmüş ama kendisi ölümsüz. kavuşmaları imkansız ve o ölmüş olan sevgilisini diriltmenin, ölümsüz olan bir adamı öldürmenin yollarını arıyor. imkansızı arıyor ve imkansızı seviyor. benim için oldukça etkileyici bir karakter.
ve evet çoğu kişi gibi escanor un hakkının yendiğini düşünüyorum. adam çok cool ve bir o kadar pısırık bir karakter. dördüncü sezonda belki daha çok görürüz.
devamını gör...
başkaları ne der diye düşünerek yaşamak
ne zaman ki arkamdan konuşan insanların benim 'seviyeme' yani başarılarıma ulaşmak için arkamdan koşup başarısızlığa uğradığını gördüm, işte o zaman umursamamayı öğrendim. insanlar konuşur, eleştirmeye gelindiğinde herkes o tabloya bir kırmızı çarpı atabilir. önemli olan güzelleştirebilmek.
devamını gör...
kişide kaçma isteği uyandıran sözcükler
"aynen"
konuşma bitirici, sohbet baltalayıcı, "oldu o zaman kalkalım" dedirten bir sözcüktür.
konuşma bitirici, sohbet baltalayıcı, "oldu o zaman kalkalım" dedirten bir sözcüktür.
devamını gör...
aysel git başımdan
attila ilhan'ın çok sevdiğim bir şiiridir. şiir, son dizelerinde tüyleri diken diken yapar.
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan seni seviyorum.
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan seni seviyorum.
devamını gör...
i am mother
i am mother filmi, bir robotun çocukların embriyolarını cam bir fanosa koyarak doğmasını sağlayan ve başarılı olanların hayatta kaldığı, başarısız olanların ise öldürüldüğü bir bilim kurgu filmidir. mother denen robot çocukları büyüterek belli testlere sokarak başarılarını ölçüyor. robotun asıl amacı kusursuz bir insan ırkı yaratmak ama o kısmı tam olarak anlamadığımı söylemem gerekiyor. şimdi bu bir tane çocuk büyütüyor ama çocuğun hiçbir olaydan haberi yok. ilk başlarda insan ırkının bir virüs sonucu öldüğünü sanan bu küçük kızımız belli bir zaman bu şekilde mutlu mesut annesinin her dediğini yapıyor. yalnız robot sorulan bütün sorulara mantıklı cevaplar veriyor ve bu cevaplardan dolayı bu küçük kız hiçbir şeyden şüphelenmiyor. daha sonra yaşadıkları yere dışardan bir kadın geliyor ve olaylar birden başka bir boyuta evriliyor. kadın kıza aslında olanları anlatıyor yani insanların virüsten dolayı değil robot saldırısı sonucu öldürüldüğünü anlatıyor. kız ilk başta bunlara inanmayıp biz farklıyız dese de, evlerine gelen kadın bunu ısrarla anlatıyor ve robotların kötü olduğunu kıza ispatlamaya çalışıyor. bunlara inanmayan küçük kız robota çeşitli sorular sorar ve aldığı cevaplardan şüpheleri biraz olsa da bitiyor. daha sonra kazan dairesine inen bu küçük kız, yakılmış küllere rastlar. bu küllerin aslında küçük çocuklara ait olduğunu anlaması uzun sürmez ve kadının ne dediklerini daha iyi anlar. ha birde kendi aldığı bir çocuğu doğum günü hediyesi olarak fanosa koyuyor ve doğmasını bekliyor. kadının yanına gidip haklı olduğunu söyleyip ne yapacaklarını söyleyen bu küçük kız, kadının kaçmaları gerektiğini ve bildiği gizli maden denilen başka insanların da yaşadığı bir yer olduğunu söyler. kız gelmek ister fakat daha doğmamış bir bebek olduğunu ve onu almadan gitmek istemediğini söyler. kadın ısrar etse de kız kardeşi olarak gördüğü çocuğun doğmasını bekleyeceğini söyler. bu arada çocukların doğması 24 saat sürüyor. kadın kaçmaya çalışırken robotun radarına takılır hızlıca gelen robot engellemeye kalkışır fakat küçük kızı rehine alan bu kadın gelmesi durumunda kızın boğazını keseceğini söyler. kadın blöf yaparak robotun onları serbest bırakmasını ister ,küçük kıza kıyamayan robot kapıyı açarak gitmelerine izin verir. kadın kızla birlikte gider . daha sonra numara yaptığını kzia söyler ve aslında kendi yaşadığı bir yer olduğunu madenden yıllar önce kaçtığını, bir daha oraya dönmeyeceğini söyler. madene gitmeyeceğini söyleyen kadına kızan küçük kızımız tekrar ana evine döner fakat gördüğü manzara karşısında şaşırır çünkü dışarda bir sürü robot asker vardır ve o an anlarki aslında bütün bunlara sebep olan annesi. daha sonra içeriye giden kız robotu öldürmek ister ve robotta bunu çok istiyorsa yapabileceğini söyler(aralarında bir sürü muhabbet geçiyor). sonra küçük kız robotun ana belleğine sıkarak robotu etkisiz hale getirir ama zaten dışardaki bir sürü robot annesinin aynısı yani onu öldürmesi bir anlam ifade etmez. robot daha sonra kadını bularak onu da öldürür(bu kısım tam gösterilmedi ama yüzde 80 öldürdü.) film bu şekilde bitiyor. kız kardeşini robottan aldıktan sonra robotu öldürüyordu. kız ve kardeşi tek başına kalır ve filmde sona erer.
kişisel yorumlarım bence film çok ağır ilerledi ve anlatmak istedikleri çok zengin içerikli bir konuydu. bunu daha iyi değerlendirerek filmi çok daha iyi bir noktaya getirebilirlerdi. film konu açısından iyi fakat içerik biraz eksik kalmış. olaylar çok daha iyi işlenebilirdi ve o zaman tadından yenmezdi. sanki bir şeyler eksik gibi ama olurda ikincisi çekerlerse bunu telafi edebilirler. film de bu sayede çok daha iyi bir yere gelir. farklı bir konusu ve biraz da geleceği anlattığı için ortalamanın biraz üstü bir film olduğunu düşünüyorum. puanım 10/7.5.
devamını gör...

