800 tanım giren 100 yazar
içinde bulunmaktan onur duyduğum liste. tam olarak doğrulanmasa da doğrulanacağını düşünüyorum.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
"sizi ne mutlu ediyorsa ona inanın. "
franz kafka- ateşçi.
franz kafka- ateşçi.
devamını gör...
duşta kova ve tas kullanan kişi
kova ve tasla rahat eden kişidir. kişisel seçimdir, geri kalmışlıkla ilgisi yoktur.
en son adalarda butik otelde duşta kurna ve tası görünce nostalji yapmıştım kurna ve tas ikilisinin kova ve tas ikilisinden farklı olduğunu düşünmüyorum.
astım gibi nefes alma problemi olan kişilerin kullandığı yöntemdir. sıcak duşta buharlaşmanın yüksek olması oksijen oranını düşürdüğü için kova ve tas kullanırlar.
bebekleri yıkarken bebek küveti olmayan kişiler mecburen leğen, kova ve tas kullanırlar.
kedi ve köpekleri yıkarken duşta kova ve tas ikilisi onlar için daha az streslidir.
en son adalarda butik otelde duşta kurna ve tası görünce nostalji yapmıştım kurna ve tas ikilisinin kova ve tas ikilisinden farklı olduğunu düşünmüyorum.
astım gibi nefes alma problemi olan kişilerin kullandığı yöntemdir. sıcak duşta buharlaşmanın yüksek olması oksijen oranını düşürdüğü için kova ve tas kullanırlar.
bebekleri yıkarken bebek küveti olmayan kişiler mecburen leğen, kova ve tas kullanırlar.
kedi ve köpekleri yıkarken duşta kova ve tas ikilisi onlar için daha az streslidir.
devamını gör...
anti-ego muhalifliği sendromu
bu soruna başka bir açıdan bakıldığında, belki de bu sendrom, sanatçının özgünlükten uzaklaşmış eserleri popüler dünyaca kabul görmüş düşünceleri benimseyen kişilerce sevilirken; sanatçı, bir süre sonra özgünlüğünden ödün verdiğini ve popülist düşüncelere kapılıp salt beğenilme arzusuyla yaptığı çalışmalardan rahatsızlık duyması ve bir süre sonra bunları yok etmeye çalışması olabilir. bu duruma bir örnek olarak gogol'ün bir delinin hatıra defteri (kitap) eserindeki "portre" hikayesini de örnek olarak verebiliriz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
neredesin sen diyor neşet. peki sen neredesin?
bu gece bir çok gece olduğu gibi göçüp gittiğini yeniden kabullenmek zorundayım. yokluğun, artık var olmadığın gerçeği çok yakıcı oluyor bazen. bu bazenler çok oluyor üstelik. yorulsam ve teslim olsam yokluğuna... olamıyorum. neredesin sen?
bu gece bir çok gece olduğu gibi göçüp gittiğini yeniden kabullenmek zorundayım. yokluğun, artık var olmadığın gerçeği çok yakıcı oluyor bazen. bu bazenler çok oluyor üstelik. yorulsam ve teslim olsam yokluğuna... olamıyorum. neredesin sen?
devamını gör...
hunharca yapılan şeyler
tenhada yakalanan kediyi zorla sevmek. sevdirmiyor kendini essek sipasi ama yakaladim mi affetmem o patiden operim.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaşları
kimliğime göre gençliğinin baharı, ruhuma göre ömrünün son demlerini yaşayan biri.
devamını gör...
guguk kuşu
kaşlarıyla konuşan adam jack nicholson'ın başrolünde oynadığı 1975 yapımı film.
film, hapishanedeki cezasından kaçmak için akıl hastası rolü yaparak akıl hastanesine yatırılan randle mcmurphy'yi konu alıyor. mcmurphy, kurallara uyum sağlamayan, başkalarını düşünmeyen ve onlara saygı duymayan, sorumsuz bir tip. defalarca tekrarladığı saldırı suçunun yanında 15 yaşındaki bir çocuğa tecavüz suçu olan fakat bunu aklamak için ''15'indeydi ama 35 gibi gözüküyordu. bana 18 olduğunu söyledi.'' diyerek rahatlıkla bahane bulabilen ve yaptıklarından pişman olmayan, antisosyal kişilik bozukluğu'na sahip olduğunu düşündüğüm ve araştırmalarım sonucu diğer yorumlayan kişilerin de öyle olduğunu belirttiği bir birey.

görsel kaynak
hastaneden kaçmanın kolay olduğunu düşünüyor başlarda, fakat oranın hiç de sadece tedavi edilmeleri için hastalarla dolu bir yer olmadığını anlıyor. hastalarla anlaşmaya ve kaynaşmaya başlıyor. ve film ilerlerken anlıyorsunuz ki bu kavgadan beslenen sinirli insan, hastalara hemşireden ve o 'saçma' terapilerden çok daha iyi geliyor. saçma diyorum çünkü hemşire hastaları konuşmaları için zorluyor, her zaman belli bir çizgiden gitmelerini ve o çizgiden asla çıkmamalarını istiyor. insan hayatı ve düşünceleri böyle değildir azizim, olamaz da.

görsel kaynak
hayatında korkuları ve yetersizlikleri olan insanları bir yere kapatıp onlara korkularıyla yüzleşme fırsatı vermeyip zorladığınızda ve tehdit ettiğinizde hastaları tedavi edemezsiniz. bu sadece otorite kurmaktır. zaten film sistem eleştirisini yerinde işliyor.
örneğin billy karakterini ele alalım. billy çok büyük ihtimal şizofreni olan bir birey. fakat aynı zamanda sosyal fobisi olan, annesinden korkan ve bununla bağlantılı olarak kekeme olan biri. mcmurphy sayesinde kabuğundan sıyrılıyor ve bir sahnede bakıyoruz ki kekemeliği bir anda kesiliyor. fakat hemşirenin tehdidi sonucu kekemesi önceki halinden de fazlalaşıyor.

görsel kaynak
bir çizgi belirlediniz diye toplumdaki herkesin o çizginin üzerinden gitmesini bekleyemezsiniz ve çizgiden çıkıyorlar diye ''deli'' damgası yapıştıramazsınız. deli diye düşündüğünüz insanlar hayatta hiç görmediğiniz kadar nahif, zeki, kibar ve umut dolu olabilir.
bazen, hatta çoğu zaman, en doğrusu olarak gözüken o kalıplardan çıkmak sizi yaşama bağlayacaktır.

görsel kaynak
mcmurphy bunu anlatıyor oradaki arkadaşlarına. en doğru yerin onları yargılayan ve hasta olduklarını tekrar tekrar hatırlatan hastanenin olmadığını anlatıyor. onlara nefes bile aldırmayan yerin ve sistemin doğru olmadığını. doğru tedavi yönteminin bu olamayacağını.
peki bu çabalarının ardından acaba dışarı çıkıp özgürlüğüne kavuşabiliyor mu?
film, hapishanedeki cezasından kaçmak için akıl hastası rolü yaparak akıl hastanesine yatırılan randle mcmurphy'yi konu alıyor. mcmurphy, kurallara uyum sağlamayan, başkalarını düşünmeyen ve onlara saygı duymayan, sorumsuz bir tip. defalarca tekrarladığı saldırı suçunun yanında 15 yaşındaki bir çocuğa tecavüz suçu olan fakat bunu aklamak için ''15'indeydi ama 35 gibi gözüküyordu. bana 18 olduğunu söyledi.'' diyerek rahatlıkla bahane bulabilen ve yaptıklarından pişman olmayan, antisosyal kişilik bozukluğu'na sahip olduğunu düşündüğüm ve araştırmalarım sonucu diğer yorumlayan kişilerin de öyle olduğunu belirttiği bir birey.

görsel kaynak
hastaneden kaçmanın kolay olduğunu düşünüyor başlarda, fakat oranın hiç de sadece tedavi edilmeleri için hastalarla dolu bir yer olmadığını anlıyor. hastalarla anlaşmaya ve kaynaşmaya başlıyor. ve film ilerlerken anlıyorsunuz ki bu kavgadan beslenen sinirli insan, hastalara hemşireden ve o 'saçma' terapilerden çok daha iyi geliyor. saçma diyorum çünkü hemşire hastaları konuşmaları için zorluyor, her zaman belli bir çizgiden gitmelerini ve o çizgiden asla çıkmamalarını istiyor. insan hayatı ve düşünceleri böyle değildir azizim, olamaz da.

görsel kaynak
hayatında korkuları ve yetersizlikleri olan insanları bir yere kapatıp onlara korkularıyla yüzleşme fırsatı vermeyip zorladığınızda ve tehdit ettiğinizde hastaları tedavi edemezsiniz. bu sadece otorite kurmaktır. zaten film sistem eleştirisini yerinde işliyor.
örneğin billy karakterini ele alalım. billy çok büyük ihtimal şizofreni olan bir birey. fakat aynı zamanda sosyal fobisi olan, annesinden korkan ve bununla bağlantılı olarak kekeme olan biri. mcmurphy sayesinde kabuğundan sıyrılıyor ve bir sahnede bakıyoruz ki kekemeliği bir anda kesiliyor. fakat hemşirenin tehdidi sonucu kekemesi önceki halinden de fazlalaşıyor.

görsel kaynak
bir çizgi belirlediniz diye toplumdaki herkesin o çizginin üzerinden gitmesini bekleyemezsiniz ve çizgiden çıkıyorlar diye ''deli'' damgası yapıştıramazsınız. deli diye düşündüğünüz insanlar hayatta hiç görmediğiniz kadar nahif, zeki, kibar ve umut dolu olabilir.
bazen, hatta çoğu zaman, en doğrusu olarak gözüken o kalıplardan çıkmak sizi yaşama bağlayacaktır.

görsel kaynak
mcmurphy bunu anlatıyor oradaki arkadaşlarına. en doğru yerin onları yargılayan ve hasta olduklarını tekrar tekrar hatırlatan hastanenin olmadığını anlatıyor. onlara nefes bile aldırmayan yerin ve sistemin doğru olmadığını. doğru tedavi yönteminin bu olamayacağını.
peki bu çabalarının ardından acaba dışarı çıkıp özgürlüğüne kavuşabiliyor mu?
devamını gör...
kitap alıntıları
"söylendiğine göre, insanların yüzde doksan dokuzu doğdukları anda kendilerini kitleye satarlarmış. oysa zihin insanı ne olursa olsun doğduğu anda kitleyle mücadeleye başlamalıymış, kitleye karşı koymak, onunla baş etmek, sırf bu bile bir zihin insanı olduğunun kanıtıymış. her kim bu kitleye teslim olursa ve bu belli bir noktada gerçekleşirse, bir zihin insanı olarak pes etmiş olurmuş ve artık zihin insanı sayılmazmış." *
"toplum -insan toplumunu kastediyordu- genç insanları dolambaçlı yollara itecek, onları tahrip ve yok edecek şekilde kurulmuş ve çevremize baktığımızda gerçekten de neredeyse sırf böyle dolambaçlı yollara itilmiş, tahrip ve yok edilmiş genç insanlar görürmüşüz. pek az insan gerçekten anne babasına karşı mücadeleye girişir, bu mücadeleyi sonuna kadar götürür, kazanır, öğretmenleriyle mücadele eder, kazanır, toplumla mücadele eder, kazanır ve böylelikle bir zihin insanı olarak her şeyi kazanırmış." *
(bkz: thomas bernhard) - (bkz: ucuzayiyenler (kitap))
"toplum -insan toplumunu kastediyordu- genç insanları dolambaçlı yollara itecek, onları tahrip ve yok edecek şekilde kurulmuş ve çevremize baktığımızda gerçekten de neredeyse sırf böyle dolambaçlı yollara itilmiş, tahrip ve yok edilmiş genç insanlar görürmüşüz. pek az insan gerçekten anne babasına karşı mücadeleye girişir, bu mücadeleyi sonuna kadar götürür, kazanır, öğretmenleriyle mücadele eder, kazanır, toplumla mücadele eder, kazanır ve böylelikle bir zihin insanı olarak her şeyi kazanırmış." *
(bkz: thomas bernhard) - (bkz: ucuzayiyenler (kitap))
devamını gör...
rimbaud
her gün muhakkak ne yazdığını kontrol ettiğim yazarımızdır. tanımlarını, düşüncelerini severek takip ediyorum. sözlükte varlığını böyle devam ettirmesi dileğiyle.
devamını gör...
probiyotik
besinlerle alınan ve belirli miktarda alındığında bağırsak florasını dengeleyip insan sağlığını olumlu yönde etkileyen mikroorganizmalardır.
devamını gör...
normal sözlük evlenilecek adamlar listesi
uzun bir süredir üstünde kurmaylarımla çalışmalar yaptığım tamamen 'bilimsel' gözlemlere dayalı derin analizlerle elde edilen bu altın niteliğindeki listeyi, sitemizin evlenme hayalleri kuran genç kızlarımız adına bir kamu vazifesi olarak sunarım. foling lav hadiseleri var hocam.
bu siteden hiçbir genç kızımızın tercihlerden ötürü kafa karışıklığı ile, boynu bükük ayrılmasını istemiyorum. her şey onlara feda, mutlu gülümseyen bir sözlük kadını gibisi yok. kız mühim.
biz kataloğu oluşturduk hocam. liste halinde gözler önüne seriyoruz. karakter özelliği analizi isteyen katalogtan favori adayını belirtirse özel hizmet bedeline tabi tutularak dm yolu ile şahsınıza iletilecektir.
1-ivanmilinski
2-bir bilen
3-mellisho
4- domestic hıyar-spawn ikisi tek paket. sısısısıs
5-balkoninsanı
6- 4-3-3 oynatan aykut
7- cinci hoca
8-lennykereviz
9-başımıza icat çıkarma denilen çocuk
10-zippodan çıkan çınn sesi
evet. şimdilik ilk liste hazır, olmazsa halı sahaya gideriz hocam. kadro çakı gibi. bence olur.
bu siteden hiçbir genç kızımızın tercihlerden ötürü kafa karışıklığı ile, boynu bükük ayrılmasını istemiyorum. her şey onlara feda, mutlu gülümseyen bir sözlük kadını gibisi yok. kız mühim.
biz kataloğu oluşturduk hocam. liste halinde gözler önüne seriyoruz. karakter özelliği analizi isteyen katalogtan favori adayını belirtirse özel hizmet bedeline tabi tutularak dm yolu ile şahsınıza iletilecektir.
1-ivanmilinski
2-bir bilen
3-mellisho
4- domestic hıyar-spawn ikisi tek paket. sısısısıs
5-balkoninsanı
6- 4-3-3 oynatan aykut
7- cinci hoca
8-lennykereviz
9-başımıza icat çıkarma denilen çocuk
10-zippodan çıkan çınn sesi
evet. şimdilik ilk liste hazır, olmazsa halı sahaya gideriz hocam. kadro çakı gibi. bence olur.
devamını gör...
ilişki durumunu bir film ile tarif etmek
gırgıriye filminde bayram’ın tef çalarak oynattığı “ayı” var ya, ha işte o benim.
devamını gör...
longyearbyen
longyearbyen norveç' de bulunan küçük bir kasaba. onu ilginç yapan şey orada ölmenin kanunen yasak olması durumu. bu küçük kasaba norveç'in kuzey sahili ile kuzey kutbu arasındaki svalbard takımadalarından birinin üzerinde bulunuyor. böyle bir yasak olmasının en büyük nedeni havanın aşırı soğuk olması. ama asıl nedeni 1917 yılında çıkan bir salgınla birçok insanın hayatını kaybetmesi ve araştırmalar sonucunda bu salgına neden olan virüsün 70 yıl önce toprağa gömülen bir cesetten kaynaklandığı saptanmış. havanın çok soğuk olması ile cesetler deformasyona uğramıyor ve salgın olarak insanların hayatını tehlike atıyor. bu nedenle bu kasabada ölmek yasak. ölüler defnedilmiyor kesinlikle.eğer çok hastalanırsanız norveç'de başka bir kasabaya götürülüyorsunuz ve son günlerinizi orada geçiriyorsunuz ve defnediliyorsunuz.

*

*
devamını gör...
abdülaziz şukella
(bkz: dolly)
devamını gör...
çaylak tanımlarını göster seçeneğini açan yazarlar
açık, mutlaka mükemmel yazıları olan, burayı biraz geç keşfetmiş nadide insanlar vardır.
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
kimin kulağını kesiyoruz?
devamını gör...


