kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel




bir sergio leone filmidir. dolar üçlemesinin ikinci filmidir. birinci film için (bkz: bir avuç dolar).

film 1965 yapımıdır. spagetti western türündedir. 2 saat 12 dakikadır. filmin senaryosunu sergio leone yazmıştır. filmin yönetmenliğini yine sergio leone yapmıştır.
filmin başrollerini clint eastwood ve lee van cleef üstlenmiştir. oyuncular şu şekildedir. gian maria volontè, luigi pistilli, rada rassimov,
enzo petito, claudio scarchilli, john bartha, livio lorenzon, antonio casale, sandro scarchilli, benito stefanelli, angelo novi ve antonio casas.

filmin müziklerini ilk filmde olduğu gibi ve sergio leone filmlerinde olduğu gibi ennio morricone yapmıştır. ilk film için söylediğim gibi efsane bir insan. efsane bir sanatçı. gerçekten müzikleri olmasa bu filmler böyle olmazdı. acayip bir adam. filmden aldığım keyfi çok fazla arttırıyor. muhteşem müzikler yapmış. sahnelerle uyumu ve kullanılış biçimleri nefis. sağ olsun. o olmasaydı bu filmler bu kadar kaliteli olmazdı.

filmin konusu iki ödül avcısı, kötüleri yakalamaya çalışıyorlar. clint eastwood ve lee van cleef ayrı ayrı sürekli suçluları yakalarlar. bir gün filmin kötü karakteri gian maria volontè hapisten kaçar ve başına 10.000 dolar ödül koyulur. ödül avcılarımız onun peşine düşer ve olaylar başlar. burada gian maria volontè abiye bir parantez açmak istiyorum. son zamanlarda gördüğüm en iyi kötü karakterlerden birisiydi. çok karizma ve iğrençti. olması gerektiği gibi. adamı seyrederken sinir oldum müthişti. iyi performans sergilemiş. ayrıca bir hikayesi olan kötü karakterleri seviyorum ve bir hikayesi vardı. hoşuma gitti. filmin sonuna gelene kadar zevkle izledim.

clint eastwood ve lee van cleef çok güzel oynamışlar. birbirleriyle çok uyumluydular. ikisi de karizmatik ödül avcılarıydılar. eastwood abi önceki filmde nasılsa öyle oynamış. kostümlere ve puroya kadar her şey aynıydı. ağzında puro olmadığı kısımlar çok azdı ve öyle olması gerekiyor. bu adamı purosuz görünce çıplak görmüş gibi hissediyorum.

spoiler içeren kısımlara geçmeden önce bu filmi tavsiye ediyorum. sinema severler izlemişlerdir ama izlemeyenlere şiddetle tavsiye ederim. ayrıca bu film bir üçleme ve ilk filmin üzerinde bir filmdi. giderek güzelleşen bir seri. umarım diğer film bu filmden daha güzel olur.
ilk film için (bkz: bir avuç dolar).


evet sahnelere ve spoiler veren kısımlara gelecek olursak. clint eastwood ve lee van cleef şapka uçurma sahneleri gördüğüm en güzel ve en ilginç sahnelerden biriydi çok keyifliydi.
gian maria abinin hapisten kaçırılma sahnesi de çok güzeldi. ayrıca geriye dönüş sahneleri hüzünlü ve güzeldi. karaktere ısınmamızı sağladı. saat imgesi güzeldi. saat ve olayların albay ile birleşmesi hoş bir detaydı. filmde bulunan bütün karakterlerin racona uyması çok hoşuma giden bir detaydı. şerefsiziz, adam öldürürüz ama kurallarımız var dercesine racon sahibiydiler.
son olarak ise filmin son sahnesi muhteşemdi, inanılmazdı. aşırı iyiydi. o müzik o mekan. nefisti. oyuncuların yaptığı her hareket sahneyle uyumluydu. düello dediğin böyle olur. bu film için sergio abiye harbiden teşekkür ederim huzur içinde uyusun.
devamını gör...

müjde ve mehtap ar'ın annesi, şair ve oyuncu. ağır roman'da oynadığı "puma zehra" rolünde zorlandığını zannetmiyorum çünkü gerçek hayatta da o roldeki gibi renkli bir kişiliği vardır. aynı zamanda kendisi türkiye'deki en iyi bestecilerden biridir. kendisi türk pop müziğini türk pop müziği yapan birçok sanatçıya besteler yapmıştır (bkz: sezen aksu) (bkz: tarkan) (bkz: ajda pekkan). "kadınlar aşık olmaz, sevmez" gibi laklak edenlere karşın kendisinin yazdığı aynı zamanda ağır roman filminin müziklerinde de yer alan ağla sevdam ve masum günahlar şarkılarını şiddetle dinlemelerini öneririm*
devamını gör...

alicemin katıldığı sesiyle seçimleriyle mest ettiği program. diğer arkadaş ne içtiyse bana da kargolasın, spor falan yemeyiz biz agaa trakya kızanı yemez! yaş mı kuru mu onu itiraf et.(bkz: sısısısı)

edit: olmaz mı beaa benim bir abi var kayranın en üst kalite şarapları pet şişede bizdee! markette fiyatına bakamayız! trakya avantajlı bir bölge.(bkz: swh)
devamını gör...

creepy bir bildirim değil mi ya bu. böyle bişey yazınca x yazar kafasını camına dayayıp beni izlemiş gibi hissederim.
devamını gör...

sonunda cave* ismini verdikleri yerlerden çıkan merdumlerin; genç yetenekleri kendi emelleri için nasıl kullandıklarını ve de etkili konuşmalarıyla onların beyinlerine nasıl nüfuz ettiklerini göreceğiz. hazırız, kemerler bağlandı, uçuş modu açıldı.
iknaya meyilli bünyemi ele geçirmenize izin veriyorum. *

bol kahkahalı, eğlenceli bir yayın olması dileğiyle. *
devamını gör...

dışarıya çok fazla göç vermiş bir köyde yalnız kalan 60 yaş üstü birkaç kişinin hayat hikayelerini kendi ağızlarından dinlediğimiz sıcacık bir belgesel.

istanbul'da yaşayan çocuklarının yanına gidip ve geri dönen eşine yönelik duyduğu mutluluğu şöyle anlatır belgeseldeki amcamız:

"hanım gurbetten geldi. 50 yıllık bir yaşanmışlık, eşin, hanımın, özlenmez mi hiç?"

bizler gerçek doğallığı, mutluluğu ve samimiyeti arkamızda bırakıp, onu aramak için büyük şehirlere göç eden canlılarız. onun için de dikiş tutturamıyoruz bir türlü.
devamını gör...

toprağında sevdikleriniz yatıyorsa sövün gitsin o şehre.
devamını gör...

adam pisliğin teki çıktı rıza baba

bana bak lan, konuş hemen yoksa kırarım kemiklerini ha

mesut'a sahip çıkın çocuklar onun yardıma ihtiyacı var.
devamını gör...

türk edebiyatının yüz akı romanlarındandır. ahmet hamdi tanpınar modernleşme eleştirisi yaparken toplumun durumunu etkileyici, akılda kalıcı karakterlerle kurguluyor. romanda tarihsel dönemler ve değişim süreci çerçevesinde bireylerin yaşadığı kavram karmaşası ve kimlik bunalımı ironik bir dille aktarılmaktadır. aynı zamanda kurumların işlevinin yozlaşması da alaylı bir biçimde ele alınmış tanpınar tarafından. ironi ve alaycılığın yanında trajedi unsuru da bunlarla iç içe geçmiştir. ironik sahnelerle romanın trajik havası bir nebze yumuşatılmış komik bir görünüm kazanmıştır. roman boyunca sistem eleştirisi nasıl yapılmalıdır dersini veren ince dokundurmalar mevcuttur. okuyanları zaman zaman zorlayabilecek eski dilde kelimeler bolca mevcuttur, hatta yanınızda yörenizde bir sözlük bulundurarak okumanız tavsiye edilir.


“saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır… bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!”
devamını gör...

bazı zamanlar, olaylar, insanlar, kitaplar, şiirler olur ki, iyi bir insan olma isteğinizi canlandırır yüreğinizin en derinliklerinde.
''ilk öğretmenim'' öyle bir eser oldu benim için.

nereden başlanır, bu büyülü eserin hangi yönü anlatılır bilmiyorum. tamam çok beğendim, çok etkilendim de, bu beni, bu kitap hakkında kitap incelemesi yazabilecek yeterliliğe eriştirir mi?

gençlik için hüzün duydunuz mu hiç? elimde olsa sonsuza kadar genç olmak isterim ben. henüz ellerimden kayıp gitmese de, bir gün kaybedecek olma düşüncesi üzüyor beni. bir şeyi unutmadan hatırlamak gibi... kaybetmeden hüzün duyuyorum.

''çocuklar okuyup ne yapacak, bizim izimizden gidecek zaten. okumaları zaman kaybı'' diye düşünen köyün onlara karşı çıkan ilk öğretmeninin, bir kız çocuğunun ''en yüksek dağın tepesinden seslensen de geri gelmeyecek gençlik çağı''nı nasıl değiştirdiğini aktarıyor bize değerli yazar cengiz aytmatov. saygı duyduğum ve fazlaca hayranlık beslediğim karakterler arasına girdi o genç, biraz yaramaz fakat okuma aşkıyla yanan hatta eve eli boş döndüğünde azar yiyeceğini bilmesine rağmen elindeki bir çuval tezeği, okul demekten çok uzak yere bağışlayan kız çocuğunun asla unutamayacağı ilk öğretmeni!

kitabı okurken elbet aklıma başöğretmenimiz mustafa kemal atatürk geldi. zaten böyle değil midir, tüm zorluklar arasında çocuklara ve gençlere güven duyan, onların gelişimi ve eğitimi için elinden geleni yapan kişi, gerçek ışık kaynağı, yol göstericidir. o ışık kaynaklarının hiçbir zaman solmaması dileklerimle...
devamını gör...

bir süredir hazırlıkları süren dergi. sevgili karambol bu işlerle epeyce yoruldu sanıyorum. umarım değer (ki bence değecektir.) emek verilen hiçbir şey kötü değildir benim gözümde.
devamını gör...

bunun z kuşağı ile alakası yoktur efenim, değişen dünya düzeni ile alakası vardır. hoşunuza gitmeyen her değişimi bize yüklemezseniz çok sevineceğim, malum, yeterince zor durumdayız zaten.

t: dünyadaki gelişmelerden ve değişimlerden haberi olmayan, at gözlüklerini çıkaramamış, hamile bir kadının hamile olduğunu paylaşmasını dahi saygısızlık olarak algılayan yazar*beyanıdır.
devamını gör...

unutmak istiyorsun olmuyor
aklına geldikçe sanki bir şey içini sıkıştırıyor.
ilk zamanlar onu düşününce yüzün gülerken sonraları onu düşünmemek için elinden geleni yapıyorsun.
devamını gör...

hamile olmaktan korkma durumu.
bu fobiye sahip kişiler, bırakın cinsel ilişkiyi ortak tuvalet kullanmaktan dahi imtina edebiliyorlar.
devamını gör...

etrafınızda ne kadar insan olursa olsun, en sonunda her zaman kendinizle baş başasınız ve bu yolda her zaman yalnızsınız.
devamını gör...

insan vücudu ve zihninin kusurları göz önünde bulundurularak, eline silah alan her bireyin kazanması gereken bilinç örneklerindedir ve kesinlikle "bizde silah çıktı mı patlar yalnız" algısının ötesindedir.

kırsal arazilerde elinde dolu ve ateşlemeye hazır silahla gezen kimselerin spazm olsun, yüksek sese karşı verilen bir anlık refleks olsun istemeden ateşlemeleri sonucu oluşan yaralanmalar ve can kayıpları ciddi boyutlardadır. bu bağlamda, ülkemizde ve dünyada taktik atış ile ilgilenen kişilere başarılı bir eğitimci tarafından verilen ilk eğitim olmakta/olmalıdır.

namluyu zarar vermek istenilmeyen hiçbir şeye doğrultmamak ve ateş edileceğine emin olana kadar asla parmağı tetik korkuluğunun içine yönlendirmemek, atışın isabetli olmaması, ıskalama ihtimali de göz önünde bulundurularak hedefin yakınında yine zarar verilmek istenmeyen bir şeyin bulunup bulunmaması dikkat edilmesi gereken başlıca faktörlerdir.

atış bittikten sonra ise, parmak mutlaka korkuluktan çıkarılmalı ve eğer yeni bir hedef söz konusu değilse namlu doğrultulmuş halde durmamalıdır.

silah kullanımı, büyük sorumluluk ve soğukkanlılık gerektiren bir eylemdir. herhangi bir modern 9mm'nin hedefe ulaşma süresi, sizin pişman olma hızınızdan çok daha kısadır. önce tedbir.
devamını gör...

bugün doğum günü olan cicim yazar.
ve kartonpiyer üstadı, yarı amele.

bilerek hâlâ yazar diyorum çünkü yaklaşık bir ay sonra yine aramızda olacak, bana sözü var.

meja balım, doğum günün kutlu olsun.
o üç dileğin bir an önce yerine gelsin, daha güzelleri de gerçek olsun.

ama lütfen artık benimle evlenme hayallerini bir kenara bırak ve yanlışlıkla(!) yaptığın şu görüntülü arama teröründen vazgeç.*

pastanı yediysen dans edelim mi?

devamını gör...

farsça kökenli sözcük.

farsçadaki "oynayan" anlamına gelen "baz" can ile birleşince "canıyla oynayan" manasına gelir.

osmanlı döneminde canbazlar en ileride bulunarak canlarını hiçe sayan atlı askerlerdi.
devamını gör...

türkü bitti ama marikaki sayesinde yüzümde oluşan gülümseme kaybolmadı hâlâ , sağ olsun...
devamını gör...

insan 16 yaşındayken dünyayı değiştireceğini düşünür.18 olduğunda düşünceleri sert bir kayaya çarpar. 20 yaşına geldiğinde hiçbir şey değiştiremeyeceğini anlar 25 yaşına geldiğinde ise dünyanın onu değiştirdiğini fark eder. ve insan 25 yaşında ölür, 75 yaşında gömülür.
tarkovski
yani dostlarım, tam da hiçbir şeyi değiştiremeyeceğimi anladıktan birkaç tık sonraki yaştayım. ölür müyüm bilmem de yaşamadığım kesin.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim