sanılanın aksine sadece 'pop' olarak sınıflandırılmaması gereken, bünyesinde rap, hiphop, rock, trot, ballad vb. müzik türlerini de bulunduran korece şarkılara verilen genel isim.

aynı zamanda 'k-pop sektörü' olarak adlandırılan, bireysel sanatçıları veya erkek- kadın idol gruplarını içine alan bir sektör de var.
güney kore bazı konularda fazla muhafazakar bir ülke (dövmesi olan birini gangster olarak görmek gibi), hal böyle olunca bu idol gruplarındaki üyelerin ilk birkaç yıl (en azından grup tanınana ve fandom'ı oluşana kadar) sevgili yapmasına sıcak bakılmıyor. çünkü güney kore'deki fanlar saçma bir şekilde idolünü sahipleniyor. bu durum bizim ülkede hiçbir sanatçıya yapılmaz mesela. ki yapılmamalıdır bize ne insanların ilişkisinden*. neyse konuya devam, aslında sanılanın aksine sevgililerinin olmaması yasaktan dolayı değil, vakitleri olmadığından. tüm günlerini pratik, çekimler, katıldıkları programlarla vs. dolduran kişilerin vakitleri kalmıyor tahmin edilebileceği üzere.

inanç grubu gibi hareket etmek nasıl oluyor anlam veremedim. 'cinsiyetsizlik önermeleri' (?) hakkında açıklama yapmama gerek bile yok sanırım. kafasında beyin yerine saman olan kişi bile böyle saçma bir şeyi düşünmez fakat birkaç şey söylemezsem içim rahat etmeyecek. ha işte var öyle 3-5 kanal; araştırmaktan, bilimden, biyolojiden kısaca hiçbir şeyden haberi olmayıp saçma sapan haber yapanlar. arkadaşlar, cinsiyet öyle; aa bu lezbiyenmiş, gaymiş ya da aa bu feminen, bu maskülen giyiniyor, aa şu erkek makyaj yapmış bu gay, denecek ve bundan özenip 'cinsiyet değiştirecek' ya da 'cinsiyetsiz olacak' bir kavram değildir.
devamını gör...

yaşamı sembolleyen, her gün tepeye tekrar tekrar aynı taşı taşıyan mitolojik karakter.
devamını gör...

1- sürekli gülmek. ama ağız dolusu gülmek... en hüzünlü zamanlarımda bile gülebilmek.
2-mesela birisi beni aramış ya da eve gelmiş kapıdadır, telefona ya da kapıya söylene söylene istemeyerek gider “ayhhh nerden çıktı, ne soracakmış ki üüüfff amannnn hehhh”... görünce ya da telefonu alınca da “ahhh kuzummmmmm, aşkımmmm, canımmmm”, diye söze başlamam ...
3-sürekli mükemmeliyeti aramam..
4-her şeye söylenip hiçbir şey yapmak istememem...
5-taklit yapmayı çok sevmem ve olayları taklitlerle anlatmam,
durun bir dakika ya ben annem olmuşum!
devamını gör...

eski roma imparatoru. ayrıca adıyaman kahta’da bulunan tarihi cendere köprüsü’nün de diğer adıdır.
devamını gör...

güzel bir sahile sahip olsa da rant uğruna katledilen samsun'un merkez ilçesi.
devamını gör...

türk dusmani degilseniz sizi kafadan fasist ilan eden zavallılarin yutturmacasi. hala ergenekon balyoza laf söylemezler. ahmet altan ilahlaridir. dünyanın en pis insan grubu.
devamını gör...

az evvel bir yazara yanaklarından öpüyorum dedim o da mod bana sarktı dedi.

işte böyle yazmaktır. yazacaksanız yani böyle yazın yürüyün koşun hatta.
devamını gör...

firgun, başka birinin başına gelen güzel bir şeyden dolayı duyulan mutluluk hissidir.
kimine göre dünyadaki en zor şeylerden biridir bir başkasının başarısına sevinmek.
ibranice bir terim olan firgun bencil olmayan haz, gurur ve neşe anlamına da gelmektedir.

israil başta olmak üzere bazı ülkelerde 17 temmuz günü "international firgun day" olarak kutlanır.
firgun duyduğun kişi hiç tanışmadığın biri de olabilir...bir sporcu, şarkıcı, sanatçı ya da kafa sözlük’te hiç mesajlaşmadığın bir yazar... başarılı bir çalışmasını görürsün, helal olsun dersin.

yabancı bir kişi bile olsa onun başına iyi bir şey geldiği zaman duyduğumuz empatik bir sevinç olarak da tanımlayabiliriz firgun terimini.
tango yapan bir çifti izleyenlerin hissettiği güzel duygular onların gözlerine yansır.



başkalarının başarısından gerçekten gurur duymak ve onları takdir etmek büyük bir erdemdir.
bir çift güzel söz söylemek zor bir şey değil ki.

mezuniyet sevincini rektörüyle kutlayıp, videosunu paylaşan şu genci izleyip; yüzünde gülümseme oluşanlar çok farklı bir firgun yaşarlar. *



umutla yaşayan, müzik olmadan da dans eder” - george herber.
devamını gör...

zamanı planlayamamak. kendisine ayrılan zamanda yapılacak şeye odaklanamamak.
devamını gör...

kolay olmayan ve biraz da cesaret isteyen bir eylem.
ben de uzun zamandır saçlarımı kendim kesiyorum ve şekil veriyorum. önceden iyi olmuyordu ve düzelttirmem gerekiyordu. şimdilerde durum biraz düzeldi.
kendi kendime bir şeyler başarmak iyi hissettiriyor ve kendime yetebilmek noktasında da ilerleme inancımı artırıyor.
devamını gör...

ankara onkoloji hastanesi tarafından gönüllü koordinasyonu düzenlenen aşı- idi bir zamanlar. biz genç nesil için aşı hakkı tanımlanmadan önce ben aşı gönüllüsü olmuş, bazı alerjilerim yüzünden arayan doktor hanımefendi tarafından elenmiştim. sonra aşımızı olduk, rızamızı verdik, çipimizi taktırdık zaten.

işin ilginç yanı şu ki, başlıkta kimse de bir gram bilgi vermemiş aşıyla ilgili. hadi ben vereyim bari. şuradan başlayalım: clinicaltrials üzerinde eru-cov-vac olarak görünüyor aşının ismi. eru erciyes university'den geliyor. cov ve vac nereden geliyor biliyorsunuz zaten. arayacaksanız turkovac diye değil erucovvac diye arayın.

faz 1 çalışmalarının detaylarına şuradan erişebileceğiniz aşı olur kendileri. hangi kriterde insanları almışlar, hangi özelliktekileri elemişler, kaç kişiyle nasıl bir çalışma yapmışlar vs gibi sorularınızın cevapları burada.

faz 2 çalışmalarının detaylarına da buradan erişebilirsiniz.

faz 3 çalışmasının detaylarına da buradan erişebilirsiniz. güncel çalışma faz 3 olduğu için neler yapılacakmış ben size anlatayım.

gönüllü sayısı: faz 1 (44), faz 2 (250), faz 3 (40800)
masking: faz 1 (double blind. yani hem araştırmacı hem gönüllü kime ne aşı yapıldığını bilmiyor), faz 2 (triple blind. yani araştırmacı ve gönüllüye ek olarak aşıyı yapan kişi de kime ne vurduğunu bilmiyor), faz 3 (triple blind).

faz 1 ve faz 2'de 2 farklı dozda aşı denenmiş, 3mcg/0.5ml veya 6mcg/0.5ml olmak üzere. faz 1'de iki doz aşı arasında 21 gün varken faz 2'de 28 gün var.

faz 1 çalışmasında ilk dozdan sonra 43 gün boyunca gönüllüler herhangi bir yan etki var mı yok mu diye izlenmiş. 12 ay boyunca da virüsün s proteinine karşı serum igg seviyeleri, nötralizan antikor seviyeleri, serum tnf-a ve ifn-g seviyeleri, il2-4-5-6 miktarları izlenmiş. yan etki araştırması primer çıktı olduğu için mart 2021 gibi tamamlanması öngörülmüş, diğer sonuçlar için mart 2022'de tamamlanması bekleniyormuş çalışmanın.

faz 2 çalışmasında primer çıktı bu sefer virüsün s proteinine karşı serum igg seviyeleri, nötralizan antikor seviyeleri, serum tnf-a ve ifn-g seviyeleri, il2-4-5-6 miktarları olmuş (çünkü aşının güvenli olduğu artık bilindiği için etkisine bakılmak istenmiş). 12 ay boyunca gönüllülerin serum antikor ve sitokin seviyelerine bakılacakmış, ki bununla birlikte yan etki var mı yok mu diye de izlenmeye devam edilecekmiş (faz 1 ile faz 2'de aradıkları şeylerin önem sırası değişmiş diyebilirim çok çok özet haliyle). 2021 nisan sonunda primer, 2022 nisan sonunda da sekonder çıktıların elde edilmesi bekleniyormuş. sonuçları almış olacaklar ki faz 3 için geniş çapta bir aşı denemesi başlatılmış (yani bu ne demek oluyor, aşı hem etkili hem de güvenli).

faz 3 için ise bilgilerimiz şöyle: 40800 gönüllüye ya 2 doz halinde deneysel aşı yapılacak, ya da coronavac (sinovac) yapılacak. coronavac ile bizim aşı içerdikleri miktar bakımından aynılar (600 subunit). aşılamalar sonrası primer çıktı olarak protection indexine bakılacak. sekonder olarak da ilk doz sonrası coronavac mı daha iyi yoksa bizimki mi ona bakılacak, hangi aşı daha güvenli ona bakılacak, hangi aşının daha immünolojik olduğuna bakılacak (seropozitiflik ve serokonversiyon). bu immünojenite hem ilk dozlar hem ikinci dozlar için bakılacak. ilk dozdan 42, 56, 70, 168 ve 224 gün sonra antikorların bağlanma becerisine bakılacak. yine aynı günlerde nötralizan antikor kapasitelerine bakılacak. ağır covid19 vakalarına karşı 2 doz turkovac yapılmış gönüllülerdeki hospitalizasyon ve ölüm oranlarına bakılacak (aşı bizi ölümden ve hastaneye yatmaktan koruyacak mı korumayacak mı), ilk doz aşıdan sonra beklenmeyen ciddi yan etkiler oluşacak mı gibi sorulara cevap aranacak. çalışma başlangıç tarihi haziran 2021 olduğu için primer sonuç tarihi için eylül 2022 yazılmış, sekonder sonuçlar için de mayıs 2023 yazılmış. 2023'e kadar milli aşımız göklerde diyemeyebiliriz, ama diyebiliriz de. bilemedim.

bu kadar bilgiyle ne yaparsınız bilmiyorum, ama bkz vermezsem çatlarım. modlardan ricam içine turkovac bakınızı verip diğer başlığı kitlemeleridir. bkz. eru-cov-vac
devamını gör...

hintçe.
devamını gör...

asıl adı ''varoşa'' olan kktc'nin gazimağusa şehrinin güneydoğu surlarının bitişiğinden başlayıp rum tarafındanki derinköy'e (derinya) kadar uzanan bölgedir. ben herkesin dilindeki beylik lafları tekrarlamaktan ziyade bölgenin mülkiyeti konusunda bir kaç kelam edeceğim.

burada osmanlı zamanında abdullah paşa vakfiyesi idi ve çiftlikler vardı. o zamanlar bugünkü gazimağusa şehrinin sur içi kısmında türkler yaşarmış. daha sonra adanın diğer yerlerinden rumlar buraya göç edince osmanlı kıbrıs idarecileri hazine arazisi üzerine kurulan bugünkü gecekondu mahallelerine benzer mantıkla vafkiyede yerleşmelerine göz yummuş. zaten adındaki varoşa da bildiğimiz 'varoş'tan geliyor. ingilizler kıbrıs'ı ilhak edince vafkiyenin tapularını rumlara bedavadan vermiş. 60'larda da burada turizm patlamış ve akdeniz'in en önemli turizm destinasyonlarından biri oluvermiş. 1974'te mağusa'ya indirme yapan tsk rum sivillere karşı hiçbir şey yapılmayacağını ilan etmesine rağmen buradaki rum siviller sigaralarını bile söndürmeden apar topar kaçmışlar. o günden 2020'ye kadar kıbrıs müzakerelerinde bir koz olması adına boş bırakıldı ve hayalet şehir oldu. kıbrıs müzakerelerinden bir sonuca ulaşılamayacağı anlaşılınca ve üzerine doğu akdeniz krizi patlak verince türkiye ve kktc kapalı maraş'ı yeniden açmak için bu yıl harekete geçtiler.

maraş'ın konumunu ve çevresini buradan görebilirsiniz:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

buradan da kıbrıs vakıflar idaresini web sitesinden aldığım şehrin ve çevresinin osmanlı döneminde hangi vakfiyelerin mülkünde olduğuna dair bir harita görebilirsiniz:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

buradan da bu söylediklerimi özetleyen bir cnn haberini izleyebilirsiniz:

devamını gör...

dün, gün boyu karşıma çıkan başlık.
yahu ne muhabbet dönmüş. cümbüşü kaçırmışım.

eskiden derdim ki böyle giyinen kapalı kadınlar için ya bu nasıl bir tutarsızlıktır? ya olması gerektiği gibi kapanın ya da açılın böyle iş mi olur?
sonra ne oldu bilmiyorum. ben niye insanların neyi nasıl yapmaları gerektiğini sorguluyorum ki? ben kimim ki? diye düşünmeye başladım. en fazla eleştirdiğimle kalırım. o yine istediği gibi giyinecek. sanki ben çok mu doğruyum? kaldı ki doğru olsam ne olur? onları yargılamak bana mı düşer?
devamını gör...

mutlu şair görmedim. haliyle bizi bunaltan,çıkmazdaymış gibi düşündüren, acı çektiren,hayattan aldığımız hazzi azaltan ne varsa aslında bir nimet olduğunun örneğini şiirden görüyoruz.

mutluyken niye şiir yazayım ki anı yaşarım.

ne zaman derde kedere bürünsem şiire dönerim. meret de nankör değil gel başla der gibi. terapimi yapar çıkarım. o orda durur. derdim de orda durur. haliyle şiiri önemserim. kıymetlidir. vazgeçilmezdir.
devamını gör...

deneyelim. sabahın 7.45'inde kalkıp bir fincan kahveyle ayılmaya çalıştığım sırada kurmuş olduğum alarmı uyandırdığım hissine kapıldığım için kahkahalarla gülerken birden saatin 8.00 olduğunu farketmemle telâşlanıp hızlıca laptopu açarak uzaktan eğitim yüzünden yoklamaya geç kaldım korkusu yaşamam panik atak geçirmeme sebep olacaktı ki; şükür öğretmen henüz gelmemiş olduğundan panik atağa borcumuz olsun diyerek hazırolda beklemeye başladım.
devamını gör...

yedi göbekten, tamam abartmayalım da şöyle temizinden iki üç göbekten izmirli biri olarak varlığından bir iki sene önce filan haberdar olduğum ve tadını beğenmediğim tatlı ama görseniz şehirde bunu sevmeyen herhalde sadece ben varım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

0/0 = m diyelim ve bölü olan sıfırı çarpı sıfır olarak alalım;

0 = 0 x m olur , burada m yerine bir sayı koymak istiyoruz ki 0 ile çarpılınca sonuç gene 0 olsun ve m yerine her şeyi yazabilirsiniz . bundan dolayı m yerine ne koyarsak koyalım tanımı vardır lakin ne koyacağımi belli değildir sonuç itibariyle sıfır bölü sıfır belirsizdir .
devamını gör...

"yapacak bir şey yok"
"olacağı varmış"
"takma kafana"
"kitap okumaya vaktim yok"
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim