ders çalışırken verilen molalar ile boy ölçüşemez.
devamını gör...

covid geldiğinden beri o kadar çok şeyden mahrum kaldık ve bu mahrumiyete o kadar çok alıştık ki tekrar normal hayata dönünce nasıl insanlar olacağız çok merak ediyorum.
yarın 23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı, 2 yıldan beri doyasıya kutlayamadığımız bu bayramı öğrencilerim evlerini, balkonlarını süsleyerek, bana şarkı, şiir, ses kaydı atarak kutluyorlar. birçok şey içime batıyor ama en çok da çocukların en güzel zamanlarında evlerinde bayram kutladıklarını sanmaları çok üzüyor. az önce bana gönderdikleri videolardan sonra çocuklara ses kaydı attım, gelen cevaplar "öğretmenim panayır da kurulacak mı? şişme kaydıraklar da gelecek mi? hastalık bitecek mi?" keşke hepsine hemen evet tabi ki diyebilsem. "az kaldı diyorum, iyi dayandık ama dimi diyorum, siz dikkatli olun bitecek diyorum." ee benim öğrencilerim dikkat ediyor zaten, şu durumun vebali kimin boynuna ha? bazen çaresizlik hissi hüzünden daha ağır basıyor sanki değil mi?
devamını gör...

en troll adamların bile ortam uludağ'a dönmeye başladıkça "nerede o yazarlar" diye arayacağı kişiler. şu an sözlükte aşırı büyük bir sıkıntı olmadığından ciddi yazarlarla dalga geçmek tatlı geliyor ama bir gün burası da milletin şeyinin fotoğrafını atacağı bir hale gelirse görürüm o dalga geçmeleri...

gerçi görmem. öyle ortamlarda durmuyorum çok şükür.
devamını gör...

her şey biter, bi'sen kalırsın baki... ne bıraktın geriye, şu nafile ömründen haslet., denilebilecek bir zaman sarmalı sorunsalı...
devamını gör...

planlı olmayan aniden yapılan yolculuklar güzeldir.
en güzeli ise bence en özgür olduğun zamanda yapılandır.
devamını gör...

35 yaşım bitti
son 1 senem inanılmaz çalkantılı geçti.
yolun yarısında insan dönüp geriye bir bakıyor ve her şeyi sorguluyormuş
ilk baktığımda gördüğüm şey toz ve dumandı. tozu dumana katmış 35 yılı bitirmiştim, bir an durup düşünmeden...

eşimi sorguladım
işimi sorguladım
seks hayatım daha iyi olabilir mi dedim
çocuk ne mana diye düşündüm
ne koparırsam kar bu hayatta kafasına girdim sayın kafa sözlük
1 yılda 10 yıl yaşlandım anlayacağınız
toz yavas yavaş dağıldı şimdilerde
elde olan ne güzeli idi
şükretmek mutluluk,
hep daha iyisini aramak dipsiz bir kuyuydu
olgunluk bu sorgulamanın ardından geliyor galiba, umarım...
sögüt gibi eğilmeyi ve iç huzurumu bulmayı umuyorum bir söğüdün altında
devamını gör...

kankacılık çok tehlikelidir bakın, bu dediklerime kulak verin.
hele hele kafa gibi butik sözlükler için çok çok tehlikelidir.

kafa'nın tıpatıp benzeri bir sözlüğü yönettim ben 5 yıl boyunca. milyonlarca entry, ekşi'de bile açılmamış binlerce başlık...
aklınıza gelen her şey... evet her olayın, yaşanmışlığın başlığı vardı.
tematik desen, onun da kralı vardı.
bilgi kaynağıydı aynı ekşi gibi ve aynı zamanda goygoy ortamı da, son derece faal ve eğlenceliydi.
tabii ki ilk başlarda.
aynı burada olduğu gibi.

hatta o zamanlar, akıllı telefondan sözlüğe girme olayı yeni yeni başlamıştı, millet pc'den kasardı.
pc başında bir şeyler yazmakla telefon aracılığıyla bir şeyler yazmak çok farklı olaylardır.

akıllı telefondan giriş arttıkça, entrylerdeki nitelik de buharlaşıp uçtu.

bizi o zamanlar ne bitirdi biliyor musunuz?
millet rahat rahat goygoy yapsın, sol frameye tecavüz etmesin diye, sözlük anasayfasına "twit" eklentisi yaptık.
tek tıkla twit ortamındasın, yine tek tıkla istediğin an sol framedesin.

e ne oldu sonra?
bilgi amaçlı bir şeyler yazmak out, twitte goygoy yapmak in olmaya başladı.
millet oraya kaydıkça, sol frame öksüz kaldı.
zaten yazılacak hemen her şey yazılmıştı bilgi anlamında. ülke gündemi hakkında bir şeyler yazmanın "duyar kasmak" olarak yaftalandığı, küçümsendiği bir dönemdi o dönem.
"üff yaa, sen de çok sıkıcısın", "twite gelsene, su çok güzel" tutumu tavan yapmaya başlamıştı ki, twit ortamında da, mekana yeni gelen bir yazarın barınması çok ama çok zordu.

şimdi..
gelelim bu sözlükle bağlantı kurmaya.

burada da aynı gidişat dikkatimi çekiyor ve eğer durdurulamazsa, sözlüğün sonunu getirebilir.

sorun ne mi tam olarak?
sözlükte sürekli takılan yazarlara ve özellikle de kadın yazarlara uygulanan pozitif ayrımcılık!
kim tarafından?
yine yazarlar tarafından.

son derece sıradan hatta içi bomboş entryler görüyorum, onlarca beğeni almış.
girip yazarın profiline bakıyorum, 100'e yakın takipçisi var.
neler yazmış diye bir göz gezdiriyorum.
"en sevdiğim şey" yazmış entry diye.
10 beğeni almış.
bir o kadar da favori.

peki, sözlüğe yeni katılan birine bu yaklaşım gösteriliyor mu?
hayır.
sözlüğe arada sırada girip bir şeyler yazana peki?
ona da hayır.
dünyanın en büyük problemine çözüm bulsan, 5 beğeni zor alırsın.

böyle olmaz.

takibe takip mantığından ve aynı zamanda karşısına çıkan her kadın yazarı seri artılamaktan vazgeçmeli ahali.
bunu sağlayacak yer de yönetimin ta kendisidir.
en azından o adımı yönetim atmalı.
sözlük ortamını bir hamur gibi şekillendirmeli devamında da.
abuk sabuk entrylere verilen artı oylar niteliksiz hale getirilmeli.
gerekirse tek tek teşhir edip, yazarların bu tutumdan uzaklaşmaları sağlanmalı.

survivor programını düşünün.
ilk başta 15-20 kişi varken adada, ne güzel değil mi, millet hep birlikte bir şeyler yapmaya çalışıyor. herkes birbirine saygı ile yaklaşıyor, yardım ediyor, dinliyor, konuşuyor, belki de en önemlisi, bir şeyler üretmeye çalışıyor.

sonra ne oluyor peki?
zaman ilerledikçe, gruplaşmalar kendini gösteriyor.
kendi kafasına göre takılanlar, sürekli huzursuzluk çıkartmaya çalışanlar, yanına 3-5 kişi alıp adeta bir çete gibi onun bunun kuyusunu kazanlar, "en başarılı benim. herkes beni dinleyecek"çiler...

üç aydır adada olan yarışmacıların yanına yeni bir yarışmacı geldiği zaman peki?
bir mülteciden farkı yok değil mi?

işte bu sözlükte de, yeni gelen bir yazarın kendisini mülteci gibi hissetmesi engellenmeli.
illa rüştünü ispatlaması beklenmemeli.

1 ay boyunca günde ortalama 30-40 entry girmesi mi gerekiyor, bir yazarın dikkat çekebilmesi için?
bu çok yanlış.
sözlüğün selameti noktasında da son derece tehlikeli.

şu an bilemiyorum kaç kişi var ama eminim bi 50 yazar vardır, sözlüğü domine eden.
hadi 100 olsun.

ilerleyen zamanda ne olur biliyor musunuz?
o 100 yazar, çeşitli sebeplerle sözlükten uzaklaşmaya başlar.
kiminin canı sıkılır.
kimi bir tatsızlık yaşar, ortalığı birbirine katıp kayıplara karışır, kimi evlenir, yeşil sahalardan uzaklaşır...

en sonunda bir bakmışsınız, burada 20 tane "kodaman" kalmış sadece...

peki hiç mi yeni yazar katılmaz bu süreçte sözlüğe?
geldikleri gibi giderler.
buna emin olun.
bir şeyler yazmak isterler, müdavimlerden biri gelir dalga geçer. başka biri gelir özelden taciz eder.
gayet güzel ve içerik olarak dolu bir entry yazmıştır, bir bakar, 3 beğeni zor alıyor.
zoruna gider.
soğur sözlükten...

şu anda gidişat böyle.

bu yazdığım entryyi umarım okursunuz arkadaşlar.
devamını gör...

yaşama hevesim. dört duvar arasında fotosentez yapmaktan bir hal oldum..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ben buna hayatımı adadım.
devamını gör...

elimden geldiği kadarıyla anonim kalmayı tercih ediyorum, tavsiye ederim.
devamını gör...

sözlükte reenkarnasyon varmış.
tercihen gitmiş olanlar, geri dönmüş....
hg.*
devamını gör...

alarmı; uyanmak istediğim saatten yarım saat önceye ve uyanmak istediğim saate kurup, normal saatten yarım saat önce uyanıp son yarım saatlik uykuyu daha güzel hale getirmek.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

/ duy, artık sesimi duy
vicdanın yoksa vur, buna kabul
/

devamını gör...

çok şaşkın bir yazar. kafa sözlük'ü genelde telefondan kullandığı için yanlışlıkla engellediği yazar sayısı hiç de az değildir ek olarak yine yanlışlıkla, daha önce verdiği artıyı geri çekebiliyor.
ama gördükçe düzeltiyor.
o da insan ve yanlış yapma hakkını saklı tutuyor, affınıza sığınıyor. *
devamını gör...

gurur ve önyargı (aşk ve gurur) - jane austen
devamını gör...

*açık bırakılan dolap kapakları.
*yemek yapılırken etrafı dağıtmak.
*temizlik sonrası tezgahta temizlik maddesi bırakmak.
*lavobaya sebze/meyve kabuğu atmak.

daha da yazarım ama bana yazık.
devamını gör...

yorulmuş ve insan doğasının tekdüzeliğinin farkına varmış insandır. konuşmak, hareket etmek faydasız ve anlamsızdır artık. inandığı, hissettiği, düşündüğü artık sadece kendisine yaraşır.
devamını gör...

yüksek frekanslı ses dalgalarının farklı yüzeylerden geçerken bir bölümünün yansıması sonucu oluşan görüntüleri gösteren tıbbi cihazdır.
özellikle gastrointestinal sistem patolojilerinde genellikle ilk kullanilan yöntemdir.
avantajlarından birisi kolay ulaşılabilir, taşınabilir olmasıdır.
dezavantajı ise yapana göre değişiklik arz etmesinden dolayı bazı durumlar atlanabilmektedir.
solid-kistik lezyon ayrımında çok yararlıdır.
kemik yapılarını, akciğer gibi hava içeren dokuların görüntülenmesinde tercih edilmez.

ayriyeten damarların akımını hakkında ufak bir bilgi sahip olmak için kolay bir şekilde uygulanabilen doppler usg de kullanılmaktadır.
devamını gör...

kızlar tarafında reddedilmiş, kendisini efendi sanan bir yazar tarafından açılan başlık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim