deli vahit
mozart'ın en büyük şansı üstadla aynı döneme denk gelmemiş olmasıdır.
devamını gör...
jupiter (yazar)
sözlüğün yeni yazarlarından. müzik konusunda girdiği girdilerle bizleri aydınlatan sayılı kişilerdendir. takip edilesi.
devamını gör...
kızıl nelson uçurulsun
tam gelip "yaa ben onu seviyordum niye böyle oldu ki şimdi?!?!" diyecektim ki başlığı kendisi açmış, yoksa var yaaaa...
t: destek atılmaması gereken istek. oturun oturduğunuz yerde!
t: destek atılmaması gereken istek. oturun oturduğunuz yerde!
devamını gör...
maske takmanın olumlu yönleri
yüz bölgesini soğuktan koruması.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
bir tanıdığımın nenesi bir odada ölmüştü ve o odadaki tek şey gece lambasıydı. ondan sonra bu şiiri yazdım ona.
ey gece lambası söyle, hiç ateşin titremedi mi tanıklık ederken
insanı harikulade bir kokunun ardına saklanmış
o tiksinç horgörüsü ile sarmasına ölümün?
yoksa çıtkırıldım ateşin gorgon görmüş gibi taşlaştı mı?
neden yüzyıllardır insanlardan yardımını esirgeyen tanrı kadar suskunsun?
biliyorum, ateşin içimdeki o tanımlanamaz duygunun ateşinden titriyor
hayır, hayır! sen yaşarken ölüyorsun.
buna rağmen bir yıldız kadar kibirlisin ve dik başlı
yağmurun o şeffaf buruk damlaları kurtarırken yaşamını
şanın ışıyacak sanıyorsun uzak zamanlara dek
ateşin çölleri kasıp kavuran rüzgarlar gibi gözüpek
bir dala dahi değince incinen insandan daha ulusun sen
hasta olmaz, üzülmez, ağlamaz ve nefret beslemezsin
ateşini biri tutuşturduğu sürece var olursun
ve yaşamın bitkinliğiyle insan gibi esnemezsin
söyle bana gece lambası sönerken acı çeker misin sen de?
ışığın karanlıkla savaşırken can çekişir mi?
ya da üzülür müsün gündüz olunca?
bir başka lamba söndüğünde sen de erir misin insan gibi?
ey gece lambası söyle, hiç ateşin titremedi mi tanıklık ederken
insanı harikulade bir kokunun ardına saklanmış
o tiksinç horgörüsü ile sarmasına ölümün?
yoksa çıtkırıldım ateşin gorgon görmüş gibi taşlaştı mı?
neden yüzyıllardır insanlardan yardımını esirgeyen tanrı kadar suskunsun?
biliyorum, ateşin içimdeki o tanımlanamaz duygunun ateşinden titriyor
hayır, hayır! sen yaşarken ölüyorsun.
buna rağmen bir yıldız kadar kibirlisin ve dik başlı
yağmurun o şeffaf buruk damlaları kurtarırken yaşamını
şanın ışıyacak sanıyorsun uzak zamanlara dek
ateşin çölleri kasıp kavuran rüzgarlar gibi gözüpek
bir dala dahi değince incinen insandan daha ulusun sen
hasta olmaz, üzülmez, ağlamaz ve nefret beslemezsin
ateşini biri tutuşturduğu sürece var olursun
ve yaşamın bitkinliğiyle insan gibi esnemezsin
söyle bana gece lambası sönerken acı çeker misin sen de?
ışığın karanlıkla savaşırken can çekişir mi?
ya da üzülür müsün gündüz olunca?
bir başka lamba söndüğünde sen de erir misin insan gibi?
devamını gör...
kalbinizi en çok kıran cümle
eski sevgilimle ayrılık aşamasındaydık. uzun bir yazı yazdım o yazıyı gönderir göndermez, okuma tevazusunu bile göstemeyip bana "destan yazsanda değişmicek" demişti. o ana kadar kendisine beslediğim sevgi tek bir cümlesiyle yok oldu. sen kırmaya korkarsın karşı taraf seni cam misali parçalara ayırır..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının yaparken keyif aldığı ev işleri
serdar ortaç eşliğindeki tüm ev işleri
devamını gör...
kullanıcı adın bir cevap olsaydı sorusu ne olurdu sorunsalı
nedir bu kullanıcı adlarının sizden çektiği.
devamını gör...
charles bukowski
''hangi çiçek, diğerini “sarı açtı” diye ayıplar? hangi kuş “farklı ötünce” diğerine yasak koyar? derisinden, dilinden ötürü öldürülüyor insanlar. ah insanlar! her şeyi bulup kendini bulamayanlar.'' demiş.
sonrada, ''boşuna değildi insanların tanrılara sığınması. dayanılır gibi değildi yoksa.'' diyerek pekiştirmiş kişidir kendileri.
(bkz: taşı gediğine koymak)
sonrada, ''boşuna değildi insanların tanrılara sığınması. dayanılır gibi değildi yoksa.'' diyerek pekiştirmiş kişidir kendileri.
(bkz: taşı gediğine koymak)
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
gittikçe tekil bir hal alıyor insanlar. gittikçe bencilleşiyor. fedakarlık demode kavram zihinlerde. kişisel gelişim furyası kişiliksizleştiriyor. bildikleri şeyler artıyor ama kendilerini bilmez, ne istediklerini bilmez bir şeye dönüşüyorlar. değerlerini yitirmeyi, değerlenmek sanıyorlar. kandırıyorlar kendilerini. görünüşün hakimiyeti altında, şekil sevdasıyla benzeşmeyi özgünleşmek olarak görüyorlar. özgürlüğü, kurallarla göre hareket etmek olarak göremeyecek kadar körler. yıldızlara, gezegenlere ve fallara kapılmışlar. içindeki dolmayan boşluğun ve kötü hissin bir gezegenin retrosuna bağlamak kendilerini iyi hissettiriyor. belki vardır etkisi ama kendi yetersizliği kadar etkili olmaz hiçbir astrolojik manevra. çok bencilleşmiş bir kitle var dışarıda. herkes talepkar. hatta istekte bulunmayanların isteksizliğinden bile rahatsız olmakta. isteksizlerin arzularına yenik düşmesini isteyen tüketim kültürü gibi, istemeyenden de istemesini istiyorlar. istenmenin tahrik ediciliği de bir istek sonuçta. çoğunluktan olamayışım azınlıklarla da olamayışıma neden.
-iç kusması.
-iç kusması.
devamını gör...
budapeşte
macaristan'ın güzide başkentidir. küçük olsa da oldukça şirindir. ortaçağ ve visegrad kaleleri görülmeye değerdir. tuna nehri gezisi de fevkalededir. imkan olduğunda tekrar görmek isterim.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
hastalığı olan kişiye hastalığının ayrıntısı sorulmaz.
devamını gör...
28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi
türkiye için son umuttu. haksızlığa karşı omuz omuza bir direnişti, maalesef başaramadık.
devamını gör...
güne bir söz bırak
aslında günlere bırakılması gereken bir söz. aklıma da ülkemize ait çağırışımlar yapıyor, kulaklarımı çınlatıyor:
"kölelere asla özgür olacakları kadar ödeme yapmazlar. hayatta kalmalarına yetecek kadarını verirler ki çalışmaya devam etsinler." bukowski
"kölelere asla özgür olacakları kadar ödeme yapmazlar. hayatta kalmalarına yetecek kadarını verirler ki çalışmaya devam etsinler." bukowski
devamını gör...
yazarların sürekli kendi profillerine bakmaları
haklı. sözlükte 10 dakika duruyorsam 7 dakikasını kendi profilimde geçiriyorum.
(bkz: canım kendim)
öyle bir alışkanlık olmuş ki kendi profilimdeyken bile profilim'e tıklıyorum.
(bkz: canım kendim)
öyle bir alışkanlık olmuş ki kendi profilimdeyken bile profilim'e tıklıyorum.
devamını gör...
bayandan satılık araba
araba satarken kullanılan bayandan kelimesinin burada büyük bir önemi vardır. çünkü kadın kısmı nazik olur. bu kelime, trafikte arabanın paldır küldür ve hoyrat bir şekilde kullanılmadığını bildirir. alıcı üzerinde araba değil de sanki kız alıyormuş gibi bir tesir bırakır. satıcı taraf kız evi naz evi gibi havalara sahip olur.
devamını gör...
nicholai rosicky
sevdiği, değer verdiği, keyifle takip ettiği yazarlar için sözlük sözlük, ordan oraya savrulan yazar. * herkese merhaba diyerek masadaki yerimi alayım.
devamını gör...
zümrüd-ü anka (yazar)
tanımlarına kelimenin tam anlamıyla bayıldığım,sohbeti de kendisi de aşırı tatlı bi yazar. sözlükte oylama ve favorileme için engel olmasa kesinlikle okuduğum her tanımını oylardım ama yine de elimden geldiğince fırsat buldukça okuyorum kendisini.
umarım hep çok mutlu olur ve yazmaya devam eder tatlı yazarımız* .
umarım hep çok mutlu olur ve yazmaya devam eder tatlı yazarımız* .
devamını gör...
kahvaltıda çay içmeyen insan
benim, her hangi bir şey yerken su içerim , başka birşey içmem, çayı yemeklerden yarım saat, bir saat sonra içiyorum, kahvaltı dahil.
devamını gör...
90'lı yılların en çok özlenen şeyi
yaşama sevinci ve hevestir. en azından yaşayan ölüler değildik o zamanlar. gözlerimizin içi gülerdi. şimdi gülsek durup düşünüyor ve neden güldüğümüzü kestiremiyoruz. gülmek sanki çok absürt bir şeymiş gibi...
bir de küçükken ritmine kapılıp dinlediğimiz şarkıların sözlerinden bi haberdik. şimdi aynı şarkıyı dinlediğimiz de şarkı sözlerindeki o derin anlamlar altında eziliyoruz. 90'lar bir başkadır o yüzden.
bir de küçükken ritmine kapılıp dinlediğimiz şarkıların sözlerinden bi haberdik. şimdi aynı şarkıyı dinlediğimiz de şarkı sözlerindeki o derin anlamlar altında eziliyoruz. 90'lar bir başkadır o yüzden.
devamını gör...