puzzle
genellikle grup olarak yapılması mantığıyla nicelik olarak 2000 ila 5000 parça arasında değişen parçacıklı olanları vardır, ama insan egosu bunu tek başına yapmak da ister. genellikle ilk kez yapacaklarda 3000 parçalık bir yap-bozu "bunda ne var, 3 içerisinde yaparım, olmadı bırakırım" gibi bir küçümseyici yargı oluşabilir. bu gerçekçi bir bakış açısı değil. inat edilmesi ve o 3000 parçalık yap-bozun tamamlanana kadar 33 günü tesbih gibi çektirmesi muhtemeldir.
şunu da vurgulamak gerekir; 3000 parçalı bir yap-bozu yapmak bir zahmettir ve yapıp bitirinceye dek zahmet katsayısı ne kadar yüksek olursa, bozmak da o kadar işkenceye dönüşür. genellikle bozmak, yapmaktan daha çok stres yaratır. hatta, çoğu kez puzzle'ın tamamlanmış hali güzelce jelatinlenir ve öyle muhafaza edilir.
(bkz: yapboz)
şunu da vurgulamak gerekir; 3000 parçalı bir yap-bozu yapmak bir zahmettir ve yapıp bitirinceye dek zahmet katsayısı ne kadar yüksek olursa, bozmak da o kadar işkenceye dönüşür. genellikle bozmak, yapmaktan daha çok stres yaratır. hatta, çoğu kez puzzle'ın tamamlanmış hali güzelce jelatinlenir ve öyle muhafaza edilir.
(bkz: yapboz)
devamını gör...
doktorların hastalara sen diye hitap etmeleri
rahatsız edici bir davranış biçimidir. eğer ki motivasyonları halka inmek, samimi iletişim kurmaksa ben o üstten bakan, aptal gibi hissettiren tavrı istemiyorum.
devamını gör...
gelinin kız kardeşi
düğünlerin starı,gelinden daha çok merak edilen kişi.kaç yaşındaymış nerede okumuş konuştuğu varmıymış düğün salonunda fısıldamalara neden olur.
devamını gör...
el salvador (yazar)
seri beğenileriyle yüzümde tebessüm oluşturan yazar. umarım sen de hayatının her noktasında tebessüm edersin. ayrıca mahlasına pek anlam veremedim ama tanımları da oldukça güzel.
devamını gör...
sürekli dert anlatan tipler
özlem tekin gibi cevap verin.
"dert dinlemem anlat orada burada."
edi: bu arada özlem tekin in ünlü türkoloji profesörü araştırmacı yazar talat tekin in kızı olduğunu biliyor muydunuz?
"dert dinlemem anlat orada burada."
edi: bu arada özlem tekin in ünlü türkoloji profesörü araştırmacı yazar talat tekin in kızı olduğunu biliyor muydunuz?
devamını gör...
osman büyükşen
son zamanlarda beni epey ağlatmış kişidir kendisi. tüm zorluklara ve haksızlıklara rağmen hâlâ dik durduğu için sonsuz saygı ve sevgi ile selamlıyorum.
anneannesi ölen evladı için ağlarken "ben cahilim ardını arayamadım" benzeri bir cümle kuruyor. ölen anne ve babasının katillerini bulmak için her kapıyı çalmış, ramboculuk oynamakla suçlanmış, müge anlıya çık diye dalga geçilmiş, rapor yüzüne fırlatılmış, milletvekillerinden randevu alamamış, istifa etmesine ya da ücretli izin kullanmasına izin verilmemiş osman büyükşen doktor olmuş, cahil bir adam değil, eminim maddi olarak bir yere kadar hukuk mücadelesi verebilir ancak ben cahilim diyen teyzemizden farkı yok. o da 3 senedir verdiği insanüstü mücadeleye rağmen anne ve babasının katillerinin bulunmasını sağlayamıyor. işbilmezliğin geldiği bu akılalmaz noktada okuma yazma bilmeyen bir teyze ile tıp okumuş bir hekim aynı şartlarda çaresiz kalıyor.
buradan okuma yazma bilmeyenler elbette çaresiz kalacak ama doktorlar için her kapı açılacak anlamı çıkaracaklar vardır. onlara tek söyleyeceğim şey peki olacak.
insanları arabayla ezen hatta polislerin bu şekilde ölmesine yol açan, gencecik kızları pencereden atarak ya da döverek öldüren, bir çocuğun ölmesine yol açıp babasını akıl hastanesine kapatan zengin çocuklarının işlerini 10 dakika içinde halledebilen, onları kolayca aklayabilen ya da en basit eleştiriyi hakaret kapsamında değerlendirip eleştiri yapanı 4 dakika içinde bulan sistem, anne ve babası ölmüş gencecik bir adamın televizyonda sinir krizi geçirmesini izlettiriyor. onun verdiği mücadeleye rağmen 3 senedir katilleri yakalayamıyor.
ne desek boş.
editomini: burada değerli arkadaşımız konu ile ilgili benden önce daha detaylı şekilde bilgi paylaşmış. bir başlık altında ilk yazılan entry oldukça düzgün ve özenliyken ondan sonra gelenlerin daha fazla oy alması mantıklı değil. #1081275
anneannesi ölen evladı için ağlarken "ben cahilim ardını arayamadım" benzeri bir cümle kuruyor. ölen anne ve babasının katillerini bulmak için her kapıyı çalmış, ramboculuk oynamakla suçlanmış, müge anlıya çık diye dalga geçilmiş, rapor yüzüne fırlatılmış, milletvekillerinden randevu alamamış, istifa etmesine ya da ücretli izin kullanmasına izin verilmemiş osman büyükşen doktor olmuş, cahil bir adam değil, eminim maddi olarak bir yere kadar hukuk mücadelesi verebilir ancak ben cahilim diyen teyzemizden farkı yok. o da 3 senedir verdiği insanüstü mücadeleye rağmen anne ve babasının katillerinin bulunmasını sağlayamıyor. işbilmezliğin geldiği bu akılalmaz noktada okuma yazma bilmeyen bir teyze ile tıp okumuş bir hekim aynı şartlarda çaresiz kalıyor.
buradan okuma yazma bilmeyenler elbette çaresiz kalacak ama doktorlar için her kapı açılacak anlamı çıkaracaklar vardır. onlara tek söyleyeceğim şey peki olacak.
insanları arabayla ezen hatta polislerin bu şekilde ölmesine yol açan, gencecik kızları pencereden atarak ya da döverek öldüren, bir çocuğun ölmesine yol açıp babasını akıl hastanesine kapatan zengin çocuklarının işlerini 10 dakika içinde halledebilen, onları kolayca aklayabilen ya da en basit eleştiriyi hakaret kapsamında değerlendirip eleştiri yapanı 4 dakika içinde bulan sistem, anne ve babası ölmüş gencecik bir adamın televizyonda sinir krizi geçirmesini izlettiriyor. onun verdiği mücadeleye rağmen 3 senedir katilleri yakalayamıyor.
ne desek boş.
editomini: burada değerli arkadaşımız konu ile ilgili benden önce daha detaylı şekilde bilgi paylaşmış. bir başlık altında ilk yazılan entry oldukça düzgün ve özenliyken ondan sonra gelenlerin daha fazla oy alması mantıklı değil. #1081275
devamını gör...
türkiye'nin gençleri harcaması
masum zihinler olarak gördükleri için harcaması kolay geldiği için gerçekleştirilen boktan eylemdir. sadece türkiyede değil dünyanın hemen hemen her yerinde gençleri harcamak üzerine kurulu bir düzen vardır.
devamını gör...
aşka dair tüm inancı yitirmek
yitirmeyin. belki de yakındadır. kapatmayın kitabı. belki de diğer sayfadadır.
devamını gör...
uğur mumcu
gerçek gazeteci, gerçek vatansever, gerçek bir aydın, gerçek bir atatürkçü.
uğurlar olsun büyük insan, kalbimizdesin...
uğurlar olsun büyük insan, kalbimizdesin...
devamını gör...
alması vermesinden daha keyifli olan şeyler
kyk kredisi.
devamını gör...
dostoyevski'nin her şeyi sorun haline getirmesi
dostoyevski aslında olayların iç yüzüne odaklanmış diyebiliriz. bazı şeyler dışardan göründüğünde o kadar kötü değildir. ama iç dünyası farklıdır olayın . o kişide uyandırdığı duygular farklıdır. ben baş karakterlerin dostoyevskinin iç dünyasını yansıttığını düşünüyorum. yaşadıkları karşısında ne hissettiği, ruh halini falan anlayabiliyoruz. onun dünyasında hava hep kapalı hep bulanık ve bunu okuyucuya geçirebiliyor. biz kitaplarını okurken yaşadığımız hissi kaldıramazken o ömrü boyunca o hislerle yaşamış . ve bu hislerini birer şaheserlere dönüştürmüş . ayakta alkışlıyorum.
devamını gör...
maske yakında hayatımızdan çıkacak
asla inanmadığım ifadedir.
devamını gör...
site
sümerlerde şehir devletlerine verilen isimdir.
devamını gör...
allah’tan korkmamak
korkanların halini görüyoruz.
devamını gör...
hayata dair gülümseten detaylar
bir çocuğun mutluluğu, bir sokak hayvanının sizi görünce sevinçten çıldırması.. daha ne olsun..
devamını gör...
sözlükte yer yerinden oynarken online olmayan yazar
sözlüğe girdiğinde "aman aman nerelere geldik" diyecek yazardır.
gel hele gel panayır var gel.
gel hele gel panayır var gel.
devamını gör...
sana bakmak
bir (bkz: yılmaz erdoğan)şiiridir.
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok
uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine
sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır
sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır
bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar
verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz
sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah’a inanmaktır
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok
uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine
sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır
sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır
bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar
verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz
sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah’a inanmaktır
devamını gör...


