galiba ince bi hastalığa yakalandım. insanları mutlu etme hastalığı. birini mutlu edince kendim o kişiden daha mutlu oluyorum. bu bencilce mi, iyi mi kötü mü hiçbir fikrim yok
devamını gör...

modluk gömleğimi çıkarıp geldim.
aklıma, gönlüme güvenip te geldim.
hey aşıklar nerdesiniz işte geldim.
hay allah kimse yok, neyse hoş geldim.

hiç takmam casio.
hep tercih ederim seiko.
tatlı kiraz dururken,
vişne yiyenin aklına şaşarım.

kendine demiş afilli bir bey.
severdim, deseydi garip bir bey.
severim nizanimi bilir kendisi.
hem vardır güzel bir kedisi.

ben, bir garip yazarım.
yoktur sizden farkım
tek farkım şarkım.
aşıklar dinleyin bu şarkıyı.
devamını gör...

of yazar arkadaşlar of !! ne kadar çok unutkanlık var sizde ? bilmiyor musunuz bu ülkede her şey olabilirsiniz ama asla " rezil" olmazsınız.
şu anda konuştukları mız , bir kaç güne unutulur, birazdan yeni bir gündem ile her şey değişir.
devamını gör...

şahsi sorular. gerçi sorular genelde bu yöndedir ama gizliliğe aşık bir insanım ve birisi adımı bile sorsa garip bir rahatsızlık hissediyorum.
devamını gör...

hakkında ufak bir yazı kaleme aldığım başlıktır. sabırla okursanız sevinirim.

zamanın birinde yaz ayının ikisinde günün tam üçünde bize göre huzurun kalmadığı yöremizde, fısıltılar duyulmaya başlamıştı.
günler ilerledikçe fısıltılar artıyordu, sanki dağ, taş her taraf fısıldaşma ile doluyordu. yer yarılsında içine girsindi bu sesler. çığlıktan beterdi.
yeniden bir gemi yapmanın zamanı gelmişti. burayı terk etmedikçe fısıltılar tarafından boğulacağımızı düşünüyorduk. diğerlerini uyarmaya çalıştık ama fısıltılar çoktan yüreklerini bağlamıştı.
bir an önce gemiyi bitirmek tek isteğimizdi. şekli şemalı çok önemli değildi hatta gemiye benzemese de olurdu. yeter ki fısıltılara benzemesindi.
yoğun uğraşlar sonucu gemiyi tamamladık. ismini ruhun gemisi koyduk. son kez diğerlerini gemiye gelmeleri için ikna etmeye çalıştık. bunu yürekten istiyorduk.
orada kalmayı tercih ettiler.
biz ise çoktan harfleri toplamaya başlamıştık. ünlü ünsüz demeden, ayırt etmeden onları, tümünü almaya çalışıyorduk. kolay olmadı bu. her tarafı kapladıkları yetmezmiş gibi harfleri de etkileri altına almaktı amaçları. elimizden geldiğince gemimize topladık harfleri. rakamları almadık bıkmıştık artık küçük hesaplardan. sonra notaları topladık birer birer, sol anahtarını da ihmal etmedik, es işaretlerini de. notalar fısıltılardan sağırlaşmaya başlamışlardı artık hangi sesi çıkardıklarını bilemez haldelerdi. çok vaktimiz kalmamıştı. son olarak adaleti almaya karar verdik gemimize.
en çok zamanı da onu bulmaya çalışırken harcamıştık. adalet ortalarda görünmüyordu. fısıltılar tamamen örtmüştü üzerini. zorda olsa bulduk onu. bulduğumuzda hiç tanınmayacak haldeydi.
özenle topladığımız harfleri ve notaları ve işaretleri ve acınacak halde olan adaleti gemimizde tüm fısıltılardan arındırmaya çalıştık.
gemimiz suda değilde fısıltılar üzerinde yüzmeye çalışıyordu. balıklar bile fısıltı olmuştu.
günler belki de aylar boyunca ilerledik. artık sular üzerinde gittiğimizi fark eder olmuştuk.
temizlenmeye ve özüne dönmeye başlayan harfler sayesinde, tüm varlığını unutmuş olan ,adalet, var oluş amacını hatırlamaya çalışıyordu. gemideki herkes gibi o da çok gayretliydi.
ancak, adaletimiz tamamen temizlendiğinde kendimize yeni bir yaşam kurmaya cesaret edebilirdik. işimiz zordu ama bu yolun sonu aydınlıktı ve güzel günler bekliyordu bizi bunu hissedebiliyorduk.
devamını gör...

"çiçek tozu üstümüz başımız... bak sen geldin."
...
"der misin ki bir gün, inşallah çok bekletmedim seni."8
...
". bazen birdenbire aklıma geliyorsun öyle olsun istemiyorum kasıtlı düşünmek istiyorum seni. "
...
"sevmek de yorulur."
devamını gör...

(bkz: ıvanmılınskı)
devamını gör...

roman okuyan her insanda bulunan havadır cümlesinden sonra ciddiye almadığım başlıktır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

giysileri ilk olarak 1630 yılında napoli'de kullanılmış ve charles de l'orme tarafından tasarlanmıştır. vebanın havadan yayıldığı düşünüldüğü için gaga benzeri maske takmışlardır. maskenin içinde altmışa yakın kokulu bitki bulunmaktadır. kirli havanın bu kokular sayesinde kaplanıp kendilerine zarar vermeyeceğine inanıyorlardı. yanlarında taşıdıkları baston ise, hastaya temas etmeden muayene etmek içindir.

veba doktorları, vebaya yakalanmış hastaları tedavi etmek amacıyla halk tarafından kiralanan kişilerdir. belli sözleşme ile çalışırlar ve ücretlerini herkesi iyileştirdiklerinde alırlar.

o zamanlarda veba hastalığı tam olarak anlaşılamadığı için bu doktorların da iyileştirme oranları oldukça düşüktü. kan çıkarma gibi tedavi yöntemleri uygulayıp, koruyucu karışımlar ile hastaları iyileştirmeye çalışmışlardır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

veba doktorları, salgın döneminde oldukça değerli oldukları için yüksek ücretlerle işe alınmışlar ve kendilerine özel ayrıcalıklar tanınmıştır. bu ayrıcalıklardan birisi de özgürce otopsi yapabilmeleridir. veba doktorlarının tedavi etme görevinin yanında bir de ölülerin kaydını tutma görevi vardır.

kehanetleri ile bilinen nostradamus da bir veba doktorudur. hatta kendisi vebaya karşı önleyici tıbbi tavsiyeler de vermiştir. bunlar, vebaya yakalanmış cesetleri yok etme, temiz hava ve temiz su, kuşburnu ile yapılmış meyve suyu içmektir.
devamını gör...

zaman zaman yaşadığım durum.kararsızlık zor.
devamını gör...

jet lag belirli zaman farklılıkları olan bölgeler arasında yapılan uçak yolculuğu sonrası ortaya çıkan fiziksel ve mental (zihinsel) uyumsuzluk sorunlarıdır. ani zaman değişimi içsel vücut ritmlerini etkileyerek, karışıklık yaratır.(vucut saatini ayarlayan melatonin hormonu dengesini bozar) özellikle doğu ve batı yönünde uzun uçuşlar yapılmış ise uyuma ve uyanık olma siklusu bozulduğundan meydana gelen fizyolojik değişiklikler sonucu jet lag oluşur.

bunun sonucunda yorgunluk, depresif (saldırgan) duyguların oluşması, baş ağrısı, konsantre olamama, iştah kaybı, uyku bozukluğu, kuvvet kaybı ortaya çıkar.

vücudun eski durumuna kavuşması ve eski ritmini yakalaması için birkaç gün gerekebilir.

jet lag, bireyleri farklı derecelerde kavuşması ve farklı şekillerde etkiler. bu etkilemede çeşitli faktörler söz konusudur. bu faktörler şunlardır:
a. yaş,
b. önceki uyku alışkanlığı,
c. içe/dışa dönük kişilik.

burada uyum süresi uçuş yönüne bağlıdır. batı yönüne doğru yapılan bir uçuş sonrası uyum, uçulan iki yer arasındaki saat farkının yaklaşık yarısı kadar bir sürede sağlanabilmektedir. doğu yönünde doğru yapılan uçuşta ise uyum, uçulan iki yer arasındaki saat farkının 1. 5'e bölümü sonucu ortaya çıkan sürede gerçekleşir. kuzey veya güney yönüne doğru yapılan uçuşlarda bu uyum, bir duş alınarak, yemek yenilerek ve kısa bir uyku ile sağlanabilmektedir. bu nedenle ülkemiz koşullarında özellikle amerika'dan gelen oyuncularda bu konu göz önüne alınmalıdır.
devamını gör...

ekstensör kasların tendonlarının aşırı gerilmesi veya epicondylus lateralis(dirseğin dış tarafı) patolojisine bağlı oluşan rahatsızlıktır.
dirsek dış tarafında şiddetli ağrı ile karakterizedir.
daha çok tenis oynayan kişilerde görüldüğü için bu adı almıştır.
devamını gör...

artık bilerek yaptığını düşündüğüm paylaşımlardan bir tanesi. kadın baktı gündem oluyo. reklamın iyisi kötüsü olmaz. yazıyo da yazıyo.
devamını gör...

yav bu z kuşağı size ne etti
devamını gör...

hoşuna giden tanımları beğenen yazardır. amacı beğendiği tanımları belli etmektir. bu kadar.
devamını gör...

türkiye de maalesef olmayan durumdur. okullar açıkken doğu ile batı arasında bi dünya fark vardı covid sürecinde bu bi dünya üçe falan katlandı.yazık!
devamını gör...

çok önemli bir kavramdır.

yeterli olarak sağlanamaması başarıya engel olur.
devamını gör...

canım yatağıma yattığım andır.
(bkz: klinomani)
devamını gör...

okula gitmeyip okuma yazmayı kendi öğrenen ve 304' ü roman olan 312 kitabı bulunan yazardır. 13 yaşında şiir ve öykü yazmaya başlayan yazar eserlerinde özellikle acıklı ve melodramatik olay örgüleri kullanmıştır. üvey baba, küçük besleme, mercan kolye, babamın günahı kitapları en çok bilinen ve aynı zamanda beyaz perdeye uyarlanan eserleridir.
devamını gör...

çok ilginç duygusal değişimler oluşturan yayın olmuştur. öncesinde her şey american horror story'nin 9. sezonunu birlikte izleme kararıyla başladı. dizi bittikten sonra, seri katiller ve dizideki seri katillerin kimlerden esinlendiği hakkında bir sohbet geçti. sonrasında kriminal olaylar, seri cinayetler, psikoloji ve aile üzerine detaylı bir tartışma oldu. (bu sırada olayın nereye gittiğini anlamayan sözlük yazarları olur olmadık kahkahalar atmaya başladılar) sonrasında yayına katılan bir gardiyan ile hararetli bir tartışma gerçekleştirildi. suç, suçlular, kriminal olaylar, suçluların hakları, hukuk ve etik kavramı derken sözlük yazarları yavaştan kafayı kırmaya ve kahkahaların yanı sıra tuhaf hikayeler anlatmaya başladı. şimdiye kadar hiç böylesine tuhaf bir yayına denk gelmemiştim. hani otursan yazsan programını yapsan, insanlar neye uğradığını şaşırır. çok tuhaf bir geceydi, hala çok gergin ve tedirginim. az önce ayna karşısında sigaramı yaktıktan sonra gürültülü bir şekilde kahkaha atarak sütümü yudumladım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim