taklitten öteye gidemeyen türk pop müziğini, özgün bir kalıba sokan ermeni asıllı besteci, aranjör, deha müzisyen.

70’lerde ithal parçaların aranjesi sonucu oluşan replika parçalarla esamesi okunmaya başlayan türk pop müziğine çağ atlatmıştır. başta sezen aksu olmak üzere; aşkın nur yengi, bülent ortaçgil, harun kolçak, nilüfer, zerrin özer, zuhal olcay, ayşegül aldinç, levent yüksel gibi birçok müzisyenin albümüne katkıda bulunmuştur. onno müziği, 90’lar türkçe pop'unun temelini oluşturmuştur.

ölümü sonrası, minik serçe* kendini eve kapatmış ve büyük bir depresyonla mücadele etmiştir. müziğini de bir süre icra edememiştir.
devamını gör...

uzun saçlarım çekik gözlerimle katılacağım birliktir.
selam sana dost.
devamını gör...

başlığı görünce yoldaş;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birde, serseri değil beyefendi görüntüsü çizen ama anlaşamadığınız konularda, farklı kişiliğe bürünüp, konu dışı kadının karekterine yönelik ağır hakaretler eden, tartışma adabından yoksun adamlar var.tercih edilirse tavsiyeler aynı.
devamını gör...

hayat şartları..
devamını gör...

* troll de olsam insan insandır.
devamını gör...

mutlu günler vaat ediyor sana yıllar ömür boyu
devamını gör...

birleşmiş milletler tarafından dünya kadınlar günü olarak tanımlarmış olan gündür. esasında kadın hakları hareketinde öncü bir hareket olarak da tanımlanmakta.


günümüzde bazı ülkelerde önemsenip resmi tatil olarak ilan edilmiş olsa da pek çok ülkede görmezden gelinmekte ya da yalandan adı anılmakta.

ülkemizde de kadınlar günü hatırlanmasına rağmen sözde kaldığını düşündürmekte. günümüzde kadının sosyal hayatta ve ekonomik hayatta rolü daha fazla olmasına rağmen; şiddet, öldürülme, iş hayatında ezilme, sosyal hayatında belli şekilde sınıflandırılmaya devam etmekte ne yazık ki.

kadın iş yerinde güçlüyse terfi alması daha zordur. aldığı terfi bile sorgulanır. erkeklerin zeka ve emekle geldiği konumlara kadınların aynı şekilde gelmesi sanki imkansızmış gibi.

sosyal hayatta ev işi yapmak ya da çocuk bakmak sadece kadın görevi gibiymiş gibi bir algı olması da acıdır. evi tek başına kurmadığı gibi çocuğu da tek başına yapmamıştır.

kadına gerçek anlamda bir değer verildiğinde belki daha medeni daha gelişmiş bir dünya olacaktır.

kadını tek bir güne sığdırmakta sınıflandırmanın bir çeşidi. sanki hediye alınması kutlanması gereken bir günmüş gibi olan algının yıkılması da gerek.

son olarak, aşağıdaki görsel tüm kadınlara gelsin. herkese ve her şeye rağmen güçlü olan kadınlara.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yine saçma batıl inançlar sebebiyle ortaya çıkmış olan bir haber.

tedbir almak yerine şans getirsin, kötülükleri uzaklaştırsın diye saçma sapan batıl inançlara inanıp ömrümüzü sürdürüyoruz.

bu çinli vatandaş da bırakın kendi hayatını tehlikeye atmayı, onlarca insanın hayatını tehlikeye atmış. manyak mısınız gerçekten? bir insan nasıl inanır ya birkaç tane bozuk paranın şans getirebileceğine, nasıl inanır aklı almıyor. ama ne yapalım, hayatın içinde bunlar da var.

neyse ki durumun farkına varılmış da kimseye bir şey olmadan atlatılmış.
devamını gör...

islam dininde, hac esnasında kabe'nin çevresini yedi kez dönmeye verilen isimdir.
devamını gör...

öz eleştiri adı altında kendini övenlerin de olduğu başlık. öz eleştiri bu değil yalnız.

çok egoist ve ön yargılı bir insanım. insanları çoğu zaman elimde olmadan dış görünüşüne göre yargılıyorum. biraz da huysuzum.

öz eleştiri dediğin böyle olur.
devamını gör...

erkek? ve özellikle türk erkeği?

aldatma kelimesi, olayı bazı ülkelerde normal bir durumken türk'e ve sadece erkeğine yapıştırmak değişik olmuş.

erkeği, kadını kalmadı bu işin sadakatsizlik yeni bir trend.
devamını gör...

ben gülersem, güzel yazmış falan dersem oylarım, ben de o yok. hiç sevmediğim bir yazara daha geçen bastım artı oyu çünkü tanım gibi tanımdı yani. hem hani oy yazara değil tanıma verilirdi melting? oldu mu bu şimdi sorarım sanaaa.
devamını gör...

şurada bilgisayar başında rahat rahat otururken insanların hayatlarının bir anda bittiğini, bu şekilde şehit olduklarını duymak... yazacak şey bulamıyorum. mekânı cennet olsun.
devamını gör...

derdini anlatırsın sana ders programı yapalım derler.
devamını gör...

mö 280'de ıı.* ptolemaios tarafından, liman girişindeki pharos adası üzerine yapılmıştır. 110 metre yüksekliğindeki bu fener üç katlı ve her katta hafifçe içeri doğru meyilli yükselen duvarları varmış. bina planında en alt kat kare, orta kat altıgen, üst kat silindirik biçimdeymiş. geniş, sarmal biçimde bir merdivenle katlarda ulaşım sağlanır ve üst kattaki fenerin ateşi geceleri sürekli açık tutulurmuş. ortaçağda araplar bu ateş yakılan yere küçük bir ibadet bölümü yapmışlar.

ms 955 yılında fırtınalar ve depremlerden dolayı gövdesi büyük hasar görmüş. 12. yüzyıl içinde fenerin ayakta olduğu biliniyormuş. sonraki yıllarda depremler nedeniyle kalan kısımları da yıkılmış. 1477 yılında taşları kale inşa etmek için kullanılmış. 1994'te faros adası etrafında yapılan su altı araştırmalarında ıı. ptolemaios'a ait olduğu düşünülen dev bir firavun heykeli bulunmuş.

yabancı kaynaklarda lighthouse of alexandria ve pharos* of alexandria olarak geçer. çeşitli çizimleri mevcut, bu isimlerle aratarak inceleyebilirsiniz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

feridun duzagac - beni bırakma (video version)
klibi izlemenizi tavsiye ederim.

devamını gör...

daha çocukken başlar hayatın eziyeti. ayağına giyecek ayakkabın, üstüne giyecek kıyafetin olmaz. dışarı çıkarsın etrafdaki çocukların üstü başı gıcır gıcır, ellerinde bakkaldan aldıkları yiyecek içecek mutlu bir şekilde gülüp eğleniyorlar; sen başını önüne eğer ve kimselerle göz göze gelmemek için koşar adımlarla bakkala gider sadece ekmek alırsın, o parlak ve renkli paketlerde gözün kalır ama sadece iç geçirirsin.
okula gidersin; herkesin üstünde yeni alınmış okul kıyafeti, sırtında çantası, ayağında ayakkabısı, kalemleri, defterleri... senin ise her şeyin sağdan soldan alınmış olan ikinci el kıyafet ve eşyalarla doludur. teneffüs olur herkee kantine gider, sen sınıfta oturursun.. bu durum yıllarca böyle sürüp gider ve büyürsün, liseye gitmeye başlarsın değişen hiçbir şey yoktur. kim ne derse desin yılların vermiş olduğu o eziklik ve içe kapanıklık seni yalnız bir insan yapmıştır artık. arkadaşların sana neden hiç konuşmuyorsun, neden bizimle dışarıya çıkıp gelip dolaşıp bir şeyler yiyip içmiyorsun der ama senin verecek hiçbir cevabın olmaz çünkü yoktur. sonra bu insanlar seni havalı ve kibirli olarak görür, öyle tanımlar ve seni dışlar. hiçbiri bilmez ama cebinde bir tane simit alacak paranın olmadığını.
sonra bir şeyler başarmaya başlarsın. yavaş yavaş zenginleşir ve herkes tarafından görülen bir insan olmaya başlarsın. zor zamanında yanında olmayanlar, seni bir hiç olarak görenler; bir bir yanında bitmeye ve senden bir şeyler dilenmeye başlarlar. işte tam da o noktada anlarsın bu dünyanın ne kadar acımasız ve adi bir dünya olduğunu. anladım ve iyi olmaktan, iyilik yapmaktan uzak durdum çünkü insanlara bunu hak edecek kadar iyi değiller, nankör her zaman her yerde nankördür. beni kimse görmedi, saymadı; savaştım ve kazandım.
devamını gör...

günaydın sözlük.
ankara'da mis gibi bir hava var.
dün kızım arkadaşı ile kırk yılın başı sokağa çıktı ve gördüğü çiçekleri benim için topladı. sonra beni aradı, annecim bunlar hemen bozuluyor ne yapayım dedi.
resmini çek bana at dedim.
çiçeklere mi bayılsam, küçücük olan ellerin büyümesine mi bayılsam, annesinin kır çiçeği aşkını aklından çıkarmamasına mı bayılsam bilemedim.
dileyen de bayılsın diye kızımın çektiği fotoğrafı buraya bırakıyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ela gözlü biri olarak ela gözü seçiyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim