just ice diye bir yazar gördüm bugün. bir de ide var.

bu iki arkadaşın nicklerini de benzetiyorum.
(bkz: freshandnatural)
(bkz: fearofartemisia)
devamını gör...

bir arkadaşım heyecanla bir şey anlatırken evde telefon çekmiyor diye anlamadığımdan anlamış gibi yaparak ortamı bozmuyorum.bir de üstüne anlamadığım konu için yorum yapıyorum, gülüyorum falan .
devamını gör...

“istediğin bir şey oluyorsa bir hayır, olmuyorsa bin hayır ara.”
devamını gör...

tüm enerjinizi sömürür.. allah düşmanıma vermesin..
devamını gör...

insanların çoğu için doğru olan önerme.
çift sayılar ile tek sayılar arasında benim kendi adıma söyleyebileceğim en büyük fark "güven"dir.
evet çift sayılar daha güvenilir, aileden biri gibi.
mesela 2 sayısı çok şirin, çok candan. 4, 6, 8 kahvede çay ısmarladığımız hasan abi ya da komşumuz emine teyze gibi. 16 sayısı çok babacan bir sayı. tam anlamıyla ahmet amca gibi.
bir de 3, 5, 7 sayılarına bakın. yolda görsem yolumu değiştiririm.
neden acaba ?
devamını gör...

bir ışık kaynağından çıkan gözle görülen ışığın renkli bir çözelti içinden geçerken oluşturduğu absorbansın ölçülmesi prensibine dayanan biyokimyasal yöntemdir.
devamını gör...

full istikrar.
devamını gör...

- domates salçası koyduğunuz her yemeğe bir küp şeker atın, asit dengesi önemli. evet her yemeğe.
- köri, kimyon, zerdeçal, taze kekik gibi keskin tatlı ve kokulu baharatlar başta olmak üzere baharatların çok büyük bir kısmının yemeğe eklenmeden önce ısıl işleme tabi tutulması elzemdir.
- bütün bir tavuğun piştiği anlamak için eğer mutfak termometreniz yoksa (varsa ortalama 80 derece) fırından çıkardığınız tavuğun en kalın yerinden bir bıçak batırın. bıçağın üzerinde kalan sıvı şeffafsa tavuk pişmiştir. eğer bıçak kupkuru çıkıyorsa soğutun ve tavuğu sokak hayvanlarına verin. bir sonraki pişirmenizde daha kısa süre fırında tutarsınız, denemeye devam.
- her türlü kırmızı et marinasyonunuza bir yemek kaşığı sirkeyi mutlaka ekleyin ekleyin. sarımsağı söylemeye gerek duymuyorum.
- mangalda, ızgarada balık pişirirken telin üzerine limon dilimleri dizerseniz hem balığın ızgaraya yapışmasını engellemiş hem de lezzeti katlamış olursunuz. ve allah aşkına somonu mangalda pişirmeyin.
- göz yumurta pişirirken* yumurtaları kırdıktan hemen sonra tavaya bir küp buz atın. yumurtanın her kısmının eşit oranda pişmesini istiyorsanız tabii.
- profiterol, ekler, tulumba vb. tatlıların hamuru olan şu hamuruna* tamamen soğutmadan yumurtaları eklemeyin. ılık, az ılık, soğuğa yakın, tüm bu dereceler hamurunuzun yumurta kokmasına sebep olur. ne kadar soğursa yumurtaları hamura yedirmek o kadar zor oluyor biliyorum ama yapacak bir şey yok. emeksiz yemek olmaz.
- mutfağı sevin. sevilmeden yapılan yemek lezzetli olmaz.
devamını gör...

adalet ağaoğlu’nun fikrimin ince gülü romanından uyarlanan tunç okan filmidir. filmin senaryosunu da tunç okan, macit koper ile birlikte yazmıştır. ilyas salman’ın çok büyük oynadığı filmdir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
aslında filmi konuşmadan önce sanat dallarının nasıl iç içe geçerek harikalar yarattığına bir bakmamız gerekir. muallim ismail hakkı bey’in unutulmaz, eskimeyen ve herkeste bir hatırası bulunan muhteşem şarkısı türk edebiyatının ilk yol romanı sayılan fikrimin ince gülü romanına esin kaynağı olur. bayram’a sevgilisinin hediye ettiği plaktır kitabın ismini veren.

daha sonra bu kitap da mercedes mon amour diye de bilinen filme esin kaynağı olur ancak filmde plak hediye etme sahnesi bulunmaz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
film bir şekilde almanya’ya işçi olarak kapağı atan bayram’ın sınıf atlamasına neden olduğunu düşündüğü bal rengi mercedes’i ile türkiye’ye tatile gelmesini anlatır. bayram şehirli olma, kendini küçük gördüğünü düşünen insanlara ders verme aracı olarak gördüğü mercedes’ine aşkla, tutkuyla bağlıdır. ancak onun bal rengi gördüğü mercedes’i bazıları için bok rengi mercedes’tir.

unutulmaz onlarca sahne ve replikle dolu olan film bayram’ın kendi bacağından asılan bir koyun olmaya çalışmasının bir anlatısıdır aslında. yükselmek için birilerinin üzerine basmanın gerekli ya da zorunlu olup olmadığı fikri de doluşur izleyenlerin zihnine filmi izlerken.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tunç okan’ın otobüste biraz biraz başladığı yol hikayesi anlatısının tamama ermiş halidir sarı mercedes. bayram’ı sevmekle nefret etmek, oh olsun demekle acımak arasında gider gelir insan.
devamını gör...

patavatsızlığı açık sözlülük sanan insanlar.
devamını gör...

"birini sevmeye başlamak, başlı başına bir iştir. güçlü, cömert ve biraz kör olmak zorundasındır. hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki, bir uçurumun kıyısına gelir ve atlayarak karşıya geçmek durumunda kalırsın; işte o an düşünmeye kalkarsan aşamazsın o uçurumu."

-jean paul sartre, bulantı
devamını gör...

her daim yaptığım, yapmaya devam edeceğim şey. hatta yazdıklarını begenmediysem acaba ortak noktamız yoksa neden beğenmiş diye kendi kendimi de sorguladigim oluyor.

şakası bir yana seviliyorsunuz.
devamını gör...

anne ve babam istediği şeyi almayınca bana duygu sömürüsü yapar ve asla karşı koyamam
devamını gör...

bazen de işe yarar, tuhaf gelse de. kumandalarda özellikle.
devamını gör...

yaklaşık 380 saat oynadığım bir oyundur kendileri. bu saatleri gerçekten zevk alarak geçirdiğimi söylemek istiyorum ama oyunda bazı şeyler var ki beni hafiften oyunu bırakmaya itti. uzun bir süredir de oynamadım.
1- tekrar etme:
oyunda başınıza gelebilecek iki tane şey var, ya küçük bir ülke alır ve onu büyütürsünüz ya da büyük bir ülke alır onu daha da büyütürsünüz. bu oyunda asla küçülme yok. büyüdükçe sadece güçleniyorsunuz. tek kısıt hızlı büyümemeniz. aldığınız yerleri core yaparsanız ve koalisyon yemezseniz sıkıntı yok. bu, gerçekçiliğe çok büyük bir darbe. tamam bu bir oyun ama bence bu konuda gerçeğe biraz daha benzemeliydi. büyük ülkeler büyümekle ilgili sıkıntılar yaşasaydı. bu oyuna göre belli bir büyüklüğe ulaşan her ülke tüm dünyayı fethetmeliydi. bu özelliği hiç sevmedim. büyük ülkeler neden çöker kısmını hiç anlatmamış ve bu da oyunun zevkini almış. bu oyunda sadece büyümek var. bu yüzden de belli bir yerden sonra sıkıyor ve rakibiniz kalmıyor. işte, bu sıkıcı kısma ne zaman ulaşacağınız ilk başta aldığınız ülke ile alakalı. keşke ülke büyüdükçe bu sefer de onu dağılmadan tutmaya çalışmakla uğraşabilsek ama ne yazık ki böyle bir şey yok.
2- bilime ulaşma:
osmanlı alıyorum, biraz para veriyorum cebimden ve şak! artık rönesanstayız. biraz zaman geçiyor ve ben para biriktiriyorum, sonra vakti geliyor ve şak! artık osmanlı reformu da yaşıyor. 1800lere gelmeden osmanlı aydınlanmayı bile yaşıyor. böyle bir şey yok. bilime bu kadar kolay ulaşmak aşırı sıkıcı olmuş. avrupa ile oynarken tamam ama avrupa dışında oynarken bilimin yayılmasını beğenmedim. osmanlı ile yıllar boyunca bilimden nasipleneceğiz diye kıvranmalı, bu sırada da elimizdekileri korumak için çaba sarf etmeliydik. peki oyunda olan ne? para ver bilimi al ve genişlemeye devam et. daha çok genişleyip daha çok para kazan ve bilim gelirse al. bunun çözümü de yeni teknolojilerle açılan birimleri daha güçsüz yapmak değil, osmanlı'nın institution almasını bir şekilde zorlaştırmak. ben şahsen osmanlıyı belli bir yere getirip sonra avrupadan geri kalmamak için uğraşmayı tercih ederim ama oyunda öyle değil. hindistanda bile biraz mana yatırıp institution alabiliyorsunuz. öh yani.
3- oyunun bizi tarihsel olmaya zorlaması:
bu aslında bir zorunluluk değil ama yine de verdiği avantajlar o kadar yüksek ki insan mecburen iyi oynamak için tarihsel devam etmek zorunda kalıyor. yani zamanında osmanlı padişahları durum onu gerektirdiği için belli yerleri fethetmiş ama ben oyunu oynarken aynı şartlar oluşmuyor ki o zaman neden bana aynı sıra ile belli yerleri fethetmemi gerektiren görevler veriyorsun? sanki illa tarihteki aynı sıra ile devam etmem gerekiyor. sandbox olmasını ve görev ağaçlarının hiç olmamasını tercih ederdim veya olacaksa bile tarihteki sıra ile olmamasını isterdim. sonuçta zamanında o yeri fetheden kişi kendi zamanına göre uygun görmüş ama bu oyunda şartlar farklı her şey farklı ben niye o zamanki ile aynı şeyi yapmaya uğraşayım? sevemedim bu özelliği de.
4- poplar olmaması:
oyunda bilimi ve teknolojiyi bulmak krala bu kadar dayanmamalı. aksine, victoria 2 gibi poplar (population, şehirde yaşayan insanlar) olmalı her şehirde yaşayan ve bunlar bilim üretmeli ama eğer bu olmuyorsa da şehir şehir bölünmeli. şimdiki halinde teknolojileri sanki kralım buluyormuş gibi oluyor. oyun mana puanlarına fazla bağlı. bence bu da değişmeli. kral salak olursa ülke şak diye çöküyor, iyi olursa hemen şahlanıyor. böyle deyince gerçekçi oldu mu evet ama iyi kralların ülkeyi şahlandırması bu oyundaki ile aynı sebeplerden dolayı değil.
devamını gör...

burası yeni bir oluşum ancak tabiri yerindeyse piyasaya hızlı bir giriş yapmış görüntüsü var şu anda .

öyle ki, katılımcılar o kadar özgüvenli, o kadar kendinden emin ki , yıllardır aynı kulvarda yer alan farklı sitelere sürekli bir gönderme, sürekli bir irrite etme, sürekli bir tü kaka muhabbeti söz konusu.

yapmayın bunu, ayıptır,
söylemleriniz doğru da olsa , etik olmak adına, karşında muhatap da yokken konuşmak bir kere ahlaki değil zaten . çünkü birinin çıkıp 'hayır öyle değil, böyle ' deme hakkı ve şansı yok.

şu an bile , ekşi şöyle, uludağ böyle gibi bir sürü başlık var gündemde.

hani bir söz var ,' birilerinin eksikleri yanlışları üzerine binerek yükselmeye çalışmak ' , adeta o hava estiriliyor şu an burada.
evet, hâli hazırda iyi durumda olmayabilirler, ama bu , söz konusu yapıların ülkede ilkler olduğu ve bir çığır açtıkları gerçeğini değiştirmez.

kaldı ki , içinde bulunduğumuz sözlüğün 10 gün sonra nerde , nasıl bir konumda olacağını bilen var mı ?

kısaca hoş bir görüntü vermiyor bu tür yorum ve başlıklar.
en azından söz konusu oluşumların bu kulvarda geçirdikleri yıllara ve kazandıkları deneyime saygı gösterilmeli diye düşündüğüm durum.
devamını gör...

özellikle bazı yazarlar var onların yazılarını gözüm kapalı beğeniyorum. çünkü onların her yazısında bir emek, uğraş oluyor. beğeninin amaçlarından birisi de karşı tarafın evet okunuyor ve değer veriliyorsunuzu görebilmesi. ben de onlar görsün mutlu olsunlar istiyorum bu kadar basit.
devamını gör...

annemin merak ederek bana sormasına vesile olan, beraber güldüğümüz durum.
"bu yazıyı kopyalayıp profilinize yapıştırın" demiş bir de, bak bak bak...
uygulamayı kullanırken zaten her şeye izin vererek kullanıyorsun, ancak uygulama üzerinden iznim yoktur diyorsun... üstelik izinler uygulamayı kullanmanın önkoşulu...
(bkz: başıma geleceklerden google play sorumludur) diyen çocuklardan farkı yok.
devamını gör...

1- uyumadan önce yemek videoları izlerken arka fonda arabesk müzik dinlemek.

2- her şeyi unutmak

3-kestiğim saçlarımı kavanozlarda saklamak.
devamını gör...

diş ağrısı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim