'eskiden ...' diye başlayan cümleler kuruyorum.
elektronik aletlerin benim bilmediğim özelliklerini fark edince 'vay bee teknoloji ne kadar da ilerlemiş' diyorum.
deniz kenarında, sessiz bir yere yerleşip denizi izlerken çayımı, kahvemi içip kitap okumak istiyorum.
devamını gör...

"yılın nirengi noktası.."diyor
cümle arasında tomris uyar,
"belkide aslında,
bizi bu büyük kent kargaşası,
bu büyük gerginlik ayakta tutuyor.."

nirengi;
belli sayıda noktaların konumunu büyük bir doğrulukla ve kesinlikle saptayabilmekti oysa.. beden,ruh ve yüzeyselliğin eşsiz kabiliyeti diyorum ben buna..*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ya da kaçtı mı? aklıma nedense altınları alıp kaçan kuyumcular geliyor.* sözlükte bildiğimiz kadarıyla değerli bir maden yok. ama ya varsa ve yoldaş bunu bulduysa?
eğer öyleyse sorarım size; hani yoldaşlık? hani aileydik? püü.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tabii bunlar işin şakası şukası. yoldaş umarım iyidir ve sadece biraz kafa dinlemek istemiştir.*
devamını gör...

27 şubat 2021 tarihi itibariyle benim için sonlanmış olan yaş grubudur.
devamını gör...

hepsini ayrı ayrı çok seviyor olmasından kaynaklanan durum.
kimini dostu, kimini arkadaşı, kimini gönül arkadaşı, kimini ona ekleyen, kimini ona ihtiyaç duyan, kimini yakını, kimini merak uyandıran vb.
sezen aksu, gönlü sevgi dolu bir kadın.
niye tek bir adamı sevsin, niye tek bir şekilde sevsin. gönlünün zekatını veriyor. yanlış anlayanlar utansın.
devamını gör...

psikologlar, psikiyatristler, rehberlik hocaları, danışmanlar.
devamını gör...

"hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar"

devamını gör...

saçım kıvırcık olduğu için sürekli yaptığım bir eylem.çünkü tararsam daha da kötü oluyor.
devamını gör...

sadece türkiye'de değil dünyanın hemen her ülkesinde bilim ilgi çekici değildir. bilim vatandaşın ilgisiyle değil, devletin desteğiyle yürüyor. bugün amerika'da 330 milyon insan yaşıyorsa eminim 329 milyonu tik tok çekiyor, içki, alem, parti, kızlar takılıyordur. önemli olan devletin bilimi engellememesi, bilime ilgi duyan o azınlık grubu bulması ve sonuna kadar teşvik etmesidir.
devamını gör...

sadece tek bir cümlesi ile, hala süren ahlak yozlaşması ülkede nasıl başlamış gösteren eski cumhurbaşkanı (bkz: bal tutan parmağını yalar) bonus (bkz: benim memurum işini bilir)

hakkını yemeyelim elbette bazıları ile kıyas götürmez açık görüşlü bir adamdı.
devamını gör...

bazen ne yaparsan yap hiçbir şey değişmez, hep mi beni bulur, hep mi bu kısır döngü sürecek diyorsan, orada derin bir tefekküre dalman gerekir çünkü döngüden çıkmaya henüz içsel olarak hazır değilsen, zaten şimdi ve burada yani anda kalmayı henüz becerememiş isen daha alacağın dersler, tekamül yolunun gösterdiği istikamette gideceğin yollar var demektir. önce sakinleşmeli, bilincini "şimdi ve burada"ya getirebilmeli, sonrasında gideceğin yolda kararlılıkla yürüyebilmelisin.. ancak dingin ve sakin bir zihinle çıkılan yolda başına gelenlerle mücadele edecek gücün olur...
devamını gör...

ikinci şansa gerek yok, insanlar asla değişmez.
devamını gör...

en basit yöntem kitapları sesli okumak ve bunu yaparken çiçek koklar gibi (diyaframdan) nefes almaktır.
devamını gör...

kanka senin noel baba vardi ya, heh o artık yok. (bkz: günümüz noel babaları)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

egzistansiyalist ne ahlaki değerlere ne de tanrıya inanır; fakat insanın vicdanının olduğunu, iyi bir iş yaparsa onu güzelleştirdiğini, teskin edip huzurlu kıldığını ancak kötü işin vicdanı sızlattığını söylüyor. burada bir soru gündeme geliyor: vicdan varlığın mı yoksa mahiyetin, özün, niteliğin, sıfatın mı bir parçasıdır? açıktır ki özün,mahiyetin bir parçası. insan mahiyet ve sıfatlarda değil varlıkta müşterektir...

ali şeriati'ye göre albert camus teslim oluyor; fakat hayatı kötü bilen sartre acıklı bir tarzda hayata bir anlam vermek için çabalıyor, âlemde olmayan mefhumu oluşturmak istiyor, ama olmuyor

neden başarılı olamıyor: çünkü kendi hayatından daha yüksek ve daha kutsal bir merkeze ve mutlak bir hakikate inanan insan kendini feda eder. fakat kendi mutlak özgürlüğüne ve benmerkezciliğe, kendini ölçü almaya inanan -kendini hiç bilen- bir insan, acaba başkaları -onları da hiç biliyor- için böyle bir fedakarlık yapar mı?

ideolojilerde dert, aşk, eylem üçlüsü olmak mecburiyetindedir. zira olmazlarsa başarı elde edemezler. kalıcılık yakalayamazlar.
dert insanın veya ideolojinin aklına takılan herhangi bir sorun, yeryüzündeki bir bozukluktur.
aşk ise bu sorunu ve bozukluğu gidermek için insanın yapıştığı ideoloji veya felsefe akımıdır veya ideolojinin bunu gidermek için ortaya attığı düzeltme teklifidir.
eylem ise senin bu ideolojiye yapışarak o bozukluğu gidermek için harekete geçmek "ben" kavramını "biz" kavramına feda etmen veya ideolojinin insanı buna itmesi, insanı gönüllü olarak kendini fedaya davet etmesidir.
dinin dışında hiçbir ideoloji eylemi gerçekleştiremez ve eylem olmadan dert ve aşk aynı kalpte huzur ve uyum içinde yaşayamaz, bulunamaz.
neden din?
çünkü din dışı ideolojilerde gaye zevktir, ana hedeftir. dinlerde ise kutsal ideye erişmek için çekilen acı ve ızdırap zevktir. dinlerde kutsal bir ideye erişmek için ızdıraba tahammül eden bir kimse zevk alıyor; bu ızdırap dine inanan kimse için bir hedefe varma yolunda zevk veya lezzetttir. oysa diğer akımlarda zevkin bizatihi kendisi hedeftir. bu ise "biz" kavramını "ben" kavramına feda eder ve işin sonunda sartre çıkıp der ki
"özgürlükten kastım bu değildir"*

kısacası (bkz: çok yüce olan ahlâkı hiçlik üzerine inşa etmek)
(ahiret)
#605802
(bkz: psikolojik egoizm)
devamını gör...

ülke için çok acı bir durum. bunun yanında kadınlara bir tavsiyem; lütfen, güçlü erkek ararken, psikopat, maço, hanzo erkeklere gönül vermeyiniz. bu ülkede işlenen kadın cinayetlerinin en az 1/3'ünü maço, kaba-saba-sevilmemiş-travmatik erkekler tarafından işlendiğini düşünürsek bu tür insanlardan uzak durunuz.
devamını gör...

şarkının klibini izleyip gülümsememek elde değil. gülümseyin dostlar, çekiyorummm.
anlarım ki sonbaharsın, şimdi boş sokakların...
devamını gör...

"onu, sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
titreme daha fazla kalbim.

bağışla kendini artık onu da
bırak gitsin.
bırak gitsin.

o senin ezel gününden kaderin
sen onu nasılsa bin kere daha
seveceksin"
devamını gör...

milyonlarca yıl geriye gidip karaya çıkan ilk tiktaalike tekme atar ve denize geri dönmesini söylerdim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim