besyo okumuş bir de, üzüntüden ağlama derecesine geldim şu an. besyo okuyanlar zaten atama konusunda oldukça şanssızlar, kendimden biliyorum 2 sene atama beklemiştim. işte türkiye torpil, çifte standart ülkesidir. arkanda dayın varsa, en beceriksiz bir insan olsan bile bir baltaya sap ederler seni ama arkanda dayın yoksa atama beklerken çalışmak istersin sonra da hayat seni ölüme götürür. bu genç gibi.

şu gencin hayallerini çalanlar mutlu olamasınlar umarım, tek temennim budur ya.
devamını gör...

çok az değişen ya da belirli olan ısı derecelerinde yaşayabilme yeteneğinde olan organizmalara verilen isim.

örneğin bir alabalık türü olan salvelinus fontinalis sadece 13 ila 18 santigrat derece arasındaki sularda yaşayabilir.

tersi : (bkz: öriterm)
devamını gör...

içimde c, k ve bolca fosfor bulunduran, turuncu ve siyah renkleri olan köklü sebze.
devamını gör...

favlamayan yazar ısırmaz.
devamını gör...

bir pirandello romanıdır.

pirandello nobel edebiyat ödülü sahip bir yazar. çok ilginç bir hikayesi var yazarın. zengin bir ailenin çocuğu iken babasının sahibi olduğu kükürt ocakları selle birlikte yerle bir olur. bütün varlıklarını yitirirler, karışı felç geçirir ve ileriki zamanlarda akıl hastanesine yatmak zorunda kalır. oğlu savaşta esir düşer. pirandello intihardan öğretmenlik yaparak uzak tutar kendini. nobel ödülüne layık görüldükten iki yıl sonra da hayatını kaybeder.

pek bilinen bir öykü değil “sırasını bekleyenler”. bir adam kızını yaşlı ve zengin bir adamla evlendirmeye karar verir. adam ölünce bütün servet kıza kalacaktır ve hesaplamalara göre adamın ölmesi için de çok uzun bir zaman geçmesi gerekmeyecektir. adam bu arada kızının sonraki evliliğini de planlamıştır. ama hem kızın ruh hali hem sonradan cereyan eden olaylar işlerin arap saçına dönmesine neden olur.

aslında çok büyük bir kurgu gibi görünmese de pirandello anlatınca müthiş bir hikayeye dönüşüyor. bazen en sıradan, en bilindik, en alışıldık öyküler bile bir dehanın elinde büyüleyici bir sürprize dönüşebilir.
devamını gör...

haydi canım oradan...
devamını gör...

arkadaştan alınan ufak bir kötü haberle az biraz üzülmüş, her şeyin güzel olacağına inanan, güzel günlerin geleceğini bilen ancak şimdilik o kadar umutlu değil gibi.

ne eksik ne fazla tam tamına turgut uyar'ın aşağıdaki şiiri gibi hissediyorum;

"evet, önümüz bahardır biliyorum.
leylaklar açacak biliyorum,
kiraz da çıkacak yakında.
iyi şeyler söylemek de gerek biliyorum.
sevgilim, güzelim, bir tanem biliyorum da
şimdilik bağışla.."
devamını gör...

modlar profesyonel olsa dediğin doğru ama bu insanların hepsi gönüllü yapıyor bu işi. yani bir para aldıkları yok. yazarlığının yanında yaptıkları, gönüllü yapılan bir iş. modların her entrysi de beğeni yağmuruna tutulmuyor. bu beğeni yağmurundan şikayetçi isen hedef ponçik tayfa. genelde onların yazdığı yazılar içeriğe bakılmadan favlanıyor.
devamını gör...

son 1-2 gündür hasta hissettiğim için, hayatı işler dışında çok sözlüğe bakamıyorum.
an itibarı ile izleme fırsatı buldum.
sümküre sümküre güldüm, bütün genizlerim açıldı.

(bkz: kocaman alkış)

ayrıca bütün seriler için (bkz: kafa açan kesitler)
devamını gör...

eskiden kartvizite yazılırdı. bu da torpil için işe yarardı. bir işe girebilmek için de adamını bulmak lazımdı.
ehliyeti, liyakatı, dürüstlüğü hiçe sayıp, bu özelliklere bakmadan birisine kefil olmak sakınca doğurur.
devamını gör...

midem bulandı gerçekten. bu kitaplar basılmadan önce denetlenmiyor mu ya? nasıl böyle bir kitap piyasaya sürülebilir, yayınevi nasıl bu kitabı basmayı kabul etmiş? nasıl bir ülke olduk biz? pes doğrusu.
devamını gör...

yaklaşık on gün önce aldığım bir kararla kendisini ne kadar sevsem de, bana verdiği keyiften fazla zarar verdiği için artık yollarımızı ayırma vakti geldi.
çok sevgili zehir'im... çok yakında seninle olan ilişkimi üzülerek fakat sağlığım adına huzurla sonlandıracağım.
evet, severek ayrılıyorum sigaramdan. *
devamını gör...

küçük bir çocukken ertesi gün bayram sabahı olacaksa heyecandan kıpır kıpır olurdu yüreğim. yatağa erkenden girer, daha o zamandan başlayan gevezeliğim ile susmak bilmez, aynı odayı paylaştığım ablacığımı da uyutmazdım. içeriden annemin tatlı-sert sesi ile"sabah yine uyanamayacaksın artık sus ve de uyumaya çalış!" komutunu alana dek durmaz, bir yerde uyumak yerine tüm gün sokaklarda koşturan bedenim bayılırdı da uykuya geçerdim. ve tabii ki gece uyumayan minik ben, sabah yarı açık gözlerle birkaç lokma yeme çabasından sonra bayram için alındığından özel olan çiçekli eteklerimden birini giydiğim vakit kendimi prensesler gibi güzel hissederdim. küçük prensesim diye severdi annem. * gerçi o prenses halim babaannemlerden anneannemlere gidene dek bozulur. kar beyaz çorapların dizlerinde toz toprak, saçım başım dağılmış olurdu. annem, yazık neden bu çocuk diğer kızlar gibi tertemiz gezemiyor diye yarı kızgın yedek çorapları giydirirken hafiften azarlar; bayramda güzel güzel ve tertemiz gezmek lazım nutkunu atardı. ellerini öptüğüm büyüklerin yanaklarına aldığım bayram harçlıklarının karşılığı olarak birçok öpücük kondurur, sevinir, sevgimi belli ederdim. ve de koşup soluğu bakkalda alır, yediğim onca şekerin üzerine bir de dondurmalarla kendimi şımartırdım.
kocaman oldum artık. bayram şekeri olmayan, bayramlıklarım olmayan bir bayram sabahına uyandım. ama akşam saçlarımı okşayarak uyuyana dek yanımda bekleyen güzel insan sayesinde dinlenmiş ve huzur dolu bir uykudan uyandım. güneşli parlak günde hala bayramı yaşamayı adet olarak sürderen ailemin bayramını kutlayıp marikaki'nin huzur veren sesi ve çaldığı bir birinden nostaljik şarkılarla daha da sıcak oldum. kendimde bayram kutlayacak bir enerjiye neden oldu bu nostalji. çiçekli bir elbise ve güzel bir sofra ile bayramı kutlamaya başlayacak uzakta olan herkesi bir ekranın ardından sevgiye ve öpücüklere boğacağım. ilk durak burası olsun. koskocaman sevgilerimi yolluyorum, bayramınız kutlu olsun. *
devamını gör...

2017 estonya yapımı rainer sarnet'e ait siyah beyaz ve gotik tarzda çekilmiş fantastik/korku filmi.

film eston yazar andrus kivirahk’ın aynı adlı romanından uyarlanmış.

film veba, yoksulluk, pagan inancı ve hıristiyanlığın henüz yayılmaya başladığı avrupa 'da geçiyor. yani benim tahminim o yönde. masalsı görüntülere ve insanı zorlayan metaforik, şiirsel bir dile sahip . estonya mitolojisinde de yer alan krattlar çok enteresan mesela.

benim gibi meraklısı olmayan biri için bile izlemeye değer güzel film.
devamını gör...

vicdan, derinlikli ve yüz yıllar öncesine anlamı uzanan bir kelimedir aslında.
leksikolojik olarak kelimenin anlamına yönelmek de bu kavramın üzerine düşünmek için bir çok vesile yaratacaktır.

bundan mütevellit affınıza sığınarak bir kaç kelam etmek istiyorum.

öncelikle kelimenin kökeni, esasen "ilahi aşka dalma, coşku ve heyecan" anlamına gelen وجد /vecd arapça ismidir.
hatta وجود / vücud sözü de varlık anlamına gelip aynı kökene dayanmaktadır. çünkü varoluş, ilahi aşktan duyulan heyecandan mütevellit vuku bulan bir şeydir.

peki nedir vicdan?
işte وجدان / vicdan, leksikolojik olarak bu vecd kökünün fi'lan veznine girmiş halidir. ve anlamı coşkuyla bulma, bilme ve buradan doğru insanın iyi ve kötüyü ayırt etme yetisini içermesi anlamına gelir.
yani vicdan; varlık bilgisine dayanan ve içten, yani varoluştan gelen bir bilgi ve yahutta muhakeme gücü manasını taşır.
işte insan olmak, var olmak ve vicdan arasındaki bağ bir başka anlam kazanır bu denklemde. insan var olduğu, yani ilahi coşkuyu hissedebildigi için, insandır ve insan olduğu için bu varlık bilgisiyle vicdana ulaşır.

neden hala vicdansız insanlara, "insan değil" dediğimizi bir de buradan kavrayınız ey sözlük.
çünkü biz, bu kelime ilişkilerini ve kökenlerini hiç bilmesek dahi dil ve kültür, işte bu bilgileri hep saklar, içerir ve aktarır. çünkü bu bilgiler unutulsa bile manalar aynı kalır.
devamını gör...

konseptini çok sevdiğim, değerli radyomuzun değerli yayınlarından biridir. uzun mahlaslı yazarımız da pek bi hoştur. kendi de yayını da daim olsun.
ayrıca tempoyu yükselten ve pek bi sevdiğim şarkıyı isteyen sayın yazar beşiktaşlı_bektaşi'ye teşekkürler.
devamını gör...

hahah summer queen diyen herkese teşekkür ediyorum harikasınız. ve hepinize benden çatal bıçak seti.

ama birazdan linç ekibi gelicek hissediyorum. geliyorlar hatta.
ne var bu yazarda bu kadar diyecekler. summerı taşlayın dicekler. demen guzum. haklısınız bir şey yok sadece iki eğlendik şurda.
devamını gör...

cougar tipi bir helikopterle yaşanmış elim kazadır.

google'da biraz araştırdım ve ordu envanterine 1977 yılında girdiğini gördüm. yani tam 44 yıl önce. savunmaya bu kadar bütçe ayrılıyor, ihalarımız, sihalarımız, yerli üretim helikopterlerimiz falan var ama 9 tane gencecik askerimiz uçan bir tabutta şehit oluyor.

bu işin uzmanları "o helikopterlerin bakımı ve modernizasyonu sürekli yapılıyor." diyecektir. inanırım, sürekli yapılıyordur. ama 1977 model bir aracı ne kadar modernleştirebilirsiniz?

maalesef ateş yine düştüğü yeri yakacak. ailelerin çektiği acıyı tahmin edemiyorum. çok zor çok.

edit: işimbu'nun uyarısıyla cougar'ın ordu envanterine 95-96 yılında girdiğini düzeltmek isterim. ilk üretim yılı 1977'ymiş. ama cougar'ın sabıkası kabarık. link
devamını gör...

gitmiş de kültürsüz kalmışsın o daha feci.
devamını gör...

farsçada kalp anlamına gelen dil ile yine farsçada uyanık anlamına gelen âgâh kelimelerinin birleştirilmesinden türetilmiş osmanlıca bir kelime. tam çevirisi ''kalbi uyanık'' demektir. akıllı, bilgili, görgülü kimseler için kullanılır. gönül anlar anlamına da gelmektedir.

ayrıca sevgili yazar dostum mahlassızım'ın da bir ukdesiydi. çok şükür doldurduk.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim