gazapizm
kendisine " yiyorsa bu şarkıdan sonra önümüzü de kes" diye asaletli çingene şarkısıyla diss atan norm ekibinden ançee ve berk ile kavgalı olan izmirli rapçidir. ançe ve berk youtube'a şarkıyı yükler yüklemez gazapizm tarafından önleri kesilip kavga etmişler ve birkaç kez de karakolluk olmuşlardır. gazapizm denildiği zaman aklıma hep bu olay gelir. şarkıyı da fazla argo olduğu link olarak koyuyorum buraya. buradan
devamını gör...
death note
sanki yenilgiler kötü bir şeymiş gibi gösterilir ama bu animedeki yenilgi (kimin kim tarafından yenildiğini tabi ki söylemem) inanılmaz derecede müthiş kurgulanmış, insan zekasını ve sunuş denilen kavramın ne kadar önemli olduğunu gösterir.
izlemeyen bin pişman, izleyen izlediğine pişman; çünkü bir daha böylesine zekice kurgulanmış ve yazılmış bir anime izleyemeyecekler.
izlemeyen bin pişman, izleyen izlediğine pişman; çünkü bir daha böylesine zekice kurgulanmış ve yazılmış bir anime izleyemeyecekler.
devamını gör...
manyetikler rezonans kolanjiopankreatografi
mrcp olarak kısaltılan görüntüleme yöntemidir.
ultrasonografi ile tanısında güçlük çekilen safra yolları patolojilerinin değerlendirilmesinde kullanılır.
eğer hem tanı aynı zamanda tedavi yapılmak isteniyorsa endoskopik retrograd kolanjiyo pankreatografi (ercp) yöntemi uygulanır.
ultrasonografi ile tanısında güçlük çekilen safra yolları patolojilerinin değerlendirilmesinde kullanılır.
eğer hem tanı aynı zamanda tedavi yapılmak isteniyorsa endoskopik retrograd kolanjiyo pankreatografi (ercp) yöntemi uygulanır.
devamını gör...
ucemak
umarım başına kötü bir olay gelmemiştir.özlenen kibar insan.
devamını gör...
içinizde hala bomba atmayı bilmeyen hayvanlar var
askerde havan topu eğitimi almıştık. bazı şerefsiz çavuşlar "saf" bir askere, tahtadan bomba maketini verip, bak bu bombayı topun ağzına bırakacaksın ve aşağıya gidiyormu diye topun içine bakacaksın diyorlardı.
dediğim gibi çocuk "saftı" ve harbiden, bombayı bırakınca bakıyordu. işte o zaman çok "esprili" çavuşlarımız, içimizde bomba atmayı bilmeyen mallar var dedi ve neredeyse bütün askerler çocuğa güldüler.
bu yüzden ne zaman bu filmi görsem o asker aklıma geliyor.
dediğim gibi çocuk "saftı" ve harbiden, bombayı bırakınca bakıyordu. işte o zaman çok "esprili" çavuşlarımız, içimizde bomba atmayı bilmeyen mallar var dedi ve neredeyse bütün askerler çocuğa güldüler.
bu yüzden ne zaman bu filmi görsem o asker aklıma geliyor.
devamını gör...
yemek pişirirken doymak
yemek pişerken malzemeleri ile yarım ekmek gömdüğüm zamanlar da , benim de başıma gelen,geçici doyum hissi.
devamını gör...
liverpool fc
ingiltere'de tuttuğum takımım, severim, köklü, hikâyesi, seveni çok olan kulübü.
keşke ülkemizden'de böyle dünyada çok sevilen sayılan kulüb ler çıksa.
keşke ülkemizden'de böyle dünyada çok sevilen sayılan kulüb ler çıksa.
devamını gör...
evlenmeden olmaması
evlenip boşanmalarda çok büyük bir etkisi olan cinsellik önemlidir aslında.
evlenmeden ten uyumunu deneyimlemek gerekebilir.*
bu nedenle katılmadığım bir düşüncedir.
evlenmeden ten uyumunu deneyimlemek gerekebilir.*
bu nedenle katılmadığım bir düşüncedir.
devamını gör...
recep tayyip erdoğan
lafla peynir gemisinin yürümediğini 18 yılda mahvettiği ekonomi ile bize ispatlayan kişi.
edit; malesef 21 yıl oldu ve daha da batıyoruz.
edit; malesef 21 yıl oldu ve daha da batıyoruz.
devamını gör...
uzun boylu kadın
sadakatsiz'de aspiratöre üsten bakan cansu dere.
devamını gör...
kitaplarda en sinir bozan durum
birçoğu kitaptan kitaba değişmekle birlikte ihmal edilebilir şeylerdir. ama bir tanesi var ki sinir bozması için kitabın sadece evrensel olarak algılanabilir şeklinde olması yeterli.
bir yere uzanmış kitabınızı okuyorsunuz. okuduğunuz muhtemelen heyecanlı da bir şey ama gözleriniz hafiften kayıyor. arada göz kapaklarınızın kapandığını fark etmenize rağmen ısrarla "bari şu bölümü bitireyim" diye direniyorsunuz. o sırada, yani siz tüm dikkatinizi satırlara verdiğiniz sırada, evet tam o sırada burnunuzun üstüne paaat diye bir şey düşüyor. burnunuzun direği ve gözlük kullanıyorsanız göz çevreniz okuduğunuzun kitabın ağırlığıyla doğru orantılı olarak sızlıyor. o tok sesle birlikte sinirlenip gözlerinizi birden açıyorsunuz ki her yer karanlık, yüzünüzdeki ağırlıkla uyuyakaldığınızı fark ediyorsunuz. yüzünüzden kitabı kaldırdığınızda etraf aydınlanıyor. bütün bunlar da sadece bir iki saniye içinde olup bitiyor. inadınızın durumuna göre de bu vurdulu kırdılı sahne dört beş defa tekrarlanıyor. ne tipo'su ne çeviri hatası, şunun kadar sinir bozucu başka bir olay bilmiyorum.
sırf şu sebepten kendimi hep tavana yansıtılabilir ve el ya da baş hareketiyle çevrilebilir bir kitap düzeneği icat ederken hayal ediyorum. sonra vazgeçiyorum, kesin biri yapmıştır bunu diye. burnum yamuldu yamulacağı kadar zaten, höf. *
bir yere uzanmış kitabınızı okuyorsunuz. okuduğunuz muhtemelen heyecanlı da bir şey ama gözleriniz hafiften kayıyor. arada göz kapaklarınızın kapandığını fark etmenize rağmen ısrarla "bari şu bölümü bitireyim" diye direniyorsunuz. o sırada, yani siz tüm dikkatinizi satırlara verdiğiniz sırada, evet tam o sırada burnunuzun üstüne paaat diye bir şey düşüyor. burnunuzun direği ve gözlük kullanıyorsanız göz çevreniz okuduğunuzun kitabın ağırlığıyla doğru orantılı olarak sızlıyor. o tok sesle birlikte sinirlenip gözlerinizi birden açıyorsunuz ki her yer karanlık, yüzünüzdeki ağırlıkla uyuyakaldığınızı fark ediyorsunuz. yüzünüzden kitabı kaldırdığınızda etraf aydınlanıyor. bütün bunlar da sadece bir iki saniye içinde olup bitiyor. inadınızın durumuna göre de bu vurdulu kırdılı sahne dört beş defa tekrarlanıyor. ne tipo'su ne çeviri hatası, şunun kadar sinir bozucu başka bir olay bilmiyorum.
sırf şu sebepten kendimi hep tavana yansıtılabilir ve el ya da baş hareketiyle çevrilebilir bir kitap düzeneği icat ederken hayal ediyorum. sonra vazgeçiyorum, kesin biri yapmıştır bunu diye. burnum yamuldu yamulacağı kadar zaten, höf. *
devamını gör...
isaac asimov
günümüzde izleyip "eldeki hayal gücüne bak" dediğimiz çoğu bilim kurgu öğesinin babası olan insan. bu adamın yazdığı, türkçeye çevrilmiş her şeyi okudum. dönemini düşündüğümüzde muhteşem bir zeka. zaten halihazırda dönemindeki ve ilerideki bir çok yazarı etkilemiştir.
en etkileyici kitabını ben, robot olarak görmekteyken robot, vakıf ve imparatorluk serileri içerisinde sanırım en sıkıntılı olanı imparatorluk serisidir. asimov'un imparatorluk serisini isteyerek yazmadığı ve hayranların ve yayınevinin baskıları sonucu yazdığı söylentiler arasındadır. asimov seriyi bitirdiğini söyler ama kimse bu gerçeği önemsemez. bu sebepte imparatorluk serisinde beklentinizi yüksek tutmamanızı öneririm.
serilerin hemen hemen hepsi birbiriyle bağlantılıdır. insanlar serilerin birbirinden bağımsız olduğunu söyler ama inanmayınız, ben, robotkitabında verdiği bilimsel bilgileri sonraki kitaplarda vermediği için akışı anlamayacağınızı garanti edebilirim. bu tüm kitaplar için geçerli bir durum. her kitabı sırası ile okumanız, hatta sağda solda okuma sırası olarak geçen değil kronolojik sırasına göre okumanızı tavsiye ederim. kronolojik sıra spoiler veriyor diyenlere aldırmayınız, unutmayınız ki asimov bu kitapları kendi zihnindeki sıraya göre yazmış hatta kendi yazdığı sıraya göre okunmasını tavsiye etmiştir.
zamanında dergiler ve gazeteler için yazdığı kısa hikayeler de oldukça güzeldir. zaten ben, robot kitabı bu hikayelerin toplamından oluşur ve tüm seriler bu hikayeler üzerinden şekillenmektedir.
şu an imdb de izlenme rekorları kıran ya da listelerde izlenmesi gerekli diye adı sayıklanan çoğu film, dizi, anime, animasyon asimovun ekmeğini yemektedir. aklıma gelen bir kaç örnek verirsem: star wars, wall-e, the simpsons'ın bazı bölümleri, love death & robots'un bir bölümü gibi uzayıp giden bir liste.
en etkileyici kitabını ben, robot olarak görmekteyken robot, vakıf ve imparatorluk serileri içerisinde sanırım en sıkıntılı olanı imparatorluk serisidir. asimov'un imparatorluk serisini isteyerek yazmadığı ve hayranların ve yayınevinin baskıları sonucu yazdığı söylentiler arasındadır. asimov seriyi bitirdiğini söyler ama kimse bu gerçeği önemsemez. bu sebepte imparatorluk serisinde beklentinizi yüksek tutmamanızı öneririm.
serilerin hemen hemen hepsi birbiriyle bağlantılıdır. insanlar serilerin birbirinden bağımsız olduğunu söyler ama inanmayınız, ben, robotkitabında verdiği bilimsel bilgileri sonraki kitaplarda vermediği için akışı anlamayacağınızı garanti edebilirim. bu tüm kitaplar için geçerli bir durum. her kitabı sırası ile okumanız, hatta sağda solda okuma sırası olarak geçen değil kronolojik sırasına göre okumanızı tavsiye ederim. kronolojik sıra spoiler veriyor diyenlere aldırmayınız, unutmayınız ki asimov bu kitapları kendi zihnindeki sıraya göre yazmış hatta kendi yazdığı sıraya göre okunmasını tavsiye etmiştir.
zamanında dergiler ve gazeteler için yazdığı kısa hikayeler de oldukça güzeldir. zaten ben, robot kitabı bu hikayelerin toplamından oluşur ve tüm seriler bu hikayeler üzerinden şekillenmektedir.
şu an imdb de izlenme rekorları kıran ya da listelerde izlenmesi gerekli diye adı sayıklanan çoğu film, dizi, anime, animasyon asimovun ekmeğini yemektedir. aklıma gelen bir kaç örnek verirsem: star wars, wall-e, the simpsons'ın bazı bölümleri, love death & robots'un bir bölümü gibi uzayıp giden bir liste.
devamını gör...
yüzüklerin efendisi’ndeki büyük güç yüzüğü
ikinci çağ'da karanlık lord sauron tarafından, başta elfler olmak üzere, orta dünya'nın özgür halklarına hükmetmek amacıyla oluşturulan antik bir yüzüktür.
aynı zamanda iktidar yüzüğü ve isildur'un felaketi (isildur'un ölümüne neden olması nedeniyle) olarak da bilinir. yüzüğün üzerindeki kara lisan'la yazılmış dizelerde ash nazg olarak anılır.
“elfler birçok yüzük yaptı; ama sauron gizlice, tek yüzüğü diğerlerine hükmetmek için yaptı ve güçleri buna tamamen bağlıydı ve sadece sürmesi gerektiği sürece devam etti."
yüzük geometrik olarak kusursuz bir saf altın çemberine benziyordu, bu mükemmellik ve saflık, çekiciliğinin bir parçasıydı. kullanıcının parmağına sığmak ya da parmağından çıkmak için genişlediği ve daraldığı görülmüştür. ateşte ısıtıldığında, büzüşen ince çizgiler, yüzüğün içinde ve dışında akıyor gibi görünür.
üzerinde mordor'un kara lisanı'nın tengwar'ında yazılmış harflerle şunlar yazar.
ash nazg durbatulûk, ash nazg gimbatul, ash nazg thrakatulûk, agh burzum-ishi krimpatul.
(hepsine hükmedecek bir yüzük, hepsini o bulacak, hepsini bir araya getirip, karanlıkta birbirine bağlayacak)
sauron’dan başka hiç kimse yüzüğe onun hükmedebildiği gibi hükmedemez, gücünü açığa çıkaramaz. zira sauron ile yüzük birdir ve sauron bu güç yüzüğü sayesinde diğer tüm yüzükleri ve sahiplerini kontrol edip hüküm sürebilir.
yüzük, niyetleri ne olursa olsun kullanıcısını yavaşça ve kaçınılmaz olarak kötülüğe sevk eder.
sauron yüzüğü takarken en büyük güce sahip olur ama yüzük parmağında değilse, gücü önemli ölçüde zayıflar. basit bir altından yapılmış gibi görünse de, büyülü yüzük sadece orijinal olarak dövüldüğü orodruin alevinde imha edilebilir.
sadık númenórlular sürgündeki diyarlar'ı kurduğunda, sauron bu diyarlardan biri olan gondor'a karşı bir saldırı başlattı. prens isildur savaş esnasında sauron’un parmaklarını kesti ve yüzüğü kendisi için aldı. ısildur, yüzüğün gücüne kapıldı ve gerektiği gibi imha etmek yerine onun etkisi altına girdi.
ferah çayırlar felaketi sırasında bir grup ork saldırınca ısildur kaçmak için ferah nehir'e atladı. ama yüzük ona ihanet ederek parmağından fırlayıp ferah nehir'de kayboldu. ısildur, nehirden çıktığında orklara gözüktü ve öldürüldü.
yüzük, deagol tarafından bir balık avında keşfedilinceye kadar o nehir yatağında 2.000 yıldan fazla gizli kaldı. déagol’ü öldüren smeagol yüzükten etkilenerek gollum adındaki yaratığa dönüştü. 500 yıl gollum’da kalan yüzük bilbo baggins tarafından keşfedildi.
gandalf'ın nasihatini dinleyen bilbo yüzüğü yeğeni ve kabul edilen varisi frodo'ya verdi. yüzüğün yeniden ele geçirilmesini önlemek için, frodo ve mordor'a gitmek için rivendell'den yola çıkan diğer sekiz arkadaş, hüküm dağı'nın alevinde yüzüğü imha etmek amacıyla yola çıktı.
yüzüğün tom bombadil hariç herkesin üzerinde etkisi vardı.
yüzük parmağına takıldığı kişiyi görünmez yapıyor ve ömürlerini uzatıyordu ama bu özellikler akıl çelmek amaçlıydı. nazguller yüzük takanı görürdü. yüzüğünü takanın duyuları öncekinden daha keskin olur ve her şeyi eskisinden daha kolay fark etmeye başlar. örneğin bir insanı cesaretlendirip, öncesinde korktuğu bir şeyden korkmamasını sağlayabilir. hatta karşısında bir düşman bulunuyorsa, ona da korku salarak yüzüğü takan kişiyi daha yüce gösterebilir. başkalarına daha kolay hükmedebilir ve onu yönetebilir.
başka bir güç yüzüğü taşıyan birinin düşüncelerini görmesine ve kontrol etmesine izin verir. yüzük güç de olsa imha edildi.
“çünkü ilk başta hiçbir şey kötü değildir. sauron bile değildi.”
aynı zamanda iktidar yüzüğü ve isildur'un felaketi (isildur'un ölümüne neden olması nedeniyle) olarak da bilinir. yüzüğün üzerindeki kara lisan'la yazılmış dizelerde ash nazg olarak anılır.
“elfler birçok yüzük yaptı; ama sauron gizlice, tek yüzüğü diğerlerine hükmetmek için yaptı ve güçleri buna tamamen bağlıydı ve sadece sürmesi gerektiği sürece devam etti."
yüzük geometrik olarak kusursuz bir saf altın çemberine benziyordu, bu mükemmellik ve saflık, çekiciliğinin bir parçasıydı. kullanıcının parmağına sığmak ya da parmağından çıkmak için genişlediği ve daraldığı görülmüştür. ateşte ısıtıldığında, büzüşen ince çizgiler, yüzüğün içinde ve dışında akıyor gibi görünür.
üzerinde mordor'un kara lisanı'nın tengwar'ında yazılmış harflerle şunlar yazar.
ash nazg durbatulûk, ash nazg gimbatul, ash nazg thrakatulûk, agh burzum-ishi krimpatul.
(hepsine hükmedecek bir yüzük, hepsini o bulacak, hepsini bir araya getirip, karanlıkta birbirine bağlayacak)
sauron’dan başka hiç kimse yüzüğe onun hükmedebildiği gibi hükmedemez, gücünü açığa çıkaramaz. zira sauron ile yüzük birdir ve sauron bu güç yüzüğü sayesinde diğer tüm yüzükleri ve sahiplerini kontrol edip hüküm sürebilir.
yüzük, niyetleri ne olursa olsun kullanıcısını yavaşça ve kaçınılmaz olarak kötülüğe sevk eder.
sauron yüzüğü takarken en büyük güce sahip olur ama yüzük parmağında değilse, gücü önemli ölçüde zayıflar. basit bir altından yapılmış gibi görünse de, büyülü yüzük sadece orijinal olarak dövüldüğü orodruin alevinde imha edilebilir.
sadık númenórlular sürgündeki diyarlar'ı kurduğunda, sauron bu diyarlardan biri olan gondor'a karşı bir saldırı başlattı. prens isildur savaş esnasında sauron’un parmaklarını kesti ve yüzüğü kendisi için aldı. ısildur, yüzüğün gücüne kapıldı ve gerektiği gibi imha etmek yerine onun etkisi altına girdi.
ferah çayırlar felaketi sırasında bir grup ork saldırınca ısildur kaçmak için ferah nehir'e atladı. ama yüzük ona ihanet ederek parmağından fırlayıp ferah nehir'de kayboldu. ısildur, nehirden çıktığında orklara gözüktü ve öldürüldü.
yüzük, deagol tarafından bir balık avında keşfedilinceye kadar o nehir yatağında 2.000 yıldan fazla gizli kaldı. déagol’ü öldüren smeagol yüzükten etkilenerek gollum adındaki yaratığa dönüştü. 500 yıl gollum’da kalan yüzük bilbo baggins tarafından keşfedildi.
gandalf'ın nasihatini dinleyen bilbo yüzüğü yeğeni ve kabul edilen varisi frodo'ya verdi. yüzüğün yeniden ele geçirilmesini önlemek için, frodo ve mordor'a gitmek için rivendell'den yola çıkan diğer sekiz arkadaş, hüküm dağı'nın alevinde yüzüğü imha etmek amacıyla yola çıktı.
yüzüğün tom bombadil hariç herkesin üzerinde etkisi vardı.
yüzük parmağına takıldığı kişiyi görünmez yapıyor ve ömürlerini uzatıyordu ama bu özellikler akıl çelmek amaçlıydı. nazguller yüzük takanı görürdü. yüzüğünü takanın duyuları öncekinden daha keskin olur ve her şeyi eskisinden daha kolay fark etmeye başlar. örneğin bir insanı cesaretlendirip, öncesinde korktuğu bir şeyden korkmamasını sağlayabilir. hatta karşısında bir düşman bulunuyorsa, ona da korku salarak yüzüğü takan kişiyi daha yüce gösterebilir. başkalarına daha kolay hükmedebilir ve onu yönetebilir.
başka bir güç yüzüğü taşıyan birinin düşüncelerini görmesine ve kontrol etmesine izin verir. yüzük güç de olsa imha edildi.
“çünkü ilk başta hiçbir şey kötü değildir. sauron bile değildi.”
devamını gör...
abd temsilciler meclisi
abd temsilciler meclisi* abd senatosu* ile beraber abd kongresi'nin* iki parçasından biridir.
eyaletler, temsilciler meclisi'ne nüfuslarıyla orantılı sayıda temsilci sokarlar. temsilciler meclisi'nde toplam 435 temsilci bulunur. temsilciler en az 25 yaşında olma ve en az 7 yıldır abd vatandaşı olma şartlarını sağlamalıdır. temsilcilerin görev süresi 2 yıldır ama sonsuza kadar yeniden seçilebilirler.
temsilciler, çoğulculuk formülüne göre tek üyeli seçim bölgelerinde (bkz: dar bölge seçim sistemi) eyaletlerdeki halk tarafından doğrudan seçilirler. temsilci koltuklarının on yıllık nüfus sayımına dayalı olarak eyaletler arasında paylaştırılmasından sonra, birden fazla temsilciye sahip her eyalet, temsilci seçmek amacıyla seçim bölgeleri oluşturmaktan sorumludur. eyaletler seçim bölgerinin sınırlarını belirlerken bir partiyi kayıracak şekilde manipüle edebilirler. bu duruma (bkz: gerrymandering) adı verilir.
435 seçim bölgesinin her birinden bir temsilci seçilir. kendi seçim bölgesinde en yüksek oyu alan aday, temsilci olarak temsilciler meclisi'ne girer.
temsilciler meclisi'nde 10 ve üzerinde temsilcisi bulunan abd eyaletleri şunlardır:
california (53)
texas (36)
florida (27)
new york (27)
pennsylvania (18)
illinois (18)
ohio (16)
georgia (14)
michigan (14)
north carolina (13)
new jersey (12)
virginia (11)
washington (10)
eyaletler, temsilciler meclisi'ne nüfuslarıyla orantılı sayıda temsilci sokarlar. temsilciler meclisi'nde toplam 435 temsilci bulunur. temsilciler en az 25 yaşında olma ve en az 7 yıldır abd vatandaşı olma şartlarını sağlamalıdır. temsilcilerin görev süresi 2 yıldır ama sonsuza kadar yeniden seçilebilirler.
temsilciler, çoğulculuk formülüne göre tek üyeli seçim bölgelerinde (bkz: dar bölge seçim sistemi) eyaletlerdeki halk tarafından doğrudan seçilirler. temsilci koltuklarının on yıllık nüfus sayımına dayalı olarak eyaletler arasında paylaştırılmasından sonra, birden fazla temsilciye sahip her eyalet, temsilci seçmek amacıyla seçim bölgeleri oluşturmaktan sorumludur. eyaletler seçim bölgerinin sınırlarını belirlerken bir partiyi kayıracak şekilde manipüle edebilirler. bu duruma (bkz: gerrymandering) adı verilir.
435 seçim bölgesinin her birinden bir temsilci seçilir. kendi seçim bölgesinde en yüksek oyu alan aday, temsilci olarak temsilciler meclisi'ne girer.
temsilciler meclisi'nde 10 ve üzerinde temsilcisi bulunan abd eyaletleri şunlardır:
california (53)
texas (36)
florida (27)
new york (27)
pennsylvania (18)
illinois (18)
ohio (16)
georgia (14)
michigan (14)
north carolina (13)
new jersey (12)
virginia (11)
washington (10)
devamını gör...
bir şehri sevmemek için sebepler
insanları.
kalabalık olması.
huzur verecek yerlerin olmaması.
sevdiğin insanlar barındırmaması.
kalabalık olması.
huzur verecek yerlerin olmaması.
sevdiğin insanlar barındırmaması.
devamını gör...
yanılmışım tanrı varmış
ateizmin önde gelen savunucularından olan ingiliz filozof antony flew'un ilk baskısı 2008 yılında yayınlanan ateizmden teizme geçişini gerekçeleri ile anlattığı kitabıdır.
görüşünü değiştirene kadar geçen sürede ateizmi en ateşli bir biçimde savunmuş. ateistlerin ise görüşlerine başvurduğu kaynak olmuştur. görüşünü değiştirdikten sonra taraftarları tarafından topa tutulmuştur.
"antony flew özgür düşünce yoluyla kanıtın götürdüğünü düşündüğü yere yani teizme gittiğinde, sözde özgür düşünürler tarafından en sert biçimde açıkça itham edildi. sanki en affedilmez günahı işlemiş gibiydi. şimdi elinizde anti-teizmden teizme yolculuğunun kişisel hikayesi bulunuyor. bu kitabı gerçeğin peşinde olan, gerçekten açık fikirli herkese öneriyorum. "
" dr. william lane craig, talbet teoloji fakültesi profesörü. "
görüşünü değiştirene kadar geçen sürede ateizmi en ateşli bir biçimde savunmuş. ateistlerin ise görüşlerine başvurduğu kaynak olmuştur. görüşünü değiştirdikten sonra taraftarları tarafından topa tutulmuştur.
"antony flew özgür düşünce yoluyla kanıtın götürdüğünü düşündüğü yere yani teizme gittiğinde, sözde özgür düşünürler tarafından en sert biçimde açıkça itham edildi. sanki en affedilmez günahı işlemiş gibiydi. şimdi elinizde anti-teizmden teizme yolculuğunun kişisel hikayesi bulunuyor. bu kitabı gerçeğin peşinde olan, gerçekten açık fikirli herkese öneriyorum. "
" dr. william lane craig, talbet teoloji fakültesi profesörü. "
devamını gör...
senin biraz canın sıkkın sanki diyen psikolog
yok ben gulyuzune geldim denilesi..
devamını gör...
patti smith
1975 yılının başlarında, arista records'a adının duyuran, sokaklarda ve yeraltının yüksek barlarında ve publarında sahne alan, herkesin "çok çirkin bir erkek!" dediği bu güzel kadın, arista records'tan john cale ile bir albüm anlaşmasına varmıştı.
her şey olduğundan daha hızlı ve daha güzel ilerliyordu. ama ortada çok büyük bir eksiklik vardı; şarkılar, sözleri ve besteleri!
elinde 2 adet şarkı bulunan patti, bir şekilde bunu 8'e çıkarması için john'dan baskı görüyordu. şarkı sözü yazmak ve bestelemek bir gecede yapılabilecek bir iş değildi.
patti'yi gerçekten yıpratacak ama bir o kadar da olgunlaştıracak bir nisan ayı ufukta görülmüştü.
nisanın ilk günü, evine kapanan patti, eline aldığı kalemi ve düşlediği rimbaud'u ile, ilk eserlerini vermeye başlamıştı. aklına bir arada en yakın dostlarından biri, nam-ı diğer çiçek adam geldi!
allan ginsberg!
allen'in patti üzerinde büyük bir etkisi vardı. savaş karşıtı olan bu çiçek adam, bizlere ilkokul rehberlik öğretmeni mottolarını hatırlatır cinsten şiirlere sahipti.
sahi, ne diyorlardı bize bu rehberlik öğretmenleri?
"sana taş atana sen gül at!"
şarkılarına savaş karşıtlığı, ufak tefek hipsterlıklar eklemeyi göz ardı etmeyen bu kadın, çıtayı biraz daha yükseltmeye karar vermişti. şimdi de sırada, en sevdiği şairin, en vurucu kısımları yer almaya başlayacaktı.
ne diyor patti?
"go rımbaud, go rımbaud!"
kimdi bu rimbaud?!rimbaud, bilindiği üzere sembolizmin en büyük şairlerinden, en katkı veren ruhlarından biriydi.
rimbaud'u bu kadar ilahlaştıran, şiirlerinin yepyeni bir edebiyat devrimine yol açması olarak görülebilir. bir anda, kansız ve acısız olan bu devrim, edebiyatın bazı akımlarının önünü kesmiş, bazılarını yok etmiş ve onların kalan ruhlarından da fazlası ile beslenmişti.
aynı zamanda kendisi ateşli bir paris komünü savunucusu, sessiz bir devrimci ve harika latince bilen cambaz idi.
ama genelde edebiyatla ilgilenmeyip bu adama denk gelenler için akıllarda en kalan kısım, kendisinden 10 yaş büyük olan verlain ile aşk yaşaması olabilir velhasıl.
sahi nerede kalmıştık? evet! patti ve rimbaud…
tarih 13 aralık 1975'i gösterdiğinde, patti ablaımızın ilk albümü çıkmış, bir anda amerika'nın hipster camiasını dolaşmış, underground kültürü talan etmiş ve patti kadar albüm de bir ikon haline gelmişti.
punk müziğin önünü açmış, edebiyat şöleninin dinlenme zevkine erişmesini sağlamıştı.
60 kuşağının önemli ikonlarından olan patti ablamızın, rimbaud hayranlığı öylesine büyüktü ki, jim morrison onun için "rimbaud'un reenkarne olmuş hali!" sözlerini, horses albümü ile boşa çıkarmamış, land, kimberly, elegie ve birdland şarkıları ile, adeta rimbaud'un düzelerine yakın şarkı sözleri ile bizlere edebiyatı dinletmeyi başarmıştı.
uzun lafın kısası, patti'nin ilk albümü olan horses, hala büyük başarısının gözardı edilmeyeceği bir dönemde olmaya devam ediyor.
dinleyelim, dinlettirelim.
her şey olduğundan daha hızlı ve daha güzel ilerliyordu. ama ortada çok büyük bir eksiklik vardı; şarkılar, sözleri ve besteleri!
elinde 2 adet şarkı bulunan patti, bir şekilde bunu 8'e çıkarması için john'dan baskı görüyordu. şarkı sözü yazmak ve bestelemek bir gecede yapılabilecek bir iş değildi.
patti'yi gerçekten yıpratacak ama bir o kadar da olgunlaştıracak bir nisan ayı ufukta görülmüştü.
nisanın ilk günü, evine kapanan patti, eline aldığı kalemi ve düşlediği rimbaud'u ile, ilk eserlerini vermeye başlamıştı. aklına bir arada en yakın dostlarından biri, nam-ı diğer çiçek adam geldi!
allan ginsberg!
allen'in patti üzerinde büyük bir etkisi vardı. savaş karşıtı olan bu çiçek adam, bizlere ilkokul rehberlik öğretmeni mottolarını hatırlatır cinsten şiirlere sahipti.
sahi, ne diyorlardı bize bu rehberlik öğretmenleri?
"sana taş atana sen gül at!"
şarkılarına savaş karşıtlığı, ufak tefek hipsterlıklar eklemeyi göz ardı etmeyen bu kadın, çıtayı biraz daha yükseltmeye karar vermişti. şimdi de sırada, en sevdiği şairin, en vurucu kısımları yer almaya başlayacaktı.
ne diyor patti?
"go rımbaud, go rımbaud!"
kimdi bu rimbaud?!rimbaud, bilindiği üzere sembolizmin en büyük şairlerinden, en katkı veren ruhlarından biriydi.
rimbaud'u bu kadar ilahlaştıran, şiirlerinin yepyeni bir edebiyat devrimine yol açması olarak görülebilir. bir anda, kansız ve acısız olan bu devrim, edebiyatın bazı akımlarının önünü kesmiş, bazılarını yok etmiş ve onların kalan ruhlarından da fazlası ile beslenmişti.
aynı zamanda kendisi ateşli bir paris komünü savunucusu, sessiz bir devrimci ve harika latince bilen cambaz idi.
ama genelde edebiyatla ilgilenmeyip bu adama denk gelenler için akıllarda en kalan kısım, kendisinden 10 yaş büyük olan verlain ile aşk yaşaması olabilir velhasıl.
sahi nerede kalmıştık? evet! patti ve rimbaud…
tarih 13 aralık 1975'i gösterdiğinde, patti ablaımızın ilk albümü çıkmış, bir anda amerika'nın hipster camiasını dolaşmış, underground kültürü talan etmiş ve patti kadar albüm de bir ikon haline gelmişti.
punk müziğin önünü açmış, edebiyat şöleninin dinlenme zevkine erişmesini sağlamıştı.
60 kuşağının önemli ikonlarından olan patti ablamızın, rimbaud hayranlığı öylesine büyüktü ki, jim morrison onun için "rimbaud'un reenkarne olmuş hali!" sözlerini, horses albümü ile boşa çıkarmamış, land, kimberly, elegie ve birdland şarkıları ile, adeta rimbaud'un düzelerine yakın şarkı sözleri ile bizlere edebiyatı dinletmeyi başarmıştı.
uzun lafın kısası, patti'nin ilk albümü olan horses, hala büyük başarısının gözardı edilmeyeceği bir dönemde olmaya devam ediyor.
dinleyelim, dinlettirelim.
devamını gör...



