eş cinsel sözlük yazarları
istediği gibi istediğini yazma hakkı var bir yazarın. sözlük formatına aykırı olmadığı, küfretmediği sürece, hepimiz gibi kendi düşüncelerini, tercihlerini yazabilir. nasıl biz kadınlarla ilgili konularda yazıyorsak veya erkekler buna benzer birçok konuda kendi adlarına başlık açıyorsa evet eçcinsellerde bu yönde yazabilirler. “bu tarzda başlık görmek zorunda mıyız? yönetim nerede?” gibi tanımları anlayamadım ben. yönetim ne yapsın bu başlığa. yönetime ne. sözlükte görmediniz hadi, yönetim sildi veya kaldırdı eh ona da tamam da, arkadaşlar; biz hepimiz birlikte yaşıyoruz bu dünyada. iş hayatımızda, sosyal çevremizde belki ailelerimizin içinde.
beni zerre eğrelti etmeyen, rahatsızlık duymadığım bir konudur. erişkin iki insanın özgür iradesi ile seçtiği bir tercihede kimseye laf söylemek düşmez. illa söyleyecekseniz tecavüzcülere, çoluk çucuğa göz diken sapıklara söyleyin.
kınayan herkesin de tanım yazmazı gayet ironi olmuş o da ayrı bir mevzu.
beni zerre eğrelti etmeyen, rahatsızlık duymadığım bir konudur. erişkin iki insanın özgür iradesi ile seçtiği bir tercihede kimseye laf söylemek düşmez. illa söyleyecekseniz tecavüzcülere, çoluk çucuğa göz diken sapıklara söyleyin.
kınayan herkesin de tanım yazmazı gayet ironi olmuş o da ayrı bir mevzu.
devamını gör...
iyilik meleği yazarlar
bundan da rahatsız olmazsınız abi ya.
olması gereken yazarlardir.
olması gereken yazarlardir.
devamını gör...
meşher
taksim istiklal caddesi üzerinde bulunan, 2019'da açılmış bir sergi mekanı. yerinde daha önce başka bir galeri olan arter bulunuyordu.
bugün galerinin ''ben-sen-onlar: sanatçı kadınların yüzyılı'' sergisini gezme fırsatı buldum.
1850-1950 yılları arasında yaşamış 117 kadın sanatçının 232 eserinin sergilendiği üç katlı bir sergi. her kat bir kavramı temsil ediyor: giriş katı ''ben'', birinci kat ''sen'' ve ikinci kat ''onlar'' üzerine.
eren eyüboğlu, melek celal sofu, aliye berger, fahrelnissa zeid, mihri müşfik hanım gibi sanatçılar ve saymadığım birçok sanatçının muhteşem eserleri ziyarete açık. o kadar başarılı bir iş olmuş ki, görülmesi gereken çok eser var. yine nereye bakacağımı şaşırdığım bir deneyim oldu benim için. uzun uzun anlatmayacağım bu sefer ama iki eser ekleyerek söylediklerimi destekleyeyim.
mihri müşfik hanım (1886-1954) - aynalı gözde (solda), melek celal sofu (1896-1976) - nü (sağda)
sergi 27 mart'a kadar ziyarete açık ve herkese ücretsiz.
kaynak
görsel kaynak: ben.
bugün galerinin ''ben-sen-onlar: sanatçı kadınların yüzyılı'' sergisini gezme fırsatı buldum.
1850-1950 yılları arasında yaşamış 117 kadın sanatçının 232 eserinin sergilendiği üç katlı bir sergi. her kat bir kavramı temsil ediyor: giriş katı ''ben'', birinci kat ''sen'' ve ikinci kat ''onlar'' üzerine.
eren eyüboğlu, melek celal sofu, aliye berger, fahrelnissa zeid, mihri müşfik hanım gibi sanatçılar ve saymadığım birçok sanatçının muhteşem eserleri ziyarete açık. o kadar başarılı bir iş olmuş ki, görülmesi gereken çok eser var. yine nereye bakacağımı şaşırdığım bir deneyim oldu benim için. uzun uzun anlatmayacağım bu sefer ama iki eser ekleyerek söylediklerimi destekleyeyim.
mihri müşfik hanım (1886-1954) - aynalı gözde (solda), melek celal sofu (1896-1976) - nü (sağda)sergi 27 mart'a kadar ziyarete açık ve herkese ücretsiz.
kaynak
görsel kaynak: ben.
devamını gör...
sınavda iyi şanslar
sınavda başarılar dilerim gençler.. şimdi sadece sınavı düşünün, şimdiden nasıl olsa okusak da bir şey olmuyor gibi karamsar düşüncelere girmeyin, dünyada her an her şey değişiyor, okul sonrası iş bulmak vb. konularını düşünmeyi mezun olduktan sonraya erteleyin şimdilik..
devamını gör...
yazarların isimlerinin anlamı
özge: bilinen en yaygın anlamı yabancı veya bir başka kimsedir. iyilik, güzellik anlamlarını da taşımaktadır. iki dağın birleşim noktası ve aynı zamanda bu isim, özellikle divan şiirinde sıklıkla kullanılan bir kavramdır. şiirlerde özge, sevdiğinden ayrı kalmak anlamında kullanılmaktadır.
"benim senden özge sevdiğim mi var?"
"benim senden özge sevdiğim mi var?"
devamını gör...
agatha christie
dedektif romanlarımın ana hatlarını, bulaşık yıkarken düşünüyorum. çünkü bu o kadar kötü bir iş ki insan cinayetten başka bir şey düşünemez
kötü bir işten ilham almak ve onu avantaja çevirmek... o işi yaparken kafanda başka bir şey düşünerek ,onu hiç yapmıyorsun hissiyatına kapılmak. bu sözden yola çıkarak bende kendimi yemek yapmaya adayacağım. bu süre zarfı içinde psikolojik gerilim hikayesi yazmayı planlıyorum. 2 saat emek harcanan bir,iki kap yemeğin bitme süresini baz alırsak ve sürekli tekrarlanan bir döngü içine bizi hapsettiğinide eklersek ,yapma zorunluluğumuzu da ekleyelim aman ha tuz'u unutmayalım... evett kesin bir gerilim hikayesi çıkaracağım. * kitabın ismi, on çeşit baharat.. bu kadar zırvaladıktan sonra biraz agatha'dan bahsedelim.
polisiye roman deyince akıllara gelen ilk isimlerdendir. yazar küçük yaşlarda okuduğu polisiye kitaplardan etkilenerek bu yola girmeye karar vermiş. 80 e yakın dedektif romanı yayınlamıştır.
doğu ekspresinde cinayet adlı romanını istanbul beyoğlu ilçesinde yer alan pera palas otelinde kaleme almıştır. 411 numaralı oda söylenene göre christie'ne tahsis edilmiş. hatta bir rivayet'e göre 11 gün boyunca hiç görülmemiş ortalıktan kaybolmuştur. ara ara istanbul'a otel'de konaklamaya gelirmiş. belki de dedektiflik hikayeleri için bu şehirden ilham alıyordur ne dersiniz?
yaptığı evliliklerde pek yüzü gülmemiştir. yazar'ın katil kim sorusunu sorduğu romanlarındaki bazı karakterler belki de eski eşlerinden biridir.
gençken evlenin, çünkü yaşlanınca insanın aklı başına gelir. ve akıllı bir insan da asla evlenmez. bu akılda kalıcı, zekice söze katılmamak elde değil.
yazdığı romanlar'ın film uyarlarmalarınıda bulubilirsiniz. on küçük zenci kitabını okuyup, üç bölümlük dizisine geçtim.
kitap ve film kıyaslaması yapmayı seviyorsunuz on küçük zenci'yi kesinlikle tavsiye ederim.
yazar'ın okuduğum bir kaç kitabından yola çıkarak, benim açımdan okunması zevkli ve akıcı üslubu olduğunu söyleyebilirim. sadece seri'ye bağlanılır mı kitapları bilemedim. bir yerden sonra polisiye sevsem bile sıkıcı gelmeye başlıyor. ama başladığınız kitap asla yarıda kalmıyor dikkat ve merak unsuru olduğu için sonu çabuk geliyor.
kötü bir işten ilham almak ve onu avantaja çevirmek... o işi yaparken kafanda başka bir şey düşünerek ,onu hiç yapmıyorsun hissiyatına kapılmak. bu sözden yola çıkarak bende kendimi yemek yapmaya adayacağım. bu süre zarfı içinde psikolojik gerilim hikayesi yazmayı planlıyorum. 2 saat emek harcanan bir,iki kap yemeğin bitme süresini baz alırsak ve sürekli tekrarlanan bir döngü içine bizi hapsettiğinide eklersek ,yapma zorunluluğumuzu da ekleyelim aman ha tuz'u unutmayalım... evett kesin bir gerilim hikayesi çıkaracağım. * kitabın ismi, on çeşit baharat.. bu kadar zırvaladıktan sonra biraz agatha'dan bahsedelim.
polisiye roman deyince akıllara gelen ilk isimlerdendir. yazar küçük yaşlarda okuduğu polisiye kitaplardan etkilenerek bu yola girmeye karar vermiş. 80 e yakın dedektif romanı yayınlamıştır.
doğu ekspresinde cinayet adlı romanını istanbul beyoğlu ilçesinde yer alan pera palas otelinde kaleme almıştır. 411 numaralı oda söylenene göre christie'ne tahsis edilmiş. hatta bir rivayet'e göre 11 gün boyunca hiç görülmemiş ortalıktan kaybolmuştur. ara ara istanbul'a otel'de konaklamaya gelirmiş. belki de dedektiflik hikayeleri için bu şehirden ilham alıyordur ne dersiniz?
yaptığı evliliklerde pek yüzü gülmemiştir. yazar'ın katil kim sorusunu sorduğu romanlarındaki bazı karakterler belki de eski eşlerinden biridir.
gençken evlenin, çünkü yaşlanınca insanın aklı başına gelir. ve akıllı bir insan da asla evlenmez. bu akılda kalıcı, zekice söze katılmamak elde değil.
yazdığı romanlar'ın film uyarlarmalarınıda bulubilirsiniz. on küçük zenci kitabını okuyup, üç bölümlük dizisine geçtim.
kitap ve film kıyaslaması yapmayı seviyorsunuz on küçük zenci'yi kesinlikle tavsiye ederim.
yazar'ın okuduğum bir kaç kitabından yola çıkarak, benim açımdan okunması zevkli ve akıcı üslubu olduğunu söyleyebilirim. sadece seri'ye bağlanılır mı kitapları bilemedim. bir yerden sonra polisiye sevsem bile sıkıcı gelmeye başlıyor. ama başladığınız kitap asla yarıda kalmıyor dikkat ve merak unsuru olduğu için sonu çabuk geliyor.
devamını gör...
yaptıktan sonra kötü hissettiren şeyler
t: olay bittikten sonra insana kötü hissiyat veren eylemlerin tamamı.
sigara içtikten sonra bu hisse kapılıyorum. her defasında işte bu defa bıraktım diyorum beş dakika sonra yeniden içiyorum. içtikten sonra bırakamamanın verdiği kötü hissiyat berbat birşey.
sigara içtikten sonra bu hisse kapılıyorum. her defasında işte bu defa bıraktım diyorum beş dakika sonra yeniden içiyorum. içtikten sonra bırakamamanın verdiği kötü hissiyat berbat birşey.
devamını gör...
kötü espriler
-a ben şok!
-bende bim.
-bende bim.
devamını gör...
kadınların hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam etmesi
en büyük erdemdir.. erkekler basaramiyorsa sadece onların sorunu da olmuyor.. başımıza eksiyorlar..
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
hafta sonu keyiflerimizin perşembeden başlayacağını müjdeleyen, daha "günaydın" görselleriyle bile bütün stresimizi, gün başlar başlamaz üzerimizden alıp uzaklaştıran, daim olmasını dilediğim heyecanı klavyesinden okunan yeni yayıncımızın güzel haberi. yıldızlar arası yolculuğu hayırlı olsundur, tuşlarına asteroid değmesindir.
devamını gör...
fuck you
altyazı çevirilerinde "laned olsun" olarak çevrilen hakaret.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
dertler derya olmuş ben de bir sandal, simsiyah gecenin koynundayım başım duman.
olmak ya da olmamak işte bütün mesafe bu. yüz kilometre hızla gidersek olmak tarafına mı yakın oluruz yoksa olmamak tarafına mı? ha bir de kaç zamanda?
kaçmalı zamandan... öyle bir geçer zaman ki. e buyursun geçsin, biz hala yüz kilo litredeyiz. bardaktaki bitsin geliriz.
ezgi günlüğüne ayşe'yi yazmış. "ayşoşum minik kuşum, sen uçtun ben vuruldum." aman uçurtmayı vurmasınlar anne! görecek daha çok gökyüzü var.
olmak ya da olmamak işte bütün mesafe bu. yüz kilometre hızla gidersek olmak tarafına mı yakın oluruz yoksa olmamak tarafına mı? ha bir de kaç zamanda?
kaçmalı zamandan... öyle bir geçer zaman ki. e buyursun geçsin, biz hala yüz kilo litredeyiz. bardaktaki bitsin geliriz.
ezgi günlüğüne ayşe'yi yazmış. "ayşoşum minik kuşum, sen uçtun ben vuruldum." aman uçurtmayı vurmasınlar anne! görecek daha çok gökyüzü var.
devamını gör...
terapi yerine geçebilecek şey
uçan kuşlara bakıp onlarla beraber uzaklara gittiğimi hayal etmek.
devamını gör...
para konuşmaz küfreder
“para konuşur” sözünün yanlış yorumlandığını ifade eden bir deyiştir.
paran varsa insanlar seni tanır. paran yoksa sen insanları tanırsın.
1974 tarihli it’s alright, ma -i’m only bleeding adlı parçasında “money doesn’t talk, it swears” (para konuşmaz, küfreder) demişti bob dylan... şiddetin ve birçok toplumsal sorunun kaynağının para olduğunu vurgulamıştı.
çevremizde zenginliğin verdiği gururla yaşayan bazı insanları görürüz… geceleri paralarını saymaktan, gündüzleri de gariban işçileri ezmekten başka bir şey düşünemezler…gittikleri her yere önce paralarını sererler…“ye kürküm ye, ye kürküm ye” misali.
unuttukları bir şey vardır:
ingilizce’de para kelimesinin (money) kökeni para tanrısı olarak kabul gören mammon putudur. en belirgin özelliği ise konuşamaması sadece küfretmesidir.
günlük hayatımızda “para konuşur” desek de para bitince paranın gerçekte küfrettiğini anlarız. çevremizde dost gözüken 100 insandan 1 tane kalır.
para insanı avlamak için en iyi yemdir. (thomas fuller)
paran varsa insanlar seni tanır. paran yoksa sen insanları tanırsın.
1974 tarihli it’s alright, ma -i’m only bleeding adlı parçasında “money doesn’t talk, it swears” (para konuşmaz, küfreder) demişti bob dylan... şiddetin ve birçok toplumsal sorunun kaynağının para olduğunu vurgulamıştı.
çevremizde zenginliğin verdiği gururla yaşayan bazı insanları görürüz… geceleri paralarını saymaktan, gündüzleri de gariban işçileri ezmekten başka bir şey düşünemezler…gittikleri her yere önce paralarını sererler…“ye kürküm ye, ye kürküm ye” misali.
unuttukları bir şey vardır:
ingilizce’de para kelimesinin (money) kökeni para tanrısı olarak kabul gören mammon putudur. en belirgin özelliği ise konuşamaması sadece küfretmesidir.
günlük hayatımızda “para konuşur” desek de para bitince paranın gerçekte küfrettiğini anlarız. çevremizde dost gözüken 100 insandan 1 tane kalır.
para insanı avlamak için en iyi yemdir. (thomas fuller)
devamını gör...
ankara
hayatında bir kez bile deniz görmüş insanın, ıy ankara mı? demek hakkını kendisinde gördüğü, garip bir ıy ankara popülizmi ile şu sıralar pek sevilmeyen şehir, başkent.
bir çok istanbullunun inanılmaz bir egoyla 'pabucumun başkenti en büyük başkent biziz' tavrı ile yanaşıp suratınıza aliye rona gülüşü attığı şehir.
oysa ki, tüm lekelerine rağmen, tüm askerine, yalancı milletvekillerine rağmen, güzel şehirdir ankara. zoru sevenler için idealdir. bir kişiyi sevmek için sevenlere adanmıştır her sokağı. aşk acısı çektiğinizde kaçabileceğiniz bir taksim - kadiköy mesafesi yoktur. iyi dost gibidir. yüzünüze gerçekleri vurmakta asla geç kalmaz.
bir çok istanbullunun inanılmaz bir egoyla 'pabucumun başkenti en büyük başkent biziz' tavrı ile yanaşıp suratınıza aliye rona gülüşü attığı şehir.
oysa ki, tüm lekelerine rağmen, tüm askerine, yalancı milletvekillerine rağmen, güzel şehirdir ankara. zoru sevenler için idealdir. bir kişiyi sevmek için sevenlere adanmıştır her sokağı. aşk acısı çektiğinizde kaçabileceğiniz bir taksim - kadiköy mesafesi yoktur. iyi dost gibidir. yüzünüze gerçekleri vurmakta asla geç kalmaz.
devamını gör...
birilerinin sizi aptal yerine koyması
genellikle tanınmayan insanların tanımadıklarına uyguladığı anlamsız, saçma davranış.
zaten bunu yapanlar; bu çaba içinde olanlar, adı üstünde tanımaya ve tanınmaya değmeyecek olanlardır.
zaten bunu yapanlar; bu çaba içinde olanlar, adı üstünde tanımaya ve tanınmaya değmeyecek olanlardır.
devamını gör...
iğrenç espriler
1. adamın biri taksi çevirmiş hala dönüyor.
2. röntgen filmi çektirdik, yakında sinemalarda.
3. yeni yapılmış resimlere ne denir? - ‘nev’resim.
4. türkiye’nin en yeni şehri – nevşehir
5. acıkan var mı ya? -yok bizde tatlı kan var.
2. röntgen filmi çektirdik, yakında sinemalarda.
3. yeni yapılmış resimlere ne denir? - ‘nev’resim.
4. türkiye’nin en yeni şehri – nevşehir
5. acıkan var mı ya? -yok bizde tatlı kan var.
devamını gör...
ginger
yaş olanını grip ve nezle gibi virüs kaynaklı hastalıklar geçirdiğinizde, biraz limon,nane ve elma ile kaynatıp içerseniz,mevcut durumunuzu daha çabuk atlatabilirsiniz. toz halinde olanı ise bal'a karıştırmanızı öneririm. öksürük için birebir.
devamını gör...
bergama antik kenti
kesinlikle görülmesi gereken yerledendir. alınan sunak parçaları ise bizim geçmişte de tarihten çok para ve statüye önem verdiğimizin göstergesidir.
elin memleketine gidip kendi eserlerimizi görmeye eurolar vermeye de razıyız.
elin memleketine gidip kendi eserlerimizi görmeye eurolar vermeye de razıyız.
devamını gör...
oytun erbaş ve kendini imha süreci
hiç ortalıkta görünmemesi daha iyi olduğundan, insanlık açısından faydalı bir süreç olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...