çok beklersiniz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

muhtemelen kıza göz koymuş olabilir. uzaklaşın o arkadaştan. arkadaşınız sizi kötülemez, arkadaşınım diyen kötüleyemez.

o sizin gizli düşmanınız olabilir ancak. sizi kendine rakip gördüğü için o lafı eder.
devamını gör...

sarılmış sanki dört bir yanım
durmaz peşimdeki canavarlarım...
devamını gör...

karakter olarak kesinlikle tartışmalı ama konu satranç olduğunda önünde diz çökülecek sayılı isimlerden olan 6. dünya şampiyonu. öyle ki 12 yaşında satranç öğrenip yalnızca 4 sene sonra usta ünvanını almayı başarmış, keres ve smislov gibi büyük isimleri ağır yenilgilere uğratmış ve kaybettiği dünya şampiyonu ünvanını defalarca rövanş maçı ile tekrar elde etmiştir. eğer fide yeniden rövanş hakkı tanımış olsaydı son defa ünvanını kaptırmış olduğu tigran petrosian* da yenilgiye uğratacak kadar hırslı bir adamdı şüphesiz. sscb'nin bugün oyun stillerine hayran kaldığımız pek çok oyuncusunu yetiştirmiş olan ve sovyet satranç ekolünün kurucusu olarak nitelendirilen botvinnik; nimzo indian ve fransız savunması denildiğinde akla gelen ilk isimlerden ki 1960 yılındaki dünya şampiyonasında mikhail tal ile yaptığı ve beraberlik ile sonuçlanan ilk maçta da nimzo indian-sämisch varyasyonunu tercih etmişti yanlış hatırlamıyor isem ve maç insanın tüylerini diken diken edecek cinstendi. najdorf ile oynadığı -yılını hatırlamıyorum ama muhtemelen 1950'lerin ortası olması gerek- maçta yine nimzo-indian savunması - hübner, rubinstein varyasyonu ilginç bir tercihti ama botvinnik ağır üstünlük kurarak şaşırtmadı.

karakter olarak tartışmalı olmasının sebebi esasında acımasız, güvensiz ve tamamen öngörüden yoksun olmasından kaynaklanıyor ki karpov hakkındaki satranç konusunda başarılı olamaz söylemleri ve öğrencisi kasparov'un yerine andrianov'u turnuva için tercih etmesi -siyasi ayrılıklardan kaynaklı olduğu düşünülse de- onun konu satranç tahtası olduğunda üst düzey bir oyuncu olsa da insanlar konusundaki öngörülerinin yetersiz olduğunu gösteriyor. yine de oldukça sivri olan karakteri onun tutarsız kararlar vermesine sebep olsa da satranç tahtasında yanlış kararlar aldığı pek nadirdi. önceki oyunlarının analizlerini yapıp hata yapmasına sebep olan her hamlesini, ona yenilgi getirmiş olan her kararını veya kararsızlığını törpüledi bu da onu gerçek bir oyuncu yapar. oyun içindeki derin hesaplamaları ve doğru oyunsonu hamleleri ile -ki bence pal benko bu konuda daha niteliklidir- sovyet satranç okulunun patriği dünya sahnesinin görmüş olduğu en başarılı dünya şampiyonlarından biridir şüphesiz. ayrıca öyle güzel notasyon tutuyor ki kendi dağınık tekniğimden utanç duyma sebebimdir.

devamını gör...

türkiye'nin einstein'i.
devamını gör...

gerçekmiş meğer.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendi kendin yeten ülke misali tekim, kimseye faydamda zararımda yok.
devamını gör...

zorunlu olan diğer her şey gibi ilk fırsatta tekar tesettürü bırakacaklardır. çoğu zaman üçüncü dünya ülkelerinde o ilk fırsata hiçbir zaman sahip olamadıkları da ayrı bir tartışmanın konusudur.
devamını gör...

ırkçı değilim. tüm mültecileri eşit bir şekilde sevmiyorum. çünkü mülteci sevmemek ile ırkçılığın çok bir alakası yok. ha eğer sen sırf arap olduğu için sevmiyorsan o ayrı konu.

bazı milletlerin kültürünü ve zihniyetini sevmemek de normaldir. ama bir de şu açıdan bakalım: iki adet insan farz edelim. sen aynı kültür, eğitim seviyesi ve entelektüel birikime sahip ki adet insandan birini bağrına basıp, diğerini ise sırf doğduğu yerden, ait olduğu etnisiteden veya renginden dolayı sevmiyorsan ırkçısındır. mesela ben hint kültüründen zerre hoşlanmam. ama ingiltere ve amerika gibi ülkelerde yetişmiş hintlilere hayranımdır. bu da ırkçılığa girmez.

gayet anlaşılır, gayet basit. aslında insanları çoğu; ırkları değil de, kültürleri ve anlayışları sevmediğinin farkında dahi değil. biz söylemiş olalım...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her kız kötü bir ayrılıktan sonra güzelleşir. doğanın yazılı olmayan kuralıdır bu.
devamını gör...

güzelliğin göreceli bir kavram olup kişiden kişiye farklılık gösterdiğini ifade eden bir atasözüdür.
devamını gör...

kazım koyuncu'nun didou nana şarkısını, bir kelime bile anlamadan, severek dinliyorum.
eğer müziği ve şarkıcının sesi hoşuma gidiyorsa, şarkının bilmediğim bir dilde olması hiç önemli değil.
bir diğer örnek najwa farouk'un, mawjou galbi şarkısı.
devamını gör...

ben sana layık değilim. daha iyilerini hak ediyorsun.
devamını gör...

garip, tanımsız bir cüneyt ergün şarkısı. güzel mi değil mi onu bile bilmiyorum bak.

önce bulutsuzluk özlemi - 90'lar ağlak rock karışımı bir elektro gitar, sonra feridun düzağaç tipi gereğinden fazla metaforlu sözler, akabinde x kuşağının aşık olduğu yarı pop yarı rock, bi sakin bi dik vokal. aralara serpiştirilmiş biraz 90'lar pop sound'u. yarısında giren baygın kadın vokal falan. değişik bi şarkı.

devamını gör...

babaannem "datlı datlı verdiğin canı datlı datlı al ırabbım!"
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

net tuvalettir abi. bunu yalnızca ben yaşıyor olamam. hatta einstein görecelik kavramı nı karadelik, solucanları falan filan hepsini tuvallete bulmuştur. edison son ampül denemesini tuvallette yapıp ampulü yakmıştır.
devamını gör...

kahve ile ilişkisi negatif bir insan olduğum için, gitmenin gerekmediği yer. ben mado'cu özsüt'çüyüm.
fincanda çay+mevsim meyvelerinden pasta birde kafa dengi arkadaş ile neşelenenlerden.
devamını gör...

okumazlarmış peh peh peh , ulan sen benim okuduğum kitapların yarısını okusan kafayı kırmış geziyordun sağda solda . bir de ergenci tayfa diyen var . gençlerimiz görüyor özeniyor derler . gençler dinden çıkmaya , o güne kadar neredeyse hayatının anlamı olan şeyi reddetmeye mi özeniyor ? sigara mı lan bu dallama ? ki sigarayı bile ateist olduktan sonra bıraktım ve neredeyse 0 denebilecek kadar az alkol tüketiyorum . yani bazı tatlı su müslümanları gibi içkiyle stroy atmıyorum .
şöyle bir ekleme yapayım . dinden çıkma aşamasında en büyük engel yine kendim idim . okuyor okuyor kendi mantığıma yatmayan yerlerde yine suçu kendimde arıyordum . hayır diyordum ben hatalı olmalıyım , ben yanlış düşünüyor olmalıyım gibi. yani sandığınızın aksine insanlar dinden çıkmak için dünden hazır bekleyip en ufak bahanede dini terk etmiyorlar .
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim