batı cephesinde ilk kurşunu atan kişidir.
devamını gör...

can yaman kimdi lan, diye düşünmeme sebep olan başlık.*
devamını gör...

kullanmayan var mı ki? kullanmayanların kim olduğunu merak ettiğim yazarlardır. kör olursunuz yahu yapmayın etmeyin.
devamını gör...

öğrenmeyi reddetmeleri.
devamını gör...

babanın nasıl bir insan olduğuna göre değişiklik gösteren bir durumdur.
devamını gör...

bunalmışlardır. açmasınlar mı?
devamını gör...

"canım senin yüreğin kabarmış" ve "3 vakte kadar kısmet var" benim favorilerim.
devamını gör...

sydney'de yaşayan dostumun yıllar önce beni çağırdığı,askerlik engeli yüzünden gitmediğim yer. zamanı geri alsak durur muydum acaba.özellikle ülkemizin bu halini görünce.
kanguruyla bütünleşse de çok yüksek koyun nüfusuna sahip ülke.
devamını gör...

tık.

tek bir kelime, bir ses, çoğu zaman duyulmayan, işitilmeyen, farkında olunmayan.
ama bir hali var ki; insanın içinden, en derininden gelen hali bu dediğim, o insan o tık sesini duyduktan sonra bir daha asla eskisi gibi olamıyor, ne yaparsa yapsın, geri kalan ömrünü nasıl geçirirse geçirsin, o tık sesi içinde bir yerde asılı kalıp bekliyor ve zamanı geldiğinde tekrar işitiliyor.

tık.

biraz önce biri bir soru sordu bana, "sana cevabını bilmediğin bir soru sorabilir miyim?" diye, sorusunu sordu, cevabını aldı, benim bilmediğim cevaptı zaten, bilmiyordum, büyük ihtimalle cevabımı işitmedi bile, gitti.
o cevabın içine koymuştum bu kelimeyi ama sanırım o daha bu sesi duymamıştı, gülümsedi ve yoluna devam etti.

umarım hiç de duymaz, benim lafım geride kalanlara, tık tık tık yoluna devam etmeye tık çalı tık şanlara. tık.

tık.
devamını gör...

almanya'nın dresden kentinde bulunan bu binanın adı neustadt kunsthofpassage.
binanın tasarımı annette paul, christoph robner ve andré tempel'e ait.
binayı diğer binalardan ayıran özelliği ise bir mühendislik harikası olması. dış kısmında gördüğünüz su boruları ve huniler ile yağmur yağdığında çevreye bir müzik ziyafeti çekiyor.
bu bina bir sanat eseri değil de nedir, sorarım size..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gideni sevgi, esenlik, iyilik gibi dilekler ile yolcu etmek.
bazen de - istemsizce- güzel anıları olan ancak miadını doldurmuş bir ilişkiye veda etmek.

yara izlerine dokunmayalım nihayetinde.
sonlarımız, uğurlamak olsun.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

safeviler erdebil barış antlaşmasını 1624 yılında ihlal etmiş ve osmanlı safevi savaşı o tarihte tekrar başlamıştı. sultan 4. murad 8 mayıs 1638 yılında bağdad üzerine sefer kararı aldı ve bu tarihte ordusu ile birlikte istanbuldan ayrıldı.

istanbul bağdad yolu 110 konağa ayrılmıştı. iznik 5., inönü 14. konaktı. eskişehir civarına gelirken sultan murad, atası osman gazi'nin kayınpederi şeyh edebalı'nın türbesini ziyaret etti. sadrazam bayram paşa, 28 mayısta inönü konağında gelip orduya emrindeki birliklerle birlikte katıldı. 8 haziran 1638 yılında ordu akşehir'e geldi.

17 haziranda konya'ya gelen sultan murad, burada mevlana'nın türbesini ziyaret etti. 25 hazirana kadar burada konakladılar. konya'ya geleli 5 gün olmuştu ki ahmed adında üfürükçü bir şeyh yakalanıp idam edildi.

konya-halep arasını 27 günde alan osmanlı ordusu, 22 temmuzda bu şehre vardı. burası, istanbul-bağdad yolunun tam ortasıydı. 6 ağustos'a kadar 15 gün halepte kaldılar. buradan 6 ağustos tarihinde ilerlemeye başlayan osmanlı ordusu, 15 kasım günü bağdad önlerine geldi ve muhasaraya başladı. istanbul - bağdad arası mesafe konaklamalar ile birlikte 5 ay 8 günde alınmıştı.

bağad'ı bektaş han kumandasında 40 bin civarında safevi askerinden oluşan bir garnizon savunuyordu. şah safi, ordusu ile birlikte kasr-ı şirin'de bekliyordu. şah safi bağdad'ın muhasara altına alındığını öğrenince yanına 12 bin kişilik bir önce kuvvet alarak diyale ırmağına kadar yanaştı. halep beylerbeyi şah'ın ırmağı geçmesine engel olmak için gönderildi, zaten şah'ın ırmağı geçmeye ve muazzam büyüklükteki osmanlı ordusu ile çarpışmaya hiç niyeti yoktu. fakat bağdad'ın düşeceğine ihtimal vermiyor, şehrin kuvvetli surlarına ve içerideki 40 bin asker ile yüzlerce topa güveniyordu.

sultan murad, birkaç defa yanında 86 yaşındaki şeyhülislamı yahya efendi ile birlikte, en ileri hatlara kadar gelip askerini morallendirdi. yaralı çadırlarını, kendi çadırlarının etrafına kurdurdu. her gün yaralıları ziyaret ediyor, hatırlarını soruyor ve her birine 50 altın ihsan ediyordu.

27 kasımda, surlarda ilk geniş gedikler açıldı. 4 aralıkta, musul'dan yola çıkarılan 10 büyük muhasara topu daha, dicle üzerinden osmanlı ordusuna getirildi. bu vuruşmalar esnasında tayyar mehmed paşa alnına yediği bir safevi kurşunu ile şehid oldu. aynı şekilde babası olan uçar mustafa paşa da bağdad önlerinde bir safevi kurşunu ile şehid olmuştu.

24 aralık sabahı bektaş han daha fazla dayanamayarak vire ile yani sağ kalan askerlerin serbestçe çıkıp gitmeleri şartı ile kaleyi teslim edeceğini bildirdi. sultan murad, karanlık basmadan teslim olmaları kaydıyla bu teklifi kabul etti.

safevi garnizonun'nun 4'te3'ü türklerden oluşuyordu. bunların arasından bir kısmı ile birlikte bektaş han, şah safi'den korktuğu için osmanlı hizmetine girdi.

1 ay 9 gün süren bağdad muhasarasında, 10 bin safevi ve 5 bin osmanlı askeri öldü. bunun yanında 20 bin kadar asker yaralandı. neredeyse 15 yıldır işgal altında olan bağdad, 1917 yılında kaybedilene kadar bir daha işgal görmedi. sultan 4.murad ise "bağdad fatihi" ünvanı ile anılmaya başlandı.
devamını gör...

günümüz sosyal medyalarında olduğu gibi takip edene takip beğeni yapana beğeni olduğu içindir.
#842029 bu entrye katılıyorum, emek veren arkadaşlara destek olunması gerektiği kanaatindeyim.
insanları mutlu etmek çok kolay, bilene..
devamını gör...

yunus. sanırım önce havuzlu villaya taşınmam gerekecek.
devamını gör...

gelecekte olursa eğer kızımın / kızlarımın ismini bırakmak isterim.
eylül ve arven
devamını gör...

sağcılara göre bütün kötülüklerin babası solcu, solculara göre bütün melanetlerin anası da sağcılardır.
sağcılar selamünaleyküm derken solcular selamünaleyküm dememek için ya selam ya da ruhi su gibi ses tonuyla merhaba dost derler.
sağcı da solcu da birbirinin ak dediğine kara, kara dediğine de ak derler.
devamını gör...

kütüphane otomatından alınan çay....
devamını gör...

ırkçılık böyle bir şey işte. hatta bir ara bırakın mezarlığa alınmamayı, güney afrika cumhuriyeti'nde, apartheid zamanında beyazlar, çok para kazanacakları halde, alış veriş merkezlerine siyahları almıyorlarmış. sırf siyahlar etrafımızda dolanmasınlarda, paralarını istemeyiz diyorlarmış. bugün fırsatlarını bulsalar, aynısını yapacak adam çok orada.
devamını gör...

konuya yada belirtilen ayrıma kişisel ideolojik belirteçlerini şöyle bi kenara ayırarak,
şunu söylemekte yarar görüyorum.

iki sanatçı da ki öncelikle sanatçı diyorum,
sanatın harf ile tasvir oluşturma bölümünü edebiyat dalında anlatım sağladılar bize,
edebî acıdan iki ismin de kendi dönemlerine katkıları hatrı sayılır derecede büyüktür.

nazım hikmet ran,
ilk şiirlerine heceleme ölçüsü ile yazarak başlamış ve bunu anlatımda yetersiz bıraktığı için terketmiş,
ikinci yeninin ilk nefer serbest şiir argümanını ilerlemiştir.
mevcut şiirleri hala dilimizde nice şarkıcı sanatçı tarafından beste haline gelmiştir.
bizler nazim hikmet ran
kendi içinde nazım'ca sözünü serbest şiir formunu kılavuz olarak kullandık yıllarca,
o bizlere bir kök teslim etti..ve hala şiire ilgilisi olan kişiler aynı reçeteyi şiirlerinde yer verir.

nazim hikmet ran
ikinci yeninin basında ki edebi akım dır.

necip fazıl kısakürek ise,
17 yasında yazmış olduğu ilk şiiri millî eğitim müfredatına alınmış ve öğrencilere okutulmuştur.
dönemine en büyük katkısı şiirsel ergümanları bir kenarda dursun,
yazdığı tiyatro eserleri ile kapalı gişe oyunlar meydana getirmiş
toplumuna bambaşka bir sanat dalı ile tanıştırmıştır.

kendini zirveye taşıyan kaldırımlar şiiri ile de,
sanatta şiirin bir tema değil bir dışa vurum ve bir haykırış olduğunu bizlere göstermiştir.

naçizane dile gelmesi gerekir ki,
edebiyat turkiyede iki sanatçı ile yeni bir akım ve doğaçlamasız bir sentez geliştirmiştir.

bizlere seçenek oluşturma fırsatı tanımış
iki ayrı sözgelimini iki ayrı dilden incelememize olanak tanımışlardır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim