özledim seni
"işte ben seni o ilk mısra gibi özledim." s. a.
devamını gör...
leonid rogozov
takvimler 1962 senesini gösterirken bir gün, acıyla kıvranmaya başlamıştır.
kendisi bir hekim olduğu için, ağrının yeri, belirtileri gibi şeyleri kafasında oturtur ve ne olduğunu farkeder. apandisiti iltihaplanmıştır ve patlamak üzeredir.
rogozov o sırada antartika'da bir keşif görevindedir. yüzlerce kilometre yakında bile, kendisi haricinde tek doktor yoktur. ölmesine hemen hemen 24 saat kaldığını görünce verilecek en zor kararlardan birini verir.
kendine apandisit ameliyatı yapmak. (bkz: apendektomi)
kendisi bu kararını bir kaç iş arkadaşına söylemiş ve hazırlıklara başlamıştır. tutulan aynalar ve ışıklar yardımıyla en başta karın bölgesine lokal anestezi uygular, sonra derin bir kesik atarak ameliyata başlar. kan kaybından dolayı gittikçe yorgun düşse de, kendine yaptığı ameliyatı aynalardan takip ettiğin için, yansımadan oluşan bir optik yanılgı nedeniyle yanlışlıkla kör bağırsağını kesse de (ki ana ameliyata ara verip, hasar verdiği bağırsağını dikerek tamir etmiş, sonra devam etmiştir) en sonunda apandisite ulaşır, başarılı bir şekilde alır ve kendini diker, ameliyatı başarılı şekilde sonlandırarak tıp tarihine geçer.
ameliyat sonrasında, hiç komplikasyon yaşamadan ve rahat bir şekilde, 1 hafta içinde iyileşmiştir.
doktor bey, 2000 senesinde ölmüştür ancak sahip olduğu demirden irade hala konuşulur.
kendisi bir hekim olduğu için, ağrının yeri, belirtileri gibi şeyleri kafasında oturtur ve ne olduğunu farkeder. apandisiti iltihaplanmıştır ve patlamak üzeredir.
rogozov o sırada antartika'da bir keşif görevindedir. yüzlerce kilometre yakında bile, kendisi haricinde tek doktor yoktur. ölmesine hemen hemen 24 saat kaldığını görünce verilecek en zor kararlardan birini verir.
kendine apandisit ameliyatı yapmak. (bkz: apendektomi)
kendisi bu kararını bir kaç iş arkadaşına söylemiş ve hazırlıklara başlamıştır. tutulan aynalar ve ışıklar yardımıyla en başta karın bölgesine lokal anestezi uygular, sonra derin bir kesik atarak ameliyata başlar. kan kaybından dolayı gittikçe yorgun düşse de, kendine yaptığı ameliyatı aynalardan takip ettiğin için, yansımadan oluşan bir optik yanılgı nedeniyle yanlışlıkla kör bağırsağını kesse de (ki ana ameliyata ara verip, hasar verdiği bağırsağını dikerek tamir etmiş, sonra devam etmiştir) en sonunda apandisite ulaşır, başarılı bir şekilde alır ve kendini diker, ameliyatı başarılı şekilde sonlandırarak tıp tarihine geçer.
ameliyat sonrasında, hiç komplikasyon yaşamadan ve rahat bir şekilde, 1 hafta içinde iyileşmiştir.
doktor bey, 2000 senesinde ölmüştür ancak sahip olduğu demirden irade hala konuşulur.
devamını gör...
insanın en hastalıklı duygusu
yazılanların hepsine katılıyorum. sadece ekleme yapıyorum.
karamsarlık kendini yavaş yavaş yok edersin. tam bir hastalık.
karamsarlık kendini yavaş yavaş yok edersin. tam bir hastalık.
devamını gör...
armut koltuk
benim gibi kilo sorunu olanlar için, oturması iyi de kalkması sağlam irade gerektiren fazlasıyla rahat koltuk .
devamını gör...
türbanlı hakime güvenir misiniz sorunu
türbanlı hakime daha fazla güvenilir.
çünkü normal bir hakim sadece türkiye cumhuriyeti yasalarını referans alır. türbanlı bir hakim ise türkiye cumhuriyeti yasalarına ilave olarak islamın emirlerini de baz almak zorundadır. öldükten sonra cehenneme gitmemek için adaletle hükmetmek zorundadır. çünkü bilerek vereceği haksız bir kararın cezasını ahirette de çekecektir. o yüzden adaletli karar vermeye diğer hakimlerden kat kat daha fazla dikkat etmek zorunda kalacaktır.
buradan mini etekli veya allah inancı olmayan hakimler adaletle karar veremez anlamı çıkmasın sakın. elbette onlarda da çok adaletli hakimler mevcuttur.
zaten hangi hakim olursa olsun, adaletli bir karar verilmediğini düşünüyorsanız kararı temyiz edip
davanın bir üst mahkemede tekrar görüşülmesini sağlayabilirsiniz.
eğer orada da adaleti bulamazsanız, anayasa mahkemesine veya avrupa insan hakları mahkemesine kadar davayı götürebilirsiniz.
çünkü normal bir hakim sadece türkiye cumhuriyeti yasalarını referans alır. türbanlı bir hakim ise türkiye cumhuriyeti yasalarına ilave olarak islamın emirlerini de baz almak zorundadır. öldükten sonra cehenneme gitmemek için adaletle hükmetmek zorundadır. çünkü bilerek vereceği haksız bir kararın cezasını ahirette de çekecektir. o yüzden adaletli karar vermeye diğer hakimlerden kat kat daha fazla dikkat etmek zorunda kalacaktır.
buradan mini etekli veya allah inancı olmayan hakimler adaletle karar veremez anlamı çıkmasın sakın. elbette onlarda da çok adaletli hakimler mevcuttur.
zaten hangi hakim olursa olsun, adaletli bir karar verilmediğini düşünüyorsanız kararı temyiz edip
davanın bir üst mahkemede tekrar görüşülmesini sağlayabilirsiniz.
eğer orada da adaleti bulamazsanız, anayasa mahkemesine veya avrupa insan hakları mahkemesine kadar davayı götürebilirsiniz.
devamını gör...
çirkin kızlar iyi hissetsin diye kısa süreli sevgili olmak
çirkin kızların da mutlu olmaya hakkı var. bence bu konuda biz yakışıklı erkekler insiyatif alıp kısa süreliğine olsa bu kızlara şans vermeliyiz. onlarında kendini iyi hissetmeye ihtiyaçları var. belki gerçekten de iç güzellik önemlidir belki de evliliğe kadar gider. hep birlikte herkesin eşit şartlarda olmasını sağlıyoruz.
edit: aboww demekdiklerini bırakmamışlar. size de iyilik yaramıyor. ne haliniz varsa görün, sonra depresyona falan giriyorsunuz ben evde koldooomm.
edit: aboww demekdiklerini bırakmamışlar. size de iyilik yaramıyor. ne haliniz varsa görün, sonra depresyona falan giriyorsunuz ben evde koldooomm.
devamını gör...
normal sözlük'e giriş serüveni
instagramda kitap yazısını görüp devamını bile okumadan içimi dökmek, her konuda fikrimi yazmak istediğimi fark edip girdim. çıkmayı da düşünmüyorum sanırsam.
devamını gör...
arada bir gelen instagram'ı kapatma isteği
takip ettiğim bazı profiller var. spor, sokak hayvanları, edebiyat, müzik, karikatür üzerine... son aylarda motivasyon için spor ağırlıklı sayfaları takip ediyorum. bunun dışında eski çevrem mevcut yeni çok az insan ekliyorum ya da kabul ediyorum.
bir ara pek aktif kullanırdım. son yıllarda pek tercih etmiyorum. ara ara işte duruma göre paylaşım yapıyorum. en son bir sokak köpeği sahiplendime ilanı paylaşmışım. birde bir kedi için yardım kampanyası başlattık onu da storiye atmıştım.

böyle şeyler için işe yarıyor gerçekten. bunun dışında sürekli takip isteği gelmesi sinir bozuyor. özellikle takibi kaldırdığınız kişilerin tekrar tekrar atması. sonu engel. mesaj alımım zaten kapalı. açık olduğu zamanlar sürekli merhaba mesajı geliyordu. bu bana ya da kadınlara özel bir durum değil tabi. erkek arkadaşlara da geliyordur illa. garip bir yer. ama evet bu kadar kısıtlı kullanmama rağmen ben bile ara ara kapatıyorum. kapatın gitsin. az kafanızı dinleyin.
bir ara pek aktif kullanırdım. son yıllarda pek tercih etmiyorum. ara ara işte duruma göre paylaşım yapıyorum. en son bir sokak köpeği sahiplendime ilanı paylaşmışım. birde bir kedi için yardım kampanyası başlattık onu da storiye atmıştım.


böyle şeyler için işe yarıyor gerçekten. bunun dışında sürekli takip isteği gelmesi sinir bozuyor. özellikle takibi kaldırdığınız kişilerin tekrar tekrar atması. sonu engel. mesaj alımım zaten kapalı. açık olduğu zamanlar sürekli merhaba mesajı geliyordu. bu bana ya da kadınlara özel bir durum değil tabi. erkek arkadaşlara da geliyordur illa. garip bir yer. ama evet bu kadar kısıtlı kullanmama rağmen ben bile ara ara kapatıyorum. kapatın gitsin. az kafanızı dinleyin.
devamını gör...
ayrıcalık tanımadığı için doktoru gözaltına aldıran savcı
ömrümün uzun bir kısmı hukukçular ile geçtiği için çok iyi bildiğim, uzun yıllardır aynı olan durum.
adam cumhuriyet savcısı çünkü. senle ben mi?
adam cumhuriyet savcısı çünkü. senle ben mi?
devamını gör...
dahi olan insanların melankolik olması
aristo " felsefede, politikada, edebiyatta ya da sanatta üstün yetenekli olan herkes melankoliktir." der. kapalı ruh haline sahip insanlar için kullanılan melankolik sözcüğünü ben bu cümle içinde şu şekilde yorumladım.
mutsuz olan kişi arayış içindedir. şüphesiz bu kutsal meşguliyetler arayış içinde olan adamların eserleridir.
mutsuz olan kişi arayış içindedir. şüphesiz bu kutsal meşguliyetler arayış içinde olan adamların eserleridir.
devamını gör...
aşı olanlara maske serbestisi getirilmesinin gerekliliği
aşı karşıtlarına ağır yaptırımlar uygulanmasından yana olan biri olarak; maske, takan kişiyi değil, etraftaki insanları maskeyi takan kişiden yayılabilecek hastalıklı parçacıklara karşı koruduğu için desteklemediğim öneri.
elbette aşı olanlar hastalığı geçirse bile çok büyük bir oranda hafif biçimde atlatıyor ancak yine de hiçbir aşının %100 koruyuculuğu olması söz konusu değil uzmanlar tarafından yapılan açıklamalara göre. aşı olmuş biri de sizden hastalık kapıp ağır bir şekilde geçirdiği için vefat edebilir*; böyle bir olasılık her zaman var ki kimse herhangi bir şekilde bu hastalığa maruz kalmak zorunda değil.
ha derseniz ki, en azından insanların birbiriyle mesafesi ve temasının az olduğu açık alanlarda takılmasın*; işte bu, özellikle de bu iklim koşullarında oldukça mantıklı bir öneri bana göre. ama şuan için otobüs, okul vb. her türlü kapalı alanda maske takılması şart olmalı*.
elbette aşı olanlar hastalığı geçirse bile çok büyük bir oranda hafif biçimde atlatıyor ancak yine de hiçbir aşının %100 koruyuculuğu olması söz konusu değil uzmanlar tarafından yapılan açıklamalara göre. aşı olmuş biri de sizden hastalık kapıp ağır bir şekilde geçirdiği için vefat edebilir*; böyle bir olasılık her zaman var ki kimse herhangi bir şekilde bu hastalığa maruz kalmak zorunda değil.
ha derseniz ki, en azından insanların birbiriyle mesafesi ve temasının az olduğu açık alanlarda takılmasın*; işte bu, özellikle de bu iklim koşullarında oldukça mantıklı bir öneri bana göre. ama şuan için otobüs, okul vb. her türlü kapalı alanda maske takılması şart olmalı*.
devamını gör...
the damned united

2009 yapımı filmdir. film dilimize "lanet takım" olarak çevrilmiştir. film efsane teknik direktör brian clough'un leeds united takımında geçirdiği 44 günü anlatır.
filmin oyuncu kadrosunda michael sheen, jim broadbent, colm meaney, timothy spall gibi isimler yer alır.
film david peace'in the damned utd isimli kitabından esinlenilerek yapılmıştır. hem kitap hem film çok başarılıdır.
ben bu filmi çocukken izlemiştim, dün aynen öyle programını izlerken bu filmi gördüm ve tekrar aklıma geldi dolayısıyla hemen gittim tekrar izledim ve çok keyif aldım. futbolu seven herkesin izlemesi gereken bir film, hem başarılı bir futbol filmi hem başarılı bir sinema filmi. hem teknik açıdan çok başarılı hem futbolu ve dönemin ingiltere futbolunu çok başarılı şekilde anlatıyor. cihat akbel'in programda dediği gibi "film sizi dönemin ingiltere futbolunun soyunma odasına sokuyor" gerçekten öyle. futbolun değişimini ve modernleşmesini çok net fark ediyorsunuz. efsane teknik direktörü çok iyi tanıyorsunuz ve futbol felsefesine hakim oluyorsunuz, oyunu güzelleştirmek açısından yaptıkları net şekilde görülüyor.
filmi başarılı yapan faktörlerden birisi oyuncu seçimleridir. oyuncular gerçek hayattaki isimlere çok benziyorlar, cast seçimi çok iyi yapılmış, izledikçe hayret ettiğim bir detay oldu. her detay çok iyi anlatılmış.
brian clough ve peter taylor ilişkisi iyi anlatılmış, aralarındaki uyum ve bağ gözler önüne sürülmüş. her ikisi birbirini var eden isimler.
brian clough ve leeds united macerasının arka planının anlatılması hoşuma gitti. çok başarılı bir teknik direktörün yaşadığı zorluklar ve başına gelenler filmi ilginç bir hale getiriyor.
filmin bir sahnesinde don revie ile televizyon programına çıkıyorlar ve gerçek hayatta aynı program yapılmış, izlemek isteyenler için link bırakıyorum.
buradan
herkese tavsiye ederim. futbol sevip hala izlemeyenler mutlaka izlemeli.
devamını gör...
nick rengi özgürlüğü gelsin
yanına bide çay koysunlar, yalnız gelmesin. kışın geri döndüğü bu soğuk günlerde çay iyi gider.
hatta soğuklar böyle devam ederse yoldaştan ricam içlikte dağıtması yönünde olacak galiba.*
hatta soğuklar böyle devam ederse yoldaştan ricam içlikte dağıtması yönünde olacak galiba.*
devamını gör...
il olması gereken ilçeler
şehir merkezinden daha çok gelişmiş ilçelerdir.
fethiye, doğubayazid, alanya, edremit, çorlu'yu örnek verebilirim.
fethiye, doğubayazid, alanya, edremit, çorlu'yu örnek verebilirim.
devamını gör...
bir dosta alınabilecek hediyeler
tuttuğu takım in formasını alın.
en makbul olanı.
en makbul olanı.
devamını gör...
güne bir sanat eseri bırak
devamını gör...
artık anlamı kalmayan şeyler
üniversite mezunu olmak.
devamını gör...
tanrı'nın dua kabul oranını çok düşük tutması
dünyada birden fazla din olmasından dolayı olduğunu düşündüğüm durum. hangi birine yetişeceğini şaşırıp kitapları karıştırma ihtimali olduğundan dolayı olabilir. en iyisi hiç duymamış gibi yapayım diyordur.
devamını gör...
kaşgarlı mahmud
buradan
(genel bilgileri tekrar etmek istemediğim için 'wikipedia'dan link vererek başladım.)
islamiyet öncesi türk edebiyatı sözlü dönem'in en önemli ve biricik kaynağı olan divanü lügati't-türk'ün yazarı.
kaşgarlı mahmud'un, 1072 - 1074 yılları arasında o zaman bilinen türk dünyası içinde dolaşarak hazırladığı divanü lugati't-türk; türk dili ve edebiyatı öğretmenlerinin, (bkz: türk edebiyatı tarihi sözlü dönem)'i anlatırken örnekledikleri; şiir-->koşuk-, atasözü-->sav-, sagu -->günümüzde ağıt örneklerinin tek kaynağıdır. (yani, kaşgarlı mahmud olmasaydı, bugün okutulan islamiyet öncesi sözlü dönem örnekleri elimize ulaşmayacaktı ve bilinmez olarak kalacaklardı.)
(bkz: wikipedia)'nın leksikograf--> sözlükbilimci -leksikografi-->sözlükbilim- olarak nitelendirdiği kaşgarlı mahmut, bilinçli bir dilciydi.
divanü lugati't-türk'ün önsözünde, kitabını, araplara türkçe öğretmek ve türkçenin zengin bir dil olduğunu onlara kanıtlamak için arapça yazdığını belirtir.
'cevâhir ün-nahv fi lûgat it-türk' adıyla türkçenin bir gramerini de yazdığı bilinen kaşgarlı mahmud'un bu eseri şu ana kadar bulunamamıştır.
divanü lugati’t-türk ise, 1908’den sonra istanbul’da bir sahafta tesadüfen bulundu. divanü lugati’t-türk, ilkin 1915-17’de 3 cilt olarak bastırıldı, daha sonra besim atalay tarafından türkçeye çevrilerek tdk yayınları arasında 5 cilt olarak yayımlandı (1939-43).
divanü lügati’t-türk'ün bugün yer yüzünde bir tek yazma nüshası vardır. o da istanbul'da fatih millet kütüphanesi'nde ali emirî kitapları arasındadır.
kaşgarlı mahmud, 1105 yılında, 97 yaşında öldü. mezarı, kaşgar şehrine 45 kilometre uzaklıktaki opal köyünde, (o zamanlar ders verdiği) mahmudiye medresesi mezarlığındadır. ölümünden sonra öğrencileri tarafından inşa edilen ve günümüze kadar dört defa yenilenen bir türbede yatmaktadır.
(genel bilgileri tekrar etmek istemediğim için 'wikipedia'dan link vererek başladım.)
islamiyet öncesi türk edebiyatı sözlü dönem'in en önemli ve biricik kaynağı olan divanü lügati't-türk'ün yazarı.
kaşgarlı mahmud'un, 1072 - 1074 yılları arasında o zaman bilinen türk dünyası içinde dolaşarak hazırladığı divanü lugati't-türk; türk dili ve edebiyatı öğretmenlerinin, (bkz: türk edebiyatı tarihi sözlü dönem)'i anlatırken örnekledikleri; şiir-->koşuk-, atasözü-->sav-, sagu -->günümüzde ağıt örneklerinin tek kaynağıdır. (yani, kaşgarlı mahmud olmasaydı, bugün okutulan islamiyet öncesi sözlü dönem örnekleri elimize ulaşmayacaktı ve bilinmez olarak kalacaklardı.)
(bkz: wikipedia)'nın leksikograf--> sözlükbilimci -leksikografi-->sözlükbilim- olarak nitelendirdiği kaşgarlı mahmut, bilinçli bir dilciydi.
divanü lugati't-türk'ün önsözünde, kitabını, araplara türkçe öğretmek ve türkçenin zengin bir dil olduğunu onlara kanıtlamak için arapça yazdığını belirtir.
'cevâhir ün-nahv fi lûgat it-türk' adıyla türkçenin bir gramerini de yazdığı bilinen kaşgarlı mahmud'un bu eseri şu ana kadar bulunamamıştır.
divanü lugati’t-türk ise, 1908’den sonra istanbul’da bir sahafta tesadüfen bulundu. divanü lugati’t-türk, ilkin 1915-17’de 3 cilt olarak bastırıldı, daha sonra besim atalay tarafından türkçeye çevrilerek tdk yayınları arasında 5 cilt olarak yayımlandı (1939-43).
divanü lügati’t-türk'ün bugün yer yüzünde bir tek yazma nüshası vardır. o da istanbul'da fatih millet kütüphanesi'nde ali emirî kitapları arasındadır.
kaşgarlı mahmud, 1105 yılında, 97 yaşında öldü. mezarı, kaşgar şehrine 45 kilometre uzaklıktaki opal köyünde, (o zamanlar ders verdiği) mahmudiye medresesi mezarlığındadır. ölümünden sonra öğrencileri tarafından inşa edilen ve günümüze kadar dört defa yenilenen bir türbede yatmaktadır.
devamını gör...

