ölen kişi, kendini savunamayacağı için ne güzel de bol keseden sallarlar.
katilin ifadesi trajikomiktir.

eren yıldız´ın poliste ve savcılıkta verdiği ifadeye dha ulaştı. ifadesinde, gizem´i 2 yıldır tanıdığını, 4 ay sevgili olduklarını, genç kızın ailesi istemediği için ayrıldıklarını belirten yıldız, şunları anlattı:

"ayrıldıktan kısa süre sonra instagram hesabından benim adıma yaklaşık 100 sahte hesap açıldı. bu hesaplardan da çıplak kadın ve erkek resimleri paylaşılıyor, hatta resimdeki kafa kısımları kesilip benmişim gibi sahte hesaplardan paylaşılıyordu. kimin yaptığını bilmiyordum. 8- 9 ay bu şekilde devam etti. gizem´in yaptığını düşünerek, kendisine sordum. bana sadece bir hesap açtığını söyledi. bana, `sen ekran fotoğraflarını alıp bana at, ben silmeyi biliyorum´ dedi. ben de kendisine atmaya başladım. o da fotoğraflarımı attığım hesabı kapatıyordu. bu tür kapatmaları sadece hesap sahibi yapabilir. gizem´in açtığına inandım. olaydan bir gün önce, akşam saatlerinde cep telefonundan gizem´i aradım. 'konuyu nasıl çözeceğiz?' diye sordum.


'buluşalım yüz yüze konuşalım' dedim. kabul etti. olay günü gizem´e mesaj attım. `neredesin´ dedim. 'okul civarındayım' deyince, yunus emre parkı'na geçeceğimi söyleyip, orada buluşalım dedim. ben evden çıkarken sürekli yanımda taşıdığım, bıçağın içinde bulunduğu montumu giydim. öğlen 12.00 gibi buluştuk. `bu işler senin başının altından çıkıyor. bu hesapları sen açıyorsun´ dediğimde bağırmaya başladı. sinirlendi ve `ben yapmadım´ dedi. ısrar edince kendisinin yaptığını söyledi. 'niye yaptın?' diye sorunca da aramızda itiş-kakış oldu. bana, `senin hayatını karartacağım. benim olacaksın. yoksa seni rezil ederim´ dedi. `polise şikayet edeceğim´ dedim. `istediği kadar polis araştırsın, bir şey bulamaz´ dedi. o sırada çok sinirlenmiştim. bıçakladığımı hatırlamıyorum. en son gizem´i kanlar içerisinde yerde gördüm. çok korktum. bıçağı atarak olay yerinden uzaklaştım."

eve gittikten sonra anne babasına olanları anlattığını kaydeden yıldız, "'beni polise teslim edin' dedim. ellerimi yıkadım. tişörtümü çıkardım. sonra ailem polisi aradı. gizem´in bütün amacı ve böyle davranmasının sebebi benle muhabbet etmeyi sürdürmek, başka kızlarla konuşmamı, arkadaşlık yapmamamı istemesidir" dedi.

buradan
devamını gör...

1 saatten fazladır bende fena kasıyor. bu "kanki biraz dur, ara ver" demenin bir yoluysa eyvallah. yok değilse cidden sözlükten soğutan bir kasma yaşıyorum. internette hiçbir problem yok, tek sıkıntı burda.
devamını gör...

yalnızca din bunun cevabını verebilir ve verir. istediğiniz kadar uğraşın, istediğiniz filozofun görüşlerini okuyun zerre fark etmez. sonuç altında rasyonel bir temel olmayan bir inanç olacaktır. hem bunları düşünenlerde sizin gibi beşer olacaktır. bu sorunun cevabını amasız fakatsız ancak tanrı verebilir. yaşadığım dönemin çok benzeri yaşamış tolstoy bu arayış dönemini itiraflarım adlı kitapta güzelce anlatmıştır. islam dini için bu var olma sebebi benim için muallak. allah elbette kulluk ve kendisini tanımamız için yarattı fakat melekler sorduğunda cevaplamadığı sorular var. bizim içimizde büyük bir sır gizli ve ilahi bir mesaj olduğu kanaatindeyim.
devamını gör...

biz antibiyotik kullanıyoruz ama bakterilerin eli armut toplamıyor. çeşitli mekanizmalarla direnç kazanıyorlar. 2 çeşit direnç var birisi doğal direnç yani bakterinin yapısı nedeniyle bakteride en baştan beri var olan direnç birde sonradan kazanıyorlar. bu mekanizmalardan bazıları:
-bakteriye ilacı geçiren protein kanalı değiştirip geçirgenliği azaltıyorlar
-efflux pompaları var ilacı geri dışarı atıyorlar
-ılacı etkisizleştiren enzim üretiyorlar.bunun en meşhuru da beta laktamaz. beta laktam grubu antibiyotikler de en meşhur olanlar penisilinler sefalosporinler falan. bazı ilaçların kutusunda yazar +klavulanik asit veya +tazobaktam gibi işte bunlar bakterinin ürettiği beta laktamazı etkisizleştirip antibiyotiği koruyan ilaçlar. tabii buna da direnç gelişiyor maalesef.
-ılacın etki noktasını değiştiriyorlar böyle ilacın etkinliği azalıyor.

bu ilaçlar yeri geldiğinde hayati öneme sahip ilaçlar,asla gereksiz yere kullanılmamalı. birde hadi ben sıfırdan yeni bir penisilin benzeri ilaç üreteyim diye bir şey de yok. çoğunlukla var olan ilaçların moleküler yapısı değiştirilerek yeni ilaçlar çıkıyor.
akılcı kullanımın dışındaki her ilaç zehirdir zaten. hem direnç gelişiyor hem de floramız(yani içimizdeki mikroorganizmalar) bozuluyor.flora üzerine çok araştırmalar yapılan bir konu ve gerçekten çok önemli. en temel görevlerinden birisi de bizim için koruyucu bir görevi olması. flora bozulunca dışarıdan bir mikrobun gelip hastalık yapması daha kolay oluyor ya da normal florada bulunan zararsız bir mikrop flora bozulunca çok ağır hastalıklara sebep olabiliyor. birde bu ilaçların ağır yan etkileri olabiliyor sağırlıktan büyümeyi durdurmaya kadar geniş spektrumda yan etkileri var.
işin şu yönü de var tabii ben eminim antibiyotik yazmadığı için şiddete uğrayan hekimlerimiz vardır :( tabii gereksiz yere yazanları da var :(( ama insanlarda gerçekten çok görüyorum antibiyotik yazmayan hekim kötü hekim. birde bunun tam zıttı var antibiyotikler asla kullanılmamalı düşüncesine sahip insanlar var bu da çok yanlış çünkü bu ilaçlar gerçekten çok değerli. insanlık tarihinin en değerli buluşlarındandır kesinlikle.
devamını gör...

akif islamcı değildi. samimi bir mümindi. *
ayrıca şu mısraları da dini kullanan yıldız sarayı'nda milleti jurnalleten birine yazmıştı;

" kafes arkasında hanımlar gibi saklıydı hamîd koca şevketli! 
hakikat bunu etmezdim ümîd. 
belki kırk elli bin askerle sarılmış yıldız; 
o silahşörler, o al fesli herifler sayısız. 
neye mal olmada seyret, herifin bir namazı: 
sade altmış bin adam kaldı namazsız en azı! 
hele tebziri aşan masrafı, dersen, sorma
"

....
" ortalık şöyle fena, böyle müzebzeb işler, 
ah o yıldız'daki baykuş ölüvermezse eğer, 
akıbet çok kötü


"
....
" gölgesinden bile korkup bağıran bir ödlek, 
33 yıl bizi korkuttu 'şeriat!' diyerek
"

yani?*
devamını gör...

bir arkadaşımı yazsam diğer arkadaşımın eksik kalacağı ve bu sebeple üzüleceğim başlıktır.

bu sebeple isim vermeyeceğim ama zaten o arkadaşlarım kendilerini biliyorlar.
devamını gör...

dünyanın kendi etrafında dönmediği anlayıp, kabul etmek.
insanları değiştirmek için uğraşmamak, oldukları gibi kabul etmek.
hayatı ve gerçeklerini anlama yolunda olduğunun farkında olmak (ben olayı çözdüm kafasında olmamak).
onay görme ihtiyacının bir hayli azalması.
saygı kavramını idrak etmeye başlamak.
devamını gör...

aldıktan sonra okuyun. 20. sayfasına kadar okumayın. hepsini okuyun.
devamını gör...

--- alıntı ---

kadın olduğunu niye belirtiyorsunuz?

--- alıntı ---

bir kadın cinayeti olduğu için belirtiyoruz. ne kadar görmezden gelmeye çalışsanız da böyle bir kavram var. bunu illa ki kafalara vura vura öğretmek gerekiyor sanırım. hiçbir kadın, sadece kadın olduğu için şiddete uğramak, tacize/tecavüze uğramak ve öldürülmek zorunda değil. neden bu kadar kadına şiddet haberi görüyorken takıldığınız yer şiddete uğrayanların ortak noktalarının kadın olması değil de, haberde kadın olduklarının belirtilmesi oluyor; cidden anlayamıyorum.

edit: entry'yi silip kaçmış, keşke tamamını kopyalasaydım.
devamını gör...

devamını gör...

lisenin başlarında yazarın paris ve londra'da beş parasız kitabını okuyarak sadece sevdiğim işi yapmak istediğime karar vermiştim.

bi sözü çok etkilemişti. ''eğer yeterince istersen, zengin de olsan fakir de olsan aynı hayatı yaşayabilirsin.'' yazar olmak istiyordum, sonra bi baktım ki ben türkiye'de yaşıyormuşum.
devamını gör...

portakalla dövülmesi gereken yazardır. hem iz bırakmaz hem saygısızlığın karşılığını görmüş olur. ayrıca portakalla dövmek derken evet portakalla dövmeyi kast ediyorum.
devamını gör...

sadece asyalılara, afrikalılara, amerikan kızılderililerine değil boer denilen hollanda kökenlilerede zulmetmişler.
cape town'a ilk hollanda'lılar gelip yerleşmiş, çiftlikler kurmuş, üzüm bağlarında şarap yapıp deli paralar kazanmış ama 1800'lerde britanya gelip burayı hollanda'lılardan almış. bazı hollanda kökenliler madem öyle biz gidiyoruz deyip iç bölgelere gitmişler ama gittikleri kimberley çevresinde elmas çıkınca britanya gelip burayıda almış. bazı hollandalılar gene yollara koyulmuş ama johannesburg'da altın bulununca gene britanyalılar almak istemiş ama bu sefer hollandalılar yeter ulan *uck youuuu demişler ve boer savaşı başlamış. tabi bir yanda çiftliklerde yaşayan sıradan insanlar, bir yanda üzerinde güneş batmayan ülkenin ordusu varmış. buna rağmen boer'ler ingilizleri iki yıl uğraştırmış ama ingilizler boer'leri kadın, çocuk, yaşlı demeden toplama kamplarına koymuş, çiftlikleri yakıp yıkmış ve sonunda boer'ler yenilmişler.
devamını gör...

şu an arsenalde oynayan futbolcu. mevkisi sol bektir. daha çok hücumcu yönü ile öne çıkar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çatalın tabağa değmesiyle birlikte çıkan ses.
devamını gör...

(bkz: kalifat)
devamını gör...

53.sü için salıverilinecek olandır
devamını gör...

sürekli kendinden bahsetmesi. konuştuğunda lafı yine kendine getirmesi.
problemini anlatınca 2 cümleyle geçiştirmesi.
devamını gör...

nick'i her ne kadar uzunluk ölçüsü birimi gibi gelsede aslında avcıdır. hemen yakalar. haa yazıyor mu? güzel yazıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim