bir merminin iki buçuk lira olması
insanın kendine çok da fazla güvenmemesi gerektiğini açık açık anlatan fiyatlandırmadır. zira bir mermi iki buçuk liradır.
devamını gör...
kongo demokratik cumhuriyeti
kongo denince aklıma, patrice lumumba ve onun yaşadıkları gelir.
birde şu güzel şiiri;
binlerce yıl, afrika'm, bir hayvan gibi acı çektin,
çölü yalayıp geçen rüzgârda savruldu küllerin.
gözalıcı, büyülü tapınaklar yaptı zalimler
ruhunu acılardan kurtarmak için barbarların yumruğu, beyazların kırbacına karşı yalnız ölmekti senin hakkın bir de ağlamak,
totemine bitip tükenmez açlık, tutsaklıklar oydular,
ağaçların kabuğunda bile korkunç, zalim bir ölüm sinsice seni gözlüyor, sana doğru geliyordu
ağaçların deliklerinden, ucundan çıkan dallar gibi ölüm vücudunu, tedirgin ruhunu sarıyordu.
göğsünün üstüne kocaman hain bir engerek yılanı koydular: boynuna sert içkilerden bir boyunduruk geçirdiler,
canın ciğerin karını aldılar elinden, ucuz incilerle göz boyayıp varını yoğunu inanılmaz, paha biçilemez.
kulübenden tamtam sesleri karanlık geceye, yüce
kara ırmaklara zalim sesler ile taşıdı;
aldatılan kızların, gözyaşlarının, kanların, ve küçük adamların kaynaştığı, doların kral olduğu
anavatan dedikleri o ilençli ülkelere giden gemilerin öyküsünü söyleyip.
işte orada çocuğum, öğüttüler karını gece gündüz amansız, korkunç bir değirmende, yok oldu büyük acılar içinde,
sen de ötekiler gibi birisin. iyi kalpli beyaz tanrının sonunda bütün insanları uzlaştıracağına inanmanı istiyorlar.
ateşler yakıp ağladın, içler acısı şarkılarını söyledi
el kapılarına çöken evsiz barksız dilencinin derken
bir şeyler oldu, bir şeyler kımıldadı içinde kanın
yanıp tutuştu geceleyin dans ettin, bağırdın
babadan kalma tutkuyla. bir fırtına gibi azgın, ama
insancıl bir tonda bir güç doğuverdi binlerce yıllık
felaketten sonra.
cazın madensel sesinde, önlenmesi güç bir bağırışla bir dev kıpırdanışıyla sarstın her yeri.
şaşırdı herkes, duman oldu bütün dünya kanının çılgın ritmini, cazın delice ritmini duyup sapsarı kesildi beyazlar bu yeni şarkıyla
mor meşaleyi karanlık geceye diken bir şarkıyla. sabah işte, kardeşim! sabah! yüzüme bak, yeni sabahlar başlıyor eski afrika'da.
yalnız bizim olacak artık bu ülke, bu su, bu kutsal ırmaklar, binlerce yıl anası ağlayan zavallı afrika.
tüm gücüyle güneş bizim için parlayacak, gözümüzün yaşını, suratımızdaki tükürükleri kurutarak,
zinciri kopardığın an, koca zinciri, kötülüklerin, işkencelerin köküne kibrit suyu,
hür ve şen bir kongo doğacak kara topraktan, hür ve şen bir kongo - kara çiçek, kara tohumdan
birde şu güzel şiiri;
binlerce yıl, afrika'm, bir hayvan gibi acı çektin,
çölü yalayıp geçen rüzgârda savruldu küllerin.
gözalıcı, büyülü tapınaklar yaptı zalimler
ruhunu acılardan kurtarmak için barbarların yumruğu, beyazların kırbacına karşı yalnız ölmekti senin hakkın bir de ağlamak,
totemine bitip tükenmez açlık, tutsaklıklar oydular,
ağaçların kabuğunda bile korkunç, zalim bir ölüm sinsice seni gözlüyor, sana doğru geliyordu
ağaçların deliklerinden, ucundan çıkan dallar gibi ölüm vücudunu, tedirgin ruhunu sarıyordu.
göğsünün üstüne kocaman hain bir engerek yılanı koydular: boynuna sert içkilerden bir boyunduruk geçirdiler,
canın ciğerin karını aldılar elinden, ucuz incilerle göz boyayıp varını yoğunu inanılmaz, paha biçilemez.
kulübenden tamtam sesleri karanlık geceye, yüce
kara ırmaklara zalim sesler ile taşıdı;
aldatılan kızların, gözyaşlarının, kanların, ve küçük adamların kaynaştığı, doların kral olduğu
anavatan dedikleri o ilençli ülkelere giden gemilerin öyküsünü söyleyip.
işte orada çocuğum, öğüttüler karını gece gündüz amansız, korkunç bir değirmende, yok oldu büyük acılar içinde,
sen de ötekiler gibi birisin. iyi kalpli beyaz tanrının sonunda bütün insanları uzlaştıracağına inanmanı istiyorlar.
ateşler yakıp ağladın, içler acısı şarkılarını söyledi
el kapılarına çöken evsiz barksız dilencinin derken
bir şeyler oldu, bir şeyler kımıldadı içinde kanın
yanıp tutuştu geceleyin dans ettin, bağırdın
babadan kalma tutkuyla. bir fırtına gibi azgın, ama
insancıl bir tonda bir güç doğuverdi binlerce yıllık
felaketten sonra.
cazın madensel sesinde, önlenmesi güç bir bağırışla bir dev kıpırdanışıyla sarstın her yeri.
şaşırdı herkes, duman oldu bütün dünya kanının çılgın ritmini, cazın delice ritmini duyup sapsarı kesildi beyazlar bu yeni şarkıyla
mor meşaleyi karanlık geceye diken bir şarkıyla. sabah işte, kardeşim! sabah! yüzüme bak, yeni sabahlar başlıyor eski afrika'da.
yalnız bizim olacak artık bu ülke, bu su, bu kutsal ırmaklar, binlerce yıl anası ağlayan zavallı afrika.
tüm gücüyle güneş bizim için parlayacak, gözümüzün yaşını, suratımızdaki tükürükleri kurutarak,
zinciri kopardığın an, koca zinciri, kötülüklerin, işkencelerin köküne kibrit suyu,
hür ve şen bir kongo doğacak kara topraktan, hür ve şen bir kongo - kara çiçek, kara tohumdan
devamını gör...
eve lazım olan camiye haramdır
kişinin, önce kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bazı temel ihtiyaçlarını gidermeden, başkalarına yardım etmesinin yanlış olduğunu söyleyen cümle.
kişi yardım etmek amacıyla, herhangi bir malını yahut bir miktar parasını bir başkasına verecekse, öncelikle kendisinin ve sorumlu olduğu kişilerin ihtiyaçlarını gidermiş olması ve vereceği şeye kendisinin ya da etrafındakilerin muhtaç durumda olmaması gerekir.
kişi yardım etmek amacıyla, herhangi bir malını yahut bir miktar parasını bir başkasına verecekse, öncelikle kendisinin ve sorumlu olduğu kişilerin ihtiyaçlarını gidermiş olması ve vereceği şeye kendisinin ya da etrafındakilerin muhtaç durumda olmaması gerekir.
devamını gör...
kadın ve erkeğin arkadaş olması
neşeli, esprili, pozitif erkeklerle gayet olabilen patavatsızlığı nobranlığı özgüven sanan erkeklerle namümkün olan.
aynı durum kadınlar için de geçerli.
ne olursan gel değil, sempatiksin gel.
herkes mevlana değil.
aynı durum kadınlar için de geçerli.
ne olursan gel değil, sempatiksin gel.
herkes mevlana değil.
devamını gör...
sukulent
el attığı her bitkiyi büyütüp geliştiren ben elbet buna da el atacaktım ve attım. bitkiler hakkında çok bilgim yok. okuyarak öğreniyorum bu vatandaşların aloe veraya benzeyen minyatür olanını aldım baktım kenarından pıt pıt 3 kök verdi ikisini aldım başka bir saksıya ektim şu an uzuyorlar. öbürü daha ufak. saksıyı büyütüp çoğaltmak evin her köşesine bırakmak istiyorum. hadi hayırlısı. bambuları çoğalttım sıra orkide de.
devamını gör...
26 aralık 1939 erzincan depremi
yaşanan bu büyük afet sonrasında yıkılan cezaevinde kalan mahkumlar kaçmamış, kurtarma çalışmalarına katılarak bin üzeri kişinin kurtarılmasına vesile olmuştur.
özel bir kanun ile 241 mahkum affedilmiştir.

fotoğrafın kaynağı
özel bir kanun ile 241 mahkum affedilmiştir.
fotoğrafın kaynağı
devamını gör...
marlo morgan
aborjinler çölde giderken aniden dururlar. morgan da onlara "mola zamanı değil, neden durduk?" diye sorar. yerli reis der ki; "çok hızlı ilerledik, ruhlarımız geride kaldı, ruhlarımızı bekliyoruz."
böyle yazar bir çift yürek romanında marlo morgan.
ruhların geride kalması meselesi ve ruh bütünlüğü ile ilgili teorilerini, söz konusu romanına yansıtan yazar, bu konuyla ilgili ciddi baskılara maruz kalmış ve romanda anlattıklarının, ne dereceye kadar doğru olduğunu açıklamaya ve kanıtlamaya zorlanmıştır. en sonunda da kitaplarında yer alan hikayelerin doğru olmadığını açıklayarak bu baskıları bertaraf etmiştir.
1937, amerika doğumlu kadın yazar şu an 83 yaşındadır. lowa'da dünyaya gözlerini açmış ve eğitim hayatına, önce düz okullarda devam etmiş, lise döneminde önce normal, mahalli bir liseye gitmiş, ardından da kolej eğitimi alan yazar, kolej eğitiminin ardından missouri üniversitesi'nde biyokimya alanında eğitim almış, daha sonra bu alanlarda ve ek olarak alternatif tıp ilaçları hususunda doktora eğitimini tamamlamıştır.
amerika'nın kansas eyaletinde evlenip iki çocuk sahibi olmasının akabinde yani 25 yılı devirdikten sonra, sağlık alanındaki görevini bırakarak yazın hayatına giriş yapmıştır.
işte bu zamanda ilk kitabı olan bir çift yürek'i yazmış ve yayınlamıştır.
yazdığı birçok kitabında aborjinlerin yaşamına değinen morgan, aborjinli protestocuların tepki ve engellemelerine maruz kalmış, kitapları, film senaryoları hatta hale hazırdaki film çekimleri engellenmeye çalışılmış ve başarılı da olmuşlardır. yine de aborjinlerle tabışmasından memnun olan morgan, yukarıda da belirttiğim gibi baskı ve engellemelere daha fazla dayanamayarak kitaplarında anlattıklarının, kendisi tarafından uydurulmuş olduğunu itiraf etmiştir. son olarak aborjinlerle ilgili seminer ve konferans etkinliklerine düzenlemeye ve bu konuda bilgi vermeye devam etmiştir.
yazarın diğer kitapları ise; sonsuzluğun mesajı, traumfaenger, traumfänger: die reise einer frau in die welt der aborigines, walkabout woman: messenger for a vanishing tribe, det ægte folk : budskabet til mutanterne, to mēnyma, anazētōntas tis rizes, making the message mine'dır.
kitapları birçok dile çevrilen ve dünya üzerinde oldukça yankı uyandıran morgan'ın eserlerinden, henüz sadece iki tanesi dilimize çevrilmiştir. *
devamını gör...
yusufçuk
yaklaşık bir yıl boyunca uçabilecek olgunluğa erişmek için suda larva olarak gelişimini tamamlamaya çalışan, uçmaya başladığında sivrisinek ve küçük arılarla beslenen,
erkeği sadece birkaç hafta sürecek hayatında neslini devam ettirmek için eş aramakla zamanını geçiren, ilk ve tek çiftleşmesi sonrasında da dişisi tarafından kafası yenmek suretiyle öldürülerek ömrünü tamamlayan bahtsız uçucu böcek.
peygamber devesi böceği ile ortak özellikleri olan bu alışkanlıkları, dilimizde çok kullanılan "başının etini yemek" deyiminin de çıkış noktasıdır.
erkeği sadece birkaç hafta sürecek hayatında neslini devam ettirmek için eş aramakla zamanını geçiren, ilk ve tek çiftleşmesi sonrasında da dişisi tarafından kafası yenmek suretiyle öldürülerek ömrünü tamamlayan bahtsız uçucu böcek.
peygamber devesi böceği ile ortak özellikleri olan bu alışkanlıkları, dilimizde çok kullanılan "başının etini yemek" deyiminin de çıkış noktasıdır.
devamını gör...
bunca yıl
can kazaz'ın, ben sizden kaçtım albümünden çok sevdiğim bir parçası.
"maviler saçına düşer
toprağı kanatır,
budanır kanatların
anlaşılmaz bunca yıl
nasıl rüzgara kapıldığım."
"maviler saçına düşer
toprağı kanatır,
budanır kanatların
anlaşılmaz bunca yıl
nasıl rüzgara kapıldığım."
devamını gör...
yanlış anlamayın amacım rahatsız etmek değil
3-0 hükmen mağlup başlamanın sözlükteki versiyonu.ava çıkmış ezik mottosu.
karşı cinsle iletişim kurmayı bilmeyen ve beceremeyen ezik hezeyanı.
karşı cinsle iletişim kurmayı bilmeyen ve beceremeyen ezik hezeyanı.
devamını gör...
normal sözlük yazarları edebiyat topluluğu
“dünyaca kabul edilmiş bir gerçektir, hali vakti yerinde olan her yeni sözlüğün mutlaka bir edebiyat topluluğuna ihtiyacı vardır.”*
güncelleme: bir araya gelmek ve faaliyetlerine başlamak amacıyla discord sunucusunu kurmuş topluluktur. hatta 16 aralık 2020 çarşamba saat 21.00'de ilk toplantısını da gerçekleştirecektir. katılmak isteyen yazarların sunucu davet linkini göndermem için bana mesaj atması yeterlidir.
gün itibariyle kurulmuş, kafa sözlük'ün ilk gayriresmi yazar topluluğudur. amaç ve faaliyetleri henüz belirlenmemiştir. topluluğun 000001 no'lu üyesi* olarak aklıma gelenler:
- sözlükteki edebiyat temalı başlıkların sistemli bir şekilde arttırılması sağlanabilir.
- süreli ortak okuma etkinlikleri düzenlenebilir.
- elektronik ortamda edebiyat içerikli sohbetler-tartışmalar düzenlenebilir.
- yazarlara yönelik, tematik öykü ve şiir yarışmaları düzenlenebilir.
- edebiyatın üretici tarafında da yer alan sözlük yazarlarıyla birlikte fanzin-webzine yayınlanabilir.
ve daha birçok şey yapılabilir. tabii tüm bunların gerçekleşmesi için sözlüğün edebiyat ile ilgilenen biricik yazarlarının katılımına ihtiyaç vardır.
güncelleme: bir araya gelmek ve faaliyetlerine başlamak amacıyla discord sunucusunu kurmuş topluluktur. hatta 16 aralık 2020 çarşamba saat 21.00'de ilk toplantısını da gerçekleştirecektir. katılmak isteyen yazarların sunucu davet linkini göndermem için bana mesaj atması yeterlidir.
gün itibariyle kurulmuş, kafa sözlük'ün ilk gayriresmi yazar topluluğudur. amaç ve faaliyetleri henüz belirlenmemiştir. topluluğun 000001 no'lu üyesi* olarak aklıma gelenler:
- sözlükteki edebiyat temalı başlıkların sistemli bir şekilde arttırılması sağlanabilir.
- süreli ortak okuma etkinlikleri düzenlenebilir.
- elektronik ortamda edebiyat içerikli sohbetler-tartışmalar düzenlenebilir.
- yazarlara yönelik, tematik öykü ve şiir yarışmaları düzenlenebilir.
- edebiyatın üretici tarafında da yer alan sözlük yazarlarıyla birlikte fanzin-webzine yayınlanabilir.
ve daha birçok şey yapılabilir. tabii tüm bunların gerçekleşmesi için sözlüğün edebiyat ile ilgilenen biricik yazarlarının katılımına ihtiyaç vardır.
devamını gör...
eyluling ile youtube röportajı
nşa'da videoları ×2'de izlerken eyluling hanım'ın hızına yetişemeyip 1.75'te izledim, tebrikler.*
t: kafa sözlük'ün youtube hesabında yayınlanan ilk röportaj.
t: kafa sözlük'ün youtube hesabında yayınlanan ilk röportaj.
devamını gör...
sözlük yazarlarını şaşırtan şeyler
ırkçılık hastalığından muzdarip malların arazide sağa sola pislemesine müsamaha gösterilmesi.
malın mallık yapması normal de arazi sahipleri neden izin verir ki beyindeki irinlerini sağa sola saçmalarına. trajikomik.
malın mallık yapması normal de arazi sahipleri neden izin verir ki beyindeki irinlerini sağa sola saçmalarına. trajikomik.
devamını gör...
yazarların eylül ayı hedefleri
kül olmaca kültür olmaca.
zengin mutfağı oyununa gidecem inşallah.
elimde biletim aklımda şener şen.
sonra da her aya bir oyun, sinema, kültür gezisi, konser inşallah.
zengin mutfağı oyununa gidecem inşallah.
elimde biletim aklımda şener şen.
sonra da her aya bir oyun, sinema, kültür gezisi, konser inşallah.
devamını gör...
unutmak
gitmek sadece bir eylemdir.
unutmak ise kocaman bir devrim...
nazım hikmet
unutmak ise kocaman bir devrim...
nazım hikmet
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en kötü anıları
*kışın kar da mahallenin gençleri olarak yokuş aşağı ayakta kayıyoruz. arkadaşım kayarken ondan önce kayıp yere düşene çarparak yere düştü. tabi o an bir “aaah,uuhh” sesleri.
koştuk hemen ilk varan ben oldum. çocuğu kaldırdım. burnu öyle bir kırılmışki gözünün altına monte etmişler sanki.
onu öyle görünce ben bir anda nakavt olmuşum. bir yandan onu sakinleştirmişler bir yandan beni ayıltmışlar. bok gibi gündü
koştuk hemen ilk varan ben oldum. çocuğu kaldırdım. burnu öyle bir kırılmışki gözünün altına monte etmişler sanki.
onu öyle görünce ben bir anda nakavt olmuşum. bir yandan onu sakinleştirmişler bir yandan beni ayıltmışlar. bok gibi gündü
devamını gör...
bir çiçeği susuz bırakmak
(bkz: gülü susuz seni aşksız bırakmam)*
devamını gör...
olmadan yaşayabileceğimiz organlar
safra kesesi ve bademcikleri olmayan biri olarak, çok kısa yaşadıklarımı paylaşmak isterim.
senenin 11 ayı bademcik iltihaplanması sebebiyle 17 yaşına kadar acı çektim. neyse ki 17 sene sürdü acım. tonsillektomi neticesinde 25 yaşına kadar rahat bir yaşantım oldu. 25 yaşında uyku uyuyamaz hale geldim. geceleri boğularak uyanmalar, sabah yorgun kalkmalar derken, dil kökü bademciği oluştuğunu öğrendim. evet yanlış duymadınız dil kökü bademciği. araştırmalarımız sonucunda bunun ameliyatını ehliyle yapan 3 doktor bulduk. 3'ü de ameliyattan kaçındı zira tıp literatürüne girecek şekilde büyük olduğunu söylediler. tonsillektomi sonrası bademcik olmadığı için vücut, savunma amaçlı dil kökü bademciği üretebiliyormuş. sonradan oluşan bu bademcik sebebiyle ömür boyu (bkz: cpap cihazı)na mahkum edildim. iki gece hastanede kalarak, (bkz: uyku apnesi) teşhisi alıp, bu aptal bademcik yüzünden saatte ortalama 25 kere nefesimin durduğu gerçeğiyle yüzleştim.
9 ay süren sırt ağrısı ve bir sabah acil kapısı. çat 'acil safra ameliyatı'. eyvallah. olduk bitti gitti derken, yağı, yumurtayı fazla kaçırayım zonk zonk ağrı yapıyor. kendisi bünyemde yok fakat yer aldığı yer ağrıyor.
not: çok kısa anlatacağım dediğim için özür dilerim.* buraya kadar okuma zahmetinde bulunanlar için teşekkür ederim. *
tanım: bazı organlar olmadan yaşanır, evet. onlarsız yaşam kalitenizin düşeceği göz önüne alınarak lütfen bedeninize iyi bakın, apandisit hariç tüm organlara ihtiyacımız vardır.
senenin 11 ayı bademcik iltihaplanması sebebiyle 17 yaşına kadar acı çektim. neyse ki 17 sene sürdü acım. tonsillektomi neticesinde 25 yaşına kadar rahat bir yaşantım oldu. 25 yaşında uyku uyuyamaz hale geldim. geceleri boğularak uyanmalar, sabah yorgun kalkmalar derken, dil kökü bademciği oluştuğunu öğrendim. evet yanlış duymadınız dil kökü bademciği. araştırmalarımız sonucunda bunun ameliyatını ehliyle yapan 3 doktor bulduk. 3'ü de ameliyattan kaçındı zira tıp literatürüne girecek şekilde büyük olduğunu söylediler. tonsillektomi sonrası bademcik olmadığı için vücut, savunma amaçlı dil kökü bademciği üretebiliyormuş. sonradan oluşan bu bademcik sebebiyle ömür boyu (bkz: cpap cihazı)na mahkum edildim. iki gece hastanede kalarak, (bkz: uyku apnesi) teşhisi alıp, bu aptal bademcik yüzünden saatte ortalama 25 kere nefesimin durduğu gerçeğiyle yüzleştim.
9 ay süren sırt ağrısı ve bir sabah acil kapısı. çat 'acil safra ameliyatı'. eyvallah. olduk bitti gitti derken, yağı, yumurtayı fazla kaçırayım zonk zonk ağrı yapıyor. kendisi bünyemde yok fakat yer aldığı yer ağrıyor.
not: çok kısa anlatacağım dediğim için özür dilerim.* buraya kadar okuma zahmetinde bulunanlar için teşekkür ederim. *
tanım: bazı organlar olmadan yaşanır, evet. onlarsız yaşam kalitenizin düşeceği göz önüne alınarak lütfen bedeninize iyi bakın, apandisit hariç tüm organlara ihtiyacımız vardır.
devamını gör...

