en uzaktaki kitabın son sayfasının son cümlesi
ancak yüzüklerine baktıktan sonra adamın kim olduğunu anlayabildiler.
dorian gray'in portresi
dorian gray'in portresi
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
o z kuşağı acayip zeki ulan demek istediğim başlıktır.
adamlar mantıklı oy kullanıyor oradan biliyorum hepsi fırtına gibi maşallah.
15 yaşında bir yazar var bomba gibi tanımlar giriyor.
ben 15 yaşımda altıma çiş yapıyordum.
adamlar mantıklı oy kullanıyor oradan biliyorum hepsi fırtına gibi maşallah.
15 yaşında bir yazar var bomba gibi tanımlar giriyor.
ben 15 yaşımda altıma çiş yapıyordum.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
aylar sonra sözlüğe girmek. özlemişim okumayı, buralar çok değişmiş ama olsun kemik tayfa taş gibi.
devamını gör...
memleket hikayeleri
bu hikayelerden biri şeftali bahçeleridir. hikayede idealist ve mesleğinde -yazı işleri müdürü- kendini göstermek isteyen, agah adlı bir memur konu edilir. geldiği dairede kimsenin iş koşturmadığını, tembellik yaptığını görünce idealistliği falan kalmaz, ''ülke bitmiş abicim, amaaan' diyen iş arkadaşlarına katılarak şeftali bahçelerinde partilere katılır, havuzlarda yüzer. o da tam anlamıyla koy verir. her akşam farklı bir eğlence, gırgır kahkaha memurluğun tadını çıkarır.
hikaye, yozlaşmış sistemin idealist insanları bile yuttabileceğini, onları sistemin savunucusu dahi yapabileceğini gösterir. ah agah efendi ah...
hikaye, yozlaşmış sistemin idealist insanları bile yuttabileceğini, onları sistemin savunucusu dahi yapabileceğini gösterir. ah agah efendi ah...
devamını gör...
tek şarkısı ile tanınan şarkıcı
eylem-aman
devamını gör...
en güzel bira
eğer özel bir gün ise kız arkadaşım ile bira içeceksem bomonti filtresiz tercih ediyorum. depresif bir günümde bira içeceksem efes özel seri. birkaç değerli dostum ile bir araya gelmişsem hogarden isimli belçika yapımı buğday birası tercihimdir.
devamını gör...
hz. ali'den hikmetler
gıybet, acizlerin uğraşıdır.
devamını gör...
düşmedim daha
şarkı seni bilinmedik alemlerde gezdirir. benim de yıllardır dinlemekten çok keyif aldığım etkileyici bir şarkıdır.
devamını gör...
yazarların en türk özelliği
ekmek bandıramıyacağım yemek yoktur.
devamını gör...
meridyen
başlangıç merkezi ingiltere’den geçen ve dünya’yı bir uçtan diğer uca dikey olarak kesen çizgi, boylam. saat hesaplamaları ve ülkelerin konumunu bulmaya yardımcı olur.
zamanında coğrafya notlarımında itinayla içinden geçmiştir.
zamanında coğrafya notlarımında itinayla içinden geçmiştir.
devamını gör...
10 kasım
saygın bir kişilik sahibi olan, idealist lider atatürk'ün vefat tarihidir. saygıyla anıyoruz.
devamını gör...
tanımlarını birleştirip bir yazarı tanımlama
bence her insan içten içe nasıl biri olduğunun bilinmesini arzu ediyor. kendini olduğu gibi ortaya koyan bir insan başkası tarafından onaylandığında kendini değerli hissediyor. değerli hissetmek de hayata karşı bir tür antikor görevi görüyor.
kendi adıma ayrıntılara girerek yazıyorum. hakkımda bir şey bilinmesin istesem buna uygun yazarım ama bu beni tatmin etmez. dilekçe yazar gibi yazmanın bana göre sebebi yok.
kendi adıma ayrıntılara girerek yazıyorum. hakkımda bir şey bilinmesin istesem buna uygun yazarım ama bu beni tatmin etmez. dilekçe yazar gibi yazmanın bana göre sebebi yok.
devamını gör...
aşırı öz güven sahibi birey iticiliği
aşırı özgüven değil egodur o. kendi eksikliklerini,kırılmışlıklarını saklama yöntemi. bazen de sadece şımarıklık
devamını gör...
termodinamik
makine mühendisliği bölümünün en belalı iki dersinden biridir.diğeri için (bkz: akışkanlar mekaniği)
dört tane yasası vardır.sıfırıncı yasa hikayesi nedeniyle ilginçtir.
termodinamiğin sıfırıncı yasası
bilindiği gibi sayma sayıları birden başlamaktadır. buna rağmen, termodinamik yasalarının birden değil de sıfırdan başlamasının sebebi, bu yasanın birinci ve ikinci kanunlarının ortaya konmasından yarım yüzyılı aşkın bir süre sonra anlaşılabilmesidir.
bu kanun ilk olarak 1931 yılında r. h. fowler tarafından ortaya konmuştur.
bilindiği gibi, yüksek ısılı yerden düşük ısılı yere doğru daima bir geçiş söz konusudur. bu olgudan hareketle, termodinamiğin sıfırıncı yasası, “termal denge” kavramına dayanmaktadır ve şu temel yargı ile ifade edilmektedir:
“iki ayrı cisim bir üçüncü cisimle ısıl dengede ise birbirleriyle de ısıl dengededir.”
bu ifade, temas halinde olan cisimlerin ısı alış verişinde bulunduklarını ve belirli bir süre sonunda da termal dengeye gelerek aynı sıcaklıklara sahip olacaklarını söylemektedir.
termodinamiğin birinci yasası
yoktan enerji üretmek ya da var olan enerjiyi yok etmek için yapılan çalışmaların başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından birinci yasa ortaya çıkmıştır. yapılan deneyler sonucunda, kütle gibi enerjinin de korunduğu sonucuna ulaşılmıştır. termodinamiğin birinci yasası, şu temel yargı ile ifade edilmektedir:
“enerji var iken yok, yok iken de var edilemez, ancak bir halden diğer bir hale dönüştürülebilir.”
bu yargı ile enerjinin yaratılamayacağı ve yok edilemeyeceği bilinerek tüm fiziksel ve kimyasal olaylar için enerji denklikleri yazılır. eğer bir sistem ya da obje enerji kazanırsa bu enerji mutlaka dışardan bir yerden gelmek zorundadır.
giren enerjilerin toplamı=çıkan enerjilerin toplamı
enerji dönüşümü / enerji değişimi= giren enerjilerin toplamı – çıkan enerjilerin toplamı
işin ısıya dönüşümü benjamin thomson (1753-1814) ve james prescott joule (1818-1887) tarafından nicel olarak incelenmiştir. diğer enerji türlerinin tümüyle ısıya dönüştüğünü deneysel olarak gösteren joule, 1840 yılında 1 cal’lik ısının 4,184 j değerindeki işe eşit olduğunu bulmuştur.
birinci yasa içinde iç enerji (u) ve entalpi (h) hal fonksiyonları yer alır. bu değerler ile enerjinin niceliği ortaya koyulur. birinci yasa ile elde edilen verim değerleri ise sistemin termal verimi ifade etmektedir.
birinci kanunu matematiksel olarak kanıtlamak olanaksızdır fakat doğadaki hâl değişimlerinin tümünün birinci kanuna uyduğu bilinir. bu da yeterli bir kanıt olarak sayılabilir.
termodinamiğin ikinci yasası
birinci yasa, enerjinin miktarı ve korunumunu ortaya koyarken ikinci yasa, enerjinin işe dönüşebildiği kısmı yani kalitesini ele almaktadır.
termodinamiğin ikinci yasası, hal değişimlerin herhangi bir yönde değil, belirli bir yönde gerçekleşeceğini söyler. termodinamiğin birinci ve ikinci yasası’nı sağlamayan bir hal değişimi gerçekleşemez.
enerji, daima kendini yok etme eğilimindedir. yani, yüksek potansiyellere ulaşan enerji, kendini daha düşük yoğunluğa sahip başka bir enerji formuna dönüştürme eğilimindedir.
termodinamiğin ikinci yasası, gerçekleşen olayların entropiyi artıracak yönde (enerji miktarının azalması yönünde) gerçekleştiğini ifade etmektedir. doğadaki bütün olaylar ikinci yasaya nedeniyle gerçekleşir.
termodinamiğin ikinci yasası şu temel yargıyı ortaya koymaktadır:
“enerjinin tamamı faydalı işe çevrilemez, bir kısmı sistemin içsel bütünlüğünü korumak için kullanılır.”
ikinci yasaya göre, herhangi bir süreçte bir sistem ve çevresindeki entropi değişimi ya “sıfır” yada “pozitiftir”. yani evrenin entropisi sürekli artma eğilimindedir. bu durumda, ikinci yasaya göre evrendeki hem enerji hem de madde zaman ilerledikçe daha az faydalı iş yapabilir hale gelmektedir.
bir sistemin enerjisi ne kadar fazla ise o kadar fazla iş yapılabilir. bununla birlikte, bir sistemin sahip olduğu enerjinin tümü iş yapmada kullanılamaz; bir kısım enerji sistemin içsel bütünlüğünün korunması için saklanır. bu durumda iş yapabilmede kullanılan enerji genellikle serbest enerji olarak adlandırılır. serbest enerji, bazen ekserji (exergy) olarak da adlandırılır.
termodinamiğin üçüncü yasası
termodinamiğin üçüncü kanunu, mutlak sıfır sıcaklığındaki maddelerin entropisi ile ilgilidir ve esas olarak mükemmel bir kristal maddenin mutlak sıfır sıcaklığındaki (-273c°) entropisinin sıfır olduğunu ifade eder. bu kanunla entropi için başlangıç değer şartları belirlenir.
mutlak sıfır, bir cismin keyfi olarak yakınlaşabileceği, ancak asla erişemeyeceği bir sıcaklıktır. laboratuarda 2.0 x 10-8 k kadar düşük sıcaklıklar elde edildi, ancak mutlak sıfıra ulaşılamadı.
termodinamiğin üçüncü yasası şu temel yargıyı ifade etmektedir:
“bir nesnenin sıcaklığını sonlu sayıda aşamada mutlak sıfıra indirmek olanaksızdır.”
kaynak:
www.enerjiportali.com/termo...
dört tane yasası vardır.sıfırıncı yasa hikayesi nedeniyle ilginçtir.
termodinamiğin sıfırıncı yasası
bilindiği gibi sayma sayıları birden başlamaktadır. buna rağmen, termodinamik yasalarının birden değil de sıfırdan başlamasının sebebi, bu yasanın birinci ve ikinci kanunlarının ortaya konmasından yarım yüzyılı aşkın bir süre sonra anlaşılabilmesidir.
bu kanun ilk olarak 1931 yılında r. h. fowler tarafından ortaya konmuştur.
bilindiği gibi, yüksek ısılı yerden düşük ısılı yere doğru daima bir geçiş söz konusudur. bu olgudan hareketle, termodinamiğin sıfırıncı yasası, “termal denge” kavramına dayanmaktadır ve şu temel yargı ile ifade edilmektedir:
“iki ayrı cisim bir üçüncü cisimle ısıl dengede ise birbirleriyle de ısıl dengededir.”
bu ifade, temas halinde olan cisimlerin ısı alış verişinde bulunduklarını ve belirli bir süre sonunda da termal dengeye gelerek aynı sıcaklıklara sahip olacaklarını söylemektedir.
termodinamiğin birinci yasası
yoktan enerji üretmek ya da var olan enerjiyi yok etmek için yapılan çalışmaların başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından birinci yasa ortaya çıkmıştır. yapılan deneyler sonucunda, kütle gibi enerjinin de korunduğu sonucuna ulaşılmıştır. termodinamiğin birinci yasası, şu temel yargı ile ifade edilmektedir:
“enerji var iken yok, yok iken de var edilemez, ancak bir halden diğer bir hale dönüştürülebilir.”
bu yargı ile enerjinin yaratılamayacağı ve yok edilemeyeceği bilinerek tüm fiziksel ve kimyasal olaylar için enerji denklikleri yazılır. eğer bir sistem ya da obje enerji kazanırsa bu enerji mutlaka dışardan bir yerden gelmek zorundadır.
giren enerjilerin toplamı=çıkan enerjilerin toplamı
enerji dönüşümü / enerji değişimi= giren enerjilerin toplamı – çıkan enerjilerin toplamı
işin ısıya dönüşümü benjamin thomson (1753-1814) ve james prescott joule (1818-1887) tarafından nicel olarak incelenmiştir. diğer enerji türlerinin tümüyle ısıya dönüştüğünü deneysel olarak gösteren joule, 1840 yılında 1 cal’lik ısının 4,184 j değerindeki işe eşit olduğunu bulmuştur.
birinci yasa içinde iç enerji (u) ve entalpi (h) hal fonksiyonları yer alır. bu değerler ile enerjinin niceliği ortaya koyulur. birinci yasa ile elde edilen verim değerleri ise sistemin termal verimi ifade etmektedir.
birinci kanunu matematiksel olarak kanıtlamak olanaksızdır fakat doğadaki hâl değişimlerinin tümünün birinci kanuna uyduğu bilinir. bu da yeterli bir kanıt olarak sayılabilir.
termodinamiğin ikinci yasası
birinci yasa, enerjinin miktarı ve korunumunu ortaya koyarken ikinci yasa, enerjinin işe dönüşebildiği kısmı yani kalitesini ele almaktadır.
termodinamiğin ikinci yasası, hal değişimlerin herhangi bir yönde değil, belirli bir yönde gerçekleşeceğini söyler. termodinamiğin birinci ve ikinci yasası’nı sağlamayan bir hal değişimi gerçekleşemez.
enerji, daima kendini yok etme eğilimindedir. yani, yüksek potansiyellere ulaşan enerji, kendini daha düşük yoğunluğa sahip başka bir enerji formuna dönüştürme eğilimindedir.
termodinamiğin ikinci yasası, gerçekleşen olayların entropiyi artıracak yönde (enerji miktarının azalması yönünde) gerçekleştiğini ifade etmektedir. doğadaki bütün olaylar ikinci yasaya nedeniyle gerçekleşir.
termodinamiğin ikinci yasası şu temel yargıyı ortaya koymaktadır:
“enerjinin tamamı faydalı işe çevrilemez, bir kısmı sistemin içsel bütünlüğünü korumak için kullanılır.”
ikinci yasaya göre, herhangi bir süreçte bir sistem ve çevresindeki entropi değişimi ya “sıfır” yada “pozitiftir”. yani evrenin entropisi sürekli artma eğilimindedir. bu durumda, ikinci yasaya göre evrendeki hem enerji hem de madde zaman ilerledikçe daha az faydalı iş yapabilir hale gelmektedir.
bir sistemin enerjisi ne kadar fazla ise o kadar fazla iş yapılabilir. bununla birlikte, bir sistemin sahip olduğu enerjinin tümü iş yapmada kullanılamaz; bir kısım enerji sistemin içsel bütünlüğünün korunması için saklanır. bu durumda iş yapabilmede kullanılan enerji genellikle serbest enerji olarak adlandırılır. serbest enerji, bazen ekserji (exergy) olarak da adlandırılır.
termodinamiğin üçüncü yasası
termodinamiğin üçüncü kanunu, mutlak sıfır sıcaklığındaki maddelerin entropisi ile ilgilidir ve esas olarak mükemmel bir kristal maddenin mutlak sıfır sıcaklığındaki (-273c°) entropisinin sıfır olduğunu ifade eder. bu kanunla entropi için başlangıç değer şartları belirlenir.
mutlak sıfır, bir cismin keyfi olarak yakınlaşabileceği, ancak asla erişemeyeceği bir sıcaklıktır. laboratuarda 2.0 x 10-8 k kadar düşük sıcaklıklar elde edildi, ancak mutlak sıfıra ulaşılamadı.
termodinamiğin üçüncü yasası şu temel yargıyı ifade etmektedir:
“bir nesnenin sıcaklığını sonlu sayıda aşamada mutlak sıfıra indirmek olanaksızdır.”
kaynak:
www.enerjiportali.com/termo...
devamını gör...
yaşar kemal
sait faik kendisi için türklerin en kürdü, kürtlerin en türkü der. zor bir hayatı vardı yaşar kemal’in babası gözünün önünde camide öldürüldü tüm gece babası başında ciğerim yanıyor diye ağladığını anlattırdı ki o gecenin sabahı kekeme olmuştur. istanbul’a ilk geldiği zaman parasızlıktan gülhane parkında bir bank üstünde bir hafta yatar ve yastığı o zaman yeni başladığı ince memed romanıdır. romanlarını asla daktilo ile yazmaz mutlaka kurşun kalemle yazardı. o kadar ki çekmecesinde yüzlerce kurşun kalemi olduğu bilinir. kendisinin zülfü livaneli ile ilginç bir ahbaplığı mevcuttu. o zaman ankara’da yatılı olarak lise okuyan zülfü livaneli ince memed türküsünün hiç söylenmeyen bir şeklini keşfeder. kalkar bunu yaşar kemal’e okumak için istanbul’a gider fakat yaşar kemal’i nerede bulacağını kestiremez. sonunda kitaplarının yayınevinde gider yaşar kemal’i sorar ve sonunda tanışırlar. yaşar kemal’e durumu anlatır yaşar kemal kendisini evine davet eder. evine gittiğinde yaşar kemal kendisini karşılar hatta zülfü livaneli için köfte yapar. yaşar kemal’in eşi thilda bu genç delikanlıya fazla yüz vermez fakat türküyü okumaya başlayınca bir anda dikkat kesilir ve o dostluk böyle başlar. buradan türküyü dinleyebilirsiniz.
iyi adamdı yaşar kemal bir nobel’i eksikti ama hiç öyle bir kaygısı olmadı. zor hayatın güzel izler bırakan adamı. ruhu şad olsun. evet.
iyi adamdı yaşar kemal bir nobel’i eksikti ama hiç öyle bir kaygısı olmadı. zor hayatın güzel izler bırakan adamı. ruhu şad olsun. evet.
devamını gör...
muğla
bacaları ve evleriyle ünlü, 48 trafik plaka koduna sahip güney ege ilidir. deniliyor ki dört tarafı açık şekilde yapılmış olan bu bacalar; tıkanmaları, soba tütmesini ve karbonmonoksit zehirlenmelerini önlüyor. devamı buradann
devamını gör...
kız çocuklarını üniversiteye gönderen babalar cehennemliksiniz
insanları dinden soğutmak için uğraşan sapan,mide bulandırıcı zihniyete sahip imamlardan birinin ettiği söz.
siz sanıyor musunuz ki herkes bunun yanlış olduğunun farkına varsın.bunları dinleyen adamlar eve gidince sanki kendisi 5 vakit namazında içkiden kumardan uzak ve dört dörtlük bir müslümanmış gibi karısına kızına ahlaksız muammelesi yapıyorlar.ben ne kavgalar bilirim evde böyle sabaha karşı 5 gibi gelip bizi dövmeye kalkan babamın pişkin pişkin kendini haklı çıkarmalarını.yazık...
siz sanıyor musunuz ki herkes bunun yanlış olduğunun farkına varsın.bunları dinleyen adamlar eve gidince sanki kendisi 5 vakit namazında içkiden kumardan uzak ve dört dörtlük bir müslümanmış gibi karısına kızına ahlaksız muammelesi yapıyorlar.ben ne kavgalar bilirim evde böyle sabaha karşı 5 gibi gelip bizi dövmeye kalkan babamın pişkin pişkin kendini haklı çıkarmalarını.yazık...
devamını gör...
satranç oynamalık arkadaş veri tabanı
bilmediğiniz biri yerine bir yazara karşı oynamak isteyenlerin veritabanıdır. link devamlı yenilenecektir.
not: başlangıç düzeyi.
edit: satranç ve daha fazlası için yazarlarımızı kafa sözlük oyuncu platformu discord kanalına bekliyoruz:
discord.gg/PDzwjJpnB8
not: başlangıç düzeyi.
edit: satranç ve daha fazlası için yazarlarımızı kafa sözlük oyuncu platformu discord kanalına bekliyoruz:
discord.gg/PDzwjJpnB8
devamını gör...
jonbenét ramsey
26 aralık 1996'da evinin bodrumunda ölü bulunan 6 yaşındaki amerikalı çocuk güzellik kraliçesi.
25 aralık 1996 akşamı ailecek bir akşam yemeğinden dönerlerken jonbenét arabada uyuyakalıyor. eve varınca da anne babası onu yatağına yatırıyorlar kendileri de gidip yatıyorlar.
26 aralık sabahı jonbenét'i yatağında bulamıyorlar. anne(patsy ramsey) büyük bir telaşla 911'i arayıp kızının kayıp olduğunu haber veriyor. 911'le yapılan telefon konuşmasına buradan ulaşabilirsiniz. telefon konuşması daha sonra ayrıntılı incelendiğinde son 6 saniyede annenin babaya (john ramsey) dönüp "tamam, polisi aradık. şimdi napıyoruz?" dediği duyuluyor.
polis geliyor evin etrafını arıyor. babaya ise evin içini araması söyleniyor. baba bodrumda jonbenét'in cesedini buluyor. ağzında bir bant, elleri bileklerinden başının arkasına bağlanmış ve boynuna sıkıca bir ip bağlanmış şekilde. çocuğu ağzındaki bandı çıkardıktan sonra kucağına alıp yukarı çıkarıyor. tabi bu da olay yerindeki bazı kanıtların bozulmasına neden oluyor.
polis 2,5 sayfalık bir kaçırılma notu buluyor. notta fidye isteniyor. notun yazıldığı kağıdın patsy ramsey'nin defterinden alındığı, kullanılan kalemin patsy ramsey'nin olduğu ve nottaki el yazısının patsy ramsey'nin el yazısına çok benzediği ortaya çıkıyor.
otopside jonbenét'in iç çamaşırında bir erkek dna'sı bulunuyor ama bunu kimseyle eşleştiremiyorlar. iç çamaşırında kendi kanı da bulunuyor fakat cinsel saldırıya uğradığına ilişkin bir onay çıkmıyor. aile polisle bir görüşme yapmayı reddediyor. kızlarının ölümünden sonra 3 hafta hiçbir şekilde polisle görüşmüyorlar. tv programlarına çıkıp kızlarının ölümü hakkında konuşuyorlar. bir yıl sonrasına kadar da polisin jonbenét'in kıyafetleri üzerinde inceleme yapmasına izin vermiyorlar. ilerleyen yıllarda jonbenét'i öldürdüğünü iddia eden bazı kişiler ortaya çıksa da bu itirafların doğru olmadığı ortaya çıkıyor. jonbenét'in katilinin kim olduğu hâlâ bilinmiyor.
bu entryde aşağıdaki kaynaklardan yararlanılmıştır.
buradan
buradan
25 aralık 1996 akşamı ailecek bir akşam yemeğinden dönerlerken jonbenét arabada uyuyakalıyor. eve varınca da anne babası onu yatağına yatırıyorlar kendileri de gidip yatıyorlar.
26 aralık sabahı jonbenét'i yatağında bulamıyorlar. anne(patsy ramsey) büyük bir telaşla 911'i arayıp kızının kayıp olduğunu haber veriyor. 911'le yapılan telefon konuşmasına buradan ulaşabilirsiniz. telefon konuşması daha sonra ayrıntılı incelendiğinde son 6 saniyede annenin babaya (john ramsey) dönüp "tamam, polisi aradık. şimdi napıyoruz?" dediği duyuluyor.
polis geliyor evin etrafını arıyor. babaya ise evin içini araması söyleniyor. baba bodrumda jonbenét'in cesedini buluyor. ağzında bir bant, elleri bileklerinden başının arkasına bağlanmış ve boynuna sıkıca bir ip bağlanmış şekilde. çocuğu ağzındaki bandı çıkardıktan sonra kucağına alıp yukarı çıkarıyor. tabi bu da olay yerindeki bazı kanıtların bozulmasına neden oluyor.
polis 2,5 sayfalık bir kaçırılma notu buluyor. notta fidye isteniyor. notun yazıldığı kağıdın patsy ramsey'nin defterinden alındığı, kullanılan kalemin patsy ramsey'nin olduğu ve nottaki el yazısının patsy ramsey'nin el yazısına çok benzediği ortaya çıkıyor.
otopside jonbenét'in iç çamaşırında bir erkek dna'sı bulunuyor ama bunu kimseyle eşleştiremiyorlar. iç çamaşırında kendi kanı da bulunuyor fakat cinsel saldırıya uğradığına ilişkin bir onay çıkmıyor. aile polisle bir görüşme yapmayı reddediyor. kızlarının ölümünden sonra 3 hafta hiçbir şekilde polisle görüşmüyorlar. tv programlarına çıkıp kızlarının ölümü hakkında konuşuyorlar. bir yıl sonrasına kadar da polisin jonbenét'in kıyafetleri üzerinde inceleme yapmasına izin vermiyorlar. ilerleyen yıllarda jonbenét'i öldürdüğünü iddia eden bazı kişiler ortaya çıksa da bu itirafların doğru olmadığı ortaya çıkıyor. jonbenét'in katilinin kim olduğu hâlâ bilinmiyor.
bu entryde aşağıdaki kaynaklardan yararlanılmıştır.
buradan
buradan
devamını gör...
sende nazar var kurşun döktür diyen psikolog
halktan biri, içimizden biri olan samimi insan. öyle not tutmaz, her şeyi çocukluğa bağlamaz. içi dışı birdir. yerim.
devamını gör...