okuyana kahkaha attıracak komik espriler
çok ince ve hassas esprilerdir. bu esprileri yapmak her babayiğidin harcı değildir.
şimdi size babayiğit olduğumu ve çok ince espri yapmanın şahsımın harcı olduğunu ispatlamak adına, bir espri patlatacağım. fakat espriyi kendim oluşturacağım. yani başka espri değil de, kendi kafamdan uydurduğum bir espri yapacağım.
ilk önce kahkaha attıracak bir espri üretmek için, ne lazım, çok da bilinmeyen bir şey veya bir kişi lazım. yani esprilerde kullanılacağını tahmin etmeyeceğiniz herhangi biri. mesela, eyşan olsun. hani ezel dizisindeki olan eyşan. herhalde eyşanla ilgili komik bir espri duymamışsınızdır. sadece caps görmüşsünüzdür. şimdi efendiler,
eyşanla ilgili ne espri yapılabilir? düşündüm, düşündüm ve buldum.
öncelikle sizlere bu komik espriyi takdim etmekten onur ve gurur duyduğumu belirtmek isterim. çok düşündüm, bunun için farklı farklı yabancı ansiklopediler okudum ve sonunda hazırım.
-eyşan!
eyşan: efendim?
-sana demedim, şan'a dedim.
hani, ey şan! diye.
ahahahahaha....oglum ya..yapmayın lan böyle şeyler. yüreğime iniyordu az daha..
şimdi size babayiğit olduğumu ve çok ince espri yapmanın şahsımın harcı olduğunu ispatlamak adına, bir espri patlatacağım. fakat espriyi kendim oluşturacağım. yani başka espri değil de, kendi kafamdan uydurduğum bir espri yapacağım.
ilk önce kahkaha attıracak bir espri üretmek için, ne lazım, çok da bilinmeyen bir şey veya bir kişi lazım. yani esprilerde kullanılacağını tahmin etmeyeceğiniz herhangi biri. mesela, eyşan olsun. hani ezel dizisindeki olan eyşan. herhalde eyşanla ilgili komik bir espri duymamışsınızdır. sadece caps görmüşsünüzdür. şimdi efendiler,
eyşanla ilgili ne espri yapılabilir? düşündüm, düşündüm ve buldum.
öncelikle sizlere bu komik espriyi takdim etmekten onur ve gurur duyduğumu belirtmek isterim. çok düşündüm, bunun için farklı farklı yabancı ansiklopediler okudum ve sonunda hazırım.
-eyşan!
eyşan: efendim?
-sana demedim, şan'a dedim.
hani, ey şan! diye.
ahahahahaha....oglum ya..yapmayın lan böyle şeyler. yüreğime iniyordu az daha..
devamını gör...
200 bin yıllık homo sapiens bilmecesi
bilim insanlarının ekim 2019 tarihli son açıklamasına göre ilk insanların anavatanı botsvana isimli afrika ülkesi!
şu an kurak bir bölge olsa da ilk insanların 200.000 yıl önce botsvana’da zambezi nehri’nin güneyinde kalan bölgede yaşadıkları düşünülüyor.
bölge incelendiğinde, bölgenin 200.000 yıl önce çevresinden izole sulak ve insanlar için elverişli bir ortam olduğu ortaya çıkıyor.
bölge şartları sebebiyle insanların 70 bin yıl burada kaldığı ve ardından 130 bin yıl önce üç grup şeklinde dağılıp göç ettikleri düşünülüyor . ilk grup kuzeydoğuya, 20 bin yıl sonra ikinci grup güney batıya göç etti. üçüncü grup ise bu bölgede kaldı. bazı çevreler tarafından kabul gören, bazıları tarafından ise hala tartışılan bu son gelişmeler yaşayan son insan türü homo sapiens in buradan dünya’ya yayıldığını öngörüyor.
buradan yola çıkarak, en iyi ihtimalle 130 bin yıldır varolan modern insan
( homo sapiens ) , ne hikmetse küçük ama özünde büyük bir çok engel karşısında ne yapacağını hala bilmiyor .
mesela kansere çare bulamıyor, sınırlı uzay çalışmalarıyla kendini avutuyor covid denen bir virüse teslim oluyor .
daha da önemlisi, bütün bunlara etkin çözüm yolları bulamazken, yani teknik olarak üstesinden gelemezken,
dünyada nereye, nasıl bir boşluğa, nasıl bir işe yaramazlığa, nasıl bir kapitalizm canavarı yaratıldığına da adeta parmak basılıyor, herşey bütün çıplaklığıyla insanlığın gözü önüne dökülüveriyor.
corona sürecinde gelinen noktada önce ülkeler, ardından tüm dünya, 20 gün, sadece 20 gün bütün insanlığın evlerine kapanması olayını bir türlü gerçekleştiremiyor.
20 gün insanların üretmeden, paraya sermayeye kölelik etmeden evinde oturmasına imkan tanımayan, tanıyamayan 200 bin yıllık homo sapiens .
ne dersiniz ,size de geçen bu 200 bin yıl, boşa geçmiş gibi
gelmiyor mu ?
şu an kurak bir bölge olsa da ilk insanların 200.000 yıl önce botsvana’da zambezi nehri’nin güneyinde kalan bölgede yaşadıkları düşünülüyor.
bölge incelendiğinde, bölgenin 200.000 yıl önce çevresinden izole sulak ve insanlar için elverişli bir ortam olduğu ortaya çıkıyor.
bölge şartları sebebiyle insanların 70 bin yıl burada kaldığı ve ardından 130 bin yıl önce üç grup şeklinde dağılıp göç ettikleri düşünülüyor . ilk grup kuzeydoğuya, 20 bin yıl sonra ikinci grup güney batıya göç etti. üçüncü grup ise bu bölgede kaldı. bazı çevreler tarafından kabul gören, bazıları tarafından ise hala tartışılan bu son gelişmeler yaşayan son insan türü homo sapiens in buradan dünya’ya yayıldığını öngörüyor.
buradan yola çıkarak, en iyi ihtimalle 130 bin yıldır varolan modern insan
( homo sapiens ) , ne hikmetse küçük ama özünde büyük bir çok engel karşısında ne yapacağını hala bilmiyor .
mesela kansere çare bulamıyor, sınırlı uzay çalışmalarıyla kendini avutuyor covid denen bir virüse teslim oluyor .
daha da önemlisi, bütün bunlara etkin çözüm yolları bulamazken, yani teknik olarak üstesinden gelemezken,
dünyada nereye, nasıl bir boşluğa, nasıl bir işe yaramazlığa, nasıl bir kapitalizm canavarı yaratıldığına da adeta parmak basılıyor, herşey bütün çıplaklığıyla insanlığın gözü önüne dökülüveriyor.
corona sürecinde gelinen noktada önce ülkeler, ardından tüm dünya, 20 gün, sadece 20 gün bütün insanlığın evlerine kapanması olayını bir türlü gerçekleştiremiyor.
20 gün insanların üretmeden, paraya sermayeye kölelik etmeden evinde oturmasına imkan tanımayan, tanıyamayan 200 bin yıllık homo sapiens .
ne dersiniz ,size de geçen bu 200 bin yıl, boşa geçmiş gibi
gelmiyor mu ?
devamını gör...
deniz gezmiş'in banka soyması
düşünmek için beynini değil, teknelerin “kıç” kısmını kullanan, daha kendi ülkesinin yakın geçmiş tarihini bilmeyen, 24 yaşında dar ağacına giderken “rodrigo’nun gitar konçertosunu” dinlemek isteyen bir yurtsevere, “omo onlor horsoz” diye sıçmalamış olanları okumak gayet eğlenceli.
siz gidin birilerinin “kıçının kılı” olun!
biz deniz’e sahip çıkarız.
siz gidin birilerinin “kıçının kılı” olun!
biz deniz’e sahip çıkarız.
devamını gör...
karadeniz mutfağı
kahvaltıda güzel giden mıhlama da karadeniz yemeklerinden biridir.
devamını gör...
çocuklar duymasın
ideal aile kavramı üzerine ülkede yapılan ilk dizi. çok da, bu ülkeye uyan ideal bir aile. bu ülkede kaç kişinin annesi evde mini etekli dolaşır merak ediyorum.
pınar altuğ'u beğenirim ama diziyi saçma buluyorum.
pınar altuğ'u beğenirim ama diziyi saçma buluyorum.
devamını gör...
yazarların sahip olduğu otomobil markaları
çok fazla var. birkaçını yazayım.
1) mercedes amg.
2) mini cooper.
3) ferrari.
4) jeep.
5) chevrolet.
bunlar aklıma geldi sadece.
yalnız mercedes amg ve ferrari halıda oldukça yavaş gidiyor.
1) mercedes amg.
2) mini cooper.
3) ferrari.
4) jeep.
5) chevrolet.
bunlar aklıma geldi sadece.
yalnız mercedes amg ve ferrari halıda oldukça yavaş gidiyor.
devamını gör...
melis birkan
ıssız adam filminde görüp aşık olduğumuz 1981 ankara doğumlu çok hoş bir oyuncu. daha güzel işlerde göreceğiz derken ortalarda görünmez oldu.
devamını gör...
en son alınan iltifat
bir şey yapmasan da beni baştan çıkarıyorsun. *
devamını gör...
komünist parayı feminist kocayı bulana kadar
sevdiceğim 40 kusur yaşlarında ve parası olan bir adam. komünist. parası olan komünist mi olur diyene engels der susarım che der devam ederim. ben kocayı buldum ve feministim.
komünizmi ve feminizmi bu şekilde itibarsızlaştırmaya çalışanların sözü.
komünizmi ve feminizmi bu şekilde itibarsızlaştırmaya çalışanların sözü.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
biraz fransızca despacito..
devamını gör...
yazarların hayatlarını devam ettirme motivasyonları
şu kitabı da bitireyim.
devamını gör...
karayılan'ı bin parçaya bölmezsek şehitler yüzümüze tükürsün
halkın hassas duyguları üzerinden prim yapmak, tam süleyman soylu'ya göre bir iş.
çünkü milli ve manevi duyguları hep ön planda türk halkının, her dönem aynı yerden yürüyorsunuz, tutuyor.
helal olsun ne diyim*
çünkü milli ve manevi duyguları hep ön planda türk halkının, her dönem aynı yerden yürüyorsunuz, tutuyor.
helal olsun ne diyim*
devamını gör...
enflasyon
fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artış demektir. burada dikkat edilmesi gereken şey tek mal fiyatı değil, sepete dahil edilen tüm mallar olması gerektiği ve artışın bir defalık değil sürekli olması gerektiğidir. fiyatlar genel düzeyindeki sürekli düşüşe ise deflasyon denir. enflasyon artışı var ancak enflasyon artış hızının yavaşlamasına ise dezenflasyon denir. geçici (mevsimsel) etkilerden arındırılmış enflasyona çekirdek enflasyon denir. enflasyon ekonominin talep tarafından kaynaklı ise talep enflasyonu denir. enflasyon arz cephesinden kaynaklı ve maliyetlerin yükselmesi sonucu ortaya çıktıysa maliyet enflasyonu denir. ülkedeki yapısal sorunlardan kaynaklı ise yapısal enflasyon denir. ayrıca artış hızına göre, enflasyon çok düşük düzeyde ise mesela %3 gibi sürünen (ılımlı) enflasyon, iki haneli rakamlara ulaştıysa %15 gibi yüksek (dörtnala) enflasyon, artık enflasyon kontrol edilemez duruma ulaştıysa %300 gibi hiperenflasyon denir. hiperenflasyonu geçmişte almanya deneyimleri, bir gazete almak için bir el arabası para taşımak gerekiyordu.(şaka sananlar olabilir, şaka değil gerçek) deflasyonu ise japonya yaşadı. (başka bir başlıkta neden enflasyonun deflasyona göre iyi bir şey olduğunu açıklayacağım)
devamını gör...
batı'nın doğu'ya üstünlüğünün sebebi
neydi hikaye,
feodal beyin himayesindeki serf, fırsatını bulunca burg'a* kaçar
prangalarından kurtulmak, nefes almak, yaşamak için.
batı insanının bireysellik mücadelesinin başladığı yer burası.
bu bireyselliğin bir şeyle desteklenmesi gerekiyor.
siyasi güç genel olarak feodal beylikler, prenslikler ve din sınıfı arasında dağılmış durumda.
bu yüzden serf para kazanmalı ki
burjuva olabilsin,
ben de varım kardeşim,
yıllarca bizi sömürdünüz,
diyebilsin.
çıkmayın dışarı öcü var dışarıda,
okumayın incil'i biz size anlatırız
diyenlere karşı çıkabilsin.
yoksa kim takar eskinin kölesini.
ama doğu insanı öyle mi?
bir devletin himayesinde.
aç olduğunda doyurulacak
çıplak olduğunda giydirilecek
adalet istediğinde şikayeti dinlenecek durumda.
siyasetnamede ne anlatıyor nizamü'l-mülk?
bir sultanın tebaasını nasıl idare etmesi gerektiğini anlatıyor.
adil olması gerektiğinden bahsediyor.*
bir düşünelim feodal bir beylikte pis bir ahırda karın tokluğuna yaşamak mı
yoksa bir devletin himayesinde yaşamak mı?
şahsen o dönemlerde olsam doğuyu tercih ederdim. dönemin batılısına sorsanız o da doğuyu tercih ederdi sanırım.
ama gelin görün ki o zamanların o mekanların ruhu bugün hâlâ yaşıyor ve geleceğimizi şekillendiriyor.
o gün avantaj olan şey bugün dezavantaj olabiliyor.
t: asırlardır süregelen sebeptir.
burjuva
feodal beyin himayesindeki serf, fırsatını bulunca burg'a* kaçar
prangalarından kurtulmak, nefes almak, yaşamak için.
batı insanının bireysellik mücadelesinin başladığı yer burası.
bu bireyselliğin bir şeyle desteklenmesi gerekiyor.
siyasi güç genel olarak feodal beylikler, prenslikler ve din sınıfı arasında dağılmış durumda.
bu yüzden serf para kazanmalı ki
burjuva olabilsin,
ben de varım kardeşim,
yıllarca bizi sömürdünüz,
diyebilsin.
çıkmayın dışarı öcü var dışarıda,
okumayın incil'i biz size anlatırız
diyenlere karşı çıkabilsin.
yoksa kim takar eskinin kölesini.
ama doğu insanı öyle mi?
bir devletin himayesinde.
aç olduğunda doyurulacak
çıplak olduğunda giydirilecek
adalet istediğinde şikayeti dinlenecek durumda.
siyasetnamede ne anlatıyor nizamü'l-mülk?
bir sultanın tebaasını nasıl idare etmesi gerektiğini anlatıyor.
adil olması gerektiğinden bahsediyor.*
bir düşünelim feodal bir beylikte pis bir ahırda karın tokluğuna yaşamak mı
yoksa bir devletin himayesinde yaşamak mı?
şahsen o dönemlerde olsam doğuyu tercih ederdim. dönemin batılısına sorsanız o da doğuyu tercih ederdi sanırım.
ama gelin görün ki o zamanların o mekanların ruhu bugün hâlâ yaşıyor ve geleceğimizi şekillendiriyor.
o gün avantaj olan şey bugün dezavantaj olabiliyor.
t: asırlardır süregelen sebeptir.
burjuva
devamını gör...
van gogh'u van goh diye okumak
ne diyem mahmut mu diyem?
devamını gör...
(tematik)




