karlı dağların ardında biri yaşarmış
bulut olur, yağmur olur, bize bakarmış
hem yakın, hem uzakmış
yanakları al almış
deli kızım uyan
söylenenler yalan
deli kızım uyan
bir tek sensin duyan

şebnem ferah'ın ölümcül bir hastalığa yakalanmış ve ölmüş ablası için yazdığı şarkı.
böyle bir şarkı ancak böyle bir acıdan çıkardı zaten...
devamını gör...

bir shot'la iki kuştan daha iyisi , bir shot'la bi sürrü kuştur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

açılın ulan sayın arkadaşlar mekanın sahibi geldi. nickim gençlerin ilgisini çekmiş. bu nickin hikayesini anlatayım bu geyik bitsin. hüzünlü ve dram dolu bir hikayedir. kalbi olanlar okumasın. bu ülke vatandaşlarının hafızası zayıftır diyenler ise tarağımı yesin. anlatmaya başlamadan sinirim bozuldu elim ayağım titriyor. sözlükte küfür yasakmış. salsam kendimi küfür dağarcığımın entelektüel kapasitesinin üzerinde olduğunu kanıtlasam.

neyse efendim ben geveze bir insan olarak olayın teğetinde dolaşarak kafanızı ütülemeyeyim. aslında hırvatı ben yaladım. yalamaz olaydım. hayatımın kararacağını bilmiyordum. kader ağlarını örmüş hayatımın içinden geçme planları yapıyormuş.

türkiye'de tıp fakültesini bitirmiş seksi bir delikanlıydım. kars'ın digor ilçesinde mecburi hizmet yapınca kutsal bir iş ve meslek yaptığımı anladım. benim gibi boktan birinin kutsal işler yapması doğru değildi. bu işi namuslu onurlu ve başı secdeye değen insanların yapması daha doğru diyerek istifa ettim. ben içkici bir ittim. kutsal iş yapacak biri değildim.

amma uzattın ya diyenler olabilir ama sayın okuyucu bunları bilmezseniz hırvatı neden yaladığımı anlayamazsınız. aslında mecbur bırakıldığımı. ülkemizin şerefi ve namusu söz konusu olmasa gider tuvalette masturbasyon yapar geçerdim.

devletten istifa edip amerika ve brezilya'da aylaklık ve serserilik yaptıktan sonra avrupa'ya döndüm. biz anadolu çocuğuyuz. öğünmek gibi olmasın eskişehirliyim. şu an tam emin değilim ama finlandiya ya da danimarka'da yaşıyorum o dönem. türkiye'yi özlüyorum delice. duydum ki hırvatistan türkiye maçı varmış.

futboldan pek anlamam. en büyük eskişehirspor konusunda netim bu kadar. aslında maç önemli değil benim için. türkçe konuşmayı özlemiştim. oradaki taraftarlarla konuşup maçta küfretmek için hırvatistan'a gittim. maçtan on saat kadar önce oraya ulaştım. biraz dolaştıktan sonra içmeye başladım. üzerimde eskişehirspor forması var.

kafam çok yüksek içkinin yanında oradaki gençler bana başka bir şeyler vermişti. maç başlayınca bir baktım ben hırvat taraftarların arasındayım. kafamı silkeyim desem de yapacak bir şey yoktu. taraftarlar çılgınca eğleniyor. hemen yan tarafımda belinden üzeri çıplak bir kız var. dünya güzeli. memelerinden birini kırmızıya diğerini beyaza boyamış. hıplayıp duruyor. ben zaten maç sevmem türkiye için oradayım. kırmızı beyaz yerinde durmayan şeylere gözüm takıldı.

şimdi beni ayıplayıp abazalık hatta sapıklıkla suçlayabilirsiniz ama çok güzeldi ve gözlerimi alamıyordum. kızın yanına gittim beraber hoplayıp zıplıyoruz. hırvatistan bir gol atınca sarıldık kardeşçe. göğüslerini bedenime yapıştırdı. arada ufak tefek sohbet ettik. maç bitince hırvatlar mı kazandı ben mi kazandım bilemiyorum. kadın dudaklarıma yapıştı. ben de ayıp olmasın diye hafiften kızın orasını burasını yaladım. yalamaz olaydım. orası burası derken sapık zannetmeyin göğüsleri yalamıştım.

tüm kameralar bizi çekiyormuş. ben o dönem pek tv izlemiyorum. geri döndüm işime. bir ay kadar sonra eskişehir'e gelmek zorunda kaldım. eskişehir'de bir tanrıça gibi karşılandım. büyüksün heykelini dikset testislere beton yetmez falan. kendi çapımda bir kahraman olmuşum. hırvatı yalayan esesliyim. hayatında ilk defa önemli biri olmak ne demek bilemezsiniz. önemli ve ünlü biriydim artık. haber bültenlerine falan çıkmışım ama bir kaç ay geçmiş kimse beni unutmamış. eskişehir'de bir bara girdim millet beni alkışladı. gençler tapınıyordu adeta.

eskişehir'de zaten tanınan biriydim ama bu olay sonrası lakabım doktor değil hırvattı. ben bu olayla gurur duyuyordum.

ancak yıllar geçtikçe bu olay karşıma çıkmaya başladı. japonya'da çalışıyorum. küresel bir şirketle iş bağlamak üzereyim. işi bağlasam yedi sülaleme yetecek para kazanacağım. konuyla ilgisi olmasa da bu video çıktı ortaya. konu öyle saptı ki japon firmasından kovuldum.

türkiye'ye döndüm. ben üç gün o kızla beş gün bu hatunla takılan bir modelim. bir kadınla inanılmaz bir uyum sağladık. kız ülkenin en zengin ailelerinden biri. benim annem ve babam ilkokul mezunu. tanışma toplantısında bu video konusu çıktı. ve kızın ailesi sorun yaptı.

sonra inanılmaz paralar ödeyerek bu videoyu yok ettim. eskişehir'e gittiğimde hala hırvat gelmiş büyüksün diyenler oluyor.

kesin ve net söylüyorum. o ben değilim. hırvatı ben yalamadım.
devamını gör...

büyük sioux rezervasyonuna çok fazla toprak bıraktıklarını düşünen beyaz adamlar, kızılderililerle yeniden toplantılar yaparlar ve yeni bir antlaşma yapıp, topraklarının bir kısmını daha bırakmalarını isterler.
bütün sioux reisleri oradaydı ama sadece herkesin saygı duyduğu oturan boğa, "zaten ülkelerinin çoğunu beyazların aldığını, artık verecek bir çakıl taşı dahi olmadığını" söyledi ve kalkıp gitti. oturan boğa'nın toplantıyı terketmesi üzerine bütün reisler onu takip etti.
beyazlar farkına vardı ki, kızılderililerin oturan boğaya olan saygısı devam ettikçe, tek vücut gibi hareket edecekler ve toprak satışı olmayacaktı. tek tek reislere gidilerek, kendilerinin bir birey olduğu, kendi seçimlerini yapabilecekleri, bir başkasının sözüyle hareket etmemeleri gazı verildi. oturan boğa'nın ön planda olmasını, herkesin ona saygı duymasını kıskanan reisler, bunu fırsat bildiler. bütün bunlara rağmen hâla gaza gelmeyenler, sürgünle, ölümle... tehdit edildiler.
sonunda toplantı günü gelmişti. oturan boğa geçen seferki gibi verilecek toprakları olmadığını sert bir şekilde söyledi ve toplantıyı terkedecekken, eskiden beri oturan boğayı kıskandığı bilinen bir reis, ben satışa razıyım dedi. oturan boğa şaşkın ve kızgındı, o reisin kıskançlığını biliyordu ama gözünün önünde bütün reisler toprak verilmesini kabul ediyordu. beyazların planı tutmuştu, büyük sioux toprakları daha da küçülecekti.
bir gazeteci, oturan boğa'ya "topraklarının satılması hakkında kızılderililer ne düşünüyor" diye sordu. oturan boğa dediki, "ne kızılderilisi ? buradaki tek kızılderili benim."
devamını gör...

eleştiri iyi niyetle karşındakinin fikrini geliştirmek ya da kendi fikrini belirtmek amacıyla yapılır, hakaret ise kendini ifade etmeyi bilmeyenlerin eleştri adı altında başkalarını sözleri ile aşağılamaya çalışmalarıdır. genelde eleştirenler gözlerde yücelirken hakaret edenler gözden düşer.*
devamını gör...

peki benim bu başlığı salça ekmek yerken görmem? işte hep bu güzellikten. *
devamını gör...

(bkz: terlik)*
mümkünse lazerli olsun.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir turlu beceremedigimdir. keske cocukken ogrenseymisim, en azindan duserken yere biraz daha yakin yerden dusuyorsun.*
ogrenmek icin ikinci el bir bisiklet aldim, 2 sene once, ama hala bir turlu ogrenemedim. yazin gelince artik tekrar denerim.
devamını gör...

rumca kökeni podostima olan bu sözcük, zamanla karadeniz balıkçılarının ağzıyla bodoslama olarak günümüze gelmiştir. bir gemi ya da tekne herhangi bir cisme tam kafadan çarptığı zaman bodoslama çarptı ifadesi kullanılır.
devamını gör...

güldüren gruptur efenim. yıl neredeyse olacak 2021 siz hala whatsapp üzerinden haberleştiğimizi falan mı sanıyorsunuz?
devamını gör...

alakasız ama bunu köfteci yusuf'da tahinli ve kaymaklı şeklinde harika yapıyorlar , çoğu tatlıcıdan daha güzel oluyor tadı.
devamını gör...

aramızdaki çomarları ayırt etmemizi sağlayacak tuzak başlık.
devamını gör...

kıskanç ve çekemeyen insanları neden aşağılıyorsun? onların cezasını allah vermiş zaten, dünyaya birer "amip" olarak gelmişler.*
devamını gör...

hazin bir vaka.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sık sık görüyorum böyle kişilerden. milletin ne yazıp yazacağına karışıp duruyorlar. hep bir öfke, hem bir kusur bulma isteği var içlerinde. biri trollere saldırıyor, bir diğeri gündem tanımları girenlere; bir diğeri kendi halinde geyik yapan yazarlara saldırıyor, bir diğeri "şu" ve ya "bu" konuda başlık açtı diye.

hep ilgiye aç insan hareketleri bunlar, "ulan şunu da bi' yerin dibine gömeyim de beğeni atsınlar he he he" diye ellerini sinek gibi ovuşturuyorlar adeta. özellikle de, biri kadınlar hakkında başlık açsa da üzerine çullansam diye. o halde küçük enişteleri hiç tutmayalım biz, eğer bir hesapları varsa dikilsinler karşımıza. ben size bi' soğuk su ikram ederim, tatlış tatlış tekrardan barışırız zaten.

daha bir hafta geçmeden üç adet sevdiğim yazar linç kültürüne kurban gitti, ve sanıyorum ki dönmemek üzere terk ettiler bu diyarı. oysa ne gerek vardı beni sevdiğim yazarlardan ayırmanıza? güzel güzel konuşup anlaşabilmek var iken, küçük enişteliğin ne faydası var bizlere? artık herkesten birazcık saygı ve soğukkanlılık bekliyorum o yüzden. eğer sevmiyorsan çözüm zaten çok basit, o "engelle" butonu boşuna koyulmamış oraya. bence bir bakın derim.*
devamını gör...

birgün velim çocuğunu okuldan almaya gelmemişti. 15 dk sonra aradım. dedim gelmediniz. kadın müge anlı izliyom hocam pek heyecanlı reklam arası verecek şimdi hemen geliyom." dedi. gelince de hiç istifini bozmadan çocuğu apar topar alıp reklam arasında eve yetiştirmeye koştu.


başka birgün de başka bir velim çocuğunu almaya gelmeyince aradım. çocuğu almaya gelmediniz dedim. verdiği cevap; ay ben çocuğu unuttum, salihli'deyim şimdi. okul izmir'de bu arada.
devamını gör...

temizliğin ne kadar önemli olduğunu,
nefes almanın ne kadar değerli olduğunu,
sevdiklerimize sarılmanın çok çok özlenebildiğini,
çinlilerin birer mikrop olduklarını.
devamını gör...

selam verilen kedinin size cevap vermesi...

sokakta beslediğiniz köpeğin sizi gördüğünde kuyruğunu sallayarak yanınıza yanaşıp, sırt üstü devrilip şaklabanlıklar yapması.

market kuyruğunda sizden sonra sırada bekleyen çocukların abur cuburlarını ödediğinizde, ablaa sağol abla diye mutlulukları...

mutlu hissetmenizle doğru orantılı şekilde sayısı artan şeyler kısacası...
devamını gör...

her kelimenin ardından, uzun uzun sağdan soldan duyulacak kadar gülüneceği için, akla gelen eften püften tüm konular.
bence öyle,3 kız kardeşiz, bu güne kadar ciddi konularda bile gülmeden duramadık.
diyelim birine çok kızdık,
-vay adi vay der ve basarız kahkahayı.
tavsiye ederim iyi geliyor. kasmayın gülün geçin.
devamını gör...

öyle illet bir renktir ki, ne zaman duş alsanız banyonuz savaş alanına döner. havlularınızın rengi artık kırmızıdır. saçınızı başka bir renge boyatsanız bile o kızıl yansımalar uzunca bir süre yakanızı bırakmayacaktır.

tek artısı ise bazı kadınlara enfes yakışmasıdır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim