pistanthrophobia
güven kırılmasının ve kötü anıların insanı ne hale getirebileceğini açıkça gösteren bir kelime olan pistanthrophobia'nın sözlük tanımı karşımıza şöyle çıkıyor; daha önce yaşanılan hayal kırıklıkları ve ihanetler sonucu kişide oluşan mantıksız güvenme korkusu.
bu fobi bireyi kendisiyle tek başına bırakıyor, etrafındakilerden uzaklaşmasına yol açıyor. birey; gitgide artan "hep aynı şeyleri yaşadım, yine öyle olacak" "ben hep yalnız kalacağım" gibi paranoyakça düşüncelerle baş etmeye çalışıyor. haliyle kırılmaktan ölesiye korkar hale gelmesi de cabası. kişisel ilişkiler kurmak bu bireyler için imkânsıza yakın oluyor.
kişi en sonunda herkesin ona ihanet edeceğine falan inanıyor. sezgileri kuvvetli olur bu insanların ancak hiçbir şekilde sezgilerine güvenmezler. hastalığın belirtilerinden biri budur. diğer belirtiler arasında;
-samimiyet kurmaktan kaçınmak, arkadaş edinmemek
-aktivitelerden uzaklaşmak
-eleştirilmekten son derece endişe duymak
-içe kapanıklaşmak
gibi maddelerde mevcut. korku zamanla rutin hayatı köreltiyor. özetle sütten ağzı yanan durumu işte. ilk başta ufak seyretmesine aldanmayın. ilerleyen günlerde aşk hayatından iş hayatına değin her bir şeyciği ele geçirebilir. korkunun sahibi kişilere pistantrofobik denir. terapi alınması nihai ve de ivedi çözümdür.
--
günümüz ilişkilerinde güven duygusunun taşıdığı önemi biliyoruz. tabii sadece günümüz için değil, her dönem için geçerli ama konumuz bu değil. sapmayalım konudan. *
ilişkilerde doğru adımlar atılmalı, akıllıca davranılmalı. "aşka da mı mantık katacağız?" dediğinizi duydum, saklanmayın lütfen.
evet, aşka da mantık katacağız. sonumuz böyle mi olsun? yani tamam, yine olsun da, aşırıya kaçmayalım. ne demiştik su zehirlenmesi'ni anlatırken? her şeyin fazlası zarardır. en sonunda misantrofobik oluruz falan, gerek yok bunca aksiyona.
not: misanthropfy en kısa zamanda açıklanacaktır.
edit: misanthropy isim düzenlemesi.
bu fobi bireyi kendisiyle tek başına bırakıyor, etrafındakilerden uzaklaşmasına yol açıyor. birey; gitgide artan "hep aynı şeyleri yaşadım, yine öyle olacak" "ben hep yalnız kalacağım" gibi paranoyakça düşüncelerle baş etmeye çalışıyor. haliyle kırılmaktan ölesiye korkar hale gelmesi de cabası. kişisel ilişkiler kurmak bu bireyler için imkânsıza yakın oluyor.
kişi en sonunda herkesin ona ihanet edeceğine falan inanıyor. sezgileri kuvvetli olur bu insanların ancak hiçbir şekilde sezgilerine güvenmezler. hastalığın belirtilerinden biri budur. diğer belirtiler arasında;
-samimiyet kurmaktan kaçınmak, arkadaş edinmemek
-aktivitelerden uzaklaşmak
-eleştirilmekten son derece endişe duymak
-içe kapanıklaşmak
gibi maddelerde mevcut. korku zamanla rutin hayatı köreltiyor. özetle sütten ağzı yanan durumu işte. ilk başta ufak seyretmesine aldanmayın. ilerleyen günlerde aşk hayatından iş hayatına değin her bir şeyciği ele geçirebilir. korkunun sahibi kişilere pistantrofobik denir. terapi alınması nihai ve de ivedi çözümdür.
--
günümüz ilişkilerinde güven duygusunun taşıdığı önemi biliyoruz. tabii sadece günümüz için değil, her dönem için geçerli ama konumuz bu değil. sapmayalım konudan. *
ilişkilerde doğru adımlar atılmalı, akıllıca davranılmalı. "aşka da mı mantık katacağız?" dediğinizi duydum, saklanmayın lütfen.
evet, aşka da mantık katacağız. sonumuz böyle mi olsun? yani tamam, yine olsun da, aşırıya kaçmayalım. ne demiştik su zehirlenmesi'ni anlatırken? her şeyin fazlası zarardır. en sonunda misantrofobik oluruz falan, gerek yok bunca aksiyona.
not: misanthropfy en kısa zamanda açıklanacaktır.
edit: misanthropy isim düzenlemesi.
devamını gör...
mahlassızım
yerinde tespitleri olan ve bunu yazıya oldukça güzel dökebilen birisi. girdiği bilgi içerikli tanımlarla sadece benim değil, bir çok insanın dikkatini çekmeyi başarabilmiş olmasını buna bağlıyorum. kendisini okumak çok keyifli, dilerim her zaman buralarda olur.
devamını gör...
boney m
garip bir gruptur şöyle ki,
grubu kuran kişi frank farian olup kendisi batı almanyalıdır.
grubun vokali bobby farrell arubalı ve diğer kadın vokaller ise jamaikalı ve montserratlı idi.
grup bu enternasyonalite ile birlikte, 70'li yılların sonunda başladıkları kariyerlerine, yerleri doldurulamaz hitler sığdırmışlardır.
grubun erkek vokali bobby farrell'in değişik dansları, grubun giydiği kostümler, şarkıların teknik alt yapıları dönemlerinin çok çok ilerisindeydi. sahne aldıkları hemen her konserde, bobby farrel playback yapar, ama canlı performansları ve dansları ile bu eksikliği kapatırdı.
en çok bilinen sahne performansları 1979 tarihli sopot festivali performansıdır. burada bobby yaşadığı enerji patlamasıyla sahneyi tek başına sırtlamıştır. ilgili kayıtları youtube üzerinden rahatlıkla izleyebilirsiniz. rivayet odur ki bobby farrel bu konser süresince bir aylık uyuşturucuyu üç günde tüketmiştir.
grup ile ilgili yazılabilecek bir çok şey mevcut, buna grubun disko kültürünün karakter kazanmasına sebep olması sayılabilir.
vokal bobby farrell ile ilgili bir küçük anektod da şöyledir, kendisi 2010 yılında, grubun en büyük hiti rasputin’de bahsettikleri grigori rasputin’in öldüğü şehirde, ve aynı tarihte (30 aralık) ölmüştür. orada bulunma sebebi konser vermekti.
grubu kuran kişi frank farian olup kendisi batı almanyalıdır.
grubun vokali bobby farrell arubalı ve diğer kadın vokaller ise jamaikalı ve montserratlı idi.
grup bu enternasyonalite ile birlikte, 70'li yılların sonunda başladıkları kariyerlerine, yerleri doldurulamaz hitler sığdırmışlardır.
grubun erkek vokali bobby farrell'in değişik dansları, grubun giydiği kostümler, şarkıların teknik alt yapıları dönemlerinin çok çok ilerisindeydi. sahne aldıkları hemen her konserde, bobby farrel playback yapar, ama canlı performansları ve dansları ile bu eksikliği kapatırdı.
en çok bilinen sahne performansları 1979 tarihli sopot festivali performansıdır. burada bobby yaşadığı enerji patlamasıyla sahneyi tek başına sırtlamıştır. ilgili kayıtları youtube üzerinden rahatlıkla izleyebilirsiniz. rivayet odur ki bobby farrel bu konser süresince bir aylık uyuşturucuyu üç günde tüketmiştir.
grup ile ilgili yazılabilecek bir çok şey mevcut, buna grubun disko kültürünün karakter kazanmasına sebep olması sayılabilir.
vokal bobby farrell ile ilgili bir küçük anektod da şöyledir, kendisi 2010 yılında, grubun en büyük hiti rasputin’de bahsettikleri grigori rasputin’in öldüğü şehirde, ve aynı tarihte (30 aralık) ölmüştür. orada bulunma sebebi konser vermekti.
devamını gör...
ülkenin algı ve manipülasyonla yönetildiği gerçeği
sadece türkiye için değil, tüm dünya ülkeleri için geçerli önerme.
devamını gör...
kafamıza göre radyo yayını
kendimce güzel danslar etmemi, kulağımın pasını silen ve beni mutlu eden bir yayın olmuş ve devam ediyor.
çok güzel. keşke yazar arkadaşlarımla dans edebilseydik çok daha güzel olurdu. can sağlığı olsun. teşekkür ediyorum yayını yapan yazarımız oblomovreis'e.
çok güzel. keşke yazar arkadaşlarımla dans edebilseydik çok daha güzel olurdu. can sağlığı olsun. teşekkür ediyorum yayını yapan yazarımız oblomovreis'e.
devamını gör...
yeni bir insanla tanışmaya üşenmek
sohbetin doğal akışta gerçekleşmediği, yarışmaya katılır gibi kendimi ilk başta anlatmak zorunda kaldığımda üşendiğimdir. yoksa sohbet arasında kendimle ilgili bir şeyden bahsediyorsam, aynı şekilde karşımdaki insan da böyleyse, üşenmiyorum konuşmaya da, dinlemeye de, tanışmaya da.
devamını gör...
merdumgiriz_
doom günüsü kutlu olasıca kıvırcık kızım. iyi ki doğmuşsun, çok güzel günlerin olsun. *
devamını gör...
yalnızken yapılacak en güzel aktivite
genel olarak her şeyi yalnız yapan ve yapmayı seven biri olarak yemek yemek diyebilirim bir kere alıştın mı bir daha kurtulması mümkün olmuyor.
devamını gör...
bal
organik olduğu halde bozulmayan bir besindir.
devamını gör...
bakarız demenin evet demek olmaması
babaların en çok kullandığı söz.
ve baba dilinde bakarız, hemen hemen evet anlamındadır. hiç yoktan bir ihtimal vardır.
ve baba dilinde bakarız, hemen hemen evet anlamındadır. hiç yoktan bir ihtimal vardır.
devamını gör...
gençlerde işsizlik diye bir kaygının bulunmaması
yaşadıkları şey artık kaygı olarak tanımlanamayacağı içindir. iş bulamayacaklarına dair mecbur bırakıldıkları bir kabulleniş ve ardından çığ gibi büyüyen intiharlar sözkonusu. evet, gençler artık kaygı boyutunu çoktan aşmış durumdalar.
devamını gör...
dünyanın en değerli şeyi
merhamet ve vicdan sahibi olmak. hele bugünlerde çok daha değerli.
devamını gör...
muhteş ikiliyle kafa rock radyo yayını
ergenligim(iz)in basrolu, belki de simdiki dinledigim(iz)/begendigim(iz) muhtesem sarkilarla tanismam(iz)i saglamis olan biricik chazy chaz’e adanmis bir yayin olacaktir efenim.
canim partnerim kafadandeniz ile biraz ani yad etmeli bir program yapacagiz, +1 olmak isteyenler elime mum diksin.*
-alisilageldik yayin saatimizden 5 dk erken basliyoruz, yoklama yapacagim gec kalmayin!!!111!!!*
canim partnerim kafadandeniz ile biraz ani yad etmeli bir program yapacagiz, +1 olmak isteyenler elime mum diksin.*
-alisilageldik yayin saatimizden 5 dk erken basliyoruz, yoklama yapacagim gec kalmayin!!!111!!!*
devamını gör...
kutsala saygı duymanın saçmalık olması
hayatta hiçbir şeye saygı duymak zorunda değiliz, fakat saygı duymama durumu eyleme dönüşmemeli. yani içinden istediğin kadar saygı duyma, kim engelleyebilir? çevreye de “şu şu nedenlerden dolayı şuna saygı duymuyorum” diyebilirsin. ama hakaret etme veya tahrik etme hakkın yok.
devamını gör...
yanlış telaffuz etmekten hoşlanılan kelimeler
(bkz: huhatam olmak)
her şey şu tweet sonrası modern sabahlar'ın şu sözü dilime dolamasıyla başladı, sözün orijinalini* unutturdu resmen.
her şey şu tweet sonrası modern sabahlar'ın şu sözü dilime dolamasıyla başladı, sözün orijinalini* unutturdu resmen.
devamını gör...
voyager uzay araçları
güneş sistemi'ni, özellikle de jüpiter ve satürn gibi gaz devlerini, sonrasında da dış uzayı incelemek amacıyla uzaya gönderilen kardeş araçlar. bu kardeşler sayesinde bazı gezegenlere ilişkin atmosfer yapısı, halkalar, uydular, manyetik alan, volkanizma gibi birçok bilgi edindik.
***
voyager 1 görevine 1977 yılında başladı. yanından geçtiği gezegenlere ilişkin bilgiler gönderdikten sonra şimdi ophiuchus takımyıldızı'na doğru dış uzayda hareket ediyor. şu anda dünyadan yaklaşık 152 astronomi birimi kadar uzakta.
günümüz bilgisayarlarına kıyasla son derece düşük özelliklere sahip olan, bir sorun çıktığında alarm vermek, dünya ile iletişimi sağlamak ve bilimsel veri sağlamak için kullanılan 6 bilgisayara sahip. elinizdeki cep telefonları bile bunlardan milyonlarca kat hızlı veri akışı sağlıyor.
voyager 1'de saat yok, bunun yerine ürettiği titreşim frekansını saat dilimine çevirmek için kullandığımız bir osilatör var.
bu tür görevlerde kullanılan uzay araçları, birkaç ampul aydınlatmaya yetecek kadar düşük güçle çalışıyor. şu anda zaten aracın kameraları ve bazı fonksiyonları kapatılmış durumda. toplam 10 sisteminden 6'sı kapalı.
1990 yılında voyager 1, son bir kez kameralarını geriye doğru çevirdi ve güneş sistemi'nin aile fotoğrafı adı verilen bu fotoğrafları çekti. şimdi ise karanlık uzayda bilinmeyen bir nihai noktaya doğru salınmakta.
***
voyager 2 aslında önce gönderilen araçtı uzaya. satürn ve jüpiter öncelikli amaçtı ama aracın sağlam şekilde veri gönderdiği görülünce uranüs'ten de veri alındı. kardeşi voyager 1 gibi o da uzayda bir yöne,sagittarius ve pavo takımyıldızlarına doğru salınıyor artık. şu anda yaklaşık 126 astronomi birimi uzaklıkta dünya'dan.
voyager 2'nin de toplam 10 sistemi var ve yanılmıyorsam bu sene bunların tamamı kapatıldı. eğer kapatılmadıysa da yakında kapatılacak. voyager 1'in kalan sistemleri ise 5 sene sonra kapatılacak.
büyük ihtimalle gelecekte bir gün bu sistemleri tekrar açıp, veri gönderip göndermeyeceklerine bakılacaktır. eğer başarılı olurlarsa, son derece ilginç ve işe yarar veriler elde edebiliriz ama bu olasılık düşük gibi görünüyor.
***
bu siteden araçların şu anda ne kadar uzakta olduğunu eşzamanlı olarak takip edebiliyorsunuz.
edit: meşhur soluk mavi nokta fotoğrafı da voyager 1 tarafından çekilmişti. dünyaya yaklaşık 6.4 milyar km uzaktayken...
soluk mavi nokta olan dünyamız
***
voyager 1 görevine 1977 yılında başladı. yanından geçtiği gezegenlere ilişkin bilgiler gönderdikten sonra şimdi ophiuchus takımyıldızı'na doğru dış uzayda hareket ediyor. şu anda dünyadan yaklaşık 152 astronomi birimi kadar uzakta.
günümüz bilgisayarlarına kıyasla son derece düşük özelliklere sahip olan, bir sorun çıktığında alarm vermek, dünya ile iletişimi sağlamak ve bilimsel veri sağlamak için kullanılan 6 bilgisayara sahip. elinizdeki cep telefonları bile bunlardan milyonlarca kat hızlı veri akışı sağlıyor.
voyager 1'de saat yok, bunun yerine ürettiği titreşim frekansını saat dilimine çevirmek için kullandığımız bir osilatör var.
bu tür görevlerde kullanılan uzay araçları, birkaç ampul aydınlatmaya yetecek kadar düşük güçle çalışıyor. şu anda zaten aracın kameraları ve bazı fonksiyonları kapatılmış durumda. toplam 10 sisteminden 6'sı kapalı.
1990 yılında voyager 1, son bir kez kameralarını geriye doğru çevirdi ve güneş sistemi'nin aile fotoğrafı adı verilen bu fotoğrafları çekti. şimdi ise karanlık uzayda bilinmeyen bir nihai noktaya doğru salınmakta.
***
voyager 2 aslında önce gönderilen araçtı uzaya. satürn ve jüpiter öncelikli amaçtı ama aracın sağlam şekilde veri gönderdiği görülünce uranüs'ten de veri alındı. kardeşi voyager 1 gibi o da uzayda bir yöne,sagittarius ve pavo takımyıldızlarına doğru salınıyor artık. şu anda yaklaşık 126 astronomi birimi uzaklıkta dünya'dan.
voyager 2'nin de toplam 10 sistemi var ve yanılmıyorsam bu sene bunların tamamı kapatıldı. eğer kapatılmadıysa da yakında kapatılacak. voyager 1'in kalan sistemleri ise 5 sene sonra kapatılacak.
büyük ihtimalle gelecekte bir gün bu sistemleri tekrar açıp, veri gönderip göndermeyeceklerine bakılacaktır. eğer başarılı olurlarsa, son derece ilginç ve işe yarar veriler elde edebiliriz ama bu olasılık düşük gibi görünüyor.
***
bu siteden araçların şu anda ne kadar uzakta olduğunu eşzamanlı olarak takip edebiliyorsunuz.
edit: meşhur soluk mavi nokta fotoğrafı da voyager 1 tarafından çekilmişti. dünyaya yaklaşık 6.4 milyar km uzaktayken...
soluk mavi nokta olan dünyamız
devamını gör...
iş sağlığı ve güvenliği
kapıların dışarı açılması gerekiyor deyip içeri açılan kapılara bakakalmak.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en sevdiği çizgi film introları
t: yazarların en sevdiği çizgi film introları.
benimkisi 1996 yılındaki pingu introsu.
(bkz: noot noot motherfuckers)
birde power rangers megaforce'un introsu da çok güzeldi.
benimkisi 1996 yılındaki pingu introsu.
(bkz: noot noot motherfuckers)
birde power rangers megaforce'un introsu da çok güzeldi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
cehenneme bile gitsem ayaklarım ve belim üşür.
devamını gör...
dostoyevski'den alıntılar
gücümü, içimdeki güçsüzlükle boğuşurken kaybettim.
çoğunluğun yakın zamanlarıyla ilişkilendirebileceğini düşündüğüm bir alıntı.
çoğunluğun yakın zamanlarıyla ilişkilendirebileceğini düşündüğüm bir alıntı.
devamını gör...