tuhaf yemek isimleri
kadınbudu köfte..
devamını gör...
babayla girilen diyaloglar
+rüyamda ............... işte yanımda da para olmayınca ödeyemedim sinirlendim adamlara.
-ben sana sürekli dışarı çıkarken paran var mı vereyim mi diye sormuyor muyum ?
+baba rüyamda gördüm ne alakası var onunla?
- her zaman yanında bulunacak. rüyada da olsa kimsenin önünde öyle çaresiz kalıp başını eymeyeceksin.
-ben sana sürekli dışarı çıkarken paran var mı vereyim mi diye sormuyor muyum ?
+baba rüyamda gördüm ne alakası var onunla?
- her zaman yanında bulunacak. rüyada da olsa kimsenin önünde öyle çaresiz kalıp başını eymeyeceksin.
devamını gör...
i harfinin ı harfinden önce gelmesi
hiç önemsemediğim bilgidir banane nereden önce geliyorsa gelsin deyip geçtiğim başlıktır.
geldiği yeri bilsin yeter.
zaten alfabeyi saymayı bile bilmiyorum.
geldiği yeri bilsin yeter.
zaten alfabeyi saymayı bile bilmiyorum.
devamını gör...
geceye tatsız bir hayat kuralı bırak
düşündüğünüz kadar değerli değilsiniz. ya da üzüldüğünüz kadar değersiz değilsiniz.
değeri belirleyen sizsiniz.
değeri belirleyen sizsiniz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
dar bir sokaktan gökyüzüne bakıyordum
siyah siyah adamlar
bulutları çekiştiriyordu
gördüm,
ve bir deli rüzgar
elinde şemsiye
yeryüzüne acıyor
yeryüzünü açıyor
-noktasız imlasız burası
iki çiçek sonrası kalbimde bir pıhtı
sırf o kum tanesini küçümsedim diye mi bunlar?
söylemişti oysa!
kendi sesine yürüyen
bir uçuruma
yürüyordu
işte o büyük kayalar
dilinde çoğul bir yankı
kulakları acıyor
kulaklarını açıyor.
-aynen
dar bir sokaktan bakıyorum gökyüzüne
göğün yüzü
ne?
sargılı al
saygılı ay
tuttum denize anlattım bunu
deniz…
usulca öper kelimeleri
elleri tuzlu
siyah siyah adamlar
bulutları çekiştiriyordu
gördüm,
ve bir deli rüzgar
elinde şemsiye
yeryüzüne acıyor
yeryüzünü açıyor
-noktasız imlasız burası
iki çiçek sonrası kalbimde bir pıhtı
sırf o kum tanesini küçümsedim diye mi bunlar?
söylemişti oysa!
kendi sesine yürüyen
bir uçuruma
yürüyordu
işte o büyük kayalar
dilinde çoğul bir yankı
kulakları acıyor
kulaklarını açıyor.
-aynen
dar bir sokaktan bakıyorum gökyüzüne
göğün yüzü
ne?
sargılı al
saygılı ay
tuttum denize anlattım bunu
deniz…
usulca öper kelimeleri
elleri tuzlu
devamını gör...
israil'in mescid-i aksa'ya saldırması
israil isteseydi filistin zaten dümdüz olmuştu. evet yaptıkları yanlış, insanlık dışı ama lütfen tarih okuyun ve biraz geçmiş bilin. araplar çok mu masum, kim neyi hakkediyor o zaman anlarsınız.
“dikkatli izlersen anlarsın haklı megatron”
- ceza
“dikkatli izlersen anlarsın haklı megatron”
- ceza
devamını gör...
kadın adam var mıdır sorunsalı
yarım şişe votka içtim bu kafanın çeyreğine ulaşamadım dediğim tanımı içeren başlık.
devamını gör...
fazla arkadaşı olmayan insan
yaş ilerledikçe yavaş yavaş azaldı. hatta şuan düşününce gerçekten dertleşebileceğim tek arkadaşım var.
devamını gör...
neden 1000 değil de 800 tanım sorunsalı
devamını gör...
george floyd'un ailesinin 27 milyon dolar tazminat kazanması
abd’de 25 mayıs 2020’de, polis tarafından gözaltına alındığı sırada boynuna uygulanan baskı sonucu nefessiz kalarak ölen siyahi george floyd’un ailesinin açtığı tazminat davasından 27 milyon dolar kazanması.
27 milyon dolar (yaklaşık 202 milyon türk lirası. eski parayla 202 trilyon).
umarım bütün ırkçılara bir ders olur.
kaynak: bundle.app/kLfCkiv2
27 milyon dolar (yaklaşık 202 milyon türk lirası. eski parayla 202 trilyon).
umarım bütün ırkçılara bir ders olur.
kaynak: bundle.app/kLfCkiv2
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
itiraflarım bitmeyeceği için bir itiraf daha yazmak istiyorum. bugüne kadar bana dayatılmış her şeyi benimsediğim için ya da kabul etmek zorunda kaldığım için kendimi tanıyamıyorum. bir gün kendimle karşılaşırsam ve dünyanın son günü olursa diyordu bir kitapta en kötüsü o. ıçimden gelen her şeyi haykırmak, tüm duygularımı bağıra çağıra yaşamak isterdim neden yapamıyorum? neden her şeye gücüm var, her şeye yeterim de kendime neden yetemem? neden herkese evet de kendime hayır? neden herkes benden önemli ben değilim? keşke diyorum kendimi ben doğurabilsem, tutsam ellerimden bir de ben büyütsem. ona hataları, yanlışları göstersem hayat bak her zaman böyledir demesem oturup anlatsam en baştan. çok kızıyorum hem kendime hem de kendimi bu hale sokanlara. hayata yenik başlamak çok kırıcı, çok buruk. kimse bana dünyanın bu kadar acımasız olduğunu öğretmedi. aslında çok iyi de demedi. neden ben pembe görmeyi tercih ettim başka onlarca renk arasından? kendimden dışıma çıkıp bakmaya korkuyorum. o uçurumdan düşerim diye korkuyorum. belki düşsem kalktıgımda daha kuvvetli olacağım , gücüm var cesaretim yok. her zaman hatalarımın olmasını da onları görmeyi de zayıflık sandim. sanki ben tanriyim neden bu kadar korktum? galiba bir ömür böyle geçecek. kendi hapishanemde, kendi potansiyelimin farkında olmadan ve diğer insanlardan korkarak. evet, insanlarla konuşmaktan çekiniyorum, korkuyorum belki de alışmak istemiyorum çünkü herkes tarafından eninde sonunda terk edileceğimi, yok sayılacağımi, dışlanacagimi biliyorum. ön yargılı olduğum söylenebilir
fakat bunun aksini görmezsem nasil bilebilirim itilmeden, hor görülmeden sevilmeyi? bu sosyal fobidir değildir adını da bilmem ama içime sığmayan bu coşkunluk dolu insan sevgisini belli ettiremediği kesin.
kısacası bıktım ve yoruldum. bunu artık bir şekilde bir yerde paylaşmak istedim. çünkü defalarca yazdım ve bu beni yeterince rahatlatmadı. belki burada da bekledigim rahatlama sağlanmayacak ama bunu okuyan ve gören, benim sesimi kendimden başkalarının duyduğunu bilmek daha iyi hissettirecektir umarım.
fakat bunun aksini görmezsem nasil bilebilirim itilmeden, hor görülmeden sevilmeyi? bu sosyal fobidir değildir adını da bilmem ama içime sığmayan bu coşkunluk dolu insan sevgisini belli ettiremediği kesin.
kısacası bıktım ve yoruldum. bunu artık bir şekilde bir yerde paylaşmak istedim. çünkü defalarca yazdım ve bu beni yeterince rahatlatmadı. belki burada da bekledigim rahatlama sağlanmayacak ama bunu okuyan ve gören, benim sesimi kendimden başkalarının duyduğunu bilmek daha iyi hissettirecektir umarım.
devamını gör...
putin düşerse normal sözlük'ün hali nice olacak sorunsalı
putin'i yalnızca safi insan olarak gören bünyeler tarafından gereksiz yere sorgulanan sorunsaldır.
putin, mother russia'nın öz oğludur.
bu uğurda mihail hodorkovski dahi yola gelmiştir. 3-5 çapulcuya mı bırakacağız ortalığı allasen ?
(bkz: in putin we trust)
putin, mother russia'nın öz oğludur.
bu uğurda mihail hodorkovski dahi yola gelmiştir. 3-5 çapulcuya mı bırakacağız ortalığı allasen ?
(bkz: in putin we trust)
devamını gör...
öteki soruşturmalar
bir jorge luis borges kitabıdır.
bazen düşünüyorum dünya üzerinde yaşadığımız; zaman mefhumu ile lanetlendiğimiz bu kısa ve sancılı, can yakan dönem boyunca ne kadar şey öğrenebilirim gerçekten.
cevabım uzun süre borges okumadığım dönemlerde gayet olumlu oluyor. kendi kendime yeterince kitap okuduğum, filmler izlediğim, yazılar yazdığım, insanlarla etkileşimde bulunduğum ve yıllar önce kendime verdiğim her gün bir şeyler öğrenme sözünü tuttuğum için yeterli olduğunu söylüyorum.
ama borges okuduğum zamanlarda durum bu kadar iç açıcı olmuyor maalesef. böyle zamanlarda kendimi o kadar cahil hissediyorum ki. sanki borges kadar bilgi sahibi olmak için garavel ustanın bana günlük olarak yükleme yapması gerekecekmiş gibi hissediyorum.
borges bu kitabında öyküleri ile beynimin ayarları ile oynaması yetmiyormuş gibi denemeleri ile cehalet bilincime ince bir kat daha sürüyor. dünya edebiyatını yakından takip etmeme rağmen her denemede tanımadığım bir yazar, adını hiç duymadığım bir kitap, varlığından haberdar bile olmadığım bir kavram çıkıyor karşıma kitap boyunca.
bu denemeler ile anladım ki;
borges okumak cehaletinin farkına varmaktır.
borges okumak zamanın ne kadar yetersiz olduğunu anlamaktır.
borges okumak kütüphane suretinde bir cenneti hayal etme yeteneğini kazanmaktır.
bazen düşünüyorum dünya üzerinde yaşadığımız; zaman mefhumu ile lanetlendiğimiz bu kısa ve sancılı, can yakan dönem boyunca ne kadar şey öğrenebilirim gerçekten.
cevabım uzun süre borges okumadığım dönemlerde gayet olumlu oluyor. kendi kendime yeterince kitap okuduğum, filmler izlediğim, yazılar yazdığım, insanlarla etkileşimde bulunduğum ve yıllar önce kendime verdiğim her gün bir şeyler öğrenme sözünü tuttuğum için yeterli olduğunu söylüyorum.
ama borges okuduğum zamanlarda durum bu kadar iç açıcı olmuyor maalesef. böyle zamanlarda kendimi o kadar cahil hissediyorum ki. sanki borges kadar bilgi sahibi olmak için garavel ustanın bana günlük olarak yükleme yapması gerekecekmiş gibi hissediyorum.
borges bu kitabında öyküleri ile beynimin ayarları ile oynaması yetmiyormuş gibi denemeleri ile cehalet bilincime ince bir kat daha sürüyor. dünya edebiyatını yakından takip etmeme rağmen her denemede tanımadığım bir yazar, adını hiç duymadığım bir kitap, varlığından haberdar bile olmadığım bir kavram çıkıyor karşıma kitap boyunca.
bu denemeler ile anladım ki;
borges okumak cehaletinin farkına varmaktır.
borges okumak zamanın ne kadar yetersiz olduğunu anlamaktır.
borges okumak kütüphane suretinde bir cenneti hayal etme yeteneğini kazanmaktır.
devamını gör...
zerdüştlük
nietzsche'nin "böyle buyurdu zerdüşt" adlı kitabıyla daha da irdelediğim, özünde iyilik ve kötülüğün savaşı yatan bir inanıştır.
devamını gör...
ak parti ve mhp oylarıyla reddedildi
televizyon, gazete ve internet haberlerinde sıkça duyulan bir siyasi repliktir (cümledir).
devamını gör...
louis althusser
delice sevdiği, aşık olduğu ve bir anlamda marksist düşünce biçimini şekillendiren, geliştiren eşi hélène rytmann'in katili. 20'li yaşlardan itibaren depresyon geçirmeye başlar belli aralıklarla. tedavi görse de işe yaramaz. böyle de acısı derin bir insandır althusser. 30 yaşına kadar koyu bir katolik olsa da hélène rytmann ile tanıştıktan sonra komünist parti'ye üye olur. pek bilindik bir fransız düşünür değildir michel foucault gibi. bunun nedenini de tartışmak lazım elbet.
1918 yılında, cezayir'de dünyaya geldi althusser. hélène rytmann ile 1976'da evlendi ve 18 kasım 1980'de de karısını boğarak öldürdü. ancak ruhsal bozukluğu nedeniyle işlediği cinayetten yargılanmadı. akıl hastanesinde gözetim altında kaldı. 1990 yılında da kalp krizinden hayatını kaybetti.
althusser'ın neresinden bakarsak sıra dışı bir potansiyeli var. yaşadığı hayattan dolayı mı böyledir bilinmez ama gerek carl schmitt hakkında söyledikleri, gerekse antik çağ ve orta çağ hakkında söyledikleri takdir etmeye değerdir. neresinden bakarsak bir delidir belki althusser. ama unutulmamalıdır ki delilerdir dünyayı bugüne taşıyan.
hem anlaşılması oldukça zor bir filozoftur. fikirleri yapısalcılık, bilgi-kuramcılık ve marksizm üzerinden şekillenir.
ben onunla filozof olmayanlar için felsefeye giriş (kitap) ile tanışmıştım.
1918 yılında, cezayir'de dünyaya geldi althusser. hélène rytmann ile 1976'da evlendi ve 18 kasım 1980'de de karısını boğarak öldürdü. ancak ruhsal bozukluğu nedeniyle işlediği cinayetten yargılanmadı. akıl hastanesinde gözetim altında kaldı. 1990 yılında da kalp krizinden hayatını kaybetti.
althusser'ın neresinden bakarsak sıra dışı bir potansiyeli var. yaşadığı hayattan dolayı mı böyledir bilinmez ama gerek carl schmitt hakkında söyledikleri, gerekse antik çağ ve orta çağ hakkında söyledikleri takdir etmeye değerdir. neresinden bakarsak bir delidir belki althusser. ama unutulmamalıdır ki delilerdir dünyayı bugüne taşıyan.
hem anlaşılması oldukça zor bir filozoftur. fikirleri yapısalcılık, bilgi-kuramcılık ve marksizm üzerinden şekillenir.
ben onunla filozof olmayanlar için felsefeye giriş (kitap) ile tanışmıştım.
devamını gör...



