10 nisan 2021 yurtta barınma için yenilenen şartlar
yurtta kalmak için cumhurbaşkanına hakaret etmemiş olma şartı geldi
resmi gazete’de yayımlanan yeni düzenlemeye göre bir öğrencinin yurtlarda barınması için “cumhurbaşkanına hakaret etme suçundan mahkûm olmamak” şartı aranacak.
yeni düzenlemeye göre padişahımıza biat etmeyenler kendi vergileriyle beslenen kyk yurtlarında kalamayacak.
devamını gör...
sağını solunu bilmemek
çok küçük yaşta, sırf yön kavramım olmadığı için saat kullanmaya başlamıştım. sonradan sol kolumda olan ben sayesinde çözdüğümü sandığım sorun. aslında dalgın olduğum günlerde hala başıma dert açabiliyor. çok kere ''ama sağa dönüş yok ki'' itirazlarına maruz kalıp ''e o zaman sola dön'' demelerim olmuştur. yol tarif etmek benim için dünyanın en zor işi, tanrı navigasyonu icat edenden razı olsun. ''sen bugüne kadar nasıl yaşadın'' sorusuna maruz kalan bir bireyim.
devamını gör...
isa'nın kefeni

torino kefeni olarakta bilinir, ısa’ya ait oldugu düsünülen/inanılan kefendir, isa çarmıha gerildikten sonra bedeni yahudilerin saygın buldugu yusuf adında bir adam tarafından alınmıs ve kefenlenip bir mezara konulmustu, isa üçüncü gün dirildiginde kefen bezi mezarda duruyordu sonrasında kefene ne oldugu bilinmiyor, bir gün italya’nın torino kentinde ortaya çıkana kadar, kefen 1978 yılında 40 amerikalı bilim adamı tarafından çağımızın en gelişmiş cihazları ile incelendi; üzerinde çeşitli testler yapıldı. çekilen son derece hassas fotoğraflar en gelişmiş bilgisayarlarda, elektromikroskoplarda incelendi. bu kitap kefenin gerçek bir kefen olduğunu ortaya çıkartan araştırmaların sonuçlarını belirtiyor. ayrıca çağımızda hiçbir kutsal emanetin bilim adamlarınca bu kadar derinlemesine incelenmediğini vurgulamak isterim
kefendeki adamın elleri bilekten çivilenmiş, ikonalarda gösterildiği gibi avuç içinden değil; öyle çakılmış olsaydı vücut ağırlığı nedeniyle el kasları yırtılırdı. çivi ancak «destot bölgesi» denilen noktadan çakılırsa bilek kemiklerine zarar vermez. bu noktanın varlığı anatomistler tarafından 19. yüzyılda bulundu. buraya giren çivi başparmağı hareket ettiren medyan sinirini zedeler, bu nedenle de başparmak iç tarafa doğru bükülür. kefendeki şekilde başparmaklar görünmemektedir. ancak son zamanlarda yapılan analizlerin bilgisayarlarda incelenmesinden başparmakların yerinde oldukları saptanmıştır.
kefenin üzerinde yapılan arastırma sonucunda, kefendeki adamın boyu 1.78 m dir.
adam sakallıdır, uzun saçları arkadan toplanmıştır.
adamın vücudunda 90 ila 120 kırbaç yarası vardır; adam iki kişi tarafından kırbaçlanmış, kırbaçlayanlardan biri daha uzun boylu ve daha sadistmiş.
sakalının bir bölümü yolunmuştur.
bacakları kırılmamıştır.
sakalı ikiye ayrılmış gibi, bu da çenesini kapatmak için bir çenebağı kullanıldığını gösteriyor.
kefen üzerinde 50 çeşit çiçek tozu (polen) bulunmuş; bunlardan bazıları sadece türkiye'de bulunuyor.
keten dokusunun arasında pamuğa rastlanmış; avrupa'da pamuk yetişmez.
karnı şişmiştir, bu da adamın haç üzerinde boğularak öldüğünü gösteriyor.
ayaklarından da çivilenmiş olduğu görünmektedir.
başına dikenden bir şey geçirildiği başındaki yara izlerinden belli olmaktadır.
böğrünün sağ tarafında 5. ile 6. kaburga kemikleri arasında 4.5 cm'ye 1.5 cm'lik oval biçimde mızrak yarasını andıran bir yara görülüyor.
dizleri yara bere içindedir.
omzunda zedelenme vardır.
(b: cesedin kefenden nasıl çıkarıldığını bilim adamları açıklayamamaktadırlar. başkalarının gelip kefeni cesedin üzerinden sıyırmış olması imkânsızdır. çünkü o zaman kan pıhtıları parçalanır, bozulurdu. oysa böyle bir şey görülmemektedir. kefen adama sarıldığında otomatik olarak yara yerlerine temas etmiş olmalı. kefeni cesetten ayırmak için mutlaka kan pıhtılarını zedelemek gerekir. bu olmadığına göre, cesedin kefenden başka bir yolla ayrılmış olacağı geliyor insanın aklına. bilim adamları kefendeki şeklin ancak hafif yanma ve ısı dalgasıyla oluşmuş olacağı iddiasındadırlar. bütün öteki varsayımlar çürütülmüş durumda. varılan sonuca göre kefen gerçek bir kefendir; ayrıca bu kefen işkence görmüş, haça gerilerek öldürülmüş bir adama aittir. bu adamın başına gelenlerle incil'de isa hakkında anlatılanlar arasında büyük benzerlikler vardır. amerikalı bilim adamlarının sözcüsü stevenson'a göre kefendeki adamın isa'dan başka biri olma olasılığı 82.944.000'de 1'dir.
devamını gör...
starbucks'ta ders çalışmak
bana birazcık yalan gelen eylemdir. o seste nasıl derse odaklanabiliyorlar, anlamakta zorlanıyorum. boş ve sessiz bir starbucks bulmuşlar da çalışıyorlarsa şapkamı çıkarıp önlerinde eğilirim. good job canım.
devamını gör...
normal sözlük dertleşecek yazarlar veri tabanı
dert dinlenir, akıl verilir
devamını gör...
insan kendini yalnızca insanda tanır
her insanda kendinden bir parça bulur insan...o bulduğu parçayı sever aslında. kendine tanıdık geleni, aşina olduğunu sever... çocukluktaki hisler, bilinçaltına kaydedilir, sonraki yıllarda o hisleri yaşatacak kişileri bulmaya ve tekrar tekrar o hisleri yaşamaya yol açar. ancak çeşitli terapilerle duygular sağaltılırsa, başka hisler de yaşamaya başlar. aksi taktirde, bu döngü hep sürer, kişiler, yerler, zamanlar değişir ama yaşanan hisler hiç değişmez.
devamını gör...
bir sözlük yüzünden koca koca insanların kavgaya tutuşması
bir deli bir kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış.
devamını gör...
normal sözlük'ten uzak kalma nedeni
sadece işimden dolayı. yoksa sözlükle yatar sözlükle kalkarım.
devamını gör...
türk rock tarihinin en sağlam parçası
bu tanıma yazan tüm arkadaşlarla buluşup çalıp söyleme isteği uyandıran başlıktır.
pentegram- bir, şeytan bunun neresinde
almora- kıyamet senfonisi
yavuz çetin- benimle uçmak ister misin, yaşamak istemem
kurban- yine, yosma
bunlar da benden...
pentegram- bir, şeytan bunun neresinde
almora- kıyamet senfonisi
yavuz çetin- benimle uçmak ister misin, yaşamak istemem
kurban- yine, yosma
bunlar da benden...
devamını gör...
halam geldi
çağ dışı bir kullanım.
devamını gör...
küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler
peki
devamını gör...
aslında bayan blum sütçüyü tanımak istiyordu
aslında bayan blum sütçüyü tanımak istiyordu peter bichsel’in yirmi bir öyküden oluşan kitabının adı.
bu kitabı okumak istemenin iki nedeni olabilir. ya uzun öyküler okumaktan hoşlanmayan, kitap okumayı metro yolculukları esnasında bir tür zaman geçirme aracı olarak kullanan, kitap okumaktan hoşlanmadığı halde yine de birkaç kitap okumuş olmaya gerek duyan, çantasında bir kitap taşımak isteyen ama ağırlık yapmasını istemeyen birisindir.
ya da kitap ismini enteresan bulup, edebi değeri üzerinde dşünmek isteyen, eline geçen her şeyi okuyan biriysen. aslında bir grup daha var, yazmayı unuttum; iyi bir okursundur…
kitaptaki 21 öykü bir solukta bitmekte. peter bichsel bu minicik kitapta günlük yaşamda her an karşılaşabileceğin insanlardan- mesela sütçüden, mesela bayan blum’dan- ve onların basit hikayelerinden bahsediyor. zamanımızın en büyük sorunu sayılabilecek ola iletişimsizlik kitabın temel izleği. insanlar bireyselleşmeye ve bu bireysellik illetini çağdaş ve eğlenceli bulmaya başladığından beri dünya üzerinde müthiş bir iletişim sorunu yaşanıyor. artık dünya dev bir babil kulesine dönmüş ve aynı dili konuşan insanlar dahi birbirini anlamakta zorlanıyor. işte böyle bir ortamda bu iletişimsizlik sorununu peter bichsel’in kaleminden, hem de hiç yorulmadan okumak çok eğlenceli olacaktır. belki sen de sütçüyü tanımak istersin…
bu kitabı okumak istemenin iki nedeni olabilir. ya uzun öyküler okumaktan hoşlanmayan, kitap okumayı metro yolculukları esnasında bir tür zaman geçirme aracı olarak kullanan, kitap okumaktan hoşlanmadığı halde yine de birkaç kitap okumuş olmaya gerek duyan, çantasında bir kitap taşımak isteyen ama ağırlık yapmasını istemeyen birisindir.
ya da kitap ismini enteresan bulup, edebi değeri üzerinde dşünmek isteyen, eline geçen her şeyi okuyan biriysen. aslında bir grup daha var, yazmayı unuttum; iyi bir okursundur…
kitaptaki 21 öykü bir solukta bitmekte. peter bichsel bu minicik kitapta günlük yaşamda her an karşılaşabileceğin insanlardan- mesela sütçüden, mesela bayan blum’dan- ve onların basit hikayelerinden bahsediyor. zamanımızın en büyük sorunu sayılabilecek ola iletişimsizlik kitabın temel izleği. insanlar bireyselleşmeye ve bu bireysellik illetini çağdaş ve eğlenceli bulmaya başladığından beri dünya üzerinde müthiş bir iletişim sorunu yaşanıyor. artık dünya dev bir babil kulesine dönmüş ve aynı dili konuşan insanlar dahi birbirini anlamakta zorlanıyor. işte böyle bir ortamda bu iletişimsizlik sorununu peter bichsel’in kaleminden, hem de hiç yorulmadan okumak çok eğlenceli olacaktır. belki sen de sütçüyü tanımak istersin…
devamını gör...
14 şubat 2021 hdp açıklaması
terör örgütünün açıklamasıdır, halen mecliste olup bu açıklamayı yayınlaması bile türkiye cumhuriyeti adına utanç vericidir.
devamını gör...
tuğçe kazaz
varoluşçuluk yada egzistansiyalizm'in içinden çıkamayan büyük düşünür.
devamını gör...
yakışıklılık vs karizma
tabii ki karizmadır.çünkü karizma etkileyicilik,çekiciliktir.yakışıklı bir insanın sadece görüntüsünden dolayı kısa süreli bir bakma söz konusu iken karizmatik birinin hep etkisi altında kalma durumu söz konusudur.tabii karizmayı da çizdirmemek gerekir.*
devamını gör...
türk insanının umutla değil inatla yaşaması
bugün türk insanı zorla yaşıyor hatta vadesi dolmadığı için yaşıyor.
devamını gör...
cemil meriç
cemil meriç, kendini; “yazar ve hocayım. başlıca işim düşünmek ve düşündüklerimi cemiyete sunmaktır” diye tanımlayan özgün bir fikir adamıdır. 1916 hatay doğumludur, 3 haziran 1987 de vefat etmiştir.
ilk telif eseri balzac üzerine küçük bir incelemeydi. hint edebiyatı(1964) daha sonra bir dünyanın eşiğinde başlığıyla iki kez daha basıldı.saint simon,ilk sosyolog ilk sosyalist,1967’de çıktı.1974’den sonra yayımlanan kitapları şunlardır:
bu ülke(1974), umrandan uygarlığa(1974), mağaradakiler(1978), kırk ambar(1980), bir facianın hikayesi,(1981), işık doğudan gelir(1984), kültürden irfana(1985).
fransız edebiyatından yaptığı çevirilerin yanı sıra, uriel heyd'in ziya gökalp, türk milliyetçiliğinin temelleri (1980), thornton wilder'in köprüden düşenler (1981) ve maxime rodinson'un batı'yı büyüleyen islam (1983) adlı eserlerini de türkçeye kazandırdı.
kendisinden bazı alıntılar;
''her yüzyılda birkaç kişi düşünür, diğerleri ise onların düşündüğünü düşünür.''
"benim trajedim şu bir kaç satırda: sevebileceklerim dilsiz, dilimi konuşanlarla konuşacak lakırdım yok. yani, dilimle, zevklerimle, heyecanlarımla, yarımla 'büyük doğu' kadrosundanım. düşüncelerimle, inançlarımla 'yön'e yakınım. bu bir kopuş, bir parçalanış."
"sol, geniş kalabalıkların refahını, ışığa kavuşturulmasını, fizik ve moral kalkınmasını ister. sabırsızdır, gençtir. zafer uğrunda birçok fedakarlıkları göze alır. tecrübesizdir. devrimin ve büyük reformların bütün haksızlıklara son vereceğine inanır.
sağ, sayıya değil değere önem verir. daha önce kazanılmış hakların devamını ister. kalabalıkları yok sayar, vesayet bulundurulmalarına taraftardır. yerleşmiş kuvvetlerle oynanmasına razı olmaz, karamsardır. devrimlerin faydadan çok zarar getireceğine inanırlar.
insan, bazı bahislerde sağdır, bazılarında sol. bu itibarla bu kelimeleri aşmak lazım."
"anlıyorum ki, zalim ve kıyıcı bir gerçekten kurtulmanın tek çaresi, reel dünyadan kitaplar dünyasına sığınmak."
"izmler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir."
ilk telif eseri balzac üzerine küçük bir incelemeydi. hint edebiyatı(1964) daha sonra bir dünyanın eşiğinde başlığıyla iki kez daha basıldı.saint simon,ilk sosyolog ilk sosyalist,1967’de çıktı.1974’den sonra yayımlanan kitapları şunlardır:
bu ülke(1974), umrandan uygarlığa(1974), mağaradakiler(1978), kırk ambar(1980), bir facianın hikayesi,(1981), işık doğudan gelir(1984), kültürden irfana(1985).
fransız edebiyatından yaptığı çevirilerin yanı sıra, uriel heyd'in ziya gökalp, türk milliyetçiliğinin temelleri (1980), thornton wilder'in köprüden düşenler (1981) ve maxime rodinson'un batı'yı büyüleyen islam (1983) adlı eserlerini de türkçeye kazandırdı.
kendisinden bazı alıntılar;
''her yüzyılda birkaç kişi düşünür, diğerleri ise onların düşündüğünü düşünür.''
"benim trajedim şu bir kaç satırda: sevebileceklerim dilsiz, dilimi konuşanlarla konuşacak lakırdım yok. yani, dilimle, zevklerimle, heyecanlarımla, yarımla 'büyük doğu' kadrosundanım. düşüncelerimle, inançlarımla 'yön'e yakınım. bu bir kopuş, bir parçalanış."
"sol, geniş kalabalıkların refahını, ışığa kavuşturulmasını, fizik ve moral kalkınmasını ister. sabırsızdır, gençtir. zafer uğrunda birçok fedakarlıkları göze alır. tecrübesizdir. devrimin ve büyük reformların bütün haksızlıklara son vereceğine inanır.
sağ, sayıya değil değere önem verir. daha önce kazanılmış hakların devamını ister. kalabalıkları yok sayar, vesayet bulundurulmalarına taraftardır. yerleşmiş kuvvetlerle oynanmasına razı olmaz, karamsardır. devrimlerin faydadan çok zarar getireceğine inanırlar.
insan, bazı bahislerde sağdır, bazılarında sol. bu itibarla bu kelimeleri aşmak lazım."
"anlıyorum ki, zalim ve kıyıcı bir gerçekten kurtulmanın tek çaresi, reel dünyadan kitaplar dünyasına sığınmak."
"izmler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir."
devamını gör...
pandemi döneminde kaybedilen özellikler
uyku düzeni.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
gösterdiğin değer kadar değer görememek.
devamını gör...
