subway'in türkiye'de tutmamasının sebepleri
bence sandviç denen olayın doyurmayacağını düşünmektir. abi doymam yaaa. doyurmaz yaaa. böyle düşünüyor insanlar.
devamını gör...
kafa sözlük renk modu güncellemesi
artık göremiyorum. teşekkürler.*
devamını gör...
karı koca aynı yatakta yatmak zorunda mı sorunsalı
olum ben sadece sevdiğim insana sarılabilmek için bile evlenebilirim! var mı böyle mest eden aktivite? kulaklarım neler duyuyor sözlük!*
devamını gör...
mecliste oscar wilde tartışmaları
"sayın başkan, şimdi oscar ödüllerinden bahsetmenin sırası mı?"
ne yiyip ne içiyorsunuz siz?
ne yiyip ne içiyorsunuz siz?
devamını gör...
eski sevgiliye yazma isteği
süresi 15dk dır. komik kedi videosu izleyerek aşılabilecek durumdur.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
"belki de biraz geç rastladım sana
ama her şey geç gelmiyor mu yurdumuza?"
ama her şey geç gelmiyor mu yurdumuza?"
devamını gör...
yazarların başından geçen tebessüm ettiren olaylar
sınıfta uzun eşek oynarken pantolonumun dikişlerinin patlaması. daha da kötüsü terzi için izin almaya gittiğimde nöbetçi öğretmenin bakayım bi' deyip bakarken kahkaha atması.
devamını gör...
sözlük yazarlarının bildiği en edepsiz şarkı
pencereni aç, perdeyi havala
geleceğim rüyalarına
sevişeceğiz sabahlara kadar
sırf inat senin cici babana.
kerim tekin.
geleceğim rüyalarına
sevişeceğiz sabahlara kadar
sırf inat senin cici babana.
kerim tekin.
devamını gör...
yazarlardan iç dökmeceler
bazıları seyrederken hayatı en önden
kendime bir sahne buldum oynadım
öyle bir rol vermişler ki
okudum okudum anlamadım.
kendime bir sahne buldum oynadım
öyle bir rol vermişler ki
okudum okudum anlamadım.
devamını gör...
sevilen kişiden vazgeçme eşiği
"kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim. düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim. ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim. sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim. bencil olduğun için vazgeçtim! bunlardan sadece bir tanesi vazgeçmem için yeterli değildi; çünkü sevgim yüceydi. ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım. bu yüzden ben de senden vazgeçtim... "
aklıma frida kahlo'nun bu eşsiz sözleri geldi. o vazgeçmiş. ben vazgeçemedim...
aklıma frida kahlo'nun bu eşsiz sözleri geldi. o vazgeçmiş. ben vazgeçemedim...
devamını gör...
planlı yaşamak
yazılı veya düşünsel olarak yaşayacağı hayatı kısa, orta ve uzun ölçekli planlar dahilinde yaşamaktır.çoğu kişi plansız yaşadığını iddaa etse de aslında yaptıkları kısa ölçekli planlarla devam etmektir. istisnalar kaideyi bozmaz (bkz: sagopa kajmer)*.
planlama işlemini daha düzenli ve rutin haline getirmiş kimselerse daha çok not alarak ve çeşitli planlayıcılar kullanarak bunları düzenler. hayatı planlı olarak yaşayan kişi aslında bir çeşit tasarruf girişimine başlamış kişidir. planlanan zaman bir süre sonra zaman kaybını boş geçirilen vakitin sınırını azaltacaktır. boş vakitten kast ettiğim dinlenmek, mental olarak toparlanmak değil bu süreler de planınız içerisinde barınabilir sonucunda. boş vakit olarak bahsetmek istediğim şey genel olarak fark etmeden elimizden akıp giden zamandır. aynı anda birden fazla işi bitirebilmek varken veya bir işi yapıyorken başka işle ilgilenmek o işin performansını düşüyorüyorsa bunların farkına varmak ve bir düzen kurmaya çalışmaktır. misal kitap okumak isteyen birisi zamanı olmadığını iddaa eder fakat otobüslerde veya duraklarda okuduğu kitaplarla senede 100 kitap okuyan arkadaşlarım var , veya bir arkadaşım günlük instagram kullanım süresini kısıtladığı günden beri daha fazla sosyalleştiğini kitap okuduğunu akademik hayatında hızlı bir ilerleme kaydettiği örneğini vermişti . tabii verdiğim bu örnekler küçük çapta farkına varılmış sorunların düzenlenmesinden doğmuş faydalar. fakat ben size burada haftalık ders programı gibi plan yapmayı örnekleyemem , haddim değil. bunun için çeşitli teknikler araştırabilir yada kendinizi nasıl rahat hissedeceğiniz düşünüyorsanız öyle bir teknik bulabilirsiniz..
planlama işlemini daha düzenli ve rutin haline getirmiş kimselerse daha çok not alarak ve çeşitli planlayıcılar kullanarak bunları düzenler. hayatı planlı olarak yaşayan kişi aslında bir çeşit tasarruf girişimine başlamış kişidir. planlanan zaman bir süre sonra zaman kaybını boş geçirilen vakitin sınırını azaltacaktır. boş vakitten kast ettiğim dinlenmek, mental olarak toparlanmak değil bu süreler de planınız içerisinde barınabilir sonucunda. boş vakit olarak bahsetmek istediğim şey genel olarak fark etmeden elimizden akıp giden zamandır. aynı anda birden fazla işi bitirebilmek varken veya bir işi yapıyorken başka işle ilgilenmek o işin performansını düşüyorüyorsa bunların farkına varmak ve bir düzen kurmaya çalışmaktır. misal kitap okumak isteyen birisi zamanı olmadığını iddaa eder fakat otobüslerde veya duraklarda okuduğu kitaplarla senede 100 kitap okuyan arkadaşlarım var , veya bir arkadaşım günlük instagram kullanım süresini kısıtladığı günden beri daha fazla sosyalleştiğini kitap okuduğunu akademik hayatında hızlı bir ilerleme kaydettiği örneğini vermişti . tabii verdiğim bu örnekler küçük çapta farkına varılmış sorunların düzenlenmesinden doğmuş faydalar. fakat ben size burada haftalık ders programı gibi plan yapmayı örnekleyemem , haddim değil. bunun için çeşitli teknikler araştırabilir yada kendinizi nasıl rahat hissedeceğiniz düşünüyorsanız öyle bir teknik bulabilirsiniz..
devamını gör...
neyse
bütün ciddi konuşmaların çöpe gittiği ifade. konuşursun konuşursun sonra neyse dersin. belki de mantıklı olan neyse diyebilmektir.
devamını gör...
erkekleri çekici kılan detaylar
(bkz: zeka) başı çekmektedir.
gerçek sapyoseksüellere selam olsun.
gerçek sapyoseksüellere selam olsun.
devamını gör...
8d müzik
8d (8 boyutlu) müzik aslında sadece ismin illüzyonundan ibaret. 3d (3 boyutlu) müziğin efektlerle elde edilen bir versiyonu. müziğe eklenen farklı efekt ve sağ, sol, ön ve arkada dolaştırılmasıyla, müziğin sanki tam merkezindeymiş gibi hissediyorsunuz.
kulaklıkla ya da stereo hoparlörler ile gözleriniz kapalı dinlediğiniz, adeta kafanızın içinde müziğin verdiği hissiyatı derinden yaşıyorsunuz.
7.1 kulaklıkla dinlenilmesi tavsiye edilir.
kulaklıkla ya da stereo hoparlörler ile gözleriniz kapalı dinlediğiniz, adeta kafanızın içinde müziğin verdiği hissiyatı derinden yaşıyorsunuz.
7.1 kulaklıkla dinlenilmesi tavsiye edilir.
devamını gör...
eşlerini kaybetmiş iki penguenin birbirini teselli etmesi
"insanlık asıl bunlarda var, bizde değil "dedirtiyor resmen..
devamını gör...
gazi paşa'ya suikast
milliyet gazetesi’nde 12 ocak-26 ocak 1992 tarihleri arasında izmir suikastı teşebbüsü, uğur mumcu tarafından ilk kez açıklanan belgeleri ile “gazi paşaya suikast” yazı dizisi olarak yayınlanmıştır. bu yazı dizisi sonra kitap haline getirilmiştir.
aslında birçok noktadan ilgi çeken bir eserdir, çünkü yazar çalışmayı kaleme alırken 3 ayrı kaynaktan yararlandığını bizzat söylemektedir: (1) bu konuda çıkan yayınlar, (2) dava tutanakları ve (3) basında çıkan yazılar. bunun yanında suikast sonrası mustafa kemal paşa ile ismet inönü arasında geçen yazışmalar da oldukça önemlidir.
kitapta tutuklamalar, yöneltilen suçlamalar, itiraflar, savunmalar ve sanıkların karşılıklı suçlamaları yer almakta ve öncelikle terakkiperver fırkası'nın önde gelen üyelerinin, sonrasında da ittihat ve terakki ilk dönem bakanlarının gözaltına alınarak soruşturmanın genişletilmesi süreçleri açıklanmış ve soruşturmanın neden bu kadar genişletildiği incelenmiştir.
kurtuluş savaşı'nın kazım karabekir, ali fuat cebesoy gibi önde gelen paşaların verdikleri ifadeler ve yargılanmaları konusunda mustafa kemal paşa ve ismet inönü arasında çıkan ihtilaflar aralarındaki gizli yazışmalarla ortaya konulmuştur. bu yazışmalar ilk defa bu yazı dizisinde yayınlanmıştır. yazar, bu yazışmaları ve fikir ayrılığını şu şekilde özetliyor: "ismet paşa, iki ateş arasındadır. daha doğrusu, en yakın iki arkadaşı arasında. gazi paşa, suikastın arkasında kâzım karabekir’in ve kapatılan terakkiperver cumhuriyet partisi’nin olduğuna inanmıştır, ismet paşa da bu olasılığa hiç inanmamıştır."
istiklal mahkemeleri'nin yapısı, işleyiş şekli ve karar alma süreci hakkında bilgiler yer alıyor. sanıklara sorulan suikastla ilgili ve siyasi sorular ile izmir ve ankara'da yapılan duruşmalardaki tutanaklar aktarılıyor. yazar tarafından özellikle mahkeme başkanı kel ali'nin "istiklal mahkemesi şahsi kanaatine göre karar verir" sözü vurgulanıyor; avukat tutulmasının yasak olması ve sonuca itiraz olanağının bulunmamasına değiniliyor.
son bölümlerde ise sanıklar hakkında verilen kararlar ve bu kararlar karşısındaki tepkileri; idam edilen sanıklar ile ilgili idamın infazı, sanıkların son sözleri ve idam anındaki tavırları anlatılıyor.
uğur mumcu'nun izmir suikastı teşebbüsünü sistematik ve olabildiğince objektif bir şekilde kaynakları ile ortaya koyduğu ve incelediği rahatlıkla söylenebilecek bir çalışma yapmıştır. genel olarak kesin hükümler ortaya koymaktan olabildiğince kaçınmış ve her iki tarafın iddia ve savunmalarını ortaya koymaya çalışmıştır.
bununla birlikte sonuç bölümünde bir kısım idam mahkumu hakkında kararı okuyucuya bırakırken; suç üstü yakalanan ve suçlarını itiraf eden sanıkların suçlu olduklarının bariz olduğunu belirtmiştir. idam edilen iki sanık için ise: "cavit bey gibi, dr. nazım bey gibi ittihatçılar, suikast ile uzaktan yakından bir ilgileri olmamalarına karşın mahkemece ölüm cezasına çarptırılmışlardı." şeklinde bir yorumda bulunmuş ve bu iddiasını ismet inönü ve falih rıfkı atay'ın benzer sözlerine de yer vererek desteklemiştir.
sonuç olarak uğur mumcu'nun bu eserinde, araştırmacı gazeteciliğin hakkını sonuna kadar vermiş ve konu ile ilgili başucu kitabı olabilecek oldukça kaliteli bir eser ortaya koymuştur. izmir suikastını merak edenler için mutlaka okunması gereken bir kitaptır.
aslında birçok noktadan ilgi çeken bir eserdir, çünkü yazar çalışmayı kaleme alırken 3 ayrı kaynaktan yararlandığını bizzat söylemektedir: (1) bu konuda çıkan yayınlar, (2) dava tutanakları ve (3) basında çıkan yazılar. bunun yanında suikast sonrası mustafa kemal paşa ile ismet inönü arasında geçen yazışmalar da oldukça önemlidir.
kitapta tutuklamalar, yöneltilen suçlamalar, itiraflar, savunmalar ve sanıkların karşılıklı suçlamaları yer almakta ve öncelikle terakkiperver fırkası'nın önde gelen üyelerinin, sonrasında da ittihat ve terakki ilk dönem bakanlarının gözaltına alınarak soruşturmanın genişletilmesi süreçleri açıklanmış ve soruşturmanın neden bu kadar genişletildiği incelenmiştir.
kurtuluş savaşı'nın kazım karabekir, ali fuat cebesoy gibi önde gelen paşaların verdikleri ifadeler ve yargılanmaları konusunda mustafa kemal paşa ve ismet inönü arasında çıkan ihtilaflar aralarındaki gizli yazışmalarla ortaya konulmuştur. bu yazışmalar ilk defa bu yazı dizisinde yayınlanmıştır. yazar, bu yazışmaları ve fikir ayrılığını şu şekilde özetliyor: "ismet paşa, iki ateş arasındadır. daha doğrusu, en yakın iki arkadaşı arasında. gazi paşa, suikastın arkasında kâzım karabekir’in ve kapatılan terakkiperver cumhuriyet partisi’nin olduğuna inanmıştır, ismet paşa da bu olasılığa hiç inanmamıştır."
istiklal mahkemeleri'nin yapısı, işleyiş şekli ve karar alma süreci hakkında bilgiler yer alıyor. sanıklara sorulan suikastla ilgili ve siyasi sorular ile izmir ve ankara'da yapılan duruşmalardaki tutanaklar aktarılıyor. yazar tarafından özellikle mahkeme başkanı kel ali'nin "istiklal mahkemesi şahsi kanaatine göre karar verir" sözü vurgulanıyor; avukat tutulmasının yasak olması ve sonuca itiraz olanağının bulunmamasına değiniliyor.
son bölümlerde ise sanıklar hakkında verilen kararlar ve bu kararlar karşısındaki tepkileri; idam edilen sanıklar ile ilgili idamın infazı, sanıkların son sözleri ve idam anındaki tavırları anlatılıyor.
uğur mumcu'nun izmir suikastı teşebbüsünü sistematik ve olabildiğince objektif bir şekilde kaynakları ile ortaya koyduğu ve incelediği rahatlıkla söylenebilecek bir çalışma yapmıştır. genel olarak kesin hükümler ortaya koymaktan olabildiğince kaçınmış ve her iki tarafın iddia ve savunmalarını ortaya koymaya çalışmıştır.
bununla birlikte sonuç bölümünde bir kısım idam mahkumu hakkında kararı okuyucuya bırakırken; suç üstü yakalanan ve suçlarını itiraf eden sanıkların suçlu olduklarının bariz olduğunu belirtmiştir. idam edilen iki sanık için ise: "cavit bey gibi, dr. nazım bey gibi ittihatçılar, suikast ile uzaktan yakından bir ilgileri olmamalarına karşın mahkemece ölüm cezasına çarptırılmışlardı." şeklinde bir yorumda bulunmuş ve bu iddiasını ismet inönü ve falih rıfkı atay'ın benzer sözlerine de yer vererek desteklemiştir.
sonuç olarak uğur mumcu'nun bu eserinde, araştırmacı gazeteciliğin hakkını sonuna kadar vermiş ve konu ile ilgili başucu kitabı olabilecek oldukça kaliteli bir eser ortaya koymuştur. izmir suikastını merak edenler için mutlaka okunması gereken bir kitaptır.
devamını gör...
geceye bir poyraz karayel repliği bırak
"gözüne uyku giriyorsa sen aşık değilsin. boğazından lokma geçiyorsa sen aşık değilsin. sözün özü sen sende olduğun sürece aşık değilsin."
devamını gör...
tanju özcan'ın akp'li belediye meclisi üyelerine çay fırlatması
devamını gör...
türkiye'nin 37 ülke içinde siyasi paylaşım yapmaktan en çok çekinilen ülke olması
almanya kökenli istatistik kuruluşu statista'da yayınlanan veridir.
--- alıntı ---
37 ülke arasında başının belaya gireceğine inandığı için sosyal medyada siyasi görüşlerini paylaşmaktan en çok çekinen halk türkiye (%65), ezici çoğunluk kendini ifade etmekten korkuyor.
--- alıntı ---

diğer bir istatistik ise sodev'e ait.
--- alıntı ---
sodev'in araştırmasına göre türkiye ifade özgürlüğünün olduğuna en çok inanan seçmenler ak partililer (%73) ve mhp'liler (%55) .
chp'lilerin %76'sı, iyi parti'lilerin %80'i, hdp'lilerin %82'si türkiye ifade özgürlüğünün olmadığını düşünüyor.
--- alıntı ---

bu konuda ayrıntılı bir tweet dizisi için buradan
--- alıntı ---
37 ülke arasında başının belaya gireceğine inandığı için sosyal medyada siyasi görüşlerini paylaşmaktan en çok çekinen halk türkiye (%65), ezici çoğunluk kendini ifade etmekten korkuyor.
--- alıntı ---

diğer bir istatistik ise sodev'e ait.
--- alıntı ---
sodev'in araştırmasına göre türkiye ifade özgürlüğünün olduğuna en çok inanan seçmenler ak partililer (%73) ve mhp'liler (%55) .
chp'lilerin %76'sı, iyi parti'lilerin %80'i, hdp'lilerin %82'si türkiye ifade özgürlüğünün olmadığını düşünüyor.
--- alıntı ---

bu konuda ayrıntılı bir tweet dizisi için buradan
devamını gör...
