dilin canlı ve yaşayan bir varlık olduğunu kanıtlar. bu durum da insan hayatına benzer. kelimeler de tıpkı insanlar gibi; doğar, yaşar, gelişir, yaşlanır(eskir, kullanım alanı daralır) ve nihayetinde ölür.

mesela doksanlı yıllarda çocuklar/gençler arasında kan kardeş deyimi yaygındı.

sonra bir kaç yıl sonra bu deyim yerini kankaya bıraktı.

biraz zaman daha geçince de bu kelime yerini kankiye bıraktı.

bu arada bu deyimin parazit kullanımları yani farklı franksiyonları da türedi: kanks, qanqa, panpi, panpa, panpiş vs vs.

bu arada kan kardeş deyimi ölmediyse de can çekişiyor benim nazarımda…
devamını gör...

allahını seven başlık engelleme getirsin.
akış şu an:
profiline kendi fotoğrafını koyan yazar iticiliği
kafa sözlük’te güzel kadın olmaması
30 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası
regl ağrısının abartılması
kocası olduğu halde sözlükte takılan kadın
devamını gör...

(bkz: garibanın yüzü güler mi be)
devamını gör...

azıcık insan olana arka arkaya 16 sigara yaktırır.
devamını gör...

evet. tanrı bir tanrıya inanmıyor. bizlere ateist olman guzum derken kendisi ateist aslında.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

var olduğuna inanmadığım, olmayan bir şeydir. biz insanlar olarak söz konusu nefret olunca nasıl da gösteriyoruz nefretimizi, değil mi ?

birini sevmeyebilirsiniz buna kimsenin lafı olmaz zannımca ama sevip de gösterememek pek olası bir durum gibi gelmiyor bana, sevgiyi sürekli sözcüklere dökme gereği duymamak normaldir. her an, her saniye "seni seviyorum"ların havada uçuşmasına gerek yok. zaten bana göre sözle değil de davranışla gösterilir sevgi yani özde olmalıdır; ancak davranışıyla dahi gösteremediğini iddia eden insanın sevgisi sorgulanmalıdır.

zaten bunu göstermek ya da göstermemek için bir çabaya gerek yoktur, çünkü sevgi de bir tür tepkidir, nasıl ki komik bir şey karşısında gülüyorsak, üzülünce gözlerimiz doluyorsa, sevince de bunu bastırmak pek mümkün olmuyor, olamaz, olmaz, olmamalı da...

belki herkesin sevgisini yansıtma şekli farklıdır; ancak gösterememek, hissettirememek farklılıktan değil de eksikliğinden kaynaklıdır.
devamını gör...

“aslanım graliçem” olmaya adaydır. halayımın başı, gönlümün telaşı, gözümün nuru, dilimin türküsü olması için hiçbir engel yoktur*.
not: gönül işleri başkanlığıma hemen atamasını gerçekleştiririm.
devamını gör...

kendi tercihini hayatına uygulayan bir kadındır. laf söylemek bize düşmez.

ha ama hepimizin de bildiği gibi kozmetik ürünleri cilde oldukça zarar verebiliyor. sonuçta allah korusun o kişide bir sorun olduğunda da sıkıntıyı çekecek olan kendisidir.

ünlü düşünürün de dediği gibi herkesin hayatına kimse karışamaz.
devamını gör...

üniversite zamanı eve dönerken yanlış trene binmemle başıma gelen olaylar silsilesi... başlıyorum!

istanbul'a giden değil de gelen trene arkadaşım tarafından "trenin geliyor, trenin geliyor" diye sepet misali bindirildim. önce anlaşılmıyor tabii, yarım saat geçtikten sonra bilet kontrol için biri geldi yanıma ve konuşma şöyle gerçekleşti:

-istanbul'a gidiyormuşsunuz?
-e tabii
-ama bu ankara treni!

ben adama bakıyorum, adam bana bakıyor e dedim yapacak bir şey yok ilk durakta ineyim geri bineyim bari diye konuşurken görevliden gelen cevap:

-ama bu ekspres tren yani durmuyor.

o andan itibaren artık ankaralı oldum yapacak hiçbir şey yoktu. derken biri konuşmaya şahit olmuş, resmen bana ölesiye acımış şeklinde bakarak ankara'da okuduğunu bana yardım edeceğini söyledi. iyi dedik gidiyoruz artık dağ tepe. sonra gene bir aksilik, oturduğum koltukta başkasının koltuğuymuş beni alıp arkalara bir yerlere oturttular. umudumun son kalesi, bana yardımcı olacak arkadaşı da kaybetmiş oldum.

o arada evdekiler de arıyor tabii. ben yanlış trene bindim diyorum evdekiler doğru söyle kaçtın mı diyor! yahu neden ankara'ya kaçayım. neden kaçmamı beklediler hala meraktayım tabii.

neyse tren bir şehir merkezinde durdu. insem mi diye düşünürken, hazır kayboldum son durağa kadar gideyim bari dedim. sonuç olarak son durakta indim. bir baktım bana acıyla bakan arkadaş arkamdan bağırıyor. sordum az önce bir yerde durdu tren orada inecektim aslında diye. olur mu ya orası sincan diyor. ne bileyim ben!

ikimiz yan yana dururken arkadaşı karşılamaya biri geldi. çocuk bir arkadaşına bakıyor bir bana bakıyor.
sevgilisi olsa tanır, değilse kimim ben? olayı açıklığa kavuşturdum hemen. yanlış trene binmişim arkadaşınız bana yardım ediyor diye anlattım. çocuk gülecek gülemiyor. güleceksen gül arkadaşım şu an çok absürt bir durumdayız alınmam yani dedim. orada bir sinirlerimiz boşaldı tabii.

veee beni aştiye gönderdiler. uğurlarken iyice tembih ettiler şuradan git buradan git diye. nasıl bir potansiyel gördülerse artık, benden çok korktular herhalde. bu da böyle bir anımdır.
devamını gör...

iyi geceler dediğiniz zaman "ben daha yatmıyorum ki"şeklinde yanıt veren dangalaktır.
devamını gör...

en son kadınları tecavüzcülerle evlendirmeye çalıştılar ciddi ciddi bu önergeyi konuştular, şimdi ise bu... türk islam sentezinin karanlığına lambur lumbur gidiyoruz hız kesmeden
devamını gör...

kimseye itiraf edemediğim büyük bir hedefim var kendime göre. insanların tepkisinden ve kötü söylemlerinden korkuyorum.(yapamazsın gibi) bunu hayata geçirebilmek için çabalıyorum ama insanlar etkiliyor. günün birinde bu hedefimi gerçekleştirip yakın bir zamanda aileme söyleyebilirim inşallah.
devamını gör...

kıyaslamak ne haddime. yalnızca aradaki farkları dilimin döndüğünce yazmak istedim.

barış manço eserlerinde isyankâr değildir, hatta bazı şarkılarında kendisinin dindar olduğu izlenimine bile kapılınabilir.
cem karaca ise hep feleğin tekerine çomak sokma derdindedir, ki bu iyi bir şey. sanatçı dediğin her şeyden rahatsız olmalı zaten.
barış manço sürülmemiştir, cem karaca ise sürülmüştür.
barış manço daha yumuşak kalpli görünür iken cem karaca kolay kolay sakinleşmeyen insan imajı çizer.
cem karaca' nın müziği serttir. barış manço anadolu aryalarını da kullanır.
şimdi ikisi de gamzededir. deva bulmuşlardır umarım..
ama biz nasıl unuturuz onları , can bedenden çıkmayınca..?
rivayet o ki, kardeş oldukları söylenir.
devamını gör...


georges perec, 1936 yılında doğmuştur. babasını 2.dünya savaşında, annesini de 1943 yılında bir toplama kampında kaybetmiştir. ailesinden geriye hiç kimsesi kalmayan georges, halası ve eniştesi tarafından evlat edinilmiştir. ailesinin bu hazin sonu yazarın kitaplarına da yansımıştır. özellikle de ”kayboluş” kitabını 2.dünya savaşında bütün yahudi halkının ortadan kaldırılmasını protesto etmek için kitapta hiç ”e” harfini kullanmamıştır. üstelik bu durum yazar tarafından söylenilene kadar hiç kimse tarafından fark edilmemiştir.
devamını gör...

görünüşte olan ama fırsat bulamadığım için son zamanlarda kullanmadığım hesaptır.
devamını gör...

"cambaza bak cambaza" cemaatidir.
o yılları yaşamayanlar veya bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar; sadece cübbeli ,sakallı, bakımsız, görgüsüz, devlet laiklik düşmanı, elleri asalı veya lâyık gördükleri her türlü yakıştırmayı yapabilecekleri "sözüm ona müslüman" cemaat veya kişiler diye tanımlayabilirler. müslümanlıkları dâhil her şeyleri tartışmalıdır.

birçok kişi; liderleri müslüm gündüz'ün 1950 'lerde akşam sanat okulu mezunu *, 60'li yıllarda karabük demir-çelik işletmelerinde iyi pozisyonlu görevlerde çalıştığını, yedek subay olarak askerlik yaptığını, yani eğitimli bir adam olduğunu bilmez. ali kalkancının uyuşturucu tüccarı olduğunu ve dönemin tuğgenerallerinden veli küçük'ten hatırı sayılır miktarda borç alabilecek kadar ordu mensuplarına yakın olduğunu, fadime şahin'in gece hayatı üzerinden ekmeğini kazanan bir kadın olduğunu, yakalandıkları veya kurgu bir şekilde, tüm haber kanalları kapıda hazır vaziyette basıldıkları evin hüseyin üzmez denen sözüm ona gazetecinin evi olduğunu falan...

yani bunlar; "müslümanlar böyle yaşıyor" algısını topluma yayıp 28 şubat sürecinin hazırlanmasına sebep olan, sabun köpüğü gibi bir anda görünüp, üstlerine biçilen görevi yerine getirdikten sonra, yani 28 şubat sonrasında tamamen ortadan kaybolan, başta da yazdığım gibi "cambaza bak cambaza" cemaatidir. herkes cambaza bakarken arkada ne dümenler döndü, uygun başlıklar geldikçe onları da paylaşır, tartışırız.
devamını gör...

herkese kuşku ile bakmak gerek hımm*.
devamını gör...

belirli bir hız ve kütleye sahip olan bir cismin veya parçacığın hareketliliğinin bir ölçüsü olan, yönü hızın yönüyle aynı olan vektörel büyüklük.

çizgisel momentum, hız v, kütle m olmak üzere;

p = m.v formülüyle hesaplanır.

cismin kütlesine bağlı olarak, onu durdurmak için gereken kuvvet, çizgisel momentumdaki değişimden elde edilir.
devamını gör...

gülücük için kullanılanını 3700 yıllık bir şerbet testisinde görebileceğimiz sembol.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gaziantep'te, karkamış antik kenti'ndeki kazılardan çıkan, hitit dönemine ait olan ve m.ö 1700 yılına tarihlenen testinin dünyanın en eski gülücük emojisine sahip olduğu düşünülüyor. testi gaziantep arkeoloji müzesi'nde sergilenmeye başlamış. ne kadar da mutlu bir testi.
kaynak
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim