tanrının "bakın, istersem güzel şeyler de yaratabiliyorum?" deme yolu..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ya küfür yasak ama cidden bi s.k git ya. intihar girişiminde bulunmuş adama öğüt vermeyip çeyrek altın mi verecektik? sen bu bölümde okudun diye öğüt verme yetkisi senin tekelinde mi sadece?
sen zaten o kişiye iyi niyetle yaklaşanlara embesil deme hakkını kendinde buluyorsan boşa okumuşsun cidden.
senin eline düşecek hastanın da vay haline. gerçi bir yıl daha sabretsen psikiyatrist falan da olamazmışsın sen bu boşbilmişlikle. iyi ki de olamamışsın.
devamını gör...

insanlara bir şeyi beğendirmeniz çok zordur.kendilerini bir şeye sevdirmek istedikleri zaman o duyguya yaklaşım sergilerler. beğenmek,beğendim demek kısaca takdir etmek insanlar için fazlasıyla zordur. övmeyi değil daha çok yermeyi seven bir millet olduğumuz için beğenmekten yoksunuz.yetiştirilme tarzımız mı desek yada daha iyi bir beğeni algımız mı yok desek bilemiyorum.kuşaktan beri bunu böyle yapsaydın daha iyi olurdu deniyor. peki soruyorum size nasıl yapsam daha iyi olur? zzzzzt cevap yok.pas geçiyorsunuz. madem bir fikriniz yok fikri olan birini neden beğenmemekte bu kadar ısrar ediyorsunuz dostlar.kelimelerin bitmek tükenmek bilmeyen kalemindeyim,gecesindeyim bugün.beğenmekte değil benim derdim beğenilmemekte.sorun şu ki karşıdan ahkam kesmenizde.gelişmek gerek büyümek için,hatalar yapılarak öğrenilir.bende sizlere,kendime,topluma beğendirmekten çok bir şeyleri uğraşarak,üzerinde çalışarak yapma peşindeyim. mesela tamda şuan başarının peşindeyim. başarı gelir gelmez bilinmez fakat ben izindeyim.birde başarı bile karşıdaki kişinin seni beğenmesinden geçmiyor mu işte o sınırın son saliyesindeyim.neden tüm duygular sürekli beğeniden geçiyor? bizler hepimiz manken değiliz ki aranılan sıfat sadece fizik ve güzellikten ibaret olsun.mühendis birinden zeka ve yaratıcılık yerine zayıf alımlı olması isteniyor.öğretmen birinden sadece öğretmesi değil.alımlı olması bekleniyor.en basitinden bir garson müşteriye hizmet etmekle yükümlü ama elbise etek giyilmesi veyahut çok aşırı şık olması bekleniyor.her mesleğin,her alanın,yaşantının her noktasında birinin sizi beğenmesi gerekiyor.çok saçma ama aşırı gerçek şu ki beğenilmekle işler yürümüyor.güzel olanın aklı kısa olabiliyor. sırf beğenilmediği için işi alamayan insan bir projeyle hayat yaratabiliyor.lütfen düşünen insanları seçin.zekayı seçin.mantığı seçin. bugün güzel bulduğunuz şey yarın sizin için sıradan olabilir.aşk sadece güzellik değildir.sevdiğiniz kişi en güzeli gelir.beğenmek ve beğeniye bu kadar bağlı olmayın.hayat 7 ve 70 yaşında aynı fiziği ve güzelliği size veremez.illa bir şey beğenmeniz gerekiyor ise ruhu beğenin. ruh asla yalan söylemez.
devamını gör...

aşırı nemli iklimi,karmaşıklığı,denizi olmaması,kötü anıları barındırması,kaba esnafı,suriyeli yoğunluğu,bol yamalı ve kasisli yolları.
devamını gör...

haftalar önce biden silah sevkiyatına kaldığı yerden devam ediyordu. sebebi belli oldu. dolar pamuk ipliğine bağlıydı. bugünkü konuşması ile psikolojik sınır olan 9'u artık aşar. tekrardan suriye türkiye arasında sıcak gunler kapıda. sıkı tutunun.

edit:
devamını gör...

mini etek sensin özgürlük de sana girsin ya..
devamını gör...

kafa sözlük yazarlarının hayatlarına yoldaşlık eden minik dostlarının ödlerini koparan şeylerdir.

iki tane kedim var. biri bildiğin insan gibi, yakında konuşmasını bekliyoruz. öteki de bildiğiniz kedi. insansı kedimin hayatı boyunca ödünü patlatan iki nen* var: bebek ve muz. hadi bebeği bir nebze anlarım da bir hayvan muzdan neden korkar yahu?
devamını gör...

sözlüğün seviyesi zaten yüksek dediğim kampanyadır.

lan harbiden yüksek. sözlük daha bebek ve her şeyi yapabiliyor.

hiperaktif zeki çocuklar gibi. yeni gelmiş ama her şeyi başarıyor, hazır cevap, zeki, akıllı.

gel lan buraya akıllı bıdık turuncunu sevsinler senin.

not: arkadaşın bazı başlıklar için seviye kelimesini kullandığını tahmin ediyorum. eğer öyleyse ben varım.
devamını gör...

akp misin, ne güzel yol yapıyorsun öyle
devamını gör...

sözlüğün eski rock'çı ağır abilerinden. üşenmese yazsa biraz da az okusak.

her gördüğümde bi yerlerden gözüm ısırıyor diyorum ama hala tam çıkaramadım. ankara falan diyor, belki de aynı barın birasını içmişizdir çokça. belki benim kağıt param bi şekilde döne dolaşa onun cebine girmiştir. olamaz mı?
devamını gör...

öğrenciler eleştirilmiş kendilerini geliştirmiyorlar diye bende biraz sistemi eleştireyelim. köşe başı sokak arasına üniversite açıp özel sektör gelir kapısı yaratan sistem ne kadar doğru. ne olursa olsun çoluğum çocuğum okusun diye üç beş kuruş biriktirdiğini özel okullara yatıran anne baba'yı haksız bulmuyorum onları kullanan sistemi haksız buluyorum.evet herkes okumamalı keşke meslek okulları daha fazla olsa imkan var mı peki? köşe başı imam hatip varken sanat okulu, teknik liseler ne kadar var etrafta. bir bölüm için liseyi şehir dışında okuyana bile şahit oldum. şimdi bize dayatılan sistemde aklı alınmış alık alık dolaşan öğrenciye,mezuna hiçbir şey demiyorum. daha 25 inde mücadele yeteneğini yitirmiş iş kapılarında oradan oraya savrulanları haksız bulmuyorum ben.baştan yanlış olan özel okulların bu kadar çoğalmaları, gençlerin ve ailelerinin kazanç kapısı olarak görülmeleri.
devamını gör...

o dönem birçok sigorta şirketinin iflas ettiği söylenir. havacılık tarihinin en kanlı kazalarından bir tanesi.
devamını gör...

ateist_kaplumbağa'ya haber çıktı.

(bkz: kafa sözlük haber ajansı)
devamını gör...

(bkz: the seventh seal). gelmiş geçmiş en büyük yönetmen tarafından (bkz: ıngmar bergman) çekilen bir başyapıttır. ölüm gibi ciddi ve derin bir konuyu temel alarak eser vermek her yiğidin harcı değil zaten. korku filmlerinin çoğunu rahatlıkla ve korkmadan izleyen biri olarak bu filmde korku ile alakalı bir şey olmamasına rağmen dans sahnesini izlerken gerildiğim kadar hiç bir filmde gerilmedim. gerçekçidir, sizi harbiden diye düşündürtürken farketmeden antonius block olarak aslında filmde oynayan kişinin siz olduğunu farkedersiniz onun sorduğu sorular, aradığı anlam hatta oynadığı satranç bile sizin meydan okumanızdır.

filmin konusu satranç oyununda ölümün kendisine meydan okuyan bir şovalye. eğer kazanırsa hayatı kurtulacak ama şovalyenin aradığı şey hayatının kurtulması değil uğrunda yıllarca savaşıp insanları öldürdüğü tanrıya karşı inanç.



''+ ben bilgi istiyorum. inanç ya da varsayım değil, bilgi. tanrının elini uzatıp kendini göstermesini, benimle konuşmasını istiyorum.
- ama o suskun.
+ karanlıkta ona sesleniyorum ama sanki hiç kimse yok.
- belki de kimse yoktur.
+ o halde yaşam korkunç bir şey. her şeyin bir hiç olduğunu bilen biri ölüm karşısında yaşayamaz.
- çoğu insan ne ölümü, ne de yaşamın hiçliğini düşünür.
+ ama bir gün hayatın son anlarında karanlıkla yüzleşmeleri gerekecek.''
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yusuf atılgan'ın aylak adam' dan sonraki ikinci romanı. 1987 yılında sinemaya uyarlanmıştır. roman, filmden sonra okunduysa esas kahraman zebercet'i ister istemez filmde canlandıran macit koper olarak hayal edersiniz. film seyredilmemiş de roman okunmuşsa o zaman zihinde zebercet kişisi olarak farklı kişiler hayal edilir.
devamını gör...

açıldığı fark edilmemiş dekolteyi kesmek yerine üsturuplu bir biçimde rahatsız etmeden kapatması ya da usulca uyarması.
devamını gör...

işte bunlar hep black mirror’dan esinlenildi. sen hala izleme?
devamını gör...

türk lirası.
devamını gör...

kardeşim olan zat-ı muhteremin sahip olduğu kötü bir alışkanlık, hatta kanser sebebi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim