şaka gibi bir ülke olmuşuz.

birilerini pankart taşımak için sokağa davet eden kişiyle, pankart taşıyanları göz altına alan aynı kişi.
hem de kadınları bile saçından sürükleyerek göz altına alan bir polis güçleri var!


aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadele komisyonu’nda konuşan içişleri bakanı soylu, “ne zaman 10 erkek eline alır bir pankart, gider de ‘biz emine bulut cinayetini şiddetle reddediyoruz’ derse mesele tersine döner”


soylunun ilgili açıklamaları
devamını gör...

okulu sayemde bitirmiş, zorlamamla işe girmiş, tüm kültür etkinliklerine tarafımca alıştırılmış olan er kişisi;
geçen yıl gelmiş karşıma da bana vitrin gösterisi yaptı.
helal hoş olsun, hakediyordu tüm desteklerimi. ama benimle karşılaşmasa babasının kanatlarından çıkıp da ne okul bitirebilirdi ne vizyon sahibi olabilirdi. en azından bana hava basmasa iyiydi..
devamını gör...

yok anlamına gelen kelime.
devamını gör...

murat menteş diyor ya acıdan deliren insanların sadece deliliğini görürüz gibi bir şey diyordu sanırım . aynen öyledir delirmemek için yapmanız gerekenler bu dünyayı pek ciddiye almamaktır .
devamını gör...

zihnen olgunluk eşiğini geçebilmiş her insan için gayet normal bir olaydır.
devamını gör...

youtube için verilecek ücretin boşa gideceğini düşünmüyorum. youtube premium varken spotify'a para ödeyen insanları incelemek lazım aslında. önceleri spotify'da dinlediğim şarkıların ses olarak daha iyi versiyonlarını youtube'da bulmuştum.
devamını gör...

bence sözlük sahibi bu konulara bulaşmamalı. haklı veya haksız kısmından bağımsız olarak sözlük sahibinin böyle polemiklere bulaşmasına gerek yok. entry'ler aba altından sopa kokuyor. fazla amatörce yaklaşıyorsunuz. haksızlık varsa vardır yoksa yoktur böyle amatörlüklere gerek yok. sözlük sahibi burada her yazardan ve dahi sözlükten de bağımsız olarak profesyonelce yaklaşmalı, işe duygularını karıştırmamalı, herkesin gönlünü hoş tutmak zorunda olmadığı gibi herkese katı da davranmamalı. yazdın zaten bir önceki başlıkta gerekeni boş yere uzatmak ayrıca amatörlük.

ilk entry bambaşka bir amatörlük zaten ona müsaade etmem buna şöyle yaptırmam bir daha kendisiyle çalışmam aramızda şunlar oldu bunlar geçti bu nedir abi? kime kendini kanıtlıyorsun? ayrıca yönetim içi aranızda geçenleri burada anlatmak da ayrıca amatörlük.

not: bahse konu olan yayın sahibini tanımam etmem. objektif yaklaşmaya çalışıyorum ve sözlük yöneticilerinin bu amatör davranışları epey can sıkıcı duruyor. yoldaşı tenzih ederek konuşuyorum, yoldaşı yönetim kadrosundan saymıyorum.

yoldaşa da naçizane tavsiyem kendisinin patron olduğunu unutmaması. patron yöneticileri yönetendir. bu işlere karışırsa ortaya böyle şeyler çıkar işte.
devamını gör...

" bizim oralarda seni seviyorum denmez, kurban olurum denir. "
- neşet ertaş
gözlerine bakarken istemsiz tebessüm etmek.
devamını gör...

fransız yazar andré gide tarafından yazılmış ve dilimize kalpazanlar olarak çevrilmiş eser. çoğu okurun aksine ben yazarın zaman zaman romanın içine hiç düşünmeden dalmasını oldukça seviyorum çünkü sanıyorum ben sanatçıyı eserinden ayrı bir noktaya koymakta pek başarılı değilim bundan ötürü bana oldukça gerçek hissettiriyor bu gibi durumlar.

gide, roman içinde roman yazması bir yana aslında bilinen bütün teknikleri de hiçe sayıyor yazarken. okurken, karakterlerin sayfalarca anlatılan iç dünyasında kayboluyorsunuz. mekan ve karakterlerin görünüşlerini neredeyse çok az aktarmasından dolayı eleştirilen bir eser ama buna başka bir açıdan yaklaşma taraftarıyım; karakterler kendi iç dünyalarına öyle gömülüyorlar ve iç hesaplaşmalarıyla o kadar boğuşmak durumunda kalıyorlar ki zaman ve mekan onlar için silikleşiyor ve neredeyse dikkat edilmeyecek bir hâle geliyor. gide bunu bu amaçla ve isteyerek mi yaptı bilmiyorum ama bence yetersiz mekan betimlemeleri bir noktada karakterlerin bulanık ve belirsiz bakışını okuyucuya hissettirmek için oldukça hoş bir yol olmuş. baba figürü, özgürlük ve seçimlerimiz üzerine güzel noktalara değiniyor.

--- alıntı ---

“si on pouvait recouvrer l'intransigeance de la jeunesse, ce dont on s'indignerait le plus c'est de ce qu'on est devenu.”

"hiçbir zaman sandığım gibi değilim. kendim sandığım varlık bile durmadan değişiyor, öyle ki, çoğu zaman, ben birleştirmesem, sabahki varlığım akşamki varlığımı tanımayacak."

“düşünceleri ne kadar yoldan saparsa o kadar fazla sarılırlar ahlaka; o kadar ki, kimi özgür düşüncelileri sofulukta herkesi gölgede bırakır...”

--- alıntı ---
devamını gör...

çocuk aklımla izleyip bağlandığım,ara ara açıp kendimi ödüllendirdiğim bir fatih akın filmi.

başrollerde moritz bleibtreu(köfte dudak daniel), christiane paul(juli), mehmet kurtuluş ve idil üner yer alıyor.

yol filmlerini sevmeye başlama nedenimdir aynı zamanda.
her sahnesi ayrı güzeldir.

film müzikleriyle de övgüyü hakediyor.
(bkz: chris isaac-blue moon)
(bkz: idil üner-güneşim)
devamını gör...

müzisyen, yazar, ressam. bana kalırsa ülkemizin yaşayan en büyük sanatçılarından biri
devamını gör...

gayet doğal bir durumdur. tanrıya şükür ailem öyle insanlar değil. ama yakın çevremde sıkça çocuğunun başını örten, zorla sünnet ettiren* insanlar var. kısacası hoşgörü dininin emirlerini zorla dayatıyorlar. üstüne birde kişinin kendi isteğiyle bu emirleri seve seve, güle oynaya kabul etmesini ve uslu bir kız olmasını bekliyorlar.
bu ülkenin gerçekleri bazen midemi bulandırıyor. keşke çocuk yapma ehliyeti diye birşey olsa.
devamını gör...

çocukken cami minaresini allah zannederdim. kocaman gelirdi gözüme
devamını gör...

caylaklarin halinden anlayan yazarlardir. kendilerine tesekkuru bir borc bilirim (gulucuk).
devamını gör...

sayesinde severek kullandığim yeni kelimeler edindiğim 4 kitaplık serüven.
- işemik: çiş
- kancıklamak: ispiyonlamak
- heyye: evet
- küşümlenmek: dert etmek, tasalanmak
- derakap: çarçabuk
- derecesiz üzülmek
- imi timi bellisiz
- kirp die kesilmek
devamını gör...

şarap başka bir şey ile kaıştırılmamalıdır. tek başına ve sek olarak tüketilmelidir. bazı kırmızı şarapların yanında çeşitli peynirler tüketebilirsiniz gayet güzel gider.
devamını gör...

çok üzülerek söylüyorum ama hannibal lecter. bir seri katile sempati duyduğum için dilerseniz deri eldivenli üstü çıplak halleriniz ile beni kabataş meydanında zincirler ile dövebilirsiniz. daha sonra röportaj yapılır, bundan müthiş bir mağduriyet kasarım ve eşim yeni bir ihale aracılığı ile..

neyse siyasi bir eleştiri yapmak istemiyorum. çünkü böyle bir konu başlığında bunu neden yapayım?

hannibal serisini izlememiş olanlar varsa hâlâ, yazıklar olsun diyorum. izlemediyseniz okumayı burada bırakabilirsiniz. hatta izlemediyseniz lütfen beni engelleyin. bu durum beni çok gaza getirdi çünkü. kişisel algıladım ki son derece saçma. konunun kendisine gelemedim konuşmaktan. yemin ediyorum bomboş bir tipim.

serinin tamamını izleyen bilir ki kitabı var yine, hannibal müthiş travmalara sahip bir çocuk. anne ve babasının ölümünü, soğuğu, açlığı, savaşı ve en sonunda kardeşinin ölümünü görmüştür. hatta kardeşini yediler, bilirsiniz. katil olarak doğmamış, zorla katil haline getirilmiştir. güney kore sineması bu konuyu müthiş inceler. amerikalı sadece şöyle bir koklatır, ölümün kendisini gösterir. yasık.

bunun yanında disiplinli, zeki, harika zevklere sahip ve adam centilmen. sevdiği kadının kolunu kesmemek için kendi elinden vazgeçecek kadar duygu yüklü bir manyaktır. daha önemlisi karakteri canlandıran oyuncu asperger sendromludur, o soğuk, karanlık ve mimiksiz yüzü iliklerine kadar korkutur insanı.

ve saygı takıntısı vardır ki oradan benziyoruz birbirimize. seviyorum, elimde değil.

vurun banaaa!! zincirlerle!
devamını gör...

çok başarılı bir besteci ve aynı zamanda bir iç mimar. daha çok minimal tarzda eserler üretiyor ve bestelediği eserlerden bazıları new york theatre ballet dans okulunda kullanılmaya başlandı. kendisiyle gurur duyduğumuz ve eserlerini severek dinlediğimiz bir sanatçıdır. en sevdiğim eseri:buradan
devamını gör...

ülkemizin demografik yapısını temelden değiştirmeyi ve hatta yok etmeyi hedeflemiş “şahsım “ hükümetinin yaptığı icraatlerden biridir. şaşırmadım.
devamını gör...

kişisel ve yemek kokuları haricinde; ıslak bırakılıp, rutubetlenmiş paspas ile silinen zemin kokusu üzerine iğrenç koku tanımıyorum. defalarca silsen, tüm gün havalandırsanda kokusu ortamdan uzun süre çıkmaz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim