sevilen filmlerin sevilen replikleri
"uyku umrumda değil, leon ben aşk istiyorum ya da ölüm."
leon
leon
devamını gör...
gerçek islam bu değil
arkadaşlar başlıkta dalga geçmişler ama gerçek islam gerçekten bu değil.
afganistan'da yaşananların islam ile bir alakası yok. islam bütün gittiği topraklarda barış ve huzurdan başka bir şey getirmemiştir. taliban kötü kalpli bir oluşum olduğu için yansıması bu şekildedir. şeriat modern dünyada gayet uygulanabilir bir yönetim biçimdir. müslümanlar her zaman ama her zaman oyuna gelmiştir. olanların ana sebebi budur. lütfen islamı karalamadan önce kuran-ı kerim'den öğrenip geliniz.
afganistan'da yaşananların islam ile bir alakası yok. islam bütün gittiği topraklarda barış ve huzurdan başka bir şey getirmemiştir. taliban kötü kalpli bir oluşum olduğu için yansıması bu şekildedir. şeriat modern dünyada gayet uygulanabilir bir yönetim biçimdir. müslümanlar her zaman ama her zaman oyuna gelmiştir. olanların ana sebebi budur. lütfen islamı karalamadan önce kuran-ı kerim'den öğrenip geliniz.
devamını gör...
nefret
doğuştan gelen nedenlerden ötürü farklı özelliklere sahip insanlara veya topluluklara (ırk, cinsiyet vb.) sistematik olarak yöneltilmesinin bir hak veya özgürlük olmayıp tam aksine, suç teşkil ettiği duygusal durumdur.
devamını gör...
sinameki
karagöz'ün bir oyununda da bahsi geçen bitkidir.
devamını gör...
iltifata iltifatla karşılık vermek
görgüsüzlükmüş. teşekkür edilip geçilmeliymiş. zorlayıp benim gibi batabilirsiniz zira:
+lucyia gözlerin çok güzel, ne renk?
-(utandı) sağ ol, o senin gözlerinin renginin güzelliği
+?!?!?!?!?
+lucyia gözlerin çok güzel, ne renk?
-(utandı) sağ ol, o senin gözlerinin renginin güzelliği
+?!?!?!?!?
devamını gör...
bir tanrıya inanmadan kutsal kitapları okumak
kutsal kitapları okuduktan sonra bir tanrıya inanmayan kişi olması lazım. *
devamını gör...
atalay kırbancıoğlu
güzel yazıları ve verdiği bilgiler ile sözlüğü okunur kılan kafa sözlük yazarlarından biridir. #345409 numaralı tanımındaki yorumu takdir edilesidir.
devamını gör...
yazarların huzurlu hissettiği zamanlar
sınavlar bittikten sonra bütün notları, kitapları yırtıp attıktan sonra tüm kitaplığı düzenlemek. ardından da bir silip, süpürmece toz almaca sonra ılık bir duş...
tüm bunların üstüne de bir kahve. işte bu.
tüm bunların üstüne de bir kahve. işte bu.
devamını gör...
en saçma terk edilme sebepleri
universite tercih zamanı onunla aynı şehiri yazmadım diye ayrılmıştı.
ankara gibi bir şehirde üniversite okumak varken sırf onun puanı yetti diye bitlis' de niye okuyayım?
bu nedenden ayrılan, bitlis'de kıçı kırık bir sebepten de ayrılırdı. tercih yapıp gitseydim ve ayrılsaydık, şehir efsanesi gibi bitlis'in ortasında beş minare gibi kalakalırdım.
bitlis’te beş minare, beri gelme whisper beri gelme.
yüreğim dolu değil artık yare, beri git oğlan beri git.
ankara gibi bir şehirde üniversite okumak varken sırf onun puanı yetti diye bitlis' de niye okuyayım?
bu nedenden ayrılan, bitlis'de kıçı kırık bir sebepten de ayrılırdı. tercih yapıp gitseydim ve ayrılsaydık, şehir efsanesi gibi bitlis'in ortasında beş minare gibi kalakalırdım.
bitlis’te beş minare, beri gelme whisper beri gelme.
yüreğim dolu değil artık yare, beri git oğlan beri git.
devamını gör...
yüzüklerin efendisi'nde geçen efsane sözler
devamını gör...
tek başına mutlu olabilen insan
kendi kendine yetebilen insandır.
her anlamda.
her anlamda.
devamını gör...
kafa sözlük
an itibariyle sol frame'de
(bkz: kadınların ilk baktığınız yeri)
(bkz: feridün düzağaç şarkıları)
kafa sözlükte hiç kız olmaması
sözlük kızlarının ojeleri
başlıklarının olduğu sözlüktür. benim buraya gelme sebebim entelektüel şeyleri paylaşmaktı. başlarda böyle gitse de bunların hiç değer görmediğini görünce içim bir burkulmadı değil. ekşiye laf atarlar bir de. ekşide kişisel bir deneyim paylaşıldığında ağır bir şekilde destek alır.
kafa sözlük bitecek mi ?
bitecek!
bilgi içerikli başlıklar değer görmüyor. dolayısıyla insanlar da değer ve ilgi görmek istiyor. okuyan kesim de değer görmediğini gördükçe kaçacaktır.
(bkz: kadınların ilk baktığınız yeri)
(bkz: feridün düzağaç şarkıları)
kafa sözlükte hiç kız olmaması
sözlük kızlarının ojeleri
başlıklarının olduğu sözlüktür. benim buraya gelme sebebim entelektüel şeyleri paylaşmaktı. başlarda böyle gitse de bunların hiç değer görmediğini görünce içim bir burkulmadı değil. ekşiye laf atarlar bir de. ekşide kişisel bir deneyim paylaşıldığında ağır bir şekilde destek alır.
kafa sözlük bitecek mi ?
bitecek!
bilgi içerikli başlıklar değer görmüyor. dolayısıyla insanlar da değer ve ilgi görmek istiyor. okuyan kesim de değer görmediğini gördükçe kaçacaktır.
devamını gör...
çok şey yapmak isteyip hiçbir şey yapamamak
günümüzde çoğu insan bu dertten muzdarip. zaman bizi tembelleştirdi sanırım. istiyoruz, istiyoruz ve istiyoruz. ancak nedense yeteri kadar çaba göstermiyoruz. en kolay yolu seçiyoruz her zaman. biraz zoru görünce neyse bi dursun şimdilik deyip sıvışıveriyoruz. oysa ne güzel demiş sezen aksu: ne söylesen, ne beklesen / yaradandan ya da kaderinden / ele geçmez istediğin / uğruna savaş vermediysen... savaşmayı unutmuşuz biz.
devamını gör...
kadınların akşam tek başına yürüyüşe çıkamaması
bugün iliklerime kadar hissettiğim duygudur. saat çok geç değil, yürüdüğüm yolun kalabalığa yakın olmasına dikkat ediyorum. bir şey olursa sesim hızlı duyulsun diye. yanıma biber gazı almadım diye üzülüyorum. neden peki? neden ben kafam esince yürüyüşe, nerden yürüdüğüme nasıl yürüdüğüme dikkat etmeden çıkamıyorum. neden ben çıkmadan önce evdekilere haber verip ne giydiğime dikkat etmelerini istiyorum. ne giydiğim önemli çünkü olurda eve dönemezsem yol kenarında ki cesetin ben olduğumu anlasınlar diye. psikopatça düşünüyorum bunları çünkü bunları tek düşünen ben olmadığım için. ben yürüyüşe ölme taciz, tecavüz edilme ihtimalini düşünerek çıkıyorum, ben yanımda araba yavaşladığında korkudan titreyerek telefonumu sıkıyorum, ben yürürken sürekli arkama dönüyorum olurda takip ediliyorsam farkına varıp hızlanayım diye. ben niye bunu yaşıyorum, çok mu korkağım, çok mu stres yapıyorum, çok mu etkileniyorum gündemden. ben niye böyleyim biliyor musunuz, çünkü bana değebilecek ellerin korktuğu bir adalet yok. çünkü bu ülkede hayalleri alınıp yerine adalet bile konulamamış onlarca kadın, çocuk var. bana bir saatlik bir yürüyüşte bile bunu hissettiren bir sistem var.
devamını gör...
umre
suudi arabistanın önemli gelir kapılarından ikincisi. insanlarımız gitmeye ve pis araplara para kazandırmaya ne yazık ki devam edecekler. petrol bitince ne olacak diyenler görün buraları işte.
devamını gör...
1984
hayvan çiftliği ile beraber george orwell'in kült kitabıdır. yazarın geleceğe yönelik kurguladığı bir kabustur adeta. insanların kişiliklerinin, daha doğrusu 'birey'in yok edildiği, onun yerine alabildiğine baskıcı, totaliter bir rejim dahilinde, 'parti'ye bağlı robotlaşmış 'yoldaş'ların yaratıldığı bir dünyada geçmektedir. birçok yönüyle günümüze de uyarlanabilecek, tüm zamanların eseridir.
devamını gör...
hayatın sorgulandığı en ilginç yer
kedinin tuvaletini temizlerken yapılandır. bir de uzaktan izler işin bitince de hortlak görmüş gibi kaçar?
devamını gör...
solakan-i hassa
bilinen adıyla "solaklar". osmanlı da yeniçeri ortalarının 60-61-62 ve 63. ortalarına verilen isim. isimlerinden de anlaşılacağı üzere sol elleri kullandıkları için bu isimle anılmışlardır. seferde padişahın sol tarafında görev yaparlardı. solaklar padişahın bindiği atın sağında giderler.
saygısızlık işareti olan, padişahı sırtlarını dönmemek için ok ve yayı kullanırken sol elleriyle hareket ederlerdi. solaklar padişahın gezilerinde ellerinde ok ve yayları çekilmiş vaziyette padişahın önünde ve yanında yürürlerdi. savaşta ise solakların en yüksek rütbeli olanlarından 12 tanesi padişahın atının yularlarından tutar ve geri kalan 400 solak da bir çember oluştururdu.
savaş esnasında solaklar padişahın yanına silahtar, çuhadar gibi özel hizmetçileri dahi yaklaştırmazlardı. solaklar silahlarını padişahlarla birlikte saraydan dışarı çıktıklarında taşırlardı ancak 1492 yılında ıı. beyazıt'a bir suikast girişiminden sonra sarayda da silah taşımaya başlamışlardı. kaynak
saygısızlık işareti olan, padişahı sırtlarını dönmemek için ok ve yayı kullanırken sol elleriyle hareket ederlerdi. solaklar padişahın gezilerinde ellerinde ok ve yayları çekilmiş vaziyette padişahın önünde ve yanında yürürlerdi. savaşta ise solakların en yüksek rütbeli olanlarından 12 tanesi padişahın atının yularlarından tutar ve geri kalan 400 solak da bir çember oluştururdu.
savaş esnasında solaklar padişahın yanına silahtar, çuhadar gibi özel hizmetçileri dahi yaklaştırmazlardı. solaklar silahlarını padişahlarla birlikte saraydan dışarı çıktıklarında taşırlardı ancak 1492 yılında ıı. beyazıt'a bir suikast girişiminden sonra sarayda da silah taşımaya başlamışlardı. kaynak
devamını gör...

