benimki hata veriyor bir açıp kapatabilir miyiz?
devamını gör...

evet özellikle son 4 senede bu tür iyice artış gösterdi. genelde gençler ve uslupları bakışları insanı tahrik eder nitelikte.

hani kimlik soruyolar al diyoruz, yetkisini sorgulamıyoruz falan ama inatla seni tahrik etmeye çalışmaları bak akıllı ol takarım kelepçeyi gibisinden lafları artık baymaya başladı. bir düğme kamerası falan alıp bu tipleri ifşa etmeyi ciddi ciddi düşünmeye başladım.

sırf böyle insanlıktan nasibini alamamış tipler yüzünden işini hakkaniyetle yapmaya çalışan birçok polisimize kötü gözle bakılabiliyor.
devamını gör...

pink floyd'un 1977 çıkışlı progresif rock stüdyo albümüdür. 42 dakikalık bir albümdür. spotify linki

albümdeki şarkılar sırasıyla;
(bkz: pigs on the wing (part one))
(bkz: dogs)
(bkz: pigs (three different ones))
(bkz: sheep)
(bkz: pigs on the wing (part two))

albümdeki "dogs" isimli parçanın orijinal adı "you gotta be crazy", "sheep"in orijinal adı ise "raving and drooling"dir.

grupta sürtüşmelerin başladığı zamanlarda çıkan bir albümdür. albümdeki beş şarkıdan dördü roger waters tarafından yazılmıştır. roger, tüm albümü kafasında kurgular ve gruba "bakın beyler, böyle bi albüm yapıyorum siz de bana uyun" der. albümün vokalini de roger yapar. sadece david gilmour dogs parçasında vokallik yapar, aynı zamanda dogs "sadece" roger'ın yazmadığı tek şarkıdır.

bu albüm diğer albümlerle karşılaştırıldığı zaman müzikal anlamda daha altta kaldığı bellidir. özellikle division bell albümünü dinleyip bunu fark edebilirsiniz. ama yine de hakkını yememek lazım cillop gibi albüm olmuş. grup üyeleri albüme müzikal anlamda bir şeyler katmış. david abimiz yine güzel sololar tükürmüş. animals albümü her ne kadar diğer albümlere nazaran daha çok sözlerle bir şeyler anlatsa da tamamen sözlerden oluşan bir albüm olmamış.

çoğu kişi george orwell'ın hayvan çiftliği'nden esinlenilmiş bir albüm olduğunu söyler. fakat bana göre öyle değildir. kitabı okuyanlar bilir ki orwell komünist sistemini ve sovyet rusyasını eleştirir. pink floyd ise bu albümde kapitalist sistemi ve modern insan tiplerini eleştirir. tek benzer yanları ikisinin de anlatmak istedikleri şeyler için hayvanları sembol olarak kullanmasıdır.

albüm toplumun bir çok konusuna değinip çeşitli eleştiriler yapar. antikapitalist söylemleri olan bir albümdür. bir arkadaşımın tanımına göre günümüzün manifestosudur.

bu albümle topluma "uyanın alooo, bunlar etinizi kemiğinizi sömürüyor" uyarısını yapmışlardır.

bu albümde roger waters'a göre insanlar üç gruba ayrılır. köpekler, koyunlar ve domuzlar.

köpekler, sistemin muhafızlarıdır. daha güçlü ve zengin kişilerin yandaşıdır. sırf daha fazla güç, para ve mal için çevresindeki herkesi sırtından bıçaklayabilir. aç gözlülükten gözü dönmüş, her zaman daha fazlasını isteyip elindekiyle yetinmeyen kesimdir.

domuzlar, albümünde kapağında da bulunan hayvandır. otoritedir. iktidarı simgeler. alt tabakayı sömürür.

koyunlar, hiç ses çıkarmadan köpekler ve domuzlar tarafından sömürülen fakir ve cahil halktır.*
albümde geçene göre bizler de koyunuzdur ve bu sömürüye boyun eğeriz. basit yaşamlarımız vardır. yönetilmeye ihtiyaç duyarız.

bence pink floyd'un diğer albümleri (bkz: the dark side of the moon) (bkz: wish you were here) (bkz: the wall) kadar iyidir. değer görmemesinin asıl nedeninin bu albümlerden sonra çıkmış olduğunu düşünüyorum. eğer insanlar uzun uzun bu albümleri dinleyip sindirseydi ve daha sonra "animals" çıksaydı eminim ki diğerleri kadar hak ettiği değeri görürdü.

albüm kapağında, daha sonradan konserlerde seyircilerin üzerinde uçacak ve adı algie olacak olan domuz, 1930'larda inşa edilmiş ve terk edilmiş olan londra battersea elektrik santrali'nin iki bacasının arasında uçarken bulunur.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


roger waters'a göre bu domuz "umudu" simgelemekteymiş.

kapak fotoğrafı için santralin etrafına on bir farklı fotoğrafçı yerleştirildi ve yapılan çekimler üç gün sürdü. ilk gün domuzun teknik sorunlarla uçamaması nedeniyle havanın güzel ve uygun olmasına rağmen çekim yapılamadı. bir gün daha çekimler yapmak istedi. ikinci gün herkes yerini aldı. domuzun şişirilmesi tamamlandı ve domuz artık uçuyordu.

uçan domuz santralin iki bacasının arasına iplerle bağlanarak konumlandırıldı. bu sefer de fotoğrafçı ekibi yeteri kadar fotoğraf çekmeden domuz bağlı olduğu halatlardan kurtularak havada uçmaya başladı. domuzun heatrow havaalanına doğru ilerlediği fark edildi. ertesi günün gazetelerinde bazı pilotların havada uçan bir domuz gördüğünden şüphelendiği haberleri vardı. en sonunda domuz bir tarlaya düştü. bu olayın albüm tanıtımına etkisi olduğundan bahsedilir.

tarlaya düşen domuz bulundu ve tamir edildi. üçüncü gün tekrar çekimler yapıldı. bu kez paraya kıyıp çekim için özel helikopter de hazırlamışlardı. bugünün fotoğrafları gayet iyidi.

en sonunda tüm fotoğraflar biraz biraz birleştirilerek albümde gördüğümüz fotoğraflar ortaya çıkmış oldu. üçüncü gün uçan domuz ve birinci günün arka planıyla günümüzdeki albüm kapağı ortaya çıkmış oldu.


nick mason'nın en sevdiği pink floyd albümüymüş. ama konserlerde çalmak bir türlü kısmet olmamış adama. albüm çıktıktan sonra gruptan ayrılmış. roger gruptan ayrılınca da geri dönmüş. tabii o zaman kadar animals bir the dark side of the moon veya bir the wall kadar tutmadığı için pink floyd konserlerinde çalmayı tercih etmemiş. hep klasik parçaları çalmışlar. (bkz: time) (bkz: the great gig in the sky) (bkz: another brick in the wall) (bkz: hey you) (bkz: comfortably numb)
devamını gör...

insanların yolda yürürken yapmaktan zevk aldıkları o kadar çok şey var ki. sadece şunu söylemek istiyorum, sizi küçük ve ezik gösterecek yakışmayan hareketler yapmayın. çoğu insanın küfürüne ve kötü konuşmalarına maruz kaldığınızı bir anlayın lütfen.
devamını gör...

dövüş sporları ile ilgilendiğini tahmin ettiğim sözlüğe girdiği saniye moderatörlük almış bir yazarımız.
devamını gör...

kaybetmekten başka bir kaderleri olmamasıdır.
devamını gör...

caaağnım vişne.. güzel enerjisi ve yazdıklarıyla insanı kendine çekmeyi başaran bir yazar arkadaşım. bir de çok güzel oje koleksiyonu var. hep mutlu olsun, kalemi daim olsun efenim..
devamını gör...

moda

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

üzüldüm, çok sevdiğim bir yazardı. arada iki kelam ederdik, bir tanım hakkında birkaç kelime edip sonra birbirimize naifçe iyi dileklerde bulunduğumuz kısa sohbetlerimiz dışında bir zararını görmedim. uzuuuun emek dolu tanımlarını severdim ve o da devamlı benim üşengeç hazır cevap kısa tanımlarımı beğenirdi. ağa belli paşa belli, uzaklaştırmış yönetim karar almış saygı duyarım. ama naçizane fikrim olarak yani burada yazarlar ne kadar anonimliği tercih ediyor ise bunu özgürlük olarak görüyor ise sözlük de az anonimleşmeli. yani bireysel çatışmalar konular bu kadar göze sokulmamalı. sözlük bir bireyselleşmekten ziyade daha yapısal bir oluşum imajına sahip olmalı. sevgili yazar bir şeye kızmış, milleti galeyana getirmiş onlarda uzaklaşmış falan bana saçma geliyor. yahu zaten birinin organize olmasıyla buradan uzaklaşacak insan gitsin zaten alüminyum! burası birey olma lüksümüzün reel dünyada dışa vuramadığımız safra kısmı, bu yüzden keyifli. özleyeceğim kendisini...
devamını gör...

çekilin mekanın sahibi yazar gelmiş.

an itibariyle benim için 23 nisan şuandan itibaren başlıyor. çocuklar gibi şeniim.

ah uykusuz kahve, benim gelişiyle neşe saçan kahveli kekim*
devamını gör...

hediye çeki isteyen donanım haber oluculerinin sözlüğe çökmeleri olayı.
devamını gör...

gürcistandan türkiyeye girerken yazılıdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"mavi gözlü dev" lakabı ile bilinen usta şairdir.
devamını gör...

anıları yaşamışsındır bir şekilde yazabilirsin . ama kurgu çok önemlidir. özellikle hiç bulunmadığın bir ortamı doğru tespitlerle kurgulamak çok büyük bir yazar işidir. o yüzden şu ana kadar komedide en iyisi sanırım gülse . tebrik ediyorum.
devamını gör...

insanı şimdiye kadar farketmediği için şaşırtan güzel özelliklerdir.

mesela yazar etiketlemeyi az önce farkettim. örnek: (@balkoninsani)

@balkoninsani yazısını parantez içine alıyorsunuz, hokus pokus, etiketlendi.
devamını gör...

yalnızlıktan sıkıldıkça arada bir gelen istek. fakat insan o kadar alışıyor ki tek başınalığa, bu düşünceden anında vazgeçiveriyor.
devamını gör...

tanımlarını okumaktan keyif aldığım sayın firavunum tutankamonun laneti hanımefendinin yayını olacağı için en ön sıralardaki yerimi alacağım yayındır. diğer katılımcılara şöyle bir baktım da ekip şahaneymiş. konu da enteresanmış.

allah'ım! n'olur başlasın bir an önce. n'olur allah'ım!
devamını gör...

trabzon'da, içinde bölgenin en büyük cezaevinin bulunduğu mahallenin adı.
cezaevi ile ilgili ne fıkrada bulundum paylaşmak isterim.
bir arkadaşın erkek arkadaşı ile tanıştım.
arkadaş beni tanıtıyor
-bak canım bu hanım da trabzonlu
adam
-çok severim ben trabzonlular'ı
ben
-öyle mi?
adam
-6 ay trabzonda kaldım ben
ben
-neresinde?
adam
-cezaevi
ben
-bende o mahallenin biraz yukarısında oturdum, gittiniz mi hiç yukarılara?
adam
-yok ben cezaevinde yattım, orda tanıdım trabzonlu
şaşkın ben
-hadi ya
adamın dünya umurumda değil
-şu an da şartlı tahliye edildim
bir şey diyemedim.
ben cezaevi mahallesi sandım, adam mahkummuş, cezaevinde kalmış. yüzüne karşı gülemedim, allah bilir ne yaptı, başıma bela almak istemedim.
ordan çıkar çıkmaz kızkardeşimi aradım baya baya güldük.
devamını gör...

daha başlığı yazarken fenalık geçirdim. ben artık sözlükte gezinirken geldiğim ilk günden daha yabancı hissediyorum. takip ettiğim yazarlara bile bakamıyorum dünden beri...
n'olur eski haline dönsün. çok daralıyorum gündüz moduna aldım yine de daralıyorum.
offff!!!
bastığım her yerden bir şey fışkırıyor. bana ne kim aktif? ben tanım okumak istiyorum. *
devamını gör...

bir grup organize olmuş yazarın, moralin bozukken mastürbasyon yapmak ve diğer cinsel içerikli başlıkları provoke etmesinden ötürü geçici olarak alınmış bir önlemdir.
siz silindiği için göremiyor olabilirsiniz, lakin bu tarz başlıklara girilen tanımları görseniz bize hak verebilirsiniz.
istiyorlar ki bu tür başlıklar en üstte kalsın, gündeme sokalım. burada hep seks konuşulsun, insanlar burayı hep seks bilsin.

esası çok basit, marka karalama amacındalar ve organizeler.
sizlerden bu konuda anlayış bekliyorum canım yazarlarım.

yoksa mastürbasyon da su içmek kadar doğaldır gözümüzde.
ne ayıptır, ne de sorundur.
ihtiyaçtır, hepimizin de yaptığıdır. *
devamını gör...

Normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
portakal radyo & dergi renk modu sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan puan tablosu sıkça sorulan sorular yönetim kadrosu istatistikler iletişim