sözlük yazarlarının en büyük günahı
biri de çıkıp zina diyememiş.
devamını gör...
üç kelimede türkiye
(bkz: bermuda şeytan üçgeni)
devamını gör...
lahmacunu maydanozla yiyen varoş
keşke insanlar bu tarz konularda fikirlerini daha sık beyan etseler ve yüksek sesle sürekli dile getirseler de biz de takıldığımız, arkadaş/sevgili olduğumuz tiplerin dişimizdeki maydanoza bakarak bizi yargılayan bir az gelişmiş insan modeli olduğunu hemen anlayıp ilişkimizi kesebilsek.
devamını gör...
normal sözlük’ün ilk 2000 site içerisine girmesi
osmanlı beyliği gibi, otoritenin kaybolduğu sözlük diyarında akıllı fetih politikaları ile imparatorluğa yükselebilir.
tavsiyelerim ankara savaşına (diğer sözlüklerle savaş) girmesinler. yeniçerilere (moderatör ve yetkililer) dikkat etsinler. ilim bilim ve fenden uzaklaşmasınlar. akıncılara ve uç beylerine (beklentisiz gönüllü yazarlar) önem versinler küstürmesinler.
tavsiyelerim ankara savaşına (diğer sözlüklerle savaş) girmesinler. yeniçerilere (moderatör ve yetkililer) dikkat etsinler. ilim bilim ve fenden uzaklaşmasınlar. akıncılara ve uç beylerine (beklentisiz gönüllü yazarlar) önem versinler küstürmesinler.
devamını gör...
kadınların iyi erkek yerine kötü erkek tercih etmesi
her kadın cinayeti, şiddeti sonrası bu tarz başlıkları hortlatmanız midemi bulandırıyor. artık alıyorum sazı elime, çünkü katlanamıyorum zihniyetinize. (çoook uzun bir yazı olacak.)
biz daha ne yapabiliriz bu kadınların kendilerini bile isteye dövdürtmediklerine, öldürtmediklerine sizi ikna edebilmek için?! hadi bir de başka perspektif deneyelim. belki dibini sıyırdığınız 3 iqnuzun ucundan kıyısından tutunur ve anlaşılır bu gerçek...
anneleri öldürülen çocukların, olay yerinde bırakmak zorunda kaldıkları "çocuklukları..." hiç mi içinizi sızlamıyor mesela o çocuklara. annesi gözlerinin önünde katledilen bir kız çocuğumuz vardı hatırlarsınız belki (vicdanınız kuruduğu için emin olamıyorum hatırlayacağınıza da çünkü siz "o da öyle yapmasaymış" tayfasından olduğunuz için unutup geçmiş olmanız da muhtemel) o kız çocuğu da babasını kendi mi seçti? o kız çocuğu bu travmaya rağmen büyüyecek, okuyacak, ona acısı sebebiyle destek olacaklar bir şekilde hayata tutunacak. sen ben unutacağız ama o çocuk bunu unutacak mı sanıyorsunuz? şimdi o kız çocuğu eğer annesi gözleri önünde katledilmeseydi kimse tarafından sahip çıkılmayacak, her gün devam eden şiddet sebebiyle travmaları katlana katlana boynuna yük olarak binecek ve bundan 10 yıl sonra onun belki de kurban edildiği bir twitter videosunu burada duyuruyor lanetler ediyor olacaktık. şimdi o kız çocuğu annesi gözleri önünde öldürüldüğü için korumaya alındı ve tedavi edilecek yaraları sarılacak umuyorum ki aynı kaderi bu sayede annesi sayesinde hayatına çekmeyecek. şimdi bu kız çocuğuna şanslı diyebilir miyiz he ne dersiniz? annesinin katledilmesi sayesinde travmaları onarılmaya çalışıldı ve o bir şekilde artık bunun gerçekliği olmaması gerektiğinin farkında. bildiği tek şey erkeklerin kadınları dövüyor, öldürüyor olması değil. normalleştirmeyecek bunu tabii yaşadığı travmayı onarabilirse o da. o kız çocuğundan kim sağlıklı ilişkiler kurmasını bekleyebilir ki? o küçük kız çocuğunu büyüyüp genç bir kadın olduğunda da eğer yaraları onarılmasaydı şiddeti normal sanmaya ses çıkarmamaya devam ediyor olsaydı kim suçlayabilirdi?
işte kendilerini öldürtmekle suçladığınız o kadınların geçmişlerinde twitter sayesinde şahit olmadığınız daha nice şiddet olayı var bir bilseniz! türkiyede aile içi şiddetin ne kadar normalleştiğinin farkında değilmiş gibi yapıp iyice adileşmeyin gözümde. bir de sanki hayatlarınız boyunca hiçbir kadını aşağılamamış, farkında olarak ya da olmayarak psikolojik şiddet uygulamamış gibi burada gelip kadınları kendilerini öldürtmekle suçlayamazsınız. hanginizin sicili, vicdanı pürü pak? hadi hodri meydan bir taneniz bile çıkamaz bu coğrafyadan hiçbir vukuatım yok diye. ergenliğinizi de biliyoruz sizin rezil herifler!
yetişkin bir kadın özgürce cesur bir fotoğraf paylaşsa altına üşüşüyorsunuz hemen "babanın bundan haberi var mı?" diye. neden çünkü baba cezalandıran bir figür, öyle yerleşmiş kafatascı zihinlerinize. halbuki babası abisi mi sahip çıkacak erişkin bir kadının bedenine, hayatına!
size şaşırtıcı bir şey daha söyleyeyim kendilerini öldürtmekle itham ettiğiniz o kadınlar o hayvanları babalarından, abilerinden gördüğü fiziksel ve psikolojik şiddet sebebiyle seçiyor. görüyor musunuz suçlu yine bir erkek çıktı, bakın şu işe? gel ağla şimdi onu da bir kadın yetiştirdi diye tüküreyim suratına 10milyon cümlelik yazımda hiç mi bir halt anlamadın diye.
bakın hergün kadın dediğin erkeğine bakacak, erkek öfkeliyse diğer odaya geçecek, kahkaha atmayacak, açık giyinmeyecek ki erkek tahrik olmasın vs diye bir ton laf duyuyoruz. sen ben gözümüz açık bir şekilde farkındayız değerimizin ama ülke kadınlarının büyük bir çoğunluğu eğitimlisinden eğitimsizine hiç sekmeden erkektir yapar kabulunde hala. toplum baskısı, o bu şu ne der korkusu, geçmişinde gördüğü şiddetle normali bu zannetmesi, sağlıklı psikolojiye sahip olmamaları. daha ne anlatayım size algılamanız için, ne örnek vereyim şaşırdım kaldım...
kendinizi eğitiyor musunuz, eve mi kapatıyorsunuz, psikolojiniz mi bozuluyor tedavi mi oluyorsunuz ne halt ediyorsanız edeceksiniz öldürmemeyi, zarar vermemeyi öğreneceksiniz!
hayatıma bu tip adamları çekiyorum diyen cağnım kadınlara sesleniyorum;
1. ortalıkta zaten normal bir insan, bir erkek yok. bir elin parmaklarını geçmez.
2. lütfen bir şekilde psikolojik destek terapi alın, çünkü bu normal değil. kabul etmeyin kabalığı, nezaketsizliği, şiddeti, küfrü. bugün bir kereden bir şey olmaz dersiniz ya da sadece el kaldırdı devamını getirmedi dersiniz ama havada duran o el emin olun yarın suratınıza inecektir! çiçeklerim vallahi başka bir hali var, aramızda az da olsa normal beyefendi insanlar var. kendinize reva görmeyin şiddeti, hakareti. maddi durumunuz yoksa özelden yazın, devlet kurumlarında bir şekilde sizlere destek olacak ücretsiz yerler bulunur. belediyelerde, üniversitelerde çok nadir de olsa ücretsiz danışmanlıklar var. destek olabilecekler, fikri olanlar da yazabilir yeter ki yardımımız olsun.
not: şu an normal ve kendini eğitebilmiş beyleri tenzih ediyorum lütfen üzerinize alınmayın. sizlerin bizlere destek olduğunuzun ve bütün bu adiliği her ne kadar suçlu olmasanız dahi utançla karşıladığınızın farkındayız. eleştirim eminim ki doğru kişilere sirayet edecektir ve umuyorum ki bir başka perspektif yaratırım da vazgeçerler her olayda yalnızca ve öncelikle katillerle empati yapma sevdasından!
biz daha ne yapabiliriz bu kadınların kendilerini bile isteye dövdürtmediklerine, öldürtmediklerine sizi ikna edebilmek için?! hadi bir de başka perspektif deneyelim. belki dibini sıyırdığınız 3 iqnuzun ucundan kıyısından tutunur ve anlaşılır bu gerçek...
anneleri öldürülen çocukların, olay yerinde bırakmak zorunda kaldıkları "çocuklukları..." hiç mi içinizi sızlamıyor mesela o çocuklara. annesi gözlerinin önünde katledilen bir kız çocuğumuz vardı hatırlarsınız belki (vicdanınız kuruduğu için emin olamıyorum hatırlayacağınıza da çünkü siz "o da öyle yapmasaymış" tayfasından olduğunuz için unutup geçmiş olmanız da muhtemel) o kız çocuğu da babasını kendi mi seçti? o kız çocuğu bu travmaya rağmen büyüyecek, okuyacak, ona acısı sebebiyle destek olacaklar bir şekilde hayata tutunacak. sen ben unutacağız ama o çocuk bunu unutacak mı sanıyorsunuz? şimdi o kız çocuğu eğer annesi gözleri önünde katledilmeseydi kimse tarafından sahip çıkılmayacak, her gün devam eden şiddet sebebiyle travmaları katlana katlana boynuna yük olarak binecek ve bundan 10 yıl sonra onun belki de kurban edildiği bir twitter videosunu burada duyuruyor lanetler ediyor olacaktık. şimdi o kız çocuğu annesi gözleri önünde öldürüldüğü için korumaya alındı ve tedavi edilecek yaraları sarılacak umuyorum ki aynı kaderi bu sayede annesi sayesinde hayatına çekmeyecek. şimdi bu kız çocuğuna şanslı diyebilir miyiz he ne dersiniz? annesinin katledilmesi sayesinde travmaları onarılmaya çalışıldı ve o bir şekilde artık bunun gerçekliği olmaması gerektiğinin farkında. bildiği tek şey erkeklerin kadınları dövüyor, öldürüyor olması değil. normalleştirmeyecek bunu tabii yaşadığı travmayı onarabilirse o da. o kız çocuğundan kim sağlıklı ilişkiler kurmasını bekleyebilir ki? o küçük kız çocuğunu büyüyüp genç bir kadın olduğunda da eğer yaraları onarılmasaydı şiddeti normal sanmaya ses çıkarmamaya devam ediyor olsaydı kim suçlayabilirdi?
işte kendilerini öldürtmekle suçladığınız o kadınların geçmişlerinde twitter sayesinde şahit olmadığınız daha nice şiddet olayı var bir bilseniz! türkiyede aile içi şiddetin ne kadar normalleştiğinin farkında değilmiş gibi yapıp iyice adileşmeyin gözümde. bir de sanki hayatlarınız boyunca hiçbir kadını aşağılamamış, farkında olarak ya da olmayarak psikolojik şiddet uygulamamış gibi burada gelip kadınları kendilerini öldürtmekle suçlayamazsınız. hanginizin sicili, vicdanı pürü pak? hadi hodri meydan bir taneniz bile çıkamaz bu coğrafyadan hiçbir vukuatım yok diye. ergenliğinizi de biliyoruz sizin rezil herifler!
yetişkin bir kadın özgürce cesur bir fotoğraf paylaşsa altına üşüşüyorsunuz hemen "babanın bundan haberi var mı?" diye. neden çünkü baba cezalandıran bir figür, öyle yerleşmiş kafatascı zihinlerinize. halbuki babası abisi mi sahip çıkacak erişkin bir kadının bedenine, hayatına!
size şaşırtıcı bir şey daha söyleyeyim kendilerini öldürtmekle itham ettiğiniz o kadınlar o hayvanları babalarından, abilerinden gördüğü fiziksel ve psikolojik şiddet sebebiyle seçiyor. görüyor musunuz suçlu yine bir erkek çıktı, bakın şu işe? gel ağla şimdi onu da bir kadın yetiştirdi diye tüküreyim suratına 10milyon cümlelik yazımda hiç mi bir halt anlamadın diye.
bakın hergün kadın dediğin erkeğine bakacak, erkek öfkeliyse diğer odaya geçecek, kahkaha atmayacak, açık giyinmeyecek ki erkek tahrik olmasın vs diye bir ton laf duyuyoruz. sen ben gözümüz açık bir şekilde farkındayız değerimizin ama ülke kadınlarının büyük bir çoğunluğu eğitimlisinden eğitimsizine hiç sekmeden erkektir yapar kabulunde hala. toplum baskısı, o bu şu ne der korkusu, geçmişinde gördüğü şiddetle normali bu zannetmesi, sağlıklı psikolojiye sahip olmamaları. daha ne anlatayım size algılamanız için, ne örnek vereyim şaşırdım kaldım...
kendinizi eğitiyor musunuz, eve mi kapatıyorsunuz, psikolojiniz mi bozuluyor tedavi mi oluyorsunuz ne halt ediyorsanız edeceksiniz öldürmemeyi, zarar vermemeyi öğreneceksiniz!
hayatıma bu tip adamları çekiyorum diyen cağnım kadınlara sesleniyorum;
1. ortalıkta zaten normal bir insan, bir erkek yok. bir elin parmaklarını geçmez.
2. lütfen bir şekilde psikolojik destek terapi alın, çünkü bu normal değil. kabul etmeyin kabalığı, nezaketsizliği, şiddeti, küfrü. bugün bir kereden bir şey olmaz dersiniz ya da sadece el kaldırdı devamını getirmedi dersiniz ama havada duran o el emin olun yarın suratınıza inecektir! çiçeklerim vallahi başka bir hali var, aramızda az da olsa normal beyefendi insanlar var. kendinize reva görmeyin şiddeti, hakareti. maddi durumunuz yoksa özelden yazın, devlet kurumlarında bir şekilde sizlere destek olacak ücretsiz yerler bulunur. belediyelerde, üniversitelerde çok nadir de olsa ücretsiz danışmanlıklar var. destek olabilecekler, fikri olanlar da yazabilir yeter ki yardımımız olsun.
not: şu an normal ve kendini eğitebilmiş beyleri tenzih ediyorum lütfen üzerinize alınmayın. sizlerin bizlere destek olduğunuzun ve bütün bu adiliği her ne kadar suçlu olmasanız dahi utançla karşıladığınızın farkındayız. eleştirim eminim ki doğru kişilere sirayet edecektir ve umuyorum ki bir başka perspektif yaratırım da vazgeçerler her olayda yalnızca ve öncelikle katillerle empati yapma sevdasından!
devamını gör...
diasetilmonoksim
santral sisteme geçebilen organofosfat intoksikasyonu tedavisinde kullanılan kolinesteraz reaktivatörüdür.
devamını gör...
ülkenin geri kalmışlık belirtileri
vasat insanların yüceltilmesi, donanımlı insanların süründürülmesi.
her an başıma her şey gelebilir, bok yoluna gidebilirim hissi.
her an başıma her şey gelebilir, bok yoluna gidebilirim hissi.
devamını gör...
ötanazi kilisesi
kendilerini türler arası dengeyi sağlamaya adayan ve bunu sağlamak için dört ilkeye sadık kalan (kar amacı gütmeyen)kilise.
kilisenin ilk ve en önemli kuralı “ürememek”tir. diğer dört ilkeye gelecek olursak bunlar intihar, kürtaj, yamyamlık ( sadece daha önce ölmüş kişiler için geçerlidir) ve sodomi (üreme amacı taşımayan cinsel aktivite)*dir.
ayrıca kilisenin yeminli binlerce üyesi ve destekçisi bulunuyor. *
kilisenin ilk ve en önemli kuralı “ürememek”tir. diğer dört ilkeye gelecek olursak bunlar intihar, kürtaj, yamyamlık ( sadece daha önce ölmüş kişiler için geçerlidir) ve sodomi (üreme amacı taşımayan cinsel aktivite)*dir.
ayrıca kilisenin yeminli binlerce üyesi ve destekçisi bulunuyor. *
devamını gör...
bir hayal kur tüm sözlük mutlu olsun
çocuk olmak şuanki hayalim. cemal süreya'nın sözleri de gelsin katılsın o zaman hayalime:
"çocuk olsam yeniden... bir tek düştüğüm için acısa içim, ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece."
evet küçücük bir çocuk olsam yeniden ne güzel olurdu.
"çocuk olsam yeniden... bir tek düştüğüm için acısa içim, ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece."
evet küçücük bir çocuk olsam yeniden ne güzel olurdu.
devamını gör...
nörüyon
ne yapıyorsun kelimesinin en çirkin şekilde söylenişi.
kayseri’ye özgüdür.
kayseri’ye özgüdür.
devamını gör...
zafere hücum
ikinci kez biraz önce izlediğim harika formula 1 filmi.
dünya şampiyonu niki lauda ile hırslı, çapkın, yakışıklı james hunt arasındaki rekabet ve dünya şampiyonası rekabetini konu alan biyografik bir film.
kötü hava koşulları nedeniyle yarışın ertelenmesini savunan niki lauda kışkırtılarak yarışa dahil ediliyor ve o yarışta ciddi bir kaza geçirerek vücudunun çok büyük bir kısmı yanıyor.
kazadan önce açık ara önde olan ancak tedavisi gereği uzun süre yarışlara katılamadığı için puan olarak çok yaklaşan james huntla son yarış için elinden gelenin fazlasını yaparak hastaneden çıkıyor.
ancak hava şartlarının tekrar çok kötü gitmesiyle yarışın ortasında hayatını riske atmayarak yarışı bırakıyor ve james hunt kariyerindeki ilk dünya şampiyonluğunu alıyor.
özellikle son kısmı çok duygusal olan bu filmi sonunu bildiğim halde tekrar duygulandırmssı filmin güzelliğini bir kez daha ortaya koyduğunu düşünüyorum.
formula 1 severler için çerez gibi olacak filmi izlemeniz tavsiye olunur.
keyifli seyirler.
dünya şampiyonu niki lauda ile hırslı, çapkın, yakışıklı james hunt arasındaki rekabet ve dünya şampiyonası rekabetini konu alan biyografik bir film.
kötü hava koşulları nedeniyle yarışın ertelenmesini savunan niki lauda kışkırtılarak yarışa dahil ediliyor ve o yarışta ciddi bir kaza geçirerek vücudunun çok büyük bir kısmı yanıyor.
kazadan önce açık ara önde olan ancak tedavisi gereği uzun süre yarışlara katılamadığı için puan olarak çok yaklaşan james huntla son yarış için elinden gelenin fazlasını yaparak hastaneden çıkıyor.
ancak hava şartlarının tekrar çok kötü gitmesiyle yarışın ortasında hayatını riske atmayarak yarışı bırakıyor ve james hunt kariyerindeki ilk dünya şampiyonluğunu alıyor.
özellikle son kısmı çok duygusal olan bu filmi sonunu bildiğim halde tekrar duygulandırmssı filmin güzelliğini bir kez daha ortaya koyduğunu düşünüyorum.
formula 1 severler için çerez gibi olacak filmi izlemeniz tavsiye olunur.
keyifli seyirler.
devamını gör...
kafa sözlük trollerinin aşırı yakışıklı olması
kendisine yakışıklı diyen troll hezeyanı.
devamını gör...
kısa şiirler
tırnaklarımın arasına dünya birikti
kimseye koyduğum ad da yok
ve bu gece
ilçeyken il oluveriyor yalnızlığım
küçük iskender.
kimseye koyduğum ad da yok
ve bu gece
ilçeyken il oluveriyor yalnızlığım
küçük iskender.
devamını gör...
sapyoseksüel olduğunu iddia eden kadın
görüyorum ki yazarlarımız insanların renk renk olduğunu göremiyorlar ama olsun onların renginide görmek gerek. konumuza dönecek olursak mümkündür çünkü seks bedensel bir eylem olmasına rağmen hazzı ruhanidir ve karşı tarafı harekete geçiren kişinin beyinsel işlevleri olabilir.
devamını gör...
1234567. tanım
devamını gör...
görüyorum ki çaresizliği hiç tatmamışsınız hayatınızda
beni her defasında ağlatan ve insanlığımdan utandıran cümle.
devamını gör...
akıştaki nickaltı trafiği
nickaltı girilmesine karşı değilim. hatta aksine olumlu yorumlarda motivasyonu bile artırmaktadır. ancak bazen o kadar çok nickaltı üst üste denk geliyor ki akışın ruhu kayboluyor. özellikle bunu bir meslek haline getiren yazarlarımız birazcık mola verirse iyi olacak.
devamını gör...
içine öküz oturmak
boğazın düğüm düğüm olması, başından aşağı kaynar sular dökülmesi ile aynı işlevi gören, iyi ve güzel duyguların anlık katili olan duygudur.
devamını gör...
hayatta bir kez olsun yapmak istenilen meslek
kafem olsun çok isterdim. hem de kitap-kafe. heeeeer yer kitaplarla dolu, haftada bir gece sinema günü, değişik tatlar, mükemmel müşteriler...
ama kesin batarım ben.
tanım: hayatta bir kez olsun yapmak istediğimiz meslekleri yazdığımız başlık.
ama kesin batarım ben.
tanım: hayatta bir kez olsun yapmak istediğimiz meslekleri yazdığımız başlık.
devamını gör...
