ya annen ya ben diyen eş
yanlış insanla evlendiğinizi size gösteren eştir.
devamını gör...
günaydın sözlük
güüüüüünaaaaaydıııınnn sözlük, her sabah bana günaydın diyen minnoş arkadaşım henüz uyanmadığı için halihazırda bir günaydın mesajım yok.
günaydın mesajı güzel şey sözlük, sabah gözünüz tam açılmamışken okumaya çalışıyorsunuz, yüzünüzde tatlı bir gülümseme oluşuyor.
günaydın mesajına hasret kalanlara, bir günaydın mesajıyla mutlu olanlara, günaydın demek istediği kişiye diyemeyenlere: güüüüüünaaaaaydın.
neyse ben atayım arkadaşıma bu sabah değişiklik olsun. *
günaydın mesajı güzel şey sözlük, sabah gözünüz tam açılmamışken okumaya çalışıyorsunuz, yüzünüzde tatlı bir gülümseme oluşuyor.
günaydın mesajına hasret kalanlara, bir günaydın mesajıyla mutlu olanlara, günaydın demek istediği kişiye diyemeyenlere: güüüüüünaaaaaydın.
neyse ben atayım arkadaşıma bu sabah değişiklik olsun. *
devamını gör...
insanın kendini çaresiz hissettiği anlar
kalabalıklar içinde yalnız olduğunu fark ettiğin an.
devamını gör...
toplumdan izole edilmesi gereken insanlar
insanlara hep daha kötü durumdaki toplumları örnek vererek, daha iyi olmasının önüne engel koyanlardır izole edilmesi gerekenler. ajitasyon hiçbir topluma fayda getirmemiştir. her zaman daha ileriye gitmek isteyenler kazanır.
devamını gör...
sözlük kızları günde iki litre su içmeyi unutmamalı
24 senedir sözlük yazarlığı yapıyorum böyle ağ görmedim. vallahi bravo reis. karadenizli balıkçılar halt etmiş yanında. rastgele kaptan, tekne balıkla dolsun.
devamını gör...
militarizm
militarizmin en genel tanımlarından birini avrupa tarihçisi michael howard yapmıştır: “askeri altkültüre ait değerlerin toplumun egemen değerleri olarak algılanması.” bu ifade biraz daha genişletilerek militarizm, askeri değer ve pratiklerin yüceltilmesi ve sivil alanı şekillendirmesi olarak tanımlanabilir. ancak bu şekillendirmeyi tek taraflı, öznesi belli bir ilişkiyle sınırlı görmek yanlış olacaktır. askeri darbelerde olduğu gibi bazı durumlarda ordu veya askeri kesim militaristleşme süreçlerinde doğrudan etkin bir rol oynarken birçok başka durumda militarizm, öznesi/özneleri belli olmayan, sivillerin aktif katılımı ve rızasını içeren süreçlerle yaygınlaşır. bu tespitlerden yola çıkan araştırmacılar, son yıllarda militarizmi incelerken savaşlar ve askerler kadar ‘barış’ dönemleri ve ‘sivil’ pratikleri de ciddiye almaya başlamışlardır.
devamını gör...
yazarların en sevdiği geçiştirme sözcüğü
hayırlısı ya bakalım.
devamını gör...
en sevilen film karakteri
devamını gör...
15 şubat 2021 mersin'de sokak köpeğine yapılan işkence
aynısını sizlere yapmak lazım yaratıklar.
devamını gör...
bu kadar çok eskort varken tecavüz olaylarının artma sebebi
söz konusu durumun sebebi eril egodur. yani kadınları, hayvanları kendisinden aşağı görüp onların iradesini yok saymaktan kaynaklıdır. eril egoya sahip erkeğe göre, evrendeki tüm canlılar erkek için yaratılmıştır ve o istediğine sahip olabileceğini düşünür. ona irade ve direniş gösterilmesine karşı, istediğini alabileceğini ve onları yenebileceğini hem kendine hem topluma göstererek güya "erkekliğini" pekiştirir. ama aslında erkeklik kadınlık bir yana, resmen insanlıktan çıkmıştır. en aşağı yaratık olmuştur.
devamını gör...
arch enemy
eski vokalistleri angela gossow artık grubun menajeridir. yerine alissa white gluz gelmiştir. ayrıca yine aynı dönemde jeff loomis gibi efsane bir transfer yapmışlardır ki belki de son on yılın en iyi kadrosu oluşmuştur. bu kadro ile 2014 yılında manowar'ın alt grubu olarak türkiye'de de bir konser verdiler. ancak o konserde harika performanslarına rağmen manowar'ın barzoluğu sebebiyle ciddi bir ses problemi yaşadılar. alissa ve jeff ne kadar doğru seçimler olduklarını ıspatlamıştı. mike ise belki de en verimli dönemindeydi.
daha önce angela gossow'un performansını da canlı dinlemiş biri olarak kıyaslama yapmak istemiyorum. ıki vokalist de oldukça başarılı. angela'nın sesi deforme olduğu için bırakmak zorunda kalmıştı.
michael amott − gitar, klavye, geri vokal
daniel erlandsson − bateri
sharlee d'angelo − bas gitar
alissa white-gluz − vokal
jeff loomis − gitar
daha önce angela gossow'un performansını da canlı dinlemiş biri olarak kıyaslama yapmak istemiyorum. ıki vokalist de oldukça başarılı. angela'nın sesi deforme olduğu için bırakmak zorunda kalmıştı.
michael amott − gitar, klavye, geri vokal
daniel erlandsson − bateri
sharlee d'angelo − bas gitar
alissa white-gluz − vokal
jeff loomis − gitar
devamını gör...
karşı cinste çekici gelen özellikler
öhöm öhöm sayıyorum:
- müzik zevki
-zekası
-gülüşü
-kişisel gelişimi
-ahlakı
-maaşı
-babasının maaşı
-aile serveti
-kardeş sayısının azlığı.
- müzik zevki
-zekası
-gülüşü
-kişisel gelişimi
-ahlakı
-maaşı
-babasının maaşı
-aile serveti
-kardeş sayısının azlığı.
devamını gör...
fotoğrafın hikayesi
kevin carter tarafından sudan'da çekilmiş olan, birçoğumuzun daha önce görmüş olduğu son derece trajik fotoğraf: akbaba ve küçük kız.

görselin kaynağı
kızın anne ve babası, birleşmiş milletler'e ait yiyecek dağıtılan merkezlerden birine giderken küçük kızı kısa süreliğine oraya bırakırlar. bu sırada kızın arkasına konan bir akbaba, büyük ihtimalle küçük kızı yemek niyetindedir. carter önce birkaç fotoğraf çeker ve ardından akbabayı kovalar oradan. daha sonra kızı orada bırakarak yiyecek merkezine gider.
***
fotoğraf, 1993 yılında çekildi ve the new york times adlı gazeteye verildi. ardından birçok insan, çocuğun hayatta olup olmadığını öğrenmek için gazeteyi telefon yağmuruna tuttu.
o dönemde carter ağır eleştirilere maruz kaldı. akbabayı kovmuş olsa da, bunu yapmadan önce fotoğraf çekmekle uğraşarak zaman kaybettiği ve küçük kıza yardım etmediği için aşırı derecede eleştirildi. ancak carter'a söylenen, kıtlık kurbanlarından hastalık yayıldığı ve onlara kesinlikle dokunmaması gerektiğiydi. buna rağmen carter'ın kendisi de kıza yardım etmediği için pişmandı ve bunu birkaç kez dile getirmişti.
1 yıl sonra bu fotoğraf carter'a pulitzer ödülü'nü * kazandırdı. ancak carter aynı yıl intihar ederek hayatını kaybetti. intihar notunda depresyonda olduğunu belirtmiş, hem parasızlıktan ve zor durumda olduğundan bahsetmiş hem de "açlıktan ölmek üzere olan çocukların", "insanları infaz etmekten keyif alan adamların" canlı hatıraları nedeniyle son derece rahatsız olduğunu yazmıştı.

(görsel, miro.medium. com'dan alıntıdır.)
edit: bozuk görsel linki düzeltildi.

görselin kaynağı
kızın anne ve babası, birleşmiş milletler'e ait yiyecek dağıtılan merkezlerden birine giderken küçük kızı kısa süreliğine oraya bırakırlar. bu sırada kızın arkasına konan bir akbaba, büyük ihtimalle küçük kızı yemek niyetindedir. carter önce birkaç fotoğraf çeker ve ardından akbabayı kovalar oradan. daha sonra kızı orada bırakarak yiyecek merkezine gider.
***
fotoğraf, 1993 yılında çekildi ve the new york times adlı gazeteye verildi. ardından birçok insan, çocuğun hayatta olup olmadığını öğrenmek için gazeteyi telefon yağmuruna tuttu.
o dönemde carter ağır eleştirilere maruz kaldı. akbabayı kovmuş olsa da, bunu yapmadan önce fotoğraf çekmekle uğraşarak zaman kaybettiği ve küçük kıza yardım etmediği için aşırı derecede eleştirildi. ancak carter'a söylenen, kıtlık kurbanlarından hastalık yayıldığı ve onlara kesinlikle dokunmaması gerektiğiydi. buna rağmen carter'ın kendisi de kıza yardım etmediği için pişmandı ve bunu birkaç kez dile getirmişti.
1 yıl sonra bu fotoğraf carter'a pulitzer ödülü'nü * kazandırdı. ancak carter aynı yıl intihar ederek hayatını kaybetti. intihar notunda depresyonda olduğunu belirtmiş, hem parasızlıktan ve zor durumda olduğundan bahsetmiş hem de "açlıktan ölmek üzere olan çocukların", "insanları infaz etmekten keyif alan adamların" canlı hatıraları nedeniyle son derece rahatsız olduğunu yazmıştı.

(görsel, miro.medium. com'dan alıntıdır.)
edit: bozuk görsel linki düzeltildi.
devamını gör...
bir evi yuva yapan unsurlar
huzur ve pişen yemeğin buharıyla sımsıcacık olan bir mutfak.
devamını gör...
hala yapmak istenilen çocukluk aktiviteleri
çizgilere basmadan yürümeye çalışmak.. yapınca gülüyorlar
devamını gör...
irmik helvası
o kadar tanım girilmiş bir kişi de helvayı şöyle yapın dememiş. kınıyorum. esefle kınıyorum. *
klasikleşmiştir. helva dediğimiz zaman ölenin ardından yapılan yiyecek diye düşünürüz. belki ölenin ruhuna gitsin diye düşünülür. belki de günahlarının kefareti olsun diye düşünülür. ne düşünülürse düşünülsün bence cenaze zamanları dışında da yapılması gereken tatlı diye düşünüyorum. gelin, bu geleneği değiştirip canımız tatlı istediğinde birazcık helva kavuralım. ağzımız tatlansın.
akşama helva kavuracaklar için tarifini şuraya bırakıyorum.
malzemeler:
* 1,5 su bardağı irmik
* 3 çorba kaşığı tereyağı ( bence hepsi tere yağı olmamalı. 1 çorba kaşığı tere yağı, 50 gr.// 1,5 çorba kaşığı tereyağ, kalanı sıvı yağ konulmalı, ben öyle yaptım. siz de öyle yapın. )
* ceviz, fındık, çam fıstığı vs. (ben ceviz kullandım, cevizi öyle koklatmadım, belki irmikten çoktur :p )
şerbeti:
* 1,5 su bardağı süt
* 1,5 su bardağı su
* 1,5 su bardağı şeker
yapılışı :
ilk başta şerbet için malzemeleri küçük bir tencereye koydum ve şeker eriyene kadar -ocağın herhangi bir gözündeki orta harlı ateşte- karıştırdım. şeker eriyip gidince tencerenin içindekileri kendi haline bıraktım. kaynayana kadar gözüm üstünde oldu.
diğer yandan tereyağı ve sıvı yağı geniş bir tencereye aldım, tereyağ eriyene kadar bekledim. yağ eriyince irmiği kattım. normalde ilk başta ceviz, fındık, fıstık gibi malzemeleri katıp kavuruyorlar lakin bu kavurma işlemi irmikle birlikte de sürdüğü için yavrucaklar yanıyor. işte bu yanma olayı olmasın diye ben ters ilerledim. irmik 2-3 dk. sonra tüm yağı çekiyor. 4. dakikadan itibaren cevizleri kattım ve irmikleri hoş bir renk -sütlü kahve, kapiçinoğğ - alana kadar kavurdum. yaklaşık 15-20 dk. tabii bu sırada şerbetimi -fokurdamaya fırsat vermeden- ocaktan aldım. irmikleri kavurma işlemi tamamlanınca sıcak şerbeti irmikli tencerenin içine döktüm. bu noktada önemli olan irmikli tencerenin ateşini en düşük ayara indirmek. mazallah kendinizi yakmanızı istemem. güzelce karıştırdıktan sonra tenceremin kapağını kapattım ve ocağın ısı ayarını yine yükselttim. irmik şerbeti çekince ocağımı söndürdüm. bu aşamada helva macun gibi bir kıvam alıyor. bu sizi korkutmasın. ılınınca helva kendini topluyor ve aşşırrrııı güzel bir kıvamı oluyor.
not: helvayı pişirdikten ve 5 dk geçtikten sonra helvamızı karıştırmayı unutmayalım. yazmayı unutmuşum , karıştırmayı unutmayın.
şuraya da görsel bırakayımm. yapacaklara afiyet olsun.
klasikleşmiştir. helva dediğimiz zaman ölenin ardından yapılan yiyecek diye düşünürüz. belki ölenin ruhuna gitsin diye düşünülür. belki de günahlarının kefareti olsun diye düşünülür. ne düşünülürse düşünülsün bence cenaze zamanları dışında da yapılması gereken tatlı diye düşünüyorum. gelin, bu geleneği değiştirip canımız tatlı istediğinde birazcık helva kavuralım. ağzımız tatlansın.
akşama helva kavuracaklar için tarifini şuraya bırakıyorum.
malzemeler:
* 1,5 su bardağı irmik
* 3 çorba kaşığı tereyağı ( bence hepsi tere yağı olmamalı. 1 çorba kaşığı tere yağı, 50 gr.// 1,5 çorba kaşığı tereyağ, kalanı sıvı yağ konulmalı, ben öyle yaptım. siz de öyle yapın. )
* ceviz, fındık, çam fıstığı vs. (ben ceviz kullandım, cevizi öyle koklatmadım, belki irmikten çoktur :p )
şerbeti:
* 1,5 su bardağı süt
* 1,5 su bardağı su
* 1,5 su bardağı şeker
yapılışı :
ilk başta şerbet için malzemeleri küçük bir tencereye koydum ve şeker eriyene kadar -ocağın herhangi bir gözündeki orta harlı ateşte- karıştırdım. şeker eriyip gidince tencerenin içindekileri kendi haline bıraktım. kaynayana kadar gözüm üstünde oldu.
diğer yandan tereyağı ve sıvı yağı geniş bir tencereye aldım, tereyağ eriyene kadar bekledim. yağ eriyince irmiği kattım. normalde ilk başta ceviz, fındık, fıstık gibi malzemeleri katıp kavuruyorlar lakin bu kavurma işlemi irmikle birlikte de sürdüğü için yavrucaklar yanıyor. işte bu yanma olayı olmasın diye ben ters ilerledim. irmik 2-3 dk. sonra tüm yağı çekiyor. 4. dakikadan itibaren cevizleri kattım ve irmikleri hoş bir renk -sütlü kahve, kapiçinoğğ - alana kadar kavurdum. yaklaşık 15-20 dk. tabii bu sırada şerbetimi -fokurdamaya fırsat vermeden- ocaktan aldım. irmikleri kavurma işlemi tamamlanınca sıcak şerbeti irmikli tencerenin içine döktüm. bu noktada önemli olan irmikli tencerenin ateşini en düşük ayara indirmek. mazallah kendinizi yakmanızı istemem. güzelce karıştırdıktan sonra tenceremin kapağını kapattım ve ocağın ısı ayarını yine yükselttim. irmik şerbeti çekince ocağımı söndürdüm. bu aşamada helva macun gibi bir kıvam alıyor. bu sizi korkutmasın. ılınınca helva kendini topluyor ve aşşırrrııı güzel bir kıvamı oluyor.
not: helvayı pişirdikten ve 5 dk geçtikten sonra helvamızı karıştırmayı unutmayalım. yazmayı unutmuşum , karıştırmayı unutmayın.
şuraya da görsel bırakayımm. yapacaklara afiyet olsun.
devamını gör...



