zaman tüneli
yazarların yaşadığı sinir bozucu anılar
bir ara babamla marketten çıktık dondurma,ampul aldık ama kasiyer bir önceki müşterinin sigarasını bizden geçirmişti fişi kontrol edince baktık aldığımız ürün 2 tane fişte 3 tane ürün var babam bu durumu hemen kasiyere bildirince kasiyer dedi ki “siz sigara da almışsınız bu sigara “ babam “iyi de ben sigara içmiyorum ve 2 ürün aldık bakın dedi poşedi ve ceplerini gösterdi”. kasiyer şöyle dedi ve direndi “hayır siz aldınız kaybettiniz sakladınız sigarayı şimdi beni kandırıyorsunuz ben iade yapamam” zaten biz de girmemizle çıkmamız bir oldu marketten hatalı fiş yüzünden kasiyerle babam orta derece tartıştı ve babam marketteki yönetici olsa gerek ya da müdür ona gitti aynı şikayeti söyledi müdür de başka kasiyere götürdü bizi dedi beyefendiye yardımcı ol diğer kasiyer yardım edip para iadesi yaptı acaba bu olaydan sonra kasiyer fırça yedi mi allah bilir hahahahaahhaha
devamını gör...
tanışmak istenen sanatçılar
fuat kökek.
devamını gör...
sözlük yazarlarının dedelerinin en güzel sözleri
sürekli aynı şeylerden sözedenler için kullanırdı:
"boz ayının on türküsü varmış, dokuzu armut üstüne.."
"boz ayının on türküsü varmış, dokuzu armut üstüne.."
devamını gör...
winterlude
mevsimsel olarak kışa yeni girdiğimizden (hayır, 1 aralık değil aslında) bu parça da iyi gider diye açtığım başlıktır.
favori gitaristlerimden biri olan michael harris'in vivaldi yorumu. sanatçının 1999 tarihli distorted views albümünde yer alır. davullarından matt thompson sorumluyken diğer enstrümanlar harris tarafından kotarılmış. bence gayet güzel.
favori gitaristlerimden biri olan michael harris'in vivaldi yorumu. sanatçının 1999 tarihli distorted views albümünde yer alır. davullarından matt thompson sorumluyken diğer enstrümanlar harris tarafından kotarılmış. bence gayet güzel.
devamını gör...
kızdan numarasını alıp aramamak
kız da gelinlik beğenmeye çıkmamıştır herhalde. niye takılıp endişe ediyorsunuz.
devamını gör...
yazarların ilkokul anıları
tenefüslerde hırsız polis oynardık bundan dolayı tüm sınıf cetvel dayağından geçmişti isterse de uslu duranlar olsun sonra öğretmen hırsız polis oynayanlar çıksın demişti sanki çete gibi 10-15 kişi duvarı kaplamıştı sonra hatırladığım kadarıyla öğretmen bize özür dilettirip velilerimizle konuşturdu ilkokulda hava kararınca yağmurlu olunca ağlardım hemen 2 dakika sonra ailem gelir beni alırdı hahaha
devamını gör...
sözlük yazarlığı
sözlük yazarlığı, telifi ve ticari hakları birilerinde olan kıytırık bir arayüzde bir şeyler yazma salahiyetinden ibarettir. kapıdan giren herkes yazardır. sadece ve sadece klavye kullanabilmek yazar olmak için tek başına yeterli bir haslettir. hatta bırakın sözlükleri, herhangi bir çerçevede yazarlık iddiasında bulunmak için bir şeyler yazabiliyor olmaktan başka hiçbir şey gerekmez.
sözlüklerin teknik, hukuki, popülist bir takım kuralları olur. bunlar çoğunlukla boş beleş yahut asli amacını flulaştırma amaçlı bir takım gerekçelerle oluşturulmuş aptalca ve tutarsız şeylerdir. genel olarak bu tür kuralları makul bulanlarca sözlüğe ve sözlük yazarlığına kutsiyet yüklenerek meşru kılınmaya çalışılır.
sözlüklerin ve sözlük yazarlığının; diğer herhangi bir perspektife göre onları farklı kılacak genele şamil kutsal, anlamlı, önemli hiçbir yanı yoktur.
bu tür; spesifik mana verme, diğerinden ayırma, tanımlanan amaçla veya yazın içeriğiyle/niteliğiyle yüceltme girişimleri, o manaları verenden başka hiç kimse için bir anlam ifade etmek zorunda olmadığı gibi; bir serzeniş olarak zımnen ‘diğerlerinden farklı olarak’ kaliteli/nitelikli içerik üretme iddiasıyla anlamlıdır.
dahası, artık 25 yılını doldurmuş olan bu sözümona kurumsal meşruiyet söylemine yaslanan serzenişler, göreve davet ettiği sözlük yönetimini kalite ve nitelik tanımlayıcı bir tahta oturmakta ve onları da boş yere rollendirmektedir.
hasılı sözlük, kalem oynatmayla anlamlı, yapısı gereği mümkünse ileride birileri için fayda sağlaması umulabilecek ancak bunun ötesinde mana ile teşmile yahut bu gibi amaçları başkaları için bağlayıcı kaide haline getirmeye müsait olmayan; kim onu nasıl tanımlıyorsa öyle olan bir şeydir.
sözlüklerin teknik, hukuki, popülist bir takım kuralları olur. bunlar çoğunlukla boş beleş yahut asli amacını flulaştırma amaçlı bir takım gerekçelerle oluşturulmuş aptalca ve tutarsız şeylerdir. genel olarak bu tür kuralları makul bulanlarca sözlüğe ve sözlük yazarlığına kutsiyet yüklenerek meşru kılınmaya çalışılır.
sözlüklerin ve sözlük yazarlığının; diğer herhangi bir perspektife göre onları farklı kılacak genele şamil kutsal, anlamlı, önemli hiçbir yanı yoktur.
bu tür; spesifik mana verme, diğerinden ayırma, tanımlanan amaçla veya yazın içeriğiyle/niteliğiyle yüceltme girişimleri, o manaları verenden başka hiç kimse için bir anlam ifade etmek zorunda olmadığı gibi; bir serzeniş olarak zımnen ‘diğerlerinden farklı olarak’ kaliteli/nitelikli içerik üretme iddiasıyla anlamlıdır.
dahası, artık 25 yılını doldurmuş olan bu sözümona kurumsal meşruiyet söylemine yaslanan serzenişler, göreve davet ettiği sözlük yönetimini kalite ve nitelik tanımlayıcı bir tahta oturmakta ve onları da boş yere rollendirmektedir.
hasılı sözlük, kalem oynatmayla anlamlı, yapısı gereği mümkünse ileride birileri için fayda sağlaması umulabilecek ancak bunun ötesinde mana ile teşmile yahut bu gibi amaçları başkaları için bağlayıcı kaide haline getirmeye müsait olmayan; kim onu nasıl tanımlıyorsa öyle olan bir şeydir.
devamını gör...
yanlış bilinen doğrular
hangi birini, kime ne anlatarak düzelteceksin. kitaptan öğrenmeyen aynı tornadan çıkma nesil. bugün sıfırlansa her şey, penisimden uzun sürer düzelmesi bu topluluğun. yani 200 yıl filan.
devamını gör...
hatırlamanın acısı ve unutmanın korkusu arasında kalmak
bu ikilemde kalmışsan yas sürecinin tam ortasındasın demektir. bu ikilemden bir çıkış yolu, "unutmak" veya "sürekli hatırlayıp acı çekmek" değil de, "kabul etmek ve yola devam etmek"tir. acıyı silmeye çalışmadan, onu hayat hikayenizin bir parçası haline getirerek, onunla birlikte nasıl yaşayacağını öğrenmek doğru olandır. zaman, acıyı genellikle hafifletmez; ama onunla nasıl yaşanacağını öğretir.
devamını gör...
yelda
yılın en uzun gecesi olan 21 aralık.
devamını gör...
yazarların tanık olduğu dehşet olaylar
2014 mayıs marketteydim bir tane genç sürekli çikolata bisküvi reyonunda bir ileri bir geri gidip gelerek reyonu baştan sona turluyordu tuhafıma gitti ama göz göze gelince elinde birşeyler sakladığını gördüm ama bu marketten çaldığı çikolatamıydı değilmiydi allah bilir. yine tur atmaya devam etti ben de alışveriş yapıp çıktım ama çok korktum.
devamını gör...
şeb-i yelda
yılın en uzun gecesi olan 21 aralık.
devamını gör...








