zaman tüneli
mesajlaşılan kızın 37'lik koca çınar çıkması
üzer.
mesajlaşmanın bu yönü kötü işte dostlar. her kaliteli sırtlan gibi önden çok fazla soru yağmuruna tutup kaçırmak istemiyorsunuz önce. muhabbet sohbet devam edip ilerde kişisel sorulara geçeriz, hatta önce o merak eder sorar diyorsunuz. karşınızdaki kişi de bıcır bıcır konuşan 23lük manita izlenimi veriyor. sonra gerçekler ortaya çıkınca insanın içinde bi şeyler çöküyor. dünyaya olan güveniniz sarsılıyor.
şaka şaka. yaş belirtmeyelim ayıptır. milfler*
mesajlaşmanın bu yönü kötü işte dostlar. her kaliteli sırtlan gibi önden çok fazla soru yağmuruna tutup kaçırmak istemiyorsunuz önce. muhabbet sohbet devam edip ilerde kişisel sorulara geçeriz, hatta önce o merak eder sorar diyorsunuz. karşınızdaki kişi de bıcır bıcır konuşan 23lük manita izlenimi veriyor. sonra gerçekler ortaya çıkınca insanın içinde bi şeyler çöküyor. dünyaya olan güveniniz sarsılıyor.
şaka şaka. yaş belirtmeyelim ayıptır. milfler*
devamını gör...
kobo
son versiyonu 'kobo clara bw' aldım, indirimde 7 bin tl, ileri dercede fonksiyonel ve kullanışlı bir kitap okuyucu.
ilk indirdiğim eser 'küçük prens'' 32 tl.ye geldi. başucu kitabım olacak sonra 'dan brown' yeni kitabı 'sırların sırrı'nı alacam.
her şey düşünülmüş gibi bu e-book modelinde. ışık, uyku hazırlığı için bile ton değişikliği ile ayarlanabiliyor.
ilk indirdiğim eser 'küçük prens'' 32 tl.ye geldi. başucu kitabım olacak sonra 'dan brown' yeni kitabı 'sırların sırrı'nı alacam.
her şey düşünülmüş gibi bu e-book modelinde. ışık, uyku hazırlığı için bile ton değişikliği ile ayarlanabiliyor.
devamını gör...
şu anda internete girdiğin cihazın ekran görüntüsünü paylaş
porno sitesine benziyor her yerden reklam fırlıyor ne ss atması
devamını gör...
noel
inadına kutlanan.
devamını gör...
noel
inanlarına ve kutlamak isteyen herkese kutlu olsun.
şarkısı (bkz: johnny cash) abiden gelsin. (bkz: the little drummer boy)
(bkz: frank sinatra) baba da icra etmiş.
başka bir efsaneden. (bkz: bob dylan)
şarkısı (bkz: johnny cash) abiden gelsin. (bkz: the little drummer boy)
(bkz: frank sinatra) baba da icra etmiş.
başka bir efsaneden. (bkz: bob dylan)
devamını gör...
babıls ile büklüm gemisi radyo yayını
dinlemedeyim, iyi yayınlar
devamını gör...
şu anda internete girdiğin cihazın ekran görüntüsünü paylaş
paylaşmam
devamını gör...
pluribus
9.bölüm ve sezon finali yapıldı.
beklenen manousos, carol buluşması gerçekleşti. görüşme beklendiği gibi verimli olmadı. bu bölüm de özetlenebilecek kadar az olay içeren, biraz daha akan ama yine de akmayan bir bölüm oldu.
bazı yeni şeyler var kolektif gizli ajanda yürüyebiliyor ve sormadan öğrenemiyorsun mesela, yalan söylememeleri gerçeği söylemeleri demek değil bunu biliyorduk ama manipülasyon yapabildiklerini bilmiyorduk, havaya sokarak istedikleri kıvama getirebiliyorlar, dönüşmemiş bir kızı birleşmeye ikna edebilmişler. mutlulukları bir tür kimyasal hormonal olay gibi, iletişimleri radyo frekansı gibi bir frekanstan.
kolektiften zosia yla duygusal bağ geliştiren carol onlarla empati yaptığı için dünyayı kurtarma hevesinden ve amacından uzaklaşmış bir halde.
manousos ise adam gibi adam bu arada. kesinlikle çözüm ve sonuç odaklı, zamanının olmadığını biliyor ve bu bilinç, benlik hırsızlarına karşı en ufak bir empati veya sempati duymuyor.
elinde dünyayı kurtarmada işe yaraması muhtemel bir buluşu var ve onu denemek için gereğini yapıyor. evet bulduğu telsiz sinyali üzerinde çalışıyor ve benliği ele geçirilmiş insanlar onun nazarında artık insan değil, ya kurtarılacaklar yada yok edilecekler, böyle yaşamaları söz konusu olamaz. yatırıp bağırıyor tribe sokup sinyal ölçüyor falan .
carol yöntemlerini sert bulduğu manousos u terk edip kendi zevki sefasını sürmeye karar veriyor. gitmeden manousos ona soruyor; kız mı dünya mı?
carol zosia yla çift gibi takılırken kendisi hakkında korkunç bir gelişmeden haberdar oluyor. kolektif geçmişte dondurduğu yumurtalarını ele geçirmiş ve kök hücrelerini kullanarak onu da dönüştürmek için gerekli virüs üzerinde çalışma yapıyormuş. en fazla 3 ayı kaldığını öğreniyor. onun için bu tam anlamıyla bir kâbus.
yanına bir nüke alıp manousos un yanına dönmeye karar veriyor haydi dünyayı kurtaralım. nüke ne için kendisi için geldiklerinde patlatır
beklenen manousos, carol buluşması gerçekleşti. görüşme beklendiği gibi verimli olmadı. bu bölüm de özetlenebilecek kadar az olay içeren, biraz daha akan ama yine de akmayan bir bölüm oldu.
bazı yeni şeyler var kolektif gizli ajanda yürüyebiliyor ve sormadan öğrenemiyorsun mesela, yalan söylememeleri gerçeği söylemeleri demek değil bunu biliyorduk ama manipülasyon yapabildiklerini bilmiyorduk, havaya sokarak istedikleri kıvama getirebiliyorlar, dönüşmemiş bir kızı birleşmeye ikna edebilmişler. mutlulukları bir tür kimyasal hormonal olay gibi, iletişimleri radyo frekansı gibi bir frekanstan.
kolektiften zosia yla duygusal bağ geliştiren carol onlarla empati yaptığı için dünyayı kurtarma hevesinden ve amacından uzaklaşmış bir halde.
manousos ise adam gibi adam bu arada. kesinlikle çözüm ve sonuç odaklı, zamanının olmadığını biliyor ve bu bilinç, benlik hırsızlarına karşı en ufak bir empati veya sempati duymuyor.
elinde dünyayı kurtarmada işe yaraması muhtemel bir buluşu var ve onu denemek için gereğini yapıyor. evet bulduğu telsiz sinyali üzerinde çalışıyor ve benliği ele geçirilmiş insanlar onun nazarında artık insan değil, ya kurtarılacaklar yada yok edilecekler, böyle yaşamaları söz konusu olamaz. yatırıp bağırıyor tribe sokup sinyal ölçüyor falan .
carol yöntemlerini sert bulduğu manousos u terk edip kendi zevki sefasını sürmeye karar veriyor. gitmeden manousos ona soruyor; kız mı dünya mı?
carol zosia yla çift gibi takılırken kendisi hakkında korkunç bir gelişmeden haberdar oluyor. kolektif geçmişte dondurduğu yumurtalarını ele geçirmiş ve kök hücrelerini kullanarak onu da dönüştürmek için gerekli virüs üzerinde çalışma yapıyormuş. en fazla 3 ayı kaldığını öğreniyor. onun için bu tam anlamıyla bir kâbus.
yanına bir nüke alıp manousos un yanına dönmeye karar veriyor haydi dünyayı kurtaralım. nüke ne için kendisi için geldiklerinde patlatır
devamını gör...
unutamadığınız dizi karakterleri
yılan hikâyesi’nden 'memoli' *
hem romantik hem komik hem zeki hem yakışıklı
hem romantik hem komik hem zeki hem yakışıklı
devamını gör...
babıls ile büklüm gemisi radyo yayını
yayındadır. istek parça alıyorum efenim...
devamını gör...
yazarların korsan kitap hakkındaki naçizane düşünceleri
zaten çok okumuyorum da
alsam da korsan alıyorum ama
korsan candır
alsam da korsan alıyorum ama
korsan candır
devamını gör...
yazarların korsan kitap hakkındaki naçizane düşünceleri
e-kitap (kobo ebook) kullanıyorum konu dışıyım
devamını gör...
yazarların uğruna kurşun atıp kurşun yiyeceği lezzetler
nohut/ pilav
karnıyarık/ patlıcan musakka
kaşarlı gözleme
çiğ köfte( etsiz)
peynirli-ıspanaklı börek
anne patatesi
yaprak ve lahana sarması
kuru dolmalar
acıktımmmmm
karnıyarık/ patlıcan musakka
kaşarlı gözleme
çiğ köfte( etsiz)
peynirli-ıspanaklı börek
anne patatesi
yaprak ve lahana sarması
kuru dolmalar
acıktımmmmm
devamını gör...
fenerbahçe
en başında bu abiyi başkan olarak seçmeyeceklerdi..
ya da bu abi başkan adayı olmayacaktı.. burası türkiye kardeşim..
açığın, gediğin, zaafın, zararlı alışkanlıkların varsa camiana, bulunduğun makama zarar verirsin en başta..
fenerbahçe'ye yakışacak bir başkan adayı değilseniz o riskleri almayacaksınız...
burası böyle bir ülke. adamı iki dakikada kündeye getiriyorlar. bunun bilincinde olmayarak başkan adayı olduysa kötü, bile bile aday olduysa felaket...
fenerbahçeyi ateşe attı adam... vay arkadaş be...
bizim dursun başkan gibi oturaklı, iyi aile babası bir başkan bulamadınız mı?
playboydan başkan seçerseniz sonuçlarına da katlanacaksınız. mağdur edebiyatına gerek yok. bu ülkeyi iyi tanımak zorundasınız kardeşim. nerede yaşıyorsunuz. başka bir ülkede mi?
ya da bu abi başkan adayı olmayacaktı.. burası türkiye kardeşim..
açığın, gediğin, zaafın, zararlı alışkanlıkların varsa camiana, bulunduğun makama zarar verirsin en başta..
fenerbahçe'ye yakışacak bir başkan adayı değilseniz o riskleri almayacaksınız...
burası böyle bir ülke. adamı iki dakikada kündeye getiriyorlar. bunun bilincinde olmayarak başkan adayı olduysa kötü, bile bile aday olduysa felaket...
fenerbahçeyi ateşe attı adam... vay arkadaş be...
bizim dursun başkan gibi oturaklı, iyi aile babası bir başkan bulamadınız mı?
playboydan başkan seçerseniz sonuçlarına da katlanacaksınız. mağdur edebiyatına gerek yok. bu ülkeyi iyi tanımak zorundasınız kardeşim. nerede yaşıyorsunuz. başka bir ülkede mi?
devamını gör...
yazarların korsan kitap hakkındaki naçizane düşünceleri
bir keresinde ankara'da üniversite okurken bir korsan kitapçıdaki kitaplara bakıyordum. elime iki tane kitap aldım ve arkalarını okuyordum. korsan kitapçıya, "abi hemen kaç, zabıta geliyor" diye uyarı gelince eleman tekerlekli bir düzenekteki kitap yığınını son sürat ara bir sokağa kaçırdı ve elimdeki kitaplar benim oldu. o başkasının emeğinin hırsızlığını yapıyorsa, ben de onunkinin yapmış oldum. ilahi adalet. * - şaka bir yana, adamın arkasından koşacak değildim herhalde. bayağı son sürat uçtu çünkü korsan kitapçı.
bu da böyle bir anımdır.
tanım: korsan kitap hakkında özel bir düşüncem yok. yani ne diyim, johnny depp mi diyim? *
bu da böyle bir anımdır.
tanım: korsan kitap hakkında özel bir düşüncem yok. yani ne diyim, johnny depp mi diyim? *
devamını gör...
yazarların uğruna kurşun atıp kurşun yiyeceği lezzetler
ironi olamayacak kadar yanlış, metafor olamayacak kadar sevimsiz bir gastronomi söylemi.. kurşunu da yenilesi "lezzetler" arasında sayan bir kültür de var demekki.. ne yazsak boş.. (daha doğrusu kafa buysa gereksiz de.)
devamını gör...
duvarla konuşmak
insan bazen yalnızca içini dökmek isteyebilir, derdini nesnelere anlatmak da bunlardan biri. ama duvarla konuşurken cevap veriyorsa sıkıntı başlıyor demektir.
devamını gör...


