zaman tüneli
günaydın sözlük
kendi ayak izlerimize basarak yürüyeceğimiz,
''yeni'' haftamız bolluğu bereketiyle geliyor.
günaydın sözlük!
tabansızlık etmeye görsün insan, şükretmek yerine ilenmeyi seçer.
''üstüne yapıyim mi haftayı?'' deseler ''sigortamı yatırcan mı?'' diye sorar.
küçük çıkar böceklerini ezmeden yürümek te maharet ister...
''yeni'' haftamız bolluğu bereketiyle geliyor.
günaydın sözlük!
tabansızlık etmeye görsün insan, şükretmek yerine ilenmeyi seçer.
''üstüne yapıyim mi haftayı?'' deseler ''sigortamı yatırcan mı?'' diye sorar.
küçük çıkar böceklerini ezmeden yürümek te maharet ister...
devamını gör...
beşinci murat
sonra bir ara düzelmiş diyular. vicdan yalanlarla rahatlatilir. ıyi bilirsiniz siz.
hani üstelik daha eski devirlerde hastalar edirnede tedavi ediliyudu e yolla frenklere hakıkiyyy doktorlar baksın. cahil misin odaya kapadın diye soranlar yok tabi.
vallahi sizi çaycı yapmazlar locaya kıskanmayın dediler kahvede okey oynayanlar. karşında cahili gorunce kendinizi alim sanmayın dedi ocakçı.
hani üstelik daha eski devirlerde hastalar edirnede tedavi ediliyudu e yolla frenklere hakıkiyyy doktorlar baksın. cahil misin odaya kapadın diye soranlar yok tabi.
vallahi sizi çaycı yapmazlar locaya kıskanmayın dediler kahvede okey oynayanlar. karşında cahili gorunce kendinizi alim sanmayın dedi ocakçı.
devamını gör...
istanbul'dan ayrılması gereken ilçeler
sorun bu bahsedilen ilçelerdeki kalitesiz insan profiliyse, bunu değiştirmenin yolları aranabilir. çarpık kentleşme ve kasabalılaşma* dünden bugüne yaşanmadı. istanbul'daki aşırı nüfusu düşürmek ve düşük yaşam kalitesini iyileştirmek için fikirler geliştirilebilir. ülke genelindeki asayiş ve ekonomik problemlere çözümler bulunabilir. peki ülkemizde türk insanının refahını ve türkiye'nin iyiliğini düşünerek bunları hayata geçirecek kişiler mi koltuk sahibi? yoksa bizzat bu sorunları yaratan ve derinleştiren kişiler mi? yani başlıktaki talebin doğduğu yeri anlıyorum. ama çözümünün zaten çok geniş olmayan istanbul gibi bir coğrafyada daha da ufak parçalı iller yaratmak olduğuna inanmıyorum. daha cumhuriyet gençken 1950'lerden beri katledilen kadim bir şehirden bahsediyoruz. benzer şekilde ülkemiz de aynı zihniyetle katlediliyor. kim, nasıl ve neden katlediyor sorularının cevapları bize yol gösterebilir bence. günaydın sözlük.
devamını gör...
rabbime sordum cleveland dedi
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
kimden bahsediyoruz bilmiyorum ama bodyshaming yapma mahmut.
devamını gör...
istanbul'dan ayrılması gereken ilçeler
bu başlığı açanın "hayatı kendine uydurma" çabasını gerçekten çok takdir ettim..
devamını gör...
17 şubat 2026 galatasaray juventus maçı
son maçta hattrick yapsa da fiziksel mücadele edecek gücü bu seviyede olmadığından icardi yedek oturmalı bence.
cezalı lemina'nın olmaması büyük kayıp. oynadığı zaman torreira'nın yükünü hafifletiyordu. torreira defansif yükü tek aldığında avrupa maçlarında zorlanıyor. lang geldiğinden beri iyi işler yapsa da sane gibi bir ismin olmaması da dezavantaj. oynamak istiyor falan yazılıyor ama neticede tam iyileşmedi, birkaç maçtır da oynamıyor. keza singo da yeni yeni ısınıyor.
keşke şu maça normal halindeki singo, sane ile ve tabi ki lemina da olarak çıkabilsek. kale zaten uğurcan'da. jacobs, singo, sanchez, boey geri hattının önünde lang, torreira, lemina, sane, osimhen ile çıkardık. forvet arkasında da ilkay olabilirdi ya da sane'yi oraya atıp kanada barış'ı koyabilirdik. ilk zamanındaki sara da olabilirdi. hatta keşke icardi ilk senesindeki icardi olsa fiziken.
umarım maça taraftar gazıyla hurra saldırarak başlamayız. peşpeşe pozisyonlar kaçırıp akabinde kontradan yiyoruz öyle olunca. geri düşersek demoralize olmamalı, herşey bitmiş gibi şuursuz ataklar yapılmamalı. daha süre olacak, hatta rövanşı olacak. burada kazanamazsak tur orada hayal olur. juve şampiyonlar ligi'nde son 5 maçında kaybetmedi, son 3 maçta gol yemedi. sabırlı ve konsantre oynamak gerekiyor.
umarım tarihi zaferlerimize bir yenisini daha ekleriz.
cezalı lemina'nın olmaması büyük kayıp. oynadığı zaman torreira'nın yükünü hafifletiyordu. torreira defansif yükü tek aldığında avrupa maçlarında zorlanıyor. lang geldiğinden beri iyi işler yapsa da sane gibi bir ismin olmaması da dezavantaj. oynamak istiyor falan yazılıyor ama neticede tam iyileşmedi, birkaç maçtır da oynamıyor. keza singo da yeni yeni ısınıyor.
keşke şu maça normal halindeki singo, sane ile ve tabi ki lemina da olarak çıkabilsek. kale zaten uğurcan'da. jacobs, singo, sanchez, boey geri hattının önünde lang, torreira, lemina, sane, osimhen ile çıkardık. forvet arkasında da ilkay olabilirdi ya da sane'yi oraya atıp kanada barış'ı koyabilirdik. ilk zamanındaki sara da olabilirdi. hatta keşke icardi ilk senesindeki icardi olsa fiziken.
umarım maça taraftar gazıyla hurra saldırarak başlamayız. peşpeşe pozisyonlar kaçırıp akabinde kontradan yiyoruz öyle olunca. geri düşersek demoralize olmamalı, herşey bitmiş gibi şuursuz ataklar yapılmamalı. daha süre olacak, hatta rövanşı olacak. burada kazanamazsak tur orada hayal olur. juve şampiyonlar ligi'nde son 5 maçında kaybetmedi, son 3 maçta gol yemedi. sabırlı ve konsantre oynamak gerekiyor.
umarım tarihi zaferlerimize bir yenisini daha ekleriz.
devamını gör...
sonra döndüm ve dedim ki
(bkz: normal sözlük moderasyonu) ne iş yapıyor?
devamını gör...
günaydın sözlük
günaaaydııığğnnn…
yine uyuyamadık yine uyanamadık bir gün.. çok uykum var..
benim yerime biri bugünü yaşayabilir mi tanrım?
bakalım bugün hangi maceralar bekliyor bizi. yağmur ne zaman başlar acaba mesela nerede olurum, şemsiye taşımıyorum, mütemadiyen ıslanıyorum.
anlaşıldığınızı doya doya hissettiğiniz bir gün olsun.
öptüm. bye
yine uyuyamadık yine uyanamadık bir gün.. çok uykum var..
benim yerime biri bugünü yaşayabilir mi tanrım?
bakalım bugün hangi maceralar bekliyor bizi. yağmur ne zaman başlar acaba mesela nerede olurum, şemsiye taşımıyorum, mütemadiyen ıslanıyorum.
anlaşıldığınızı doya doya hissettiğiniz bir gün olsun.
öptüm. bye
devamını gör...
insan tanımak
hain nahum projesiyle varlık içinde yokluk çektirilen; torpil, rüşvet ve haksız rekabetle ahlakı silkelinen ülke insanında şeytan'ın bile başaramayacağıdır.
hele bir de ahlak yerine ritüel koymuş ve ihtiyaçlar hiyerarşisinin dışında bir mutluluk çerçevesi icat etmiş bir din varsa ortada varya.. umudunu kes.
hele bir de ahlak yerine ritüel koymuş ve ihtiyaçlar hiyerarşisinin dışında bir mutluluk çerçevesi icat etmiş bir din varsa ortada varya.. umudunu kes.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlükcü arkadaşlar. yine geldik, işimizin başındayız. herkese güzel bir hafta dilerim.
devamını gör...
günaydın sözlük
havalar kadar ayarsız bir güne uyandık şükür..
umuduyla, sürprizleriyle, içimizi ansızın ısıtan detaylarıyla gelsin bugün..
planlarımız kusursuz olmasa da kalbimiz kararlı olsun..
bir kapı beklemediğimiz yerden aralansın, bir cümle tam zamanında yetişsin..
pazartesi sendromunu bir kenara bırakarak güne başlayalım o zaman..
günaydın sevgili sözlüğün kıymetli ve de şahane yazarları..
umuduyla, sürprizleriyle, içimizi ansızın ısıtan detaylarıyla gelsin bugün..
planlarımız kusursuz olmasa da kalbimiz kararlı olsun..
bir kapı beklemediğimiz yerden aralansın, bir cümle tam zamanında yetişsin..
pazartesi sendromunu bir kenara bırakarak güne başlayalım o zaman..
günaydın sevgili sözlüğün kıymetli ve de şahane yazarları..
devamını gör...
istanbul'dan ayrılması gereken ilçeler
neye göre il neye göre ilçe olunuyor bilmiyorum. yani bir şehrin sınırı neden tam orada bitiyor falan onları da anlamış değilim. sayılan ilçeler ayrı bir olsa nolur, istanbul'a bağlı kalsa nolur, il olmakla ilçe olmanın farkı neler onları da bilmiyorum ama bir yerler ayrılacaksın istanbul birkaç parça ayrılmalı. 81 ilin 60 tanesinin nüfusu 1 milyonun altındayken, istanbul'da çoğu ilçenin nüfusu 1 milyon civarı. eğer belediyecilik veya bütçe gibi farkları oluyorsa bence bu açıdan da bakılmalı. nüfusu 80 bin görünüyor bayburt'un. istanbul'da herhangi bir maç o kadar kişiye oynanıyor. küçükçekmece'nin nüfusu hakkari, bingöl, kars'ın toplamından fazla. eger il veya ilçe olmanın farkları varsa bunlar göz önünde bulundurulmalı.
devamını gör...
ingiltere'de hristiyanların oranının % 46'nın altına düşmesi
gerçi şu da var, bizim cengaverlerin üreme hızıyla 2075 yılında çoğunluğu gerçekten de ele geçirebilirler.
devamını gör...
robot
çekçe bir kelimedir. çalışma fiilinden türetilmiştir. ilk olarak karel çapek'in rossum'un evrensel robotları adlı kitapta kullanılmıştır.
devamını gör...
insan tanımak
insan çözmek program çözmek gibi değildir.
insan çözmek bazısının yapıp bazısının yardımsız yapamayacağı bir şey değildir...
ya da belki sadece klavuzla çözülebilir de değildir.
(bazısı yapar derken diyenlerin yalancısıyız tabii, diyen var ise o da... )
insan çözmek...
işin içine üçüncü kişileri bulaştırmamakla ve çözeceğin insanın onlara bulaşmamasıyla başlar...
"bulaştırmadım" demekle ya da "bulaştın" demekle değil...
insan çözmek psikiyatri kliniği gibi bir şey... psikiyatristin üstüne çık ama altına düşme... ya da ... bulaştım de otur koltuğa !
"demek" lerin altı da çizili.
insanlarla ilgilenmeyen birinin fikirlerle ilgilenebileceğine ise inancım kocaman bir sıfır.
köstebekler dünyası ve insan dünyası kesin sınırlarla ayrılırlar ayrıca..
sınır ihlali kalp kırar ve kutuplaşmalarda sizi ......... karşı tarafın topu yapar...
ben ise çözülemeden delirecem zaten...
sanki bu dünyaya dürdanenin robotlarını kırmamak için hayatı kırmaya gelmişiz gibi...
insan çözmek bazısının yapıp bazısının yardımsız yapamayacağı bir şey değildir...
ya da belki sadece klavuzla çözülebilir de değildir.
(bazısı yapar derken diyenlerin yalancısıyız tabii, diyen var ise o da... )
insan çözmek...
işin içine üçüncü kişileri bulaştırmamakla ve çözeceğin insanın onlara bulaşmamasıyla başlar...
"bulaştırmadım" demekle ya da "bulaştın" demekle değil...
insan çözmek psikiyatri kliniği gibi bir şey... psikiyatristin üstüne çık ama altına düşme... ya da ... bulaştım de otur koltuğa !
"demek" lerin altı da çizili.
insanlarla ilgilenmeyen birinin fikirlerle ilgilenebileceğine ise inancım kocaman bir sıfır.
köstebekler dünyası ve insan dünyası kesin sınırlarla ayrılırlar ayrıca..
sınır ihlali kalp kırar ve kutuplaşmalarda sizi ......... karşı tarafın topu yapar...
ben ise çözülemeden delirecem zaten...
sanki bu dünyaya dürdanenin robotlarını kırmamak için hayatı kırmaya gelmişiz gibi...
devamını gör...
hayat
soyle:
alıntı:
saygısızlık gordugumde asırı sinirlendigim.
butun bagları koparmak istiyorum.
istersen 10 veya 20 senelik baglar olsun.
sonra biraz zaman gecince genelde kimse benim gonlumu almıyor. ben kendi kosemde herkesi affediyorum.
hayat bana acı tatlı eksi anılar gibi geliyor.
tatlı anıların hatrına geri kalana katlanıyoruz.
guzel anılar biriktire biriktire gitmek lazım.
insanlar geliyorlar. biraz duruyorlar. ve gidiyorlar.
sen de insanların hayatına geliyorsun. ve biraz duruyorsun. ve gidiyorsun.
onlarca nasıl hatırlanmak istersin?
insanlarda hos bir seda olarak kalmak
ve kendim gecmisime baktıgım da iyi ki demek isterim.
alıntı:
saygısızlık gordugumde asırı sinirlendigim.
butun bagları koparmak istiyorum.
istersen 10 veya 20 senelik baglar olsun.
sonra biraz zaman gecince genelde kimse benim gonlumu almıyor. ben kendi kosemde herkesi affediyorum.
hayat bana acı tatlı eksi anılar gibi geliyor.
tatlı anıların hatrına geri kalana katlanıyoruz.
guzel anılar biriktire biriktire gitmek lazım.
insanlar geliyorlar. biraz duruyorlar. ve gidiyorlar.
sen de insanların hayatına geliyorsun. ve biraz duruyorsun. ve gidiyorsun.
onlarca nasıl hatırlanmak istersin?
insanlarda hos bir seda olarak kalmak
ve kendim gecmisime baktıgım da iyi ki demek isterim.
devamını gör...
sosyal medyada anonimlik yasaklanıyor
adalet sisteminin gücüne ve tarafsızlığına inansam, şu yasanın altına ben de imzamı atarım. zira, ama troll maksatlı ama totoş korkusundan, sağa sola salça olan, özgürlük kavramı altında ağzından köpükler çıkarak küfürler eden ve bunları anonim kimliklerin arkasına sığınarak yapan bir güruh var sosyal medyada. bunların da çok büyük bir bölümü, eğitilemez seviyede olduğu için, yaptırım ve ceza seçeneklerinin devreye girmesi elzem aslında.
ancak sıkıntı şu ki, adalet sisteminin hem taraflı hem de neredeyse anlık geçerli duruma göre işlediği bir ülkede yaşıyoruz . bu da şu anlama geliyor ; bu ülkede çıkacak herhangi bir yasa, teorik olarak isterse kusursuza yakın özelliklere sahip olsun, o yasa pratiğe döküldüğünde ya keyfi uygulanacak ya da çoğunlukla erk sahipleri için devreye sokulacak.
yani iktidar tarafından birine anonim olarak küfretmek ile, muhalefet tarafından birine anonim olarak küfretmek aslında yasa anlamında aynı cezai işlemi gerektirir ama yasa uygulayıcıları bu yasayı eşdeğer oranda devreye sokmadıkları sürece, yasa kitapta yer alan cümlelerden ibaret kalır. hatta o yasa göz göre göre çiğnenmiş olur hem de ironik biçimde yasayı hazırlayan kişiler tarafından.
o nedenle ana fikri bana çok doğru gelse de, bu yasanın çıkması halinde, bir şeyleri belli oranda düzelteceğine dair inancım sıfır.
edit : bakın idam cezası da tam olarak böyledir. bu ülkede idam cezası gelsin demek, düzen sağlamaktan çok, bir tür cadı avına çıkılması demektir. yani bir bakmışsınız, o destek verdiğiniz idam cezası yasasına göre siz yargılanır duruma düşmüşsünüz. yasalar, kurallar iyidir ve medeni toplumların temel direğini oluşturur. ama o yasa veya kuralların uygulama biçimi, çok daha önemldir.
ancak sıkıntı şu ki, adalet sisteminin hem taraflı hem de neredeyse anlık geçerli duruma göre işlediği bir ülkede yaşıyoruz . bu da şu anlama geliyor ; bu ülkede çıkacak herhangi bir yasa, teorik olarak isterse kusursuza yakın özelliklere sahip olsun, o yasa pratiğe döküldüğünde ya keyfi uygulanacak ya da çoğunlukla erk sahipleri için devreye sokulacak.
yani iktidar tarafından birine anonim olarak küfretmek ile, muhalefet tarafından birine anonim olarak küfretmek aslında yasa anlamında aynı cezai işlemi gerektirir ama yasa uygulayıcıları bu yasayı eşdeğer oranda devreye sokmadıkları sürece, yasa kitapta yer alan cümlelerden ibaret kalır. hatta o yasa göz göre göre çiğnenmiş olur hem de ironik biçimde yasayı hazırlayan kişiler tarafından.
o nedenle ana fikri bana çok doğru gelse de, bu yasanın çıkması halinde, bir şeyleri belli oranda düzelteceğine dair inancım sıfır.
edit : bakın idam cezası da tam olarak böyledir. bu ülkede idam cezası gelsin demek, düzen sağlamaktan çok, bir tür cadı avına çıkılması demektir. yani bir bakmışsınız, o destek verdiğiniz idam cezası yasasına göre siz yargılanır duruma düşmüşsünüz. yasalar, kurallar iyidir ve medeni toplumların temel direğini oluşturur. ama o yasa veya kuralların uygulama biçimi, çok daha önemldir.
devamını gör...
lehçe bir şarkı bırak
one in a million lehçe versiyonu:
devamını gör...
