zaman tüneli

ali koç'un erden timur'u bitirdiğine inananlar var garip bir şekilde. ali koç'un bu kadar gücü olsa, 7 yıl başkanlığını yaptığı dönemde en az bir kupa alırdı fenerbahçe değil mi?

ayrıca, adamın savcılık gözaltı kararında galatasaray yöneticisi olduğu döneme atıfta bulunularak, eski galatasaray yöneticisi sıfatıyla gözaltına alındığı yazıyordu. nef yönetim kurulu başkanı da yazılabilirdi değil mi? ama yazılmadı. demek ki erden timur'a atıfta bulunulan suçların galatasaray yöneticisi olduğu dönemlerle de bir ilişkisi var.

kaldı ki kendisinin açıklamaları var o dönem ile ilgili. neydi bunlar? milyonlarca euro hibe ettiğini söylüyordu. galatasaray'ın ekonomisinin iyi olmasında en büyük payın kendisinin olduğunu söylüyordu. hatta dursun özbek de aynı şekilde erden tümur'un getirdiği paraları anlatıyordu.

he hir de türk spor tarihinde bir ilk olarak "gizli sponsor" gelirlerinden bahsediyorlardı. sponsorluk neden yapılır biliyorsunuz değil mi? kendi reklamını yapmak adına bir yere para öder yani sponsor olursun. amacın reklam oldığu yerde kendini gizlemek de nedir?

bunlara rağmen hala bu adamın suçlanmasının nedeninin siyasi olduğunu düşünen kuş beyinli bir kitle var. siyasi ha? aynı siyasi oluşum, yasa dışı bahis reklamı alınmasını, karaborsa bilet skandalını, fetöye bulaşmış sponsorluklar davalarında falan takipsizlik veren siyasi oluşum. seçil erzan davasında bavullarla para getirip, yasa dışı yolla faiz alan galatasaray üyelerini soruşturmayan siyasi oluşum.

şimdi gelinen noktada kazanmak için her yol mübah diye düşünen galatasaray camiasını hiç rahatsız etmiyordu tabi bu olaylar. bu kadar kollandıktan sonra kendilerinden biri suç ile ilişkilendirilince de hemen olayın siyasi olduğunu düşünüyorlar. ama kaçırdıkları nokta şu, bu olayın yurt dışı bağlantıları olduğu için yargılanıyor bu adam. yoksa yine hiçbir şey olmayacaktı her zamanki gibi.

taraftar bunları düşünürken kulüp yöneticileriniz ne yaptı peki? bir tane açıklamaları yok erden timur ile ilgili. yahu yıllarca bu adamın getirdiği paralarla futbolcu transfer ettiniz. yan yana güle güle pozlar verdiniz. dönemin tff başkanı dahil, bu adam ile birlikte şampiyonluk kutladınız. neden şimdi bu kadar sessizsiniz? suçlu olduğunu mu düşünüyorsunuz yoksa?

yöneticiler sustuğu için de taraftarlar her zamanki taktik ile düşman arayıp, ali koç yaptırdı diyorlar. bu kadar gücü olduğuna inanılan ali koç'un başkanlık döneminde bir kupası dahi yok fenerbahçe'nin.

he bir de tff, basın ve siyasilerin fenerbahçe'yi kayırdığını söylüyorlar. ne hikmetse kayrılan fenerbahçe'nin 10 küsür yıldır 1 şampiyonluğu bile yok.

bu nedir biliyor musunuz? yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali, kendi yaptığı suçları fenebahçe'nin yaptığını söyleyerek, kendilerini aklamaya çalışıyorlar.

fenerbahçe'nin tam da bugün yapması gereken, "bu ateş üfleyerek sönmez" diyerek bu olayın üzerine gitmektir. aklanan bu paraların nerelerde kullanıldığının araştırulmasını istemektir. yok öyle sahada kalalım falan.

bu adamlar, senin otobüsün kurşunlandığında, tüm takımı öldürmek için şoföre ateş edildiğinde "seni sevmeyen ölsün" diyen adamlar. sana sıkılan kurşunu tişört yaptırıp, taraftarına o tişörtü satan adamlar bunlar.

senin arkandan iş çevirip, tff'den fetöcü gazetecilere haber sızdıran adamlar bunlar!

(bkz: bu ateş üfleyerek sönmez) )
devamını gör...

her şey zıttı ile kaimdir.tezatlar bunu her seferinde doğrular.
devamını gör...

modern çağ ve modern kadın için yapıldığında tek kelimeyle aptallıktır. hatta aptallık ibaresini daha ağır bir sözcük kullanmamak için söyledim. eski çağlarda bu hem asil hem de dinen erdemli bir davranış olarak değerlendirilebilirdi. neyse ki bu hataya hiç düşmedim. tezimizi, ikisi kişisel olmak üzere örneklerle kuvvetlendirelim.

vaka 1: şahsımın yaşadığı. yine bir sözlük ortamından tanıştığım bekar anneyle ( çocuk 5. sınıfta ve dijital bağımlı, obez ) epeyce yakınlaşmıştık. islami burjuvadan ve akp zengini. aile apartmanında oturuluyor. frekanslar uyuştu, sürekli instagram üzerinden yazışıyoruz. ama ekonomik olarak bağımsız değil ve aile baskısı üzerinde. üstelik sorunlu bir erkek çocuğuyla boğuşuyor. yüz yüze görüşmede bana daha çok bağlandığını hissettim. ancak kendisine evliliğin söz konusu olamayacağını söyledim. zira babalık yaparsam kendi çocuklarıma yaparım. sen ne kadar iyi olursan, pedagojik açıdan doğru davranırsan darvan, oğlan çocuğu ergenliğe girince seni hasmı olarak görecektir. cesaretini topladığı yaşa geldiğinde de sen onu bir hatasından ötürü uyarırsan diyeceği şey ''sen benim babam değilsin '' olacaktır.


vaka 2: uluslararası bir sözde islami tanışma sitesinden faslı bir kadın. muhtemelen türkiye kökenli bir kürd ile evlilik yapıp, bir kız çocuk doğurmuş. eski eşi ile ilgili anlattığı herşey kafamızdaki kürd protopine uygun özellikler taşıyor. kaba, merhametsiz, ilgisiz, aile soğuk. tabi bu onun anlatımı. üstelik kız da aynı muannid ve olumsuz kişilik özelliklerini taşıyormuş. kendisine sponsor ve kürdzadesine baba arıyor. dehledim hakaret ederek engelledi.

vaka 3: cenk hoca olarak bilinen youtuber, bir ara yayınlarda da sürekli gösterdiği, birlikte spor salonu çalıştırdığı eşinin kendisini hasta vaziyetteyken terk ettiği günlerde yayın yapmıştı. songül isimli bu kadının kızının tanıştıklarında henüz küçük olduğunu ve o ilk tanışma gününde bile kız ile anne arasındaki sinir bozucu ilişkiyi görmesine rağmen, sevgisine yenildiğini anlatmıştı. tabi ki cenk, sağlığını kaybeder kaybetmez. songül kızını da alıp boşanma davası açıyor. sonu : edinilmiş malların yarı yarıya taksimi

vaka 4: bu da bugün x platformuna düşen ibretamiz bir video.

x.com/TwitBakani/status/202...

son söz : hiçbir sorumsuz erkeğin sıpasına babalık yapmak gibi bir hataya düşmeyin. başka kadınların hatalarının bedelini iyi erkekler ödememeli.

edit : bu fikri savunmamıza tamamen insani nedenlerden veya gözü açılmamışlıktan ötürü itiraz eden erkek yazarlara platon'un mağara alegorisini okuyup anlamalarını tavsiye ediyorum ya da 31'ci zizek (bkz: they live) filmi üzerinden güzel açıklamış.

devamını gör...

defne parkı

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


çin’in yıllarca yetecek petrol rezervi var diyenler,

çin devlet aklını hafife alma diyenler,

çin her ihtimali düşünüyor diyenler,

6.günde iran’la masaya oturdu.

1.5 milyar varil stoğun var, 121 günlük ithalatın var ama doyurman gereken 1.4 milyar insan ve dünyanın en büyük sanayisi olunca, rezerv lüks değil, geri sayım saati.

ithalatının %50’si hürmüz’den, lng’nin %30’u katar’dan. ikisi de şu an durmuş durumda.

şimdi asıl soruyu sor:

hürmüz’ü bile kaldıramayan çin, güney çin denizi kapatılırsa ne yaşar?

bu yüzden çin ne tayvan’a saldırır, ne başka bir yere.

saldıramaz.

deniz yolları kapanan bir çin, üretemeyen ve açlıkla sınanan bir çin’dir.


serhan kaya

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

541’de başlayan ve kendi adını taşıyan * milyonlarca insanı öldürmüş, kıtalara yayılmış ve sadece konstantinopolis’te bile günde 10.000 kişilere ulaşan ölümler yaşanmıştır.. iustinianus’un kendisi de hastalığa yakalanmasına rağmen hayatta kalmıştır..
ilk büyük küresel salgın olarak bilinir..
dünyadaki o zaman dilimi en güçlü olduğu için onun ismiyle anıldığından * veba da onun ismini almıştır..
devamını gör...

aşırı saçma iddia ve red pill saçmalıklarından oluşan bir video. gerçekten usandım artık "kadınlar sevmez, erkeklerse adam gibi sever ve aşkından geberir" saçmalıklarından. sevmeden evlenen kadın yoktur demiyorum da sevmeden evlenen erkek hiç yokmuş da erkekler melekmiş gibi davranmayı kesin artık! iki tarafta da bok gibi karakterlere sahip insanlar var.

videodaki saçmalıkları çürüten argüman getirsek ne olacak? sabit fikirle bunlara inanan birine ne söylersen söyle, bu argümanları çürüttüğünü kabul etmeyecek ki. hani şu partinin meşhur seçmen kitlesi için hep soruyoruz ya "anlamaları, görmeleri için daha ne olması gerekiyor" diye çünkü gördüklerini analiz etmekten acizler. işte burada da aynı durum var. sen istediğin kanıtı getir, karşındaki bunları kanıt olarak kabul etmedikten sonra bir anlamı yok.

yine de yazayım, ola ki anlayan çıkar. ben dahil bazı kadınların, bir ilişkide aşkından geberecek hâle gelmesini kanıt diye sunmayacağım. bunu ancak bizim gibi kendi içerisinde yaşayanlar bilir, kadına paçavra muamelesi yapanlar değil.

videoya gelince; öncelikle kuran'dan verdiği ayet örneğinin bu konuyla hiçbir alakası yok. tam hâli bu: "insanlardan bir kısmı, “allah’a inandık” derler. fakat allah yolunda bir eziyete maruz kaldıklarında insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi allah’ın azabıyla bir tutarlar. rabbinden sana bir zafer geldiğinde ise: “doğrusu biz de sizinle beraberdik” derler. yoksa allah, insanların göğüslerinin derinliklerinde nelerin yattığını çok daha iyi bilmekte değil midir?" münafıklıktan bahseden bu ayet, kadın için inmedi. genel olarak tüm insanlar hakkında bir gerçeği yansıtıyor. zaten "insanlardan bir kısmı" diye başlıyor, kadınlara özel bir yanı yok. konuyla alakası ise hiç yok.

ikincisi; kadınlarda boşanma oranının yüksek olma nedeni çıkarcılık ya da sadakatsizlik değil. dünya genelinde de türkiye'de bu konu hakkında birçok araştırma var, bir google kadar uzağınızda hepsi. boşanma nedenlerinin başında psikolojik ya da fiziksel şiddet geliyor. aldatılma, duygusal ihmal, iletişim eksikliği, kadın çalışıyor olsa bile ev içerisindeki tüm sorumluluğun sadece kadına yüklenmesi eşitsizliği gibi nedenler de bunu takip ediyor. hatta bazen erkeğin ailesinin (özellikle de annesinin) evliliğe fazlaca burun sokması bile boşanma nedeni oluyor. bir meslek sahibi olan kadınlarda boşanma oranının daha fazla olmasının nedeni de boşandıktan sonra para kazanabileceğini ve sokakta kalmayacağını bilmesi çünkü boşanan birçok kadına anne babası da sahip çıkmıyor. yani özetle kadın daha iyisini bulduğu için falan boşanmıyor.

siz şunu algılayamıyorsunuz; sadece evliliklerde değil evlilik öncesi ilişkilerde de geçerli olan tek gerçek şu ki seven bir insan kendiliğinden bir yere gitmez. gidiyorsa, onu uzaklaştıran, iten, gitmesine neden olan biri vardır. bir insanı kendinizden soğutana kadar ona psikolojik ya da fiziksel şiddet uygulayıp, sonra da "vay beni nasıl bırakırsın!" diye isyan edemezsiniz. kadını şeytan sanmaktan vazgeçin. böyle düşünerek kadınlara ön yargıyla yaklaşıyor ve bu düşüncenin yansıttığı kötülükle muamele ediyorsunuz onlara. bu kötülüğünüz de kadın tarafından terk edilmenizle sonuçlanıyor. birisi sabah akşam size işkence etse, ilk fırsatta kaçarsınız. bunu yapan kadına neden hayret ediyorsunuz?

yok mu videodaki gibi kadınlar? illa ki var ama öyle erkekler de var. o yüzden hatayı bazen de kendinizde arayacaksınız.

edit: çıkar ilişkisi üzerinden kısmı hakkında hiçbir şey yazmadım çünkü gerek yok. gerçekten seven seviyor, bunun kanıtlanacak bir yanı yok. dedim ya; kendimden biliyorum.
devamını gör...

kıskançlık nedir ben bilmiyorum. ikna olamadıklarım var ama...
iyi olan kazansın bence de ama iyinin tanımı doğru ve stabil yapılsın.
onun dışında bilen biri öğretsin de öğrenelim..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dozunda kıskançlığı severim.çünkü değerle ilgili.
şeyi de severim mesela x in en yakın arkadaşı y dir ve tüm arkadaşlarınız bilir.bu bilinirliliği de severim.

gelelim kıskanmaya:kıskanmak aslında çok normal bir durum.sen de olmayan bir şey başkasında var ve buna maruz kalıyorsun.kıskançlığı haset etme evresine taşımamak lazım.
kıskanmanın dozunu ayarlayabilmek de elbette tecrübeler,karakter vb ile mümkün.
çok kıskanmadan,kıskanılmadan,sağlıklı ilişkilerimiz olsun/oldurmaya çalışalım.
devamını gör...

iyiler kötüler kadar kötü olmadıkça kötülere karşı kazanamazlar. iyiliğin kazanması sadece vicdan mastürbasyonundan ibarettir.
devamını gör...

bazen kötü bir insan olsaydım daha mutlu olurdum diyorum. hatta kesin daha mutlu olurdum ama iyiyken de mutluyum ve iyi olmaktan başka birşey de bilmiyorum.
devamını gör...

kötüler insanı hep şaşırtır, bundan daha kötüsü olmaz derken lafı ağzına tıkar. ucu bucağı yok kötünün. gayya kuyusu gibi. mesela kur'an'da çok ilginç bir ayet var. iblis insanoğluna kötülük hususunda bir vesvese verir ve insan aldığı vesveseden öyle bir kötülük kulesi kurar ki; şeytan aleyhulane şöyle der; senin şerrinden allah'a sığınırım. ilginç.

garibim iyi öyle mi?

bir de şöyle bir hakikat var; iyiliğin kamaştırıcı ışığı kötülüğün karanlığından doğar. yani iyilik her zaman kötülüğe bu konuda borçludur.
devamını gör...

arkadaş değildir.
devamını gör...

kim young-ha tarafından yazılmış 144 sayfalık çok şeker bir kitap. çünkü seri katil var içinde. böyle diyince kan, vahşet bekleyebilirsiniz ama değil. hatta bazı yerler komik bile sayılabilir. okuması oldukça kolay, yazarı sevdim.

yıllar önce bir sürü cinayet işlemiş ama bir cinayetin ardından geçirdiği değişimle bu işlere son veren bir ihtiyar var. onu diğer seri katillerden farklı kılan ise alzheimer olması. bu adam hafızasını kaybetmeye başladıkça yakın zamanı unutmaya başlıyor. yakınında bu illete yakalanmış olanlar okurken de duygulanabilir. bu açıdan da çok üzücü bir yandan. lakin her şeyi unutan bir seri katil kitabı okurken komik oluyor. aniden birini öldürse ve onu yakın zaman olduğu için unutsa başına neler gelebilir? ya da bir cinayet dönüşü hafızası gitse ve kendini bambaşka bir yerde bulsa? kitapta böyle şeyler oluyor demiyorum ama siz yine de bir düşünün.

kitabın en çarpıcı yeri ise adamın küçükken evlatlık aldığı kızının bir gün ortadan kaybolması oldu. kızıyla arasında sorunlar vardı zaten. çünkü genç kadının bazen babasının onu bile tanımadığını söyleyip korkuyordu. insan kızını da unutur mu? unutuyor işte. daha kötüsü ise ***********. orayı da kitabı okuyup kendiniz öğrenin. gideyim yazarın başka kitabı var mı pdf olarak, beleş indireyim hemen.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

seviyordur.
olamaz mı?
ben o kadar kıskanırım ki arkadaşlarımı. sırf bu hissi yaşamamak için kimseyle ilişki kurmuyorum artık.
sevgi yok. yıkskançlık yok.
nabıyorsa yapsın artık diğer kankalarıyla madem onlarla geziliyor.
devamını gör...

türlü tezgahlar kurulmuş. özellikle ghibli tarzı ahlaksız kargaşalar dönen başlıklarda 23 tane kadının aynı olduğunu tespit ettim. miyazaki’ye mail attım. bak dedim ne hale geldi senin stüdyo. kahrından rambo okan’a döndü. moderasyona da gönderdim. etkileşime yenik düşmüşler siz de yargılanacaksınız. ai denen mayın tarlası yüzünden faruk abi olmuş sana feyza. bunların klavye de çok erkek basar dikkat edin testosteron klavyeyi eritiyor ama fotolara bakıyorum kahve kitap kedi. sözlük yazarlarının favori bastonları, geceye bi ambulans çek ve günün kalsiyumu gibi başlıklara bakınca dolandırılacak kitlenin istikametini tahmin edebilirsiniz. erkek yazarlar erkeklerin tuzağına düşmemeli. evet eskisi kadar ilgi çekmiyor olabilir ama hala kitaptaki en eski kural çalışıyor. ayca_22 ölmedi.
devamını gör...

bddk denetimi ve 1.200.000 liraya kadar tmsf sigortası ile daha güvenli bir hal almışlardır
yakın zamanda bi tanesine gireceğim denemek amaçlı
not: emlak bankası bile bu işin içinde
devamını gör...

tanım: karayolları yönetmeliğinin belirlediği standart fonttan ve boyuttan farklı font ve daha kalın harf/sayı kullanılan plaka.

bence arabayı daha estetik gösteriyor. ama kural kuraldır.
bu zamana kadar arabalarım içim hem standart plaka hem de app plaka bastırdım.
app'yi sökme zamanı geldi.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim