zaman tüneli

zazaca bilen biri olarak söylemek isterim ki türkçenin eksiği çok. ne kadar zengin dil derseniz o kadar kendimizi kandırmış oluruz. dili zengin kılacak adımlar atabiliyorsanız atın bir kelime kazandırabiliyorsanız kazandırın. bu söylediğim şeyleri ben yapabilsem yaparım ve elimden geldikçe yapıyorum. glck.

hep söylerim türkiye de acı kelimesi üç anlamlı bir kelime önüne veya arkasına bir kelime koyulmazsa o acı ne acısı belli olmaz. halbuki bizim dilde aynı kelime için üç kelime var ve arkasına önüne bir şey koymasakta acı ne acısı biliriz. umarım anlatabilmişimdir.
devamını gör...

kötülük zenetik midir?
devamını gör...

banko söylüyorum, ekürisi olmadığını tek geçerim!
devamını gör...

(bkz: ww2 pro s max supra da cupra)
devamını gör...

hep sebepleri konuşuluyor, konuşulsun da.

ancak sonuçları bence çok daha önemli. esasında kaynağı anlaşılmayan olayların sonuçlarına bakmak, olayların sebebi hakkında da fikir ortaya çıkarabilir.

eğitim kurumlarının “güvensiz” görünmeye başlaması sanırım en temel sonuç oldu.
devamını gör...

1 milyon koymuş söylenenlere göre.. seviyorum böyle insanları kolay para kazanıyorlar ama sosyal medya işte 2 ay sonra kimse hatırlamaz o zamana kadar ne kazandın yanına kazanç kalır ..
devamını gör...

bölüm sayısı azaltıldı başta fazla bölüm verip alıştırdılar şimdi tek bölüm verip kaçıyorlar. programın bölümleri normalde çoktan bitmiş çile çektiriyorlar resmen. ilk izlediğimde yazdıklarımı devam ettiriyorum eğer gerçekçilik yoksa devamlılığı olmaz ama gerçekçilik varsa kopar gier ki doğrusu da bu bence. sürprizleri güzel ancak çok daha şaşırtıcı sürprizler de lazım.
devamını gör...

bir dönem bunun “hak” olduğunu savunanlar vardı.

bırakın sivillerin “bireysel silahlanma”sını, kamu görevlilerin dahi “silahlandırılması” çok ciddi katı kurallara ve silahlandırmadan sonra takibe ihtiyacı var.
devamını gör...

katilin diğer olayların aksine hırt veya incel değil eşcinsel bir ruh hastası olduğunu düşündüğü olaydır
devamını gör...

bu son yaşanan olaylardan sonra normal hayatına devam edebilen oldu mu ? niye milli yas yok içimiz paramparça! tabi ölü sizin olmayınca helva tatlı gelir. yıllar evvel sırf jest olsun diye suudilerin bizi hiçe saydığı kralı öldü diye milli yas ilan ettiniz utanın ulan. destekleyip yetkili verdiğiniz politikacıların aldıkları veya almadıkları her karardan sizde sorumlusunuz. iktidardan gittiklerinde onları günah keçisi ilan edip kandırıldık elimiz kırılsaydı bilemedik demek yok. kandırılmadınız. desteklediğiniz politikacıların suç ortağısınız
devamını gör...

bu seneki ''dünyanın en etkili 100 insanı'' listesindeki tek türk olan fatih birol uyarmış. bu ''hürmüz boğazı gerilimini'' çözün demeye getirmiş. en etkili abi böyle buyurmuş ben de böyle duyurmuş:*

uea başkanı birol: avrupa'nın 6 haftalık uçak yakıtı kalmış olabilir
uluslararası enerji ajansı (uea) başkanı fatih birol ap'ye verdiği röportajda, avrupa'nın "belki de 6 haftalık kadar jet yakıtı kaldığını" söyledi ve iran savaşı nedeniyle petrol tedarikinin engellenmeye devam etmesi halinde yakında uçuş iptallerinin yaşanabileceği konusunda uyardı.
bloomberg haberi burada
devamını gör...

peki, başlık hortlatılıyor ağlaklığını geçelim, ortalama bir türk vatandaşı olarak bilmediğimden soruyorum, madem siz çok vakıfsınız biz bilmiyoruz izah edin;

sarılı kırmızılı yeşil kimlikli her hangi bir hareket bu coğrafyada katledilen, istismara uğrayan veya kıyısından köşesinden mağduriyet yaşayan her hangi bir kadın için ne yapmıştır?

aybüke öğretmen var mesela, bir şey yapmış mıdır onun için? narin güran var ayrıca! ben insanım diye ortada dolaşan istisnasız herkesin yüreğini yaktığı!

aaaa doğru sakine cansız vardı bir de! niyeyse onu baya bi andılar filan.

dürüst olun lütfen, bu söylem bu coğrafyadaki kadınların hakkını hukukunu savunan bir söylem değil! eğer öyle olsaydı, berdel, töre cinayetleri, başlık parası ve daha bir çok şeye koyduğu tepkiyle öne çıkardı, bu söylem ayrılıkçı ve bölücü bir hareketin kadın tabana yayılmasını amaçlayan ikiyüzlü bir söylemdir.

o yüzden başta da söylediğim gibi ben ortalama bir türk vatandaşı olarak özellikle bir kürt kadınının jin jiyan azadi demesini anlamlandıramıyorum.

sen kürt kadını olarak bu zihniyet yüzünden bu haldesin zaten!
devamını gör...

kan donduran bir durum.
ama kanımı daha çok donduran şeylerden biri de faili aklamaya varan söylemler. gerçekten inanılmaz.

bir çocuğun davranışlarının ardındaki nedenleri anlamak tabii ki gerekli. kendisi de ölmüş gitmiş zaten. demiyorum ki toplanıp kin kusalım. ama lütfen biraz minnoşluğun da dozunu ayarlayalım. kalanları düşünelim. ölen 3 çocuğun ve bir öğretmenin yakınlarını da düşünelim.

ben her şeye psikolojik gerekçeler bulunduğunu görüyorum. her şey ama her şey "travma" çatısı altında aklanıyor. bunları değerlendirmesi ve konuşması gerekenler bu işin uzmanları değil mi? zottirik yaşam koçlarının ortalığa fırlayıp bu eylemi normalleştirecek açıklamalarda bulunması beni dehşete düşürüyor.

ablacım, anasından babasından işkence göre göre büyüyen çocuklar var, hepsi eline silah geçirip okul mu tarıyor? nasıl kafalar yaşıyorsunuz anlayamıyorum.

kendi ailesi de acılıdır. saldırgan hakkında çok yorum yapmak istemiyorum. empati kurmayı zaten reddediyorum. vahşetin içinde kalan çocuklarla empati kurmayı tercih ediyorum. ancak baba, emniyete verdiği ifadede çocuğun psikolojik yardım aldığını, terapistin takip edilmesi gerektiğini söylediğini söylüyor. aynı çocuğu tutup poligona atış yapmaya götürüyor.

kişilik bozukluklarında süregelen bir örüntü olur. bir süreç olur. bu çocuk ben bu sabah şöyle bir okula gideyim de önüme geleni vurayım ilhamıyla uyanmadı herhalde. böyle bir ergenin şiddete de meyli olduğu biliniyorsa erişebileceği yerde ateşli silah bulundurulması bile akıl alır gibi değil. kaldı ki onu da anlayalım lara varan söylemler tansiyonumu oynattı.

onu da ben anlamayayım canım kardeşim ya.
devamını gör...

az şerefsizsiz değilsin olarak türkçeye çevrilebilir ismi.
devamını gör...

benim için twin peaks bu, tuhaf biçimde o atmosfere girmek beni bambaşka bir dünyaya götürüyor sanki...
devamını gör...

ya böyle durumlarda "bunu izleyende çeri domates kadar beyin yoktur" yazmayı çok severim. sözlükçülük bunu gerektirir*. yaman sözlükçü olmak budur.

lakin hünkarım... ben de düştüm. acayip sardı. vampir-köylü oyununu öğrenciyken delice oynayışımızdan mıdır nedir artık. battık batağa, başkası yazın artık.
devamını gör...

(bkz: kurtlar vadisi)
(bkz: avrupa yakası)
(bkz: how i met your mother)

insana güvenli alan mutluluğu veren eylem.
yumuşatıcı kokan yeni yıkanmış çarşafta banyo sonrası uyumak gibi. kesinlikle anksiyeteyle bir ilgisi var. he bir de her izlediğinde yeni bir pencereden bakıyorsun olay zenginleşiyor.
kurtlar vadisi profesörü oldum ben mesela.
devamını gör...

alex michaelides tarafından yazılıp 2021 mart ayında yayınlanan psikolojik gerilim kitabıdır.

kitabı 3-4 saatte okuyup bitirdim zamanın nasıl geçtiğinin farkına bile varmamışım, yazım tarzı ve konusunun akıcı olması kendisine çok güzel bağlıyor.

kitap kocasını öldürmekle yargılanan ve bu yargının doğru mu yanlış mı olduğunu kitabın son sayfalarına kadar bilemeyeceğimiz bir kadın ve bu kadına yardım etmek isteyen bir terapist hakkında, net bir karar vermemiz sonunu okuyana kadar neredeyse imkansız çünkü kadının kocasına olan sevgisi her sayfada vurgulanıyor, peki o zaman kocasını böylesine seven bir kadın neden onun kafasını defalarca tüfekle ateş ederek parçalara ayırsın? gerçekten o mu yaptı? kavga mı etmişlerdi? gibi bir soru doğuyor ama bunların hiçbirine kadından bir yanıt alamıyoruz çünkü kadın cesedin başında bulunduğu andan itibaren yıllar geçmesine rağmen tek kelime konuşmuyor, böyle zor bir vakayı tedavi edip konuşturacağına inanan terapistimiz burda devreye giriyor, kadının hayatında böyle bir şeyi yapmasına sebep olacak şeyler yaşayıp yaşamadığını ve nasıl bir hayatı olduğunu araştırırken bir yandan terapistin kendi psikolojik sorunlarıylada yüzleşmesini okuyoruz, aslında bir hastayı tedavi etmek için yola çıkan terapistimiz bir anda kendini hasta olarak buluyor diyede bir yorum ekleyebilirim sanırım

konusunu kenara bırakıp genel yorumuma gelecek olursam kitap karakterlerin duygularını ve sıkıntılarını, olayın bunaltıcılığını öyle iyi yansıtmış ki, okurken arada bi kitabı kapatıp nefes alma molası verdim, bazı yerlerde kendi kendime içsel terapilerde yaptım tabi, psikoloji alt yapısı olan kitapları bu yüzden seviyorum, konu ne olursa olsun satırların arasında kendinden bir parça bulup içselleştirmene sebep oluyorlar, neyse sonucunda kitabın bitiminden pek memnun kalmadım maalesef ki, kitap sanki ince ince işlenmişte sonu hızlı bir düğmük ile bağlanmış gibi, yinede akıcılığından dolayı benim kendisine on üzerinden sekiz verdiğim bir kitap oldu.
devamını gör...

aşk-ı memnu, yaprak dökümü, kanıt.
muhteşem üçlü.
devamını gör...

ankara derken de k serttir.
ama anqara yazdığımda yine ankara okumayacaksan iş değişir. g harfi bu günler için de var.
dolayısıyla zamnında büyüklerimiz doğru karar vermişler. alfabede böyle bir şeye ihtiyaç yok.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim