zaman tüneli
cem yılmaz'a gülmüyorum tribi
mizah olarak bana hitap etmediği için pek sevmediğim bir insandır. sen seversin sevmezsin beni ilgilendirmez. ama trip de dersen bu zevk beğenilerimize orada sende bir problem var demektir. sen izle gül banane.
devamını gör...
cem yılmaz'a gülmüyorum tribi
genellikle cem yılmaz'a gülmüyorum edebiyatı yapıp, adamın ne söylediğini anlamayıp, adamı sadece küfürden ibaret gören kitle muhafazakar oluyor. en çok güldükleri şey de güldür güldür.
şahsen cem yılmaz'a da gülüyorum ata demirer'e de. ayrıca herkesin yerden yere vurduğu hasan can hazır cevap ve çok zekice komik şeyler de söyleyebiliyor. milletin kendini ifade edemediği ülkede hasan'ın gömülmesi çok absürt. ayrıca gibi de gayet komikti, prens de, mahsun j de.
mizahta bile takım tutar gibiyiz. şucular bucular. gül geç babacım ya, türkiye'de yaşıyorsun, gülecek bişey bulmuşsun bı de kıllısını arıyorsun.
şahsen cem yılmaz'a da gülüyorum ata demirer'e de. ayrıca herkesin yerden yere vurduğu hasan can hazır cevap ve çok zekice komik şeyler de söyleyebiliyor. milletin kendini ifade edemediği ülkede hasan'ın gömülmesi çok absürt. ayrıca gibi de gayet komikti, prens de, mahsun j de.
mizahta bile takım tutar gibiyiz. şucular bucular. gül geç babacım ya, türkiye'de yaşıyorsun, gülecek bişey bulmuşsun bı de kıllısını arıyorsun.
devamını gör...
olivia rodrigo
ben böyle milenyum sonrası doğan kaşarlarla profesyonel ilişki harici ilgilenmiyorum ama twitter'da bizim büyük oğlan kendisini övünce bir bakayım dedim. benim gibi rafine zevkleri olan bir erkekten, bu çocuk nasıl çıktı bilmiyorum. haşa huzurdan çingeneye benziyor. aslında deforme, çirkin ama albenisi yüksek kadınları severim ama bu çirkin de değil, basit, primitif ve mümeyyiz vasfı olmayan düz bir kız.
devamını gör...
kıraç'ın mal varlığı
eski bir gelinlik ve bir bakır bileziği de unutmazsak eğer hatırı sayılır ama sayımı çok çabuk bitecek mal varlığıdır...
kıraç'ın razıysan gel şarkısında kamuya açıkladığı mal varlığı tam liste:
eski bir gelinlik
bir bakır bilezik
anneden kalan yüzük
bir tanrı
bir gitar
biraz açlık
biraz susuzluk
bir lokma ekmek
bir yudum su
eser miktarda yapayalnızlık, umutsuzluk
bolca şükür
kıraç'ın razıysan gel şarkısında kamuya açıkladığı mal varlığı tam liste:
eski bir gelinlik
bir bakır bilezik
anneden kalan yüzük
bir tanrı
bir gitar
biraz açlık
biraz susuzluk
bir lokma ekmek
bir yudum su
eser miktarda yapayalnızlık, umutsuzluk
bolca şükür
devamını gör...
türk bayrağının adı değişmeli
adı da güzel kendi de güzel, ilişmeyin.
devamını gör...
aynı kitabı tekrar okumak
kimindi hatırlamıyorum ama şöyle bir söz okumuştum:
kendini iki kez okutmayacak kitap, bir kez okunmaya layık değildir diye.
aynı sonu yaşatacağından emin olduğumuz insanlarla defalarca ilişki kuruyoruz, bir kitabı iki kez okumuşuz çok mu...
kendini iki kez okutmayacak kitap, bir kez okunmaya layık değildir diye.
aynı sonu yaşatacağından emin olduğumuz insanlarla defalarca ilişki kuruyoruz, bir kitabı iki kez okumuşuz çok mu...
devamını gör...
ailem iyi ailedir
ailesiyle gurur duyanların repliği:
devamını gör...
dual n-back
akışkan zeka ve çalışma belleği performansını geliştirdiği iddiasıyla bilinen bir tür oyun. kafa oyunu.
görsel ve işitsel desenleri n adım önceyle eşleştirme üzerine kuruludur.
görsel ve işitsel desenleri n adım önceyle eşleştirme üzerine kuruludur.
devamını gör...
aynı kitabı tekrar okumak
her gün yeni bişey öğreniriz, aynı sandığımız kitabın etkisi de sonradan başka olacaktır. ben birçok kitabı tekrar tekrar okudum, her seferinde daha önce dikkatimi çekmeyen başka şeyler anladım. bu belki her kitap için geçerli değildir ama büyük romanlar için kesinlikle geçerlidir.
devamını gör...
tayyip'in yeğeninin msb tedarik müdürü olması
devamını gör...
tüyleri diken diken eden anlar
tüylerim diken diken oldu cümlesi her ne kadar mecazlı bir ifade olsa da ben demin bunu fiziksel biçimde yaşadım.
evet efendim, biraz hava alayım da uykum açılsın diye dışarı çıktım. otururken omzum gıdıklanmaya başladı, saçım mı yok. kıyafet etiketi mi ? değil. kıyafetin dikişleri herhalde dedim. elimle yokladım. elime top gibi bir şey geldi, içgüdüsel biçimde hemen yere attım. arı desem değil, sinek hiç değil, tüylü ve kanatlı bir böcek...
anlamıyorum ki, ne işin var kıyafetimin içinde? kendi ekolojik sistemin sandım diyeceğim. pamuk polyester kumaş boyası karışımı senin ekolojik çevren olamaz sayın böcek...
evet efendim, biraz hava alayım da uykum açılsın diye dışarı çıktım. otururken omzum gıdıklanmaya başladı, saçım mı yok. kıyafet etiketi mi ? değil. kıyafetin dikişleri herhalde dedim. elimle yokladım. elime top gibi bir şey geldi, içgüdüsel biçimde hemen yere attım. arı desem değil, sinek hiç değil, tüylü ve kanatlı bir böcek...
anlamıyorum ki, ne işin var kıyafetimin içinde? kendi ekolojik sistemin sandım diyeceğim. pamuk polyester kumaş boyası karışımı senin ekolojik çevren olamaz sayın böcek...
devamını gör...
sakal tıraşı
bayılırım.
lakin tıraş bahane losyon şahane. küçükken abim her tıraş olduğu zaman yüzü yanıyor yanmıyor aldırmadan sarılıp sarılıp öperdim.
o losyon kokusunun hastasıyım.
lakin tıraş bahane losyon şahane. küçükken abim her tıraş olduğu zaman yüzü yanıyor yanmıyor aldırmadan sarılıp sarılıp öperdim.
o losyon kokusunun hastasıyım.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
bazi anılari kavanoza koyup saklayamamak ağır geliyor. o an orada tadini cikarip sonrasinda anı müzeme kaldırmak istemiyorum.
devamını gör...
nescafe 3'ü 1 arada sütlü köpüklü
sütlü köpüklü böbrek taşı*
devamını gör...
tayyip'in yeğeninin msb tedarik müdürü olması
devlet memuru olmak yerine, başka gençlerle ortaklık kurup venezuela'ya özel jetle maske yardımı gönderse daha mı iyi olurdu?
devamını gör...
yakıcı sır
yakıcı sır kitabıyla birlikte bir kez daha stefan zweig’e hayran kaldım. birçok kitabını okudum ve şimdi favorilerime bir yenisi daha eklendi. yine okurken büyük keyif aldığım; akıcı, sürükleyici ve hiç sıkmadan hızla biten harika bir kitaptı.
kitaba gelecek olursak; küçük bir çocuğun ilk kez yetişkin dünyasının karmaşık ve karanlık tarafıyla karşılaşmasını anlatıyor. hikâye, hasta bir çocuğun annesiyle birlikte tatile gitmesiyle başlıyor. kaldıkları otelde baron adında bir adam çıkıyor karşılarına. baron, kadına yaklaşabilmek için çocuğu kullanıyor. başlarda küçük çocuk bunu samimi bir ilgi sanıyor; çünkü ilk kez biri onunla gerçekten ilgileniyor ve bu durum onu fazlasıyla mutlu ediyor.
fakat ilerleyen sayfalarda bir şeylerin ters gittiğini hissetmeye başlıyor. sessizliklerden, bakışlardan, yarım kalan konuşmalardan… “yakıcı sır” tam da burada başlıyor aslında: çocuğun anlayamasa bile hissettiği gerçeklerde.
başta ona oyun gibi gelen şeyler zamanla içinde derin yaralar açıyor. yetişkinlerin kendi arzuları uğruna küçücük bir çocuğu görmezden gelmeleri, onu yalnız ve değersiz hissettirmeleri beni en çok üzen şey oldu.
zweig’in insan psikolojisini anlatış biçimi yine etkileyiciydi. özellikle bir çocuğun masumiyetinin yavaş yavaş kırılışını hissettirmesi kitabı unutulmaz yapan detaylardan biri olmuş.
.
.
“çocuklar her şeyi anlamaz belki ama her şeyi hisseder.”
.
“yetişkinlerin tutkuları arasında en çok çocukların kalbi kırılır.”
.
“bazı sırlar insanı büyütmez; sadece içini acıtır.”
.
“masumiyet, gerçeği ilk kez hissettiğin anda kırılır.”
kitaba gelecek olursak; küçük bir çocuğun ilk kez yetişkin dünyasının karmaşık ve karanlık tarafıyla karşılaşmasını anlatıyor. hikâye, hasta bir çocuğun annesiyle birlikte tatile gitmesiyle başlıyor. kaldıkları otelde baron adında bir adam çıkıyor karşılarına. baron, kadına yaklaşabilmek için çocuğu kullanıyor. başlarda küçük çocuk bunu samimi bir ilgi sanıyor; çünkü ilk kez biri onunla gerçekten ilgileniyor ve bu durum onu fazlasıyla mutlu ediyor.
fakat ilerleyen sayfalarda bir şeylerin ters gittiğini hissetmeye başlıyor. sessizliklerden, bakışlardan, yarım kalan konuşmalardan… “yakıcı sır” tam da burada başlıyor aslında: çocuğun anlayamasa bile hissettiği gerçeklerde.
başta ona oyun gibi gelen şeyler zamanla içinde derin yaralar açıyor. yetişkinlerin kendi arzuları uğruna küçücük bir çocuğu görmezden gelmeleri, onu yalnız ve değersiz hissettirmeleri beni en çok üzen şey oldu.
zweig’in insan psikolojisini anlatış biçimi yine etkileyiciydi. özellikle bir çocuğun masumiyetinin yavaş yavaş kırılışını hissettirmesi kitabı unutulmaz yapan detaylardan biri olmuş.
.
.
“çocuklar her şeyi anlamaz belki ama her şeyi hisseder.”
.
“yetişkinlerin tutkuları arasında en çok çocukların kalbi kırılır.”
.
“bazı sırlar insanı büyütmez; sadece içini acıtır.”
.
“masumiyet, gerçeği ilk kez hissettiğin anda kırılır.”
devamını gör...
viva zapata (yazar)
başınız sağ olsun
devamını gör...
tayyip'in yeğeninin msb tedarik müdürü olması
devamını gör...

