15 nisan 2026 kahramanmaraş okul saldırısı
başlık "allaha şirk koşarken dalağı şişen ateist" tarafından 15.04.2026 14:25 tarihinde açılmıştır.
41.
ölü ve yararlıların olduğu söylenen saldırı. şanlıurfa'daki olayın şokunu atlatamamışken şimdi de maraş'tan haber geliyor
kaynak
kaynak
devamını gör...
42.
döneminde memleketi dalton, redkit, casper ve türevi gençlerden oluşan envai çeşit suç örgütünün türediği iktidarın suçudur.
geçmişte niye yoktu böyle şeyler. siz bu örgütlerle mücadele etmezseniz, ahmet'i atlas'ı öldürenler cezasız kalırsa akıbeti budur.
ahmet'in katilini destekleyen kıza, iktidarı eleştiren tivit atan öğrenciler gibi muamele gösterilmedi. işine gelince özgür düşünce, işine gelmeyince değil.
en büyük hapishaneleri yapmakla böbürlenen bir iktidar olursa, halkı da oraya girmeye can atan suçlular olur. bunlar değil miydi kardeşim eğitim oranı arttıkça oy oranımız düşüyor diyen. eğitimlileri muhalif diye kaçırdınız, geriye iti kopuğu kaldı. okumaya meyillileri sırf birşeyleri eleştiriyor diye okul bahçelerinde polislere coplatıyorsunuz, eli silahlı magandaları kucağınızda hoplatıyorsunuz. eserinizle gurur duyun.
bir diğer konu da okul bütçesine gelince kıstıkça kısmaları. kaç çocuk var bir okulda 300 mü 500 mü. 2 güvenlik koyulamıyor mu okullara. çocuk başına 200 lira falan o adamların maaşını çıkartıyordur herhalde. ayda bir tavuk döner etmiyor mu bu çocuklar. gerekirse veliler kendi versin. herkes sigara içiyor dalı ortalama 7 liraya geliyor, çocuğun için günde 1 dal sigara. silahlı adama belki tamamen engel olamazdı ama belki can kaybı az olurdu, bir tuşa basar uyarı vermiş olurdu birşeyler düşünülebilir. cemaatlere ayrılan para bu ülkenin geleceği olan çocuklar için de ayrılsın bı zahmet. alanı olmayan her konuya burnunu sokan meb ne işe yarıyor. hani eğitimde devrim yapıyorlardı.
şimdi millet nasıl güvenip yollasın çocuğunu okula. yazık o giden canlara. yapacağınız işi seveyim!
geçmişte niye yoktu böyle şeyler. siz bu örgütlerle mücadele etmezseniz, ahmet'i atlas'ı öldürenler cezasız kalırsa akıbeti budur.
ahmet'in katilini destekleyen kıza, iktidarı eleştiren tivit atan öğrenciler gibi muamele gösterilmedi. işine gelince özgür düşünce, işine gelmeyince değil.
en büyük hapishaneleri yapmakla böbürlenen bir iktidar olursa, halkı da oraya girmeye can atan suçlular olur. bunlar değil miydi kardeşim eğitim oranı arttıkça oy oranımız düşüyor diyen. eğitimlileri muhalif diye kaçırdınız, geriye iti kopuğu kaldı. okumaya meyillileri sırf birşeyleri eleştiriyor diye okul bahçelerinde polislere coplatıyorsunuz, eli silahlı magandaları kucağınızda hoplatıyorsunuz. eserinizle gurur duyun.
bir diğer konu da okul bütçesine gelince kıstıkça kısmaları. kaç çocuk var bir okulda 300 mü 500 mü. 2 güvenlik koyulamıyor mu okullara. çocuk başına 200 lira falan o adamların maaşını çıkartıyordur herhalde. ayda bir tavuk döner etmiyor mu bu çocuklar. gerekirse veliler kendi versin. herkes sigara içiyor dalı ortalama 7 liraya geliyor, çocuğun için günde 1 dal sigara. silahlı adama belki tamamen engel olamazdı ama belki can kaybı az olurdu, bir tuşa basar uyarı vermiş olurdu birşeyler düşünülebilir. cemaatlere ayrılan para bu ülkenin geleceği olan çocuklar için de ayrılsın bı zahmet. alanı olmayan her konuya burnunu sokan meb ne işe yarıyor. hani eğitimde devrim yapıyorlardı.
şimdi millet nasıl güvenip yollasın çocuğunu okula. yazık o giden canlara. yapacağınız işi seveyim!
devamını gör...
43.
bunun iş yerlerine sıçramayacağını düşünüyorsanız çok safsınız derim. adam karısıyla kavga edecek veya ekonomik çıkmaza girecek ve orada herkesi öldürecek. böyle şeyler göreceğiz. ülkedeki en büyük aptallık bir olayın sadece ilgili yerlerde geçeceğini düşünmektir. bu bir nefret döngüsü. toplum kusuyor artık. yani iş yerinde - okulda - hastanede her yerde topluca öldürmelere hazırlıklı olun. mesela patronuna kızacak basacak orayı önüne gelene sıkacak. insanlarda tüm hayatı suçlama eğilimi var şu an türkiye'de. tanımadığı insanı bile cezalandırmak için kin güdüyorlar. bunun böyle olacağı belliydi.
devamını gör...
44.
bu ve benzeri şiddet olaylarının okullara güvenlik görevlisi veya polis atanmasıyla çözüleceğini düşünenler ağır vizyonsuzdur. keza öğretmenin yetkisinin arttırılmasını savunanlar da bir o kadar...
son olarak da hepsi için demiyorum ama bu iş bırakma eylemlerine, tatil gözüyle bakıp da sevinmeyen öğretmen yoksa öpsünler beni.
son olarak da hepsi için demiyorum ama bu iş bırakma eylemlerine, tatil gözüyle bakıp da sevinmeyen öğretmen yoksa öpsünler beni.
devamını gör...
45.
çok çok üzüldüm. bu olayı bir çocuğun anlık cinneti diye okumak gerçeği ıskalamak demek.
ortada tekil bir suçtan çok, baştan sona öngörülebilir bir ihmal zinciri var. birincisi okul dediğin yer çocukların en güvende olması gereken alan. bu kadar kolay silahla girilebiliyorsa orada güvenlik yoktur, prosedür yoktur ya da uygulanmıyordur. iki, bir çocuğun ateşli silaha erişebilmesi başlı başına sistem hatasıdır. bu, nasıl aldı diye şaşırılacak bir durum değil aksine neden bu kadar kolay alabildi diye sorulması gereken bir sonuçtur.
üçüncüsü eğer iddia edildiği gibi silah evde, üstelik bir polis memuruna ait ve erişilebilir durumdaysa burada bireysel hata değil, açık bir sorumsuzluk vardır. silah güvenliği dediğin şey keyfi değil kilit, kontrol vs. temel kurallar tam olarak bu senaryolar yaşanmasın diye var.
burada sorumluluğu dağıtıp belirsizleştirmek kimseye fayda sağlamaz. bu olayda bir fail var evet, ama aynı zamanda öngörülebilir bir riskin önlenmemesi durumu da var. bu tür olaylar kader ya da anlık cinnet değil gerekli önlemler alınmadığında ortaya çıkması yüksek ihtimal olan sonuçlar.
bu yüzden meseleyi duygusal bir trajedi olarak saymak yerine açık açık konuşmak gerekiyor. silah erişimi kontrol edilmediği sürece benzer olaylar tekrar eder. bu kadar basit ve bu kadar sert bir gerçek.
okulların adı saldırıyla anılmamalı. çocukların bulunduğu bir yerde nasıl oldu diye soruyorsak, aslında cevap çok basit, çünkü olması engellenmedi.
ortada tekil bir suçtan çok, baştan sona öngörülebilir bir ihmal zinciri var. birincisi okul dediğin yer çocukların en güvende olması gereken alan. bu kadar kolay silahla girilebiliyorsa orada güvenlik yoktur, prosedür yoktur ya da uygulanmıyordur. iki, bir çocuğun ateşli silaha erişebilmesi başlı başına sistem hatasıdır. bu, nasıl aldı diye şaşırılacak bir durum değil aksine neden bu kadar kolay alabildi diye sorulması gereken bir sonuçtur.
üçüncüsü eğer iddia edildiği gibi silah evde, üstelik bir polis memuruna ait ve erişilebilir durumdaysa burada bireysel hata değil, açık bir sorumsuzluk vardır. silah güvenliği dediğin şey keyfi değil kilit, kontrol vs. temel kurallar tam olarak bu senaryolar yaşanmasın diye var.
burada sorumluluğu dağıtıp belirsizleştirmek kimseye fayda sağlamaz. bu olayda bir fail var evet, ama aynı zamanda öngörülebilir bir riskin önlenmemesi durumu da var. bu tür olaylar kader ya da anlık cinnet değil gerekli önlemler alınmadığında ortaya çıkması yüksek ihtimal olan sonuçlar.
bu yüzden meseleyi duygusal bir trajedi olarak saymak yerine açık açık konuşmak gerekiyor. silah erişimi kontrol edilmediği sürece benzer olaylar tekrar eder. bu kadar basit ve bu kadar sert bir gerçek.
okulların adı saldırıyla anılmamalı. çocukların bulunduğu bir yerde nasıl oldu diye soruyorsak, aslında cevap çok basit, çünkü olması engellenmedi.
devamını gör...
46.
bir evde bu kadar silah bulunması ?
sizce normal mi ?
sizce normal mi ?
devamını gör...
47.
her sene farklı bir şekilde sabrımızın, vicdanımızın, sınırlarımızın sınanması durumu tahmin edersiniz ki madden ve manen hepimizi fazlasıyla yordu ve yoruyor.
ya yangın ya pandemi ya terör ya saldırı bir şekilde bu ülkede; huzursuz ve kaygılı yaşamamız için bir sebep doğuyor.
söyleyecek hiçbir şey bulamıyorum. uzun uzun yazacak gücüm de yok bu konuda. başımız sağ olsun diyeceğim de; ne başımız sağ ne de hayatımız selamet artık..
ya yangın ya pandemi ya terör ya saldırı bir şekilde bu ülkede; huzursuz ve kaygılı yaşamamız için bir sebep doğuyor.
söyleyecek hiçbir şey bulamıyorum. uzun uzun yazacak gücüm de yok bu konuda. başımız sağ olsun diyeceğim de; ne başımız sağ ne de hayatımız selamet artık..
devamını gör...
48.
akşam haberim olan saldırı. çocuk cinnet geçirmemiş anlaşılan. planlı gelmiş. gebermiş it. odunu bol olsun ateşler içinde yansın.
devamını gör...
49.
öyle bir ülke düşünün ki, makamlarda buram buram vasıfsızlık akıyor.
çocuklarını, ormanlarını, topraklarını, değerlerini, madenlerini, kadınlarını, hayvanlarını, özgür iradesini, fikirlerini koruyamayacak kadar aciz bir toplumla ve korkak milyonlar sürüsüyle donatılmış bir ülke düşünün.
çünkü bizde olanların %5'i herhangi bir avrupa ülkesinde olsa, o ülkede ne "bakan" kalır, ne "başkan" kalır, ne de "meclis" kalır.
istifa edin naraları atmaya devam edin siz. çok ederler istifa, siz de anca beklersiniz.
bu ülkede ateş düştüğü yeri yakıyor, ateş yanan yeri kül gibi yakıyor, yanan ise yandığıyla, yakan ise yaktığıyla kalıyor.
ne demiş gazi paşam "vatanı korumak, çocukları korumakla başlar" - mustafa kemal atatürk
biz daha çok şehitler vereceğiz. ayla öğretmenler, aybüke öğretmenler, ömer halisler, fethi sekinler ve daha niceleri..
çünkü ; biz 55 bin (bu bilinen) ölüme sessiz kaldık. en fazla 2 twit, 3 story atıp ertesi gün riyakârca, utanmadan, haysiyetsizce yaşamaya devam edeceğiz.
ben etmem ama siz edeceksiniz. bunu okuyan sen de edeceksin emin ol. ben etmem! çünkü ben unutmuyorum.
www.aa.com.tr/tr/dunya/sirb...
elin avrupası 15 kişini aylar sonra unutmuyor. sen 55 binlik 6 şubat depremini öyle güzel unuttun ki oysa...
linkini attığım olayda istifa edenler ;
goran vesic: inşaat, ulaşım ve altyapı bakanı
tomislav momiroviç: iç ve dış ticaret bakanı (facianın yaşandığı dönemde inşaat bakanıydı)
miloş vuçeviç: sırbistan başbakanı, haftalarca süren ve kitlesel bir hal alan protestoların ardından ocak 2025'te istifasını açıkladı ve mart 2025'te sırbistan meclisi bu istifayı kabul ederek hükümetin düşmesine yol açtı.
milan djuric: novi sad belediye başkanı da görevinden ayrılan isimler arasında yer aldı.
bu toplum, hep unutuyor ama be arkadaşım! sen unutursan, bu rezillikler ve bu sosyal çürümüşlük dörtnala artarak devam edecek!
ölenlere allah rahmet eylesin. bu utanç, hepimizin!
çocuklarını, ormanlarını, topraklarını, değerlerini, madenlerini, kadınlarını, hayvanlarını, özgür iradesini, fikirlerini koruyamayacak kadar aciz bir toplumla ve korkak milyonlar sürüsüyle donatılmış bir ülke düşünün.
çünkü bizde olanların %5'i herhangi bir avrupa ülkesinde olsa, o ülkede ne "bakan" kalır, ne "başkan" kalır, ne de "meclis" kalır.
istifa edin naraları atmaya devam edin siz. çok ederler istifa, siz de anca beklersiniz.
bu ülkede ateş düştüğü yeri yakıyor, ateş yanan yeri kül gibi yakıyor, yanan ise yandığıyla, yakan ise yaktığıyla kalıyor.
ne demiş gazi paşam "vatanı korumak, çocukları korumakla başlar" - mustafa kemal atatürk
biz daha çok şehitler vereceğiz. ayla öğretmenler, aybüke öğretmenler, ömer halisler, fethi sekinler ve daha niceleri..
çünkü ; biz 55 bin (bu bilinen) ölüme sessiz kaldık. en fazla 2 twit, 3 story atıp ertesi gün riyakârca, utanmadan, haysiyetsizce yaşamaya devam edeceğiz.
ben etmem ama siz edeceksiniz. bunu okuyan sen de edeceksin emin ol. ben etmem! çünkü ben unutmuyorum.
www.aa.com.tr/tr/dunya/sirb...
elin avrupası 15 kişini aylar sonra unutmuyor. sen 55 binlik 6 şubat depremini öyle güzel unuttun ki oysa...
linkini attığım olayda istifa edenler ;
goran vesic: inşaat, ulaşım ve altyapı bakanı
tomislav momiroviç: iç ve dış ticaret bakanı (facianın yaşandığı dönemde inşaat bakanıydı)
miloş vuçeviç: sırbistan başbakanı, haftalarca süren ve kitlesel bir hal alan protestoların ardından ocak 2025'te istifasını açıkladı ve mart 2025'te sırbistan meclisi bu istifayı kabul ederek hükümetin düşmesine yol açtı.
milan djuric: novi sad belediye başkanı da görevinden ayrılan isimler arasında yer aldı.
bu toplum, hep unutuyor ama be arkadaşım! sen unutursan, bu rezillikler ve bu sosyal çürümüşlük dörtnala artarak devam edecek!
ölenlere allah rahmet eylesin. bu utanç, hepimizin!
devamını gör...
50.

bilinçli olmasını bekleyeceğin bir aile profili. anne öğretmen baba polis baş müfettişi. bu aile neyi ıskaladıysa zincirin bütün halkaları aynı şeyi ıskaladı. hiçbir çocuktan beklemezsin ama bu çocuktan böyle bir şey yapmasını hiç beklemezsin. hapse girip çıkan suç makinası ailelerin sokağa salınmış sahipsiz, müptezel çocukları gibi gözükmüyor onu demek istiyorum.
katliamı gerçekleştiren çocuğun psikolojik olarak sıkıntılı olduğu söyleniyor. çok korkunç bir olay gerçekten akıl almaz bir vahşet. babanın ihmali söz konusu, çocuğun o silahlara ulaşabilmesi babayı 1. sorumlu yapar.
diğer konu bir çocuk nasıl böyle bir çılgınlığı yapmaya karar verip uygulamaya geçebilir. ona bu fikri kimler zerk etti. biz görmüyoruz diye ruh hastası insanların toplandığı internet grupları yok değil. oralarda bu tarz çocukları kandırıp, cesaretlendirip böyle katliamlar yapmaya teşvik eden tipler olabilir. bu devlet için istihbarat zaafiyetidir. sosyal medyayı toptan kontrol etmek imkansız, çocukları aileler sürekli kontrol etmeye çalışsa ters tepebiliyor, bu konuda bilinçlenmek şart.
arkadaş edinmekte zorlanan psikolojisi sıkıntılı çocuklara özellikle dikkat edilmeli. onlar kendilerine yakınlık gösteren tehlikeli insanları fark edemiyor ve arkadaş buldum diye sevinerek etkisi altına kolayca girebiliyorlar. karşısında yazan çocuk taklidi yapan bir terörist olabilir, düşman bir ülkenin ajanı olabilir, sırf kötülük olsun diye bundan zevk alan bir manyak olabilir. çocuk bunu fark edemez ve kapılır gider, babasının silahlarından bahseder, ona okulda zorbalık yapıldığından bahseder, neden intikam almıyorsun derler vs.
bu katliam çok acı çok can yakıcı, bundan toplum dersler çıkarmak zorunda. merhamet ve iyilik yüceltilmeli, saygı ve hoşgörü ödüllendirilmeli. maneviyat eksik olunca onun yerini şer dolduruyor. allah bir daha böyle bir acıyı yaşatmasın, daha dikkatli olmalıyız.
devamını gör...
51.
kpps’den 90 alan eleniyor, 60 alan ataniyor!
boyle bir ulkenin duzelmesi mumkun mu?
boyle bir ulkenin duzelmesi mumkun mu?
devamını gör...
52.
sucu kenldilerinde degil de dizilerde ve sosyal medyalarda arayanlar en buyuk sorumlulardir
hollanda’da;
uyusturucu, gaylik, grup seks, zina, alkol, kumar vs vs her sey serbest ama dunyanin en yasanilasi yerlerinden biri
yasakcilik daha kotu seyler dogurur
her zaman yol bulunur
hollanda’da;
uyusturucu, gaylik, grup seks, zina, alkol, kumar vs vs her sey serbest ama dunyanin en yasanilasi yerlerinden biri
yasakcilik daha kotu seyler dogurur
her zaman yol bulunur
devamını gör...
53.
cocuklar nelerden etkileniyor biliyor musunyz
-verilmeyen cezalardan
-ınsan katledip hapishaneden siritarak poz verenlerden
-kadin katledip bes on senede cikanlardan
-trafikta insan ezip serbest kalanlardan
cocuklar bunlardan etkileniyor
yok oyunmus, yok sosyal medyaymis hikaye
-verilmeyen cezalardan
-ınsan katledip hapishaneden siritarak poz verenlerden
-kadin katledip bes on senede cikanlardan
-trafikta insan ezip serbest kalanlardan
cocuklar bunlardan etkileniyor
yok oyunmus, yok sosyal medyaymis hikaye
devamını gör...
54.
vali eski emniyet mensubu dedi. birinci sınıf emaniyet müdürü olup baş müfettiş oldugunu hsberlerden duydum.
pasife alınmış personel olabilir. liyakatsizin çocugu da böyle çıkar.
pasife alınmış personel olabilir. liyakatsizin çocugu da böyle çıkar.
devamını gör...
55.
18 yaş altıda yetişkin birey gibi yargılanmalı.
devamını gör...
56.
başımız sağolsun.
gerçekten zor bir durum..
ancak burada başka bir bakış açısı ile bakmak istiyorum. ben üni'de iken, güvenlik, girişte otobüsü durdurup kimlik kontrolü yapardı (öğrenci misin yoksa değil misin diye). mütemadiyen sorun çıkaran, kimlik göstermek istemeyen, senin kontrol etmeye hakkın yok diyen embesil öğrenciler olurdu.
yorum yapması kolay. şöyle eksik var böyle ihmal var demesi kolay. peki her okula x-ray cihazı alınsın, kalabalık meydanlara girişte x-ray cihazı olsun.
o zaman ilk başta "ihmal var" diyen insanlar, kontrol ediliyoruz, özgür değiliz diye eleştirir.
burada ihmali olanlara ceza verilsin ama biz halk olarak kurallara uymuyoruz, çıkıntılık yapmayı seviyoruz, zora gelemiyoruz. o zaman dönüp biraz da kendimize bakıcaz.
gerçekten zor bir durum..
ancak burada başka bir bakış açısı ile bakmak istiyorum. ben üni'de iken, güvenlik, girişte otobüsü durdurup kimlik kontrolü yapardı (öğrenci misin yoksa değil misin diye). mütemadiyen sorun çıkaran, kimlik göstermek istemeyen, senin kontrol etmeye hakkın yok diyen embesil öğrenciler olurdu.
yorum yapması kolay. şöyle eksik var böyle ihmal var demesi kolay. peki her okula x-ray cihazı alınsın, kalabalık meydanlara girişte x-ray cihazı olsun.
o zaman ilk başta "ihmal var" diyen insanlar, kontrol ediliyoruz, özgür değiliz diye eleştirir.
burada ihmali olanlara ceza verilsin ama biz halk olarak kurallara uymuyoruz, çıkıntılık yapmayı seviyoruz, zora gelemiyoruz. o zaman dönüp biraz da kendimize bakıcaz.
devamını gör...
57.
çok sinirli, çok üzgünüm. böyle olayları her seferinde yutup oturduğumuz için tiksiniyorum her şeyden. bir gösterimiz vardı son anda iptal edilmesiyle öğrendim olayları. daha öncesinde koşturmaktan telefona ve haberlere bakma fırsatım olmamıştı.
bu çocukların, gözü yaşlı ailelerin vebalini ödeyemeyeceksiniz. yozlaşmış, iğrenç bir toplum olduk. sorunlar bas bas bağırıp kendisini gösterirken üç maymunu oynar olduk. kedim en ufak kussa oturup ağlayan biriyim, bu anne babalara o korku dolu dehşet anları yaşattınız. kendi canlarından bir parça olan evlatlarını geleceği düzgün olsun diye güvenli görüp gönderdikleri okulda kaybetmelerini aklım almıyor. akran zorbalığından tutun bir sürü sorun var artık gençlerde. her seferinde söylüyorum ve tekrar söyleyeceğim, psikologları ellerine diploma verip işsiz bir şekilde kendi hallerine bırakmakla olmuyor bu iş. toplum yapısının düzelmesi, özellikle ruhsal bozuklukların veya davranış sorunlarının çözülebilmesi, çözülemiyorsa bile önlem alınabilmesi için artık her yerde psikolog olması şart. velilerin de kendi çocuklarının kontrolünü yapması gerekiyor. ailelerden bedenen bağlı olsa da psikolojik ve duygusal olarak bağımsız, denetimsiz, her istediğini yapabileceğini düşünen, kendisine söz söylenemeyen bir nesil yetişiyor. çok düzgün çocuklarımız da yok değil. saldırıda kaçmaları için kız arkadaşlarına öncelik veren küçücük çocuklardan da belli zaten ne kadar düzgün gençlerimizin de olduğu. bu pırıl pırıl çocukları, ne idüğü belirsiz çocuklara veya kişilere yem edemezsiniz. tehlike çanları çaldığında öncelik olarak ailenin, aile etkisiz kalıyorsa okuldaki eğitmenlerin bildirmesi şart. gerçi eğitmenlerin de tehdit edildiği, hiçbir öğrencisine tek söz bile söylemesine izin verilmediği bir sistem yaratıldı. okuldaki öğretmenler öldürülüyor bu nasıl bir rahatlık.
okullar güvenli değil, hastaneler güvenli değil, sokaklar güvenli değil, eh doğal afetlere önlem alınmazken evlerimizin içi de güvenli değil. bu ülkede neresi güvenli?
ha bu arada bu incel mincel anlamam. hepsinin temiz bir dayak yemesi şart. dayağını atıp rehabilite mi ediyorsunuz toplumdan mı soyutluyorsunuz ne yapıyorsanız yapın ama sohbet odalarında plan kurup hastalıklı motivasyonlarıyla masum canları almasına izin vermeyin.
bu çocukların, gözü yaşlı ailelerin vebalini ödeyemeyeceksiniz. yozlaşmış, iğrenç bir toplum olduk. sorunlar bas bas bağırıp kendisini gösterirken üç maymunu oynar olduk. kedim en ufak kussa oturup ağlayan biriyim, bu anne babalara o korku dolu dehşet anları yaşattınız. kendi canlarından bir parça olan evlatlarını geleceği düzgün olsun diye güvenli görüp gönderdikleri okulda kaybetmelerini aklım almıyor. akran zorbalığından tutun bir sürü sorun var artık gençlerde. her seferinde söylüyorum ve tekrar söyleyeceğim, psikologları ellerine diploma verip işsiz bir şekilde kendi hallerine bırakmakla olmuyor bu iş. toplum yapısının düzelmesi, özellikle ruhsal bozuklukların veya davranış sorunlarının çözülebilmesi, çözülemiyorsa bile önlem alınabilmesi için artık her yerde psikolog olması şart. velilerin de kendi çocuklarının kontrolünü yapması gerekiyor. ailelerden bedenen bağlı olsa da psikolojik ve duygusal olarak bağımsız, denetimsiz, her istediğini yapabileceğini düşünen, kendisine söz söylenemeyen bir nesil yetişiyor. çok düzgün çocuklarımız da yok değil. saldırıda kaçmaları için kız arkadaşlarına öncelik veren küçücük çocuklardan da belli zaten ne kadar düzgün gençlerimizin de olduğu. bu pırıl pırıl çocukları, ne idüğü belirsiz çocuklara veya kişilere yem edemezsiniz. tehlike çanları çaldığında öncelik olarak ailenin, aile etkisiz kalıyorsa okuldaki eğitmenlerin bildirmesi şart. gerçi eğitmenlerin de tehdit edildiği, hiçbir öğrencisine tek söz bile söylemesine izin verilmediği bir sistem yaratıldı. okuldaki öğretmenler öldürülüyor bu nasıl bir rahatlık.
okullar güvenli değil, hastaneler güvenli değil, sokaklar güvenli değil, eh doğal afetlere önlem alınmazken evlerimizin içi de güvenli değil. bu ülkede neresi güvenli?
ha bu arada bu incel mincel anlamam. hepsinin temiz bir dayak yemesi şart. dayağını atıp rehabilite mi ediyorsunuz toplumdan mı soyutluyorsunuz ne yapıyorsanız yapın ama sohbet odalarında plan kurup hastalıklı motivasyonlarıyla masum canları almasına izin vermeyin.
devamını gör...
58.
ölenlerin derdine düşmüş görünen akbabaların da müsebbibi olduğu saldırı. sebebi uzaklarda aramaya gerek yok anne babasına yaranmaktansa hiç tanımadığı yüzlerce insana yaranmayı marifet sayan bir nesil var. modern çağ dünya sistemi ne derseniz deyin anne babaları da çocukları da zombiye dönüştürdü. sanki zannedersin eskiden baskı falan yoktu bilakis eskiden baskı çok daha ziyade dayak ayyukta idi. sıra sopası denilen bir hadise vardı ben okul çağında iken birinin hatası sebebiyle hepimiz dayak yerdik ve buna itiraz etmezdik pısırık olduğumuzdan değil yanlış yaptığın zaman onun yanlış olduğunu zaten bilirdin arkadaşından da sorumlu olduğunu onun hatasının senin hayatına tesiri olduğunu bilirdin ve paşa paşa dayağını yerdin zira ortada hatanın kabulü vardı ama şimdi ortada suç var kimse hatalı değil. hiç bir halt yapmadan orada burada restorana giderek yaşayan asalakları görerek büyüyor çocuklar. çocuklara fazla kızamıyorum zira anne babalarda iş yok. rahmetli babam ilkokulda beni öğretmene teslim ederken eti senin dedi bir saniye durdu kemiği de senin bu biraz hayta, vatana millete hayırsız olmasın diyerek teslim etti. şimdi böyle yapan veli yok. velisi babası olan da nadirattan herkes "kendi hayatını yaşamak" diye bir terane tutturmuş gidiyor. sanki yaşadığı hayatmış gibi. yediği önünde yemediği ardında hayatı bu zannediyorlar. anne babalar evde oldukları süre zarfında nelerle uğraşıyorlar? herkes eline telefonu alıp bir köşeye mi çekiliyor? evlerinde ne öğreniyor bu çocuklar? ne görüyorlar anne babalarından? kendi başına gelen aslında güzel şeyleri çok büyük dertmiş gibi anlatırlarsa böyle olur işte. "şimdiki nesil çok zeki çok şanslı" falan diye lafa başlıyorlarsa yandık ki ne yandık şans imkan talih ne derseniz deyin "daha rahat yaşamak bir tatile daha gitmek 83 tane evi son model arabaları olmak" ile eşdeğer hale geldi. içinde şurada öldürülen çocukların acısını gerçekten duyan var mı? yazılanları okuyorsunuz üzüntünüz öfkeye dönüşüveriyor zira kafa bu sadece fiili yapacak kadar esrimemiş aynı kafa aynı saçma nefret. ne diyelim insan çok çok yaşasın 100 sene yaşasın sonrası kara toprak sonrası ahiret yurdu. bir düşünün abiler ablalar.
devamını gör...
59.
siyaset yapmayin = akepeliyim
bu konu siyaset ustudur = akepeliyim
ölümler uzerinden siyaset yapmayin = akepeliyim
diziler ve sosyal medya suclu = premium akepeliyim
her ulkede oluyor = akepenin askeriyim
bu konu siyaset ustudur = akepeliyim
ölümler uzerinden siyaset yapmayin = akepeliyim
diziler ve sosyal medya suclu = premium akepeliyim
her ulkede oluyor = akepenin askeriyim
devamını gör...
60.
kapitalist rejimin patronlarına kölellikten fırsat bulup evladını göremeyen babasını, anaların yüreğine düşmüş ateş. allah, sebep olanları da ihmal etmesin!
devamını gör...
61.
terörsüz türkiye masalı satan bir alçak bugün çıkıp rahmet diliyor.
allah sen ve senin gibilere rahmet etmez uzun oğlan.
eserinle gurur duy.
iki cihanda o şehitlerin eli yakanda olsun.
allah sen ve senin gibilere rahmet etmez uzun oğlan.
eserinle gurur duy.
iki cihanda o şehitlerin eli yakanda olsun.
devamını gör...