101.
30 yaş nedir ki? siz beni 80 olunca görün. evrenin sırrını çözeceğim. şurada ne kaldı, sabır.
devamını gör...
102.
ekim’den sonra anlamayı düşündüğüm şeyler listesi.
bir gün önce bile anlamayacağım.
tünele girdim,
hayır.
bir gün önce bile anlamayacağım.
tünele girdim,
hayır.
devamını gör...
103.
kaybedilenler geri gelmez. zaman, insanlar...
devamını gör...
104.
ölüm yakın
devamını gör...
105.
yaşlanıyoz işte neyi anlayacağız
devamını gör...
106.
insanlar 30 yaşından sonra da yaşıyorlarmış diye düşünür, 40, 50, 60'tan sonra yaşamanın da böyle bir şey olduğunu farkedip geç ve gereksiz bir aydınlanma(!) yaşar ve 30'dan önceki yaş ve yaşlılık üzerine kimi saçma düşünceleri aklına geldikçe hafiften kızarır.. (yani sanırım. bende olmadı da, bi arkadaşımda olmuş muş ondan duydum.. :)
devamını gör...
107.
elbet bu esaretin de bir gün sonunun geleceği.
devamını gör...
108.
insanlara çok güvenmenin beni ne kadar kötü etkilediğini anladım ama hala tam akıllanmış sayılmam. yapmak istediğim birçok şeyi yapamayacağımı anladım ama küçük şeyler yapmanın kıymetini de anladım.
devamını gör...
109.
devamını gör...
110.
herkes aynı hayatı yaşıyor sadece başrol ve yan oyuncular farklı. senaryo,yönetmen ve yapımcı aynı yani çokta şey etmemek lazım.
devamını gör...
111.
18 olunca bi şey oldum sanmıştım.
''ne safdillik''...
''ne safdillik''...
devamını gör...
112.
insan olmayan bir türe karşı insan olmak,
katile karşı kurban olmaktan farksız.
gidin kedilerle köpeklerle "karşılıklı" insan olun.
katile karşı kurban olmaktan farksız.
gidin kedilerle köpeklerle "karşılıklı" insan olun.
devamını gör...
113.
asıl güzel zamanların yeni başladığı…*
devamını gör...
114.
anlaşılanların verdiği huzursuzlukta ayrı bir konu.
anladın ne oldu, nur topu gibi ruhsal sıkıntıların doğdu..
anladın ne oldu, nur topu gibi ruhsal sıkıntıların doğdu..
devamını gör...
115.
otuzdan sonra hayatın gerçekten daha sert olduğunu ve radikal kararların değil makul ve istikrarla devam edilecek kararların daha mantıklı olduğunu anlıyorsun.
kimseyi ikna etme çabasına da girmemeye başlıyorsun. seninle yürümek isteyenlerle yürüyorsun. seni arayanı arayıyor ve seni soranı soruyorsun.
kendini daha çok önemsiyorsun. o hep isteyip alamadıklarına öncelik vermeye çalışıyorsun.
kimseyi ikna etme çabasına da girmemeye başlıyorsun. seninle yürümek isteyenlerle yürüyorsun. seni arayanı arayıyor ve seni soranı soruyorsun.
kendini daha çok önemsiyorsun. o hep isteyip alamadıklarına öncelik vermeye çalışıyorsun.
devamını gör...
116.
hayır demenin, bunu diyebilme özgürlüğünün ne kadar kıymetli olduğunu anlıyorsun.
sen dayanabiliyorsan o da dayanabilir mod. on deyip, şahsının da duyguları olan, incinebilen, yorulabilen hatta bıkıp-sıkılabilen bir insan olduğunu idrak ediyorsun.
bunu açık seçik bir şekilde görebilmenin verdiği mutluluk tarif edilemez bir tecrübedir bana kalırsa.
sen dayanabiliyorsan o da dayanabilir mod. on deyip, şahsının da duyguları olan, incinebilen, yorulabilen hatta bıkıp-sıkılabilen bir insan olduğunu idrak ediyorsun.
bunu açık seçik bir şekilde görebilmenin verdiği mutluluk tarif edilemez bir tecrübedir bana kalırsa.
devamını gör...
117.
hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının idrak edildiği dönemdir. 20'li yaşlarda yapılan saçmalıklar veya hatalar, 30'larda artık 'yapılmaması gerekenler' listesindedir. o yaşlarda yapılan çoğu şey, giydiğin kıyafetler bile üzerinde eğreti durmaya başlar. üstelik bu bir toplum baskısı da değildir. "artık kendine gel" diyen dış seslerden ziyade, içten içe sen de bunu bilir, böyle hissedersin.
maalesef 30'ların öyle 40'lar gibi bir dinginliği veya güzelliği de yoktur. tam bir araftır. kendince başarısızlıkların bir bir gün yüzüne çıkar. hedeflediğin işi mi bulamadın? istediğin o üniversiteye gidemedin mi? yurt dışında görmeyi hayal ettiğin yerlere hala gidemedin mi? araban mı yok? hala oturabilmek için dakikalarca metrobüs sırası mı bekliyorsun? ev mi alamadın? hatta aile evinden kafanı dışarıya bile uzatamadın mı? evlenmek istiyordun olmadı mı ya da evlisin ama çocuk mu yok? bunların hepsi 30'larda birer sorgu masasına dönüşür. hem eski saçmalıklarının hem de gerçekleştiremediğin hedeflerinin, omuzlarında eğreti durmaya başladığı yaşlardır.
maalesef 30'ların öyle 40'lar gibi bir dinginliği veya güzelliği de yoktur. tam bir araftır. kendince başarısızlıkların bir bir gün yüzüne çıkar. hedeflediğin işi mi bulamadın? istediğin o üniversiteye gidemedin mi? yurt dışında görmeyi hayal ettiğin yerlere hala gidemedin mi? araban mı yok? hala oturabilmek için dakikalarca metrobüs sırası mı bekliyorsun? ev mi alamadın? hatta aile evinden kafanı dışarıya bile uzatamadın mı? evlenmek istiyordun olmadı mı ya da evlisin ama çocuk mu yok? bunların hepsi 30'larda birer sorgu masasına dönüşür. hem eski saçmalıklarının hem de gerçekleştiremediğin hedeflerinin, omuzlarında eğreti durmaya başladığı yaşlardır.
devamını gör...
118.
istemediğini yapmama cesaretini gösterebilmenin lüks sayılması
devamını gör...
119.
insan sevmediğim.
devamını gör...
120.
hayatın, üstüne anlam giydirmeye çalıştığın bir elbise askısına benziyor oluşu.
devamını gör...