8 mart dünya emekçi kadınlar günü
başlık "henrywadsworth" tarafından 25.11.2020 17:40 tarihinde açılmıştır.
81.
erkeklerden bahsederken nasıl ki ama o birinin babası o birinin abisi o birinin eşi diye onu birilerine yamamaya çalışmıyorsak kadınlardan bahsederken de o birinin şuyu buyu diye yamamayı kesersek ve onu sadece bir insan olarak niteleyebilirsek işte o zaman eşitlik gelmiştir.
bugünün anlam ve önemi işte o zaman anlaşılır.
çiçek böcek verip indirimm yaptıkk çiçek kadınlarımıza mağazamıza koşun diyerek hiç bir şey anlaşılmaz.
resimag.com/p1/ff27ca42250a.jpeg
bugünün anlam ve önemi işte o zaman anlaşılır.
çiçek böcek verip indirimm yaptıkk çiçek kadınlarımıza mağazamıza koşun diyerek hiç bir şey anlaşılmaz.
resimag.com/p1/ff27ca42250a.jpeg
devamını gör...
82.
1850'lerden itibaren tüm dünyayı saran işçi hakları ve sendikalarla alakalı bir gündür. sanayi devrimiyle birlikte ekmek kavgası giderek alevlenmiş ve işçi hareketleri yıllar içinde giderek daha örgütlü hale gelmiştir. üzerine birinci dünya savaşının ekonomiler üzerindeki yıkıcı etkisi de eklenince... zirveyi jülyen takvimine göre şubat ayına denk geldiği için 'şubat devrimi' diye anılan, 8 mart 1917 günü petrograd'da işçi hareketiyle başlayan ayaklanmada görmüştür.
biraz bölge bölge bakmakta fayda var new york'ta 1857 yılında fitili ateşlenen ve sonra bir yüz yıla yakın süren bu işçi hareketlerine. o sırada gırtlak gırtlağa bir yaşam mücadelesi ve birbirini gözünü kırpmadan öldüren işçilerin ekmek kavgası vardır avrupa'da. hoş bir ayrıntı olmasa da tarihi bir gerçeklik var ki kadınlar ilk başta grev kırıcıdırlar avrupa'da. evet aynen de bu şekilde çalışma yaşamına katılmıştır avrupa'da kadın işçiler ilk başta! madenlerde daha düşük ücretlere çalışmayı kabul eden grev kırıcılar olarak. bugün hala madenlerde kadın çalıştırılmayışının nedeni de hiç öyle kadınları düşünmek değildir! erkek maden işçilerinin ekmeğini garantiye alma fikridir özünde.
bizim bulunduğumuz coğrafyada bu hareketler daha çok erkek işçiler üzerinden yürümüştür. 1900'lü yılların başında önce fişekhane işçilerinin grevleriyle osmanlıya sıçrayan işçi hareketi, birinci dünya savaşına kadar yoğun bir şekilde devam etmiştir. şu kadar ki postane çalışanlarından ordudaki askerlere kadar pek çok sektörde grevler görülmüştür. kadınların, osmanlının son 25 yılında neredeyse her sektöre yayılan grevlerin dışında kalmasının bir nedeniyse, geleneksel yapının izin vermeyişinden dolayı daha düşük ücretle çalışmaya ikna edilebilecek kadın işçi istihdamının imkansız oluşudur. meşrutiyetin ilanına giden sürece bu grevler üzerinden destek vermiştir işçiler, nitekim.
rusya'daysa birinci dünya savaşı sırasında çar devirendir, işçi hareketi. asker eşi kadın işçiler için kurulan bir sendikanın öncülüğünde iş bırakan çoğunluğu kadın işçilerin petrograd'daki eylemleri, 8 mart 1917 günü başlamıştır. şehirdeki diğer işçilerin desteği kolayca sağlanmıştır, sonra şehrin tramvay istasyonunu koruyan askerler de kadın işçilere katılmıştır. kavga nedir peki? savaşın ortasındaki bir ülkede yaşanan gıda kıtlığında: ekmek kavgası. bu mücadelenin kaymağını sonradan lenin yemiştir o ayrı.
kadınların oy verme hakkı gibi siyasi hakları da talep ettikleri ve bu hakkı aldıkları bir kaç on yıllık barış döneminden sonra yeni bir savaş çıkar: ikinci dünya savaşı. çok sert tedbirlerle işçi hareketleri başlar başlamaz susturulmuştur ikinci dünya savaşı sırasında.
1960'lardan sonra bu külliyatı feminist hareketler sahiplenecektir. sahiplensinler elbette. lakin konunun öyle karanfil ya da güller; ayıcık ve çikolatalar olmadığını da anlayanları sahiplensin.
biraz bölge bölge bakmakta fayda var new york'ta 1857 yılında fitili ateşlenen ve sonra bir yüz yıla yakın süren bu işçi hareketlerine. o sırada gırtlak gırtlağa bir yaşam mücadelesi ve birbirini gözünü kırpmadan öldüren işçilerin ekmek kavgası vardır avrupa'da. hoş bir ayrıntı olmasa da tarihi bir gerçeklik var ki kadınlar ilk başta grev kırıcıdırlar avrupa'da. evet aynen de bu şekilde çalışma yaşamına katılmıştır avrupa'da kadın işçiler ilk başta! madenlerde daha düşük ücretlere çalışmayı kabul eden grev kırıcılar olarak. bugün hala madenlerde kadın çalıştırılmayışının nedeni de hiç öyle kadınları düşünmek değildir! erkek maden işçilerinin ekmeğini garantiye alma fikridir özünde.
bizim bulunduğumuz coğrafyada bu hareketler daha çok erkek işçiler üzerinden yürümüştür. 1900'lü yılların başında önce fişekhane işçilerinin grevleriyle osmanlıya sıçrayan işçi hareketi, birinci dünya savaşına kadar yoğun bir şekilde devam etmiştir. şu kadar ki postane çalışanlarından ordudaki askerlere kadar pek çok sektörde grevler görülmüştür. kadınların, osmanlının son 25 yılında neredeyse her sektöre yayılan grevlerin dışında kalmasının bir nedeniyse, geleneksel yapının izin vermeyişinden dolayı daha düşük ücretle çalışmaya ikna edilebilecek kadın işçi istihdamının imkansız oluşudur. meşrutiyetin ilanına giden sürece bu grevler üzerinden destek vermiştir işçiler, nitekim.
rusya'daysa birinci dünya savaşı sırasında çar devirendir, işçi hareketi. asker eşi kadın işçiler için kurulan bir sendikanın öncülüğünde iş bırakan çoğunluğu kadın işçilerin petrograd'daki eylemleri, 8 mart 1917 günü başlamıştır. şehirdeki diğer işçilerin desteği kolayca sağlanmıştır, sonra şehrin tramvay istasyonunu koruyan askerler de kadın işçilere katılmıştır. kavga nedir peki? savaşın ortasındaki bir ülkede yaşanan gıda kıtlığında: ekmek kavgası. bu mücadelenin kaymağını sonradan lenin yemiştir o ayrı.
kadınların oy verme hakkı gibi siyasi hakları da talep ettikleri ve bu hakkı aldıkları bir kaç on yıllık barış döneminden sonra yeni bir savaş çıkar: ikinci dünya savaşı. çok sert tedbirlerle işçi hareketleri başlar başlamaz susturulmuştur ikinci dünya savaşı sırasında.
1960'lardan sonra bu külliyatı feminist hareketler sahiplenecektir. sahiplensinler elbette. lakin konunun öyle karanfil ya da güller; ayıcık ve çikolatalar olmadığını da anlayanları sahiplensin.
devamını gör...
83.
insanlığın kadınlar sayesinde oluştuğunu düşünerek kutlamalıyız. bir gün değil her gün aynı değerde davranılmalı.
devamını gör...
84.
tüm bu kutlamalar sonra lanetlemeler... adına çözüm denilen şeyin yanında geçmiyorsa boşverin gitsin.
devamını gör...
85.
“hiçbir rimel kirpiklerdeki gözyaşlarını silemez. hiçbir göz kalemi mutsuzlukla bakan gözleri parlatmaz. hiçbir ruj gülümsemeyen dudaklara renk katmaz. hiçbir oje hayata tutunamayan tırnakları güçlendirmez. hiçbir fondöten şiddetin izlerini kapatamaz. kadınların renkleri, ruhları ve hayatları hiç solmasın. şiddetsiz, barış, sevgi ve güzellik dolu bir hayat mümkün olsun. 8 mart dünya kadınlar günü’nüz kutlu olsun.”
sözlükteki tüm kadın arkadaşlarımın da kadınlar gününü kutlarım. iyi ki varsınız dünya sizlerle güzel
sözlükteki tüm kadın arkadaşlarımın da kadınlar gününü kutlarım. iyi ki varsınız dünya sizlerle güzel
devamını gör...
86.
bugün anahaber bülteninde gördüğümüz cinayet haberleri sonrasında annem, babam ve ben konu hakkında konuşmaya başladık. babam samsun'da ibrahim zarap tarafından vahşice saldırıya uğrayan e.m. hakkında "kadında da hata var. e adam böyle biri madem, daha önceden de yamuk davranışları olmuş, ne diye yanına birini almadan gitmiyosun" dedi. bakın bu düşünce, olayı normalleştirmenin ta kendisi. ısrarla, üstüne basa basa anlatmaya çalıştım, hala daha "kadın, adam olana emanettir" denilerek kadınlar günü kutlayan bir zihniyetle savaşıyoruz. kadın kimseye emanet falan değildir. yanına birini almak zorunda da değildir. hem birini çağırmak istese kimi çağıracak, haberlerde hiç duydunuz mu abisinden babasından bahsedildiğini, herhangi bir erkek yakının adının geçtiğini? ben duymadım şahsen, kaldı ki -dediğim gibi- böyle bir şey ihtiyacı duymak zorunda kalmamalı hiçbir insan sırf cinsiyeti yüzünden. kimi götürecekti hem yanında, annesini mi? kardeşini mi? onları da mı dövsün ibrahim zarap? "toplu alanda buluşsaymış, önlemini alsaymış" diyor bu sefer adam. emine bulut'u ne çabuk unuttun sevgili babacığım?
annem de konuya dahil olup "ne yapalım çocuğum, şartlar böyle günümüzde" gibi bir cümle kurdu. işte o an anladım ki annem bile durumu kabullenmiş. saatlerdir kafamda annemin sesiyle bu cümle çınlıyor.
şu videoyu izleyin lütfen. videoda ne eksik fark ettiniz mi? kadın. kadınlar gününü kutlamışlar güya, onu da öyle bir yapmışlar ki öldüğü için kadını bile suçlu çıkartmışlar resmen. anneme bunu hissettirdiğiniz için utanıyorum. utanıyorum çünkü elimden bir şey gelmiyor. sadece konuşabiliyorum bu konuda, onu da kimse dinlemiyor zaten.
tanım: geçmişin yükünü hatırladıkça kutlayamadığım, kutlayacak yüz bulamadığım belirli gün.
annem de konuya dahil olup "ne yapalım çocuğum, şartlar böyle günümüzde" gibi bir cümle kurdu. işte o an anladım ki annem bile durumu kabullenmiş. saatlerdir kafamda annemin sesiyle bu cümle çınlıyor.
şu videoyu izleyin lütfen. videoda ne eksik fark ettiniz mi? kadın. kadınlar gününü kutlamışlar güya, onu da öyle bir yapmışlar ki öldüğü için kadını bile suçlu çıkartmışlar resmen. anneme bunu hissettirdiğiniz için utanıyorum. utanıyorum çünkü elimden bir şey gelmiyor. sadece konuşabiliyorum bu konuda, onu da kimse dinlemiyor zaten.
tanım: geçmişin yükünü hatırladıkça kutlayamadığım, kutlayacak yüz bulamadığım belirli gün.
devamını gör...
87.
yaratıcının izniyle bu seneyi de sağsalim atlattık. umarım seneye kadar kutlarız hemcinslerim.
tanrı zalimlerin cezasını versin.
tanrı zalimlerin cezasını versin.
devamını gör...
88.
bir kadın çalışanı doğum iznine çıktı diye zam yapmayan hatta onu istifa etmeye zorlayan yöneticilerin de utanmadan (reklam amaçlı) kutlama maili attıkları gün!..
devamını gör...
89.
biraz geç oldu ama buraya bu linki bırakmadan edemeyeceğim başlıktır.
devamını gör...
90.
puhahah diye güldüren gün. hanginiz emekçiniz olm. konfeksiyonda, tarlada, fabrikada çalışan kadınların günüdür. onlar da umrunuzda sanki burjuvazi yandaşları sizi. evet. karılar günü falan yok. sizin neyinize.
devamını gör...
91.
92.
93.
ekonomik özgürlüğünü kazanmak için ya da ''kadın çalışmaz'' diyenlere inat, fabrikada, tarlada, hastanede, devlet dairesinde kısacası her yerde ve her zaman emeğiyle dünyayı yaşanılır kılan kadınların günüdür. kutlu olsun.
devamını gör...
94.
bu güzel günümüz kutlu olsun!
tüm kadınlara bugün benden viski!
tüm kadınlara bugün benden viski!
devamını gör...
95.
öncelikle tüm kadın yazarların bu güzel ve anlamlı gününü en samimi duygularla kutlarım. kadınların daha az zulüm gördüğü bir dünya mümkün demek isterim ancak bu topraklarda malesef değil.
(bkz: ziyan) adlı romanda;
ilk yemeği anasının memesinden gelen ve yediği çanağa tükürmekte sakınca görmeyen erkek, o kadar çok kadın gömer ki artık toprak bile dişidir. bu yüzden toprak ana diye bilinir.
acı ama gerçek coğrafya kaderdir.
var olun.
(bkz: ziyan) adlı romanda;
ilk yemeği anasının memesinden gelen ve yediği çanağa tükürmekte sakınca görmeyen erkek, o kadar çok kadın gömer ki artık toprak bile dişidir. bu yüzden toprak ana diye bilinir.
acı ama gerçek coğrafya kaderdir.
var olun.
devamını gör...
96.
fabrikada, tarlada, sanayide çalışan emekçi proleter kadınların günüdür. sscb tarafından ilan edilmiştir. lakin bugün liberal ideolojinin oyuncağı olan bir gündür. elde oje, ıphonle kodonlor gonomoz kotlo olson falan filan. he canım.
devamını gör...
97.
bir yerlerde kadınlar bugün de bile şiddet görüyorken kutlanmasını samimiyetsiz ve saçma buluyorum.
yüzyıllardır istediğimiz şey erkeklerle eşit şartlara ve haklara sahip olmak ama canımızın değeri bile katilimizin sabıka kaydı yoksa hiç.
yasaların bir an önce daha fazla mobbinge uğrayan, daha az maaş alan ve fiziksel şiddete maruz kalan kadınların yanında olması dileğiyle..
yüzyıllardır istediğimiz şey erkeklerle eşit şartlara ve haklara sahip olmak ama canımızın değeri bile katilimizin sabıka kaydı yoksa hiç.
yasaların bir an önce daha fazla mobbinge uğrayan, daha az maaş alan ve fiziksel şiddete maruz kalan kadınların yanında olması dileğiyle..
devamını gör...
98.
arkadaşlar hatırlatalım 'emekçi' kadınların günü. her ne kadar herkes kendi üstüne alınmış ve yine markaların ağına düşmüş olsa da "emekçi"* kadınların gününü kutlarım.
emekçi kelimesinin anlamını dökerdim buraya ama hiç polemiğe giremem, yorgunum.
emekçi kelimesinin anlamını dökerdim buraya ama hiç polemiğe giremem, yorgunum.
devamını gör...
99.
kadınlar ne ister? öncelikle özgür olmak. peki özgür olmak ne demektir? erkeğin kölesi olmaktan kurtulmak. köle olmaktan nasıl kurtulacağız (ben de erkeğim) erkeklerden bağımsız varlıklar olduğunu ve onlara yani bize tabii (tabiyet bir ilişki biçimi değildir) olmadıklarını erkeklere yüksek sesle söyleyerek. peki kadınlar ne zaman kölelikten kurtulur??? bu şöyle bir sonuç çıkartmaz mı? kadınların kurtuluşu öncelikle özgürleşmesiyle mümkündür...
kadınlar özgürleşin ve erkeklerden kurtulun...kaybedeceğiniz tek şey köleliğinizdir.
birimiz bile özgür değilsek...herkes köledir...
kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz..
kadınlar özgürleşin ve erkeklerden kurtulun...kaybedeceğiniz tek şey köleliğinizdir.
birimiz bile özgür değilsek...herkes köledir...
kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz..
devamını gör...
100.
mustafa kemal atatürk'ün "ey kahraman türk kadını, sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın" sözüyle, tüm emekçi kadınlarımızın 8 mart dünya emekçi kadınlar gününü kutlarım.
günümüz kutlu olsun!
günümüz kutlu olsun!
devamını gör...

