8 mart dünya emekçi kadınlar günü
başlık "henrywadsworth" tarafından 25.11.2020 17:40 tarihinde açılmıştır.
361.
tencere, tava, kolye, fular ve çiçek satılsın diye mi öldü 129 emekçi kadın diye sorarlar insanlara.
cevap alırlar mı orasını bilemem tabii. dünyanın yarısı olup çeyreğinden bile faydalanmayan sevgili hemcinslerim için güzel günler diliyorum. kısa çöp uzun çöpten hakkını alacak elbette diye diye yıl oldu 2026, ufukta bir eşitlik hâlâ yok.
senede bir günü avunalım diye önümüze attılar, tencere-tava ile kandırıyorlar.
cevap alırlar mı orasını bilemem tabii. dünyanın yarısı olup çeyreğinden bile faydalanmayan sevgili hemcinslerim için güzel günler diliyorum. kısa çöp uzun çöpten hakkını alacak elbette diye diye yıl oldu 2026, ufukta bir eşitlik hâlâ yok.
senede bir günü avunalım diye önümüze attılar, tencere-tava ile kandırıyorlar.
devamını gör...
362.
sözlüğün emekçi kadınları, gününüz kutlu olsun!
devamını gör...
363.
yoksulluğun, şiddetin, işsizliğin ve adaletsizliğin üzerlerine karabasan gibi çöktüğü bu düzene boyun eğmeden meydan okuyan tüm kadınlar, siz hep var olun.
günün anlamına yakışan bir de şarkı gelsin.
red creators network-boyun eğmeyeceğim
günün anlamına yakışan bir de şarkı gelsin.
red creators network-boyun eğmeyeceğim
devamını gör...
364.
ben bu dünyada kadınların erkeklerden daha çok emeği olduğunu düşünenlerdenim. nerdeyse her kadın hayatının büyük bölümünü eşine ve çocuğuna bakmakla geçiriyor. artık bunun yanında kariyer de yapıyor üstelik.
bütün anne ve anne adayları kadınlarımızın günü kutlu olsun. gerçekten kıymetlisiniz.
bütün anne ve anne adayları kadınlarımızın günü kutlu olsun. gerçekten kıymetlisiniz.
devamını gör...
365.
insana saygısı olmayanın kadına zaten saygısı olmaz. fabrikada, tarlada, plazada, okulda, evde ve hayatın her yerinde emek veren bütün kadınların günü kutlu olsun.
daha güzel, daha çağdaş, daha yaşanılır yarınlarda görüşmek dileğiyle.
daha güzel, daha çağdaş, daha yaşanılır yarınlarda görüşmek dileğiyle.
devamını gör...
366.
çok emek verdiniz gerçekten. sizin sevgilinize selam vermek yasak ama milletinki kendisinden sorumlu...
devamını gör...
367.
tiktok ve kombin kafalı olmayan, emekçi kadınların günü kutlu olsun.
devlet büyüklerine feraset dilerken, çocuk yetiştiren kadınların kendilerini öğüten değirmene su taşımamalarını ve ataerkil düzenine çocuk yetiştirmemelerini dilerim. insan yetiştirin, topluma insan lazım. bir de bu sünnet düğünü müdür nedir, bunu kafanızdan silin. çocuğunuzun pipisini sessiz sedasız kestirin. utanıp duruyoruz sizin yerinize.
tekraren; emekçi kadınların günü kutlu olsun.
devlet büyüklerine feraset dilerken, çocuk yetiştiren kadınların kendilerini öğüten değirmene su taşımamalarını ve ataerkil düzenine çocuk yetiştirmemelerini dilerim. insan yetiştirin, topluma insan lazım. bir de bu sünnet düğünü müdür nedir, bunu kafanızdan silin. çocuğunuzun pipisini sessiz sedasız kestirin. utanıp duruyoruz sizin yerinize.
tekraren; emekçi kadınların günü kutlu olsun.
devamını gör...
368.
8 mart, dünyanın birçok ülkesinde çiçekler ve mesajlarla hatırlanan bir gün gibi görünse de, kökleri çok daha sert ve politik bir tarihe dayanır.. ınternational women’s day, kadınların yalnızca görünür kılındığı bir takvim günü değil, eşitlik, emek ve insan hakları mücadelesinin sembolüdür..
dünyanın farklı yerlerinde farklı anlamlar taşıyor.. avrupa’da ve amerika’da eşit ücret, temsil ve iş hayatındaki ayrımcılık tartışmaları öne çıkarken; bazı bölgelerde kadınlar hâlâ temel haklar, eğitim ve güvenlik için mücadele ediyor.. birçok ülkede protestolar, yürüyüşler ve konferanslar düzenleniyor..
dünyanın neresine bakarsanız bakın kadınların mücadelesi farklı başlıklara ayrılıyor gibi görünse de özünde aynı cümleye çıkıyor..
eşitlik...
8 mart geçmişin mücadelelerini hatırlatan ve geleceğe dair sorular soran bir tarih olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor..
tek bir hikâyenin değil; dünyanın dört bir yanında yazılmaya devam eden sayısız mücadelenin ortak günü..
ve hikayemiz daha bitmiş değil..
şiddetsiz bir yaşam, eşit söz hakkı ve insan olarak görülebilmektir dileğimiz..
kendinin ve kadın olmanın gücünü hissedebilen tüm kadınlarımızın günü kutlu olsun..
iyi ki varız.. iyi ki rengarenk ışıklar saçıyoruz hayata.. ve iyi ki hayatın inceliği ve güzelliğiyiz..
dünyanın farklı yerlerinde farklı anlamlar taşıyor.. avrupa’da ve amerika’da eşit ücret, temsil ve iş hayatındaki ayrımcılık tartışmaları öne çıkarken; bazı bölgelerde kadınlar hâlâ temel haklar, eğitim ve güvenlik için mücadele ediyor.. birçok ülkede protestolar, yürüyüşler ve konferanslar düzenleniyor..
dünyanın neresine bakarsanız bakın kadınların mücadelesi farklı başlıklara ayrılıyor gibi görünse de özünde aynı cümleye çıkıyor..
eşitlik...
8 mart geçmişin mücadelelerini hatırlatan ve geleceğe dair sorular soran bir tarih olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor..
tek bir hikâyenin değil; dünyanın dört bir yanında yazılmaya devam eden sayısız mücadelenin ortak günü..
ve hikayemiz daha bitmiş değil..
şiddetsiz bir yaşam, eşit söz hakkı ve insan olarak görülebilmektir dileğimiz..
kendinin ve kadın olmanın gücünü hissedebilen tüm kadınlarımızın günü kutlu olsun..
iyi ki varız.. iyi ki rengarenk ışıklar saçıyoruz hayata.. ve iyi ki hayatın inceliği ve güzelliğiyiz..
devamını gör...
369.
tüm dünya kadınlarının kadınlar günü kutlu olsun.
devamını gör...
370.
emekçi kadınlar ne alaka? her kadının kadınlar günü kutlu olmalı.
devamını gör...
371.
kadın bedeniyle hayatı mümkün kılan, varlığıyla da hayatı yaşanmaya değer kılandır!
güç odaklarının kadını kontrol etmeye çalışması, zalimce bir mantığa dayanır; kadını kontrol etmek, hayatın özünü kontrol altına almaktır.
ama kadınlar ezilmeye başladığı zaman, hayatın kadına dair kaliteleri yok olmaya başlar. zarafet biter, şefkat biter, kültür biter, yaratıcılık biter, huzur biter…
insan ruhu korku ve saldırganlık dolu bir hayvan bedenine hapsolur ve kendini unutur.
kadını sevin, başınıza taç edin, bastığı toprağa şükredin, onurunu, aklını, gücünü ve haklarını sorgulamayı aklınızdan bile geçirmeyin.
kadına saygı, hayata saygıdır.
*
devamını gör...
372.
bıktım lan sizin bu pembe panjurlu kadınlar günü kutlamalarınızdan!... buyrun gerçekleri yazalım.
8 mart’ın üstüne pembe filtre çekmek yerine, bu ülkenin kadınlara ne yaptığını isim isim, tarih tarih yüzüne vurmak gerekiyor. türkiye’de bu günün adı boşuna “dünya emekçi kadınlar günü” değildi; 1921’de iki komünist kız kardeş rahime selimova ve cemile nuşirvanova, işçi sınıfının ve kadınların ortak mücadelesini görünür kılmak için ilk 8 mart etkinliklerini örgütlediler. ama bu memlekette 8 mart’ı bana “kutlama” diye pazarlamaya çalışan herkese önce tek bir soru sorasım geliyor: siz türk tarihini hiç açıp okudunuz mu? bu milletin kadını, orta asya bozkırında erkeğiyle yan yana at binerken de vardı, toyda söz söylerken de, hakanın yanında devlet işinde yer alırken de; bugün bana “kadınlar günün kutlu olsun” diye pembe story atanların çoğu, aynı tarihten “kadınla erkek birdir, at biner, kılıç kuşanır” diyen damarı silip yerine “kadın evde otursun, namus bekçisi olsun” diyen arıza ideolojiyi yerleştirenler.
osmanlı’dan beri kadına ya haremdeki süs, ya “fedakâr anne”, ya da “iyi eş” olarak atıf yapıldı; özne olduğu tek yer, bedeninin ve emeğinin üzerinde kurulan denetim oldu. türk kültüründe kadına “yarım insan” muamelesi yoktu; oba çökerken birlikte direnen, savaşta ganimette payı olan özneydi, ama araya hem feodal artıklardan beslenen osmanlı zihniyeti hem de ithal muhafazakâr kalıplar girince kadın bir anda “harem süsü”, “mahrem varlık”, “evin içinin sahibi” diye duvarların arasına hapsedildi.atatürk' ün tüm çabalarına karşı cumhuriyet bile tam koparamadı bu zinciri; bir yandan medeni kanun’la bazı haklar verildi, öte yandan “evin reisi” hâlâ erkek yazıldı, kadının emeği görünmez bırakıldı, vitrine “çağdaş cumhuriyet kadını” maketi koyulurken aynı kadına evin, ailenin, “milli namusun” bekçisi rolü yüklendi.
2012’de kabul edilen 6284 sayılı yasa şiddetten korunmak için kadınlara kâğıt üzerinde bazı araçlar verdi ama aynı devlet, bu yasayı uygulamayan polis, savcı, hâkimlere ciddi bir bedel ödetmedi. kadınlar defalarca “ölmek istemiyorum” diye dilekçe verirken, o dilekçelerin çoğu adliye koridorlarında yok oldu; “koruma talebim reddedildi” dedikten kısa süre sonra eski eşi tarafından öldürülenler, defalarca şikâyetçi olduğu halde karakoldan defalarca geri çevrilen ayşe tuba arslan ve kızının gözünün önünde katledilen emine bulut gibi isimler dosya numarasına indirildi. her yıl yüzlerce kadın “şüpheli ölüm” diye kayıtlara geçiriliyor; camdan düştüğü, intihar ettiği, kaza olduğu iddia edilen vakaların arkasında sistematik erkek şiddeti ve devletin görmezden gelişi var. bu tabloya bakıp hâlâ “kadınlar günün kutlu olsun” demek, cümlenin sonuna görünmez bir dipnot eklemekle aynı şey: “öldürülmediğin, susturulmadığın, bugün de hayatta kaldığın için.”
şimdi 8 mart’ta, tarihine “kadın erkek yan yana, yoldaş” diye sahip çıkan türk milleti yerine; kadını pazarlama figürü, oy deposu, aile propagandasının malzemesi yapan bir rejimle karşı karşıyayız. istanbul sözleşmesi’nden gece yarısı çıkan, sonra “kadına şiddete sıfır tolerans” afişi bastıran devlet, aynı anda 6284’ü kâğıt üzerinde bırakıp kadınları uluslararası koruma mekanizmalarından da fiilen mahrum ediyor. bu topraklarda 2025 yılında en az 394 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 259 şüpheli kadın ölümü kayda geçti; kadınların çoğu evinde ve çoğu aile bireyleri tarafından öldürüldü, buna rağmen utanmadan “gününüz kutlu olsun” diyorlar. bugün sokakta, evde, iş çıkışı durakta öldürülen her kadın, tam da bu “kutsal aile”, “kutsal namus”, “itaatkâr eş” söylemlerinin sonucu; fail sadece tetiği çeken erkek değil, o tetiği mümkün kılan yasası, polisi, hâkimi, kürsüsüyle bütün rejim.
bu milletin tarihinde kadın savaşta atın üstünde, toyda sözün içinde, oba dağılırken karar veren insan; bugünse lütuf gibi verilen birkaç hakka şükretsin, her gün ölümle burun buruna yaşasın isteniyor. bir türkçü olarak bunu “kader” falan diye izleyemem; bu, koskoca bir milletin kendi dişisine ihaneti, bozkırdan beri yan yana yürüyen iki cinsin arasına giren her ideolojinin ortak suçu. o yüzden 8 mart bu ülkede bir “kutlama” günü değil, düpedüz toplu cenaze töreni tarihidir: “başınız sağ olsun türkiye; kadınlarını öldürmeye, kadınların emeğini sömürmeye, kadınları susturmaya doyamayan bir ülke oldun” demek gerekirken, biz hâlâ şirket mailinde “değerli kadın çalışanlarımız” hitabının altına indirim kodu ve kampanya linki koyuyoruz. yas tutmamız gereken günü pr malzemesine çevirenler, kadınların kanı üzerinden sermaye, oy ve imaj devşirenlerdir; bu yüzden 8 mart’ta yapılacak en siyasi şey, “kutlu olsun”u reddedip, “hesap ver” diye bağırmak, öldürülen her kadının adını tek tek anarak bu günü bir yas ve isyan gününe çevirmektir
8 mart’ın üstüne pembe filtre çekmek yerine, bu ülkenin kadınlara ne yaptığını isim isim, tarih tarih yüzüne vurmak gerekiyor. türkiye’de bu günün adı boşuna “dünya emekçi kadınlar günü” değildi; 1921’de iki komünist kız kardeş rahime selimova ve cemile nuşirvanova, işçi sınıfının ve kadınların ortak mücadelesini görünür kılmak için ilk 8 mart etkinliklerini örgütlediler. ama bu memlekette 8 mart’ı bana “kutlama” diye pazarlamaya çalışan herkese önce tek bir soru sorasım geliyor: siz türk tarihini hiç açıp okudunuz mu? bu milletin kadını, orta asya bozkırında erkeğiyle yan yana at binerken de vardı, toyda söz söylerken de, hakanın yanında devlet işinde yer alırken de; bugün bana “kadınlar günün kutlu olsun” diye pembe story atanların çoğu, aynı tarihten “kadınla erkek birdir, at biner, kılıç kuşanır” diyen damarı silip yerine “kadın evde otursun, namus bekçisi olsun” diyen arıza ideolojiyi yerleştirenler.
osmanlı’dan beri kadına ya haremdeki süs, ya “fedakâr anne”, ya da “iyi eş” olarak atıf yapıldı; özne olduğu tek yer, bedeninin ve emeğinin üzerinde kurulan denetim oldu. türk kültüründe kadına “yarım insan” muamelesi yoktu; oba çökerken birlikte direnen, savaşta ganimette payı olan özneydi, ama araya hem feodal artıklardan beslenen osmanlı zihniyeti hem de ithal muhafazakâr kalıplar girince kadın bir anda “harem süsü”, “mahrem varlık”, “evin içinin sahibi” diye duvarların arasına hapsedildi.atatürk' ün tüm çabalarına karşı cumhuriyet bile tam koparamadı bu zinciri; bir yandan medeni kanun’la bazı haklar verildi, öte yandan “evin reisi” hâlâ erkek yazıldı, kadının emeği görünmez bırakıldı, vitrine “çağdaş cumhuriyet kadını” maketi koyulurken aynı kadına evin, ailenin, “milli namusun” bekçisi rolü yüklendi.
2012’de kabul edilen 6284 sayılı yasa şiddetten korunmak için kadınlara kâğıt üzerinde bazı araçlar verdi ama aynı devlet, bu yasayı uygulamayan polis, savcı, hâkimlere ciddi bir bedel ödetmedi. kadınlar defalarca “ölmek istemiyorum” diye dilekçe verirken, o dilekçelerin çoğu adliye koridorlarında yok oldu; “koruma talebim reddedildi” dedikten kısa süre sonra eski eşi tarafından öldürülenler, defalarca şikâyetçi olduğu halde karakoldan defalarca geri çevrilen ayşe tuba arslan ve kızının gözünün önünde katledilen emine bulut gibi isimler dosya numarasına indirildi. her yıl yüzlerce kadın “şüpheli ölüm” diye kayıtlara geçiriliyor; camdan düştüğü, intihar ettiği, kaza olduğu iddia edilen vakaların arkasında sistematik erkek şiddeti ve devletin görmezden gelişi var. bu tabloya bakıp hâlâ “kadınlar günün kutlu olsun” demek, cümlenin sonuna görünmez bir dipnot eklemekle aynı şey: “öldürülmediğin, susturulmadığın, bugün de hayatta kaldığın için.”
şimdi 8 mart’ta, tarihine “kadın erkek yan yana, yoldaş” diye sahip çıkan türk milleti yerine; kadını pazarlama figürü, oy deposu, aile propagandasının malzemesi yapan bir rejimle karşı karşıyayız. istanbul sözleşmesi’nden gece yarısı çıkan, sonra “kadına şiddete sıfır tolerans” afişi bastıran devlet, aynı anda 6284’ü kâğıt üzerinde bırakıp kadınları uluslararası koruma mekanizmalarından da fiilen mahrum ediyor. bu topraklarda 2025 yılında en az 394 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 259 şüpheli kadın ölümü kayda geçti; kadınların çoğu evinde ve çoğu aile bireyleri tarafından öldürüldü, buna rağmen utanmadan “gününüz kutlu olsun” diyorlar. bugün sokakta, evde, iş çıkışı durakta öldürülen her kadın, tam da bu “kutsal aile”, “kutsal namus”, “itaatkâr eş” söylemlerinin sonucu; fail sadece tetiği çeken erkek değil, o tetiği mümkün kılan yasası, polisi, hâkimi, kürsüsüyle bütün rejim.
bu milletin tarihinde kadın savaşta atın üstünde, toyda sözün içinde, oba dağılırken karar veren insan; bugünse lütuf gibi verilen birkaç hakka şükretsin, her gün ölümle burun buruna yaşasın isteniyor. bir türkçü olarak bunu “kader” falan diye izleyemem; bu, koskoca bir milletin kendi dişisine ihaneti, bozkırdan beri yan yana yürüyen iki cinsin arasına giren her ideolojinin ortak suçu. o yüzden 8 mart bu ülkede bir “kutlama” günü değil, düpedüz toplu cenaze töreni tarihidir: “başınız sağ olsun türkiye; kadınlarını öldürmeye, kadınların emeğini sömürmeye, kadınları susturmaya doyamayan bir ülke oldun” demek gerekirken, biz hâlâ şirket mailinde “değerli kadın çalışanlarımız” hitabının altına indirim kodu ve kampanya linki koyuyoruz. yas tutmamız gereken günü pr malzemesine çevirenler, kadınların kanı üzerinden sermaye, oy ve imaj devşirenlerdir; bu yüzden 8 mart’ta yapılacak en siyasi şey, “kutlu olsun”u reddedip, “hesap ver” diye bağırmak, öldürülen her kadının adını tek tek anarak bu günü bir yas ve isyan gününe çevirmektir
devamını gör...
373.
insan türünün dişisinin 'handikaplı sınıflar ve türler' için ayrılan günlerden biri ile anılmasının utancı bana yeter.
www.instagram.com/p/DS7YG5h...
www.instagram.com/p/DS7YG5h...
devamını gör...
374.
allah kadınları başımızdan eksik etmesin. onlar olmasa dünya durur. onlar dünyadaki en güzel şey. emekçi kadınlar gününüz kutlu olsun. emeklerinize sağlık. kadınların her daim yaşatıldığı, hakkının hukukunun korunduğu, kıymetlerinin bilindiği, kendilerini güvende hissettikleri bir dünyayı hep beraber inşa edeceğiz inş...
allah cümlenizden razı olsun, hepinize sağlık, sıhhat, afiyet dilerim.
allah cümlenizden razı olsun, hepinize sağlık, sıhhat, afiyet dilerim.
devamını gör...
375.
adaletsiz ve eşitlikten uzak bir sistemde varolma mücadelesi veren tüm kadınların kadınlar günü kutlu olsun, günümüz kutlu olsun.
devamını gör...
376.
ülkemizde onlarca kadın öldürüldükten, katledildikten sonra kadınlar gününü kutlamak ya da uzun uzun önemini anlatmak pek doğru gelmiyor.
bugün pembeli, morlu yazılarda kadınlar günü kutlanırken, adına bir kutlama denilirken kadınlar yine aynı acıyı yaşamaya devam edecekler. değişen pek bir şey olmayacak kısacası.
o kadar değişen bir şey olmayacak ki bugün bile kadınlar bir yerlerde eşleri, tanımadıkları birileri tarafından öldürülecek olabilir .
yine de bugünkü yürüyüşe katılacağım, hiç değilse fikrimi savunacağım.
umarım kadınlar için her şey daha iyi olur.
umarım bu mücadeleleri birilerine dokunur.
edit: az önce öğrendim mesela, muğla'da bir kadın eşi tarafından bıçaklanarak öldürülmüş.
şu günde bile kadınlara verilen değer bu şekildeyse ne önemi vardır kutlamanın bilmiyorum.
umarım her şey değişir, kadınlar özgürce yaşayabilme haklarına sahip olurlar.
bugün pembeli, morlu yazılarda kadınlar günü kutlanırken, adına bir kutlama denilirken kadınlar yine aynı acıyı yaşamaya devam edecekler. değişen pek bir şey olmayacak kısacası.
o kadar değişen bir şey olmayacak ki bugün bile kadınlar bir yerlerde eşleri, tanımadıkları birileri tarafından öldürülecek olabilir .
yine de bugünkü yürüyüşe katılacağım, hiç değilse fikrimi savunacağım.
umarım kadınlar için her şey daha iyi olur.
umarım bu mücadeleleri birilerine dokunur.
edit: az önce öğrendim mesela, muğla'da bir kadın eşi tarafından bıçaklanarak öldürülmüş.
şu günde bile kadınlara verilen değer bu şekildeyse ne önemi vardır kutlamanın bilmiyorum.
umarım her şey değişir, kadınlar özgürce yaşayabilme haklarına sahip olurlar.
devamını gör...
377.
dünyanın güzelliği, kadınların gücünde saklı. 8 mart dünya emekçi kadınlar günümüz kutlu olsun!
devamını gör...
378.
#3914589 klavyene sağlık hayatım.
ekleme: ayı'nın yazdıklarına bir örnek vermek istiyorum. önce ilgili hikayenin ekran görüntüsünü koyayım:

bu hikayeyi paylaşan erkek maalesef benim babam olacak insan artığı... anneme, bana yıllarca sistematik olarak fiziksel ve psikolojik şiddet uygulamış olan, en son annemi ekmek bıçağı ile öldürmeye çalışmış olan ruh hastasının bugünkü paylaşımı bu. hani diyorsunuz ya "kadınlar da bu tiplerle evlenmesinler" diye... işte psikopatların çok büyük bir kısmı böyle iyi oyuncudur. toplum bunları iyi bir bok sanar. evde nasıl bir canavar olduğunu bilmezler. ulan bu herifin annemi 8 martta da dövmüşlüğü var be! şimdi kuş olup uçsam, o telefonu bir yerine monte etsem içim yine soğumaz!
eminim sizin çevrenizde de vardır bu modelden. bugün utanmadan hikaye paylaşırlar, çiçekler alırlar ama çoğu akşama kalmadan yine hakaretler edecek, şiddet uygulayacaktır.
kadınların bu ruh hastalarından kurtulduğu, bu pisliklerin gerçekten ceza aldığı ve hatta caydığı, kadınıyla erkeğiyle çoluğuyla çocuğuyla mutlu ve huzurlu bir dünya hayalimiz var. umarım görecek, yaşayacak kadar ömrümüz olur.
tüm kız kardeşlerimi kucaklıyorum... hiçbiriniz asla yalnız değilsiniz. bir mesaj uzağınızdayım ve yemin ederim ki elimden ne geliyorsa mutlaka yaparım.
ekleme: ayı'nın yazdıklarına bir örnek vermek istiyorum. önce ilgili hikayenin ekran görüntüsünü koyayım:

bu hikayeyi paylaşan erkek maalesef benim babam olacak insan artığı... anneme, bana yıllarca sistematik olarak fiziksel ve psikolojik şiddet uygulamış olan, en son annemi ekmek bıçağı ile öldürmeye çalışmış olan ruh hastasının bugünkü paylaşımı bu. hani diyorsunuz ya "kadınlar da bu tiplerle evlenmesinler" diye... işte psikopatların çok büyük bir kısmı böyle iyi oyuncudur. toplum bunları iyi bir bok sanar. evde nasıl bir canavar olduğunu bilmezler. ulan bu herifin annemi 8 martta da dövmüşlüğü var be! şimdi kuş olup uçsam, o telefonu bir yerine monte etsem içim yine soğumaz!
eminim sizin çevrenizde de vardır bu modelden. bugün utanmadan hikaye paylaşırlar, çiçekler alırlar ama çoğu akşama kalmadan yine hakaretler edecek, şiddet uygulayacaktır.
kadınların bu ruh hastalarından kurtulduğu, bu pisliklerin gerçekten ceza aldığı ve hatta caydığı, kadınıyla erkeğiyle çoluğuyla çocuğuyla mutlu ve huzurlu bir dünya hayalimiz var. umarım görecek, yaşayacak kadar ömrümüz olur.
tüm kız kardeşlerimi kucaklıyorum... hiçbiriniz asla yalnız değilsiniz. bir mesaj uzağınızdayım ve yemin ederim ki elimden ne geliyorsa mutlaka yaparım.
devamını gör...
379.
kutlu olsun demek adetten oldu... kadının evdeki, çalışma hayatındaki emeği böyle günlerde sözde yüceltilse de o emeğin getirdiği yük hafifletilmedikçe bunun bir önemi olduğunu düşünmüyorum. tabi her gün yaşam hakkı bile elinden alınan onca kadın varken iş hayatıymış, ev içi işlermiş, yorgunlukmuş bunlar basit konular olarak kalıyor… hala en temel insani hakların korunması aşamasındayız, ne yazık…
devamını gör...
380.
neler demedilerki yüzyıllardır kadınlar için..
cadı dediler.
günahkar, kaltak,
yeryüzüne bir lanet,
erkekler için tehlike
güçlerine yönelik bir tehdit.
kazığa bağlayıp yaktılar.
nehirlerde boğdular.
evlerine kilitlediler.
kitaplarında susturdular.
tarihlerinden sildiler.
sözleriyle alay ettiler
hayallerini zincirlediler
bedenlerini adeta bir mal gibi alıp sattılar.
kıyafetlerini yargıladılar
seslerini yargıladılar
gülüşünü yargıladılar
özgürlüğünü cezalandırdılar
aklından korktular
iradelerinden korktular,
sadece var olma yeteneğinden bile korktular..
bütün bunlara rağmen
tarih boyunca kadınlar, toplumsal yapıyı ve yönetimleri değiştiren birçok önemli devrime imza attılar...
fransız devriminde *:
rus devrimi (1917): dünya kadınlar günü'nde tekstil işçisi kadınların başlattığı grevler,
izlanda kadın grevi (1975): ülkedeki kadınların %90'ının işe gitmemesi ve ev işlerini bırakması, cinsiyet eşitliği yasalarının hızla geçmesini ve dünyanın ilk seçilmiş kadın başkanının yolunu açtı.
iran beyaz başörtüsü eylemleri; *
süfrajet hareketi: 20. yüzyılın başında kadınların seçme ve seçilme hakkı için yürüttüğü militan ve barışçıl eylemler, modern demokrasinin temelini değiştirdi.
bu hareketlerin ortak noktası, sadece kadın haklarını değil, ülkelerinin tüm siyasi kaderini kökten dönüştürmeleridir.
hayatımıza anlam katan tüm kadınların
8 mart dünya kadınlar günü’nü kutlu olsun..

buradan
cadı dediler.
günahkar, kaltak,
yeryüzüne bir lanet,
erkekler için tehlike
güçlerine yönelik bir tehdit.
kazığa bağlayıp yaktılar.
nehirlerde boğdular.
evlerine kilitlediler.
kitaplarında susturdular.
tarihlerinden sildiler.
sözleriyle alay ettiler
hayallerini zincirlediler
bedenlerini adeta bir mal gibi alıp sattılar.
kıyafetlerini yargıladılar
seslerini yargıladılar
gülüşünü yargıladılar
özgürlüğünü cezalandırdılar
aklından korktular
iradelerinden korktular,
sadece var olma yeteneğinden bile korktular..
bütün bunlara rağmen
tarih boyunca kadınlar, toplumsal yapıyı ve yönetimleri değiştiren birçok önemli devrime imza attılar...
fransız devriminde *:
rus devrimi (1917): dünya kadınlar günü'nde tekstil işçisi kadınların başlattığı grevler,
izlanda kadın grevi (1975): ülkedeki kadınların %90'ının işe gitmemesi ve ev işlerini bırakması, cinsiyet eşitliği yasalarının hızla geçmesini ve dünyanın ilk seçilmiş kadın başkanının yolunu açtı.
iran beyaz başörtüsü eylemleri; *
süfrajet hareketi: 20. yüzyılın başında kadınların seçme ve seçilme hakkı için yürüttüğü militan ve barışçıl eylemler, modern demokrasinin temelini değiştirdi.
bu hareketlerin ortak noktası, sadece kadın haklarını değil, ülkelerinin tüm siyasi kaderini kökten dönüştürmeleridir.
hayatımıza anlam katan tüm kadınların
8 mart dünya kadınlar günü’nü kutlu olsun..

buradan
devamını gör...